M.Ö Yy. Bati anadolu ion yapilarinda çati mimariSİ hazirlayan öğül Emre ÖNCÜ


IV.II.M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion Yapıları Grubu



Yüklə 0,73 Mb.
səhifə7/12
tarix03.01.2019
ölçüsü0,73 Mb.
#89075
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   12

IV.II.M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion Yapıları Grubu


M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion yapıları grubu Hekatomnid dönemle birlikte, özellikle Maussollos ve sonrası, Karia’ da Labraunda ve Halikarnassos’ ta başlayan yapı faaliyetleri ve bu inşa faaliyetleriyle paralel ilerlediği anlaşılan Priene Athena ile Ephesos geç klasik Artemis tapınaklarının oluşturduğu ana grup yanında, özellikle Kaunos ve yakın çevresinde yoğunlaşan Karia kaya mezarları, Sidon’ dan bulunmuş olan ve Ion düzeninde bir yapıyı tasvir ettiği düşünülen Ağlayan Kadınlar Lahti, Sardeis’ te varlığı bilinen M.Ö.4.yy. mezar anıtının oluşturduğu ve ana grup yapılarını anlamaya yönelik doyurucu bilgiler veren ikinci grup yapılarından oluşur.

M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion mimarisinin odak noktasını oluşturan Hekatomnid dönem Karia mimarisinin en büyük projesi olarak karşımıza çıkan Halikarnassos’ daki Maussolleion428, aynı zamanda Ionia Rönesans’ ı mimari projelerinin en erken tarihli yapısıdır. Mimarisi kadar heykeltraşlık ürünleriyle de oldukça önemli olan Maussolleion’ da dönemin en önemli heykeltraşları olan Skopas, Leokhares, Bryaksis ve Timotheos’ un çalışmış oldukları bilinmektedir429. Antik kaynaklar ile Priene Athena ve Labraunda Zeus tapınaklarındaki planlama ve mimari dekorasyon unsurlarındaki benzerlikler nedeniyle, Halikarnassos Maussolleionu ile mimar Pytheos ve Satyros arasında bağlantı kurulabilir430. Yapının tarihlenmesi konusu tartışmalı olsa da, inşasının başlama tarihi Maussollos’ un ölümünden önce, yaklaşık M.Ö.355/53 yıllarında olmalıdır431. Yapı Maussollos döneminde tamamlanamamış ve inşa Maussollos’ un ölümünden sonrada devam ederek, Idrieus dönemine değin sürmüş olmalıdır432.

Halikarnassos Maussolleionu, Halikarnassos limanının kuzeyindeki yüksek bir yamaçta yer alan terasta, yaklaşık 220x110 m ölçülerindeki bir avlunun kuzeydoğu köşesinde inşa edilmiştir433. Yapı 38.25x32.50 m ölçülerinde ve yaklaşık 28.0 m yüksekliğindeki bir podyum üzerinde, 9x11 Ion sütunuyla oluşturulmuş peristasise sahiptir ve Ion düzeni çatı mimarisi üzerinde dört yöne eğimli piramidal sistemle örtülmüştür434 (Şekil.6-a). Yapının mimari parçaların büyük çoğunluğu, Halikarnassos’ un önemli bir liman kenti özelliğini koruduğu Orta Çağ’ da, Maussollos sarayı alanında435 inşa edilen Kale’ de kullanılmıştır436. Buna karşın yapının çatı mimarisi ve üst örtü sistemi hakkında mimari buluntular mevcuttur437.

Hekatomnid dönem mimarisinin öz niteliklerini anlamaya yönelik en önemli bilgileri, yapı gruplarının çeşitliliği ve buluntuların nitelikliliği nedeniyle, bünyesinde barındıran Labraunda, M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Mimarisi araştırmalarında öncelikli sırada yer alır. Kutsal alanda yer alan Zeus tapınağı, Andron A ve B, Oikos ve Güney Propyleia Maussollos ve Idrieus’ un yönetimi altında, M.Ö.357-345 yılları arasındaki kısa dönemde yapılmıştır438.

Labraunda kutsal alanında yer alan en erken tarihli yapı, architravındaki ithaf yazıtından Maussollos tarafından yaptırılmış olduğu anlaşılan ve bu nedenle Maussollos’ un Andronu olarak adlandırılan Andron B dir439 (Levha.8-a). M.Ö.357-353 tarihlerine verilen ve yaklaşık 20.0 x 11.5 m ölçülerindeki in-antis planlı yapı, Zeus tapınağının 25 m kadar güneydoğusunda ve tapınağa göre – 8 m kodundaki alt terasta yer alır440. Pronaostan cellaya açılan kapının iki yanında iki pencere, ayrıca yapının güney cella duvarında üç pencere yer alır441. Yapının temel blokları, cella ve pronaos duvarları yerel gnais taşından; sütun altlıkları, sütunlar, sütun ve ante başlıkları, çatıya ait mimari elemanlar ve akroterler mermerden yapılmıştır442. Yapıya ait ele geçen sütun altlıkları, sütunlar ve ante başlıkları Ion düzenindedir443. Buna karşın çatı mimarisinin Dor düzeninde olması, Labraunda Andron A ve Oikos’ ta görülen benzer özellikle444, yapının kanonik olmayan karışık düzende yapılmış olduğunu gösterir.

Labraunda kutsal alanında Maussollos döneminde inşasına başlanan ikinci yapı Zeus tapınağıdır. Yapının inşasına M.Ö.355/53 yıllarında Maussollos döneminde başlanmış, ancak yapı M.Ö.350 yıllarında, Idrieus döneminde tamamlanabilmiştir445. Yapı aynı alandaki in-antis planlı geç arkaik tapınağın üzerine, in-antis planlı arkaik yapının etrafı sütunlarla çevrilerek, peripteros planda ve Ion düzeninde inşa edilmiştir446. 6X8 sütunlu yapının pronaos ve opisthodomosunda anteler arasında iki sütun yer alır447. Yapıya ait ele geçen çatı mimarisi buluntuları architrav, geisipodes, geison, alınlık parçaları, sima şeklinde sıralanabilir448 (Levha.6-a).

Labraunda kutsal alanında yer alan ikinci Andron, Zeus tapınağının 30 m kadar güneybatısında yer alan ve architravındaki ithaf yazıtı nedeniyle Idrieus’ un Andron’ u olarak bilinen Andron A dır. Andron B’ ye göre biraz daha büyük boyutlara sahip olan yapı 12.28x20.60 m ölçülerindedir. Labraunda’ da yer alan yapılar içerisinde en iyi korunmuş olan Andron A’ nın toplam 7.9 m yüksekliğindeki, 17 blok sırasından oluşan duvarları ve kapı lentosu günümüzde orijinal şekliyle görülebilmektedir449. Andron A, Andron B ile benzer şekilde yerel gnaistan yapılmıştır ve ön cephesi tümüyle mermerdir. In-antis planlı yapının ön cephesinde kullanılan iki sütun başlığından, A 104 katalog numarasıyla tanımlanan pulviniusu anthemionlu olanı Tapınak ile Andron A arasında bulunmuştur ve tapınak için büyük olmasından dolayı Andron A’ ya ait olduğu önerilmiştir450. Andron A, Andron B gibi Ion ve Dor düzenlerinin karışık teknikle bir arada kullanılmasıyla yapılmıştır ve Ion düzeni sütunlar üzerinde Dor düzeninde çatı mimarisine sahiptir.

Labraunda’ da yer alan bir diğer önemli yapı, Zeus tapınağının batısında, Andron A’ nın 3 m kadar kuzeyinde yer alan ve Zeus tapınağıyla bağlantılı olduğu düşünüldüğünden yaklaşık aynı tarihlere (M.Ö.353-349) verilen Oikos tur451. Oikos, Andronlar gibi yerel gnais taşından yapılmıştır ve yaklaşık 13.0x11.0 m ölçülerindeki iki odalı yapının kuzey odası diğerine göre daha küçüktür. Mekanları bağlayan bir yan duvarları ortaktır ve iki oda önünde tek cephe oluşturur şekilde iki ante arasında dört Dor düzeni sütun içeren peristyle sahiptir452. Yapıda Dor düzeni sütunlar üzerindeki, Dor düzenindeki architravda Idrieus’ a ait ithaf yazıtı vardır453. Dor düzeni architravına karşın, yapının çatısında triglyph frizi yer almaz. Yapının çatı mimarisi üzerine öneriler ise, özellikle architrav üzerindeki kenet yuvaları göz önünde bulundurularak, architrav üzerinde bezemesiz ince bir silme halinde Ion düzeni friz ve geison veya sadece Ion düzeni geison olduğu yönündedir454. Bu ise Labraunda Andronlardaki karışık düzen uygulamasının benzeri olarak düşünülebilir.

Labraunda’ da kutsal alana girişi sağlayan Güney ve Doğu Propyleialar, Labraunda Ion mimarisi örneklerinde önemli son iki yapıyı oluşturur. Kutsal alanın güneydoğu köşesinde ve tapınağa göre –15 m kodundaki en alt terasta yer alan yapılar, her iki yönde in-antis planlıdır ve giriş cepheleri birinde güney diğerinde ise doğu yönündedir455. Her iki Propyleia tümüyle mermerden yapılmıştır ve Güney Propyleia arşitravındaki yazıttan dolayı Idrieus dönemine tarihlenir456. Güney Propyleia Idrieus’ a ait yazıttan ötürü, Doğu Propyleia’ ya göre daha erken tarihli olmalıdır. Her iki yapıda da, ön ve arka cephede anteler arasında iki sütun ve sütunların gerisinde üç kapı açıklığı vardır457. Propyleialarda sütunlar üzerinde iki fascialı architrav, geisipodes, geison diziliminden oluşan çatı ve düz alınlık yer alır458.

Priene Athena tapınağı, Hekatomnid dönem Karia mimarisinin tasarım çizgileri özelliklerinin, Karia’ nın yakın çevresinde de hayat bulmuş olduğunu ve Ionia Rönesansı’ nın etki alanının sınırlarını göstermesi açısından önemlidir. Priene Athena tapınağının inşası yaklaşık M.Ö.340 yıllarında, Maussolleion ve Labraunda Zeus tapınağından birkaç yıl sonra başlamış olmalıdır459. Ancak pronaos antelerinden birinde yer alan İskender’ in yapıyı inşa ettirdiğine dair yazıttan anlaşılacağı üzere, inşa faaliyeti M.Ö.334 yılına değin çok fazla ilerlememiş ve ancak İskender’ in mali desteği sonrası esaslı faaliyetler başlamış olmalıdır460. Yapının mimarı, Hekatomnid mimari için önemli bir isim olan ve Maussolleion’ un inşasında da çalışmış olan Pytheos tur461.

Priene Athena tapınağı, 6 X 11 sütuna sahip Ion düzeninde bir peripteros tur462. Yapı 3 krepisli krepidoma üzerinde inşa edilmiştir ve stylobat 17.60 X 35.20 m ölçülerinde, yaklaşık 1/2 oranındadır463. Yapıda pronaosun cellaya oranı 1/2 dir ve pronaos ile opisthodomosta anteler arasında iki sütun yer alır464. Tapınak alanında 1895-1898 yılları arasında yapılan kazılarda ele geçen mimari buluntular Almanya’ ya götürülmüş ve Berlin Müzesi’ nde bir sütun ile üzerindeki çatı mimarisine ait parçalar ayağa kaldırılmıştır465.

Karia’ da Hekatomnid dönem mimari atılımı ile birlikte inşasına başlanan pek çok yapı projesi ve aynı zamanda Ionia Rönesansı ile bağlantılı görülebilecek Karia kaya mezarları içerisinde önemli bir grup oluşturan, bununla birlikte yapıların sayıca çokluğu nedeniyle büyük maliyetli hızlı bir inşa programını işaret eden Kaunos kaya mezarları, M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion mimarisinde cephe ve özellikle konumuzla ilişkili olarak çatı mimarisini anlamaya yönelik önemli bilgiler sunar466. Kaunos kaya mezarları mimari detayları ve buluntularıyla büyük çoğunlukla M.Ö.4.yy. II. çeyreğiyle İskender’ in bölgeye geliş tarihi olan M.Ö.334 arası döneme tarihlenir467.

Kaunos kaya mezarları içerisinde M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion yapılarında çatı mimarisiyle ilişkili en önemli bilgileri sunan yapılar B grubu kapsamındadır468 (Levha.12-a). B1, B2, B4, B6, B8, B9, B10 olarak isimlendirilen mezarların tümü Ion düzeninde ön cepheye ve tümü kendisine has özellikleriyle ön plana çıkan niteliklere sahiptir469. B grubu dışında C2, C12470 (Levha.17-a) ve F8471 mezarları konuyla ilgili diğer örnekler olarak işaret edilebilir.

B1 mezarı, Kaunos kaya mezarları içerisinde plan özelliği bakımından tekil örnektir (Levha.12-b). Diğer tüm mezarların cephelerinde sütunlar anteler arasında uygulanmışken, B1 mezarında anteler önünde 4 ve antelerin yanlarında, köşe sütunlarının gerisinde birer sütun yer alır. Bu uygulama, diğer mezarlarda kullanılmış olan in-antis planlamanın aksine, peripteros planı simgeleyen bir düzenlemeyi işaret eder472. Nitekim, Kaunos kaya mezarlarının Ion düzeninde cepheye sahip diğer örneklerinde sadece ön cephe boyunca uygulanmış olan krepidomanın, B1’ de yan kanatlara dönerek 2 m kadar uzanması bu düşünceyi destekler niteliktedir473. Mezarın cephesi yoğun tahribattan dolayı net bilgiler sunmaz. Ancak stylobat üzerinde görülebilen sütun altlıkarı mezarın Ion düzeninde yapılmış olduğunu işaret eder474. Mezar buluntuları yapının M.Ö.4.yy.’ da, İskender’ in bölgeye gelişinden önce yapılmış olduğunu gösterir475.

Kaunos kaya mezarları içerisinde diğer unik bir örnek B2 mezarıdır (Levha.13-a). Yapı anteler arasında uygulanmış olan 4 sütun ile in-antis plan özellikleri dışında, kanonik olmayan bir planı işaret eder. Bunun yanında, yapının yarım kalmış olmasıyla, kaya mezarlarının çatıdan başlayarak aşağıya doğru yapıldığını ve ilk olarak genel hatların işlendiğini, detayların daha sonra yapıldığını göstermesi açısından önemlidir476. Mezarın üst kısmından yaklaşık 1/3’ lük bölümü işlenebilmiştir. Alınlık ve çatı tüm detaylarıyla işlenmişken, ante ve sütun başlıkları ile sütunların yaklaşık 1/4’ lük bölümü genel çizgileriyle yapılmış, ancak detayları tamamlanamamıştır477. Yapının tarihlenmesiyle ilgili buluntuların olmayışı ve çatı dışında mimari detaylardan yoksunluğu nedeniyle inşa tarihi tartışmaya açıktır. Ancak inşasının büyük oranda yarım kalmış olması, İskender’ in bölgeye gelişiyle durduğu düşünülen Kaunos kaya mezarları inşa faaliyeti kronolojisinde elde edilen M.Ö.334 tarihinden 10 yıl kadar önceyi, yaklaşık M.Ö.344-334 tarihleri arasının önerilmesini olanaklı kılar. Ancak bu tarih net değildir ve tarihlemede, yapının diğer kaya mezarları içerisinde en büyük ölçülere sahip olması nedeniyle ortaya çıkan yapı maliyeti de göz önünde bulundurulmalıdır478.

B4 mezarı, B grubu mezarlar içerisinde incelediğimiz yapıların en basit tasarımlısıdır (Levha.14-a). Mezar anteler arasında sütun içermez. Yaklaşık 4 m genişlik ve 6 m yüksekliğinde cepheye sahiptir. Çatı Ion düzenindedir, ancak mezar odasına girişi sağlayan pencere şeklindeki açıklığın üst kısmında, açıklığın üst kenarını çerçeveleyen 4 triglyph ve 3 metoplu triglyph frizi yer alır479. Bu uygulama, M.Ö.4.yy. Karia yapılarında, özellikle Labraunda Andron A ve B ile Oikos’ ta ön plana çıkan Dor ve Ion düzenlerinin karışık kullanımının bir yansıması olarak düşünülebilir.

B6, B8 ve B9 mezarları ön cepheleriyle tipik Ion düzeni in-antis tasviri sunarlar. Mezarların tümü anteler arasında iki Ion sütunu içerir480. B6 ve B8 mezarları Ion düzeninin tüm zerafetini ortaya koyar (Levha.15); ante başlıkları ve kapı lentoları Ion kymalı silmelerle ince bir işçilikle süslenmiştir481. Mezarların çatıları iki fascialı architrav, bunun üzerinde ince bir Ion kyması silmesi, geisipodes ve geisonu tasvir eden ince bir silmeden oluşur. Çatının üzerinde alınlık ve çapraz geison tasvir edilmiştir. Alınlık üzerinde Kaunos kaya mezarlarının karakteristik unsuru olarak nitelenen büyük boyutlu akroterler bulunur482. B8 mezarı B6 ve B9 mezarlarından farklı olarak alınlık kabartmalarına sahiptir483. Tahribat nedeniyle tanımlanması güç olan bu alınlık kabartmalarını, ana figürleri oluşturan karşılıklı aslan ile bunların gerisindeki figürler olarak nitelendirmek doğru olabilir. B6 ve B8 mezarları, mezar buluntusu seramikleriyle M.Ö.4.yy. ortasına tarihlenir484. B9 mezarı bitirilememiştir, ancak ele geçen mezar buluntularıyla kullanılmış olduğu anlaşılır ve M.Ö.4.yy. ortalarına tarihlenir485.

B10 mezarı B6, B8, B9 mezarlarıyla oldukça benzer tasarım özelliklerine sahiptir (Levha.16-a). Anteler arasında iki sütun içeren in-antis şekilli cephe mimarisi; iki fascialı architrav, geisipodes, geison dizilimli çatı tasviri ile alınlık ve akroterler dört mezarı ortak nitelikte kılar486. B10 mezarının ayırt edici özelliği ise kapının iki yanında yer alan pencerelerdir. Kapının sol kenarındaki kör pencere şeklindeyken, sağ kenarındaki 2.06 m derinliğinde bir nişe sahiptir487. In-antis planlı Batı Anadolu yapılarında pencere kullanımı Daskyleion Erken Klasik Yapı488, Labraunda Andron A ve B489 ile bildiğimiz üzere andron olarak isimlendirilen ve genel olarak içki şölenlerinin yapıldığı mekanlar olarak nitelenen yapıları işaret eder. B10 mezarı bir andron görüntüsündeyken, mezar olarak kullanımı, dini ritüeller üzerinden değerlendirildiğinde olumsuz bir sonuç ortaya koyabilir. Ancak bu, Hekatomnid dönem mimarisinin farklılıklarıyla ön plana çıkan tasarımlarının bir örneği ve Kaunos B grubu mezarlarının birbirinden farklı ve kendine has niteliklerinin uygulamaya yansıması olarak düşünüldüğünde, B10 mezarının bir andronu modelize ettiği düşünülebilir490. Mezarın alınlığında yer alan ve bir diğer örneği B2 mezarında görülen pencere uygulaması, mezarın ilginç bir diğer özelliğini yansıtır. Alınlık penceresi, cephede kapının sağ kenarında bulunan pencere gibi, derin bir nişe sahiptir491. Sağ pencere ve alınlık nişlerinin birer gömü için ne derece uygun olabileceği tartışmaya açıktır. Mezar odası içerisinde yer alan bir kline, ana gömünün bir kişiye ait olduğunu gösterir. Ancak mezar odası birden fazla gömü için genişletilebilecek alana sahiptir492. Bu durumda mezar odasının asıl mezar sahibi için düzenlenmiş olduğu, pencere ve alınlık nişlerinin ise mezar sahibiyle ilişkili ikincil şahıslar için yapılmış olabileceği düşüncesi ön plana çıkar. Seramik buluntuları mezarı M.Ö.4.yy.’ a tarihlemektedir493, fakat B10’ un diğer B grubu mezarlar içerisindeki kronolojik yerini tespit etmek güçtür. Ancak düzenlemde andron modellemesi düşüncesini kabul edecek olursak, mezarın M.Ö.4.yy. ortalarında, en azından Labraunda Andron B’ den sonra yapılmış olabileceği söylenebilir.

Kaunos Kaya mezarlarından C2, C12 ve F8 mezarları, B grubu klasik in-antis görünümlü Ion düzeni cepheli B6, B8, B9 mezarları grubuyla benzer özelliklere sahiptir494. Mezarların kendi grupları içerisindeki ayırt edici özellikleri ise, büyük çoğunlukla kaya nişi şeklinde yapılmış C ve F grubu mezarları içinde bir Ion yapısının cephesini tasvir eden ve aynı zamanda monumental boyutta olmalarıdır495. Her üç mezar iki fascialı architrav, geisipodes, geison tasvirli çatıya ve düz alınlık ile alınlık üzerinde büyük boyutlu akroterlere sahiptir (Şekil.17-k-l-m). C2, C12 ve F8 mezarları, buluntulardan yoksun olduğu için net şekilde tarihlemek güçtür496. Ancak mezarların, B grubu mezarlarla mimari detaylardaki yakın bezerliği M.Ö.4. ortalarını işaret eder.

Karia bölgesinde, Kaunos’ un yakın çevresinde, Kaunos kaya mezarlarının Ion düzeni cepheli örnekleriyle benzer kaya mezarları örnekleri bulunmaktadır. Bu örnekler içerisinde yer alan Oktapolis 1, Pasanda ve Hippokome Küçük mezarları, M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion yapılarında çatı mimarisi değerlendirmelerine katılabilir. Oktapolis 1 ve Hippokome Kaunos’ un 30 km kadar doğusunda, Pasanda ise 10 km güneydoğusundadır497. Oktapolis 1, Pasanda ve Hippokome Küçük mezarları in-antis planlı Ion düzeni ön cepheye sahiptir498. Oktapolis mezarında ante başlıkları ve kapı lentosu, Kaunos örnekleriyle benzer profil ve süsleme detaylarına sahiptir499. Her üç mezarın çatı mimarisi iki fascialı architrav, geisipodes ve geisonu tasvir eden profilsiz kısımdan oluşur. Oktapolis ve Pasanda mezarlarında çatı üzerinde kabartmasız alınlık ve onun üzerinde Karia kaya mezarlarının büyük çoğunluğunda uygulanan büyük boyutlu akroterler yer alır500. Hippokome Küçük ve Oktapolis mezarlarını konu kapsamında değerlendirme aşamasında önemli kılan özellikleri ise, Hippokome Küçük mezarında alınlık ortasında uygulanan kalkan kabartması501, Oktapolis mezarında alınlık simasında uygulanan lotus-palmet bezemesidir502. Mezarların tarihlenmesi konusunda net bir fikir olmamasına karşın, Kaunos kaya mezarlarıya bağlantılı düşünülerek, M.Ö.4.yy.’ a ve özellikle yüzyılın ortalarına tarihlenebilir503.

Lübnan’ ın Sidon kentinde bulunarak, İstanbul’ a getirilen ve günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ nde sergilenen Ağlayan Kadınlar Lahdi, kabartmalarıyla sanat tarihinin önemli eserlerinden birisi olması yanında504, lahtin bir Ion yapısını tasvir ettiği düşüncesiyle M.Ö.4.yy. Ion mimarisi adına da oldukça önemlidir (Levha.19-a). Kısa yüzlerinde in-antis planlı Ion yapılarının tipik cephe tasvirini sunan lahitte505, uzun yüzlerde anteler hizasına gelen beşer sütunun yer alması506, peripteros düzenleme açısından olanaksızdır ve bu nedenle lahitte bir Ion yapısının tasvir edilmiş olması önerisine karşı görüşler sunulabilir. Ancak Polyksena Lahdi kapağında olduğu gibi, Ağlayan Kadınlar Lahdi’ de de bir Ion yapısının taklit edilmesi değil modelize edilmesi söz konusu olmalıdır507. Kısa yüzlerde uygulanan Ion düzeni cephe mimarisi tasviri, stylobatından akroterlerine kadar M.Ö.4.yy ortası Ion yapılarıyla fazlasıyla benzer özelliklere sahiptir508.

Lahitte kısa yüzlerde iki, uzun yüzlerde beş sütun ve her sütun arasında bir tane ağlayan kadın tasviri bulunur509. Lahitte tasvir edilen çatı mimarisi üç fascialı architrav, Ion kyması, geisipodes, taenea, profilsiz geison ve aslan başı çörtenli simayı tasvir eden profilli silmeden oluşur ve hem kısa hem de uzun kenarlarda devamlılığa sahiptir510. Kısa yüzlerde, çatı üzerinde alınlık tasvir edilmiştir. Alınlıklar kabartmalıdır ve dış çerçeveleri zengin profillere sahiptir. Alınlık üzerindeki köşe akroterleri oturan sphinks şeklindedir ve bu akroter tipi Labraunda Andron B akroterleri ile benzerdir511.

Ağlayan Kadınlar Lahdi, Batı Anadolu’ ya uzak bir bölgede, Doğu Akdeniz kıyılarında bulunmuş olsa da; mimari detayları yansıtan tasvirleri, oransal değerleri ve heykeltraşlık eserlerindeki Ionia özellikleri nedeniyle512, Batı Anadolu veya Yunanistan’ da veya Ion sanatını iyi tanıyan usta/ustalar tarafından Sidon’ da yapılmış olmalıdır. Yapım yeri neresi olursa olsun lahit, Batı Anadolu Ion mimarisinin karakteristik çizgilerini içermesi nedeniyle, M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion mimarisi yapı grubu dahilinde değerlendirilmelidir.

Manisa Müzesi’ nde bulunan ve bir mezar anıtına ait olduğu düşünülen 60.0 cm yükseklik, 105.0 cm genişlik ve 17.0 cm korunmuş kalınlığa sahip mermer blok, savaş sahneli kabartmalara sahiptir513. Parçanın bir mezar anıtına ait olduğu düşünülecek olursa, muhtemelen Ion düzeninde bir yapının architrav üzerinde uygulanmış kabartmalı frizinden veya Nereidler Anıtı’ nda olduğu gibi, yapının kabartmalı architravından bir parça olarak değerlendirilebilir. M.Ö.360-350 tarihleri arasına verilen parça514, Ion düzeni bir yapıya ait çatı mimari elemanı olarak değerlendirilirse M.Ö.4.yy. Ion yapılarında çatı mimarisi adına önemli buluntulardan biri olarak değerlendirilebilir.

Ephesos arkaik Artemision’ un M.Ö.356 yılıda, İskender’ in doğduğu gece yanarak yıkılması sonrası yeniden inşasına başlanan Ephesos geç klasik Artemision, yapımına başlanmasından 120 yıl sonra, M.Ö.236 yılında tamamlanabilmiştir515. Arkaik tapınağın cella duvarları ve sütun yerleri aynen kullanılarak oluşturulan yapıda, sütun altlıkları, sütun başlıkları, çatı mimari elemanları yanında kabartmalı sütun tamburları da yenilenmiştir ve bu tamburlardan birini dönemin ünlü heykeltraşı Skopas’ ın yaptığı Plinius tarafından bildirilir516. Geç klasik Artemision’ un mimarları Paeonius ve Demetrius olarak bilinirken, İskender’ in mimarı Deinokrates’ in de yapının inşasında çalışmış olabileceğine dair görüşler vardır517. Tapınağın yeni inşa evresinde yapılan sütun başlıkları Maussolleion ve Priene Athena tapınağı sütun başlıklarıyla yakın benzerliğe sahiptir518. Bunun gibi benzerlikler nedeniyle M.Ö.4.yy.’ da, Batı Anadolu’ da önemli bir atılım olarak gelişen Ionia Rönesans’ ı mimari projeleri içersinde değerlendirilebilecek Ephesos geç klasik Artemision, aynı zamanda Hekatomnid mimari özelliklerinin etki alanının belirlenmesi adına da önemli bilgiler ortaya koyar. Bunun yanında Ephesos geç klasik Artemision’ un çatı mimarisinin, tapınağın tamamlanma tarihinin M.Ö.3.yy. sonları olması nedeniyle, M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion yapıları çatı mimarisi kapsamında değerlendirilmesi tartışmaya açıktır. Ancak yapının çatı mimarisine ait buluntuların yetersizliği nedeniyle genel özellikleri ve tasarım çizgileri M.Ö.4.yy. örnekleri üzerinden geliştirilen önerilerle değerlendirilmektedir.

M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion mimarisi yapı grubuna dahil edilebilecek bir diğer örnek, M.Ö.313 yılında inşasına başlanan ve M.S.41 yılında yapımı tamamlanamadan inşası duran Didyma Apollon tapınağı ikinci inşa evresidir. Yapının inşasına M.Ö.4.yy.sonunda başlanmış olmasına karşın, yapım faaliyetinin M.S.1.yy.’ a değin sürmüş olması nedeniyle, Didyma ikinci dipteros tasarımında farklı nitelikler içermektedir519. Bu farklı özelliklerin en önemli kısmı yapının çatı mimarisinde, özellikle süsleme ile ilgili detaylarda ortaya çıkar ve bu özellikler büyük çoğunlukla M.Ö.4.yy. Ion yapıları çatı mimarisi özelliklerinden farklıdır. Bu nedenle Didyma ikinci dipteros M.Ö.4.yy. Batı Anadolu Ion yapıları çatı mimarisi değerlendirmesine alınmamıştır.




Yüklə 0,73 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   12




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə