Nevevi Kırk Hadis Şerhi



Yüklə 2,71 Mb.
səhifə1/57
tarix17.12.2017
ölçüsü2,71 Mb.
#35128
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   57

İBNİ RECEB (736-795 H)
ASRI VE İLMİ ESERLERİ
Şahsiyeti
O İmam hafız, fakih, Abdurrahman bin Receb es Selami, el-Bağdadi, sonra Dimeşk’li, Ebul Ferec, Zeynüddin, İbni Recebi Hanbeli diye meşhurdur. H. 736, M. 1335’te Bağdat’ta doğdu. Dimeşk’te yetişti ve oradanda H. 795, M. 1393’te vefat etti. Babus sağir kabristanlığından şeyh Ebul Ferec Abdul vahid bin Muhammed Şirazi’nin yakınına defnedildi.
İlimde Yetişmesi, Asrı ve Özellikleri
İbni Receb köklü, ilmi, fıkhi hadisçi bir aile ortamında yetişti. Akidede, fıkıh, usul, hadis, edeb, tarih ve zühdde büyük alimlerin elinde yetişti ve bu dallarda sivrildi, şeyhlerinin üstüne çıktı, ilmi şahsiyeti eşsiz eserleriyle ayrılmıştır, yenilikçi, tenkidçi ve tahkikçiydi. Babasıyla ilim için çok seyahatlar yaptı, şeyhlerle karşılaştı ve bu şeyhler kendisine icazet verdiler, derslerini Dimeşk’taki (Şam) büyük Emevi camisinde verdi.

Hicri sekizinci yüzyılda yaşadı. Haçlı, Tatar ve Moğo harblerinden hemen sonra davetçi, ıslahçı, güvenilir öğütçü örneğiydi. Allaha davette, ümmetin ıslahında hikmet ve güzel öğütlerle selefin edebini üstlenmişti.

İrşada, öğretmeye, geri kalmışlığı sünnetten uzaklaşmayı ve cehaleti kovma hususunda, seçkin, islami, ilmi şeylere tabsi olan öğrenciler yetiştirme hususunda çok hırslıydı.

O ahlakıyla, takvasıyla ihlas, dil iffeti , ilmi güvenirliği, tam bir edeble düzeltmede dikkatıyla, tevazusuyla, kin etmemesiyle apayrıydı. İlmi, ameli ve iyilikte bulunmayı severdi.

Akidesi selefi idi, diğerlerine kuvvetli tesir ederdi. Bu kendi ve talebelerinin kitablarından anlaşılıyor. Mesela öğrencisinin “Zeynüddin ve bakiyyetüsselef ve nasihul müslimin” isimli, kitabı, ve hadis şerhleri ve ihlas suresinin tefsiri gibi. Zehebi O’ndan dolayı şöyle dedi: “Şeyhimiz dünyada makamları terkeden, zahid, salih alimlerden biriydi, çünkü acıda olsa hakkı söylüyordu”
Şeyhleri ve Öğrencileri
İbni Recep başarılı bir ilim halkasıyla farklıydı, şeyhlerinden (hocalarından) etkilendi ve öğrencilerini etkiledi, asrının alimlerinden öğrendi ve öğrendiğini öğrencilerine öğretti, o sadece alıcı ve nakledici değildi, o yenileyici ve ilme yeni bilgiler katan biriydi. O ilmi rivayet ve dirayetle meşhur güvenilir hocalardan almaya çok hırslıydı. İbni Hacer (ed-Dürer’ül-Kamine) adlı eserinden onun tercümesi hakkında şöyle dedi:

“Şeyhleri çok oldu, ve kendi nefsi için faydalı olan şeyhler çıkardı.”


En Meşhur Şeyhlerinden
- Ebu’l-Fadl Abdülmü’min bin AbdulHakk el-Katii el-Bağdadi (739 H).

- Muhammed bin Ahmet bin temam es-Salihi (741 H).

- Şerefüddin Ebu Muhammmed Abdurrahim bin Abdulah el-Bağdadi el-Hanbeli (741 H).

- Aluddin Ebu’l-Hasan Ali bin Züynül Minca (750 H).

- Alauddin Ahmet bin Abdülmü’min eş-Şafii en-Nevei (749 H).

- Alauddin Ahmet bin Abdulmü’min eş-Şafii en-Nevei (749 H),

- Şemsuddin İbni Kayyim el-Cevziyye Muhammed bin Ebi Bekir bin Eyuyyup ez-Zer (751)

- Davut bin İbrahim el-Attar (752 H) Muhammed bin İsmail el-Habbaz 756 H)

Şemsuddin ibni Natib Muhammed bin Ebi Bekir bin İbrahim ed-Dimeşki (745 )

- Osman bin Yusuf bin Ebi Bekir en-Nüveyri el-Maliki (757 H).

- Muhamed bin Muhammed el-Kalansi (765 H)
En Meşhur Öğrencilerinden
- İbnil Munsifi Şemsuddin Ebu Ubeydillah Muhammed bin Halil ed-Dimeşki (803 H)

- İbnil Liham el-Hanbeli Alauddin Ebul Hasan Ali bin Muhammed ed-Dimeşki Vaktinde Hanbelilerin şeyhidir (803H).

- Muhammed es-Sadi Şemsuddin Ebu Abdullah Muhammed bin Muhammedes Sadi el-Ensari (820 H).

- İzzüddin el-Makdisi Muhammed bin Behaeddin Ali bin İzzüddin Süleyman elMakdisi Salihiye ‘deki Muzafferi camisinin hatibi (820 H)

- Ali bin Muhammed el-Hatbi Şemsuddin elHanbeli, Muhaddis, Kahirede vefat etti (825 H)

- Şemsuddin İbni Zehre Muhammed bin halid bin Musa el-Hımsi, el-Hanbeli (830 H).

- İbni Nasrullah Muhibbuddin Ahmet bin Nasr el-Bağdadi, kadılar kadısı ve Mısır müftüsü (844 H).

- Ebu, Şa’r Zeynuddin Abdurrahman bin Süleyman el-Hafız (844 H).

- İbnir Ressam Şihabüddin Ebul Abbas Ahmet bin Ebi Baekir, Haleb ve Hama’da kadılar kadısı (baş kadı) (844 H).

- Ez-Zerkeşi Ebu Zer Abdurrahman bin Muhammed el-Mısri el-Hanbeli (846 H).

- İbnir Ressam Şihabüddin Ebul Abbas Ahmet bin Ebi Bekir, Haleb ve Hama’da kadılar kadısı (Baş kadı) (844H).

- Ez-Zerkeşi Ebu Zer Abdurrahman bin Muhammed el-Mısri el-Hanbeli (846 H).

- Şemsuddin el-Makdisi Muhammed bin Ahmet Mekke’de Hanbelilerin kadılar kadısı (855 H).

-Alaaddin Ali bin Mahmud Hama’da (771H) doğdu, Hanbeli kadısı, hafız Hama ve Dimeşk’in kadılığını yaptı, Kahire’de sekizinci yüzyılın ortalarında vefat etti. Şihabüddin Ahmed bin Ali İbn Muhammed el-Ensari el-Hanbeli ed-Dimeşki es-Salihi (864 H).


İlmi Eserleri
İbni Recep çeşitli islami ilimlerde çok sayıda eserler bıraktı, tefsir akide hadis, fıkıh, tarih, ahlak ve fezail dalında eserleri vardır.

Tefsirde: O’nun bazı sürelerde tefsiri vardır. Nasr ve İhlas, ve fatiha suresilerini tefsiri var, besmele ve fatihanın irabı var. Birde el-istiğna bil kuran eseri var fakat kayıptır.

Akide: O’nun el yazma ‘et Tevhid) isimli bir kitabı var, birde “Muhtasaru Şuabil İman” kitabı var, bu kayıptır.

Hadiste: Fethu’l Bari Şerhi sahib’il Buhari’si var el yazması fakat tamamlamamıştır, şerhu Cami’it Tirmizi’si var, ilelis sağırla alakalı el-Mektebetüz Zahiriyyede, kitabın geri kalanı kayıptır, Şerhu ilelit Tirmizi Irak ve Dimeşk’te basıldı.

Bu kitabı “Camiul ulum vel-Hikem” Mısır ve Lübnan’da basıldı.

Nuril iktibas min mişkati vasiyyetin Nebi (s.a.v)’li İbni Abbas Mısır’da basıldı.

İslam garib olarak başladı” hadisini şerheden bir risale, el yazması. O’nun bir çok hadis şerhlerinde risalelere var. Bazıları: “el-Hikemül Cedire bil izaati min kavlin nebi (s.a.v):

Kıyamete yakın kılıçla gönderildim” Enes (r.a)’in ihlas hadisinin şerhi, (eksik tercüme)

Fıkıhta: O’nun bir çok kitabı var. Bazıları “el-Kavaidül fıkhiyye” (160) kaide içeriyor. Fıkıhta çok önemli bir kitapdır. Bu kitap basılmıştır. piyasadadır.

(eksik)


“Buğyetül insan fi vezaifi ramazan” risaledir. Orucun ve ramazanın son ongününü faziletlerinden bahseder, matbudur.

“El İstihrac fi ahkamil haraç” matbudir, “Ahkamul havatim ve ma yetealleku biha” buda matbudur, İbni Ebi Ya’la’nın “Tabakatül Hanabile”sine zeyl yapmış, buda matbudir, iki cüzdür.

O’nun sekiz fıkhi risalesi var fakat matbu değildir. Cuma günü namaza çağrıldığı zaman, namaz, sinirlinin boşaması, bir kelimede üç boşama, dört mezhebten başkasına tabi olmak, gaib olan ümmü veledlerin evlendirilmesi, nezir ve yeminlerin hakikatı, boşamayı doğuma bağlama, şarkıları dinleme meselesi konularıdır. (bahsedilen sekiz risale)

Fezailde: O’nun yirmiden fazla eseri vardır, onlardan bazılı olanlar:

“Letaifil mearif fil Mevasimil am minel-vezaif”, Fadlu ilmiş slef ala ilmil halef”, et-Tahvif minennar ve’t-tarif bi hali daril bevar Kabrin şiddetleri “el fark beynen nasihati vet ta’yiir, İstinbaşaku neslimil ünmin nefehati riyadul kuds” “Zemmül harm ve şaribinha” zemmül mal vel-cah “Abdülmelik bin Ömer bin Abdül Aziz’in siyreti” Matbu olmayan” Kıyamet gününü afetleri” Şamın faziletleri” el-ilmam fi fadli beytillahil haram, el-istiytan fika ya’tesimbihil abd mineş şeytan “ ihtiyaru ebrar” el-Başaretül uzma fi enne hazzal mü’minminen humma”, Kalp katılığının kınanması” risale fi halii zil hicce” tesliyetü nüfusun nisa ve ricalinde fakdıl etfal,” “Risale fi manal ilm” “sadakatüssirri ve beyanu fadliha”

Hulasa: İbni Recep Hanbeli altı ilimde tasnif yaptı: Tevhid, hadis, tefsir, fıkıh, vaz’z ve irşad ve tercümeler hakkında.

Allah İbni Receb’e kabrine serinlik verecek şekilde rahmet etin, ilmiyle ümmeti faydalandırsın. O gerçekten ilmiyle amel eden, takvalı, yüksek ahlak sahibi seçkin alimlerdendir. (1)

Doktor Vehbe Zühayli




BİRİNCİ HADİS
AMELLER NİYETLERDİR
Mü’minlerin emiri Ebu Hafs Ömer bin Hattab (r.a)’dan, dedi ki:

“Rasulullah’ı (s.a.v) işittim buyurduki:

Ameller niyetlere göredir, herkese niyet ettiği vardır, kimin hicreti Allah ve rasulü neyse, hicreti Allah ve rasulünedir, kiminde hicreti kazanmak istediği bir dünyalık veya nikahlanmak istediği bir kadın içinse hicretide hicret ettiği şeyedir” Buhari ve Müslim rivayet etti.1

Bu hadisi Yahya bin Said el-Ensari, Muhammed bin İbrahim et-Temimi den, O’da Alkame bin Ebi Vakkas el-Leysi’den O’da Ömer bin Hattab (r.a)’dan rivayet etmiştir. Bu yoldan başka sahih bir yolla rivayet yoktur, Ali İbnil Medini ve başkasıda öyle dedi.

Hattabi2 dedi ki: “Hadis ehli arasında bu hususta ihtilaf olduğunu bilmiyorum” Bununla birlikte Ebu Said ve başkası tarafından da rivayet edildi. Ve çok yolllarla rivayet edildiği söylendi, Fakat (S: 24) bunlardan biri hafızlar yanında sahih değildir. Sonra Ensari’den çok sayıda insan rivayet etti, ondan ikiyüzden fazla ravinin rivayet ettiği söylenir. Denildi ki: O’ndan yediyüz ravi rivayet etti.4 Onların ileri gelenlerinden: İmam Malik, Sevri, Evzai, İbnil Mübarek, Leys bin Sa’d, Hamad bin Zeyd, Şube ve İbni Uyeyne ve başkaları.

Alimler sahihliğinde ittifak ettiler ve kabul ile karşıladılar. Buhari Sahih’i ne bununla başladı ve bunu hitab ve giriş makamında kıldı ve bununla Allah’ın rızası istenilmeyen her amelin batıl olduğuna işaret etti, ne dünyada nede ahirette faydası olmadığına işaret etti, bunun için Abdurrahman bin Mehdi dedi ki:

“Eğer bir kitap yazmış olsam ve o kitabın babları olsa, her babta Ömer bin Hattab’ınAmeller niyetlere göredir” hadisini koyardım. Yine ondan rivayet edildi dedi ki: Kim kitap tasnif etmek isterse “Ameller niyetlere göredir” hadisiyle başlasın.”

Bu hadis dinin üzerinde döndüğü hadislerden biridir. Şafii’den şöyle dediği rivayet ediyor:

“Bu hadis ilmin üçte biridir. Fıkıhtan yetmiş baba giriyor.”5 İmam Ahmet (r.a)’den şöyle dediği rivayet ediliyor:

“İslamın temeli üç hadis üzerinedir: Ömer (r.a) hadisi:

Ameller niyetlere göredir” Ayşe (r.a) hadisi:

Bu işimizde ondan olmayan bir şeyi kim ortaya çıkarırsa o reddolunur” Ve Numan bin Beşir hadisi:

Helal açıktır, haram açıktır.”1

Hakim dedi ki: “Bize Abdullah bin Ahmed, o da babasından rivayetten anlattılar. İmam Ahmed:

Ameller niyetlere göredir.”

Sizden birinizin yaratılışı anasının karnında kırk gün toplanır.”

Kim dinimizden olmayan bir şey icad ederse o reddolunur”

Bu hadisler hakkında dedi ki: “Her tasnifte bu hadislerle başlamak gerekir, çünkü bunlar hadislerin asıllarıdır.”

İshak bin Raheveyh’ten rivayet edildi dedi ki:

“Dört hadis dinin temellerindendir: Ömer (r.a) hadisi:(S:25)

Ameller niyetlere göredir.”,

Helal açıktır, haram açıktır.”,

Sizden birinin yaratılışı anasını karnında kırk gün toplanır.”,

Bizim bu işimizde dinimizde ondan olmayan bir şeyi yaparsa o reddolur.”

Osman bin Said, Ebu Said’den rivayet etti, dedi ki:

“Peygamber (s.a.v) bütün ahiret işlerini bir cümlede topladı:

Bizim bu işimizde ondan olmayan bir şeyi kim ortaya çıkarırsa o reddolunur”, dünya işlerinde bir cümlede topladı:

Ameller niyetlere göredir” Bu iki hadis her baba girer.



(1) Hadis sahihtir, meşhurdur, altı imam (Kütübi Sitte sahibleri (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbni Mace) Darekutni, Malik, Ahmet, İbni Hibban ve Beyhaki el-Marifet’te 17 sahaden rivayet ettiler. (Nasburraye, Zeylai 1/301) hakikatla bu hadis mütevatirdir 30 sahabeden rivayet edilmiştir. (Nazmul Metenasirfil hadisi mütevatir, Cafer el-Kattani S: 17)

(2) Tergib ve Terhib: 1/57

(3) Darekutni, Hattabi İbni Asakir, Malik’ten Abdul Aziz bin Ebi Ravadda yoluyla tahric etti, doğrusu İbni Ebi Hatim’in el-lilel’inde 1/131 zikrettiği gibidir. Bunun rivayetçisi Malik O’da Yahya bin Said’den o’da Muhammed bin İbrahim et-Teymi’den O’da Alkame bin Vakka’tan o’da Ömer’den O’da Rasulullah (s.a.v)’dandır. (Telhisul habir 1/55) (4) Ebu İsmail el-Herevi Abdullah bin Muhammed el-Ensari dedik:

Bu hadisi Yahya bin Said’in ashabından yediyüz kişiden yazdım.



(5) Geçen iki kaynak.

(6) Fehu’l-Bari 1/11

Müslimin şerhine bak: 13/53

İbn Dahak el-Iyd’in Nevevi’nin kırk hadis şerhi

Ebu Davud’dan rivayet edildi, dedi ki: “Müsned hadise baktım ve onun dört bin hadis olduğunu gördüm, sonra da dörtbin hadisin etrafında döndüğü şeye baktım, dört hadis üzerinde döndüğünü gördüm: Nu’man bin Beşir hadisi:

Helal açıktır, haram açıktır” Ömer (r.a.) hadisi:

Ameller niyetleri göredir” Ebu Hureyre (r.a) hadisi:

Allah güzeldir, ancak güzeli kabul eder. Allah peygamberlere emrettiğini mü’minlerede emretmiştir” ve

Kendini ilgilendirmeyen şeyleri terketmesi, kişinin islamının güzelliğindendir.” Dedi ki:

“Bu dört hadisten herbirinde ilmin dörtte biri vardır.”

Ebu Davud (r.a)’dan rivayet etti, dedi ki:

“Rasulullah (s.a.v) dan beş yüz bin hadis yazdım, o hadislerden, bu kitabın içerdiğini seçtim, yani sünen kitabını seçtim bu kitapta dört bin sekizyüz hadis topladım. Bundanda insana dini için dört hadis yeter: Birincisi:

Ameller niyetlere göredir” İkincisi:

Kişinin kendini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi islamının güzelliğindendir” Üçüncüsü:

Mü’min kendi nefsi için razı olduğu bir şey için kardeşi (din kardeşi) içinde razı olmazsa kâmil mü’min olamaz” Dördüncüsü:

Helal açıktır, haram açıktır”

O’ndan başka bir rivayette, dedi ki:

“Fıkıh beş hadis üzerine dönüyor:

Helal açıktır, haram açıktır”

Ne zarar vermek vardır, nede zarar görmek vardır”

Ameller niyetlere göredir.”

Din nasihattır”

Sizi yasakladığım şeyden kaçınınız, ne ve size emrettiğim şeyi gücünüz yettiğince yapınız”

Yine O’ndan başka bir rivayette, dedi ki:

“Sünnetlerin her dalda asılları dört hadistir:(S: 26)

Ameller niyetlere göredir”,

Helal açıktır, haram açıktır”,

Kişinin kendini ilgilendirmeyen şeyleri terketmesi islamının güzelliğindendir.”

Dünyada zahid ol ki Allah seni sevsin, insanların elindekine zahid ol ki, insanlar seni sevsin”

Hafız Ebil Hasen’den: Tahir bin Müfevviz el-Meafiri el-Endülüsi7: Bizim yanımızda dinin direği yaratılmışların en hayırlısının sözünden, dörttür:

Şüphelerden sakın ve zahid ol, ve seni ilgilendirmeyeni terket, niyetlerle amel edin.”

Rasulullah (s.a.v’in şu kavli:

Ameller ancak niyetlere göredi”

Başka bir rivayettede:

Ameller niyetlere göredir”

Ameller niyetlere göredir” sözünün takdirinde ihtilaf ettiler: Müteahhirinin (sonraki dönem alimleri) çoğu taktirinin:

“Ameller niyetlerle sahihtir, veya muteberdir (geçerlidir) veya niyetlerle makbuldür” dediler. Buna göre, amellerle niyete ihtiyaç duyan şer’i ameller murad edilmiştir, fakat yemek, giymek v.b adetler, emaneti geri verme, kefil olunan şeyleri verme, ödünç ve gasbedilmiş şeyleri geri verme gibi niyete ihtiyacı olmayan şeylerde niyete gerek yoktur, bütün bunlar burada zikrolunan genel amellerden özel kılınır (yani bunlar ayrıdır, söylenildiği gibi niyete ihtiyaçları yoktur). Diğerleride dedi ki:

“Bilakis burada ameller genel manasıyladır, ve onlardan hiç bir şey özel hükme tabi kılınmaz. Bazıları bunu cumhurdan hikaye, etti, her halde mütekaddimin (önceki alimler’in cumhurunu murad ediyor.) bu söz İbn-i Ceriri Taberi ve Ebu Talibi Mekki ve bu ikisinden başka mütekaddiminin sözlerinden vakiddir.” İmam Ahmed’in sözünün zahiride böyledir. Ahmet bin Hanbel rivayetinde dedi ki:

“Bence namaz, oruç sadaka veya her hangi bir iyiliği yapmadan önce niyetin daha önce olması hoştur. Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki:

Ameller niyetlerledir” Bu bütün işlerde gelir.

Fadl bin Ziyad dedi ki: “Ebu Abdullah’a yani İmam Ahmede amelde niyetten sordum, dedim ki:

“Niyet nasıldır?” dedi ki: İnsanların istemediği bir amel yapmak istediği zaman, nefsini ilaçlamasıdır. Ahmet ibn Davud el Harbi dedi ki: (S: 27)

“İmam Ahmet oturken Yezid bin Harun Ömer (r.a)’ın Ameller niyetler iledir hadisinden bahsetti.” Ahmet (r.a) Yezid’e dedi ki: Ey Ebu Halid bu boğulmadır.



(6) Zehebi, Siyeri A’lamün Nübela’da ondan dolayı dedi ki: O İmam, hafız, tenkidçi, tecvidçi, Ebul Hasen Tahir bin Müfevviz bin Ahmet bin Müfeviz el Mea firi eş Şatibi, Ebu Ömer İbni Abdil Berrin öğrencisidir.. (Yarım satır eksik)

İbni Abdilberr temhid 9/102.

Süresi Ebu Davud muhaddime sayfa: 201 5274 hadis içermektedir.
Bu söze göre, sözün takdiri:

Ameller niyetlerle vakidir veya hasıldır, bu durumda ancak ameli yapanın kasdıyla ihtiyari amellerden haber vermek olur, ondan sonraki (Herkes için niyet ettiği vardır ise şeriatın hükmünden haber vermek olur, oda: Ameli yapanın amelinden payı niyetidir, eğer niyeti salih ise amelide salihtir ve ecri vardır, eğer niyeti bozuk ise, amelide bozuktur, ve günahı vardır. “Ameller niyetlerdirin takdirinin şöyle olmasıda muhtemeldir: Ameller salih veya fasit, makbul veya reddolunmuş, sevab verilmiş veya verilmemiş oluşu niyetlerledir, bu durumda şeri hükümden haber vermek olur. O’da Amellerin salih veya fasid oluşu niyetlerin salih veya fasid oluşuna göredir, Rasullulah’ın (s.a.v) şu kavli gibidir:

Ameller ancak sonralarıyladır”1 Yani salih veya fasid oluşu, kabulü veya edilmeyişi, sana göredir. Daha sonraki “Herkese niyet ettiği vardır.” Sözü ise: Kişinin ancak amelinden niyet ettiği hasıl olur, eğer hayra niyet etmişse onun için hayır hasıl olur, eğer şerre niyet ettiyse onun için şer hasıl olur. Bu halis olarak ilk cümlenin tekrarı değildir, birinci cümle amelin salih veya fasid oluşu o amelin icadını gerektiren niyetle olduğuna işarettir, ikinci cümleyse amele verilen cevab salih niyete göredir, ceza ise niyetin bozukluğuna göredir.

Niyeti mübah olabilir, amelde mübah olur ve ne sevab nede ceza bu amelde olmaz. Amel haddi zatında: Salih, fasid ve mübah oluşu kişiyi o amele sevkeden niyetine göredir, amel yapanın sevabı, cezası ve selametinde niyete göredir.

Bilki: Niyet sözlükte kasd ve iradenin bir çeşididir. Alimlerin kelamında niyet iki manada kullanılır:

Birincisi mana: İbadetleri birbirinden ayırt etmek manasındadır, mesela öğle namazını ikinci namazından ayırt etmek gibi, ramazan orucunu diğer oruçlardan ayırmak gibi (S: 28) cünüblükten dolayı yıkanmayı, serinlemek ve temizlenmek vb. gayesiyle yıkanmaktan ayırt etmek gibi. Bu niyet fakihlerin kitaplarında çokça bulunuyor.

İkinci mana: Kastedilen ameli ayırt etmek, (Kim için yapıldığını) amelle kasdolunan sadece şeriki olmayan Allah’mıdır, yoksa hem Allah hemde başkasımıdır? Bu ariflerin kitaplarında ihlas üzerinde konuştukları niyettir, bu çokça selefin kelamından bulunur.

Ebu Bekir bin Ebid dünya bir kitap yazdı ve kitaba: “Kitabul ihlasi venniyyeti” ismini verdi. Ve bu niyeti murad etti. Bu niyyet peygamber (s.a.v)in kelamından bazan, Niyyet, bazan irade ve bazanda buna yakın lafızlarala zikri tekrarlanan niyyettir. Buna yakın lafızlarda fakat niyyet lafzıyla değil, Kur’anı Kerimde niyetin zikri çok geçmektedir.

Niyet, irade kasd vb’yi ayıranlar (farklı manadadır riyetler) niyyeti fakihlerin zikrekttikleri ilk manaya has zannettiklerindendir. Onlardan bir kısmı dedi ki: Niyyet niyyet edenin fiiline hastır, irade has değildir. İnsan Allah’tan bağışlanmayabilir ve onu niyyet etmeyebilir, aynen bunun gibi.

Peygamber (s.a.v’)’in ve selefin kelamında niyyetin ikinci manada murad edildiğini zikrettik (Çoğunlukla) o vakit irade manasındadır. Bunun için Kur’anda çoğu zaman irade lafıyla tabir edilir, Allah tealanın şu kavlinde olduğu gibi: (Sizden kiminiz dünyayı, kiminizde ahireti irade eder (murad eder, ister) (2)- (Siz geçici dünya malını istiyorsunuz, halbuki Allah (sizin için) ahireti istiyor) (3) (Kim (yalnız) dünya hayatını ve zinetini istemekte ise, işlerinin karşılığını orada onlara tam olarak veririz ve orada onlar için bir zarara uğratılmazlar. İşte onlar, ahirette kendileri için ateşten başka hiç bir eşyaları olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıklarıda boşa gitmiştir; yapmakta oldukları şeyler zaten batıldır) (4)

______

(1) Buhari Sehl bin Sa’d esSaidi’den tahric etti, Eshehani İbni Abbas’tan (r.a) tahric etti, hadis sahihtir. Tergib ve terhib: 4/95 (2) Ali İmran suresi, ayet: 152 (3) Enfal suresi, ayet 67 (4) Hud suresi, ayet: 15-16



Ve Allah tealanın şu kavli gibi: (Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını artırırız. Kimde dünya karını istiyorsa onada dünyadan bir şeyler veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz) (1) (Herkim çarçabuk geçen dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen verir, sonrada onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.

Kimde ahireti diler ve bir mü’min olarak ona çalışırsa, işte bunların çalışmaları makbüldür) (2), (Rızasını isteyerek sabah akşam rablerine yalvaranları kovma) (3) Sabah akşam rablerine O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. (4), (Allah’ın rızasını isteyenler için, bu, en iyisidir. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.) (5), (İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz zekata gelince, işte zekatı veren o kimseler, evet onlar (sevablarını ve mallarını ) kat kat artıranlardır) (6)

Bazen Kur’anda o ibtiğa (Rızasını istemek lafzıyla tabir edilir, Allah tealanın şu kavlinde olduğu gibi: (Yüce rabbının rızasını istemekten başka) (7) (Allahın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömerttiği kuvvetlendirmek için, mallarını hayra sarfedenlerin durumu, bir tepedeki kurulmuş güzel bir bahçeye benzerki, üzerine bol yağmur yağmışda iki kat ürün vermiştir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisinti düşer (de yine ürün verir). Allah yaptıklarınızı görmektedir) (8), (Yapacağınız hayırları ancak Allah’ın rızasını kazanmak için yapmalısınız) (9), (Onların fısıldaşmalarının çoğunda fayda yoktur. Ancak bir sadaka yahutda insanların rızasını düzeltmek isteyenin fısıldaşması) müstesna . Kim Allahın rızasını elde etmek için bunu yaparsa, biz ona yakında büyük bir mükafat vereceğiz.) (10)

İnsanların fısıldaşmalarından iyiliği emretmek hariç hayrı nefyetti, iyiliktende sadaka ve insanlar arasını düzeltmeyi hususunda zikretti, çünkü bu ikisinin faydası umumidir. bu bu şekilde fısıldaşmanın hayır olduğuna delil oldu, fakat bu fiile sevabıda Allahın rızasını istemeye has kıldı.

İyiliği emretmeyi sadakadan kıldı, insanlar arasını düzeltmeyide hayır kıldı, eğer Allahın rızası istenmezse fayda olmaz ve insanlar için ihsan ve hayır hasıl olmaz. İyiliği emredene nisbetleyse: Eğer Allahın rızasını kastetmişse, onun için hayır olur ve sevablanır, eğer bunu (Allahın rızasını) kastetmemişse onun için hayır olmamış olur ve sevabta alamaz. Bu namaz kılıp, oruç tutup ve Allahı zikredipte dünya malını isteyenin tersinedir, çünkü onda tamamen hayır yoktur çünkü bu fiile günahta verilmekle ne fiilin habibine nede başkasına bir faydası yoktur, çünkü bunun faydası başkasına geçici değildir, ancak biri bu hususta kendine uyarda oda bu ibadetleri yaparsa bu müstesnadır. Selefin kelamında bu mananın niyet olarak isimlendirilmesi çoktur, Biz bazısını zikredeceğiz, İmam Ahmed ve Nesai’nin Ubade bin Samit (r.a)’ten taric ettiği, gibi, peygamber (s.a.v) buyurduki: “Kim Allah yolunda savaşırda ancak bir ikal (devlerin kaçmasın diye ayaklarına geçirilen halka)a lmayı niyet ederse ve onun için niyet ettiği vardır.” (11)

İmam Ahmet İbni Mesud (r.a) hadisinden tahriç etti, peygamber (s.a.v) buyurduki: “Ümmetimin şehidlerinin çoğu yatak ashabıdır (yatmayı sever, savaşmayı sever, Allahın sevgisini nefislerinin sevgisini tercih ederler aşağı dip nottaki açıklamayı burda zikrettim, mütercim) iki saf arasında nice ölenler vardır, niyetlerini Allah daha iyi bilir.” (12)


Yüklə 2,71 Mb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   57




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə