Paragrafin yapisi



Yüklə 1,2 Mb.
səhifə1/16
tarix26.08.2018
ölçüsü1,2 Mb.
#74991
növüYazı
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   16

-TÜRKÇE-





TURKÇE I Paragraf







PARAGRAFIN YAPISI

Son yıllarda KPSS'de bu konuyla ilgili sorular, ağırlıklı olarak gelmektedir. Her yazıda olduğu gibi paragrafta da cümleler gelişigüzel sıralanamaz. Paragrafın plan şeması GİRİŞ, GELİŞME ve SONUÇ bölümleridir.



1. Giriş Cümlesi:

Şekil ve anlam bakımından kendisinden önce başka bir cümlenin getirilemeyeceği nitelikte bir cümle olmalıdır. Açılıp işlenmeye uygun olmalıdır.



ÖRNEK:

... onlardan hep ağır, oturaklı kişiler olmalarını istemiştir..__


Sanki öyle davranınca saygın olunacakmış gibi! Bir «
çocuk, öğreniminin ancak iik yıllarında gülebilir. Daha g
büyük sınıflarda hiç gülebilir mi? Adı hemen "Sırıtık"a gj>
çıkar. İş yaşamında müdür memura gülmez; memur S
vatandaşa gülmez. Neden bu asık yüzlülük? Nereden ■§
kaynaklanıyor bu gülme korkusu? :

Bu parçanın başına, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

  1. Kimileri, beğenilen insanların, az gülen insanlar
    arasından çıktığı görüşünü benimser.

  2. Büyükler, küçükleri eleştirip onlardan kendileri
    gibi düşünmelerini beklerler.

  3. Çok gülenlerin, kimi zaman çevresindekileri ra-
    hatsız edebileceklerini düşünmeleri gerekir.

  4. İnsanlarımızın gülmeye yatkınlığı vardır; ama
    buna sürekli engel olunmuştur.

E) Toplumumuzda, genellikle, ağırbaşlı kişiler öne
çıkmıştır.

Paragrafta, insanların gülmeye eğilimli oldukları; an-cak buna sürekli engel olunduğu anlatılmıştır. Ayrıca "onlar" diye bahsedilen insanlar bile önemli bir ipucu vermektedir.

(Cevap D)

2. Gelişme Cümlesi:

Ana düşüncenin geliştirilip, işlendiği bölümdür. Gelişme cümleleri birbiriyle anlam ve biçim yönünden bağlantılıdır.



ÖRNEK:

Yazın değeri taşıyan bir roman, bir öykü, bir oyun, yaşam çevremizi genişletir; İçinde bulunduğumuz

gerçek dünyanın dışına çıkarır bizi Tam tersi-

ne gerçekleri değişik bir gözle görmemizi, olaylara farklı bir açıdan bakmamızı sağlar.



Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışı-na göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  1. Bu, elbette bir kaçış ya da kendi gerçeklerimiz-
    den kopuş değildir.

  2. iç gerilimlerimizden, sıkıntı ve bunalımlarımızdan
    büyük ölçüde kurtarır.

  3. Okuma, insanı her türlü tutkudan kurtararak öz-
    gürleştirir.

  4. Okuyan bir kişi, bütün bilgi eksiklerini giderebilir.

E) Okunan her kitap, iç zenginliğini arttırır, duygula-
rı harekete geçirir.

"Gerçek dünyanın dışına çıkmak" ifadesi bizim için anahtar bir cümledir. Çünkü buradan boş bırakılan yere getirilecek cümlenin olumsuz olması gerektiği ve ilk cümlede ifadeyi bütünler nitelikte olması ge-rektiği sonucuna varabiliriz.

(Cevap A)

3. Sonuç Cümlesi:

"Özetle, sonuç olarak, demek oluyor ki" gibi ifadelerle başlayan cümlelerdir. Paragrafta anlatılan konuyu özetle-yen nitelikte bir cümle olmalıdır.



PARAGRAFTA KİŞİLİK - DURUM TAHLİLİ

Bir takım sorularda; sözü edilen kişilerin duyguları ve davranış özellikleriyle ilgili yorumlar, saptamalar yapılaması istenmektedir.



-GENEL YETENEK GENEL KÜLTÜR DERGİSİ-






ÇOZUMLU KAVRAMA TESTİ

1. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cüm-lesi olabilir?

  1. Yüzyılımızın insanı bir buhranın içindedir.

  2. Böylelikle alternatif çözümler sunulabilir.

  3. Bununla birlikte yeni sorunlar da çıkacaktır.

  1. Her zaman olduğu gibi bu defa da bu sorun çö-
    zülemedi.

E) Dilin bu işlevinden kimse haberdar değil.

3. En iyi biyografiler, akademik bir disiplin içinde; fakat edebi bir duyarlılık ve üslupla yazılmış olanlardır. He-le bir de roman gibi kurgulanmışsa ne ala! Biyografi yazarı güçlü bir özdeşim kurma kabiliyetine sahip ol-malı, hayatını anlattığı şahsın ruhuna nüfuz etmeli, beyninin kıvrımlarında dolaşmalı, hatta mahremiyeti-ne girmelidir.



Bu parçadan biyografi yazarı ile ilgili olarak aşa-ğıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

  1. Biyografi yazarı hayatını anlattığı şahsın olaylar
    karşısında n9 düşündüğünü bilmelidir.

  2. Biyografi yazarı tarihi olayları sıralayandan çok
    belli bir tarzla harmanlayandır.

  3. Biyografi yazarı hayatını anlattığı şahsı mutlaka
    yakından tanımak zorundadır.

  4. Anlattığı şahsın özel hayatı biyografi yazarı için
    kaçılan değil üzerine gidilen bir konu olmalıdır.

E) Biyografi, yazarı titizlikle inceler, roman yazıyor-
muş gibi aktarırsa daha başarılı olur.


s: o >-

Çg

'a

LSJ


§

ÇÖZÜMLER


2. Elde edilen bunca şeye, sanayi ülkelerindeki bunca ilerlemeye rağmen refah toplumları bolluk-tan yana bu kadar yüksek olmalarına karşılık bir noktada güçsüz kaldılar; huzur ve mutluluk. Bir bunalım, bir sıkıntı almış başını gidiyor. Bütün yaldızlı haline rağmen hayat anlamını yitirmiştir. Anlaşılmaz bir korku insanlığı pençesine geçir-miş.

Bu parça aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülemez?

  1. Ruhsal hastalıklar çoğalmış; intiharlar artmıştır.

  2. Bu insan her şartta mutlu olmayı öğrenmiştir.

  3. İnsan, kalabalıklar içinde yalnızlaşmıştır.

  4. Teknolojinin olumsuz sonuçları bunlarla sınırlı
    değildir.

E) Modern hayatın insanlığa mutluluk getirdiği
söylenemez.

3.

Bağımsız bir paragrafın giriş cümlesi, bağlayıcı öğe taşımamalıdır. B, C, D ve E seçeneklerindeki cümle-ler şekil ve anlam bakımından kendilerinden önce başka cümlelerin geldiği cümlelerdir. A seçeneğindeki cümle ise üzerinde fikir geliştirilip açılmaya uygun bir cümledir.



(Cevap A)

Parçanın bütünündeki anlam dikkate alındığında B seçeneğindeki cümlenin bu parçanın sonuna getirile-meyeceğini görürüz. Çünkü paragrafta baştan sona olumsuzluklar sıralanmıştır.

(Cevap B)

A'yı parçanın dördüncü satırından çıkarabiliriz. C'yi "ruha nüfuz etmeli"den, D'yi parçadaki son cümleden, E'yi ilk cümleden çıkarabiliriz. En iyi biyografi ifadesi "başarılı olma"yı karşılar. Parçada tarihi olayların sıra-lanmasından söz edilmemiştir.



(Cevap B)

-TÜRKÇE-






ÇIKMIŞ SORULAR ve ÇÖZÜMLERİ

ÇOZUM:

Parçada toros insanlarının gezici bir yaşam sürdük-leri anlatılmamaktadır.

(Cevap A)


1. (I) Yurdumuzda tek türüyle tanınmasına karşın, or-tancaların bilinen 23 türü var. (II) Bunlardan biri, boyu 15 -20 metreye ulaşan sarmaşık türü. (III) Bir başkası ise sonbaharda yaprakları şarap rengini alan türü. (IV) Ortancalar, kimi türleri dışında, batıya bakan yönde dikilmeyi seviyor. (V) Sabah güneşinin, narin çiçeklerini yakma tehlikesi olduğundan, bu bitkiyi asla doğuya bakacak yönde dikmeyiniz. (VI) Dikerken, büyüyüp serpileceklerini hesaba katarak, iki bitki ara-sında 1,5-2 metre boşluk bırakmayı unutmayınız.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi cümleye başlar? (99 DMS OÖ)

A)ll. B)lll. C) IV. D)V. E) VI.



I, II ve III numaralı cümleler ortancaların genel özel-liklerinden bahsediyor. IV. cümleden itibaren daha özel bir anlatıma başlanıyor.

(Cevap C)

2. Toroslar'da yaşayan ve geçmiş çağların birikimine sahip olan bu insanlar oldukça tutkulu kişilerdi. Her şeyi yoğun bir biçimde yaşarlardı; aşkı, kini, öfkeyi... Konuşmalarının bir ucu biraz destan, masal kokardı. Bunların içinde roman kahramanı olabilecek pek çok insan vardı. Zihinsel yapıları batılı değil, doğulu in-sanlarınkine benzerdi. Onlar, doğulu bilgeler gibi dü-şünürlerdi. insan aklının ucundan geçmeyecek, şaşır-tıcı davranışları, öfke biçimleri, zihinsel yaratıcılıkları vardı.

Aşağıdakilerden hangisi, Toros insanının bu parçada değinilen özelliklerinden biri değildir? (99 DMS OÖ)


  1. Gezici bir yaşam sürmeleri

  2. Sevgilerinin ve öfkelerinin aşırı oluşu.

  3. Eski kültürleri izlerini taşımaları.

  4. Konuşmalarının, gerçeklerden uzak bir yanının
    olduğu

E) Alışılmışın dışında bir nitelik taşımaları

Q

Ui

>■

İlk kez, bir Türk fotoğraf sanatçısı Avrupa'da adını duyurdu. Hazırladığı Kapadokya albümü "En İyi Ya-yınlar" kataloguna girdi. Onun fotoğraflarına bakanlar, bir Rembrandt tablosuyla karşı karşıya olduklarını sanabilirler. Art arda albümler yayımlayan sanatçımız, üniversitede belgesel, görsel iletişim ve karanlık oda teknikleri konularında da ders veriyor.



Bu parçada, sözü edilen fotoğraf sanatçısıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemis-tjr? (99 DMS OÖ)

  1. Avrupa'da tanındığına

  2. Fotoğraflarının sanat değeri taşıdığına

  3. Alanında, öğrenciler yetiştirdiğine

  4. Yeni bir teknik geliştirdiğine

E) Çok sayıda yapıtı bulunduğuna

Yeni bir teknik geliştirdiğine değinilmemiştir.

(Cevap D)

-GENEL YETENEK GENEL KÜLTÜR DERGİSİ-

4. Yirmi beş yıldan beri yaptığı çevirilerle bizleri dünya edebiyatının ustalarıyla tanıştırdı. Böylece çorak dün-yamızı zenginleştirdi. Çok sevdiğim, ama yüzlerini gö-remediğim nice dostlar edindim onun çevirileriyle. Di-lin tadını duyurduğu için uzaktan uzağa sessiz teşek-kürlerimi sundum ona. Hep usta yazarların arkasına gizlenmeye çalışan bu çevirmenimizin, kendi yaratıla-rıyla ortaya çıkacağı zamanı merak ediyordum. Ya-zar, yeni şiir kitabıyla bu merakımızı gidermekle kal-madı; asla unutulmayacak, yaşlanmayacak, sevgi do-lu yüreğinden kopan aşk şiirleriyle yorgun ruhlarımızı yıkadı.

Bu parçada sözü edilen yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? (99 DMS OÖ)


  1. Çevirilerinde dili ustalıkla kullandığına

  2. Okurlarının, ünlü yazarları tammasına aracılık
    ettiği

  3. Çevirilerindeki yetkinlikle okurların beğenisini
    kazandığı

  4. Şiirlerin de okurların üzerinde etkili olduğu

E) Şiirlerinde duygusal konulardan uzak durduğu

A'yı dördüncü satırdan, C'yi son cümleden, D'yi yer-gisel gülmeceye yer verir ifadesinden, E'yi yine son cümleden çıkarabiliriz.

(Cevap B)

İnsan olarak duygularımız, düşüncelerimiz birbirine çok benzer. Onları bize özgü kılan, bizden başkasının yaşamamışlığını kesinleştiren, özelleştiren, seçilen sözcükler, sözdizimidir. Sözcüklerin, sözdiziminin bize ait olduğunu nasıi anlayacağız? Başka şairlere ben-zemeyerek. Bu ise, şairiiği seçen kişinin ciddi, derin-lemesine bir edebiyat, özellikle de şair okuru olmasını zorunlu kılar.



Bu parçada şairle ilgili olarak vurgulanmak iste-nen, aşağıdakilerden hangisidir? (99 DMS ÖL)

  1. Şairliğin yorucu bir uğraş olduğunu bilmesi

  2. Okumadan hoşlanması

  3. Kendine özgü bir şiir dili kurması

  4. Yaşayışını ilginç kılması

E) Konu bakımından özgün şiirler yazması


Parçanın son cümlesine dikkat ediniz, (sevgi dolu yüreğinden kopan aşk şiirleriyle yorgun ruhlarımızı yıkadı), sözü edilen yazar için şiirde duygusal konu-lardan uzak durduğu söylenemez.

(Cevap E)

5. Yapıtlarında hem konu, hem de kişi yönünden bir zenginlik vardır. Özellikle öykülerinde, yer yer halkın konuştuğu dile başvurur. Anlattığı kişilerin iç dünyası-nı, psikolojik yapısını sergilemesi, önemli bir özelliği-dir. Zaman zaman yergisel gülmeceye de yer verir. Yansıtmak istediği gerçekleri yarattığı karakterlerle anlatır.

Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz? (99 DMS ÖL)


  1. Kişilerin duygu ve düşüncelerini eie alır.

  2. Anlatımı etkileyicidir.

  3. Gerçeklerden yola çıkar.

  4. Toplumdaki eksiklikleri, yanlışlıkları vurgular.

E) Düşüncelerini kahramanları aracılığıyla belirtir.

"Vurgulanan" soru kökü bizi "C" ye götürüyor. Öz-günlük, orjinallık demektir.

(Cevap C)

Çağdaş toplum, birinin attığı adımdan ötekini sorumlu tutuyor. Neden uyarmadın, neden doğru yolu göster-mek elindeyken boş verdin, neden "Bana ne!" deyip geçtin, sen bu toplumda, bu yeryüzünde değil miydin bunca kırıp dökmeler, yıkımlar yapılırken?...



Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez? (99 DMS ÖL)

  1. Neden sen de kötülüklerle savaşmadın?

  2. Neden bu insanlara yardımcı olmadın?

  3. Niçin yalnız kendini düşündün?

  4. Niçin kendini savunma gereğini duymadın?

E) Niçin haklıların yanında yer almadın?

Parçada söz edilen kişi mağdur durumda değildir ki kendini savunma ihtiyacı hissetsin.

(Cevap D)

-TÜRKÇE-

8. Sert bir anne olup olmadığımı biliyorum. Çocuklarım daha çok küçük. Onlara karşı kendi annem ve babam gibi olmak istiyorum. Çünkü bize bir şeyi kırmışsak onarmamız; bir şeyi istiyorsak başarmamız gerektiği öğretilmişti. Böylece yalnız ve yalnız kendine güven-meyi öğreniyor insan.

Bu sözleri söyleyen anneyle ilgili olarak aşağıdaki yargıların hangisine varılamaz? (99 DMS L)


  1. Çocuklarının kendi güçlerine inanmalarını iste-
    mektedir.

  2. Çocuklarını büyütürken, nasıl bir tutum sergile-
    yeceğini bilmektedir.

  3. Çocuklarını yetiştirirken büyüklerini örnek almak-
    tadır.

  4. Çocuklarına karşı yenilikçi davranışlardan ka-
    çınmaktadır.

E) Çocuklarına sorumluluk duygusu aşılamak iste-
mektedir.

Üçüncü cümlede "bize böyle öğretilmişti" diyor anla-tıcı, anne ve babasından öğrendiklerini kullandığını anlıyoruz, fakat buradan yeni yöntemleri kullanma-dığını asla çıkartamayız.

(Cevap D)

10. (I) Bilim ve teknik son yıllarda, yapılan buluşlar ve ilerlemelerle insanoğluna uzun yaşama olanağını sağlamaya çalışmaktadır. (II) Bunun sonucu olarak, insanlar, bugün öldürücü hastalıklara, salgınlara karşı daha iyi korunmaktadırlar. (III) Bilim ve tekniğin başa-rısı saymalıyız bunu. (IV) Bunun yanında bilim ve tekniğin kimi olumsuz yanlarını da gözümüzde bü-yütmemeliyiz. (V) Her ikisinin de olumsuz yanları var-dır. (VI) Çünkü bilim ve tekniğin parçaladığı atomu, insanlığın yararına ya da zararına kullanmak insanın elindedir.



Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? (99 DMS L)

A)ll B)lll C) IV D)V E) VI

II. cümleden başlayarak bilim ve tekniğin son yıllarda yapılan buluşlarla insan oğlunun uzun yaşamayı sağlayacağı anlatılmaktadır. V. cümleye kadar bu devam eder. V. cümlede anlatılan olumsuzluk IV. cümlede doğru biçimde zaten ifade edilmiştir. V. çı-kartılınca IV. ve VI. cümle bütünlüğü yeniden sağlar.

(Cevap D)


9. I. Grip bulaşıcı bir hastalıktır.

II. Hastalananlardan kimileri bunu ayakta geçirir.



  1. Kimileri de parmaklarını kıpırdatamayacak kadar
    halsizleşir ve günlerce yatar.

  2. Bu yüzden gribe yakalanan aile bireylerinden biri
    iyileşirken bir başkası hastalanır.

Yukarıdaki cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturan sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir? (99 DMS L)

B) I-II-IV-III D) III-II-IV-I

A) I-IV-II-III C) II-IV-I-III E) II-I-IV-III

Giriş cümlesi bir tanım olabilir. Bu nedenle girişi I numaralı cümleyle yapalım. Sonra IV, II ve III numa-ralı cümleler gelmeli.

(Cevap A)

Q

Ui

>

11.0zan, ne yapıp edip kendini yeniliyor, şiirin yeni anlatım olanaklarını gözden geçiriyor. Onun şiir çizgi-sinde değişik dönemler, dolayısıyla, ilk bakışta, birbi-rine karşıt izlenimi veren yaklaşımlar görüyoruz. Ne var ki şiirlerini dikkatle incelediğimizde, bu dönemlerin incecik ama güçlü bir bağla eklem yerlerinden birbirle-rine bağlandığını, birbirinin özsuyu ile beslendiğini fark ediyoruz.



Bu parçada, sözü edilen ozanla ilgili olarak asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? (99 DMS L)

  1. Şiirleri farklı dönemlere ayrılabilse de bu dönem-
    ler arasında yine de bir ilişki vardır.

  2. Şiirleri, her okuyuşta okuruna yeni tatlar verir.

  3. Her şiirinde karşıt duygu ve düşüncelerden ya-
    rarlanarak anlatım olanaklarını genişletir.

  4. Farklı dönemlerde yazdığı değişik, duygulu, etki-
    leyici şiirleri vardır.

E) Her şiirini, bir önceki şiirinde ele aldığı duygu ve
düşüncelerden etkilenerek yazar.

-GENEL YETENEK GENEL KÜLTÜR DERGİSİ-

Bir ozanın şiir aniayışından söz ediliyor. Bu ozan şi-irleri farklı dönemlere ayırmış olsa bile bu dönemle-rin arasında incecik ama güçlü bir bağla eklem yerle-rinden birbirlerine bağlandığı vurgulanmaktadır.

(Cevap A)

"Ben ki henüz çocukluktan çıkmadım." deyip 70 ya-şında olursanız, duygularınızta dış görünümünüz birbirine uymuyordur.

(Cevap B)




12. Yazarımızın her türündeki başarılı örneklerine karşın, onun en güçlü yanı bence ozanlığıdır. Şiirlerinde kat-kısız bir içtenlik, güçlü bir duyuş ve seziş, kendine özgü ses yapısı vardır. Türkçe'si temiz ve yalındır. Yapmacıktan, taklitten kaçma ,sade bir güzellik ara-ma çabası hemen her şiirinde kendini gösterir. Dün-yamızı ve hayatımızı sevdiren bir sevinç peşindedir o. Hele aşk şiirlerindeki yaşama sevinci, doğa sevgisiyle el ele verdi mi.sanki tadına doyum olmaz bir ezgi çı-kar ortaya.

Bu parçada kendinden söz edilen ozanın şiirdeki temel amacı aşağıdakilerden hangisi olabilir? (99 DMSL)

  1. Katışıksız ve içtenlikli şiirler yazma

  2. Yazında temiz ve yalın bir dil kullanma

  3. Şiirde sadece doğal güzelliğe ulaşma

  4. Şiirle insanlara yaşama sevinci verme

E) Farklı bir yapı oluşturma

s: o >

14. Chicago'da şöyle bir deyiş vardır: "Chicago'nun hava-

sını beğenmediyseniz, bir dakika daha bekleyin."

Michigan Gölü kıyısındaki küçük kasabanın karla kaplı olduğu gün, kentin banliyölerinde ılık ve güneşli bir havayla karşılaşabilirsiniz. Ya da gün içinde hava sıcaklığında büyük değişiklikler görebilirsiniz. Bu kentte yaşayanlar buna "göl etkisi" adını vermişler.



Yukarıdaki parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına uygun olarak aşağıdakilerden hangisi ge-tirilebilir? (99 DMS L)

  1. Kent, renkli kişiliğini buradan almıştır.

  2. iklimle doğal çevrenin uyum içinde olduğu bir
    başka kent yoktur.

  3. Bu kentin havası oldukça değişkendir.

  4. Bu kentin etkileneceğiniz bir özelliğiyle nasıl olsa
    karşılaşırsınız.

E) Belki siz, başkalarının tersine, beğenmişsinizdir.


Katışıksız içtenlik, güçlü bir duyuş ve seziş, taklitten kaçma özellikleri olan bu şair son cümlede ifade e-dildiği gibi insanlara yaşama sevincini ver-me.aşılama uğruna şiir yazmaktadır.

(Cevap D)

13. Halit Ziya Uşaklıgil, yaşlılık fotoğraflarından birinin altına şunları yazmıştır: "Bu ihtiyar adamın fotoğrafına bakarken inanamıyorum, mümkün müdür bu ben ola-yım? Ben ki henüz çocukluktan çıkmadım."

Halit Ziya Uşaklıgil, bu sözleriyle aşağıdakilerden hangisini belirtmektedir? (99 DMS L)


  1. Yaşlılığın, herkesi farklı biçimde etkilediğini

  2. Duygularla dış görünüşün birbirine uymadığını

  3. Yaşlıların, kendilerini genç gösteren fotoğrafları
    sevdiklerini

  4. Çocukluk yıllarının hep özlemle anıldığını

E) Yazarların, kendi kendileriyle alay edebildiklerini

Bir dakikada değişebilen bir havanın çok değişken olduğunu anlayabiliriz. Konu, bu değişikliğin yer ve zamana göre artmasıdır.

(Cevap C)

15. Bir süredir babamın yayınlama olanağı bulamadığı, benliğinin rengarenk parıltılarını cömertçe serpiştirdiği "Nesir Yazılaıfnı topluyorum. Şiir ve resimlerini top-larken nasıl sonsuz bir haz duyduysam, babamın ya-zılarını derlerken de öyle engin bir mutluluk duydum. Tadına doyamadığım, tam erişmişken kaybettiğim babamı, bana geri getirdi bu yazılar. Böylece onu da-ha yakından tanıdım; sevinçten, mutluluktan uçar gibi oldum. Gönlümde milyonlarca ağaç çiçek açtı.



Bu parçada sözü edilen baba, aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez? (99 DMS L)

  1. Geçimini sanatıyla sağlamış olması

  2. Kişilik izleri yazılarına yansıyan

  3. Oğlu üzerinde olumlu etkiler uyandıran

  4. Kitaplara girmemiş düz yazıları bulunan

E) Sanatın birkaç dalıyla birden ilgilenen

-TÜRKÇE-

Paragrafta sözü edilen babanın bir yazar olduğu dı-şında sosyal hayatından hiç söz edilmediği için ge-çimini neyle kazandığını bilmiyoruz, yorum yaparak da varamayız.

(Cevap A)

Parçada insanın soran, sorgulayan ve düşünen bir varlık olduğuna , özeleştiri yapmaktan kaçınmadığı-na, aklı ve duyguları arasında bir denge kurduğuna hem düşünür hem uygulayıcı olduğuna değinilmiştir.; çevresindeki etkinliklere kuşkuyla baktığına değinil-memiştir.

(Cevap D)




16. Dün akşamdan bu yana durmaksızın, ustalıkla, telaş-sız, kendinden emin bir tavırla kürek çekiyordu. Kimi zaman belli belirsiz bir yel esiyor, sonra yitiriveriyordu. Delikanlının ter kokusuna küreklerden gelen deniz kokusu karışıyordu. Delikanlı denizin apak kesildiğini görünce yorgunluğunu unuttu. Seher yeliyle birlikte i-çine onu alıp uçuran bir sevinç geidi oturdu.

Yüklə 1,2 Mb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   16




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin