Peygamberimizin Hayatıyla İlgili Kısa Soru Cevaplar Hz. Muhammed’in babası ve dedesinin isimleri nedir? Abdullah Abdülmüttalip


S. 48- Peygamber-i Ekrem’in hicretinden önce Müslümanların tarihsel referansı ne idi?



Yüklə 459,73 Kb.
səhifə2/4
tarix07.08.2018
ölçüsü459,73 Kb.
#68168
1   2   3   4

S. 48- Peygamber-i Ekrem’in hicretinden önce Müslümanların tarihsel referansı ne idi?
C. 48- Hicretten önce Müslümanların tarih referansı, “Amm’ul- Fil” idi. Bunun sebebi şudur: Ebrehe’nin ordusu fillere binerek Ka’beyi yıkmak için Mekke’ye gelmişlerdi. Allah Teala Ebrehe ve ordusunu helak etti. Hicaz Arapları o yılı mübarek bildiklerinden dolayı, ismini “Amm’ul- Fil” yani “Fil Yılı” olarak koydular. Peygamber (s.a.a)’in doğumu da o yıla rastlamıştı. O olaydan 71 yıl, yani hicretin 18. Yılına kadar, “Amm’ul- Fil” Müslümanların tarihsel referansı idi. Ama dediğimiz tarihte Hz. Ali (a.s)’ınkılavuzluğuyla, Resulullah (s.a.a)’in Mekke’den Medine’ye hicreti Müslümanların tarihsel referansı olarak kabul edildi.


S. 49- Resulullah (s.a.a)’in, Medine’ye ulaştıktan sonra ilk işi ne idi?
C. 49- Resulullah (s.a.a)’in ilk işi, cami yaptırmak idi.


S. 50- Hz. Resulullah (s.a.a), Medine’ye vardıktan sonra kimin evine gitti?
C. 50- Ebu Eyyub-i Ensari’nin evine gitti.


S. 51- Hz. Resulullah (s.a.a), neden onca davet edenler arasında sadece Ebu Eyyub-i Ensari’nin evini seçti?
C. 51- Bunun iki sebebi olabilir:
1) Ebu Eyyub-i Ensari salih ve dürüst bir müslümandı, halkın açısından onun şahsiyetinde olumsuz bir nokta yoktu.
2) Medine’de ondan daha fakir bir kimse yoktu, bundan dolayı onun evini seçmek şu mesajı veriyordu:
a) Hz. Peygamber (s.a.a) bu işiyle, fakir ve muhtaçları himaye ediyordu.
b) Bu işiyle, Müslümanlara mütevazı olmalarını, fakirleri fakir olduklarından dolayı tahkir, zenginlere de zenginliklerinden dolayı ihtiram edilmemesini öğretiyordu.
c) Bu işiyle, zenginlerin kendisiylez yakın olmakla yoksulları O’nun çevresinden uzaklaştırma ümitlerini suya düşürmüş oluyordu.
d) bu işiyle, servetin Allah katında üstünlük nişanesi olmadığını vurguluyordu.
e) Bu işiyle, Müslümanlara zahitlik dersi veriyordu.
f) O zamanda fakir birinin evine gitmek, bir çeşit alçak gönüllülük ve gururdan uzaklaşmaktı.


S. 52- Hz. Resulullah (s.a.a)’in Medine’deki ilk mucizesi ne idi?
C. 52- Peygamber-i Ekrem (s.a.a) Medine-i Münevvere’ye hicret ettikten sonra, o şehre girdiğinde Müslümanlar devenin yularını tutup yalvararak O Hazreti evlerine davet ediyorlardı. Resululah (s.a.a) onlara cevaben şöyle buyurdu: “Devenin yularını bırakın, o kimin evinin önünde yatarsa, ben onun konuğu olurum.”
Bunun üzerine deveyi bıraktılar, deve hareket edip Ebu Eyyub-i Ensari’nin evine ulaştığında, onun kapısının önünde yattı. Ebu Eyyub, bunu görünce yüksek sesle: “Ey anne! Kapıyı aç. Zira kalplerin en değerli şahsı olan Hz. Muhammed (s.a.a) geldi” dedi.
Ebu Eyyub’un, gözleri kör olan annesi kapıyı açıp şöyle dedi: “Esef, yüz esef! Keşke gözüm olsaydı da Resulullah (s.a.a)’in nurlu yüzünü görseydim.”
Resulullah (s.a.a) bunu duyunca, lütfedip rahmet elini onun gözlerine çekti. O anda gözleri iyileşerek Hz. Peygamberin nurlu yüzünü gördü. Bu Resulullah (s.a.a)’in Medine’deki ilk mucizesi idi.


S. 53- Hz. Resulullah (s.a.a), ashap ve ailesiyle birlikte kaç yıl ve nerede iktisadi ambargoya tabi tutuldu?
C. 53- Üç yıl, Şi’bi Ebu Talib’de.


S. 54- Hz. Peygamber-in, Medine’ye hicret ettikten sonra ilk teşebbüsleri ne idi?
C. 54- Hz. Peygamber (s.a.a) cami yaptırdıktan sonra, yıllarca birbirleriyle savaşan “Evs” ve “Hazreç” kabilelerini barıştırdı; Muhacir ve Ensar arasında kardeşlik akdi yaptı, İslami tevhidi, itikadi bağlılığı ve kardeşliği, kabilevi ilişkiler yerine geçirdi; verdiği bu emirle gerçekte İslami toplumun anayasasını Medine’de tedvin etti; her şeyden yoksun cahilce sapık insanlardan; fedakar, cömert ve kardeş bir toplum oluşturdu. İkinci yıldan itibaren, İslam düşmanlarının saldırıları karşısında kendilerini savunup onlara karşı koyabilmek için teşkilatlı bir güç kurdu.


S. 55- Hz. Resulullah (s.a.a)’in gazvelerinin (savaşlarının) sayısı kaçtır?
C. 55- Hz. Peygamber’in gazvelerinin sayısı hakkında görüş ihtilafı vardır; On dokuzdan, yirmi yediye kadar diyenler olmuştur; ama sadece dokuz gazvede savaş ve çatışma çıkmıştır
.

S. 56- “Gazve” ile “Seriyye” arasındaki fark nedir?
C. 56- Resulullah (s.a.a)’in bizzat kendisinin katıldığı savaşlara “Gazve” diyorlar. Ama Hz. Peygamber’in zamanında O’nun emriyle vuku bulan savaşlara “Seriyye” diyorlar.


S. 57- Resulullah (s.a.a) kaç gazvede şahsen düşmanla savaştı ve o gazvelerin isimleri nedir?
C. 57- Dokuz gazvede düşmanla savaştı; o gazveler isimleri şunlardır:
1- Bedir.
2- Uhud.
3- Hendek.
4- Beni Kureyza.
5- Hayber.
6- Feth-i Mekke.
7- Huneyn.
8- Beni Mustalak.
9- Taif.


S. 58- Müslümanların, İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlarda sloganları ne idi?
C. 58- Müslümanların Bedir ve Uhud savaşındaki sloganları; “Ya nasrellah! İkterib!” (Ey İlahi yardım! Yaklaş). Beni Nazir savaşındaki sloganları; “Ya Ruh’ul- Kudüs! Erih” (Ey Ruh’ul Kudüs! Rahatlık ver). Beni Mustalak savaşındaki sloganları; “Ela İlellah’il- Emir!” (Bilin ki bütün işler Allah’a doğrudur!). Tebuk savaşındaki sloganları; “Ya Ehad! Ya Samed!” (Ey tek olan! Ey ihtiyacı olmayan!) Mekke Fethi’ndeki sloganları ise; “Nehnu İbadullahi hâkken” (Biz Allah’ın gerçek kuluyuz) idi.


S. 59- Handek savaşı hangi yılda vuku buldu ve Hz. Peygamber, düşmanın ordusunun saldırısını önlemek için ne gibi bir plan uyguladı?
C. 59- Handek savaşı, Hicretin beşinci yılında, Ebu Süfyan’ın komutanlığında düşmanın saldırısıyla vuku buldu. Müslümanlar, Selman-i Farisi’nin önerisi ve Resulullah (s.a.a)’in kabul etmesiyle, kafirlerin karşısında doğal bir engel oluşturmak için Medine’nin etrafında bir Handek (kanal) kazdılar.


S. 60- Medine etrafında Handek kazmak ne kadar sürdü?
C. 60- Handek kazmak bir ay sürdü, Resulullah (s.a.a)’in kendisi de handek kazmakta onlara yardım ediyorlardı.


S. 61- Handek savaşının diğer ismi nedir ve neden o isimle meşhur oldu?
C. 61- Handek savaşının diğer ismi “Ahzab”dır. Çünkü Kureyş bütün Araplardan yardım isteyip her kabileden bir ordu hazırlamıştı; bundan dolayı bu isimle meşhur oldu.


S. 62- Hz. Peygamber (s.a.a), hangi savaşta, “Ali (a.s)’ındarbesi, insan ve cinlerin ibadetinden daha üstündür” buyurdular?
C. 62- Handek savaşında Hz. Ali (a.s. ) Amr bin Abduved’e galip gelince, Hz. Resulullah (s.a.a) o sözü buyurdular.


S. 63- Resulullah (s.a.a): “Bugün İslam’ın tümü. küfrün tümüyle karşı karşıyadır” sözünü nerede ve hangi şahsiyeti kastederek buyurdular?
C. 63- Handek savaşında Hz. Ali (a.s. ) düşman ordusunun kahramanı olan Amr bin Abduved’le karşı karşıya geldiğinde, Hz. Peygamber (s.a.a) mezkur sözü buyurdular.


S. 64- Bedir savaşı hangi yılda vuku buldu?
C. 64- Hicret’in ikinci yılında.


S. 65- Bedir savaşında Hz. Peygamber’in ashabı ve düşmanın ordusu kaç kişi idi?
C. 65- Bedir savaşında düşmanın ordusunun sayısı 950, Müslümanların sayısı ise 313 kişi idi. Bununla birlikte Müslümanlar iman gücü ve tam bir fedakarlıkla savaşıp düşmanları yenilgiye uğrattılar.


S. 66- Uhud savaşı hangi yılda ve nerede vuku buldu?
C. 66- Uhud savaşı Hicretin üçüncü yılında, Medine dağlarının kenarında vuku buldu.


S. 67- Uhud savaşında Müslümanların yenilgisine sebep olan en önemli etkenler nelerdi?
C. 67- Uhud savaşında Müslümanların yenilgisine sebep olan en önemli etkenlerden dördü şunlardır:
1) Münafık bir şahıs olan Abdullah bin Ubey’in, en hassas bir zamanda İslam ordusunun takriben üçte birini oluşturan adamlarıyla Medine’ye geri dönmesi.
2) Askeri disipline riayet etmemek ve işlerde kargaşalık.
3) Müslümanların kaçmasında etkili olan Peygamber’in öldürülme haberinin yayılması.
4) Müslümanların direnişinin kırılması.


S. 68- Müslümanların “Bedir” savaşında galip, “Uhud” savaşında ise yenilgiye uğramalarının sebebi ne idi?
C. 68- Müslümanların Bedir savaşında galip gelmesinin nedeni, onların Allah yolunda cihat etmek, O’nun rızasına erişmek ve tevhit dinini yaymak dışında bir gayelerinin olmamasıydı. Ama Uhud savaşında ilk zaferden sonra bir çok müslümanın hedef ve niyeti değişti. Kureyş’in geride bıraktığı ganimetler, bir çok müslümanın ihlasını bozdu ve Peygamber’in emirlerini unutturdu.


S. 69- Meleklerin kendisine gusül verdiği gencin ismi ne idi ve bu vakıa hangi savaşta vuku buldu?
C. 69- Bu gencin ismi Hanzala idi, meleklerin ona gusül verme vakıası Uhud savaşında vuku buldu. Olay şöyledir: Hanzala’nın evlenme gecesi geldiğinde Resulullah (s.a.a), geceyi evlenmek töreniyle geçirmesi için ona izin verdi. Hanzala o gecenin sabahı güsul etmeden önce savaş meydanına koştu, Ebu Süfyan’ı yere serdikten sonra Kuryş ordusundan mızraklı bir kişi vasıtasıyla şahadete erişti. Resulullah (s.a.a): “Ben meleklerin Hanzala’ya gusül verdiğini gördüm” buyurdular. Bundan olayı ona “Gasil’ul- Melaike” dediler.


S. 70- Uhud savaşında Resulullah (s.a.a)’i savunan fedakar kadınlardan birinin ismi ne idi?
C. 70- Onun ismi “Nesibe”, Künyesi ise “Ümmü Amr” idi. O, İslam askerlerine su ulaştırmak için Uhud savaşına katıldı. Ama Resulullah (s.a.a)’in tehlikede olduğunu görür görmez, su kırbasını yere koydu, elindeki olan kılıçla o hazreti savunmaya başladı.


S. 71- Hicretin kaçıncı yılında ay tutulmasından dolayı Resulullah (s.a.a) ayet namazı kıldılar?
C. 71- Hicretin beşinci yılında.


S .72- Hac hangi yılda farz kılındı ve onunla ilgili ayet hangisidir?
C. 72- Bu konu hakkında iki görüş vardır: Bazılar, hicretin altıncı yılında hac emrinin nazil olduğu, bazıları da hicretin dokuzuncu yılında şu ayetin: “Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman tarafından) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurbanı gönderin.”  nazil olmasıyla haccın farz kılındığını söylüyorlar.


S. 73- Resulullah (s.a.a) hangi yıl ve hangi savaşta havf (korku) namazı kıldılar?
C. 73- Hicretin altıncı yılında “Zat’ur- Rika” savaşında korku namazı kıldılar.


S. 74- Hz. Resulullah’ın ağzının mübarek suyuyla Hz. Ali (a.s)’ın gözünün ağrısının iyileşme meselesi, nerede ve ne zaman vuku buldu?
C. 74- Heyber savaşı ve Hayber’i feth ettikleri zamanda vuku buldu. Resulullah (s.a.a)’ın ashabından bazıları Hayber’i fethetmeye muvaffak olamayınca hazret şöyle buyurdular: “Bu bayrağı yarın öyle bir kişiye vereceğim ki, o Allah ve Resulünü sever, Allah ve Resulü de onu sever; Allah, Hayber’i onun eliyle fethedecektir.” Sonra; “Ali nerededir?” diye sordu. “Gözleri ağrıyor, hareket etmeye gücü yoktur.” dediler. Resulullah (s.a.a); “O’nu getirin” buyurdular. Hz. Ali’yi Resulullah (s.a.a)’in yanına getirdiklerinde onun başını dizlerinin üzerine koyup mübarek ağzının suyunu gözlerine sürdüler, o anda ağrısı iyileşti… Nihayet Hayber kalesini fethetti.


S. 75- Fetih suresi ne zaman nazil oldu ve verdiği müjde ne idi?
C. 75- Fetih suresi, hicretin yedinci yılında, Hz. Resulullah (s.a.a) Hudeybiye’den döndüklerinde o hazrete nazil oldu ve Hayber fethini müjdeledi.


S. 76- Mute savaşı ne zaman vuku buldu ve o savaşın çıkmasına sebep ne idi?
C. 76- Mute savaşı, Hicretin sekizinci yılında vaki oldu; sebebi de şu idi: Resulullah (s.a.a) Haris bin Umeyr-i Ezdi’yi bir mektupla Şam’ın etrafında yeralan “Busr’a” kasabasının hakimine doğru gönderdi; Mute bölgesine yetiştiğinde, Kayser dergahının büyüklerinden biri onunla karşılaştı ve onu öldürdü. Bu haber Hz. Peygamber (s.a.a)’e ulaştığında ordunun savaş için hazırlanmasını emretti…


S. 77- Hz. Peygamber (s.a.a), savaş zamanları ashabıyla istişare ediyor muydu?
C. 77- Evet, istişare ediyordu. Örneğin: Bedir savaşında, Kureyş’in kervanı Müslümanların elinden kurtulup kaçtığı ve düşmanının da yeterli bir teçhizatla Mekke’den savaş için hareket ettiği bir sırada, Resulullah (s.a.a) savaşmak için ashabının görüşünü aldı
, onlarla istişareden sonra savaşmaya karar verdi.

S. 78- “Amm’ul- Vufud” hangi yıldır, bunun manası nedir ve hangi surede buna değinilmiştir?
C. 78- Hicretin dokuzuncu yılında, İslam’ın askeri gücü, Arabistan’ın çoğu yerlerine hakim olduğunda, Arab’ın azgın kabileleri yavaş- yavaş Müslümanlara yakınlaşmayı ve onların dinini kabullenmeyi düşündüler. Bundan dolayı Arab’ın çeşitli kabilelerinin önderleri ve bazı gruplar kendi önderleriyle birlikte Hz. Peygamber’in huzuruna gelerek İslam’ı kabul ettiklerini açıkladılar. Kabilelerin vekilleri Medine’ye o kadar gelip gittiler ki o yıla “Amm’ul- Vufud” adını koydular. Vufud, “heyetler”demektir; “Amm’ul- Vufud”, yani “heyet ve elçilerin geldiği yıl”. Kur’ân-ı Kerim Nasr suresinde, bu heyetlerin gelişi ve İslam’ın zaferinden söz etmiştir.


S. 79- “Tebuk” nedir ve Tebuk gazvesi hangi yılda vuku bulmuştur?
C. 79- Tebuk çeşmenin kenarında yapılan yüksek ve sağlam bir kalenin ismiydi. Bu kale Suriye sınırında, Hicaz ve Şam yolunun arasında yer almıştı. Tebuk gazvesi de hicretin 9. Yılında meydana gelmiştir.


S. 80- “Ceyş’ul- Usre” neyin ismidir ve neden bu isimle meşhur olmuştur?
C. 80- Ceyş’ul- Usre, İslam ordusunun adı idi, Resulullah (s.a.a) ordusuyla Medine ve Tebuk yolu arasında çok zorluklarla karşılaştıklarından dolayı o hazretin ordusuna Ceyş’ul- Usre denilmiştir.


S. 81- Resulullah (s.a.a)’in en son katıldığı gazvenin ismi ne idi?
C. 81- Tebuk Gazvesi’dir


S. 82- Cihad-ı Esğer ve Cihad-ı Ekber’den maksat nedir?
C. 82- Resulullah (s.a.a)’in buyurduğuna göre, “Cihat-ı Esğer” (küçük cihad) yani savaş meydanında düşmanla savaşmak; ama Cihad-ı Ekber (büyük cihad) yani nefsi isteklerle mücadele etmek, demektir.


S. 83- İslam’da yapılan ilk tabut ne zaman ve kimin için yapıldı?
C. 83- Hicretin sekizinci yılında, Resulullah’ın üvey kızı ve Ebu’l As bin Rebi’nin de hanımı olan Zeyneb vefat ettiğinde onun için bir tabut yaptılar ve bu İslam’da yapılan ilk tabuttur.


S. 84- Resulullah’ın miraç kıssası Kur’ân’ın hangi sure ve ayetinde zikredilmiştir?
C. 84- Bu kıssa, “İsra” suresinin ilk ayetinde zikredilmiştir, “Necm” suresinin ayetlerinde de ona değinilmiştir. Allah Teala İsra Suresinin ilk ayetinde şöyle buyuruyor: “Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için kulunu bir gece Mescid-i 
Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren O Allah münezzeh (ve yücedir). Gerçekten O, işiten ve görendir.”

S. 85- Resulullah’ın miraçı ne zaman vuku bulmuştur?
C. 85- Hicretten altı ay önce, diğer bir nakle göre bi’setin ikinci yılında vuku bulmuştur. Ama İbn-i İshak ve İbn-i Hişam Hz. Peygamber (s.a.a)’in miraçının bi’setin onuncu yılında vuku bulduğunu söylüyorlar. Beyhaki de miraçın, bi’setin on ikinci yılında vuku bulduğunu vurgulamaktadır.



S. 86- Resulullah (s.a.a) kaç defa miraça gitti?
C. 86- İmam Sadık (a.s)’ın rivayetine göre 120 defa miraça gitti.


S. 87- Miraç’ta hz. Resulullah’a ne gibi şeyler tavsiye edildi?
C. 87- Bütün miraçlarda Allah Teala, Hz. Ali ve ondan sonraki İmamların velayet ve imametini, diğer farzlardan daha çok tavsiye etti.


S. 88- Resulullah (s.a.a)’in miracı, ne şekilde idi?
C. 88- Pek çok rivayetler, Hz. Peygamber’in miracının ruhani değil cismani olduğunu bildirmekteler.


S. 89- Resulullah (s.a.a)’in miracının sebebi ne idi?
C. 89- İmam Seccad (a.s. ) bu hususta şöyle buyuruyor: “Allah Teala’nın Hz. Peygamber’i miraaa götürmesi; hakikatleri, cennet ve cehennemi, ilginç ve harika yaratıklarını, onların sır ve remizlerini, hilkat aleminin genişliğini ve sonsuz kudretinin eserlerini O Hazret’e göstermek ve O’nu bunlardan haberdar kılmak içindi.”


S. 90- Miraç gecesinde Resulullah (s.a.a)’in kendisiyle miraca gittiği bineğin ismi ne idi?
C. 90- Burak idi.


S. 91- Resulullah (s.a.a) miraç yolculuğuna nereden başladı?
C. 91- Peygamber-i Ekrem (s.a.a) miraç yokluğuna bacısı Ümmü Hani’nin evinden başladı, Filistin’de vaki olan Beyt’ul- Mukaddes’e doğru hareket etti, Beyt’ul- Lehm’i (Hz. İsa’nın doğum yerini), peygamberlerin ev ve eserlerini gördükten kısa bir süre sonra o noktadan göklere doğru üruç etti (yükseldi).


S. 92- “Menzilet” hadisini kim buyurmuş ve kimin hakkında buyrulmuştur?
C. 92- Menzilet hadisini Resulullah (s.a.a) Hz. Ali hakkında buyurmuştur. 
Hadis şöyledir: “Ya Ali, sen bana nispet, (menzilet-makam açısından) Harun’un Musa’ya olan nispeti gibisin; şu farkla ki, benden sonra bir peygamber olmayacaktır.”
Bu hadiste “menzilet” lafzı geçtiğinden dolayı menzilet hadisiyle meşhur olmuştur.


S. 93- Resulullah (s.a.a)’in çocuklara selam vermesinin sebebi ne idi?
C. 93- Resulullah (s.a.a) bu hususta şöyle buyurmuştur: “Çocuklara selam vermeyi, benden sonra sünnet olması için ölünceye kadar terk etmeyeceğim”


S. 94- Ramazan ayının orucu ne zaman farz kılındı?
C. 95- Ramazan ayının orucu, hicretin ikinci yılı Şaban ayının sonunda farz kılındı. Bakara Suresinin 183. ayeti orucun farz kılınması, 184 ve 185. ayetleri de orucun zaman ve süresi hakkındadır.


S. 95- Neden Allah Teala, Hz. Peygamberin ümmetine otuz gün, diğer ümmetlere ise otuz günden fazla oruç farz kıldı?
C. 95- Resulullah (s.a.a) bir Yahudi’nin sorusunun cevabında şöyle buyurdular: “Hz. Adem cennette nehy edildiği ağaçtan bir miktar yediğinde, o yediği şey otuz gün onun karnında baki kaldı. Bundan dolayı Allah Teala onun nesline otuz gün aç ve susuz kalmayı farz kıldı. Daha sonra o otuz günü, “Oruç” adıyla benim ümmetime farz kıldı.”
Resulullah (s.a.a) sözünün devamında şu ayeti okudu: “Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç, size de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki, sakınırsınız”


S. 96- Fıtra zekatı, ne zaman farz kılındı?
C. 96- Hicretin ikinci yılında Fıtır (Ramazan) bayramı günü, Fıtra zekatı farz kılındı.


S. 97- İlk fıtır ve kurban bayramı namazı, ne zaman ve kimin vasıtasıyla kıldırıldı?
C. 97- Hicretin ikinci yılında Hz. Peygamber (s.a.a) vasıtasıyla kıldırıldı.


S. 98- Resulullah (s.a.a) neden erkek evlat sahibi olamadı (erkek evlatları yaşamadı)?
C. 98- İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sebebi şudur ki, Resulullah (s.a.a) nebi ve resul olarak yaratıldı, Ali (a.s) da O’nun vasisi ve halefisi (yerinde oturanı) olarak yaratıldı. Eğer Resulullah (s.a.a)’in erkek çocuğu olsaydı, O hazretten sonra O’nun halifesi olup, Hz. Ali’den öne geçmiş olurdu; neticede Hz. Ali (a.s)’ınvasilik ve halifeliği gerçekleşmiş olmazdı.”


S. 99- Hz. Peygamber (s.a.a)’in en büyük kızının ismi ne idi ve hangi yılda vefat etti?
C. 99- Hz. Peygamber (s.a.a)’in en büyük kızı Zeyneb idi (üvey), bi’setten önce teyzesi oğlu Ebu’l As’la evlenmişti, hicretin sekizinci yılının sonlarında vefat etti.


S. 100- Hz. Peygamber (s.a.a)’in yakın ashabından bir kaç kişinin ismi ne idi?
1. C. 100- Hz. Peygamber (s.a.a)’in yakın ashabının isimleri şunlardır:
Selman-ı Farisi. (Hz. Ali onu Lokman-ı Hekim’den üstün biliyordu.)
a) Ebuzer-i Gifari. (Hz. Peygamber (s.a.a) onu ümmetin sıddıkı ve zühtte de İsa bin Meryem’in bir benzeri kabul ediyordu.)
b) Ebu Ma’bed Mikdad bin Esved.
c) Bilal bin Riyah-i Habeşi. (Hz. Peygamber (s.a.a)’in müezzini.)
d) Cabir bin Abdullah-i Ensari. (Bedir savaşına katılan ve “Er’bain günü” İmam Hüseyin’in kabrini ilk ziyaret eden şanı yüce sahabedir.)
e) Huzeyfe bin Yemani.
f) Ebu Eyyub-i Ensari. (Resulullah (s.a.a) Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde onun evine misafir oldular.)
g) Halid bin Said bin As. (İlk iman edenlerdendir. Onun Müslüman olmasının sebebi şudur: Uykuda bir ateşin alevlendiğini görüyor, babası onu o ateşe atmak istiyor, fakat Resulullah onu kendisine doğru çekip ateşten kurtarıyor. Bundan dolayı uykudan uyanınca gidip Müslüman oluyor.)
h) Huzeyme bin Sabit-i Ensari
.
i) Zeyd bin Harise.
j) Ebu Ducane.
k) Abdullah bin Mes’ud-i Hüzeli.
l) Ammar bin Yasir.
m) Kays bin Asım-i Minkari.


S. 101- “Beni Selim” kabilesinden bin kişilik bir grubun imanına sebep olan kertenkele meselesi ne idi?
C. 101- Bir gün göçebe bir Arap kertenkeleyi elbisesinin kolunda saklayıp Hz. Peygamber (s.a.a)’in yanına gelerek yüksek bir sesle: ” Bu kertenkele sana iman etmedikçe ben iman etmem.” deyip kertenkeleyi yere attı. Resulullah (s.a.a); “Ey kertenkele!” diye buyurdu. Kertenkele herkesin işiteceği açık bir dille; “Buyurun, emredin” dedi. Resulullah (s.a.a); “Kime tapıyorsun?” diye sordu. Kertenkele, “Arşı gökte, rahmeti cennette, azabı da cehennemde olan Allah’a” dedi. Resulullah (s.a.a); “Ben kimim?”diye buyurdular. Kertenkele; “Sen alemlerin rabbinin resulü ve Peygamberlerin sonuncususun. Seni tasdik eden kurtuluşa erer, seni tekzip eden ziyana uğrar.” dedi.
Göçebe Arap bunları duyunca çok etkilenip Hz. Peygambere dönerek şöyle dedi:
“Şehadet ederim ki, Allah birdir, eşi yoktur, sen ise O’nun Resulüsün.”
Göçebe Arap bunları dedikten sonra kamil bir imanla kabilesine doğru döndü, onları İslam’a davet etti, neticede onun kabilesinden bin kişi Müslüman oldu.


S. 102- “Tebliğ” ayeti nerede ve hangi münasebetten dolayı Resulullah’a nazil oldu?
C. 102- Tebliğ ayeti, Hz. Peygamber’in son haccı olan Haccet’ul- Veda’da Hz. Ali (a.s)’ınvelayet ve hilafetiyle ilgili nazil oldu. Ayetin Meali şöyledir:
“Ey Peygamber, Rabb’inden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yapmayacak olursan O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun, Allah seni insanlardan koruyacaktır.”


S. 103- Hz. Peygamber’in Hz. Ali’yi halife seçmesiyle ilgili ayet ne zaman nazil oldu?
C. 103- Resulullah (s.a.a) Veda Haccından dönerken “Gadir-i Hum” denilen yerde nazil oldu.


S. 104- Resulullah (s.a.a), Hz. Ali’yi halife seçerken ne buyurdular?
C. 104- Resulullah (s.a.a) öğle namazını Gadir-i Hum’da kıldırdıktan sonra halk devenin eğerleriyle Resulullah (s.a.a) için bir minber yaptılar. Resulullah (s.a.a) Allah’a hamt ve senadan sonra Hz. Ali (a.s)’ınelini tutup şöyle buyurdular:
“Ben kimin mevlası isem, Ali de onu mevlasıdır; Allah’ım’ Ali’yi seveni sev, ona düşman olana düşman ol, ona yardım edene yardım et, yardımını ondan esirgeyene yardımını esirge.”


S. 105- Kur’ân’ın en son ayeti nerede Resulullah (s.a.a) ‘e nazil oldu ve bu ayet hangi surededir?
C. 105- Kur’ân’ın en son ayeti, Hz. Peygamber (s.a.a) Haccet’ul- Veda’da Hz. Ali’yi kendisine vasi ve halife tayin ettikten sonra nazil oldu. Bu ayet, Maide suresinin üçüncü ayetidir. Ayetin meali şöyledir:
“Bugün küfre sapanlar, sizin dininizden (dininizi yıkamaktan) umut kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi size tamamladım ve bir din olarak İslam’ı seçip, beğendim
.

S. 106- Hz. Peygamber’in en son haccının ismi nedir?
C. 106- Resulullah (s.a.a)’in en son haccının çeşitli isimleri vardır. Örneğin:
a) Haccet’ul- Veda.
b) Haccet’ul- Kemal.
c) Haccet’ut Temam.
d) Haccet’ul- Belağ.


S. 107- Gadir-i Hum vakasının, ebedileşmesinin sebebi nedir?
C. 107- Gadir-i Hum vakıasının edebileşmesinin sebeplerinden biri, iki ayetin bu önemli vakıa hakkında nazil olmasıdır. Kur’ân var oldukça, bu tarihi vakıa da var olacaktır. O iki ayet, Maide Suresinin 67. ayetiyle 3. ayetidir.



Yüklə 459,73 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə