Piaget ve biLİŞsel geliŞİm teoriSİ



Yüklə 35,8 Kb.
tarix17.08.2018
ölçüsü35,8 Kb.
#71913

Osman Köroğlu Marmara Üniversitesi Bilişim Doktora Nisan 2006

PIAGET VE BİLİŞSEL GELİŞİM TEORİSİ
Piaget 1964 yılında, bilişsel gelişimin bebeğin doğumundan itibaren deneyimler kazanması ve olgunlaşma sürecine bağlı olarak dört temel faktörle gerçekleştiğini ortaya koymuştur:
Deneyim: Piaget’ye göre geçmişteki somut tecrübeler ve bu tecrübeleri hatırlayabilme kabiliyeti daha çok gelişebilmek için önemlidir. İki tür tecrübe bulunur: Fiziksel (doğrudan nesnelerden elde edilir), mantıksal-matematiksel (nesneleri etkileyen hareketlerden).
Sosyal Geçiş / İletişim: Arkadaşlar, anne-baba ile çocuk arasında bir bilgi paylaşımı (kültür) söz konusudur. Kişi, bilgiyi sözlü ve yazılı dil kullanarak aktarabilmelidir.
Olgunlaşma: Olgunlaşma fiziksel büyüme ile ilişkilidir. Genetiksel geçişle olabilen olgunlaşmalar da vardır. İnsan zekası, dil öğrenme yeteneği gibi olgunlaşmanın sonucudur. Olgunlaşma, en iyi bebeklerde ve küçük çocuklarda, hızla büyüdükleri için belirgin fark edilir.

Cinsel ilgi, sadece ergenlik ile ortaya çıkmaz, sosyal yaşantılara da bağlıdır.
Dengeleme: Dengeleme, bireyin entelektüel istikrarını sürdürebilmek adına, özümseme ve uyum sağlama arasındaki dengeyi sağlamak için takip ettiği düzenleme sürecidir. Bilişsel gelişim için kişi, var olan zihinsel işlemlerinin yeterli olmadığı bir bilişsel mücadeleyle (challenge) karşı karşıya gelmelidir. Bu mücadeleye giren kişi yeni bir bilgiyle karşılaşacak ve bilişsel açıdan gelişmiş olacaktır.
PİAGET ve KLİNİK YÖNTEM
Piaget’nin çocuk ve ergenler üzerinde yaptığı çalışmalarla yapılandırılan bir görüşme ve gözlem yöntemidir. Bu yöntemi daha çok kendi çocukları üzerindeki dikkatli gözlem ve incelemelerle geliştirmiştir. Ancak kendisi ve takipçileri tarafından yürütülen birçok deney sonucunda yöntem doğrulanmıştır. Piaget bilinci, Freud ise bilinçaltını keşfetmek ister.
Piaget Metodolojisi: Kişide işleyen süreçler olduğunu varsayar. "Bu süreçler davranışların yerine geçer." der. Piaget, "Çocuklar yalnızca kendi keşfettikleri şeyleri gerçek anlamda kavrayabilirler. Onlara bir şeyleri şipşak öğretmeye kalkıştığımızda, bu şeyleri kendilerinin yeniden keşfetmelerini engellemiş oluruz." demiştir.
Ömrünün büyük bir kısmını çocukları ve onlar hakkında hazırlanan bilimsel yazıları inceleyerek geçiren Jean Piaget, binlerce çocukla görüşmeler yapmış ve sonuç olarak küçük çocukların dışa vurdukları mantığa aykırı gibi gelen görüşlerinin ardında kendilerine özgü bir güven ve mantığı olan düşünce süreçlerinin yatabileceği sonucuna varmıştır.
Değişik yaşlardaki çocukların ve yetişkinlerin dünyaları farklı farklıdır. Bunun nedenlerini araştıran Piaget bilişsel gelişim süreçlerini açıklamaya çalışmıştır. Ona göre zeka bireyin doğuştan olan içsel bir karakteri değildir. Bireyin çevresi ile etkileşimi ile şekillenip artar.
Çocuktaki davranış değişikliklerini J. Piaget benzetmelerle öğrenme olarak görür. Piaget’ye göre çocuk dört ila yedi yaş arasında gerçeği tamamen taklit etmeye gayret gösterir. Hatta bu taklitlerinde yaptığı benzetmeleri kendi ürünüymüş gibi algılayabilir. Benzetme ya da taklit ederek (mimesis) öğrenmenin saptanması daha Platon ve Aristo tarafından biliniyordu. Benzetme ya da taklit etme, kendini çocukluk yaşlarında gösterir ve insan, bu taklitler sayesinde ilk bilgi, beceri ve tavırlarını edinip geliştirerek diğer canlılardan ayrılır. Ancak yedi yaşından sonra bilinçli benzetiden bahsedilebilir.

PIAGET’NİN BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ
Çocukların ilerleyen yaşla birlikte kavrama ve davranış yeteneklerindeki değişimleri inceleyen Piaget’ye göre, her yeni devre, daha önceki devrelerin de özelliklerini içerir. Piaget’ye göre bilişsel gelişimde basitten karmaşığa doğru hiyerarşik olarak dört dönem vardır:
1.Duyusal Hareket (Sensory-Motor) Dönemi (0-2 Yaş): Dünyayı tanımak için hisler ve hareketler yoluyla tecrübe eder. Bakmak, dokunmak ve ağzını kullanmak önemlidir. Bu aşamadaki gelişim adımları şunlardır: Nesnelerin kalıcılığı kavramını edinir, yabancıya olan rahatsızlık, hedefe yönelik hareketler, neden-sonuç düşüncesi. Çocuk bu dönemde taklit ve oyunlar yapar.
2.İşlem Öncesi (Pre-operational) Dönem (2-7 Yaş): Eşyayı kelimeler ve resimlerle temsil eder ama mantıksal anlamlandırma eksikliği vardır. Dili kullanmayı öğrenir. Taklit yeteneği gelişir. Taklit yeteneği gelişir. Ben-merkezlidir yani kendisine o kadar öncelik verir ki, başkasınınkine değer vermez. Başka bir insanın bakış açısını değerlendiremez. Algılarını kendine göre yorumlar.
2a.Sembolik İşlem Dönemi (2-4 yaş): Nesneleri bir özelliğe göre sınıflar. Düşünceler ve konuşmalar ben merkezlidir. Başka bir insanın bakış açısını değerlendiremez. Algılarını kendine göre yorumlar.
2b.Sezgisel İşlem Dönemi (4-7 yaş): Konuşmalarda animizm ve monolog görülür. Sıralama ve sayı uygunluğunu kavrayamaz.
3.Somut İşlemsel (concrete operational) Dönem (7-11 Yaş): Somut olaylar hakkında mantıksal düşünme görülür. Somut benzerlikleri kavrama ve aritmetik işlemleri yapmaya başlar. Sayı (6 yaş), kütle (7 yaş) ve ağırlık (9 yaş) kavramlarını edinir. Koruma, muhafaza etme özellikleri gelişir. Nesneleri farklı özellikleriyle sınıflayabilir ve sıralayabilir. Problemi adım adım geriye doğru ve tekrar ileriye doğru düşünebilir.
4.Soyut İşlemsel Dönem (11 Yaş ve Üstü): Soyut işlemler dönemine giren çocuk, artık bir çok zihinsel işlemleri yapabilecek durumdadır. Kendi düşüncelerini eleştirecek yeteneğe sahiptir. Çocuk, Piaget’ göre, on bir yaşından itibaren formel işlemsel düşünceyi geliştirmeye başlar. Artık o mecaz anlamları anlamakta güçlük çekmez. 13-15 yaşlarında ise daha tartışmacı, idealist ve eleştiricidir. Soyut düşünme, soyut mantık gelişir. İzafi/göreli ve karşılaştırmalı düşünür. Düşüncede tümdengelim vardır. Mantıksal ayırımlar yapabilir. İdeolojik sorunlarla ilgilenir. Ahlaki yargılarda olgunlaşma potansiyeli görülür.
PIAGET ve DİL GELİŞİMİ
Dil ve düşünce birbirine yakından bağlıdır. Dil, biliş demektir. İnsanların öğrenme, düşünme ve hatırlamasının en önemli yoludur. Fakat sadece dil yetmez, bellek de önemlidir. Dil gelişimi bilişsel gelişimle paralel ortaya çıkar; iki kardeş arasında bile dil kullanımında farklılık vardır. Çünkü ruhsal durum ve yetenekler de konuşmaya yansır.
Çocuklarda dil gelişimi piaget’ye göre şu safhalara ayrılır: Agulama süreci: Ağlama Evresi (0-2 ay), Babıldama Evresi (2-5 ay), Çağıldama-Heceleme Evresi (6-12 ay). Tek sözcük evresi (1-1.5 yaş), Telgrafik konuşma- Kelimelerin birleştirilmesi (1.5-2 yaş), İlk gramer süreci (2-5 yaş). Çocuklar 5 yaşında artık duygularını ifade edebilir hale gelirler.


ÖRNEK DENEYLER:
1.Rüzgar nasıl oluşur: En tanınmış deneylerinden birinde Piaget çocuklara "Rüzgâr nasıl oluşur" diye soruyor ve karşılıklı konuşma söyle sürüyordu (denek beş yaşında):
Piaget: Rüzgâr nasıl oluşur?

Julia : Ağaçlar.

Piaget : Nereden biliyorsun?

Julia : Onları kollarını sallarken gördüm,

Piaget : Bu nasıl rüzgâr oluşturuyor?

Julia : (Elini yüzünün önünde sallayarak) İste böyle. Ama onların kolları daha uzun. Hem daha çok ağaç var.

Piaget : Okyanuslardaki rüzgâr nasıl oluşuyor?

Julia : Karadan oraya esiyor. Yok,yok. Dalgalardan...
Piaget, erişkin ölçütlerine aykırı olmakla birlikte, Julia'nın görüşlerinin "yanlış da sayılamayacağını", bunların oldukça mantıklı ve çocuğun bilgi edinme sürecine uygun olduğunu gördü. Çocuğun bilgisini sınarken "doğru" ya da "yanlış" biçiminde bir ayrıma gidilmesi olayın tam olarak kavranamaması ve çocuğa yeterince saygı gösterilmemesi demekti. Piaget'nin amacı, rüzgarla ilgili sohbetten yola çıkarak, çocukların sözel bir açıklama getirmede erişkinler denli becerikli olamadıklarında başvurdukları yöntemlerle ilgili bir kuram oluşturmaktı.
2.Çocuktaki Benmerkezcilik: Kağıttan dağ modelleri verilen çocuk, karşısındaki şahsın modelleri nasıl gördüğünü açıklaması istendiğinde, "Benim gördüğüm düzen ve şekilde." der. Ancak aynı test ilerleyen yaşlarda tekrarlanırsa doğru bilme oranı artıyor.
3. Üniversiteli: Üniversitede fizik okuyan bir öğrenci, Piaget tarafından test edilir. Bir tahtanın dengede kalması için gereken prensibi açıklaması istenir. Deney serbesttir. Öğrenci ortaokuldaki formülü hatırlar, uygular ama başaramaz (ölçüm noktasını bulamaz-ortadan ölçmek gerekir). 8 ay sonra aynı soru sorulur. Öğrenci yine dener ama çözemez. Aşağıdaki noktaları 4 çizgiyle birleştirmesi istenir:

. . .

. . .

. . .

Bulamayınca kendisine farklı düşünmesi söylenir. Kare çizmeden de birleştirebileceği ipucu verilir. Dener, başarır ve denge sorusunu da çözer. Burada kullanılan yöntem ile elde edilen şey (breaking out of mental rut) “zihinsel rotanın kırılması”dır.
PIAGET VE EĞİTİM
Eğitimde sadece anlatmak ve göstermekle yetinilmemeli. Aynı zamanda uygulama ve aktif katılım sağlanmalı. Entelektüel eğitimin hedefi zekâyı şekillendirmek ve entelektüel kâşifler üretmektir. Hafızayı doldurmak ve yoğun ve derin öğrenme değildir. Öyleyse geleneksel eğitim fikri büyük yanılgı içerisinde.” Jean Piaget
Piaget’nin sistemini uygulayan okullar ile sadece okuma, yazma ve aritmetik konusunda uzmanlaşılanlar arasında dünyalar kadar fark vardır. Bu ikinci tip okulların kötülenmesi manasında değil, yaratıcı ve hayal gücüne dayalı üretim açısından eksiklikleri anlamındadır.
Belli gün ve saatte belli konuların işlenip, sınavların yapıldığı okul sistemlerinden farklı türde bir sistem, bir öğrenci, bir öğretmen tanımlıyor Piaget. Bunu belki “açık” (turned-on) öğrenci ve “açık” (turned-on) öğretmen diyerek açıklayabiliriz. Bu tür öğretmen ve öğrenciler hayal gücünü kullanmak ve yenilik yapmakta özgürdürler.
Öğrenci dersler boyunca sadece sandalyesinde oturup öğretmeni mi dinliyor? Yoksa aktif öğrenme sürecinde sınıftaki materyal ile etkileşime mi giriyor? Onlarla çalışıp başka arkadaşlarından da öğreniyor mu? Grup çalışması ve grup ödüllendirmesi mi teşvik ediliyor? Yoksa bireysel çalışma ve rekabet mi?
Piaget’ye göre çocuk edindiği sosyal tecrübelerle kendi hatalı kavramsallaştırmalarından kurtulup daha temiz/duru bir anlayışa kavuşur. Canlılar arasında soyut düşünme yönünden en ilerideki varlık insandır. Çocuk soyut düşünme yeteneğini tecrübe edindikçe geliştirir. Yapılan faaliyetler kişinin geleceğine yönelik biçimlendirici yapılar oluşturur.
Aktif süreç önemlidir, ancak doğası ölçüsünde eğiticidir. 12 aylık bebek bir plastik küple oynarken çeşitli şekillerde nesneyi tanır, neye nasıl tepki verdiğini öğrenir. Algısal ve motor davranışlar açısından önemlidir.
Bazı hareketler asimilasyon yoluyla alınır. Ancak tam olarak üretilmez, taklit edilir. Bebeğin arkadaşı ilk defa bebek karşısında kızgın davranır, bağırır, ayağını yere vurur. Arkadaşı ayrıldıktan sonra bebek aynı hareketleri tekrarlar. Ama bu sefer kızgın taklidi yapıp eğleniyordur.
Çocuğun elmayla olan deneyimi, küple olandan biraz farklıdır. Farklı tutuş, yenen ve kokan bir nesne, farklı ağız faaliyeti vb. Ama elma nesnesi ile ilgili diğer bilgileri ve ilişkileri asimilasyon ve accommodotion yoluyla edinmesi zaman ve tecrübeyle olur. Yetişkin bu tecrübeleri sunarak ve sağlayarak yardımcı olabilir. Ancak çocuğun aklına sokamaz. Çünkü çocuk bu bilgileri kendi edinmelidir.
Okuma eylemi nesne ve kavramları tarif ettikleri nesne ve kavramlardan başka sembollerle ifade etmeye ve bunları anlamaya bağlıdır. 6 yaş civarı edinilen tecrübeler nedeniyle okumaya başlama açısından uygun bir zamandır.
Okumaya götüren öğrenme olayları: Taklit: Kaşık kelimesi yemek yeme hareketiyle. Yerine koyma: Küpler araba, sandalyeler tren, küçük oyuncaklar yemek olur. Bazı kelimeler varlıkları simgelemeye başlar: Vakvak: Ördek, Çufçuf:Tren, Dütdüt:Araba. Evcilik gibi sosyodramatik oyunlar da taklit yoluyla öğrenmedir.
PIAGET’YE ELEŞTİRİLER

Temelde yönetilen eleştiriler kullanılan yöntemler ve varılan sonuçların yorumlanması aşamasında odaklanıyor. Buna göre Piaget’nin yaş durum tahminleri hatalı ve her durumda doğrulanabilir değil. Piaget’nin varsayımının aksine gelişim için dengeleme gerekmez düşüncesini savunanlar var. Biyolojiye çok fazla vurgu olduğunu bunun Piaget’nin eğitim ve eğilimleri yüzünden bu şekilde yansıdığı savunuluyor. Piaget’nin ‘öğretme’yi takdirde yetersizlik içeren görüşleri yüzünden “öğrenme odaklı” fikirlerine karşı çıkılıyor.
KAYNAKLAR

>Kurtuluş, H. Jean Piaget, (http://www.gata.edu.tr/dahilibilimler/cocukruh/piaget.htm) (26.3.2006)

>Sayıl, M. Ergenlik Döneminde Gelişim, Psikiyatri Temel Kitabı, Cilt 1 (www.egitim.com/aile/0651/0651.ortak/0651.34.ergenlikdonemindegelisim.asp - 34k -) (18.3.2005)

>Piaget, J. Nachahmung, Spiel und Traum. Die Entwicklung der Symbolfunktion beim Kinde, (1975)

>Mayer, S. "A Brief Biography of Jean Piaget", Harvard Graduate School of Education (21.10. 2005)

>Bringuier, "Conversations with Jean Piaget", 1980, s.132

>http://yayim.meb.gov.tr/yayimlar/157/peker.htm

>“Piaget in the classroom” Milton Schwebel, Jane Raph Harper Collophan Books
Yüklə 35,8 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə