Rusya’nin tüRKİstan poliTİkasi’nin tarihsel süreci İbrahim kutlu özet



Yüklə 196,64 Kb.
səhifə1/4
tarix21.08.2018
ölçüsü196,64 Kb.
#74050
  1   2   3   4

RUSYA’NIN TÜRKİSTAN POLİTİKASI’NIN TARİHSEL SÜRECİ

*İbrahim KUTLU



Özet: Türkistan, M.Ö. iki bin yılından itibaren Türklerin anavatanı, öz yurdu ve yerleşim merkezi olarak Türklüğün, milli kültürünün ve Müslümanlığın kök saldığı, geliştiği ve yaşadığı bir bölgedir. Türkistan, doğusu ve batısıyla, Türklerin anayurdudur. Türk Milleti’nin, cesaretinin, kahramanlığının, inancının ve kültürünün beşiğidir. Yıllarca, Çarlık Rus idaresi ve emperyalist Çin İmparatorluğu tarafından maddi ve manevi, ekonomik ve coğrafi varlığı acımasızca sömürülen Türkistan, günümüzde aynı emperyalist devletlerin uzantıları durumunda ki Rus ve Çin emperyalistlerinin baskısı altında bulunmaktadır.

Rusya’nın Türkistan politikasının 1480 ‘ de Altın orda Hanlığının yıkılmasıyla başlayıp, 1552’de Kazan, 1556’da Astrahan’ın işgaliyle önemli bir aşama sağlamıştır. Çar I.Petro, XVIII. yüzyılın başlarında öncelikle Kazak topraklarını ve Türkistan’ı Rusya’ ya bağlayarak Kafkasya ‘da Rusya’nın durumunu güçlendirmek istiyordu. Türkistan’ın zengin kaynaklarına sahip olmak, daha sonra Orta Doğu ve oradan Hindistan’a ulaşmak amacında idi. Sovyet Rusya politikası “Türkistan “ topraklarında ki emperyalist amacının odak noktasını kültürde yani dil ve alfabe değişikliğinde görmüşlerdir. Rusya’nın asıl amacı, Türkleri kendi kültürlerinden koparmak ve Ruslaştırma sürecini gerçekleştirmekti. Rusya’nın Türkistan politikasını ve Türk âlemi ile Ruslar arasında ki mücadeleyi bu kısa boyutlu çalışmada, verimli bir şekilde ele almanın gerçekten güç olduğunu belirtmekte fayda var. Ancak yine de konunun zihinlerde yer edebilmesi için Rusya’nın Türkistan politika’sının tarihsel sürecini vermeye çalışacağız.



Anahtar Kelimeler: Türkistan, Çarlık, Rusya, Türkler, bağımsızlık

ABSTRACFormun Üstü

Türkistan, BC since two thousand Turks, the homeland, as the advent of self dormitory and residential center, rooted in national cultere and Islam, and lived in a developed area.Turkestan , the East and the West in the mother land . The courage of the Turkish nation, courage, the cradle of our faith and our culture. Anatolia us, then who founded this country gifts have marquee. Here’s the extension of teh last independent state, these saints lived in Turkestan and the XX. Century experienced the most painful and darkest days. For years, tehe Russian administration, and Tsarist Empire, the imperieal Chinese material and spiritual, economic and geographical presence ruthlessly exploited Turkestan, today is the same in case of extensions of the imperialist states are under pressure from the Russianand Chinese imperialist.



1480 Russia’s policy in Turkestan in the fall of the Golden Horde Khanate, starting in 1552 in Kazan, Astrakhan 1556 ‘ ta has provided an important step in the invasion .Wed I.Petro , XVIII:first centurythe Kazakh territory and Turkestan to Russia by linking the Caucasus and Russia wanted to strengthen the state . Having rich resources of Turkestan, was intended to achieve, then the Middle East, and from there to India. Soviet Russia’s policy “Turkistan” the focal point of the territory of the purpose of the imperial culture that saw the change of language and alphabet .Russia’s main purpose , the Turks pull off their own culture and the process of Russification was to. Russia’s policy in Turkestan and the struggle between the Turks and the really hard to have benefits.However it will try to provide basic information to place the issue in people’s minds.

Keywords: Turkestan, Tsarist Russia, the Turks, independence.

Giriş: Türklerin anayurdu olarak büyük bir geçmişe sahip olan Türkistan’ın, dünya tarihinde önemli bir rol oynadığı herkesçe bilinen bir gerçektir. Türkistan adının kullanılmaya başlayışı ve diğer milletler tarafından kayıtlara geçirilişi çok eskilere dayanmaktadır. Türk kelimesinin Farsça “İstan” ekiyle birleşmesinden oluşan ve “Türklerin Yurdu” anlamına gelen “Türkistan”şeklinde yaygınlaşmıştır. Ermeniler, Kazan’dan Kotan’a kadar Türklerin yaşadığı coğrafi bölgeyi Türkistan olarak kabul etmişlerdir. İranlılar ise Ermenilerden farklı olarak, VI. Yüzyılda I. Göktürk devleti kurulduktan sonra Turan sözünü Türkistan, yani Türklerin yurdu manasında kullanmışlardır1. I.ve II. Göktürk Devletleri’nin yıkılmasından sonra, Türklerin yaşadıkları bu bölge hakkında kaynaklarda Türkistan tabiri uzun süre kullanılmamıştır. Türkistan’da kurulan hanlıkların isimlerinin devleti kuran hanedanın veya topluluğun ismiyle anılmış olmasıdır. Türkistan’da, Türklerin kurdukları devletlere bu şekilde isim vermelerinden dolayı, kaynaklarda Türkistan terimi ve Türkistan coğrafyası değişik isimlerle anılmıştır. Örneğin Ruslar, Türkistan’ı ilk tanımaya başladıklarında, Batı Türkistan’ı “Büyük Buhara” Doğu Türkistan’ı “Küçük Buhara”olarak adlandırmışlardır. İngiliz oryantalistleri de XIX. yüzyılda Rusların bu bölgeye verdikleri isimlere karşılık olarak “Doğu ve Batı Türkistan” terimini kullandılar ve bu terim XIX. Yüzyılda sıkça kullanılmaya başlanmıştır2. Bu bölgede bir çok Türk Devleti kuruldu ve Tarihin akışı içinde varlıklarını kaybedinceye kadar, dünyayı buradan etkilediler. Türkistan’ın XVI. yüzyılın ortasından evvelki ve bundan sonra ki tarihi kesin olarak ayrılmaktadır. XVI. yüzyıldan önce ki Türkistan tarihi çeşitli milletlerin ve onlarla gelen muhtelif medeniyetlerin, milletler arasındaki çeşitli sınıf ve grupların mücadeleleri, Türkistan’ın o şartlar içinde gösterdiği ilerleme ve olgunlaşma safhaları, Türkistan’ın bilhassa Orta çağlar kara ticaretinde ki mevkiinin gittikçe yükselmiş olması şeklinde tasvir edilebilir. Geniş topraklara sahip olan Türkistan’ın sınırları zaman zaman değişikler göstermiştir. Wilhelm Barthold’ da, Türkistan’ı tanımlarken “Türkistan, Avrupa – Asya kıtasının Batı merkezi kısmında, büyük bir alanı kaplayan, eskiden beri Turan veya Türkistan diye bilinen bir memlekettir. Bu ise Türklerin memleketi demektir. Ülke batı da Ural nehri ve Hazar Denizi, Doğuda Altay Dağı ve Çin hududu, Güneyde İran ve Afganistan, Kuzeyde Tobol ile Tomsk vilayetleri arasında olup Avrupa’nın üçte biri kadar büyüklüktedir.”demiştir3. Türkistan, Hunlar ve Gök Türkler döneminden beri dünya Türklüğünün merkezi olarak tarih sahnesinde rol oynamıştır. Karahanlılar devleti döneminde “Turan” sözü Türkistan manasında kullanılmıştır. Timur han adına yazıldığı anlaşılan 1391 tarihli bir belgede “Sultan-ı Turan “denilmektedir4.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

*Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

1 Bay mirza Hayıt, Milli Türkistan Hürriyet Davası, Çev. Timur Koca oğlu , (AKM Bas. Yay. Ankara, 2004) , s.119

2 Bol ‘ saya Sovetskaya Entsiklopediya, c.26, Moskova 1977, s.338.

3 Bay mirza Hayıt, Türkistan, Rusya ile Çin arasında, 1975, s.1 -2. ; Hayıt, Türkistan Dergisi, yıl 1988, sayı 1, s.6.

4 Bay mirza Hayıt, Türkistan Dergisi, sayı 1, s.6,7.

X.Yüzyıldan sonra bölge tamamıyla “Türkistan” diye anılmıştır. Türkler, Türkistan’ın çeşitli bölgelerinde, Türk boy isimleri veya boy beylerinin adlarıyla çok sayıda devlet kurmuşlardır5. Batı Türkistan’ da ki Türklerin yaşadığı bölgelerin tamamını kontrolü altına alan çarlık Rusya’sı özellikle XIX. yüzyılın sonlarından itibaren uygulamaya koyduğu Ruslaştırma politikaları çerçevesince bölgede eskiden beri kullanılan önemli Türkçe coğrafi adları tahrif ederek, yerlerine Rusça adlar kullanma çabasına girmiştir. XIX. yüzyılın sonlarında, Türkistan’ın işgalini tamamlayan Rusya bölgeyi parçalayarak küçük yönetim birimlerine ayırması, Türkistan, teriminin hem siyasi, hem de coğrafi olarak anlamının değişmesine neden olmuştur. Türkistan adı, Rusya’da çarlığın yıkılmasına kadar sadece Buhara, Hive, hanlıklarının kapsadıkları alanı ifade den ve Çarlık yönetiminin Türkistan’ı elinde tutabilmek için kurduğu yönetim birimi olan Türkistan genel valiliği için kullanılmıştır6.Buna rağmen, Türkistan adı Sovyet(Bolşevik) Rusya ‘nın ilk dönemlerine kadar yaşamış, Sovyet Rusya “Türkistan Otonom Sovyet Cumhuriyetini” ismini kabul etmiştir. Ancak bu ismin bile Türklerin bilinçlenmesine vesile olacağı gerekçesiyle bundan da vazgeçilerek 16 Eylül 1924’ te “Türktsik” Türkistan’ da ki Bolşevik Merkezi İdaresi’ nin kararıyla “Türkistan” ve “Türk Respublika” adları kaldırılarak yerine genel bir ad olan “Orta Asya” (Srednaya Aziya) kelimesi getirilmiştir7.Çarlık yönetiminin Türkistan’ı ayrı isimlerle valiliklere bölmesi ve Sovyet Rusya’nın, Türkistan kavramını unutturma çabaları sonucu, günümüzde başta Türkistan’ın yerli halkı, Rusya, Batı ve hatta Türkiye’de “Türkistan” kavramı yerine “Orta Asya” kavramı kullanılmaktadır.

XVIII. yüzyılın sonlarında başlayan Rus işgali, zaman içerisinde ,bölgeyi Rusların eline düşürmüştür. Türkistan’ın Ruslar tarafından işgal edilmesinde İngilizlerin o günkü ulusal politikası da etkili olmuştur. Zamanla Türkistan’a Çin devleti de girmiş ve Türkistan Rus ve Çin devletlerinin bir sömürgesi haline gelmiştir. Büyük bölümü Türklerin oluşturduğu Türkistan’da Kazak, Özbek, Türkmen, Kırgız, Karakalpak, Tatar, Uygur Türk boyları yaşamaktadır8.Biz bu çalışmamızda, Türkistan’ın tarihini, coğrafi, iktisadi ve siyasi durumunu kısaca özetledikten sonra, Türklerin öz yurdu olan bu toprakların bir zamanlar neden Rusların istilasına uğradığını, bunun sebeplerini ve Rusya’nın bu topraklar üzerindeki politikasını bu kısa çalışmamızda ele almaya çalışacağız. Konuya daha açıklık getirmek amacıyla; Rusya’nın bu bölgeye nüfuz etmesine hangi şartlar zemin hazırlamış, Türkistan’daki siyasi ortam nasıldı, hangi devler kurulmuş bunlara kısaca değinmekte fayda olduğu düşüncesindeyiz.

I. Türkistan’da Kurulan Devletler

Timurlular

Timur, Türkistan’ın yeni ve değişken bir dünya tarihinin önderliğini yapmıştır.32 Yıl içerisinde (1370 – 1404 ) , doğuda Altay dağlarına, batıda Karadeniz ve Akdeniz’e, güneyde de İndus’a kadar uzanan bir imparatorluk kurmuştur9. Timur, Moskova’yı işgal ederek vergiye bağlayan Altın – Ordu Hanlığına birkaç defa saldırarak, bu hanlığın zayıflamasına sebep olmuş, sonuçta Altın – Ordu devleti yıkılmıştır10.



5 Hayıt, a.g.m. , s.7, 8.

6 Sovettik Entsiklopediyalık Sözlük, c.4, Frunze 1987, s.242.

7 A.Zeki Velidi Togan, Bu günkü Türkîli Türkistan ve Yakın Tarihi, İstanbul 1981, s.25.

8 Joseph Castagne, Türkistan Milli Kurtuluş Hareketi, İstanbul 1980, Çev. M.Reşat Uzman, s.47,48.

9 Hayıt, Türkistan, Rusya ile Çin arasında, (1975), s.1 – 2. ; İsmail Aka, Timurlular, Türkiye Diyanet Vakfı Yay. Ankara 1993, s.16.

10M.Kafalı, Altın Orda Hanlığının Kuruluş ve Yükseliş Devirleri, İstanbul 1976, s.109. ; Aka, a.g.e., s.25 -33.
Timur’un Altın –Ordu devletine son vermesi ve Osmanlı devletiyle 1402 Ankara savaşını yapması, Avrupa ‘da Türk hâkimiyetinin ve ilerlemesinin gecikmesine sebep olmuştur. Timur’un 1404’ te ölümünden sonra Timur imparatorluğunda iktidar kavgaları başlamıştır. Bir süre devam eden iktidar kavgalarından sonra iktidara, mistik tabiatlı ve aynı zamanda “ ilim ve sanat incisi “ olarak anılan Şah –Ruh geçmiştir. Şah – Ruh 1407 – 1447 yılları arasında iktidarda kalmıştır11. Şah – Ruh’un yerine oğlu Uluğ Beğ geçti. Uluğ Beğ iktidarı boyunca iç karışıklıklarla uğraşmak zorunda kaldı. Timur imparatorluğu bu dönemde iyice zayıflamıştır12. Timur imparatorluğu 20 Mayıs 1507 yılına kadar çeşitli iç kavgalar ve iç çekişmelerle devam etmiştir. Ancak başkent Herat şehrinin, Şeybani Han tarafından işgal edilmesiyle Türkistan’da Timurlular devri kapanmış oldu13.

Özbek Devleti ve Sonu

Özbekler, Ebu’l – Hayır Han’ın idaresinde 1428 – 1429 ‘ da Güney Sibirya ‘ da ki Tura şehrini fethetmeleriyle siyasi bir güç haline gelmişlerdir. Ancak Ebu ‘l Hayr Han 1456 yılında Kalmuklara yenilince, Özbekler askeri ve siyasi açıdan zayıflamışlardır. Ebu’l Hayr Hanla anlaşmazlığa düşen Özbeklerden bir grup zamanla Kazaklar diye anılmışlardır.1468 de Ebu ‘l Hayr Han’ın ölümüyle Özbekler devleti’de sona ermiştir. Timurlulara son veren Şeybani Han, Hazar Denizinin doğu sahilinden Doğu Türkistan’a kadar ve Sir- Derya ‘dan dan, merkezi Afganistan’a kadar uzanan yeni bir Özbek Devleti kurdu. Ancak o da İranlı Şah İsmail’le yaptığı savaşta öldü. Bundan sonra siyasi kaos içerisine giren son Özbek devleti de bir süre sonra yıkıldı14.



II. Türkistan’da ki Diğer Bağımsız Türk Devletleri

Rusya’nın, Türkistan’a doğru genişlemesinden önce, XVIII. Yüzyılın başlarında, Türklerin devlet hayatı, Türkistan ‘ın çeşitli bölgelerinde toplanmıştı. Devlet sayısının çokluğu (Hive, Hokand, Buhara ve Taşkent ) , Türkistan’ın siyasi buhran geçirdiğine işaret eder. Bu devletler, dıştan gelebilecek siyasi ve askeri bir baskıya karşı koyabilecek güce sahip değillerdi. Bunun için, bağımsız Türkistan devletlerinin, içyapısını burada daha esaslı bir surette incelemek gerekmektedir.



1 - Harezm (Hive) Hanlığı

Türk Tarihinde Harezm Hanlığı olarak da tanınan Hive Hanlığı, XIX. Yüzyılın ikinci yarısında Ruslar tarafından işgaline kadar Türkistan Türklerinin hayatında önemli yeri olan siyasi bir güç olmuştur.1511’ de Özbek ve Yamud Türkmenlerinden teşkil ettiği birliklerle Harezm’i ele geçiren Yadigâr Han’ın oğullarından İlbars ve Balbars Hanlar tarafından kurulmuştur15. Timurlular ve Özbekler idaresinde birçok defa bağımsızlığını kaybetmiş, Ebu’l Gazi Bahadır Han (1642 – 1663) döneminde Hive Hanlığı Türkistan’ın en kuvvetli devletlerinden biri olmuştur16. Harezm (Hive ) Hanlığında da kısa bir süre sonra, iktidar kavgaları başlamıştır. Ebu’l –Gazi Bahadır Han gibi şahsiyetler, Hive Hanlığı’nın birliğini yeniden kurmaya ve devlet teşkilatını güçlendirmeye çalıştılarsa da başarılı olamadılar. Hive hükümdarları, Rusya’nın askeri ileri hareketinden önce, İç huzursuzluklarını bertaraf etmekle meşguldü.



11 Aka ,a.g.e., s.53 – 116.

12W. Barthold. ,Uluğ Beğ ve Zamanı, çev. Akdes Nimet Kurat, İstanbul 1930, s.123 -133.

13 Hayıt , a.g.e., s.3, 4.

14 Hayıt., a.g.e., s.7 , 8 -11. ; Togan , a.g.e., s.105 ,106.

15 Ali Süavi, Hive Hanlığı ve Türkistan’da Rus Yayılması, Haz. Abdülhalik Çay, İstanbul 1977, s.43, 44. ; Mehmet Saray , “Hive Hanlığı” DİA, 18: s.167-170.

16 Hayıt, a.g.e. , s.28.

Rus yayılması büyük bir geçmişe sahip olup, bir Türkistan devleti olan Harezm’in iç siyasetinin zayıf ve dış siyaset bakımından tecrit edilmiş olduğu bir anına rastlamıştır17.Rusların 1717 ‘ de Hive’yi ilk işgal teşebbüsleri, başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Nadir şah’ın Yadigâr Şibanlılar’ın son hükümdarı olan İlbars Han’ı tahtan indirmesinden sonra Ülke bir süre Kazak, Karakalpak ve Yadigâr Cengizlilere mensup hanlar tarafından yönetilmiştir18. XIX. yüzyıl içinde gerek Ruslar, gerek İngiliz ve Almanlar, Harezm’le yakından ilgilenmeye başlamışlardı. Bölgeye gelen heyetler çeşitli incelemelerde bulunmuşlardır. Çar I.Petro vasiyetnamesinde “Hive’yi ele geçirirsek öte yanı bizim olur !”diyerek bölgenin önemine dikkat çekmiştir. Bu amacını gerçekleştirmek için Çar I.Petro, Hazar Denizi’nde bir donanma kurdurmuştur19. Böylece Hive (Harezm)ülkesine düzenlenecek seferlerde donanmadan da faydalanmayı planlamıştır. Çar I.Petro’nun asıl amacı Türkistan’ da ki zengin altın kaynaklarına ulaşmaktı20. Ruslar ile Hive Hanlığı arasında ki ilk askeri karşılaşma 1717 yılında I.Petro zamanında gerçekleşmiştir. Kanlı Gök Tepe savaşlarından sonra, Ruslar Hive’yi tamamen işgal ettiler21



2 - Buhara Hanlığı

Altın –Orda Hanı Özbek (1312 – 1340) ‘in hanedanından gelen idareciler tarafından organize edildikleri için Özbekler diye anılan Türkistan Türklerinin Fergana ve Kuzeyinde yaşayanları Özbek Hanlığı’nın kurucusu olmuşlardır. Başkenti Buhara olan toprakları içinde, Zarafşan Vadisi, Semerkant, şimdiki Tacikistan’ın başkenti Duşanbe ile Hisar, Şirabad gibi şehirler yer almaktaydı. Buhara(Özbek) Hanlığı halkının çoğunluğunu, Özbek, Kırgız, Kazak, Tacik ve Türkmenler oluşturuyordu. Türkistan’da ki İslam toplulukları içinde Sünniliği benimseyen ve ilkelerine sıkı sıkıya bağlı olan Özbekler, Şii İran’a karşı Osmanlı Devleti’nin müttefiki olmuş ve Osmanlı Devleti’nden askeri yardım bile almışlardır22. Moğol ve Timur İmparatorluklarının dağılmasından sonra ortaya çıkan karışıklıklardan oldukça yıpranmışlar ve bunun üzerine Baykal gölünden Sibirya’ya ve Moğolistan’a kadar uzanan alana çekilerek varlıklarını sürdürmeye çalışmışlardır23. Buhara (Özbek) hanlarından bazıları “han” bazıları da “emir” unvanını kullanmışlardır.

Buhara (Özbek ) Hanlığı’nın bölgede ki en büyük rakibi Hokand hanlığı idi. XIX. yüzyılın başlarına kadar iki hanlık arasındaki mücadele devam etmiştir. Türkistan’ da ki diğer hanlıklarda olduğu gibi Buhara (Özbek) hanlığında da iç karışıklıklar hiç sona ermemiştir.182 –1825 yılları arasında hanlığın, Merv’e göndermek üzere halktan zorla asker talebinde bulunması ve yönetimden de hoşnutsuzların olması sebebiyle iç ayaklanmalar çıkmıştır24. Rus- Hokand savaşlarında, Buhara ( Özbek) Hanlığının, bazı Hokand şehirlerine saldırması, Hokand hanlığını çok zor durumda bıraktığı gibi, Rusların Hokand şehirlerini işgal etmesini kolaylaştırmıştır. Rusların, Hokand şehirlerinden Taşkent’i işgal etmelerine kadar Rus – Buhara (Özbek) ilişkileri gayet iyi yolda devam etmiştir.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------



17 Mehmet Saray , “Buhara Hanlığı” Tarihte Türk Devletleri Semp. Bildirileri, Ankara 1987, s.600 -610. ; Hayıt , a.g.e., s. 27- 29,30.

18Mehmet Saray, Özbek Türkleri Tarihi, İstanbul 1993, s.20.

19Ali Suavi , Rusya’nın Asya’yı Vustada Terakkiyesi ,İstanbul 1290 , s.1-87.; Henry Mac Gahan , Türklere karşı Rus Vahşeti , Haz.Muhittin Nalbantoğlu , İst.1970.s.29.

20 Akdes Nimet Kurat, Türkiye ve İdil Boyu, TTK. Yay. Ankara 1966, s.262.

21Robert F.Baumann, Rusya’nın Türk bölgelerinde Yayılması, Türkler, c.18, s.581.

22 Mehmet Saray, Rus işgali Devrinde Osmanlı Türkistan Hanlıkları Arasında ki Münasebetler, TTK yay. Ankara 1994, s.21.

23 Mirza Bala , “Buhara hanlığı” İA, V/1, s. 556 -559. ; Rıfat Uçarol, Siyasi Tarih(1789 – 1999) İst.2000, s.267.

24 Togan, a.g.e. , s.205.

Ancak Rusların stratejik öneme sahip Taşkent’i işgal etmeleri Rusların gerçek niyet ve hedeflerini ortaya koymuştur. Rusların gerçek niyetlerini sezen Buhara hanı Muzaffer, çeşitli siyasi manevralarla Rusları bölgeden uzaklaştırmak istedi ama bunda başarılı olamadı. Üstelik birde Türkistan’ın geleceğini tehlikeye atan diplomatik hatalar yaptı25. Buhara (Özbek) kuvvetlerinin Ruslarla ilk karşılaşması 1865 yılında Çırçık ırmağı kenarında olmuştur. Buharalılar bu savaşta yenildi. Ruslarla Buhara’lıların en ciddi savaşları 1866 İcrar savaşıdır. Yapılan bu savaşı Buhara(Özbek) hanlığı kaybetti ve Buhara’nın geleceği tehlikeye düştü. Çok önemli bir mevkide olan Hoçend şehri işgal edildi26. Buhara emiri Muzaffer, Ruslarla barış yaparak Rus ilerleyişini durmak istedi. Ancak bunda başarılı olamadı.1868 yılında Ruslar, Buhara hanlığının en önemli şehirlerinden olan Semerkand’ı işgal etti. Emir Muzaffer, Rusların çok ağır şartlar içeren antlaşmalarını kabul etmek zorunda kaldı. Artık Buhara(Özbek) hanlığı fiilen Rus çarlığına bağlanarak bağımsızlığını kaybetti27.



3 – Fergana ( Hokand) Hanlığı

Hokand hanlığı’nın kuruluşunu gerçekleştiren Fergana halkı, başta Özbekler olmak üzere, Kazaklar ve Kırgızlardan meydana gelen ve Buhara ile Hive Hanlıklarının yönetimlerini beğenmeyen bir oluşumdu. Hanlığın İlk kurucusu Şahruh İbn Aşur Kul (1700 – 1721) , dirayetli bir hükümdar olarak bilinen bir şahsiyetti28.1809 – 1822 yılları arasında Hokand Devleti’nde iktidara gelen Ömer Han dönemi oldukça başarılı sayılabilir. Ömer Han, Çinle mücadele etmiş, Rus ilerleyişini durdurmak içinde sağlam Akmescit kalesini yaptırmıştır. Halk tarafından çok sevilen Ömer Han’a “ Emir’ül – Mü’min’in” unvanı verilmiştir.

Hokand Hanlığıda kendisini iç çekişmelerden kurtaramamıştır.1842’ de Muhammed Ali Han ile veziri ve danışmanı Hak – Kulu arasında ki kavga, Nasrullah’ın Hokand’ı işgali ve yaptığı katliamlar, Hokand’ı içinden çıkılamayacak karışıklık içerisine sürüklemiştir29. Kısa aralıklarla yapılan iktidar değişikliği ve rakip grupların oyuncağı haline gelen Hokand hanlığı “ Han Oyunu”nda ve iç çekişmeler esnasında Hokand hanlığı, Rusya’nın doğrudan doğruya taarruzuna maruz kalmıştır. Hanlık ile Rusya arasında devam eden 23 yıllık savaştan sonra, Rusya savaşı kazandı ve 1876’ da Hokand Hanlığı’na son vermiştir30.

4 – Taşkent Hanlığı’nın Başlangıcı ve Sonu

Türkistan’ın en eski şehirlerinden biri olan Taşkent, Türkistan’ da ki Buhara ve hokand gibi rakip devletlerin ve Moğolistan, Çin, Çungarya ile Rusya’nın sık sık ilgisini çekmiştir. Bu husus, Taşkent’in coğrafi konumundan ileri geliyordu. Konunun daha iyi anlaşılması için Taşkent’in bağımsızlığını ve bu şehir için Buhara ile Hokand arasında ki saltanat kavgasını incelememiz, özel bir sebebe dayanmaktadır. Taşkent, Daşt-i Kıpçak ve Transaksonya için bir çıkış üssü mahiyetinde idi. Taşkent, 1598 – 1723 yılları arasında Kazak Türklerinin; 1723 – 1747 yılları arasında Kalmukların hâkimiyeti altında bulunuyordu. Kalmukların Taşkent valisi Özbek Türklerinden olan Hâkim Bey, 1747 ‘de Taşkent’in bağımsızlığını ilan etti 31.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

25 Mehmet Saray, Rusya’nın Türkistan’da Yayılması, Türkler, Ankara 2002, c.18, s.569.

26 Robert F.Bauman, Rusya’nın Türk bölgelerinde yayılması, Türkler, c.18, Ankara 2002, s.581.

27Zeki Velidi Togan, Bu günkü Türkîli (Türkistan)ve Yakın Tarihi, İstanbul 1981, s.232.

28 Enver Konukçu , “Hokand hanlığı” DİA, 18; s.215.

29 Hayıt , a.g.e ., s.37, 38. ; Saray , a.g.e., s.511,512,513-515.; Uçarol , a.g.e., s.267.

30 Hayıt , a.g.e., s.89 -91.

31 Togan , a.g.e.; s.204 ,205.

Fakat 1755 ‘te Çinlilerin nüfuzu altına girdi. Taşkent, 1780 yılına kadar şehrin dört bölgesinin her birisi bir bey tarafından bağımsız olarak idare edildi.1795 yılında Taşkent, Buhara Emirliği tarafından işgal edildi.1796’da Yunus Hoca, Taşkent’in bağımsızlığını yeniden temin etti32. Yunus Hoca, Hokandlılarla mücadele ettikten sonra 1800 yılında ölmüştür. Bu yıllarda, Ruslar Taşkent’in artmakta olan gücünün farkında idiler, 1797’de, aralarında İşim sultan’ında bulunduğu, Dimitriy Tetyatnikov başkanlığında bir Rus heyeti, Taşkent’e geldi. Bu heyet askeri amaçlı Taşkent ile Omsk arasındaki yolların haritasını hazırlamıştır.1813 yılında Taşkent’in bağımsızlığına Hokandlılar tarafından son verildi. Taşkent’te ki Hokand hâkimiyeti dışında, Buhara’nın da bu bu şehir üzerinde istekleri vardı.1840 – 1865 yılları arasında Taşkent, Buhara ile Hokand arasında 7 defa el değiştirdi. Yine, Taşkent ile Hokand ve Buhara emirliği ile Hokand arasında Taşkent için yapılan savaşlar , “Ne senin olsun ne benim “ gibi efsanevi bir sonuç ortaya çıkardı ki, bundan Rusya faydalanmasını bildi 33.



II. Türkistan’ın Coğrafi Yapısı ve İktisadi Durumu

Türkistan, Orta Asya’da Batıda, Ural dağları, Yayık ırmağı İdil’in denize döküldüğü yer olan Bökey - Orda’dan doğuda Sucav yakınlarına ve Altay dağlarından Burucan Altay geçidine, Kuzey Çungarya ve Kazakistan’ın kuzey sınırlarını meydana getiren, İrtiş havzası ve Aral – İrtiş su ayrımı hattının kuzey yamaçları yani Batı Sibirya yaylalarından güneyde İran ve Afganistan’ı kuzeyden çeviren Köpet dağı, Küh-ı Baba, Mezduran, Topçak, Kuh-i sefid (Akdağ) , Hindikuş, Muztag – Kuenlun sıra dağlarına doğru uzanan büyük bir ülkedir34. Türkistan’ın batı kısmında günümüzde Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan Cumhuriyetleri bulunmaktadır.

Türkistan, iki bölgeye ayrılmaktadır. Doğu Türkistan ve Batı Türkistan. Ahmet Ardel, Moğolistan dışında Türkistan’ın yüzölçümünü 5.826.000 km2 olarak belirtirken35 Z.Velidi Toğan , Afganistan sınırları içinde kalan topraklarla İran’da Astarabad ve Derengiz bölgesinden ibaret olan İran Türkmenistan’ının dışında Türkistan’ın yüzölçümünü 5.340.066 km2 olarak kabul etmektedir36.Sibirya’ ya yakın olan Kazak Dalası dışında Türkistan kapalı bir havzadır. Hiç bir akarsu Denizlere ulaşamaz. Türkistan’da bölgeler arasında çok büyük farklılıklar görülmektedir. Geniş Çöller, bozkırlar Türkistan’da oldukça büyük yer kaplar. İnsanı şaşırtacak biçimde bu çöl ve bozkırların hemen yanında geniş çayırlar, ormanlık bölgeler ve verimli toprakların yer aldığı görülür. Türkistan’ da ki belli başlı çölleri şöyle sıralayabiliriz; Hazar Denizi ile Aral gölü arasındaki, Kara Kurum çölü, Ceyhun (Amuderya) ile Seyhun(Sırderya) arasında Kızıl Kum çölü, Balkaş Gölünün batısında Bedbaht Dalakum çölü ve güneydoğuda Taklamakan çölü, 300.000 km2 yüzölçümüne sahiptir. Türkistan’ın en büyük gölü Aral’dır. Dünya’nın üçüncü büyük gölüdür. Diğer önemli bir gölde Balkaş gölüdür. Isık gölü ise bir dağ gölüdür. Türkistan’ın en büyük nehri Sir -Derya’dır. Aral gölüne dökülür. İkinci büyük nehri Amuderya(Ceyhun) nehridir. Ayrıca Türkistan’da Zerefşan , Çu , Tarım ile karatl , Lepas ,Etrek ,Obi ,İrtiş , İşim ve Tobul gibi önemli nehirler vardır.Türkistan’ın dörtte birini dağlık bölge kaplar.Doğu Türkistan’ın en doğusundan Gobi çölünden başlayarak batıya , daha sonra güneybatıya uzanan ve Hindistan’da Kara kurum dağlarında sona eren bütün bu sıra dağlara (Tiyanşan – Pamir dağları ) Tanrı dağları genel adı verilmektedir.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------



32 Baymirza Hayıt, Milli Türkistan Hürriyet davası, Ankara 2004, s.38 – 40.

33 Z.Velidi Togan, Bu günkü Türkîli (Türkistan) ve Yakın Tarihi, İstanbul 1981, s.178.

34 Togan , a.g.e., s.34.

35 Joseph Castogne; Türkistan Milli Kurtuluş Hareketi, Çev. M.Reşat Uzmen, İstanbul 1980, s.7.

36 Togan , a.g.e., s.1.

Çöl ve bozkır ikliminin yanında kara iklimine ve mutedil iklime de rastlanmaktadır. Bölgeler arasında büyük ısı farklılıkları vardır. Türkistan’da çok az farklılıklar dikkate alınmazsa, gündüzleri sıcak, geceleri soğuk, yazları çok sıcak, kışları çok soğuk geçen kara ikliminin hâkim olduğu görülür. Böyle bir iklime sahip olunmasının sebebi, Türkistan’ın Okyanus ve Denizlerden oldukça uzakta olmasıdır37.

Türkistan, hatsız hudutsuz denilebilecek kadar geniş bir tarım alanlarına sahiptir. Her türlü toprak ürünleri ve tarım ürünleri , pamuk başta olmak üzere, bol miktarda ve çok iyi kalite de yetişmektedir. Toprak altın, gümüş, bakır, neft, kömür ve diğer birçok madenler bakımından çok zengindir. Dünya çapında önemli olan “Astragan Kürkü”nün beşiği ve kaynağı da Türkistan’dadır38. İngiliz coğrafyacısı H.Macc Killer ; “Heartland’a (Kalpgah) sahip olan, dünya ya hâkim olur “ demiştir. Dünya da iki Kalpgah merkezinden birisini Türkistan olarak göstermiştir. Heartland, Orta Asya ve Sibirya’dır39. İdil nehri ile Baykal gölü arası, Rusya’nın Kalpgahı sayılmaktadır. Kalpgah sisteme hayat veren demektir. Rusya, bunun farkındadır. Rusya’nın Kömür ihtiyacının 2/3 ‘ünü, Petrolün 4/5 ‘ü, ikinci Bakü diye bilinen Kazan ve Başkırt Türklerinin yaşadığı Türkistan topraklarından çıkarılmaktadır40. Buğday, Mısır, arpa, vs. hububat, Türkistan’da bol miktarda yetişir. Rusya’ da ki Buğday üretiminin yarıya yakını Kazakistan ve Sibirya ‘da yetiştirilmektedir. Dünya’nın hiçbir yerinde yetişmeyen renkli pamuk Türkistan’da yetişmektedir. Lastik yapımında kullanılan dağ sakızı, Kazakistan’da yetişmektedir. Batı Sibirya ve Kazakistan; Kırgızistan, yün ve Pamuğun üretildiği merkezlerdendir. Rusya’nın Demir rezervinin yüzde kırkından fazlası Türkistan’dan çıkarılmaktadır. Kazakistan ve Batı Sibirya’ da zengin kömür yatakları, Kazakistan ve Özbekistan’da zengin bakır yatakları vardır. Türkistan’ da zengin çinko yatakları vardır. Altın, Uranyum, nikel, platin gibi madenlerde vardır. Dünya’nın en zengin altın ve elmas yatakları Yakutistan’dadır41.Rusya’nın, Türkistan üzerinde ki gerçek düşüncelerini ve Türkistan’ın dünya siyasi ve iktisadi arenasındaki yerini daha iyi anlayabilmek için bu kısa bilgileri sunmayı uygun bulduk.



Yüklə 196,64 Kb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə