Siyer-i Nebi


Teke Tek Dövüşler ve Savaş



Yüklə 1,2 Mb.
səhifə30/62
tarix23.01.2018
ölçüsü1,2 Mb.
1   ...   26   27   28   29   30   31   32   33   ...   62

Teke Tek Dövüşler ve Savaş:


Sonra Müşriklerin en yiğit üç savaşçısı Rebia’nın iki oğlu Utbe ve Şeybe ile Velid bin Utbe ileri çıkarak müslümanlardan mübareze (teke tek çarpışma) istediler. Onların karşısına Ensar’dan üç genç çıktı. Ancak müşrikler Ensar gençlerini reddedip,

“Biz amcaoğullarımızı istiyoruz” dediler. Bunun üzerine Ubeyde bin Haris, Hamza ve Ali ileri atıldılar. Hamza Şeybe’yi, Ali de Velid’i hemen öldürdüler. Ancak Ubeyde ve Utbe birbirlerini yaralamalarına rağmen yenişemediler. Hamza ve Ali işlerini bitirir bitirmez koşup Ubeyde’nin yardımına geldiler ve Utbe’yi öldürdüler. Ubeyde’nin ayağı kesilmişti. Ali ve Hamza O’nu kucaklayarak cephenin gerisine getirdiler. Ubeyde bu olaydan dört veya beş gün sonra Medine’ye dönüş yolunda Safra mevkiinde vefat etti.

Mübareze’den yenik çıkmaları müşriklerin moralini bozdu ve kızgınlıklarını artırdı. Hep birlikte ve şiddetle müslümanların saflarına saldırdılar. Müslümanlar ise konumlarını bozmadan savunmaya geçtiler. “Ahad Ahad” diyerek nida ediyorlardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- kısa bir uykuya daldı. Sonra başını kadırıp:

“Seni müjdelerim ey Eba Bekir, sana Allah’ın yardımı geldi. İşte bu Cibril’dir, bir atın dizginini tutmuş onu çekip götürüyor, yolları üzerinde toz var.” buyurdu. O gün Allah mü’minlere birbir peşinden gelen bin melek ile yardım etti.

Daha sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- zırhını alarak öne çıktı ve Allahın şu ayeti kerimesini okudu:

“O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklar” (Kamer, 54/45) sonra yerden bir parça kum alarak müşriklerin yüzüne serpti. Bu kumun gözüne, yüzüne değmediği müşrik kalmadı. Bununla ilgili Allah şöyle buyuruyor.

“Attığın zamanda sen atmadın, fakat Allah attı.” (Enfal, 8/17)

Allah Rasulu -sallallahu aleyhi vesellem- sonra müslümanlara müşriklerin üzerine şiddetle saldırma emri verdi ve onları savaşa teşvik etti. Müslümanlar büyük bir şevk ve heyecanla kâfir saflarına saldırdı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-’ın aralarında bulunması onlara şevk ve neşat veriyordu. Şiddetle ileri atılıp, müşriklerin saflarını yarıyorlar ve boyunlarını koparıyorlardı. Ayrıca melekler de onlarla beraberlerdi ve müşriklerin parmak ve boyunlarını vuruyorlardı. Müşriklerin kafa ve parmakları vuruluyor, kimin vurduğu görülmüyordu. Çok geçmeden ağır bir darbe yiyip, hezimete uğradılar ve gerisin geriye kaçmaya başladılar. Müslümanlar onları peşlerinden kovalayarak bir kısmını öldürmeye bir kısmını da esir olarak almaya başladılar.

İblis de bu savaşa Süraka bin Malik bin Cu’şum suretinde katılmıştı. Müşrikleri teyid ediyor ve savaşa kışkırtıyordu. Ancak Melekleri ve yaptıklarını görünce arkasını dönüp Kızıl Deniz’e doğru kaçtı ve kendisini denize attı.

Ebu Cehil'in Öldürülmesi:


Savaş tüm şiddetiyle devam ediyordu. Ebu Cehil etrafında kılıç ve okların uçuştuğu bir bölüğün içindeydi. Müslümanların saflarında, Abdurrahman bin Avf’ın etrafında bulunan iki Ensar gencinden biri diğerinden gizli olarak Abdurrahman’a:

“Ey amca bana Ebu Cehl’i göster” dedi.

“Ne yapacaksın?” Diye sorduğunda şu karşılığı verdi:

“Duydum ki O Rasûlullah-sallallahu aleyhi vesellem-’e sövmüş. Nefsim elinde olana yemin olsun ki O’nu görürsem ikimizden biri ölünceye kadar peşini bırakmayacağım”. Diğer Ensar genci de gelerek aynı şekilde Abdurrahman’dan kendisine Ebu Cehl’i göstermesini istedi. Saflar aralanınca Abdurrahman O’nu dolaşırken gördü ve O iki Ensar gencine gösterdi. Gençlerin ikisi de aynı anda kılıçlarıyla saldırarak Ebu Cehl’i katlettiler. Birisi kılıcıyla bacağını kopardı, diğeri de vucudunun diğer yerlerinden yaraladı. Sonra her ikisi de Rasûlullah-sallallahu aleyhi vesellem-’a gelerek

“Ebu Cehl’i ben öldürdüm dedi.” dedi.Rasûlullah-sallallahu aleyhi vesellem- onların her ikisinin de kılıcına bakarak

“ikiniz öldürdünüz” buyurdu. Bu gençler Afra’nın iki oğlu Muaz ve Muavvez’dir. Muavvez bu savaşta şehid edildi.Muaz ise Hz.Osman dönemine kadar yaşadı.Rasûlullah-sallallahu aleyhi vesellem- Ebu Cehil’in üstünden çıkan eşyaları O’na verdi.Savaştan sonra insanlar Ebu Cehil’in cesedini aramaya çıktılar.O’nu Abdullah bin Mesud buldu.Can çekişiyordu.Abdullah ayağını boynuna koyup, sakalından tutarak başını çevirdi. Ve

“Allah seni rezil etti mi ey Allah’ın düşmanı?” Diye sordu. Ebu Cehil:“Niye rezil olayım. Siz hiç benden üstün birisini öldürebildiniz mi” diye karşılık verdi. Sonra da İbni Mesud’a: “Benim göğsüme zor çıktın ey koyun çobancığı” diyerek hakaret etti.Abdullah bin Mesud O’nun başını keserek Rasûlullah-sallallahu aleyhi vesellem-’a gösterdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- O’nun kopuk başını görünce: “Allahu Ekber. Vaadinde sadık olan, kuluna yardım eden ve tek başına hizipleri hezimete uğratan Allah’a hamd olsun” buyurdu.Rasûlullah-sallallahu aleyhi vesellem- Ebu Cehil hakkında ayrıca şöyle buyurmuştur:

“O, bu ümmetin Firavunu’dur.”



Hak ve Batılın Ayrıldığı Furkan Günü:

Bedir savaşı iman ile küfrün savaşıydı. Bu savaşta bir adam hiç çekinmeden babasını, amcasını, oğlunu, dayısını ve diğer akrabalarını öldürebilmiştir. Bu savaşta Ömer bin Hattab dayısı As bin Hişam’ı öldürdü. Ebu Bekir oğlu Abdurrahman ile çarpıştı. Müslümanlar Peygamber -sallallahu aleyhi vesellem-’in amcası Abbas’ı esir olarak aldılar. Bu savaşta sıla ve yakınlık bağları kesilmiştir. Allahu Teâlâ bu savaşta iman kelimesini küfür kelimesinin üzerine yükseltti ve Hak ile Batılın birbirinden ayrıldığı anlamında Furkan günü denilir. Bu, Ramazan’ın 17’sinde vaki olan Bedr günüdür.



Her iki Taraftan Ölenler:

Bu savaşta müslümanlardan altısı muhacirlerden sekizi de Ensardan olmak üzere taplam 14 kişi şehit oldu. Savaş maydanına gömüldüler. Kabirleri bugün dahi bilinmektedir.

Müşrikler ise yetmiş ölü, yetmiş esir verdiler. Öldürülenlerin çoğu ileri gelen tağutlardı. Müşrik ölüleri Bedir’de içine pisliklerin atıldığı bir çukura atıldılar.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- Bedir’de üç gün kaldıktan sonra Medine’ye dönmeden önce müşrik cesetlerinin atıldığı çukurun yanına kadar yaklaşıp, onlara adlarıyla (falan oğlu filan) diyerek hitap etti ve şöyle buyurdu:

“Sağken Allah’a ve Rasulu’ne inanmış olmayı, şimdi temenni ediyor musunuz? Biz, Rabbimizin, bize vaad ettiği şeyleri gerçek olduğunu bulduk. Siz de Rabbinizin, vaadettiklerinin gerçek olduğunu buldunuz mu ?” Bu sırada Hz. Ömer O’na :

“Ey Allah’ın Elçisi! Cansız cesetlere nasıl oluyor da hitap ediyorsun?” diye sorunca:

“Muhammed’in canını elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki, söylediklerimi, onlardan daha iyi duyan değilsiniz” buyurdu.

Savaş Hakındaki Haberlerin Mekke ve Medine'ye Ulaşması:

Hezimet haberi Mekke’ye savaştan sonra kaçıp canlarını zor kurtaran Kureyşliler tarafından ulaştırıldı. Allah bu acı haberle onların ciğerlerini yaktı ve rezil etti. Müslümanlar sevinmesinler diye onların ölülerine ağıt yakmayı dahi yasak ettiler. Esved bin Muttalib’in üç oğlu öldürülmüştü. Onlar için ağıt yakmak istiyordu. Bir gece kulağına ağıt yakan bir kadının sesi geldi. Hizmetçisini kadına göndererek ağıt yakmaya izin çıkıp-çıkmadığını öğrenmek istedi. Hizmetçisi gelip O’na kadının devesini kaybettiği için ağladığını söyledi. Esved kendisine malik olamayarak şu manaya gelen beyitler söyledi.

Devesi kayboldu diye mi ağlıyor

Bu onu tatlı uykusundan alıkoyuyor

Deveye ağlama ancak

Felaketlerin sel gibi aktığı Bedr’e ağla

Medine halkına gelince, Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- efendimiz onlara Abdullah bin Revaha’yı yukarı ve Zeyd bin Harise’yi de aşağı bölgeleri müjdelemeleri için gönderdi. Müjdeciler gelmeden önce yahudiler Medine’de müslümanları üzecek çeşitli yalan haberler yaymışlardı. Zafer haberi gelince halk büyük bir ferah ve sevince kapıldı. Medine tehliye ve tekbir nidaları ile inledi. Müslümanların ileri gelenleri Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-’i karşılamak üzere Bedir yoluna çıktılar.


Kataloq: data

Yüklə 1,2 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   26   27   28   29   30   31   32   33   ...   62




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə