Siyer-i Nebi



Yüklə 1,2 Mb.
səhifə39/62
tarix23.01.2018
ölçüsü1,2 Mb.
1   ...   35   36   37   38   39   40   41   42   ...   62

Kureyzaoğulları Gazvesi:


Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- Hendek savaşından döndü, silah ve techizatını çıkardı. Ümmü Seleme’nin odasında yıkanırken, Cibril aleyhisselam gelerek derhal Kureyzaoğulları Yahudileri üzerine yürümesini istedi. “Ben de senin önünce gidip onların kalelerini sarsıp kalplerine korku salacağım” diyerek bir grup melekle beraber Kureyza Yahudilerine doğru hareket etti.

Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi vesellem- hemen münadi çıkararak şu çağrıyı yaptırdı:

“Kim bu çağrıyı duyuyor ve emre boyun eğiyorsa ikindi namazını Kureyzaoğulları mahallesinde kılmak üzere derhal gelsin”

Sonra İbni Ümmü Mektum’u Medine’ye naib bırakarak kendisi de bir grup sahabeyle beraber Kureyza mahallesine gitti. İslam ordusunun sancağını Ali-radıyallahu anh- taşıyordu. Yahudiler Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-’i karşılarında görünce O’na sövüp hakaret etmeye başladılar. Rasûlullah-sallallahu aleyhi vesellem-’in çağrısını duyan müslümanlar da hemen yola çıktılar. Müslümanlardan kimisi vaktin daralması yüzünden ikindi namazını yolda kıldılar. Kimisi de oraya vardıktan sonra ancak gecikmeli olarak kıldılar. İkindi vakti gecikmişti.Bu durum Peygambere anlatılınca iki gruptan hiç birini suçlamadı. Müslümanlar Kureyza yahudileri mahallesine gelerek, Yahudilerin “Ene” dedikleri kuyunun civarında toplandılar.

Allah Yahudilerin kalplerine korku attı ve korkularından kalelerine kapandılar. Savaşmaya cesaretleri yoktu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- onları kuşatma altına aldı. Kuşatma uzayınca Yahudiler bazı müslüman dostlarıyla danışmalarda bulunmak istediklerini bildirerek Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-’den Lübabe’yi kendilerine göndermesini talep ettiler. Resulullah -sallallahu aleyhi vesellem- onların bu taleplerini kabul ederek Ebu Lübabe’yi onlara gönderdi. Bu zat kaleden içeri girince erkekler etrafını sardı, kadınlar ve çocuklar ağlamaya başladılar. O da bu manzarayı görünce duygulandı. Yahudiler O’na

“Muhammed’in hükmünü kabul edelim mi? Ne dersin?” diye sordular. O da

“Evet” dedi ve elini gırtlağına götürdü. Bu işaretle onların kesinlikle kılıçtan geçirileceklerini anlatmak istemişti. Sonra bu işaretiyle Allah ve Rasulu’ne ihanet ettiğini anladı ve hemen doğruca Mescid-i Nebevi’ye giderek, kendisini mescidin direklerinden birine bağladı ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- gelip bizzat kendi elleriyle çözmedikçe ayrılmamaya yemin etti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- O’nun bu durumunu öğrenince

“Eğer bana gelseydi ben kendisi için Allah’tan af dilerdim. Ama madem ki öyle yapmış o halde Allah O’nun tevbesini kabul edinceye kadar ben bir şey yapabilecek değilim” buyurdu.

Kuşatmanın uzamasıyla beraber Kureyza Yahudileri açlıkla karşı karşıya kaldılar ve maneviyatları çöküntüye uğradı. Sonra kuşatmanın yirmi beşinci günü Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- ‘in hükmünü kabul ederek teslim oldular. Eli silah tutan adamlar kadın ve çocuklardan ayrılarak tutuklandılar. Cahiliye döneminde müttefikleri olan Evs, onlara Hazrec’in müttefiki Kaynuka oğullarına yapıldığı gibi iyilik yapılması ve ağır ceza verilmemesi hususunda ısrar etti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- Evslilere hitaben

“Onlar hakkında sizden bir adamın hüküm vermesini ister misiniz?” diye sordu. Onlar da

“Elbette” diye cevap verdiler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-

“Bu kişi Sa’d bin Muaz’dır” buyurdu. Evsliler

“Tamam razı olduk” dediler.

Sa’d bin Muaz Hendek kuşatması sırasında yara almıştı. Medine’de Mescid’in içinde revir olarak kullanılan bir köşede tedavi ediliyordu. O’nu bir merkebe bindirerek Peygamber -sallallahu aleyhi vesellem-’in huzuruna getirdiler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-’e yaklaştığında “Efendinizi kalkıp karşılayın” buyurdu. Onlar da kalkıp Sad’ın etrafını çevirdiler. Evsliler

“Ey Sa’d! onlara acı, onlara acı” Diye ısrarla ricada bulunmaları üzerine Sad onlara şu karşılığı verdi.

“Hiç kimsenin kınamasından çekinmeden, Sa’d’ın sırf Allah rızası için konuşmasının artık zamanı gelmiştir.”

Bu sözleri duyan Evslilerin, Kureyza yahudilerinin kurtuluşu ile ilgili ümitleri söndü. Artık bu adamların sonlarının geldiğini anladılar.

Kureyza’nın da onun hükmüne razı olacaklarını bildirmesinden sonra Sa’d şu hükmü verdi: Erkekler idam edilecek, kadınlar ve çocuklar esir tutulacak ve malları kuşatmaya katılan müslüman askerler arasında paylaşılacak.

Sa’d bu kararını açıkladıktan sonra Peygamber -sallallahu aleyhi vesellem- O’na :

“Ey Sa’d! sen yedi kat göklerin üstünden inen Allah’ın verdiği hükümle hükmettin” diyerek O’nun verdiği hükmü onayladı. Ayrıca Sa’d’ın bu hükmü Yahudi şeriatına göre de uygun hatta daha da merhametliydi.

Sa’d’ın bu hükmünden sonra Medine’nin pazar yerine kanallar kazıldı ve Kureyzaoğulları erkekleri buraya grup grup getirilerek infazları gerçekleştirilerek cesedleri bu kanallara doldurulup üzerine toprak örtüldü. İdam edilen Kureyza yahudilerinin toplam sayısı dörtyüz olduğu rivayet edildiği gibi altıyüz-yediyüz kişi olarak ta rivayet edilmiştir.

Hayber’e sığınan Nadiroğulları yuhudilerinin liderlerinden Hay bin Ahtab da onlarla beraber idam edildi. Bu adam arap kabilelerini müslümanlara karşı kışkırtan yirmi kişilik yahudi heyetinin içindeydi. Sonra savaşın en şiddetli anlarında Kureyzaoğulları yahudilerine gelerek onları da müslümanlarla olan andlaşmalarını bozup, savaşa katılmaya ikna etti. Kureyzalılar güvence olarak O’nun yanlarında kalmalarını istediler. Böylece kendi başlarına gelebilecek bir felaketin O’nun başına da gelmesini istediler. Bu gerçekleşti ve Ahtab’da onlarla beraber idam edildi.

Kuşatma esnasında bazı yahudiler İslam’a girmeyi kabul ettiler. Onlara dokunulmadı. İçlerinden el değirmenini atarak Hallad bin Suveyd’i şehid eden bir kadın da erkeklerle beraber idam edildi. Yahudilerden geriye kalan mallar ve silahlar toplanıldı. Binbeşyüz kılıç, üçyüz zırh, bin yay ve beşyüz kalkan olmak üzere birçok silah elde edildi. Köle ve hurmalıkların dışında ayrıca birçok değerli mal ve eşya da ele geçirildi. Ele geçirilen bu malların beşte biri beytül mala ayrıldıktan sonra geri kalanı bu kuşatmaya katılan müslümanlar arasında paylaşıldı. Piyadelere bir hisse verilirken süvarilere iki hissesi atına olmak üzere üç hisse paylaştırıldı.

Esirler ise Necid bölgesine gönderilerek silah karşılığında satıldılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- esirler arasında Zeyd bir Amr’ın kızı Reyhane’yi seçerek kendisine ayırdı. Reyhane güzelliği ile meşhurdu. Rivayete göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- onunla azad ettikten sonra evlenmiştir. Reyhane Veda Haccından sonra vefat etti.

Kureyza meselesinin sona ermesinden sonra Sa’d bin Muaz mescidde tedavi olduğu çadırda bir koyunun yarasına vurması sonucu şiddetli kan kaybına uğradı ve vefat etti. Sa’d’ın cenazesine müslümanlarla beraber melekler de iştirak etti. Rahman’ın arşı onun ölümüyle titredi. Ebu Lubabe altı gündür direğe bağlıydı. Namaz vakitleri girince karısı gelip bacağını çözerdi. Namazdan sonra yerine giderek tekrar kendini direğe bağlardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-’in Ümmü Seleme’nin evinde olduğu bir sırada, Ebu Lubabe’nin tevbesi nazil oldu. İnsanlar onu çözmek üzere mescid’e koştuklarında, O kendisinin ancak Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- tarafından çözülebileceğini söyleyip onları reddetti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- sabah namazı için mescide çıktığında yanına giderek O’nu bizzat kendi mübarek elleriyle çözdü.

Müslümanlar Kurayzaoğulları gazvesinden sonra birçok askeri şeyler gerçekleştirdiler.İşte bunların en önemlileri şunlardır:



Kataloq: data

Yüklə 1,2 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   35   36   37   38   39   40   41   42   ...   62




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə