Siyer-i Nebi


Uzza, Menat ve Süva'nın Yıkılması



Yüklə 1,2 Mb.
səhifə53/62
tarix23.01.2018
ölçüsü1,2 Mb.
1   ...   49   50   51   52   53   54   55   56   ...   62

Uzza, Menat ve Süva'nın Yıkılması:


Ramazanın yirmibeşinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- Halid bin Velid’i otuz kişilik bir süvari birliğinin başında Nahle’ye göndererek Arapların en büyük putu olan Uzza’nın heykelini yıktırdı.

Sonra yine Ramazan ayında Amr bin As’ı göndererek Huzeyl kabilesinin en büyük putu olan Süva’yı yıktırdı. Bu heykel Mekke’nin 150 km kuzey doğusunda bulunmaktaydı. Heykel’in acziyetini gören bekçiler müslüman oldular.

Daha sonra da yine aynı Ramazan ayında Seyyid bin Zeyd el-Eşheli -radıyallahu anh- yi yirmi kişilik bir süvari birliğinin başında göndererek Kadid bölgesinde bulunan Menat putunu yıktırdı. Bu put, Kelb, Hüzan, Gassan, Evs ve Hazrec kabilelerinin putu idi.

Halid'in Cezimoğullarına Gönderilmesi:


Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- Mekke’de iken Şevval ayında Halid bin Velid’i 350 kişilik bir kuvvet ile İslama davet amacıyla Cezimeoğullarına gönderdi. Halid onları İslam’a davet etti. Fakat Cezimoğulları İslam’a girmeyi reddettiler. Bunun üzerine Halid onlara saldırıp bir kısmını öldürdüğü gibi, bir kısmını da esir aldı. Sonra bir gün her adamına elindeki esiri öldürmesini emretti. Ancak İbni Amr ve arkadaşları O’na karşı geldiler. Mekke’ye dönüp olayı Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-’e haber verdikleri vakit, Allah Rasulu -sallallahu aleyhi vesellem- bu olaydan çok üzüldü ve elini kaldırarak:

“Allah’ım ben Halid’in yaptığından beriyim, Allah’ım ben Halid’in yaptığından beriyim” buyurdu. Sonra Ali -radıyallahu anh-’yi öldürülen kişilerin diyetini vererek Cezimoğullarına gönderdi. Ali onlara öldürülen kişilerin diyetlerini ve savaşta kaybettikleri mallarının bedelini ödedikten sonra elinde kalan fazla malları da onlara bağışladı.

Halid’in esirler hakkındaki emri nedeniyle O’nunla Abdurrahman bin Avf arasında tartışma yaşanmıştı. Durum Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-’e intikal edince Halid’i kınayarak şöyle buyurdu.

“Dur ya Halid. Arkadaşlarımı rahat bırak. Allah’a yemin olsun ki bir kimse Uhud dağı kadar altına sahib olsa ve onun tamamını infak etse yine de benim ashabımın Allah yolunda bir sabah veya bir akşam gidip gelmesinden aldığı sevaba ulaşamaz.”


Huneyn Gazvesi:


Mekke’nin fethi tamamlandıktan sonra başta Hevazin ve Sakif olmak üzere Kays Iylan kabileleri aralarında danışmalarda bulunmak üzere toplandılar. Ve “Muhammed kendi kavmi ile olan savaşını zafer ile noktaladı. Şimdi sıra bize geldi. O halde o bize saldırmadan önce biz O’na saldıralım” şeklinde bir karara vardılar. Hemen savaş hazırlıklarına giriştiler. Savaş komutanlığına Malik bin Avf getirildi. Malik büyük bir ordu oluşturarak Evtas vadisine indi. Beraberilerine karılarını, çocuklarını ve mallarını da almışlardı. İçlerinde ileri görüşlülüğü ve zekasıyla meşhur olan Düreyd bin Simme de vardı. Çocuk ve hayvan seslerini işitince Malik’e bunun ne demek olduğunu sordu. Malik de O’na: “Her askerin arkasına ailesi ve malını koyarak onlar için savaşmasını ve geri dönüp kaçmamasını istediğini” söyledi. Düreyd, bunu doğru bulmayarak, geri çekilmeye mecbur bir askeri hiçbir kuvvetin durduramayacağını anlattı. Sonra geri dönüldüğü taktirde, bu kadınlar yüzündan daha çok şerefsizliğe düşeceklerini söyledi. Fakat Malik, Düreyd’in görüşünü kabul etmedi. Birliklerini Evtas’tan topladı ve daha sonra civardaki Huneyn vadisine bir kısım askerlerini intikal ettirererek burada pusu kurdu.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- düşman kabilelerin savaş için birleleştiklerini haber alır almaz harekete geçti ve Şevval’in 6. günü cumartesi 12 bin kişilik bir kuvvetle Mekke’den çıktı. Mekke’ye naib olarak İtâb bin Üseyd’i bıraktı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- sefere çıkmadan önce henüz müşrik olan Safvan bin Ümeyye’den yüz zırh ve yetecek kadar ödünç silah aldı. Yolda müslümanlar arapların öteden beri saygı gösterdikleri büyük ve yeşil bir ağaç ile karşılaştılar. Araplar bu ağaca “Zatül Envat” diyorlardı. Her yıl onun yanına gelir ve silahlarını çıkarıp onun üzerine asarlardı. Kurbanlarını onun yanında keser ve orda ibadet niyetiyle bir gün kalırlardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- ile birlikte giderlerken İslama yeni girmiş bazı müslümanların gözü bu ağaca takıldı. Hemen

“Ya Rasûlallah! Onların Zatu Envat’ı gibi, bir Zatu Envat da bize yap” dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- : “Allahu Ekber! Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, siz , Musa’nın kavmi O’na: “Onların ilahları gibi sen de bize bir ilah yap demişler. Musa da siz cahil bir kavimsiniz” demişti. Muhakkak ki siz sizden önceki kavimlerin yolundan gidiyorsunuz” buyurdu.

Ayrıca müslümanlardan bazıları İslam ordusunun büyüklüğüne bakarak

“Bugün asla yenilmeyiz” dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- bu sözü duyunca çok üzüldü. Aynı günün akşamı müslümanlardan bir atlı gelerek Havazin kabilesinin tüm can ve mallarıyla yola çıkmış olduğunu haber verdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- bu haberi duyunca gülümsedi ve:

“İnşaallah yarın bunlar müslümanların ganimeti olacaktır” buyurdu.

Hicri 8. yılın Şevval ayının onuncu gecesi İslam ordusu Huneyn’e vardı. Huneyn’e girmeden önce Rasûlullah-sallallahu aleyhi vesellem- ordusunu teftiş ederek Muhacirlerin sancağını Ali’ye, Evs’in sancağını Üseyid bin Hudeyr’e, Hazrec’in sancağını da Habbab bin Münzir’e, diğer kabilelerin sancaklarını da her kabilenin bir yiğidine verdi.Kendisi de iki zırh ve miğfer giydi. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra İslam ordusunun öncü kuvvetleri düşman pusususundan habersiz Huneyn vadisine girmeye başladı. Bu arada düşman birlikleri gizlendikleri pusulardan çıkarak müslümanların üzerine ok yağmuru yağdırmaya başladılar. Yekvücüt halinde hucum ediyorlardı. İslam ordususunun mukaddimesi neye uğradığını şaşırdı. Beklemedik bir saldırıya uğramışlardı. Müslümanlar geriye dönüp kaçmaya başladılar. Hiçbiri başını çevirip de diğerine bile bakamıyordu. Öncü kuvvetlerin bozulması diğer kuvvetleri de etkiledi. Müslümanlar genel bir bozgunluk içine düştüler.

Bu beklenilmedik bozgun İslam ordusu içinde bulunan bazı müşrikleri ve yeni İslam’a girmiş kişileri sevindirerek Ebu Süfyan:

“Bu yenilginin denize kadar arkası alınmaz!” diye bağırdı. Bir başkası da O’na:

“Muhammed ve ashabının bozguna uğramasıyla müjdelenin. Bundan sonra bizi zorlayamazlar” dedi. Ancak daha henüz müşrik olan Safvan ve İslam’a yeni giren İkrime bu kişileri azarlayarak susturdular.

Herkesin dağılıp kaçtığı bu zor anda Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- yanındaki birkaç Muhacir ve Ensarla beraber sebat ediyor ve merkebini düşman tarafına doğru mahmuzluyor ve şöyle haykırıyordu:

“Yalan değil Peygamberim

Ben Abdulmuttalibin oğluyum”

Amcası oğlu Ebu Süfyan bin Haris ve amcası Abbas O’nun atının yularını ve başını tutarak düşman saflarına girmesine engel oluyorlardı. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- atından inerek Allah’a dua edip yardım istedi. Gür sesli olan amcası Abbas’a sahabesine haykırmasını emretti. Abbas gür sesiyle:

“Ey Ensar! Ey Rıdvan ağacı altında Peygamber’e bey’atte bulunan mert Medineliler” diye haykırınca dağılmış bulunan müslümanlar

“Lebbeyk, Lebbeyk” diyerek Rasûlullah’ın etrafında toplanmaya başladılar.Böylece büyük sayıda bir toplanma oldu. Allahu Teâlâ onların kalplerine sükûnet indirerek kendilerine büyük bir rahatlama verdi. Görülmeyen askerlerini yardım için indirdi. Savaşın şiddetlenmesi üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- şöyle buyurdu.

“İşte şimdi tandır alevlendi, savaş kızıştı” sonra yerden bir avuç toprak alıp düşmanın yüzüne savurdu.Çok geçmeden müslümanlar üstünlüğü ele geçirdiler.Düşman dağılıp kaçmaya başladı.Müslümanlar onları takip ederek onları öldürmeye ve esir almaya başladılar. Düşman tam bir bozguna uğradı. Öyle ki çoğu savaşçıları ile kadın ve çocuklarının tamamı esir alındılar.Halid bin Velid bu savaşta çok ağır yaralar almıştır. Ayrıca Allah’ın Rasulüne inayetini bizzat gören Mekke müşriklerinden birçoğu bu savaştan sonra İslam’a girdiler.


Kataloq: data

Yüklə 1,2 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   49   50   51   52   53   54   55   56   ...   62




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə