Steven paul jobs



Yüklə 47,72 Kb.
tarix28.10.2017
ölçüsü47,72 Kb.
#18789

STEVEN PAUL JOBS

Steve Jobs hayatının kitap haline getirilmesi için Walter Isaacson ‘a defalarca ricada bulunuyor. Walter, hayatında büyük olaylar olmuş sanatçıların, bilim adamlarının hayatlarını kaleme alan ünlü bir biyografi yazarı. Uzun dönem ısrarların akabinde, Jobs’un eşi Laurene Powel, Walter’a Jobs’un bir hastalık geçirdiğini, kanser olduğunu ve bunu kimseyle paylaşmadığını, kitabı yazmak için karar verdiğinde Jobs’un hayatta olmama ihtimalini söyleyerek yazarı ikna etmiş oluyor. Steve ile yazar arasında görüşmeler gerçekleşiyor, ismi geçen her kişi ile ayrı görüşmeler yapan yazar Jobs’un söylediklerini kontrol etmek amaçlı onlardan onaylar alıyor ya da hikayeleri bir de onlardan dinliyor. Jobs hastalığı süresince hafızasında bazı olayları hatırlamakta güçlük çekiyor ve bazı şeyleri değiştirerek anlatabiliyor. Hastalığı sebebiyle kitap için görüşmelere bir süre ara veriliyor. Steve Jobs kitap için hayatındaki her aşamayı olduğu gibi söyleyeceğini ve kitap bitince okumayacağını belirtiyor. Eşi Jobs’un çok iyi bir insan olmadığını ve diğer kişilerin de bunu söyleyeceklerini belirtiyor, ancak anlatılanların hiçbirinin değiştirilmemesini Jobs’un olduğu gibi yansıtılması gerektiğini rica ediyor. Kitap değiştirilmeler yapılmadan yazılıyor.

Paul Jobs ve Clara Jobs mutlu bir evlilik geçirmektedir. Paul Jobs liseyi terk etmek durumunda kalmıştır ve meslek olarak makinistlik yapmaktadır. Clara Jobs Ermeni göçmeni güzel bir bayandır. Evliliklerinin dokuzuncu yılında çocuk sahibi olamadıkları için evlatlık edinmeye karar veriyorlar.

Steve Jobs’un annesi Joanne Schreble Alman kökenli köylü bie ailenin kızı. Joanne üniversitede asistan olarak görev yapan Abdulfattah Jondoli adında Suriyeli bir müslümana aşık olur, Abdulfattah’ın ailesi oldukça zengindir. Çiftin evlenmek istemesine Joanne’nin babası karşı çıkmaktadır. Her iki aile de eğitime önem veriyordu. Çiftin bebekleri olacaktı ancak evli değillerdi ve Joanne babası onu evlatlıktan reddedecek diye korkuyordu. Bu nedenle 1955’de San Fransisco’ya gidiyor ve bekar annelere yardımcı olan hem de evlatlık edinmek isteyen ailelere aracı olan bir doktorun yanında kalıyor. Joanne bebeğini eğitimli bir aileye vermek istiyordu. Eğitimli bir aile ile anlaştı ancak bebeği almaya karar veren avukat ve eşi kız bebek istedikleri için son anda karar değiştirip bebeği almıyor. Çaresiz kalan Joanne seçme şansı olmadığı için bebeği liseyi terk etmiş Paul Jobs ve eşine evlatlık vermeye razı oluyor. Bu durumu hiç istemiyor ancak bebeğin eğitim almasını ve üniversite okumasını şart koşarak aileyle anlaşıyor. Joanne’nin babası bir süre sonra ölüyor ve Joanne Abdulfattah ile evleniyor, bir kız çocukları oluyor. Bebeğin adını Mona koyuyorlar.

Steve Jobs evlatlık olduğunu küçük yaşlardan itibaren öğrenmiş. Ailesi bu durumu kolay benimseyebilmesi için Steve’e ‘’ seni özellikle seçtik, sen çok özel bir çocuksun’’ şeklinde söylüyorlar. O dönemlerde başlayan terk edilmişlik psikolojisi Steve Jobs’un tüm hayatında varlığını hissettiriyor. Hep kendisinin terk edilen değil seçilen olduğunu düşünerek kendisinin özel olduğunu bilmek istiyor. Ailesi Patty adında bir kız çocuk daha evlatlık edinerek Steve’e kardeş getiriyor.

Steve okula başlayana kadar babasıyla vakit geçiriyor, babasının yaptığı işleri izliyor ve ona yardım ediyordu. Babası ona göre iyi bir makinistti ve çok dikkatli, çok zeki bir adamdı. Steve babası ile birlikte bit pazarlarına araba parçası bulunan hurdalık alanlara gidiyor babasının satın aldığı parçaları tamir edip tekrar sattığına şahit oluyor, babasının parçaların gerçek değerlerinin ne kadar olduğunu satıcılardan daha iyi bildiğini görünce mutlu oluyordu. Ancak hiçbir zaman mekanik şeyler ilgisini çekmeyi başaramamıştı, babası durumun farkındaydı Steve ‘i elektronik parçalarla tanıştırmayı denedi ve bu yöntem Steve’in hoşuna gitmişti. Paul Jobs çalıştığı büyük küçük işlerde mutlaka para ayırırdı, özellikle çalıştığı şirketlere bağlı kalmaksızın boş zamanlarında yaptığı araba tamirciliğinden kazandığı parayı Steve’in üniversite masrafları için biriktiriyordu.



OKUL

Steve okula başlamadan annesinden okuma yazma öğrendiği için ilk seneler arkadaşlarından ileri seviyede performanslar gösteriyor daha sonra da canı sıkılıyordu. Jobs yaramaz bir öğrencilik süreci geçirmeye başlamıştı. Otoriteyi kabul etmeye hem mizacı hem de yetiştirilme tarzı müsait olmadığı anlaşılıyor. Şaka üslubu ileri seviyede olan Jobs öğretmenlerine de şaka yapan bir öğrenci. Örneğin, öğretmenin sandalyesinin altında patlayıcı patlatarak kadının tiklenmesine sebebiyet veriyor. Okul yöneticileri durumu Paul Jobs ile görüşüyor ve Paul Jobs yöneticilere Steve’in özel bir çocuk olduğunu bunun kendisi tarafından Steve’e öğretildiğini üstelik Steve’nin dikkatini çekecek şeyler yapılmıyorsa bunun okulun suçu olduğunu belirtiyor. Steve 4. sınıfa geçtiğinde yeni bir öğretmen ile tanışıyor, öğretmeni Steve’e içinde matematik sorularının olduğu bir kitap veriyor ve çözmesini bitirince getirmesini istiyor. Kitabı çözmesi karşılığında renkli şeker ve 5 dolar ödül koyuyor. Steve iki gün sonra kitabı çözüp götürüyor, daha sonraları öğretmeni Steve’e mercek, fotoğraf makinesi yapımında kullanılabilecek tarzda hobi setleri veriyor. Steve’ e farklı davranıyor ve sene sonunda Steve’nin seviyesinin ölçülmesi için okul yöneticileri ile görüşüyor, seviye testi yapılıyor. Sonuç; Steve Jobs’un seviyesi lise ikinci sınıf seviyesinde çıkıyor ve iki sınıf atlaması gerektiğini düşünüyorlar ancak ailesi bu durumun psikolojik yönden Jobs’u etkilemesinden korkarak sadece bir sene atlamasını kabul ediyorlar, böylece Jobs 5. Sınıfı okumadan 6. sınıftan devam ediyor.

Bir dergide gördüğü açlık çeken çocukların fotoğrafı üzerine Pazar günü klisede Papaz’a dergiyi göstererek Tanrı’nın bu çocukların geleceği hakkında bilgisi olup olamayacağını sordu. Papaz’dan aldığı ‘’ Tanrı gelecek hakkında bilgiye sahiptir ‘’ yanıtı Jobs’u düşündürdü. Fotoğraftan etkileniyor, dünyada böyle şeyler varken böyle bir Tanrı’ya tapmak istemediğini düşünüyor.

Lisede kaşifler kulübündeydi ve çocuklar projelerle uğraşıyorlardı. Jobs elektronik sinyallerdeki pals sayısını ölçen bir frekans sayıcı yapmaya karar verip babasının çalıştığı firma olan Hewlett Packard’ın CEO’su Bill Hewlett’e telefon ediyor. İhtiyacı olan parçaları istemek için aradığı telefon konuşması yirmi dakika sürüyor ve Jobs o yaz firmada çalışmaya başlıyor. Steve Jobs babasından gördüğü gibi elektronik parçaları buluyor ucuza alıp onlar üzerinde kendi denemeler yapıp parçaları satıyordu. Bu şekilde ve babasının da desteği ile ilk arabasını 15 yaşında aldı. Nash Metropolitan model bir arabaydı. Bir sene sonra Fiat 850 Coupe alıyor. Para biriktirip bir şeyler almanın heyecanına varıyor. Bu dönemlerde uyuşturucu kullanmaya başlıyor, babası ile ilk defa bu sebepten tartışıyor.



ÜNİVERSİTE

Steve Jobs üniversiteye gitmek istemiyor, ailesi Steve’in annesine söz verdikleri için üniversiteye göndermek konusunda diretiyor. Steve Jobs üniversiteye gitmeyi tek şartla kabul ediyor, bölgeden biraz uzakta olan maddiyatı aşan Reed Üniversitesi’nde okumak. Ailesi durumu kabul ederek üniversiteye onu bırakıyorlar, Steve üniversiteye geldiğinde ailesiyle vedalaşmıyor. (hayatını anlatırken bu durumdan çok utandığını belirtiyor)

Steve üniversite dönemlerinde vejetaryen oluyor. Meyve ve sebze ağırlıklı ve daha sonraları meyve ve sadece nişastasız sebzelerle besleniyor, arada oruç tutarak vücudunu temizliyor.

Terliklerle dolaşıyor bazen de sandalet giymeyi tercih ediyor. İlgisini çeken dersler olmuyor. Diploma almanın iş güvencesi olduğunu düşünüyor. Ona göre hayata karşı bir adım önde başlamanın yolu bu şekilde değil.

Üniversiteden çabuk sıkılıyor. Ailesinin bir ömür biriktirdiği parayı okula vermeyi istekli bulmuyor bu nedenle okuldan ayrılıyor. Okuldan kaydını aldırıyor, ilgisini çeken derslere girmeyi devam ettiriyor.

İŞ HAYATI

Okuldan ayrılınca 1974’te ailesinin yanına geliyor. Bu süreçte iş aramaya başlıyor. Atari’de iş başvurusuna gidiyor, işe alınana kadar odadan çıkmayacağını söyleyerek işe alınıyor. Steve Jobs ikna kabiliyeti yüksek olması özelliğini hayatının her döneminde kullanıyor. Zen Budizmine inanıyor ve kullandığı meyve diyetlerinin vücudundaki mukus miktarını azalttığını düşündüğü için yıkanmasına gerek olmadığını düşünüyor. İş arkadaşları pis kokmasından rahatsız oluyor Steve Jobs’un işten atılmasını istiyorlar, firma sahibi Steve’den memnun ve bu duruma çözüm buluyor. Steve gece firmaya gelip çalışıyor ve işlerini o şekilde tamamlıyor.

Terk edilmişlik psikolojisi ile kendisinin kim olduğunu sorguluyor. Aydınlanmasını tamamladığını düşünmüyor bunun için Hindistan’a gitmeye karar veriyor. Masraflı bir yolculuk olacağından patronundan para istiyor ve patronu onu bir proje ile Avrupa’ya gönderip oradan Hindistan’a gitmesi için olanak sağlıyor. Avrupa’da projenin hatalı noktalarını tespit edip hallediyor ve Hindistan’a uçuyor. Ucuz bir otelde kalıyor ilk olarak, sulardan dizanteri oluyor, çok kısa sürede 73 kilodan 55 kiloya düşüyor. Hastalıktan bir köylünün yardımı ile kurtuluyor. 7 ay Hindistan’da kaldıktan sonra Amerika’ya dönünce kültür şoku yaşıyor. Batıda mantıksal zihinsel düşüncelerin öğrenilen kavramlar olduğunu fark ediyor, Hindistan’da yaşayanların sezgileriyle yaşadıklarını ve bunun güçlü bir yanı olduğunu belirtiyor.

1975 sonları Atari’deki işine geri dönüyor. Herkesin oynayabileceği bir oyun tasarlamayı düşünüyor ve bu konuda üniversiteye başlamadan tanıştığı bir arkadaşı Wozniak’tan yardım istiyor. Wozniak babası gibi bir mühendis ve Steve Jobs’dan beş yaş büyük. İki arkadaş aylar sürecek çalışmayı 4 gece uyumadan tamamlıyorlar. Emekleri karşılığı prim alıyorlar. Aynı yıl Wozniak yaptığı çalışmalar sırasında klavyeden yazılan harflerin ekranda yansımasını sağlayan yollar buluyor ve Wozniak bu bilgisayarı çalıştığı firmaya sunuyor firma maliyetli bir girişim olabileceğini düşünerek geri çeviriyor. İkili kendi şirketlerini kurmak için girişimlere başlıyorlar. Hazırladıkları bu bilgisayarı sunmaları için müşteri toplantılarına katılıyorlar istedikleri gibi geçmiyor. Bilgisayar parçaları alım satımı yapan bir dükkan sahibi Steve ile görüşmek istediğini söyleyerek ürün siparişi veriyor.



APPLE DOĞUYOR

Şirkete isim bulmaları gerekiyor, düşündükleri çoğu isimden vazgeçip farklı bir şey arıyorlar. O dönem Steve Jobs elma diyetinde, sadece o hafta elma yiyor. Steve’in bir tanıdığının çiftliği var ve elma ağaçlarını buduyor o hafta. Elma yaratılış meyvesi, başlangıç olarak düşünüyor. Daha önce çalıştığı Atari Firmasından da rehberde Apple Computer şirket ismi önce gelecek böylelikle. Apple Computer ismi kafasına yatıyor. Bilgisayar gibi soğuk elektronik bir kelimenin önüne gelen yumuşak bir sözcük hoşuna gidiyor. Elma ve bilgisayar kelimelerinin alakasız bir bütünlük yaratmasından dolayı firmanın marka değeri çabuk tanınıyor. Apple üç mühendis arkadaşın ortaklığı ile kuruluyor. Jobs, Wozniak ve Wayne. Wayne daha önce şirketini batırdığı için aynı şeyleri tekrar yaşamaktan korkuyor bu nedenle on bir gün sonra ortaklıktan ayrılıyor. Wayne’nin şirkette %10 hissesi 2300 dolara karşılık geliyor. Eğer ayrılmamış olsaydı 2010 yılında hesaplanan miktarı 2,6 milyar dolar olması bekleniyordu.

Kişisel bilgisayarlar paket halinde sunulması gerekiyordu. Bir sonraki üretilecek Apple modelinde gömme klavye, kasa ve monitör olmalıydı. Dokuz ay sonra ortalıklarını üçüncü bir isime Mike satarak resmi Apple Computer Co. 3 Ocak 1977 de kuruluyor. O dönem 181 kişisel bilgisayar kullanıcılarının sadece 6’sı Apple kullanıyordu.

Apple’ı pazarlamaya katmak için reklam değeri elde etmesi gerekiyordu. Silikon Vadisi’nin en iyi reklamcısını ikna etmek için Jobs çok uğraşıyor. Logoyu çizen kişi, iki seçenek sunuyor. Biri bütün bir elma, diğeri ısırılmış bir elma. Jobs ilkini kiraza benzediğini düşünerek ikincisini seçiyor. Tek istediği sevimli bir logo olmamasıydı.



APPLE II TANITIMI

Bilgisayar Fuarı açılacağını duyan Jobs hemen fuarın ilk sırasında yer kiralamıştı. Görselin ve algıda farklılık yaratmanın Apple II’yi tanıtmada işe yarayacağını düşünüyordu. Diğer sergiciler basit masalar getirmiş ve afiş panolarına ilanlar asmışlardı. Apple’ınsa siyah kadifeyle örtülü bir tezgâhı ve yeni logosunu taşıyan, arkadan aydınlatmalı, büyük bir paneli vardı.İşe yaramıştı, 300 sipariş aldı ve Japon tekstil firmasının bayiliğini almış oldu.

Jobs 23 yaşındayken dönem dönem ayrılıp barıştığı kız arkadaşı hamile kalıyor. Jobs biyolojik babasının kendisini terk ettiği yaşlarda. Kızın başka birliktelikleri olduğunu da bildiği için bebeği sahiplenmek istemiyordu yine de bebeği evlatlık vermemesini söylüyordu. Bebek doğduğunda bebeği ve anneyi görmeye gidiyor, bebeğin adını birlikte koyuyorlar ancak soyadını vermiyor. Bebeğin bakımıyla ilçe ilgileniyor ve Jobs’a babalık testi davasında bulunuyor. DNA testinin yeni yaygınlaştığı dönemler, DNA testi yapılıyor Jobs nafaka vermeye razı oluyor. Çocuğun her bakım masrafıyla ilgileniyor ve anneyle çocuğun kalabilmesi için bir ev ayarlıyor.

Jobs bu dönemlerde olgunlaşıyor. Uzun saçlarını modaya uygun kestiriyor, modaya uygun kıyafetler giymeye başlıyor, Zen tapınaklarına gitmeyi azaltıyor, alıştığı diyetlerine azaltmalar getiriyor.

Bu zamana kadar üretilen Apple ürünleri Jobs’un garajında üretiliyordu, Apple II sayesinde garajdan çıkıp endüstri olan ürün imalatında 1977’de 2500 adet ürün satılırken 1981’de 210.000 adet ürün satılıyor. Bilgisayarların mükemmelliğini Wozniak sağlıyor çünkü Wozniak Jobs’dan daha iyi bir mühendis ancak çekingen bu yüzden ön planda Jobs’un olmasını istiyor. Apple II gözde projesi LISA ( Steve’in kızının adı) ile yeni yazılım piyasaya sürmeyi hedefliyor.

Apple 12 Aralık 1980’de halka açıldı. Bankacılar artık hisseye 22 dolar fiyat biçmişlerdi. Hisse ilk gün 29 dolardan satıldı. Jobs tam satışlar başlarken 25 yaşındaydı ve şimdiden 256 milyon dolarlık serveti vardı. Steve Jobs’ın zenginliğe yaklaşımı zengin olduktan önce de sonra da, hem beş parasız olduğu hem de milyarder olduğu zamanlarda karmaşık oldu. İcatlarını parasız dağıtmak isteyen bir arkadaşından faydalanan antimateryalist bir hippiydi ve Hindistan’a gittikten sonra yolunun bir şirket kurmak olduğuna karar veren bir Zen’ciydi. Çok fazla hayırsever biri değildi, vakıf kuruyor ve yoksulların ihtiyaçları için yüksek miktarlar ödüyor bunu da kimseye söylemiyordu. Verdiği en büyük kişisel armağan anne ve babasına oluyor. 750.000 dolarlık hisse veriyor ve yaşadıkları evin borcunu kapatarak ilk defa borçsuz bir evleri olduğu için mutlu olduklarını hissediyor.

Ekim 1981’de Jobs ünlü bir dergide kapak oluyor. Ardından diğer dergilerde röportajları yer alıyor. 26 yaşındaki bir adamın gerçekleştirdiği başarılar, garajda üretime başlanan projeler sonrası dev elektronik endüstri yolculuğu ve Steve Jobs’un çalışanlarına sergilediği sert mizaçlardan bahsediliyor. Steve Jobs sert bir tavır içinde olduğunu kabul ediyor kendisini önlemesi gerektiğini de düşünüyor. Bir liseden davet geliyor ve çocuklara Apple hakkında bilgiler veriyor, oldukça sıradan biri gibi davranıyor, çocuklara gelecekteki hayallerinden bahsediyor. Onlara bir süre sonra kitap boyutunda bilgisayar yapmak istediğini söylüyor. Dönemin çocuklarının idealist olmadıklarını, sadece okudukları bölümleri bitirip bir işe yerleşmek olduklarını düşünüyor.

Apple II’de yeni projeler geliştirilmesi için çalışanlarıyla toplantılar yapıyordu. Bir telefon defterini masaya bırakıp ‘’ bunun boyutunda olmasını istiyorum, fazla yer kaplamayacak, taşınması kolay olacak, klavyesi içinde olacak ve klavye ekrana doğru birleştirilebilecek kadar esnek olacak. Aynı bir Porsche gibi modası geçmeyen bir model olmalı ‘’ diye belirtiyor. O dönemde Jobs bir Porsche 928 model arabaya sahip. Bilgisayarların dikdörtgen şeklinde olmasını değil köşelerinin yuvarlak olmasını aynı bir insan yüzüne benzemesini istiyor. Dostane görünen bir bilgisayar tasarlamak istiyor. Bir dergide Apple bilgisayarları taklit eden rakip firma hakkında ileri geri konuştuğu için Yönetim Kurulu Steve’in elinden Lisa projesini alıyor. Bir süre sonra Apple’in kurumsallaşmasını sağlayan yatırımcı ona yeni bir proje ayarlayıp ölü bir projeyi canlandırması için Steve’i Apple’a çağırıyor. Macintosh projesini canlandırıyor ve klavyeden yazılan komutların ekranda canlandığı klasörlerin olduğu birden fazla işlemin yapıldığı bir ekranlı bilgisayar oluşturmayı başarıyorlar, Ancak kişisel bilgisayar yapılması amaçlansa da kimse evinde bilgisayar kullanmadığı için Yönetim Kurulu pazarlamasını kime nasıl yapacaklarını düşünüyor. Steve Jobs şirket sahibi konumunda olduğu için pazarlamasını seçkin CEOlar ile görüşerek onlara yaptırtmayı düşünüyor. PEPSI CEO’su ile görüşeceğini söylediğinde yönetim kurulunda aldığı tepki John Schuley’in neden Pepsi’den ayrılıp Apple’a geleceğini sorduğunda ‘’ kimse şekerli soda satıcısını hatırlamaz’’ yanıtını alıyor. Aynı şekilde John Schuley’i de şekerli soda mı satmak isteyip yoksa kendisi ile dünyayı değiştirmek mi istediğini sorarak ikna ediyor. Pazarlama tekniği olarak insanlara bilgisayar satmak değil, insanların bilgisayar ile yapabileceklerini göstermek olduğu hatırlatılıyor. Macintosh projesi ile piyasaya sürülen ürün pahalı olduğu için beklenen satışları yakalamıyor. Bill Gates’in şirketi Apple bilgisayarları için Microsoft yazılımı üretirken aynı zamanda Jobs’un işletim sistemlerini klonlayıp rakip firma haline geldiği için Apple bilgisayarların satışı daha da azalıyor.

Jobs Şubat 1985’teki 30. Doğum gününü kutlamak için San Francisco’daki St. Francis Oteli’nin balo salonunda 1.000 kişilik bir parti verdi. Davetiyede şu yazılıydı: “Bir Hindu atasözü der ki: ‘Hayatının ilk 30 yılında alışkanlıklar edinirsin. Hayatının son 30 yılındaysa alışkanlıkların seni biçimlendirir.’ Gelin ve benim ilk 30 yılımı kutlamama yardım edin.”

Partide Bill Gates de var, konuşuyorlar ancak birbirlerini pek sevdikleri söylenemez.


JOBS’UN APPLE’DEN GÖNDERİLMESİ
Jobs Mac projesi istediği satışları sürdürmemesi sebebiyle projeleri tekrar incelemeye düzeltme yöntemlerine girişmeye başlıyor. Şirket bu dönemlere gelene kadar hedeflediği noktaya gelinmesi için etrafındakileri kırıp döktüğü anlar oluyor. En yakın arkadaşı Wozniak ile oturup sohbet etmedikleri zamanlar gitgide artıyor, Wozniak bir şirkette tam zamanlı çalışmayı sevmeyen bir mühendis olduğu için ve artık Jobs’un arkadaşlığını göremediği için şirketten ayrılıyor. Jobs’un getirdiği CEO Schuley ile Jobs arasında anlaşmazlıklar çıkıyor, bir dönem sonra yönetim kurulu oy birliği ile Jobs’un başkanlığını elinden alıyor, yönetim kurulunda üye pozisyonunda ve elinden projesi alındığı için Jobs yeni şirket kurmak istiyor. Apple yöneticileri bu duruma sıcak bakıyorlar ve yeni şirket için Apple’ı tedarikçi olarak kullanacaklarını söylüyorlar. Jobs yeni şirketi için Apple’dan değer verdiği 5 çalışanı almak isteyince yönetim kurulu Jobs’un Apple yönetim kurulu ile ilişkisinin kesilmesi gerektiğini düşünüyor. 1985.

YENİ ŞİRKET : NeXT
Jobs yeni şirkete hisselerini koyuyor, NeXT 1985’te bilgisayar donanım ve yazılım şirketi olarak kuruluyor.

Birkaç yıl sonra da yönetim kurulunda ciddi değişmeler gerçekleşiyor. Bu sürede Jobs NeXT’te. Job’un bilgisayar yazılım firması NEXT eski şirketi Apple Bilgisayar ile satın alma görüşmeleri yapıyor. 1996’da Apple şirketi ile birleşiyor.



STEVE APPLE’A DÖNÜYOR
Sene 1996, Steve Jobs Apple’da 1,5 milyon dolarlık hisseye sahip ancak Apple’da yetkiye sahip değil. Jobs’un Apple ‘a gelmesi için onu ikna etmeye çalışıyorlar. Steve şirkete Genel Müdür olarak geri geliyor ve yönetimin değişmesini istiyor. Ona göre yönetim değişmediği sürece üründen ve satışlardan fazla beklenti olamaz.

PİXAR

Lucas Bilgisayar Bölümü canlı film çekimlerini dijitalleştirip etkileyici özel efektlerle donatabilecek bir bilgisayar geliştiriyordu ve ayrıca kısa animasyon filmler üreten bir bilgisayar animatörleri grubu vardı. Jobs 1985’te hisselerin çoğunu alarak yönetim kurulu başkanı oluyor. Jobs hevesli çünkü bilgisayarların sanatla buluşması gerektiğini düşünüyor, 3D tekniği kullanarak büyük işler yapacağını düşünüyor.

Teneke Oyuncak 1988’de en iyi kısa animasyon film dalında Oscar kazandı ve bu ödülü kazanan ilk bilgisayarla üretilmiş film oldu. Jobs kutlama yapmak için ekibini San Francisco’daki bir vejetaryen restoranı olan Greens’e götürdü.

GERÇEK AİLE

Jobs 31 yaşındayken annesi Clara Jobs akciğer kanserinden öldükten sonra babası Jobs’un gerçek annesinin bilgilerini veriyor. Bir dedektif ile Jobs annesinin izini buluyor. 1986. Mona Simpson, Steve’in biyolojik kız kardeşi, ünlü yazar, annesi ve babası için kitaplar yazmış.

Jobs’un kızı Lisa anne ve babası vejetaryen olmasına karşın vejetaryen değil, Jobs bunun için restorana gittiklerine kızına tavuk söylemesi için veriyor ve bu durum Lisa’nın lüks gördüğü bir nokta.

1991’de Laurene Powel ile evleniyor. Ilk bebekleri Reed Paul Jobs, ikinci bebekleri Erin Siena Jobs 1995’te doğdu. Üçincü bebek Eve 1998’de doğdu.

Çocuklarıyla ayrı ayrı Japonya gezilerine katılıyor. Teknolojik gelişmelerle ilgileniyor, Japonya’daki tanıtım fuarlarına katılıyordu.

1998’de ilk masaüstü bilgisayar insanların kutudan çıkardıklarında basit bir şekilde kullanılacak gibi tasarlandı.

iMac Ağustos 1998’de 1.299 dolardan satışa sunuldu. İlk altı haftada 278.000 adet satıldı, senenin sonundaysa satışları 800.000’i buldu; böylece Apple’ın gelmiş geçmiş en hızlı satılan bilgisayarı oldu. Satışların %32’sinin ilk kez bilgisayar satın alan insanlara, %12’sininse önceden Windows makineleri kullananlara yapılması özellikle dikkat çekiciydi.

Jobs Ocak 2000’de San Francisco’da düzenlenen Macworld’de yeni Macintosh işletim sistemi OS X’i tanıttı; bu sistemde Apple’ın üç yıl önce NeXT’ten satın aldığı yazılımlardan bazıları

Kullanılıyordu.

Jobs Apple ürünlerinin satımının diğer marka bilgisayarlarla aynı raflarda olmasını aynı dükkanlarda satılmasını istemiyordu. Farklılık yaratmalıydı, bu nedenle perakende ve mağazalar yöneticileriyle görüşmeler yaptı, alışveriş merkezinde buluşmak istedi müşteri kapasitesini ölçmeliydiler.

Alışveriş merkezinde teknoloji mağazası yoktu ve görüşme yaptığı yönetici sebebini açıkladı: Bilgisayarlar pahalıydı ve müşterilerin sık satın aldığı şeyler değildi, dolayısıyla müşteriler arabaya binip de daha uzak ama kirası daha düşük yerlere gitmeye gönüllüydüler. Jobs buna katılmadı. Apple mağazaları alışveriş merkezlerinde ve ana caddelerde olacaktı – yaya trafiğinin bol olduğu yerlerde olacaktı, bu ne kadar pahalıya gelirse gelsin. “Onları ürünlerimize bakmak için arabaya binip de on beş kilometre yol kat etmeye ikna edemeyebiliriz, ama üç metre yürümeye ikna ederiz,” dedi. Özellikle Windows kullanıcılarını çekmek gerekiyordu.“Mağazaları yeterince davetkâr kılarsak müşteriler önünden geçerken meraklanıp içeri girerler ve onlara ürünlerimizi gösterme fırsatını bulduk mu kazanırız.”
2001’de IMAC serisi ile üründen 3 milyondan fazla satış yapıyorlar. Bu dönem Jobs hayallerde olabilecek bir ürün piyasaya sürüyor. Cebinde taşıma imkanı olan tek elle kavranabilecek ve 1000 şarkı yükleme kapasitesi olan bir müzik oynatma cihazı, IPOD.

2003 ’de kanser teşhisi konuluyor, oğlu mezun olana kadar ölmemeyi istiyor.


Kayıp Balık Nemo Pixar’ın (ve Disney’in) o zamana kadarki en büyük hiti oldu. Aslan Kral’ı kolayca geçerek, tüm zamanların en başarılı animasyon filmi haline geldi. A.B.D.’de 340 milyon dolar, dünyadaysa 868 milyon dolar hasılat yaptı. 2010 yılına kadarki 40 milyon kopya DVD satışıyla tüm zamanların en popüler DVD’si oldu ve film, Disney’in tema parklarındaki en popüler gezilerden bazılarına ilham verdi. Ayrıca zengin dokulu, derin ve güzel sanatsallığı sayesinde en iyi animasyon film dalında Oscar ödülü kazandı. “Filmi sevdim, çünkü riske girmekle ve sevdiklerinizin riske girmelerine izin vermeyi öğrenmekle ilgiliydi,” dedi Jobs. Filmin başarısı Pixar’ın kasasına 183 milyon dolar girmesini sağladı;

2005’te iphone tasarlamayı düşündü. Gerekli camlar istediği gibi olmayınca, fabrikayı Çin’de kurduruyor.

2008’de böbrekten pankreasa yayılmış bir şekilde kanser tedavileri devam ediyor.

2010’da harika ürünü not defteri boyutunda mini bilgisayar, ipad.



2011’de uzun bir mektup bırakıyor, ölümü bekliyor.

2012 Eylülde Apple dünyanın en değerli şirketi oluyor.

Yüklə 47,72 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə