T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)


RIZGAR SİVEREK (K) Bayram DEMİR’in



Yüklə 6,39 Mb.
səhifə39/122
tarix31.10.2017
ölçüsü6,39 Mb.
1   ...   35   36   37   38   39   40   41   42   ...   122

RIZGAR SİVEREK (K) Bayram DEMİR’in 25.10.2007 tarihinde ifadesinin 19. sayfasında; “… ÖCALAN’ın tutuklu bulunduğu cezaevinden avukatlar aracılığı ile örgütün bütün yapısına notlar ilettiği, bu notların bütün örgüt mensuplarına ulaşacak şekilde yapılara dağıtılarak eğitim konusu yapıldığı, ÖCALAN’ın talimat olarak gönderdiği bu notların örgüt içerisinde bağlayıcılığı nitelikte olduğu …” şeklinde beyanda bulunduğu,
SAVAŞ (K) Muhtesim GÜVENÇ’in 14.03.2066 tarihinde ifadesinin 9. sayfasında; “… yeni savaşçı eğitiminde öncelikle siyasi eğitim olarak ÖCALAN’ın savunmaları ve avukatları ile yapmış olduğu görüşmeler sonrasında düzenlenen avukat görüşme notları ve yedinci kongre kararları ile ilgili eğitimlerin kendilerine verildiği, askeri eğitim olarak ta Kaleşnifkof, Kanas, Bixsi v.b. silahlar ile bomba atma eğitimlerinin verildiği, yaklaşık üç aylık yeni katılım savaşçı eğitimden sonra kendisinin de içerisinde bulunduğu on iki kişilik bir grup olarak özel kuvvet eğitimi almak üzere seçildikleri …,

17. sayfasında; “… kendilerinin aldığı Özel Kuvvet eğitimlerinin ilk aşamasında daha çok siyasi eğitim verildiği, bu eğitimlerin; Savunmalar, Haftalık Görüşme Notları, Süreç Toplantıları vb. eğitimler olduğu” şeklinde beyanda bulunduğu,


İfadede belirtilen “Görüşme ve Gözlem Notları-Ek Notlarda” geçen açıklama ve talimatların yine ÖCALAN’ın talimatları doğrultusunda kurulan “Siyaset Akademilerinde” de ders olarak okutulduğu ancak yukarıda da işaret edildiği gibi şehir yapılanmaları ve siyaset akademileri hususlarına burada değinilmeye gerek görülmediği,
Bu doğrultularda ;

Ümraniye ilçesi, Atatürk Mahallesi, Alemdağ Caddesi, Mahmutoğulları İşhanı, No:61 sayılı adreste; teknik araçlarla yapılan ortam dinlemesi neticesinde 26.10.2011 tarihinde tanzim edilen (58 sayfalık) “29.11.2010 Tarihli Ses Kayıtları Çözüm Tutanağı”nda da ayrıntılı belirtildiği üzere; 29.11.2010 tarihinde yapılan derste, 24.11.2010 tarihinde ÖCALAN ile KCK Önderlik Komitesi Avukatları arasında yapılan görüşme sonrası, avukatlar tarafından Asrın Hukuk Bürosunda düzenlenen ve örgüt mensupları arasında oluşturulan “İLLEGAL/KAPALI HABERLEŞME AĞI” ile internet üzerinden e-mail arıcılığı ile örgütün üst düzey yöneticilerine ve örgüte müzahir kitleye gönderilen “24.11.2010 TARİHLİ GÖRÜŞME NOTUNUN 3. HALİ”NİN, okunduğu ve katılımcılar tarafından görüşme notları üzerinde değerlendirmeler yapıldığı,
1- Aynı adreste; teknik araçlarla yapılan ortam dinlemesi neticesinde 26.10.2011 tarihinde tanzim edilen (48 sayfalık) “22.12.2010 Tarihli Ses Kayıtları Çözüm Tutanağı” ayrıntılı olarak yazılı olan 22.12.2010 TARİHİNDE ”ÖZ SAVUNMA”, ”DEMOKRATİK ÖZERKLİK”, ”ANA DİL” . ”HALK (KENT) MECLİSLERİ” ile ilgili ders yapıldığının anlaşıldığı, bu ders konularının mehazının ise;

ÖCALAN ile şüpheli Avukatları arasında yapılan görüşmeler sonrasında avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında”;

-30.06.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 1.Halinde”;

“Bu öz savunma hukuki, ekonomik ve diplomatik çalışmalarla güçlendiğinde kendiliğinden fiilen demokratik özerklik ortaya çıkıyor. Böylesi bir durumda demokratik özerklik de fiilen zaten gelişir. KCK dağda, BDP şehirde demokratik özerkliği ilan eder. Dört temel alanda öz savunma, hukuk, ekonomi, diplomasi olarak gelişir demokratik özerklik.”



-18.08.2010 tarihli Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

“Demokratik özerkliğin birkaç unsuru veya boyutu vardır: 1-Siyasi Boyut,… 2-Hukuki Boyut,… 3-Ekonomik Boyut,… 4-Kültürel Boyut,… 5-Öz savunma Boyutu,…. 6-Diplomasi Boyutu….

5-Öz savunma Boyutu: Biz buna güvenlik boyutu da diyebiliriz. Yani burada soykırımı ele alıyoruz. Kürtler soykırımdan nasıl kurtulabilir bunu somutlaştırmalıdırlar. ….Yani Kürtlerin bir öz savunma durumuna kavuşması sağlanır. Toplum burada kendi öz savunmasını kurar. Bununla sadece elde silah bir durumu kastetmiyorum. Öz savunma KCK, PKK tarzı silahlı yapıyı değil halkın kendi güvenliğini sağlamasıdır. …. Bu güvenlik boyutu halkın öz savunması ekmek su hava kadar önemlidir. Bu olmadan yaşanmaz.” ,

-13.10.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 2. Halinde;

“KCK kendi kararını kendisi verir. İşte “orta yoğunluklu savaş” kapıdadır. Devrimci Halk Savaşı demiştim, kentlerde halkla birlikte yürütülecek bir savaş tarzı olmalıdır. Dağdakiler de buna uygun bir yapılanma geliştirir.  Her türlü savunma, öz savunma konumlarını güçlendirirler. Halkla birlikte bu işi yürütürler.”,



-25.08.2010 tarihliGörüşme Notlarının 1. Halinde”;

“Yıllardır Diyarbakır için Kent Konseyi tarzında bir önerim oldu. Zannedersem Diyarbakır'da kent merkezinde yüzde seksene yakın bir destekleri var. Böyle bir destekle nasıl bu kadar dağınıklar anlamıyorum. Ben konuşuyorum onlar bildiklerini yapıyorlar. Diyarbakır için öz savunma güçleri demiştim. Bir tehlike durumunda Diyarbakır'ı, Diyarbakır merkezindeki halkı kim koruyacak? Soruyorum, gerilla mı koruyacak? Mümkün değil. Öz savunma silahlı güç anlamında değildir, örgütlülük anlamındadır. Mahalle birlikleri oluşturulur, bunlar temsilini Kent Konseyi'nde bulur. Bütün bunlar Akademilerde tartışılır. Halk kendi çözüm ve analizlerini kent meclislerinde karara bağlayacak. Bunlara da değineceğim. Evet, aktaracaklarınızı alayım.”,



-27.09.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

“Demokratik temelde, yasal zeminde çalışmalarınızı yürütün, öz savunmayı da her alanda kurun.”,



-08.12.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

“Sanırım medyada tartışılıyor yanlış anlaşılıyor, öz savunma gücünden bahsediliyor. Bu sadece demokratik özerkliğin bir ayağıdır. Diğer ayakları da var, ekonomik, kültürel, sosyal, siyasal, hukuksal vb. boyutları da vardır. Bir bütün olarak ele alınmalıdır. Öz savunma çalışmalarına da hız kazandırılmalıdır. Kırsal'da-köyde kendini koruyabilirsin ama şehirlerde nasıl koruyacaksın!”,



-07.01.2011 tarihli Görüşme Notlarının 2. Halinde

“… bu durumda tabi ki Kürt halkı da öz savunmasını yapacaktır, meşru savunmasını yapacaktır. Ondan sonra da öz savunma denince yanlış anlaşılıyor. Uluslararası hukukta, anayasada vardır, meşru savunma hakkı anayasal bir haktır …”,



-12.01.2011 tarihliGörüşme Notlarının 2. Halinde”;

“Halkımız da kendi öz savunma yöntemini geliştirmelidir. Öz savunma sadece gerillayla sınırlı olmamalıdır, sadece gerillayla sınırlı olan bir öz savunma anlayışı da yetersizdir. Yönelim olması durumunda Kandil geç kalabilir veya yarın PKK olmayabilir, askeri yöntemlerle büyük darbeler de yiyebilirler, yok edilebilirler, dolayısıyla önemli olan ve kalıcı olan halkın kendi demokratik meşru öz savunma kanallarını-örgütlülüklerini oluşturmasıdır.



Öz savunma hakkında söylediklerim de çok çarpıtılıyor, çok dar ele alınıyor. İşte hemen silahlı güçlerden bahsediliyor, oysa öz savunma tek başına silahlı savunmayı ifade etmez, bizim geliştirmek istediğimiz öz savunma, yasal, demokratik meşru yollarla demokratik muhalefet yoluyla varlığımızı korumaktır ...”,

-02.02.2011 tarihli Görüşme Notlarının 2. Halinde

“Evet, bu tarz olmamalıdır. Bundan sonra geliştirilecek olan öz savunma anlayışı, halkın her türlü örgütlenmesidir, halkın içinde yer aldığı öz savunma birlikleri geliştirilmelidir. Bir de ben öz savunma derken hep silah anlaşılıyor. En demokratik toplumların bile kendisini savunmaya ihtiyacı vardır. Bu silah demek değildir. Demokratik kitle gösterileri de bir öz savunma biçimidir. Örneğin Diyarbakır'da halk, Mısır'daki gibi günlerce sokaklardan ayrılmazsa, taleplerini dile getirirse, işte o zaman barış gelir, bakın bakalım o zaman AKP kalır mı kalmaz mı, işte o zaman Erdoğan'ın kendisi bu sorunun çözümünü talep edecektir. Ayrıca Diyarbakır'da milyonlarca kişiyi bir araya toplayacak güçleri de vardır. Bu yöntem de bir öz savunmadır. Ben burada tahrikçilik yapmıyorum. Kürt sorunun demokratik-barışçıl çözümünün yollarını arıyorum …” ,



-06.04.2011 tarihli Görüşme Notlarının 2. Halinde

“Kırsal da şehir de bu savaşın içine girer. Her yer kendi gücüne ve özgün durumuna göre öz savunma savaşını yürütür …”,



-25.05.2011 tarihli “Görüşme Notlarının 1.Halinde”;

“AKP'nin iktidar güçleriyle demokratik özerk güçlerin çatışması olacaktır…. Her iki güç bulunduğu yerde bu savaşı yürütecektir. Kırsaldaki kırsalda yürütecektir, şehirdeki de şehirde yürütecektir. Zaten sadece kırsalda değil, şehirlerde de öz savunma güçleri vardır. Bu öz savunma güçleri de böylesi bir durumda aktif olacaklardır. Gençler şehirlerde bu tarz tedbirler alırlar…”



-24.06.2011 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

“Her mahalle komitelerini şimdiden oluşturabilir. Köyler de aynı şekilde. Öz savunmalarını geliştirirler, yaparlar. Mesela üç aylık erzaklarının depolanmasına kadar her türlü tedbirlerini, öz savunmalarını almalıdırlar. Ben şimdiden söylüyorum ki 15 Temmuz'dan sonra her şey gelişebilir …”,



-21.04.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

“Duran Kalkan, Fırat Haber Ajansı’na verdiği demeçte, üçüncü stratejik dönemi geride bıraktıklarını, dördüncü stratejik döneme girdiklerini, bu dönemde … kendi öz demokrasilerini, öz sistemlerini hiçbir güce dayanmadan geliştireceklerini, toplumsal inşayı gerçekleştirmeye çalışacaklarını …”,



-21.05.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

“…daha önce Karayılan ve Duran Kalkan’ın açıklamaları olmuştu, yeni bir süreç demişlerdi. Bunun gereği olarak sorumluluk alırlar. Siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel her açıdan halkımızın sorumluluğunu üstleniyoruz derler, ilanda bulunurlar, demokratik özerkliği ilan ediyoruz derler …”,



-30.06.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

“Bu öz savunma hukuki, ekonomik ve diplomatik çalışmalarla güçlendiğinde kendiliğinden fiilen demokratik özerklik ortaya çıkıyor. Böylesi bir durumda demokratik özerklik de fiilen zaten gelişir. KCK dağda, BDP şehirde demokratik özerkliği ilan eder. Dört temel alanda öz savunma, hukuk, ekonomi, diplomasi olarak gelişir demokratik özerklik …”,



-21.07.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

“KCK de demokratik özerkliği ilan eder. Demokratik özerkliğin ilan edilmesi şu anlama gelir. KCK, güçlü olduğu yüzlerce şehir, köy, yerleşim biriminde kendi kendisini yönetme kararı alır. Kendi güvenliğini kendisi sağlar. Orada kendi kararlarını kendisi alır ...”,



-18.08.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

Demokratik Özerkliği şöyle izah edebiliriz; Demokratik ulus, bir ruh ise demokratik özerklik ise bedendir. Demokratik özerklik demokratik ulus inşasının ete kemiğe bürünmüş halidir, onun somutlaşmış bedenleşmiş halidir. Demokratik özerkliğin birkaç unsuru veya boyutu vardır: 1-Siyasi Boyut:…, 2-Hukuki Boyut:…, 3-Ekonomik Boyut :…, 4-Kültürel Boyut:…., 5-Öz savunma Boyutu:…., 6-Diplomasi Boyutu: …. Daha fazla uzatılabilir ancak bu altı boyut yeterlidir. Bir çerçevedir, ana hatları bunlardır. Bu boyutların her birine ilişkin birden fazla komisyon olur ve bunlar üzerinde çalışmalar olur. BDP, DTK demokratik özerklik projesi ile uğraşmalıdır. Demokratik özerklik projesini somutlaştırmalıdırlar …”,



-25.08.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

Demokratik özerkliğin altı boyutu-unsuru var. Bunları tekrar etmeyeceğim. Demokratik özerklik kurumları kapsamlıdır. Kültürel, ekonomik, siyasi, hukuki, güvenlik ve diplomasi…..”



-08.09.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

“İşte İsrail-Filistin ortada. Bizim önerdiğimiz demokratik özerklik, etnisiteye dayanmaz, katı coğrafik sınırları da yoktur, demokratik toplum birimlerine dayanır. Bu birimler çok ve çeşitlidir. Her toplumsal kesim, bir demokratik toplum birimi olarak kabul ediliyor…..”



-27.09.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

“Ben demokratik özerkliği Kürtlerin özgürlük alanı olarak ele alıyorum. Demokratik özerklik daha önce de belirttiğim gibi etnisiteye ve coğrafi sınırlara dayanmaz. Bu bir özyönetimini oluşturmadır. İşte demokratik özerkliği ilan ediyoruz” değil de “demokratik özyönetimimizi inşa ediyoruz” denilmelidir…..”



-08.12.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

“Demokratik ulus anlayışımız tamamen halka dayalıdır.  Demokratik özerklik ise demokratik ulus projesinin politik ifadesidir…..”



-02.03.2011 tarihli “Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

Demokratik özerklik bu demokratik ulus çözümünde yedi sekiz boyuttan sadece bir tanesi olup işin sadece siyasi boyutudur. Bunun dışında ekonomik boyut, sosyal boyut, kültürel boyut, hukuki boyut, güvenlik-özsavunma boyut ve diplomatik boyut vardır…..”



-27.04.2011 tarihli “Görüşme Notlarının 1.Halinde”;

“Gücünüz yetiyorsa hazırlığınızı yapmışsanız demokratik özerkliği ilan edersiniz daha doğrusu demokratik özerkliği kurarsınız, hayata geçirirsiniz, uygulamaya başlarsınız…..”



-08.06.2011 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

“AKP demokratik anayasal çözüme gelmezse, çözüm gelişmezse işin doğası gereği çatışma ortamı doğabilir. Bu durumda Kürtler demokratik özerklik temelinde kendi toplumsal inşalarını gerçekleştirebilirler…..”



-18.07.2011 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

“Aslında demokratik özerklik 2005'te ilan edilmişti. Önemli olan bunun içini doldurmaktır, pratik uygulanmasını yapmaktır. İlandan ziyade pratikleşmesi önemlidir. Pratikleşmedikten sonra ilan çok da anlamlı değil. Artık pratikleştirme yönünde çalışmalarını yoğunlaştırırlar…..”



-08.09.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

ÖCALAN :Bu soykırım sadece fiziksel soykırımla sınırlı değildir. Kültürel, ekonomik, her alanda soykırım zaten uygulanıyor. Düşünsenize bir anadİstanbuli bile özgürce öğrenip, kullanamıyoruz. Bu en doğal haktır. Birleşmiş Milletlerin sözleşmelerinde de bu anadilin yasaklanması, baskı altına alınması, serbestçe kullanılmaması kültürel soykırım olarak nitelendiriliyor….

İşte benim meselem, Apo'yu ortaya çıkaran gerçeklik budur. Bu anadil meselesi, ekmek kadar su kadar önemlidir. Anadilini öğerenemezsen, eğitimini yapamazsan sağlıklı düşünemezsin, üretemezsin, adeta beyin ölümünü yaşamış oluyorsun…

İşte ben bu yüzden buradayım. Yurtsever ailelerimiz, mutlaka ne olursa olsun kendi çocuklarına anadillerini öğretmelidir. Bu bizim mücadelemizin en önemli boyutudur. Bütün yasaklara rağmen, yasakları aşarak bunu yapmalıdır. DTK, mahallelerde kendi anadilini öğretecek kurumlar geliştirmelidir. Ailelerde evlerini birer anadilini geliştirdikleri eğitim okullarına dönüştürmelidir. Aysel, benim bu konudaki hassasiyetimi biliyor. Bu konuda üzerlerine düşeni yapmalılar, ben onları sorumlu tutarım. Bu anadil meselesinin önemini iyi anlamalılar. Siz de iyi anlatmalısınız. Siz mi anlatmıyorsunuz yoksa onlar mı anlamıyorum bilemiyorum ama bu işe ciddiyetle sarılın, yoksa size de onlara da çok kızacağım. Galiba siz anlatıyorsunuz ama onlar uygulamıyorlar. Ben işte bu acı yüzünden, bunu bildiğim için evliliğe de karşıyım, çocuk yapılmasına da karşıyım (Aşırı öfkelenerek) İşte ben bu yüzden tüm bu evliliklerden iğreniyorum. Kadınlar belki alınabilirler ama çocuklarımıza anadİstanbuli bile öğretemeyeceksek, bu sisteme teslim olacaksak bütün bunların hiçbir anlamı olamaz. Bir daha söylüyorum, neden anlaşılmıyor? Bu konu bizim için en hayati bir konudur. Anadil ve kültürleri çocuklara büyürken onlara özümsetilmelidir. …”



-13.08.2010 tarihli Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

“Bu sistemde önemli olan halkın örgütlenerek bilinçlendirilmesidir. Devletten bağımsız ve ondan beklentide olmadan bu yapılabilir. Bu nedenle yüzlerce sivil toplum örgütünün, meclislerin kurulmasını önerdim.”,



-25.08.2010 tarihliGörüşme Notlarının 1. Halinde”;

“Yıllardır Diyarbakır için Kent Konseyi tarzında bir önerim oldu. Zannedersem Diyarbakır'da kent merkezinde yüzde seksene yakın bir destekleri var. Böyle bir destekle nasıl bu kadar dağınıklar anlamıyorum. Ben konuşuyorum onlar bildiklerini yapıyorlar. Diyarbakır için öz savunma güçleri demiştim. Bir tehlike durumunda Diyarbakır'ı, Diyarbakır merkezindeki halkı kim koruyacak? Soruyorum, gerilla mı koruyacak? Mümkün değil. Özsavunma silahlı güç anlamında değildir, örgütlülük anlamındadır. Mahalle birlikleri oluşturulur, bunlar temsilini Kent Konseyi'nde bulur. Bütün bunlar Akademilerde tartışılır. Halk kendi çözüm ve analizlerini kent meclislerinde karara bağlayacak. Bunlara da değineceğim. Evet, aktaracaklarınızı alayım.”,



-27.09.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

“Özgürlük Sosyolojisi’nde bunları detaylı açtım. Bunlar esas alınarak DTK yapılandırılmalı. Bunları iyi algılamanız lazım. Diyarbakır’da daha önce söylemiştim, acilen Kent Konseyi oluşturulmalı, onun mahallelerde birimleri olmalı. Diyarbakır adeta ilmek ilmek örülmeli, gerçek bir kale haline getirilmeli. Mesela anadilde eğitimi devlet kabul etmiyor, o zaman ne yapacaksınız? Siz de her mahallede Kürtçe eğitim birimlerini oluşturursunuz. Bunu yaparsanız yasal boyutu sonra gelir…”,



-12.11.2010 tarihli Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

“Daha önce önermiştim, Kent Konseyi demiştim. Kürdistan illeri başta olmak üzere bütün il merkezlerinde bu konseyler oluşturulur. Bir de il merkezi dışında kalan o ilin ilçe ve köylerini kapsayan bir Bölge Konseyi oluşturulur. Buna bir örnek vereyim. Diyarbakır merkezde Kent Konseyi oluşur. Bu konsey daha önce de söylemiştim, merkezde yer alan bütün STÖ'leri, zanaatkârlar, esnaflar, gençlik, kadın, bütün mahalle ve semt temsilcilerini bünyesinde barındırır.”,



-24.11.2010 tarihli Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

“Bütün şehirlerde Şehir Konseyleri kurulmalıdır. Mesela Diyarbakır'da en az 300 kişiden oluşan bir Şehir Konseyi kurulmalıdır. Batman'da 200 kişiden oluşan bir Şehir Konseyi kurulmalıdır. Diğer şehirlerde de yüz-yüzelli kişilik Şehir Konseyleri kurulmalıdır. Şehir Konseylerinin içinde her kesimden her görüşten kişiler olabilir….”,



-08.12.2010 tarihli Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

DTK, bugüne kadar Kent Meclislerini ihtiyaca cevap verecek şekilde geliştiremediklerini, bundan sonra bu konu üzerinde önemle duracaklarını ve kısa sürede daha önce kurulmayan yerlerde kent meclislerini kuracaklarını, örgütlenme konusundaki eksikliklerini tamamlayacaklarını belirtmiş. Hemen kurmalıdırlar.”

şeklindeki ÖCALAN’ın konu ile ilgili yaptığı YÖNLENDİRİCİ açıklamalar ve TALİMATLAR olduğunun fark edildiği,
2- Aynı adreste; teknik araçlarla yapılan ortam dinlemesi neticesinde 26.10.2011 tarihinde tanzim edilen (58 sayfalık) “02.02.2011 Tarihli Ses Kayıtları Çözüm Tutanağı”nda ayrıntılı olarak yazılı olan 02.02.2011 TARİHİNDE YAPILAN ”DEMOKRATİK KONFEDARALİZM” ile ilgili dersin YAPILMA SEBEBİNİN ÖCALAN ile Avukatları arasında yapılan görüşmeler sonrasında avukatlar tarafından düzenlenen;
-28.07.2010 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

ÖCALAN :Sadece bununla olmaz, hemen görüşlerim iletilsin. Benim ulusal konferansa ilişkin FKÖ tarzında bir önerim var. FKÖ gibi sadece silahlı bir örgüt değil, diplomasisi, yürütmesi ve savunması olan bir örgütlenme olacak. Burada ben üç şey öneriyorum, 1-Ulusal Konsey oluşturulmalı, 2-Yürütmesi oluşturulmalı, tam Hükümet değil, yürütme olabilir, işlerin yürütülmesi ve diplomatik bağlantıları, ilişkileri sağlayacak, pratik işleri görecek bir yürütme oluşturulabilmeli, bu yürütme dar tutulmalıdır.3-Savunma güçlerinin bir araya getirilmesi, ortak bir savunma oluşturulması gerekiyor. Güçlerin daha önceki gibi karşı karşıya gelmemeleri ve birbirleriyle savaşmamaları, biliyorsunuz daha önce güçlerimiz biribirleriyle savaşmıştı, ayrı olan savunma güçlerinin Kürtlerin savunması için ortaklaştırırlar, birbirlerinden haberleri olur. Bunların yanında daha önce belirttiğim ulusal kongre, teorik ilkeler var, beş ilke şartı biliniyor. Bunlar tartışılmalı. Daha önce belirttiğim demokratik konfederalizm tarzında sınırlarla oynamadan Kürtlerin yaşadığı her yerde demokratik örgütlenmeler oluşturulur. Kürtlerin yaşadığı her yerde devletin sınırlarıyla oynanmadan, ayrı devlet olmadan, sorunlarının demokratik çözümü esas alınarak örgütlenirler. Ben bunu Suriye'deki, İran'daki Kürtler için de söylüyorum onlar da bu kongreye katılırlar. Ben savunmalarımda da bu konuya değindim, bundan da faydalanılabilir. Güney Afrika'da da Afrika Ulusal Kongresi var. Buna benzer örnekler dünyada var, bu örneklerden de yararlanılabilir. Artık zaman birlik zamanıdır.” Şeklindeki YÖNLENDİRİCİ açıklamaları ve TALİMATLARI olduğu,


3- Aynı adreste; teknik araçlarla yapılan ortam dinlemesi neticesinde 26.10.2011 tarihinde tanzim edilen (46 sayfalık) “05.02.2011 Tarihli Ses Kayıtları Çözüm Tutanağı” nda ayrıntılı olarak yazılı olan 05.02.2011 TARİHİNDE YAPILAN DERSTE terörist başı ÖCALAN’IN 02.02.2011 tarihli görüşme notu’nun okunduğu, akabinde görüşme notu ile ilgili değerlendirmelerin yapıldığı
YUKARIDA ÖZET OLARAK belirtilen hususlar ile ilgili tanzim edilen SES KAYITLARI İLE İLGİLİ TESPİT ve DEĞERLENDİRME TUTANAKLARI ile ÖCALAN ve Avukatları arasında İmralı Cezaevinde yapılan görüşmeler sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notları” arasında yapılan karşılaştırmalar neticesinde tanzim edilen İNCELEME VE KARŞILAŞTIRMA TESPİT TUTANAĞI dosyaya eklenmiştir.

(EK-14. Klasör)

İMRALI CEZAEVİNDE KALAN DİĞER HÜKÜMLÜLER İLE AVUKATLAR ARASINDA YAPILAN GÖRÜŞMELER SONRASINDA AVUKATLAR TARAFINDAN DÜZENLENEN “GÖZLEM NOTLARI” VE “EK NOTLAR”
KCK Önderlik Komitesi Avukatları ile ÖCALAN arasında yapılan görüşmeler kayıt altına alındığından, bahse konu örgütsel konuların Avukatlar cezaevinde kalan diğer hükümlüler arasında yapılan görüşmeler sırasında diğer hükümlülere aktarıldığı, diğer hükümlüler tarafından ortak faaliyetler sırasında bu örgütsel konuları ÖCALAN’a aktarıldığı, aynı şekilde ÖCALAN tarafından ortak faaliyetler sırasında diğer hükümlülere örgütsel özel talimatların verdiği, diğer hükümlüler tarafından KCK Önderlik Komitesi Avukatları ile yaptıkları görüşmelerde bu örgütsel özel talimatları Avukatlara aktarıldığı, daha sonra ÖCALAN ve diğer hükümlüler ile yaptıkları görüşmelerde, ÖCALAN’ın bu talimatlarının Avukatlar tarafından “Gözlem Notları-Ek Notları” şeklinde düzenlendiği, akabinde bu talimatların KCK Önderlik Komitesi Avukatları ile PKK/KCKterör örgütü üst düzey yöneticileri arasında oluşturulan “İLLEGAL/KAPALI HABERLEŞME AĞI” üzerinden giriş şifreleri sadece kendilerince bilinen e-posta adreslerinin taslaklarına kaydedilerek iletildiği, bahse konu “Gözlem Notları-Ek Notlar”nın ve PKK/KCK terör örgütü üst düzey yöneticileri tarafından ÖCALAN’a aktarılacak örgütsel aktarımların, oluşturulan “İLLEGAL/KAPALI HABERLEŞME AĞI” üzerinden,


Yüklə 6,39 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   35   36   37   38   39   40   41   42   ...   122




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə