T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 6,39 Mb.
səhifə42/122
tarix31.10.2017
ölçüsü6,39 Mb.
1   ...   38   39   40   41   42   43   44   45   ...   122

1-) 1899005875 numaralı ADSL hattı üzerinden 03.02.2011 günü saat: 12:45:11’de geçiş yapan iletişim verisinin içeriğinde marinosgunu@yahoo.comisimli e-posta adresinin taslaklar kısmına 03.02.2011 günü saat:12:45’te kaydedilen “Önemli” konulu e-posta olduğu ve bahse konu e-posta’nın içeriğinde KCK Önderlik Komitesi Yürütmesinde faaliyet gösteren Avukat tarafından, “Sait” kod ismini kullanan KCK Yürütme konseyi başkanı Murat Karayılan’a gönderilen e-posta olduğu, e-posta içeriğinde Avukatın;

-KCK Önderlik Komitesi Yürütmesinde faaliyet gösteren avukatın, 02.02.2011 Çarşamba günü ÖCALAN ile KCK Önderlik Komitesi Avukatları Cengiz Çiçek, Mizgin Irgat ve Aysel Tuğluk isimli avukatların arasında yapılan görüşmede ÖCALAN’ın, 28.01.2011 tarihinde Heyetle yaptığı görüşme sonrasında ortaya çıkan sonuçları avukatlara aktardığı, Avukatlarında İLLEGAL/KAPALI HABERLEŞME AĞI üzerinden kullanılan e-posta aracılığı ile ön bilgilendirme yapmak amacı ile KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan’a aktarmak amacı ile bahse konu e-postayı yazdığının anlaşıldığı,

-“Söz konusu heyet kendisi ile 28 Ocakta bir görüşme yapmış” şeklinde belirtilen konudan, Kürt sorunun sözde çözümü konusunda Öcalan ile Heyet (Devlet Görevlileri) arasında 28.01.2011 tarihinde gerçekleşen görüşme olduğu, bu görüşme neticesinde;

-“(toplam 12 buçuk sayfa) bir name olarak size yollamış” şeklinde belirttiği namenin, Öcalan tarafından yazılarak Heyet’e teslim edildikten sonra, Heyettekiler tarafından KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan’a iletilecek mektup olduğu,


Bahse konu e-postada geçen ÖCALAN’ın Murat Karayılan’a yazdığını belirttiği Mektup ile ilgili görüşme yaptığı Avukatlara;

-18.02.2011 tarihli “Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

Öcalan :Ben mektup yazdığımı belirtmiştim. Ulaştı mı? Aysel'e gitmesini söylemiştim, Talabani'yle görüşüp arabulucu olmasını belirtmesini söylemiştim. Aysel ile Ahmet gitti mi? Niye bu kadar gecikti, derhal gitmesi gerekiyordu? Ben ona takip et demiştim. Ne zaman gidecekler?



Çok geç oldu. Burada on gün kaldı. Ben bu kadar kısa sürede ne yapacağım? Geç oldu ama haftaya bu cevap mutlaka gelsin.Aysel takip etsin.” şeklinde ÖCALAN’ın kendisinin yazdığı ve KCK Yürütme Konseyi başkanı Murat KARAYILAN’A gönderdiği mektubun yerine ulaşıp ulaşmadığını sorduğu, cevabın kendisine haftaya gönderilmesi talimatı verdiği,

-“Güvenlik diğeri Demokratik Çözüm olmak üzere iki ön protokol” şeklinde belirtilen protokollerin, Öcalan ile Heyet (Devlet Görevlileri) arasında yapılan görüşmeler sonrasında Kürt Sorunun sözde çözümü ile ilgili sözde Demokratik Çözüm boyutları çerçevesinde sözlü olarak anlaşmaya varıldığı belirtilen iki protokoller olduğu,


Bahse konu e-postada geçen Demokratik Çözüm ile ilgili Öcalan görüşme yaptığı Avukatlara;

-18.08.2010 tarihli Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

Öcalan :Demokratik özerkliğin birkaç unsuru veya boyutu vardır: 1-Siyasi Boyut,… 2-Hukuki Boyut,… 3-Ekonomik Boyut,… 4-Kültürel Boyut,… 5-Öz savunma Boyutu,….6-Diplomasi Boyutu….



5-Öz savunma Boyutu: Biz buna güvenlik boyutu da diyebiliriz. Yani burada soykırımı ele alıyoruz. Kürtler soykırımdan nasıl kurtulabilir bunu somutlaştırmalıdırlar. ….Yani Kürtlerin bir öz savunma durumuna kavuşması sağlanır. Toplum burada kendi öz savunmasını kurar. Bununla sadece elde silah bir durumu kastetmiyorum. Öz savunma KCK, PKK tarzı silahlı yapıyı değil halkın kendi güvenliğini sağlamasıdır. …. Bu güvenlik boyutu halkın öz savunması ekmek su hava kadar önemlidir. Bu olmadan yaşanmaz.” şeklinde ÖCALAN’ın Demokratik Özerkliğin Boyutlarını açıkladığı,

-24.06.2011 tarihli “Görüşme Notlarının 1. Halinde”;

Öcalan : KCK de mektubunda her türlü olasılığa hazır olduklarını, devrimci halk savaşı yürütebileceklerini ve demokratik özerkliği ilan edebileceklerini söylüyorlar. Demokratik çözümün sekiz boyutu var. Demokratik özerklik bunlardan sadece biridir. Eğer demokratik anayasal çözüm gelişmezse diğer yedi boyutu da demokratik özerklikle birlikte hayata geçirilir.” şeklinde ÖCALAN’ın Demokratik Çözümün sekiz boyutunun olduğunu açıkladığı,

-“söz konusuheyet gelip sizinle yapacağı görüşme neticesinde bu iki ön protokol konusunda anlaşma yapılacaktır” şeklinde belirtilen konuda, Öcalan ile görüşme yapan Heyetin sözlü olarak anlaşmaya vardıkları iki protokol ile ilgili anlaşma yapmak amacı ile Irak Ülkesinin Kuzeyinde bulunan KCK/PKK terör örgütünün kamplarına gelerek burada örgütün üst düzey yöneticileri ile görüşeceklerinin anlaşıldığı,

-“Şubat Ayı sonlarına doğru bu iki protokolün kendisine ulaştırılması gerekir” şeklinde belirtilen konuda, ÖCALAN’ın, Heyet ile Irak Ülkesinin Kuzeyinde bulunan KCK/PKK terör örgütü üst düzey yöneticileri arasında iki protokol üzerinde anlaşma sağladıktan sonra bu protokollerin Şubat ayının sonlarına doğru tekrar Öcalan’a ulaştırılması gerektiği talimatını verdiği,

-“Av.larının da acele olarak Talbni ile görüşmesini istedi.şeklinde belirtilen cümlede, ÖCALAN’ın, KCK Önderlik Komitesi Avukatlarından DTK eşbaşkanı Aysel Tuğluk’un, Celal Talabani ile görüşmesi için talimat verdiği, 18.02.2011 tarihinde Öcalan ile Avukatları arasında yapılan görüşmelerde ÖCALAN’ın Celal Talabani ile görüşmeleri için DTK Eş başkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk’e talimat verdiğinin anlaşıldığı,

Bahse konu e-postada geçen, ÖCALAN’ın Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk’e verdiği talimatlar ile ilgili Avukatlara;



-18.02.2011 tarihli “Görüşme Notlarının 2. Halinde”;

Öcalan :Ben mektup yazdığımı belirtmiştim. Ulaştı mı? Aysel'e gitmesini söylemiştim, Talabani'yle görüşüp arabulucu olmasını belirtmesini söylemiştim. Aysel ile Ahmet gitti mi?Niye bu kadar gecikti, derhal gitmesi gerekiyordu? Ben ona takip et demiştim. Ne zaman gidecekler?



Çok geç oldu. Burada on gün kaldı. Ben bu kadar kısa sürede ne yapacağım? Geç oldu ama haftaya bu cevap mutlaka gelsin. Aysel takip etsin.” şeklinde ÖCALAN’ın kendisinin yazdığı ve KCK Yürütme Konseyi başkanı Murat Karayılan’a gönderdiği mektubun yerine ulaşıp ulaşmadığını sorduğu, cevabın kendisine haftaya gönderilmesi talimatı verdiği,
verilen talimatlardan hemen sonra KCK Önderlik Komitesi Avukatları olan şüphelilerin yurtdışına giriş-çıkış yaparak talimat gereğinin yerine getirildiği,

Buna göre;



KCK Önderlik Komitesi Yürütmesinde faaliyet gösteren şüpheli Cengiz ÇİÇEK’in yurtdışı GİRİŞ-ÇIKIŞ kayıtlarına bakıldığında;

İstanbul Atatürk Hava Limanından 13.02.2011 tarihinde ÇIKIŞ, 20.02.2011 tarihinde GİRİŞ Yaptığı,


KCK Önderlik Komitesi Yürütmesinde faaliyet gösteren şüpheli İbrahim BİLMEZ’in Yurtdışı GİRİŞ-ÇIKIŞ kayıtları incelendiğinde;

Şırnak Habur Kara Hudut Kapısından 16.02.2011 tarihinde ÇIKIŞ, 17.02.2011 tarihinde GİRİŞ Yaptığı,


KCK Önderlik Komitesi üyesi ve DTK Eşbaşkanı olan ancak hakkında başka numara üzerinden soruşturmaya devam edildiği için bu soruşturma kapsamına alınmayan Aysel TUĞLUK’un Yurtdışı GİRİŞ-ÇIKIŞ kayıtları incelendiğinde;

Şırnak Habur Sınır Kapısından 14.03.2011 tarihinde ÇIKIŞ, 16.03.2011 tarihinde GİRİŞ yaptığının,


tespit edildiği,

Ayrıca “Daha sonra av.larından bir veya ikisi gelip sizinle de görüşmesini istedi” ve “Av.larının gelişecek bu sürece tanıklık etmesini istedi. Ayrıca kendisinden algıladığımız hava av.larının protokol öncesi gelip sizinle geniş bir şekilde görüşme yapması yönünde” şeklinde belirtilen cümlede, ÖCALAN’ın, KCK Önderlik Komitesi Avukatlarının ve KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ile görüşmesi ve Devlet yetkilileri ile KCK/PKK terör örgütü üst düzey yöneticileri arasında yürütülen bu sürece tanıklık etmeleri şeklinde talimatlar verdiğinin anlaşıldığı,


2-) 1899005875 numaralı ADSL hattı üzerinden 12.03.2011 günü saat: 22:55:41’de geçiş yapan iletişim verisinde romanskara@yahoo.com.tr aynı gün saat: 22:53:40’da geçiş yapan iletişim verisinde karanliktakaos@yahoo.com adlı e-posta adresinin taslaklar kısmına kaydedilen ve konu kısmında “slm.e” yazan ve tam metni tutanakta olduğu için buraya alınmayan e-postanın içeriğindeki (Ek- Omeyra Kafe (1899005875) / romanskara@yahoo.com.tr TAPE-44 ve karanliktakaos@yahoo.comTAPE-47) Gözlem Notunun, PKK-KONGRA-GEL terör örgütü elebaşı Öcalan ile Ömer GÜNEŞ, Asya ÜLKER ve Aydın ORUÇ isimli avukatları arasında İmralı Cezaevinde gerçekleştirilen 11.03.2011 tarihli görüşme sonrasında romanskara@yahoo.com.tr ve karanliktakaos@yahoo.com isimli e-posta adreslerinin taslaklar kısmına kaydedildiği anlaşılan “EK” başlıklı e-posta olduğunun anlaşıldığı,

Gözlem notunda, Avukatların görüşme yaptığı İmralı cezaevinde kalan diğer hükümlüler “H.A” olarak adı kısaltılan Hasbi AYDEMİR, “C.K” olarak adı kısaltılan Cumali KARSU ve B.K” olarak adı kısaltılan Bayram KAYMAZ isimli şahıslar olduğu,

Avukatların bu hükümlüler ile yaptıkları görüşmeler sırasında;

Avukatlar tarafından “Bşk” olarak hitap edilen Öcalan’a görüşme sırasında aktarılamayan örgütsel konularda aktarımların yapıldığı, bunların;

-Aydın ve yazarlar ile ilgili sorunların aktarının yapıldığı,

-Basında yer alan bu tehdit haberlerine ilişkin, görüşme notlarının Devlet tarafından bu yazarlara direkt servis edildiği aktarımının yapıldığı,

-Murat Karayılan'ın son açıklamasının detaylı olarak aktarımının yapıldığı, bu aktarımlar paralelinde;

11.03.2011 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında” Avukatların;

Murat Karayılan salı günü yaptığı açıklamada “Hükümetin Haziran 2010 tarihinden itibaren sizinle görüşmek dışında bir adım atmadığını, sizinle yapılan diyaloğa çok önem verdiklerini, kendilerinin de çözüm için çalıştıklarını, çözüm için proje sunduklarını, kendileri bu vb. adımları atarken, çözüm projeleri sunarken, hükümetin ise tasfiye etmeye çalıştığını, tasfiye politiklarını uyguladığını, sürekli tutuklamalar yaptığını belirtti. Ayrıca çözüm için iplerin Başbakan’ın elinde olduğunu, kendileriyle görüşmesi için hükümetin gönderdiği heyetlerin yetkisiz-insiyatifsiz olduğunu, çözüm için hükümetin bu heyeti yetkilendirmesi gerektiğini belirtti...” şeklinde Avukatların AKTARILARDA bulundukları,

Hükümlülerin görüşme yaptığı Avukatlara, “Bşk” olarak hitap edilen ÖCALAN’IN verdiği talimatların aktarımını yaptıkları, bunların;


- ÖCALAN’ın gözlerindeki sorunların devam ettiği,

- ÖCALAN’ın KCK tutuklularından en fazla üçünün seçimlerde aday gösterilmesi şeklinde verdiği talimatların aktarımlarının yapıldığı, bahse konu talimatlar doğrultusunda,


11.03.2011 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında”;

Avukatar : KCK tutuklularından 8 kişi düşünülüyor. Hatip Dicle, Fırat Anlı, Selma Irmak, Ali Oruç, Kemal Aktaş, Ramazan Morkoç....



Öcalan : 8 kişi çok fazla.Buna gerek yok. Bu yolla cezaevinden adam kurtarma anlayışı doğru değil. Üç kişi yeterlidir. Daha fazlasına gerek yok. Cezaevinden adam kurtarma anlayışıdır bu. Bu da doğru değil. Bu onları da zorlar.” Şeklinde Avukatların AKTARIMDA bulundukları, ÖCALAN’ın TALİMATLAR verdiği,

Hasbi AYDEMİR ile yaptıkları görüşmede;

Hasbi Aydemir’in “Bşk” olarak hitap ettikleri ÖCALAN’ın Avukatlara yönelik aktarılması talimatını verdiği konuların;
-Kürt adaylar dışında milletvekili adayı gösterilecek milletvekilleri ile ilgili ÖCALAN’ın;

Kürt adaylar dışında aday gösterilecek blok milletvekili adayları ile sağlam bir şekilde konuşulması,

Bu milletvekili adaylarının kendilerinin yürüttüğü sözde mücadeleyi iyi bir şekilde yürütmeleri ve bu milletvekillerinden sözde mücadelelerine (KCK/PKK terör örgütünce Türkiye topraklarından bir kısmını bölerek sözde Kürdistan Devleti kurmak amacı ile kurulduğu günden bu güne kadar yürüttüğü terörist faaliyetler) bağlı kalacakları yönünde söz ve taahhüt alınması,

Milletvekili adayı yapılacak kişilerin çok etkin kişiler olması gerektiği şeklinde talimatlar verdiği, bahse konu talimatlar doğrultusunda,

04.05.2011 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında” ÖCALAN’ın;
Batı'daki Türkiye kamuoyundaki çalışmaların yapılması, geliştirilmesi önemlidir. Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü ve diğerlerine selamlarımı söyleyin. Bu konuda onlara önemli sorumluluklar düşüyor. Bunun farkında olsunlar, çalışmalarını genişletsinler, birliği sağlasınlar. Ertuğrul Kürkçü'ye özel selamlarımı söyleyin. Bu tarihi sorumluluktur. Bu onlar için de iyi bir fırsattır, tarihi rollerini oynasınlar.” şeklinde ÖCALAN’ın TALİMATLAR verdiği,

-KCK Duruşmaları ile ilgili;

Operasyonları kapsamında yapılacak duruşmaya çok önem verilerek bütünlüklü bir duruş sağlanması,

Gerekirse bütünlüklü duruşu zedeleyebilecek avukatların azledilmeleri,



KCK Duruşmalarının tiyatro olduğu,

Tutukluların iyi bir duruş sergilemesi gerektiği,

Mahkemenin kendilerini yargılayacak durumda olmadığı,

Yargılaması gerekenin Mahkemede yargılama yapanların olduğu,

Kendilerinin hak mücadelesi yürüttükleri,

Mahkemede yargılama yapanların ise bir halkı ve sözde hak mücadelesini yargıladıklarını belirtmeleri şeklinde talimatlar verdiği ve KCK Duruşmalarının ciddiyetini kaybettirmeye ve sulandırmaya çalıştığı, bu talimatlar doğrultusunda,

12.11.2010 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında” ÖCALAN’ın;
KCK davasıyla ilgili gelişmeleri kısmen izledim, takip ediyorum, dil meselesi ön plana çıkarılmış biliyorum, bu konuda yapın veya yapmayın demiyorum. Ancak KCK sisteminin anlaşılmasında bir sıkıntı var. KCK hususunun tam anlaşılamadığını görüyorum, beş yıldır da yanlış uygulanıyor. KCK davasında tutuklu olanların durumu tam rehine almadır, rehine muamelesi yapılıyor. İki yıldır hukuksuz bir şekilde yargılamadan cezaevinde tutuyorlar” şeklinde TALİMATLAR verdiği,
12.01.2011 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında” ÖCALAN’ın;
Hiçbiri de KCK'li değil, KCK ile alakaları da yok. Benim adıma başlık atarsınız. Ben bu KCK adı altındaki tutuklamaları gayri meşru görüyorum.Bu tutuklamalar gayri meşrudur. Bunlara karşı halkımız, BDP direnmelidir, hep ayakta olmalıdır, tutuklamaları kabul etmemelidir. Tutuklamalar karşısında Demokratik Direniş Haklarını kullanmalıdırlar.” şeklinde TALİMATLAR verdiği,

19.01.2011 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında” ÖCALAN’ın;

KCK duruşmaları devam ediyor. Bu konuyu değerlendireceğim. KCK adı altında yargılanan bazı tutuklular, mahkemelere, duruşmalara katılmayı ahlaki bulmadıklarını, mahkemeye çıkmayacaklarını söylüyorlarmış. Tabi ki gerekirse çıkmayabilirler mahkemeye.Şunu bilsinler, onlar birer rehinedir. Belediye başkanları, Iğdır Belediye Başkanı, o da içeride. İyi bilsinler, bunlar rehinedir. Devlet onları rehine tutuyor içeride. Kürtçe savunma da işin görünen kısmı. Oradaki avukatların savunmalarını da doğru bulmuyorum, yüzeysel yaklaşıyorlar, hiçbir şey söylemiyorlar. Bazı arkadaşlar da açlık grevi veya ölüm orucuna gireceklerini söylüyorlarmış. Hayır, bunu önermiyorum, doğru bulmuyorum, buna gerek yok. Böyle bir şeye girişirlerse onların provokasyon çıkarma amaçlarına zemin sunabilirler, kolay hedef haline gelirler. Tehlike daha büyük. Daha örgütlü ve tehlikelerin farkında olarak hareket etmeliler.” şeklinde TALİMATLAR verdiği,
18.03.2011 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında” ÖCALAN’ın;
2009'da başlayan KCK operasyonlarıyla birlikte legal Kürt siyasetinin tasfiye süreci başlatıldı.İki binin üzerinde Kürt siyasetçi cezaevlerine konuldu. Burada devreye konulmak istenen ve günümüzde de geçerliliğini koruyan plan, gerillayı Kandil'e hapsedip diğer taraftan legal Kürt siyasetini tasfiye edip onurlu Kürtleri cezaevine göndermek ve kendi yarattığı, kendine bağımlı Kürtleri boşalttığı bu legal sahaya sürme planıdır. AKP'nin tasfiye planı budur. KCK operasyonları buradaki görüşmelere rağmen, buradaki heyetin de yanlış bulmasına rağmen yapıldı. AKP'nin bundaki amacı bu tutuklananlara rehine muamelesi yapmaktır. Aslında bununla “işbirlikçi Kürt olursanız sizi bırakırız” demek istiyorlar. Hatip onlar bunu böyle bilmelidir.” şeklinde TALİMATLAR verdiği,
- ÖCALAN’ın, “Cen.Kap.” olarak adı kısaltılan KCK Önderlik Komitesi basın danışmanı Cengiz Kapmaz’ın yazmış olduğu “ÖCALAN’ın İmralı Günleri” isimli kitabının İngilizceye çevrilmesi, Cengiz Kapmaz’ın 2010 yılı ile ilgili görüşmeleri ile ilgili “Öcalan İmralı Günlükleri II.” başlığı ve “2010:Çözüm Yol Ağzı Yılı” alt başlığında 2. Bir kitabın yazması şeklinde talimatlar verdiği,

- ÖCALAN’ın, bugüne kadar Avukatlar ile Öcalan arasında yapılan görüşmeler sonrasında avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarının” kitap serisi halinde çıkartılması talimatı verdiği,


bu talimatlar doğrultusunda,
www.yurtsevergenclik.com isimli KCK/PKK terör örgütüne ait internet sitesinde deliller klasöründe resimleri bulunan ÖCALAN’ın “Görüşme Notlarının” yıl yıl ( … 2005-2006-2007 … ) E-KİTAP olarak yayınlandığı,
- ÖCALAN’ın, cezaevine girmeden önce yanında faaliyet gösteren yaşı küçük örgüt mensuplarının akıbetlerinin öğrenilmesi ile ilgili talimat verdiği,

- ÖCALAN’ın, PKK terör örgütünün kuruluşunun ilan edildiği 27.11.1978 tarihinde üst düzey örgüt mensupları ile toplantının yapıldığı Diyarbakır-Lice-Fis (Ziyaret) Köyündeki evin sahibi olan Seyfettin Zoğurlu isimli şahsın çocuklarının akıbetlerinin öğrenilmesi ile ilgili talimat verdiği,

- ÖCALAN’ın, üst düzey örgüt yöneticilerinden Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun’un annelerinin sağ olup olmadığının ve sağlık durumlarının öğrenilmesi ile ilgili talimatlar verdiği, bu talimatların paralelinde;

13.04.2011 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında” Avukatların;

Avukatlar :Geçtiğimiz hafta Avrupa'daydım. Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun'un annelerini ziyaret ettik...

Öcalan :Öyle mi, nasıldı durumları? Ali Haydar'ın annesi de mi Avrupa'da?

Avukatlar :Evet. Almanyadalar. Size çok selamları vardı. Rıza Altun'un annesi iki yıldır komada, konuşamıyor. Fakat gidip gördüğümüzde yatağında sizin bir resminizin olduğu tişörtle uyuyordu. Bu tişörtü üzerinden hiç çıkarmıyormuş, uyurken de sürekli elini sizin resminizin üzerinde tutuyormuş. Kızıyla kalıyor. Size selamları vardı.

Öcalan :Fuat'ın annesine bir daha görüşmenizde söylersiniz, Fuat'ı yaşattığımızı, durumunun iyi olduğunu söylersiniz. Sevgi, saygı ve selamlarımı iletirsiniz. Rıza'nın annesi söylenenleri anlayabilecek durumda mı?

Avukatlar :Çok zor. Belki nadiren bazı şeyleri anlayabilir.” şeklinde Avukatların AKTARIMLARDA bulundukları,
- ÖCALAN’ın, Avukatlar ile yaptığı görüşmeler sırasında bazı kişiler ile ilgili sert konuşmalar yaptığı, bu konuşmaların dışarıya yansıtılırken yumuşatılarak verilmesi talimatını verdiği, bu talimatların paralelinde;

11.03.2011 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında” ÖCALAN’ın;

Tamam. Son birkaç gündür de yazarları tehdit ettiğim şeklinde tartışmalar yapılıyor. Siz bu dediklerimi nasıl aktarıyorsunuz? Anlamıyor musunuz, bu televizyonlarda bir haftadır aleyhimde konuşuyorlar. Yok “Öcalan ölümle tehdit etti” diyorlar. Beni niye doğru aktarmıyorsunuz, siz hukukçusunuz, bunları iyi bilmeniz gerekir. Anlamıyor musunuz? Benim öyle kimseyi ölümle falan tehdit etme durumum yok. Burada öyle bir söz de sarfetmedim. O kadar büyük ihanetler yaşanmasına rağmen ben yine de kimseyi ölümle tehdit etmedim. Ölüm talimatını vermedim. Bize ihanet eden Osman-Botanları falan bile ölümle tehdit etmediğimiz biliniyor. Açıkça söylüyorum, bizim öyle kimseyi ölümle tehdit ettiğimiz yok. Biz kimseyi tehdit etmiyoruz. Bizim kimseyi öldürme emrimiz yok. Şimdi siz söyleyin, ben onları tehdit ettim mi? Siz bunlara karşı ne yaptınız?” şeklinde ÖCALAN’ın TALİMATLAR verdiği,

-Avukatlar tarafından, “Bşk” olarak belirtilen ÖCALAN’ın görüşme notlarındaki sert üslubunun dışarıya sert yansıtılmadığının Öcalan’a iletilmesi için aktarımlarda bulundukları, bu aktarımlar paralelinde;

11.03.2011 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında” Avukatların;

Avukatlar : Biz bu konuya ilişkin basına bir açıklama yaptık. Ancak sizin buradaki eleştirilerinizi tehdit olarak basına yansıttılar. Bu, bizim dışımızda basına sızdırıldı.” şeklinde avukatların AKTARIMLARDA bulundukları,


-Avukatların, “Görüşme Notlarının” BİRİNCİ, İKİNCİ ve BASIN METNİ olmak üzere üç ayrı metin hazırlandığı, basın metninde görüşmenin içeriğine dokunmamak kaydı ile üslubun değiştirildiğinin Öcalan’a iletilmesi için aktarımlarda bulundukları,

-Avukatların, bu Görüşme Notlarının Devlet tarafından çok sıkı takip edildiği ve teknik takipte olduğu, ÖCALAN’ın aleyhinde olabilecek sözlerinin basına servis edilme ihtimalinin bulunduğunun Öcalan’a iletilmesi için aktarımlarda bulundukları, bu aktarımlar paralelinde;

11.03.2011 tarihli Avukatlar ile yaptığı görüşmede sonrasında Avukatlar tarafından düzenlenen “Görüşme Notlarında” Avukatların;

Öcalan :Kim olabilir?



Avukatlar :Yani birileri sizin buradaki eleştirilerinizi olduğu gibi basına servis etmiş. Muhtemelen istihbarat kökenlidir.

Öcalan :Sizin dışınızdan başka bir kanal mı bunu medyaya veriyor?

Avukatlar :Öyle olduğunu düşünüyoruz ve ilk kez bu tarzda bir durum yaşanıyor.” şeklinde avukatların AKTARIMLARDA bulundukları,
- Avukatların, bu nedenle ÖCALAN’ın kişilere yönelik üsluba cezaevlerindeki görüşmeler sırasında da dikkat etmesi gerektiğinin Öcalan’a iletilmesi için aktarımlarda bulundukları,

- Avukatların, ÖCALAN’ın kişi eleştirileri yaparken Devletin kendisi aleyhinde kullanabileceği bir üslubun olmamasının daha iyi olacağının Öcalan’a iletilmesi için aktarımlarda bulundukları,

- ÖCALAN’ın, Diyarbakır’daki örgütlülüğün çok daha ileri taşınması gerektiği, Diyarbakır’daki muhalif kesimler ile görüşülmesi talimatını verdiği,

- ÖCALAN’ın, Terör örgütü adına yayın yapan televizyonların ve sanatçıların durumunun kendisine tek tek bildirilmesi talimatını verdiği,

- Avukatların, Terör örgütü adına yayın yapan televizyonlar hakkında detaylı olarak Öcalan’a iletilmek üzere aktarımda bulundukları,

- ÖCALAN’ın, Terör örgütü adına yayın yapan televizyonlarda çok kaliteli programlar yapılması talimatları verdiğinin anlaşıldığı,

- ÖCALAN’ın, Türkiye sahasını kastederek Siyasi Alana ağırlık verilmesi ve büyük örgütlülüklerin gerçekleştirilmesi talimatı verdiği,

- ÖCALAN’ın, Bu örgütlülüklerin gerçekleşmesi durumunda kendisinin sert açıklamalar yapmayacağı şeklinde talimat verdiğinin anlaşıldığı,


Verilen bu talimatlar üzerine;


Yüklə 6,39 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   38   39   40   41   42   43   44   45   ...   122




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə