T. C. Yargitay hukuk dairesi



Yüklə 189,03 Kb.
səhifə1/4
tarix28.11.2017
ölçüsü189,03 Kb.
#33188
  1   2   3   4


İÇTİHATLAR













T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2003/1594

K. 2003/6275

T. 14.5.2003

HAKSIZ FİİL NEDENİYLE MADDİ TAZMİNAT DAVASI ( Davacının Davalıya Ait Binanın Kanalizasyon Sisteminden Sızan Suların Apartmana Zarar Verdiğini İddia Ederek Açmış Olduğu Dava Olması )

APARTMAN YÖNETİCİSİ ( Kat Malikleri Kurulunun Apartman Yöneticisine Özel Bir Yetki İle Üçüncü Kişilerin Binaya Zarar Vermesi Durumunda Kat Malikleri Adına Dava Açabilmesinin Dikkate Alınması )

DAVA AÇMA HAKKI ( Dava Konusu Olayda Apartman Yöneticisinin Dava Açma Hakkına Haiz Olduğunun Yerel Mahkemece Gözetilmesinin Gerekmesi )



KAT MALİKLERİ KURULU ( Bu Kurulun Apartman Yöneticisine Vereceği Bir Yetki İle Apartman Yöneticisinin Haksız Fiile İlişkin Davalarda Kat Malikleri Adına Dava Açma Hakkını Kazanması )

634/m.35

818/m.41

ÖZET : Kural ve yasal düzenleme gereğince apartman yöneticisi 3. kişilerin binaya verdiği zararlardan dolayı kat malikleri adına dava açamaz. Ne var ki kat malikleri kurulu yöneticiye salt bu konuda özel yetki verdiği takdirde dava açılabilir. Dosyada bulunan 6.3.2002 tarihli kat malikleri kurulunca, dava konusu olayla ilgili olarak yönetici olan davacıya, dava açması ve bu iş için vekil tutması konusunda yetki verilmiştir. Bu karar ve yetki yöneticinin görevlerini düzenleyen 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 35 / a maddesindeki düzenlemeye uygun bulunmaktadır. O halde diğer bağımsız bölüm sahipleri yönünden davanın reddedilmesi hukuka aykırıdır.
DAVA : Davacı Çınar Apartmanı Yöneticisi Macide E. vekili Avukat Leyla Kamacı tarafından, davalı Milli Savunma Bakanlığı aleyhine 2/4/2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden doğan maddi tazminatın dava ve ıslah dilekçesi ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 3/10/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR : Davacı, davalıya ait binanın kanalizasyon sisteminden sızan suların apartmana zarar verdiğini belirterek uğranılan zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı vekili kanalizasyon kanalının tamir ettirildiğini, zararın sızıntıdan kaynaklanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tüzel kişiliği bulunmayan apartman yönetiminin yöneticisi sıfatıyla dava açılamayacağı benimsenerek aynı zamanda bağımsız bölüm sahibi de olan yöneticinin istemi kabul edilmiş, diğer bağımsız bölüm sahiplerinin istemi ret edilmiştir. Karar taraflarca temyiz edilmiştir. Kural ve yasal düzenleme gereğince apartman yöneticisi 3. kişilerin binaya verdiği zararlardan dolayı kat malikleri adına dava açamaz. Ne var ki kat malikleri kurulu yöneticiye salt bu konuda özel yetki verdiği takdirde dava açılabilir. Dosyada bulunan 6.3.2002 tarihli kat malikleri kurulunca, dava konusu olayla ilgili olarak yönetici olan davacıya, dava açması ve bu iş için vekil tutması konusunda yetki verilmiştir. Bu karar ve yetki yöneticinin görevlerini düzenleyen 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 35 / a maddesindeki düzenlemeye uygun bulunmaktadır. O halde diğer bağımsız bölüm sahipleri yönünden de işin esası incelenerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece açıklanan yönlerin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.5.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.





YÖNETİCİ SORUMLULUĞU DAVASI

T.C.

YARGITAY

18. HUKUK DAİRESİ

E. 1997/272

K. 1997/1651

T. 3.3.1997

İTİRAZIN İPTALİ ( Davalının Yöneticilik Yaptığı Dönemde Kat Maliklerinden Tahsil Edilen Paraları Yeni Yöneticiye Teslim Etmemesi Üzerine Başlatılan İcra Takibine Vaki İtiraz )

YÖNETİCİNİN SORUMLULUĞU ( Görevi Sona Erdikten Sonra Uhdesinde Olan Paraları Defter ve Kayıtları Derhal Yeni Yöneticiye Teslim Etmekle Yükümlü Olması )

İHTARNAME ( Eski Yöneticinin Uhdesinde Olan Paraları Yeni Yöneticiye Teslim Etmesi İçin Yeni Yöneticinin İhtar Çekmesine Gerek Olmaması )



2004/m.67

634/m.20

ÖZET : Yönetici görevi sona erdikten sonra uhdesinde para varsa defter kayıt ve paraları derhal yeni yöneticiye teslim etmekle yükümlüdür. Bunun için ayrıca bir ihtara gerek yoktur. Aksi takdirde zimmetinde bulunan paraları aylık %10 gecikme tazminatıyla ödemekle sorumludur.
DAVA : Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Davalının, yöneticilik yaptığı dönemde Kat maliklerinden tahsil edilen paralardan 53.625.292 TL. 'sini apartman için harcamadığı halde yöneticilik görevinin sona erdiği 31.12.1995 tarihinde yeni yöneticiye devir ve teslim etmeyip zimmetinde tuttuğu, kat malikleri kurulu'nun 7-14 Ocak 1996 tarihlerinde yapılan ve kendisinin de hazır bulunduğu toplantılarda bu miktar zimmetinin varlığı tesbit ve haberdar da edildiği halde borcunu yine ödememiş olduğu, ancak; üç gün içerisinde %10 aylık gecikme tazminatıyla birlikte ödemediği takdirde hakkında icra takibi yapılacağı ihtarını taşıyan telgrafın kendisine tebliğ edildiği 4.4.1996 tarihinden 4 gün sonra 8.4.1996 tarihinde yönetim hesabına asıl borcunu bankaya yatırmak suretiyle tediye de bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı, yapılan icra takibine takipten önce borcunu ödediği ve yasal faizin %30 olduğu yolunda itirazda bulunmuş, davacı, gecikme tazminatı yönünden itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ihtarnamenin tebliğ edildiği 4.4.1996 tarihinden ödemenin bankaya yatırıldığı tarihe kadar yıllık %30 hesabiyle 4 günlük yasal faiz tutarı 178.751 TL. üzerinden itirazın iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 38. maddesi hükmüne göre yönetici, kat malikleri ne karşı aynen bir vekil gibi sorumludur. bu sorumluluğunun ve yöneticilik görevinin mahiyeti gereği olarak yönetici, kat maliklerinden tahsil edilen paraları, apartmanın ihtiyaçlarına şart etmek, harcanmayanları da yönetim adına açtıracağı hesapta muhafaza etmek, bu görevi sona erdiğinde de yeni yöneticiye bütün defter ve belgeleriyle birlikte hemen devretmek zorundadır. Bu yükümlülükleri yerine getirmesi için ayrı bir ihtara gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, Borçlar Kanununun 101. maddesinin ilk fıkrasında, genel nitelikteki borçlara ilişkin olarak borçlunun temerrüdü için Öngörülen ihtar koşulu, apartman yöneticisi bakımından uygulanamaz. Yönetici, bu görevinin sona erdiği tarihte, uhdesinde kalan apartmana ait paralar yönünden mütemerrit olur.
Öte yandan Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesinde apartmana ait hizmetin sağlıklı ve aksamadan yürütülmesini temin bakımından apartmanın ortak giderleri için kararlaştırılan gider ve avans payını zamanında ödeme yen kat maliki için aylık %10 gecikme tazminatı öngörülmüştür. Kat malikinden bu şekilde tahsil edilen paranın yönetici tararından zimmette tutulup apartman ihtiyaçları için harcanmaması da apartman hizmetleri yönünden kat malikinin borcunu zamanında ödememesinden doğan sakıncayı aynen doğuracağından, yöneticinin de zimmetinde kalan borç için aylık %10 gecikme tazminatıyla sorumlu tutulması gerekir.
Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak davalının, yöneticiliği bıraktığı 31.12.1995 tarihinde üzerinde kalan 53.625.292 TL. borcu üzerinden ve bu tarihten başlıyarak asıl borcun ödendiği 8.4.1996 tarihine kadar hesaplanacak aylık %10 gecikme tazminatından sorumlu olduğunun kabulü ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.nci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.3.1997 gününde oybirliğiyle karar verildi.





BALKONUN ODAYA İLAVE EDİLMESİNE YARGITAY FRENİ!

Yargıtay’ın verdiği emsal kararla birlikte evin balkonunun odaya dahil edilebilmesi için tüm bina maliklerinin izin alınması şartı getirildi.

balkonun odaya ilave edilmesine yargıtay freni!




İHA

Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İnşaat Mühendisi Deniz Karataş, evinin balkonunu, terasını kapatarak odayla bütünleştiren mülk sahipleri için, Yargıtay’dan emsal bir karar çıktığını ve karara göre, uygulamanın yapılabilmesi için ilgili binadaki tüm kat maliklerinin onayı alınması gerektiğini, tek kat malikinin itiraz etmesinin dahi uygulamayı gerçekleştirmeye engel oluşturacağını açıkladı.

Birçok mülk sahibi daha geniş odalara veya mutfağa sahip olabilmek adına, balkon ve teras gibi açık alanlarını dairelerine eklediğini, bu durumun apartman ve sitelerde birçok kez tartışma hatta dava konusu olduğunu hatırlatan Deniz Karataş, Yargıtay’a uzanan bir davanın, bu konuda emsal bir kararın çıkmasını sağladığını kaydetti. Karara göre, balkonun ya da terasın odaya dahil edilebilmesi için binadaki ya da sitedeki tüm kat maliklerinin onayı gerekecek.

Yargıtay’ın bu uygulamaları mimari proje değişikliği olarak değerlendirdiğini vurgulayan Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İnşaat Mühendisi Deniz Karataş “daha önce kat malikleri oy çokluğu ile bu uygulamaları yapabiliyordu.



Yargıtay ın 18. Hukuk Dairesi 2015/9972 E. 2016/7042 kararı sonrası oy çokluğu değil oy birliği aranacak” vurgusunu yaptı.

Balkonun odaya dahil edilmesi ve balkonun kapatılması uygulamaları birbirinden farklı olarak değerlendirildiğini, balkon ile oda arasındaki duvarın olup olmaması olarak düşünülebildiğini hatırlatan Karataş şöyle devam etti:

Duvar ortadan kaldırılacaksa oy birliği olmalı



sadece balkonu kapatmak ise, kat maliklerinin 4/5’inin kabul oyu yeterli”

olacağını ifade etti. Öte yandan; balkonu eve dahil etme uygulamalarının özellikle büyükşehirlerde son dönemde arttığını görüyoruz., Balkonlar her ne kadar evin (brüt) metrekaresi olarak değerlendirilse de, her zaman kullanılmayan bir alan olarak görülüyor. Ancak balkon odaya eklenirse evin metrekaresi, kullanım alanı artmış gibi görülüyor. Dolayısıyla bu kira rakamlarına da, evin satış rakamına da artış olarak ekleniyor.




MADDE : 20

III - ANAGAYRİMENKULÜN GENEL GİDERLERİNE KATILMA :
     Madde 20 – (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983 - 2814/9 md.) Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça:
     a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak;
     b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında; (1)
     Katılmakla yükümlüdür.
     c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz.
     (Değişik: 13/4/1983 - 2814/9 md.) Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. (1)
     Birinci fıkradaki giderlere, kat maliklerinden birinin veya onun bağımsız bölümünden herhangi bir suretle faydalanan kişinin kusurlu bir hareketi sebep olmuşsa, gidere katılanların yaptıkları ödemeler için o kat malikine veya gidere sebep olanlara rücu hakları vardır.

T.C.
YARGITAY


18. Hukuk Dairesi

E:2003/7152


K:2003/8944
T:17.11.2003
 
   Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 
   Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 
   KARAR : Dava, kat mülkiyeti kurulu anagayrimenkuldeki 2002 Ocak aidat borcunun tahsili ile ilgili olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 
   Mahkemece, işletme projesi ve bu konudaki kat malikleri kurulu kararının davalıya tebliğ edilmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. 
   Kat Mülkiyeti Yasasının 20.maddesi hükmüne göre; kat maliklerinden her biri anagayrimenkulün tüm giderlerine ve bu giderler için toplanacak avansa katılmak zorundadır. Kat malikleri kurulu kararının ya da işletme projesinin daha önce ilgililere bizzat tebliği zorunlu olmayıp, işletme projesinin düzenlenmesi veya ortak gider ve avansla ilgili olarak kat malikleri kurulu kararının alınması yeterlidir. Bunların davalıya daha once tebliğ edilmemiş olması, asıl alacağın icra müdürlüğü marifetiyle yapılacak tebligat tarihinden itibaren teferruatı ile birlikte borcludan tahsiline engel teşkil edemez. 
   Davalı da diğer kat malikleri gibi anagayrimenkulün gerektirdigi genel giderlere katılmak zorundadır. Bu konuda işletme projesi hazırlanmamış olması yada davalının kat malikleri toplantısına katılmamıs olması onu bu yükümlülukten kurtarmaz. Kat malikleri kurulunun kendisini de ilgilendıren konuda usul ve yasaya aykırı karar alındığı iddiasında bulunan kat maliki bu konuda Kat Mülkiyeti Kanunu'nun hükümleri dairesinde her zaman mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. Yanlış olduğunu iddia ettiği kat malikleri kurulu kararını iptal ettirmeyen davalı yasadan doğan yükümlülüğünü yerine getirmeye zorunludur. 
   Somut olayda, 24.6.2001 tarihli kat malikleri kurulu kararında Temmuz ayından sonraki aylarda doğalgaz faturalarının miktarına göre aidatların artırılması yönünde yönetime yetki verildiği ve buna dayanılarak yonetimin, 1.1.2002 tarihli kararla Ocak 2002 aidatını 150 milyon TL olarak belirlediği ve üstelikte 1.1.2002 tarihindeki istisare amaclı yapılan olaganüstu kat malikleri toplantısı ıle de bu gelen faturaya göre 2002 yılı Ocak ayından başlamak üzere aidatların 150 milyon TL'ye çıkarılması yönünde karar alındığı anlaşılmaktadır. 
   Kat malikleri kurulu kararları iptal edilmedikçe geçerli oldukları da gözönüne alınarak davalının sorumlu bulunduğu avans ve ortak gider aidatı miktarı saptanıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir. 
   SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.



MADDE : 32

IV - KARARLAR:
    Madde 32 - Anagayrimenkul kat malikleri kurulu tarafından, sözleşme, yönetim planı ve kanun hükümleri uyarınca verilecek kararlara göre yönetilir.
  Bütün kat malikleriyle külli ve cüzi halefleri, yönetici ve denetçiler, kat malikleri kurulunun kararlarına uymakla yükümlüdürler.
    Anagayrimenkulün kullanılmasından veya yönetiminden dolayı kat malikleri arasında veya bunlarla yönetici ve denetçiler arasında veya denetçilerle yöneticiler arasında çıkan anlaşmazlıklar, kat malikleri kurulunca çözülür ve karara bağlanır.
    Kat malikleri kurulu kararları 1'den başlayıp sırayla giden sayfa numaraları taşıyan her sayfası noter mühüriyle tasdikli bir deftere yazılarak, toplantıda, bulunan bütün kat maliklerince imzalanır karara aykırı oy verenler bu aykırılığın sebebini belirterek imza koyarlar.
    Bir husus hakkında ilerde çıkan anlaşmazlıklar, karar defterinde aynı hususa dair daha önce verilmiş bir karar varsa kaide olarak ona göre çözülür.

   

MADDE :

APARTMAN YÖNETİCİSİ HAKKINDA YARGITAY KARARLARI

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2002/10382

K. 2002/11132

T. 27.5.2002

 

• APARTMAN YÖNETİCİLİĞİNİN AKTİF VE PASİF EHLİYETİ ( Bulunmadığından İlamda Yönetici Aleyhine Hükmedilen Tazminat Masraf ve Vekalet Ücretinin Arsa Paylarına Göre Kat Maliklerinden İstenmesi Gereği – İtirazın Kaldırılması )



• İTİRAZIN KALDIRILMASI DAVASI ( Yönetim Aleyhine Hükmedilen Tazminat Yargılma Gideri ve Vekalet Ücretinin Yöneticinin Aktif ve Pasif Ehliyeti Bulunmadığından Arsa Paylarına Göre Kat Maliklerinden İstenmesi Gerektiği – Dava ve Taraf Ehliyeti )

• APARTMAN YÖNETİCİSİ ( Kat Maliklerine Karşı Bir Vekil Gibi Sorumlu Olduğu – Apartman Yöneticisinin Kat Mülkiyeti Kanunun 35. Maddesinde Sayılanlar Dışında Kat Maliklerini Temsil Yetkisi Bulunmadığından Aktif ve Pasif Ehliyeti Bulunmadığı )

 

634/m.35


 

ÖZET :Yönetici kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur. Bu nedenle vekilin haklarına sahiptir. Bir davada veya takipte kimlerin taraf olacağı nasıl temsil edileceği ise HUMK., Avukatlık Kanunu, Borçlar Kanunu’nun vekalet akdine ilişkin hükümlerine göre düzenlenmiştir. Bu hükümlere uygun temsil yetkisi olmadıkça yöneticinin 634 Sayılı Yasanın 35. maddesinde sayılanlar dışında kat maliklerini temsil yetkisi olmadığından apartman yöneticiliğinin aktif ve pasif ehliyeti bulunmamaktadır.

 

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:



 

KARAR : Yönetici kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur. Bu nedenle vekilin haklarına sahiptir. Bir davada veya takipte kimlerin taraf olacağı nasıl temsil edileceği ise HUMK., Avukatlık Kanunu, Borçlar Kanunu’nun vekalet akdine ilişkin hükümlerine göre düzenlenmiştir. Bu hükümlere uygun temsil yetkisi olmadıkça yöneticinin 634 Sayılı Yasanın 35. maddesinde sayılanlar dışında kat maliklerini temsil yetkisi olmadığından apartman yöneticiliğinin aktif ve pasif ehliyeti bulunmamaktadır. Somut olayda alacaklı itirazın kaldırılması ilamında yönetim aleyhine hükmedilen inkar tazminatı yargılama gideri ve vekalet ücretini talep etmiştir. Yöneticinin aktif ve pasif ehliyeti bulunmadığından alacaklı sözkonusu alacağı arsa paylarına göre kat maliklerinden talep edebilir. Ehliyetle ilgili bu hususun Merciice resen gözönüne alınarak borçlunun şikayetinin kabulüne karar verilmek gerekirken yazılı şekilde reddi isabetsizdir.

 

SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.5.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.



 

 

 



 

T.C.

YARGITAY

18. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/10675

K. 2005/640

T. 10.2.2005

 

• APARTMAN YÖNETİCİLİĞİ ( Yöneticilik Yapan Davalıların Zimmetinde Kalan ve Apartmana Ait Ortak Yönetim Alacağı Olup Bu Nedenle Söz Konusu Alacağın Davalılardan Alınarak Apartman Yönetimine Ödenmesi )



• TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ ( Dava Dilekçesinde Davacının Faizle İlgili Bir İstemi Bulunmadığı Halde İstemi Aşar Şekilde Yasal Faize Hükmedilmesinin Hatalı Olması )

 

1086/m.74



634/m.38

 

ÖZET : Yöneticilik yapan davalıların zimmetinde kalan ve apartmana ait ortak yönetim alacağı olup bu nedenle söz konusu alacağın davalılardan alınarak apartman yönetimine ödenmesi yerine kat maliki olan davacıya ödenmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.



 

DAVA : Dava dilekçesinde 3.670.615.848 liranın davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:



 

KARAR : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.

 

Ancak;


 

1- Dava konusu edilen ve hüküm altına alınan miktar 14.5.2000-25.3.2001 döneminde yöneticilik yapan davalıların zimmetinde kalan ve apartmana ait ortak yönetim alacağı olup bu nedenle söz konusu alacağın davalılardan alınarak apartman yönetimine ödenmesi yerine kat maliki olan davacıya ödenmesine karar verilmiş olması,

 

2- Dava dilekçesinde davacının faizle ilgili bir istemi bulunmadığı halde istemi aşar şekilde yasal faize hükmedilmesi,



 

Doğru görülmemiştir.

 

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.2.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.



 

 

 



 

 



Yüklə 189,03 Kb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə