Üniversite Nedir, Ne Değildir



Yüklə 10,66 Kb.
tarix03.11.2017
ölçüsü10,66 Kb.
#29960

Üniversite Nedir, Ne Değildir.
Televizyonun karşısındayım. Genç mi genç, daha ana tüyünden çıkmamış lise mezunlarına mikrofon uzatılıyor. Kimi alabildiğine rahat, çoğuysa kamera karşısında bir an önce söyleyip kurtulmak için ecel terleri döküyor ama, incecik sesleriyle hepsinin söylediği aynı:

"Çok olumlu karşılıyoruz", "Bizim için çok iyi oldu". "Acayip sevindik yani!". Bunun çeşitlemeleri.

Bu gencecik öğrencilere (şu, son zamanlarda iyice moda olan "Biz sizi çok seviyoruz" türünden yavşaklıklardan nefret etmiyor olsam, çok sevdiğimi söyleyecek olduğum öğrencilere) hiç böyle acımamıştım. Ekrana bağırdım: "Siz bidaha üniversiteyi rüyanızda görürsünüz!"

Evet, bu ülkede, normal kazanan aile çocuklarının gideceği üniversite son kararla bitmiştir.

Üniversite nedir?

Ne olmadığıyla birlikte söyleyeyim: Üniversite bir lise azmanı değildir. Tıp ve benzeri özel nitelikli teknik fakülteler dışında, öğrencilerin kapısına asıl yığıldıkları fakülteler, sanılanın tersine, genel kültür ve meslekî bilgi vermek için kurulmamıştır. Gereksinme duyulan bilgilerin nerede ve nasıl bulunacağını öğretmek için, yöntem ve araştırma öğretmek için kurulmuştur. Bu yüzden, sınıftan çok kitaplıklıkta zaman geçirmek önemlidir.

Üniversitede ders kitabı olmaz. Hepsi birbirine zıt şeyler söyleyen kitaplar olur. Üniversitede kaval dinler gibi ders dinlenmez. "Evet hocam, sepet hocam" denmez. Dinlemekten çok, hocaya soru sorulur ve hoca sıkıştırılır. Üniversitede, hocanın verdiği ders başta olmak üzere, hiçbir şeyi önce kuşku duymadan kabul etmemek öğretilir. En iyi hoca, sınıfta en az konuşan ve öğrenciyi karşı çıkmaya en fazla tahrik eden hocadır.

Üniversitede yalnızca derse de girilmez. Kantin, koridorlar, birahaneler ve hatta diskotekler de en az ders kadar öğreticidir. Buralarda, çok önemli bişey olan, oturup kalkmak öğrenilir. İnsan kütükken kereste, sonra da cilalı tahta olmaya üniversitede talim eder. Bu olmadan, eleştirmeci-araştırmacı kafa falan oluşmaz.

Bütün bunların sonucu olarak, üniversite dingonun ahırı değildir. Ancak araştırma yaptırmaya olanak verecek sayıda öğrenci alan ve ancak büyük kentlerde kurulabilecek bir kurumdur. Taşrada üniversite olmaz. Tekrar ediyorum: Taşrada üniversite olur demek, (çok kibar bir zat olan Dr.Haldun Özen dostum kızar diye "soytarılıktır" diyemiyorum ama) marifet değildir. Taşrada üniversite yaparsan, taşra çağdaşlaşmaz, üniversite köylüleşir. Zamanla falan da düzelmez. En yakın örneği de, ODTÜ ile aynı zamanda, 1956'da kurulan Erzurum Atatürk Üniversitesi'dir. Bugün, örneğin bir Erciyes Üniversitesi, devletin parasını "Türk Kültürünün Alt Unsurlarından Kürtler" gibilerden saçmalıklar yayınlayarak çarçur etmektedir ve böyle biyerin başka bişey yayınlaması da mümkün değildir.

Peki, "Kızımız bu yıl üniversiteye başlıyor teyzesi..." kafasının artık demir attığı bir ülkede ne yapacaksın? Herkes yüksek öğrenim yapmak için çıldırmaya koşullandırılmış. Üniversitenin dışında nereye kadar tutacaksın?



Tutamıyorsun. Bu bi gerçek. Ya ne yaparsın?
Kataloq: pre2000
pre2000 -> Bu hafta da mayıs'ı konuşmak istiyorum. Mayıs rezaletini. Çünkü gerçekten rezaletti
pre2000 -> Türkiye'de İnsan Hakları Uygulamaları ve Türkiye'nin Diplomatik İlişkileri 1980-1994
pre2000 -> Televizyonda "tefriT" İle "İfrat" Baskın Oran
pre2000 -> Lozan'da azinlik ve insan haklari baskın Oran
pre2000 -> Birisini ilk defa görmeye gidiyorum ve şu 54
pre2000 -> 'ınız hayırlı olsun. Hayırlı olacağı muhakkak, çünkü dergimiz gerçekten
pre2000 -> Üzerinde en fazla tartışma olan sultan
pre2000 -> Tanker uçaklarımız geliyor
pre2000 -> “Iğdır’da 1915-1920 yılları arasında yaşanan Ermeni mezaliminde ölen Türkler anısına 42 metre boyunda dev bir ‘Soykırım Anıtı’ inşa ediliyor. Anıtın yanında bir de ‘Soykırım Müzesi’ yer alıyor
pre2000 -> "Hıyar" derken, aklıma geldi

Yüklə 10,66 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə