Yahya Arıkan Bir tane birinci önergeyi bir arkadaş takip etsinler



Yüklə 179,71 Kb.
tarix09.01.2022
ölçüsü179,71 Kb.
#95433

10. OLAĞAN ((MALİ) GENEL KURUL

Mayıs 1999


- Yahya Arıkan

Bir tane birinci önergeyi bir arkadaş takip etsinler. Evet değerli arkadaşlar birinci önerge tekrar okuyarak oylarınıza sunacağım. Divan başkanlığına Ziya Disanlı, başkan yardımcılığına Mehmet Yılmaz, üyeliklere Sabahattin Keskin ve ... Oğuz’u önerenler Yahya Arıkan, Nezih Aktan, Yücel Akdemir, Metin Başer, Cahit Kesemen, Muammer Keskin, Hüseyin Mert, Hüseyin Yılmaz, Nail Sanlı, Kenan Boğa, Serpil Zorbozan, Hüseyin Fırat, Selami Erdem. Bu öneriyi kabul edenler? Teşekkür ediyorum.

İkinci önergeyi tekrar okuyorum. Divan başkanlığına Remzi Çakır, Mehmet Akardere, Ayla İskenderoğlu, Recep Kılıç. Teklif edenler Aziz Babuşcu, Zeki Ağır, Mustafa Öcalan, Salih Çakı, Recep Zeki İskender, Veysel Ataman, Orhan Hasanoğlu, Zihni Karpat. Bu öneriyi kabul edenler? Teşekkür ediyorum.

Üçüncü öneriyi okuyorum. Divan başkanlığına Turgut Arığ, üyeliklere Sefa Öztürk, Gülizar Özden, Cemalettin Çalık. Önerenler, Hamdi Balcı, Hüseyin Yılmaz, Gültekin Bekar, İlhan Şahin, Münir Sivrikaya, Ahmet Karakılıç. Bu öneriyi kabul edenler? Birinci öneri oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Teşekkür ediyorum. Sayın Ziya Disanlı, Sayın Mehmet Yılmaz, Sayın Sabahattin Keskin ve Sayın ...... Oğuz’u divanı yönetmek üzere davet ediyorum. Teşekkürler ve saygılar sunuyorum.

- Ziya Disanlı

Saygıdeğer konuklar, değerli meslektaşlarım. Odamızın 10. genel kuruluna hepiniz hoş geldiniz, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyoruz. Değerli üye arkadaşlarım bana ve divanımıza gösterdiğiniz güvenden dolayı size teşekkür ediyoruz. Yardımlarınızla mesleğimize, meslektaşlarımıza yakışır bir yönetim sergileyeceğimizi belirtmek istiyorum. Bu genel kurulumuzun ülkemize, mesleğimize ve meslektaşlarımıza yararlı sonuçlar getirmesi dileği ile genel kurulumuzu açıyorum.

Değerli meslektaşlarım öncelikle gündemin 2. maddesindeki divan oluşumuyla birlikte divana tutanakların imzalama yetkisinin verilmesi konusunun görüşülüp ondan sonra saygı duruşuna geçmek istiyorum. Divana genel kurul tutanakları imzalama yetkisinin verilmesi konusunu oylarınıza sunuyorum. Olumlu oy vermek isteyen arkadaşlar işaret buyursunlar. Teşekkür ediyorum. Kabul etmeyen arkadaşlarımız yok, oy birliği ile divana genel kurul tutanaklarının imzalama yetkisi verilmiştir. Teşekkür ederiz.

3. gündem maddemize geçiyorum. Bu arada henüz divana genel kurul gündemi ile ilgili bir değişiklik önergesi gelmedi. Gündemi de oylarınıza sunacağım, ama herhalde bir önerge geliyor şu anda. Gelen önerge gündemde bir değişiklik içermiyor. Dolayısıyla ilgili maddede o önergeyi okuyacağım ve gereğini yapacağım, önergeyi veren arkadaşların bilgisine sunuyorum. Saygıdeğer arkadaşlarım, gündemi yayınlandığı ve sizlere duyurulduğu şekilde oylarınıza sunuyorum. Kabul eden arkadaşlarım işaret buyursun lütfen. Teşekkür ederim. Kabul etmeyen arkadaşlarımız yok, oy birliği ile kabul edilmiştir. Teşekkür ediyorum. Gündemin 3. maddesine geçiyorum, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması. Büyük önder Atatürk, mesleğimize katkılar sunmuş değerli insanlarımız, ebediyete göç eden değerli arkadaşlarımız için hepinizi 1 dakikalık saygı duruşu ve arkasından İstiklal Marşı’nı okumaya davet ediyorum. Teşekkürler.

Değerli meslektaşlarım gündemimizin 4. maddesine geçiyoruz. Yönetim kurulu adına oda başkanının konuşması. Sayın oda başkanımızı kürsüye davet ediyorum. Buyurun sayın başkanım.

- Yahya Arıkan

Saygıdeğer konuklar, değerli basın mensupları, değerli meslektaşlarım tekrar hepinize hoş geldiniz diyor sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Yıl 1989 meslek yasamızın yürürlüğe girdiği tarih. Yıl 1999 mesleki örgütlülüğümüzün 10. yılı. Evet değerli meslektaşlarım bu genel kurulda 10. yılımızı kutluyoruz. 7 Mart 1990 tarihinde Spor ve Sergi Sarayı’nda yapılan müteşebbis heyet seçimlerini hatırlıyorum. O gün ne bir yerimiz vardı, ne bir personel ne de teknolojik alt yapısı. Nereden nereye geldik, meslek nereye gidiyor, neler yapmamız gerekiyor? Bu genel kurulda, bu 10 yılın değerlendirmesini yapmakta büyük bir yarar vardır değerli arkadaşlarım. İlk 10 yılda odalarımızın alt yapılarını çağdaş koşullara getirmeye çalıştık. Meslektaşlarımızı katip imajından sıyırıp meslek mensubu olabilmesine uğraş verdik. Mesleki saygınlığın eğitim çalışmalarından geçtiğine inanarak meslek içerikli çalışmalarına ağırlık verdik. Bürokrasinin azaltılmasının, angaryaların azaltılmasının önemli bir adım olduğu bilinciyle bu konuda pek çok raporlar düzenledik. Yetkisiz çalışanlara karşı mücadeleler verdik. Toplumsal konularda da duyarlı olmaya çalıştık. İlk 10 yılda tek düzen uygulama tebliği ile muhasebede aynı dili konuşmamızı sağladık. Vergi beyannamelerinin imzalama mecburiyetiyle mesleğe olan talebi artırdık. Bugün odamızdaki stajyer sayısı üye sayısını aşmıştır değerli arkadaşlarım. Angaryaların kaldırılmasına yönelik önemli adımlar önemli mesafeler elde ettik. Günlük kasa defterinin kaldırılması, vergi levhalarının bizim tarafımızdan onaylanması ve yıllık bildirimlerin son kez alınması. Yine bu dönem mali idare ile saygın bir diyalog oluşturduk. Sayın genel başkanımıza hoş geldiniz diyorum. Özellikle yıllık bildirim ertelenmesi, A,B,C’lerin ertelenmesi, 15 Mayıs’a kadar vermemiz gereken bildirimin ertelenmesinde olduğu gibi. İlk 10 yılda meslek mensuplarımızı, stajyerlerimizi zorunlu eğitime tabi tutamadık. Meslek yasamızın eksik yanlarını düzeltemedik. Meslek içi haksız rekabeti engelleyemedik.

Değerli meslektaşlarım bu dönem mali idare ile sözlü olmayan önerilerimizin önemli bir bölümünün hayata geçtiği bir süreci yaşadığımızı ifade etmek istiyorum. Bu konuda sunmuş olduğumuz raporlar faaliyet kitapçığında detaylı bir şekilde vardır ve bunların karşılığında neler gerçekleşmiştir, bunları da göreceksiniz. Ben bu yaptığımız çalışmaları size özet olarak sunmak istiyorum. Ama önce bir konunun altını çizmek istiyorum. Özellikle mali idare ile yapılan çalışmalarda, ‘İstanbul odası TÜRMOB’u aklıyor’ şeklindeki bir değerlendirmenin olduğunu gözlemliyorum. Biz örgütsel bağlılığın ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Yaptığımız her çalışmada TÜRMOB genel başkanının bilgisi vardır. Ben şunu söylüyorum, mesleki sorunların çözümünde farklı değerlendirmeler yapmak kimseye yarar getirmeyecektir.

Değerli arkadaşlarım, ilk çalışmamız bu dönem bürolarımızdaki temel yaşadığımız sıkıntı geçici vergi ile başladı. Geçici vergi ile ilgili İstanbul odası TÜRMOB ile birlikte yapılan tüm çalışmalara elinden geldiği kadar iştirak etmiştir. Plan bütçe komisyonundan tutun tebliğ çalışmasına varıncaya kadar. Özellikle tebliğ çalışmasında İstanbullu meslektaşlarımızın görüşlerini aldık. En son, seçime giren grupların da görüşlerini alınarak bu tebliğ nasıl hazırlanmalı şeklindeki önerilerle oda başkanları toplantısında İstanbul odası olarak görüşlerimizi aktardık. Arkadaşlarımız şunu söylüyorlardı, tebliğ basit, anlaşılır, uygulanır olması şeklinde görüşler vardı. Yine bu kitapta baktığınız zaman İstanbullu meslektaşlarımızın önerilerinin önemli bir bölümünün tebliğde yer aldığını göreceksiniz. Yine bir sıkıntı yaşadık. Hatırlarsanız, optik okuyucular uygulaması çıktıktan sonra mali idare beyannamelerin elle yazılması talebinde bulundular. Bu konuda oda yönetimimiz Şubat ayında o dönemin Maliye Bakanı sayın Zekeriya Temizel’e bir rapor takdim ettik ve o raporun sonucunda bir genel tebliğ yayınlayarak mali idareyi bundan böyle beyannamelerin bilgisayar çıkmalarını kabul edilmesine olanak sağladılar. 7 Nisan 1999 tarihinde Gelirler Genel Müdürü sayın Akif Hamzaçebi’ye bir rapor sundum. Bakın bu raporda neler vardı. Yıllık bildirimlerin ertelenmesini talep ettik, yıllık KDV bildirimlerinde ...... dökümünün kaldırılmasını talep ettik, A, B, C’lerin ertelenmesini talep ettik, tahsil kapsamı dışında bulunan yeniden değerleme ve ..... raporlarındaki limitlerin artırılmasını talep ettik. 15 Mayıs’a kadar verilecek imzalama mecburiyetinde vergi dairelerindeki listelerin bir ay ertelenme talebinde bulunduk ve 4 nolu tebliğin işler hale getirilmesini talep ettik. Lütfen kitapçığı iyi okursanız, ben zamanınızı almamak açısından bu rapordaki tarihlere varıncaya kadar odamızın önerilerinin % 99’unun hayata geçtiğini göreceksiniz. Yine hepimizin yakından yaşadığı yıllardır dile getirdiğimiz konu, vergi daireleri arasındaki uygulama birlikteliğinin olmaması. Sayın Akif Hamzaçebi zamanında başlayan, sayın Kadir Boy zamanında devam eden vergi daireleri müdürleri ile nokta toplantıları yaptık. Şubat ve Mart aylarında yaklaşık 7 bölgede yaklaşık 55 vergi dairesi müdürü katılımıyla vergi idaresinde yaşanan sorunların çözümüne yönelik bir rapor hazırladık. Bu raporu da yine faaliyet kitapçığında göreceksiniz. Sayın defterdarımız katılamadılar çok önemli bir toplantısından dolayı, ama Cuma günü yaptığım görüşmede genel kurula sevgi ve saygılarını iletiler ve odamızın önerdiği uygulama birlikteliğinin önümüzdeki haftalarda mutlaka yayınlanacağını ifade ettiler.

Şimdi değerli arkadaşlarım, bu genel kurulda zannediyorum en çok konuşacağımız ve tartışacağımız konuların başında geçici vergi gelecektir. Özellikle kanun yürürlüğe girdikten sonra geçici verginin ertelenmesiyle ilgili İstanbul odası olarak 22 Nisan’da sayın genel müdürümüze bir rapor takdim etttik. Bu raporun da detayına inmek istemiyorum. İstanbul milletvekili sayın Masum Türker aramızdalar, hoş geldiniz diyorum efendim. Bunun teknik anlamda bir muhasebe bürosunun nasıl çalıştığını, işlemlerimizi nasıl yaptığımızı 15 gün süre içerisindeki işleyişimizi bir rapor takdim ettik. Tabii geçici verginin ertelenmesi için, çok samimi olarak söylüyorum, ne yapmamız gerekiyorsa onu yaptık. Bu konuda uğraş verdik mi vermedik mi izin verirseniz özellikle görsel basında ne yaptığımızı hep birlikte izlemek istiyoruz...

Ne yapmamız ile ilgili beyanname düzenleyecek olan muhasebeci kesiminin önerileri bütçe açıkları neden göstererek yürürlüğe giremedi. Tabi bu arada elimizde geçici vergi uygulaması ile ilgili önemli sıkıntılar yaşadık. Bir çok meslektaşımız kaç nüsha beyanname verilecek, gelir tablolarına pul yapışacak mı yapışmayacak mı buna benzer pek çok hususu sayın defterdara bir rapor olarak sunduk ve eminim ki bu yaşanan sıkıntılara çözüm getirilmeye çalışıldı. Mali idare ile yaptığımız görüşmelerde önemli bir adım elde ettik değerli arkadaşlarım ve yıllardır şikayet ettiğimiz bir konu idi. Bu güne kadar tebliğler hazırlanırken camiamızın görüşü alınamamasından dolayı tebliğ yayınlandıktan sonra uygulamada sıkıntıları da beraberinde getiriyordu. Bu anlamda bunun ilk örneğini yakında yürürlüğe girecek olan işe başlama işi bırakma ile ilgili bir tebliğ çalışmasında, sayın genel müdürlük tebliğ taslağını odamıza gönderdiler, ivedilikle de görüşümüzü genel müdüre iletmiş olduk. 20 Mayıs 99’da bir rapor daha sunduk değerli arkadaşlarım. B formunun kaldırılmasını veya fatura limitinin 2 milyardan 10 milyara çıkartılması şeklindeki bir talebimizi ve en son vergi levhaları olayında ayrı ayrı vergi daireleri yerine bağlı olduğumuz vergi dairesine verilmesi şeklindeki bir talebimizi de 20 Mayıs 1999 tarihinde ilettik. Bildiğim kadarıyla bağlı olduğumuz vergi dairesine verilmek üzere bir iç genelgenin sayın bakanın imzası altında olduğudur.

Evet değerli arkadaşlarım, bu güzel diyaloğu oluşturan önerilerimizin önemli bir bölümünü hayata geçiren başta eski Maliye Bakanımız Zekeriya Temizel, Nami Çağan, Gelirler Genel Müdürü sayın Akif Hamzaçebi ve İstanbul Defterdarı Kadir Boy’a sizler adına teşekkür ediyorum.

Saygıdeğer üyelerimiz, bildiğiniz gibi 18 Nisan’da ülkemizin genel yönetim seçimleri yapıldı. Bu seçimlerin sonuçları üzerinde durmak istemiyorum. Ama bildiğim kadarıyla muhasebe camiasından bir çok arkadaşımız, kimi milletvekilliğine, kimi belediye başkanlığına, kimi de belediye meclis üyeliklerine aday oldular. Ben öncelikle başta Sayın Masum Türker olmak üzere aramızdan seçilen tüm meslektaşlarımıza başarılar diliyorum. İstanbul odası olarak seçimler esnasında toplumsal ve mesleki taleplerimizi kamuoyuna duyurmaya çalıştık. İzin verirseniz mesleki ve toplumsal taleplerimizin neler olduğunu bir kez daha altını çizmek istiyorum. Basit usuldeki vergilendirmede muhasebecilerin dışlanmamasını, geçici verginin yumuşatılmasını, mali tatilin mutlaka yürürlüğe konulmasını, naylon faturaya karşı önlem alınmasını, çek kullanımında yeni düzenlemeler yapılmasını, kara para incelemelerinin yoğunlaştırılmasını, vergi tabanının genişletilmesini, sermaye piyasalarına açıklık ve güven getirilmesini, sosyal güvenlik kurumlarının tek çatıda birleştirilmesini mesleki talepler olarak dile getirdik. Katılımcı, demokratik ve laik bir düzende ısrar ettiğimizi, kalıcı barışın temellerinin atılmasını, idam cezasının kaldırılmasını, özelleştirmelerin peşkeşe dönüşmemesini, adil bir gelir dağılımının oluşturulmasını, yasa dışı çetelerle aktif mücadele edilmesini, çevremizin kirlenmesinin durdurulmasını, trafik dehşetine son verilmesini, arazi yağmasına ve kaçak yapılaşmaya fırsat tanınmamasını toplumsal talepler olarak dile getirdik. Her şeyden önce şunun iyi bilinmesini istiyoruz ki tespit ettiğimiz taleplerin sonuna kadar takipçisi olacağımızdır.

Saygıdeğer meslektaşlarım, bu dönem önemli adımların atıldığı angaryaların tümünün ortadan kalkacağı bir dönem olması gerekli olduğuna inanıyoruz. Özellikle yıllık bildirimlerin kaldırılması, son kez alınması, biliyorsunuz basım izin belgesi, artık vergi dairelerinden değil direk matbaalardan alınıyor, bu konuda da dün bir tebliğ yayınlandı ve bu tamamiyle ortadan kalkmış durumda. Vergi levhalarının tasdiğinden sonra mutlaka A, B, C formlarının bu dönem kaldırılması gerekiyor değerli arkadaşlarım. Ayrıca bankalara verdiğimiz bilançolar biliyorsunuz vergi idaresine tasdik edip bankalara verdiğimiz bu bilançoların da artık bizler tarafından tasdik edilmesine gerekli olduğuna inanıyorum. Bu konuda fazla bir şey söylemek istemiyorum. Çünkü TÜRMOB’un bu konunun alt yapı çalışmaları var bu düşüncelerin önemli bir bölümünün olgunlaşmış olduğunu biliyorum. Zannediyorum genel başkanım bu konuda sizlere daha detaylı bilgi vereceklerdir.



Değerli üyeler, yine izin verirseniz geçici vergiye dönmek istiyorum. Gerçekten bu genel kurulda bu geçici vergi konusunu enine boyuna tartışmamız gerekiyor. Yani bu uygulama adil midir, 300 defter tutanla 30 defter arasındaki fark nasıl belirlenecek, bunun zorlukları nelerdir? Bu genel kurulda enine boyuna tartışılmasında büyük bir yarar var. Ama şunu baştan ifade edelim bu güne kadar yapılan hiçbir toplantıda İstanbul’daki yapılan gruplar toplantısı dahil, oda başkanları toplantısı dahil geçici verginin kaldırılmasına yönelik bir talep gelmemiştir değerli arkadaşlar. Muhasebe camiasının temel talebi alt yapılarımızın uygun olmadığı, vergi düzeni oturmadığı, angaryaların çok olduğu, bu nedenle öncelikle bu işin ertelenmesi olduğu dile getirildi. Bir de İstanbul odası olarak bunu her yerde dile getirdik mücadelemizi verdik. Ben geçici verginin meslekte kalite getireceğine inanıyorum, bu benim düşüncem. Çıkar bu konuda farklı düşünen arkadaşlarımız varsa farklı düşüncelerini ifade ederler. 300 tane defter tutmuş sürümden kazanan, haksız rekabet yapan meslek mensubuyla, bu işi adam gibi yapıp sağlıklı bilanço çıkartan meslek mensubu ayrımını ben bu uygulamanın oluşacağına inanıyorum, bu benim görüşüm değerli arkadaşlar. Biraz önce televizyon konuşmamda izlediniz, ısrarla biz bunun faturası ileride bize çıkmaması gerekiyor. Ben bir çok meslektaşımla görüşüyorum konuşuyorum ya diyorlar bu genel kurullar dönemi denk geldi. Biraz zorlandık, ama önümüzdeki dönem mesleğimiz sayısı azımsanmayacak bir sayıdır değerli arkadaşlarım. Şunu belirtiyorum, diyorum ki özellikle geçici vergi dönemleri hepimiz atladık. TÜRMOB atladı, odalar da atladı, herkes atladı değerli arkadaşlarım. Beyanname verme dönemi, işlerimizin en yoğun olduğu döneme geliyor muhtasar dönemleri 3 aylık ve artı gider vergisi dönemlerine geliyor. Diyoruz ki bu beyanname verme süresini bir ay kaydırdığınız zaman yani 15 Mayıs yerine 15 Haziran’a kaydırdığınız zaman ben iddia ediyorum ama bu işi ciddi anlamda yapmak isteyen meslek mensubu açısından söylüyorum biz bu geçici vergileri sağlıklı olarak yetiştiririz inancındayım. Geçenlerde Flash TV’de “Söz Esnafın” programında bir esnaf odası başkanı şunu söylüyor itiraf ediyor: ‘Ya diyor. Sizinle biz diyor, senede diyor, belki izleyen arkadaşlarımız vardır bir kez bir araya gelirdik diyor. Artık dört kez sizinle bir araya geleceğiz diyor.’ Durum farklıdır değerli arkadaşlarım. O nedenle birinci önerimiz beyanname verme süresinin tabii ki ... kayacak en az 1 ay kaydırılması bizi rahatlatacaktır. En son sayın genel müdürü ziyaretimizde bu konuyu da kendilerine açtık. Gerçekten bunun alt yapısı olgunlaşıyor. Eğer bu genel kurulda bu konuda aranızda düşünen olduğu takdirde ve İstanbul odası olarak bunu her yerde savunmaya devam edeceğiz. İkinci konu, geçici verginin altından kalkmamız açısından biraz önce ifade ettim angaryaların mutlaka kaldırılması gerekiyor. Ama asıl önemli konu değerli arkadaşlarım 1 nolu mesleki karara sahip çıkması gerekiyor. Tahsildar mı olacağız yoksa müşterisine bilgi sunan meslek mensubu mu olacağız, buna karar verilmesi gerekiyor. Gelin bunları da bu genel kurulda konuşalım odamızın disiplin kurullarının meslek etiği anlamda hangi boyutta çalıştığını biz oda yöneticileri olarak üzülerek izlediğimizi ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım. Biraz da, meslek nereye gidiyor, o konuda sizlere dünyadaki gelişmeleri aktararak ve bu konudaki çözüm önerilerini dile getirerek konuşmamı tamamlamak istiyorum. Odamızda Türkiye 4. Muhasebe Denetim Sempozyumu düzenledik. Gerçekten bizlere yaraşır, amacına dönük bir sempozyum geçti. Şimdi bu arada tebliğ sunan arkadaşlarımız, dostlarımız dünyadaki bazı gelişmeleri anlattılar. Bu gelişmelerin sonucunda kağıdın ve defterin kalkacağını ısrarla altını çizdiler. Bu anlatacağım olayların bir kısmını Türkiye’de de izleyebilmekteyiz. Özellikle Türkiye’de son yıllarda bankacılık sistemindeki otomatik para işlem makineleri. Gerçekten bankacılıkta önemli adımlar atılmasını sağladılar. Yine süper marketlerdeki bar kod sistemlerini hep birlikte izleyebiliyorduk, alış verişlerde ciddi bir kolaylık sağlandı. Yine hocalarımızın anlattığı gelişmiş ülkelerdeki otel odalarındaki televizyon ekranlarının bilgisayar ekranı olarak iş gördüğü yani müşteri o ekranı kullanarak oteldeki borç alacak durumlarını, hesap durumlarını gözetleyebildiğini ifade ettiler. Yine bir çok ülkemizde de bunun benzer çalışmaları var. Uydu vasıtasıyla siz kırlarınızın ülkenin hangi yerinde olduğunu izleyebiliyorsunuz değerli arkadaşlarım. Belki de teknoloji öyle bir boyuta gelecek ki TIR’ların hangi ülkede, hangi kilometre hızla gittiğini dahi gözlemleyebilecekler. Yine başka bir yenilik, beyannameler elektronik ortamda veriliyor bir çok ülkede değerli arkadaşlarım. Kağıt yok, defter yok, yine kağıt olmadan faturalar bilgisayar ortamda düzenleniyor. Yani karşılıklı müşteri faturanın tanımını yapıyor, karşı tarafın bilgisayarına gönderiyor anlaşıyorlar, ortada kağıt olmadan ticaret başlamış oluyor.

Yine başka bir örnek, noterler konusu. Notere gitmeden bilgisayar ortamında anlaşmayı sağlayabiliyorsunuz, karşılıklı anlaşmanın koşullarını belirliyorsunuz, televizyon ekranına parmağınızı basıyorsunuz ve anlaşma gerçekleşmiş oluyor. Evet değerli arkadaşlarım bunlar bizim ülkemizde oluşacak mı oluşmayacak mı bunu hep birlikte izleyeceğiz. Ama bir şeyi görmemiz gerekiyor mali idare şu anda düşünce anlamında bundan öte değerli arkadaşlarım. Belki bir çoğunuz duyuyorsunuz, bir medya projesi var Maliye Bakanlığının. Sayın genel müdür ile yaptığımız televizyon konuşmasında şunları anlattı bize, vergi idaresinde vezneler kalkacaktır diyor, bu konuda ısrarlılar değerli arkadaşlarım. Gerçekten biz TÜRMOB ile birlikte incelemelerimizde gitmiş olduğumuz vergi dairelerinin hiç birisinde vezne görmedik. İkincisi beyannameleri elektronik ortamda almak istiyor mali idare. Üçüncüsü tek vergi numarasıyla yakınlarda bankalarda uygulaması sağlanan tüm ekonomik işlemlerin seyrini ve denetimini yapmak istiyorlar.

Evet bu anlattıklarımdan nereye geliyoruz? Şunu hiçbir güç durduramaz değerli arkadaşlarım. Bu nedenle bizlerde bu gelişime bu değişime ayak uydurmamız gerekiyor. Önümüzdeki süreçte kağıt ve defter kalkacaktır, önümüzdeki süreçte muhasebecilik kayıt tutan değil kayıtları denetleyen bir meslek olacaktır. Başka bir anlamda meslek muhasebe denetimi mesleği olacaktır değerli arkadaşlarım. Ben izin verirseniz bu konuda neler yapmamız gerekiyor önerilerimle konuşmamı tamamlamak istiyorum. Dileğim şudur ki öncelikle bu genel kurulun muhteşem bir şekilde oluşumunu sağlayan değerli üyelerimizin bu görüşlere katkı sunarak kısır tartışmalara girmeyerek mesleğimizi daha iyi boyutlara götürmek konusunda önerileri sunmasıdır. Öncelikle dünyadaki teknolojik gelişmeye göre alt yapılarımızı yeniden düzenlemeliyiz. İnterneti yaygın olarak kullanmalıyız. Size dağıttığımız genel kurul kitapçığında internete ilk geçişimizin gününün resmini sergiledik. Önümüzdeki süreçte oda olarak dergileri ve bültenleri internet kanalıyla üyelere gönderildiği bir hedefi belirlediğimizi bilmenizi istiyorum. Yine ısrarla altını çiziyorum 1 No’lu mesleki karara mutlaka sahip çıkmamız gerekiyor. Müşterisinden para toplayıp para yatıran değil müşterisine bilgi sunan raporlar hazırlayarak geleceğine yön veren birer meslek mensupları olabilmeli. Bu genel kurulda TÜRMOB’a iletilmek üzere büro standartları konusunda bir meslek kararını mutlaka hayata geçirtmeliyiz. Meslek mensuplarımızı ve stajyerlerimizin zorunlu veya sürekli eğitimine tabi tutacak alt yapıyı mutlaka oluşturmalıyız. Bir şeye daha alışmamız gerekiyor değerli arkadaşlarım takım çalışmasına. Bireysel çalışma dönemi bitiyor kolektif çalışma içerisinde olan ekip çalışmasına alışan arkadaşlarımız kendilerini geleceğe daha iyi bir şekilde hazırlayacaklarına inanıyorum. Türkiye dışarıya açılıyor dışardan çeşitli şirketler ülkemize geliyor. Eğer bu gelişim süresinde haksız rekabet altında ezilmek istemiyorsak mutlaka yabancı dili de öğrenmemiz gerekiyor bu konuda da bir eğitim seferberliğinin başlatılmasında büyük bir yarar görüyorum. Biraz uzun oldu ama gerçekten 3 aydan beri oda yönetimi olarak bürolarınızda yaşadığınız sıkıntının ne olduğunu gönlümüzde kalbimizde yaşayarak meslekle yattık meslekle kalktık bu yaptığımız çalışmaları sizlere aktardık. Şahsım ve yönetim kurulu adına hepinize saygılar sunuyorum genel kurulun başarılı geçmesini diliyorum. Teşekkür ederim.

- Ziya Disanlı

- Teşekkürler sayın başkan. Değerli arkadaşlarım bir mali genel kurul için oldukça sevindirici bir katılım var ve arkadaşlarımız bu olumsuz hava koşullarında son derece ilgi ile izlemeye gayret ediyorlar. Yalnız salonun yapısı gereği de arka tarafta bulunan arkadaşlarımızın, salonun dışında arkadaşlarımızın konuşmaları sizleri rahatsız ediyor bunu biliyorum. Bu nedenle de yönetim kurulundan ilgili arkadaşlar varsa veya salon görevlisinin arkadaşları ikaz etmelerini istiyorum. Arkadaşların ilgilerinin dağılmaması bakımından ve aynı şekilde havalandırma ile ilgili de bir yapılabilecek bir şey varsa onun yapılmasını istiyorum görevli arkadaşlardan.

Değerli arkadaşlarım gündemimizin 5. maddesine geçiyorum. Konukların tanıtımı ve konuşmaları. Yönetim kurulumuzun bu konu ile ilgili verdiği listeden konuklarımızı tanıtmaya başlıyorum. Geçen dönem daha doğrusu bu dönemin başından beri ve uzun yıllar mesleğimizle ilgili mücadelelerle her alanda bulunmuş olan TÜRMOB eski başkan yardımcımız sayın Masum Türker, İstanbul milletvekili aramızdalar, kendilerine hoş geldiniz diyoruz, başarılar diliyoruz. TÜRMOB başkanımız sayın Mustafa Özyürek aramızdalar, kendilerine hoş geldiniz diyoruz. TÜRMOB Genel Sekreterimiz sayın Uğur Büyükbalkan aramızdalar, kendilerine hoş geldiniz diyoruz. TESMER Genel Saymanımız Dilaver Ergin Bey aramızdalar, hoş geldiniz diyoruz. TÜRMOB yönetim kurulu üyemiz Sayın Sami Kazıcı aramızdalar, hoş geldiniz diyoruz. TÜRMOB Yönetim Kurulu üyesi Nasih Yılmaz aramızdalar, hoşgeldiniz diyoruz. Yine aramızdan biri bir meslektaşımızı son seçimlerde Küçükçekmece Belediye Başkanı oldular, kendilerine başarılar dileyerek, Haldun Özbatur aramızdalar, kendilerini takdim ediyorum, hoş geldiniz. Ankara oda başkanımız sayın Mehmet Çelik aramızdalar hoş geldiniz. Bursa oda başkanımız Sayın Bülent Çetin aramızdalar hoş geldiniz. İzmir oda başkanımız Ayhan Baltacı aramızdalar hoş geldiniz. Adana oda başkanımız Ahmet Coşar aramızdalar, hoş geldiniz. Kayseri oda başkanımız Ahmet Kalıpçıgel aramızdalar, hoş geldiniz. Yalova oda başkanımız Sayın İslam Doğan aramızdalar hoş geldiniz. Ankara oda saymanımız sayın Hüseyin Zorlu aramızdalar, hoş geldiniz. İçel oda saymanımız sayın Fatih Alkar aramızda hoş geldiniz. Ayrıca diğer mesleki kuruluşlardan meslek örgütlerinden arkadaşlarımız dostlarımız var aramızda. Bağ-Kur il müdürümüz sayın Haluk Can aramızdalar hoş geldiniz. Diş Hekimleri Odası başkanımız aramızdalar hoş geldiniz. SSK Beyoğlu müdürümüz Tarık Durak aramızdalar, hoş geldiniz. SSK Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı sayın Ahmet Kucur aramızdalar, hoş geldiniz efendim. Konuklarımıza genel kurulumuza gelmelerinden dolayı tekrar toplu olarak teşekkür ediyoruz.

Şimdi bir önerge var ama bu önergeyi okumamayı düşünüyorum, sadece önergeyi de içeren kısaca bir açıklama yapmak istiyorum. Konuklarımızın çoğu meslektaşlarımız. Onlar genel kurullarımızda zaman sorunu ile ilgili yaşadığımız sıkıntıyı çok iyi biliyorlar. Salonun da elverişli olmaması dolayısıyla zamanı en iyi kullanacaklarından kuşkumuz yok. Bunu da dikkate alarak ve özellikle en son konuşmacı olarak Masum Türker bunun güzel bir örneğini verecek inanıyoruz. Çok kısa sürede çok şeyler yapmasını bekliyoruz kendisinden. En son sözü de ona vereceğim isteği üzerine. Konuklarımızdan konuşmak isteyenleri sırayla kürsüye almak istiyoruz. Sayın birlik başkanımızdan başlayalım isterseniz, buyurun sayın başkanım.

- Mustafa Özyürek

Sayın başkan, saygıdeğer konuklar, değerli arkadaşlarım, basınımızın değerli temsilcileri hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sayın başkanın zaman tasarrufuyla ilgili uyarısını da dikkate alarak kısa konuşmaya çalışacağım. Çünkü bu toplantıda esas itibarıyla üyelerimizin, delegelerimizin konuşacağı toplantılardır, onlara mümkün olduğu kadar fazla vakit bırakmamız gerekiyor.



Değerli arkadaşlarım, birkaç noktanın altını çizmek istiyorum. 18 Nisan seçimleri Türkiye açısından önemli bir dönüm noktası. Her seçimden sonra oluşan hükümet bizim açımızdan bir yeni başlangıç bir umuttur. 18 Nisan seçimlerine, Türkiye, hem istikrar bulmak için koalisyon hükümetlerinin yürütülmesindeki zorluklara çözüm bulmak için, hem de daha adaletli bir temsili sağlamak için gitti. Ama ne yazık ki temsilde adalet noktasında önemli bir sorunla karşı karşıya geldik. Seçmenlerimizin % 13 –14 civarında bölümü bu parlamentoda temsil edilemiyor. Bir diğer nokta, daha önce de ikili koalisyonlarda çoğunluğu sağlayamıyorduk, bu kez de ancak üçlü bir koalisyon kurabildik. Demek ki Türkiye parçalı olmaya siyaseten parçalı olmaya devam ediyor. Burada zamanla ya uzlaşmaya alışacağız, yani çok partiyle tek hükümet kurmanın yollarını bulacağız veya siyaseten dağınıklıktan kurtulup çeşitli partileri aynı çatı altında birleştirmek suretiyle yolumuza devam edeceğiz. Bunların hepsi demokrasinin gereğidir, siyasetin gereğidir ve seçmenimizin bileceği iştir. Yeni hükümetimiz de açıklandı. Özellikle Maliye Bakanı’mız tanıdığımız bir meslektaşımız bir arkadaşımız. O açıdan mutlu olduk sevindik. Hiç yoksa bizim ne istediğimizi biliyor, ne düşündüğümüzü biliyor. Biz onun neyi yapıp neyi yapamayacağını biliyoruz, bir kolaylık var iletişim kolaylığımız var. Yeni hükümetle ilgili toplumun beklentileri var, meslek camiamızın beklentileri var. Eğer beklentilere bu hükümet cevap verirse her vatandaş gibi her kuruluş gibi bizden de destek görür yardım görür. Ama beklentilere cevap verilmezse bizde toplumun diğer kesimleri ile birlikte eleştirilerimizi ortaya koyarız ve beklentilerimize cevap verecek yeni hükümet aramaya devam ederiz. Demokrasinin gereği budur bizim isteğimiz budur. Bu hükümetten özellikle bütün toplumla birlikte değerli arkadaşlarım barış istiyoruz. Artık toplumumuzda çalışmanın, savaşın durduğu, akan kanlara son verilen bir toplum düzeni istiyoruz. Bu ülkede özgürlük istiyoruz. İnsanlar yazdığı için, düşündüğü için, örgütlendiği için yargılanmamalıdır, hapse girmemelidir. Oral Çalışlar mahkum olmamalıdır, böylesi bir düzen istiyoruz. Ve değerli arkadaşlarım bu ülkede insanların ırkına göre dinine göre mezhebine göre ayırmayan cumhuriyetin temel niteliklerinde, laiklik ilkesinde, demokrasi ilkesinde, sosyal devlet ilkesinde birlikte yaşayacağımız bir düzen istiyoruz. Bu hükümetin önündeki en acil sorun ekonomik sorundur. Uzun zamandır ekonomimiz çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya. Daha önce geçirdiğimiz sıkıntıların hepsi finansal sıkıntılardı, aşılması kolay sıkıntılardı. Ama bir süredir yaşadığımız sorun reel sektörün sorunlarıdır. İnşaat sektöründe, tekstil sektöründe, otomotiv sektöründe büyük sıkıntılarla karşı karşıyayız, bunların mutlaka çözülmesi gerekiyor. Öncelikle ihracatın artırılması canlandırılması ve elbette enflasyonla mücadeleye devam edilmesi gerekiyor. Bunlar birbiriyle zıt şeyler gibi görünebilir. Ama beceri, marifet, fabrikaları kapatmadan, kepenkleri indirmeden enflasyonlar mücadele edebilmektir. Önümüzdeki dönemde bütün yasanın beklentisi iş aleminin beklentisi elbette iş aleminin bir parçası ve iş alemiyle içli dışlı olan bir kesimin sözcüleri olarak bizde ekonominin canlanmasını, durgunluğun gitmesini, işsizliğin önlenmesini bekliyoruz.

Değerli arkadaşlarım vergi kanunları ile ilgili pek çok şeyi geçen dönemde yazdık çizdik. Esas itibarıyla o kadro geniş ölçüde de destekledik omuz verdik. Ama bazı noktalar var ki biz bu noktalarla ilgili görüşlerimizi yasa tasarısı gündeme geldiği andan itibaren ifade ettik, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda söyledik, yazdık, çizdik. Bir noktasının altını çizmek istiyorum insanların çeşitli şapkaları olur. Benim de birkaç şapkam var. Öncelikle ben TÜRMOB Genel Başkanı’yım, camiamızın genel isteklerini bu toplantılarda yansıtırım. Ben bir vergi uzmanı olarak düşüncelerimi hiç kimseyi hiçbir topluluğu hiçbir örgütü bağlamadan Milliyet gazetesinde her hafta yazarım. Ben bir partinin mensubuyum o partinin görüşlerini parti toplantılarında ifade ederim. Ama benim burada vergi ile ilgili söyleyeceğim sözler TÜRMOB Genel Başkanı olarak sizlerden aldığım, örgütümüzden aldığım görüşlerdir ve bu görüşler TÜRMOB Yönetim Kurulu’nun görüşleridir. Şunu bilmenizi isterim ki Mustafa Özyürek örgüt disiplini olan örgüt görüşlerine önem veren, örgüt görüşlerini kişisel görüşleriyle çatışsa bile inançla savunan bir insan. Biz bu yasa gündeme geldiği andan itibaren özellikle sayın başkan Arıkan geçici vergi ile ilgili konuyu gündeme getirdi ve burada tartışılmasını istedi. Geldiği günden itibaren hatırlayınız, tasarı ilk gündeme geldiğinde 15 gün içinde beyannamenin verilmesi öngörülüyordu. Yani 15 Nisan’da geçici vergi beyannameleri ilk tasarıda yer almıştır ve o tasarıda hiçbir yanılma payına yer verilmemiştir. Biz dedik ki 2,5 ay sonra bu beyannameler verilebilir ve % 20 yanılma payı verilmesini istedik. Ne yazık ki % 20 yanılma payı verildi ve 1,5 ay sonra da beyanname verilmesi öngörüldü. Sayın Arıkan dedi ki, hep beraber atladık, 1 ay daha verilseydi çok iyi olurdu. Hayır atlamadık. 2,5 ay istedik ama ne yazık ki komisyonda ve TBMM’de 1,5 ay olarak geçti. Siyasette, parlamentoda, hükümette kitle örgütlerinin demokratik kitle örgütlerinin yapacağı talepte bulunmaktır, biz bu talepte bulunduk ama ne yazık ki bu kabul edilmedi. Daha sonra kanun yürürlüğe girdikten sonra beyanname verme dönemine yaklaşırken iki erteleme talebi gündeme geldi bunu dikkatinize sunmak istiyorum. Bunlardan biri çeşitli kesimlerle birlikte bir yıl bu yasanın uygulanmasını yani geçici verginin uygulanmasını erteleme talebi sık sık görüşüldü. Daha sonra yasada bir değişiklik yapılmayacağı anlaşılınca, Vergi Usul Kanunu’ndaki zor durum dikkate alınarak, acaba 1 aylık, bunu 90 gün ertelemek de hukuken mümkündü, 90 günlük erteleme sağlanır mı sağlanmaz mı noktasında yoğun çaba harcadık, fakat kabul edilmedi. Şimdi, geçici verginin mesleğimizin disiplin sorununu çözeceğine ben inanan bir arkadaşınız değilim. Eğer sık sık beyanname vermek bizim mesleğimizin sorunlarını çözmüş olsaydı her ay KDV beyannamesi vermek suretiyle sorunlarımızı çözebilirdik. Henüz Türkiye muhasebe açısından 3 aydan 3 aya beyanname verecek ve adeta yıllık beyanname veriyormuş gibi bütün görevleri yerine getirecek konumda değildir. Bunu ben meslektaşımızın büyük çoğunluğunun böyle düşündüğünü bildiğim anladığım için seslendiriyorum.

Elbette farklı düşünceler var, Sayın Arıkan farklı bir düşünceyi ifade etti. Sayın Türker de zaman zaman farklı bir düşünceyi ifade ediyor. Yani 3 aydan 3 aya beyanname vermenin bizim mesleğimizi disiplin edeceğini söylüyorlar. Demokraside tartışma esastır, örgüt yapımızda tartışma esastır. Kaldı ki bunların çözümleri bizim aramızda birlik sağlarsak tek çözüme ulaşmak söz konusu değildir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kararına bağlı bir iştir. TBMM’nin, önümüzdeki dönemde geçici vergiyi vergi yasasını bütünüyle ele alacağını biliyoruz. Çünkü bu kanun çıktığı zaman başbakan olan Mesut Yılmaz bile geçici verginin bu yönteminin değişmesi konusunda sayın başbakan Bülent Ecevit’den ricada bulunmuştur. Çeşitli partilerin geçici vergiye ilişkin görüşleri vardır. TÜSİAD’ın geçici vergiye ilişkin görüşleri var ve değerli arkadaşlarım geçici vergi bugün tartışılan değil, 1980 yılından beri sürekli tartışılan bir sistemdir. Bu önümüzdeki yasa 7’inci yasadır. Yani 6 farklı yöntem uyguladık bu 7.’sidir. Çünkü enflasyon içinde olan bir ülkede hem maliyenin alacağını, kamunun alacağını enflasyondan korumak hem de mükelleflerin haklarını enflasyondan korumak son derece önemlidir ve zor bir iştir. O nedenle geçici vergi önümüzdeki dönemde de tartışılmaya devam edecek, bu tartışmaların içinde TÜRMOB’un görüşleri bir ağırlık teşkil edecektir. Önümüzde bir yasa var diye o yasayı sonuna kadar savunmak durumunda değiliz. O yasada iyileştirmeler yapılmasını, o yasanın değiştirilmesini istemek bizim en doğal hakkımızdır. Umuyorum ki daha pratik, daha kolay uygulanabilir bir peşin vergi uygulaması Türkiye’ye gelebilir. Önümüzdeki dönemde yine yasa kapsamında enflasyon muhasebesinin yani mali tabloların enflasyona göre endekslenmesinin tam bir sistem olarak kanunumuzda yer alması hepimizin dileğidir. Bu konudaki isteklerimizi kamuoyuna sunmaya devam edeceğiz. Bir diğer önemli nokta hepimizin karşı çıktığı esnaf odalarında defter tutulması olayına biz hep karşı çıktık. İşletme yönetim merkezleri ile ilgili mücadelemizi hepiniz hatırlıyorsunuz. Bu işletme yönetim merkezlerini başka bir ad altında getirmektir ve şu andaki uygulama da son derece kötü gitmektedir. Eğer olayın üstüne gidilirse yasa tam uygulanırsa, esnafın da çok büyük tepki göstereceğini biliyoruz ve biz muhasebe mesleğinin mensupları olarak, artık muhasebenin bir serbest meslek faaliyeti altında yürütülmesine inanan insanlar olarak muhasebeciyi memur durumuna getiren ve bir anlamda muhasebe hizmetini devletleştirme konumuna getiren bu uygulamaya kesinlikle karşıyız ve bunun değişmesi için var gücümüzle çalışacağız. Tabii vergi kanunuyla ilgili pek çok görüşümüz var. Gelirin tanımını değiştiren maddenin uygulamada çok büyük sorunlar yaratacağını ve biz insanları haksız yere vergi kaçakçısı durumuna düşüreceğini kanun tasarısı geldiği günden beri ifade ettim, ifade etmeye devam ediyorum ve o uygulamanın anayasaya aykırı olduğunu da yazmış çizmiş bir arkadaşınız olarak söylüyorum. Bunların hepsi vergi reformu bir defa kanun çıkarmakla çözülen bir şey değildir, vergi reformu sürekli iştir. O nedenle hep üzerinde dururuz.

Değerli arkadaşlarım vergi reformu iki maksatla yapılır. Adalet sağlamak için yapılır, devletin gelirlerini artırmak için yapılır. Adalet konusuna girmek istemiyorum ama devlet gelirleri noktasında geçtiğimiz 4 ay içinde % 81 artmıştır. Buna karşılık devletin gelirleri % 44 artmıştır ve bütçe açığı % 63 artmıştır. Bu devletin kesin rakamlarıdır. Bu görüşlerimi biraz önce Yeminli Mali Müşavirler Odası’nda ifade ettim. Sayın Türker bu görüşlerime katılmadı ama bu görüş değil, bu devletin rakamlarıdır. Nedenleri şu olabilir, bu olabilir, ama devletin rakamlarını alarak yorumlarımızı elbette yapacağız. Bir kısmı düşüşün bir kısmı ekonomik krizden kaynaklanmıştır, düşüşün bir kısmı yeni vergi kanunundan kaynaklanmıştır olay budur, bunun farklı yorumlanması mümkün değildir. O nedenle İMF’nin önerisi doğrultusunda hazine kaynaklı katma değer vergisi oranları yeniden yükseltelim önerileri gündeme gelmiştir. Katma değer vergisinin yeniden yükseltilmesine biz kesin olarak karşıyız. Çünkü zaten KDV oranları yüksektir ve müthiş bir vergi direnci oluşmakta vergi kaçağını tespit etmekte, faturasız alış verişi teşvik etmektedir.

Değerli arkadaşlarım önümüzdeki dönemde 3568 sayılı yasa ile ilgili bir değişiklik yapmamız kaçınılmaz hale gelmiştir. Bunu hep birlikte odalarımızın, üyelerimizin, delegelerimizin görüşlerini de almak suretiyle orta vadede, uzun vadede, kısa vadede uygulayabileceğimiz yöntemleri belirteceğiz ve 3568 sayılı yasayı daha demokratik bir yapıya daha iyi uygulanan bir yapıya el birliği ile kavuşturacağız. Yeter ki yasa tasarısı görüşülürken popülist bir yaklaşımla da o kesime de bu kesime de ruhsat verelim gibi bir anlayış parlamentoya egemen olmasın. Bu dönem bir şansımız var, içimizden biri değerli arkadaşımız Masum Türker TBMM’ye seçildi. Öyle umuyorum ki, TÜRMOB’un önerilerine büyük ölçüde sahip çıkmak suretiyle önerilerimizin değinmeden çıkması noktasında büyük katkıları olacaktır. Ayrıca 30’dan fazla meslek mensubumuz çeşitli partilere mensup meslek mensuplarımız parlamentoya girmiştir. O arkadaşlarımızla da dayanışma içinde çalışarak önümüzdeki dönemde bazı yasal isteklerimizin hayata geçeceğine inanıyorum.

Değerli arkadaşlarım bürokrasinin azaltılması konusunda sayın Arıkan uzun uzun bilgiler verdi. Bu angaryaların kaldırılması, bürokrasinin azaltılması konusunda ilk çalışmalarımızı Refah-Yol döneminin bakanı da takdim etmiştik Sivas’ta. O günden başlayarak bürokrasideki çalışmalar belli noktalara geldi ve zaman zaman bu kolaylıklar sağlandı. Ama kaldırılması gereken yığınla bürokrasi var ve ne yazık ki şu anda gelir idaresinin vergi dairelerinin çağdaş bir yapıda olduğunu, muhasebeciye mükellefe yeteri kadar hizmet etmediğini hepimiz biliyoruz görüyoruz. Çalışmalar var umutlar var ama sonuç ne? Yok. Ben 1996 yılında, bundan 33 yıl önce vergi projesi ile ilgili Amerikalı uzmanların da katıldığı bir projede çalışmıştım. O günden beri bazı çalışmalar yapılıyor, bazı öneriler gündeme geliyor, ama ne yazık ki yeteri kadar mesafe alınamıyor. Bizim isteğimiz bu talebimiz bu, yeni başkanımızın da bu isteklerimize cevap vereceğine inanıyoruz.

Değerli arkadaşlarım bazı yetkilerin bize verilmiş olması imza yetkisi gibi, tasdik yetkisi gibi önemli yetkilerin bize verilmiş olması, işe başlama noktasında bizim imzamız ile yetinilmesi, vergi levhalarının tasdik edilmesi, bunlar önemli adımlardır. Hep birlikte odalarımızın da çabalarıyla İstanbul odamızın da katkılarıyla, TÜRMOB’un girişimleriyle sonuçlanmıştır. En son olarak tasdik ettiğimiz bu vergi levhalarıyla ilgili listelerin verilmesinde bir olayın talebimiz vardı. Maliye Bakanlığı’nın dün yayınladığı bir genelge ile muhasebecinin, müşavirin tasdik ettiği vergi levhaları ile ilgili listeyi bağlı olduğu vergi dairesine vermesinin yeterli olduğuna dair bir genelgeyi çıkarmış ve bir kolaylı daha sağlamıştır. Burada emeği geçen bütün yetkililere teşekkür borçluyuz. Ama bunlar hepimizin günlük işlerdir. Biz talep ederiz, bürokrasi bunu oluşturur, siyasiler karar verir, bunlar yürür. Bunlar bizim, odalarımızın, TÜRMOB’un, üyelerimizin sürekli girişimleridir ve bunlar devam edecektir. Elbirliği ile bunları sonuçlandırmaya çalışacağız.

Değerli arkadaşlarım TÜRMOB camiası önemli büyük bir camiadır. Türkiye’de sözü dinlenen, görüşlerine önem verilen bir camia haline gelmişizdir. Bunda TÜRMOB kurulmadan önce emeği geçen arkadaşlarımızın başkanlığını yapmış divan başkanımız sayın Disanlı’nın rolü vardır. Burada bir çok arkadaşımızın rolü vardır, oda başkanlarımızın rolü var, üyelerimizin rolü var, TÜRMOB’un rolü var. Bu bir süreç, bu süreçte hepimiz karınca kararınca çaba gösteriyoruz ve bir noktaya geliyoruz. Eğer birliğimizi sürdürebilirsek, dayanışmamızı eksik etmezsek, nerede ne söylenildiğini çok iyi bilirsek bilelim ki başarı hepimizin olacaktır.

Ben İstanbul odamızın mali genel kuruluna katılan siz değerli arkadaşlarımızı, saygıdeğer konuklarımızı TÜRMOB adına saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Bu kongreyi düzenlemekte emeği geçen İstanbul odamıza başta sayın Yahya Arıkan olmak üzere teşekkür ediyorum. Sayın divana bana size hitap etme fırsatı tanıdığı için şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun değerli arkadaşlarım.

- Ziya Disanlı

- Teşekkürler sayın başkanım. Değerli arkadaşlarım iki konuğumuz daha var, onları da tanıtmak istiyorum sizlere. Odamızın üyesi, ancak Tokat Ataköy beldesi belediye başkanı seçilen arkadaşımız Ali Gökçe aramızdalar, kendilerine hoş geldiniz diyoruz.

Salonun arkasında bulunan arkadaşlarımız, sesleriniz salondaki arkadaşlarımızı rahatsız ediyor. Lütfen salonun içersinde konuşulmamasını, arka tarafta bulunan salonun arkasında bulunan arkadaşların da daha sessiz konuşmalarını rica ediyorum. Salonun arkasıyla içerisiyle dışarısı birleşmiş durumda onun için rahatsız oluyorsunuz biliyorum ama uyarımıza rağmen henüz ses kesilmiş değil. Değerli arkadaşlar uzunca bir liste var elimde konuk listesi değil ama trafiği sıkıştıran arkadaşların arabalarının listesi. Hızlı hızlı okuyorum....

Salonumuz da yetmedi, otopark da yetmedi, aslında sevindirici ama zorlukları da çekeceğiz. Evet konuklarımızdan Ankara oda başkanımız Sayın Mehmet Çelik. Buyurun Sayın Çelik.

- Mehmet Çelik

- Sayın divan, sayın TÜRMOB başkanım, sayın milletvekilim, değerli TÜRMOB yönetim kurulu üyeleri, değerli oda başkanlarım ve çok sevgili İstanbullu meslektaşlarım. Ben zamanın darlığını da göz önüne alarak sizleri fazla yormayacağım. Yalnızca bir iki konuyu sizlerle paylaşmak istedim, o nedenle söz almış bulunuyorum. 1999’un başından bugüne değin yoğun bir iş yüküyle karşılaştık. 5 ay gibi bir süre içerİsinde 3 önemli beyanname düzenledik ve verdik. Hepinizin bildiği gibi Mart ayı sonunda kurumlar daha 15 gün aradan geçmeden bundan 15 gün önce geçici vergi beyannamesi. Geçici vergi doğru mudur yanlış mıdır bu çok tartışıldı, ama şu an bir kanun hükmü olduğuna göre bunu fazla tartışmamak lazım. Şimdi bu uygulamaya yönelik neler olmalı, bunların tartışılması lazım bugünkü genel kurulda değerli arkadaşlarım. Ben sadece bir sitemimi 55. Cumhuriyet hükümetine etmeden geçemeyeceğim. Önemli bir tavizi finans kesimine verdiler, önemli bir tavizi esnaf kesimine verdiler. Odamızın ve TÜRMOB’un çok da mütevazı çok da mantıklı önemli birkaç önergesine şiddetle karşı çıktılar. Neydi bu önerge? Bunların ilki enflasyon muhasebesine yönelikti. Diğer bir ikincisi bu geçici vergi eğer kararlaştırılmışsa işte şu yanılma payı % 10 değil % 20 olmalı gibi çok mantıklı bir öneri. Değerli arkadaşlarım bu camia çok büyük sorunlar yaşadı, bunun da üstesinden geleceğine inanıyorum bir meslek mensubunuz olarak. Ancak önemli bir iki husus da belirtmek istediğim. Bugün bizim özellikle meslek mensuplarımızın ücretli önemli bir önem teşkil ediyor. Şunun için, bu geçici verginin üstesinden yeterince gelinebilmesi için asgari ücretin odaların ve TÜRMOB’un son şekli verdiği şekliyle yayınlanmalıdır değerli arkadaşlar. Bu konuda Maliye Bakanlığı’mız artık esnafla pazarlıkları bir tarafa atıp TÜRMOB’aa ve odalarımızca gönderilen asgari ücret tarifesini aynen olduğu gibi yayınlanmalıdır.

İkinci bir husus 4 No’lu Tebliğ gerçekten çok eksik. 4 No’lu Tebliğ’in ya bir an önce ıslah edilmesi lazım ya 4 No’lu Tebliğ’in bir an önce yürürlükten kaldırılıp 5 No’lu Tebliğ’in yayınlanması lazım değerli arkadaşlar. 5 No’lu Tebliğ’de serbest muhasebecinin serbest muhasebeci mali müşavirinin ve yeminli meli müşavirlerin görev alanlarını açık ve net bir şekilde belirtilmesi lazım. Hepiniz takdir edersiniz ki 4 No’lu Tebliğ’in yeminli mali müşavir arkadaşlarımıza ilişkin bir tek yönü vardır o da şu, mükellef eğer bir takım muafiyet ve istisnalardan yararlanacaksa onu mutlaka bir yeminli mali müşavir raporuna dayandırması lazım. Halbuki şu haliyle 4 No’lu Tebliğ önemli bir mükellef kesimini kapsam dışında tutmuş. Yani sizlerin kesesinden bunlara rüşvet vermişler. Yine önemli bir kesimi aktif toplamı satışlarını YYM tam tasdikine dahi olduğu için imza kapsamı dışında tutmuş şimdi burada özelikle serbest muhasebeci serbest muhasebeci arkadaşlarımıza mali müşavirlere büyük bir haksızlık var. Mükerrer 227’nin özü sizlere ve bizlere 3568 sayılı yasada verilmeyen bir yetkinin vergi usul kanununa eklenmesiydi. Mükerrer 227’deki beyannamelerin şekline de baktığımız zaman çok açık ve nettir. Neden arada beyannameyi imzalayan serbest muhasebeci veya serbest muhasebeci mali müşavirin imzasından bahseder. Şimdi 16 şubatta yayınlanan bir genelge var o genelge maalesef içler acısı değerli arkadaşlarım. Orada bir arada olması gereken serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirler karşı karşıya getiriliyor. Bu ince bir oyundur bu ciddi bir oyundur. Ne demektir yeminli mali müşavir, eğer tam tasdik yapmıyor da müşavirlik yapıyorsa beyannamelerin ayrıca serbest muhasebeci veya serbest muhasebeci mali müşavire imzalatılmasına gerek yok demek. Bunu söylemek demek 3568 sayılı yasayı anlamamak demektir, mükerrer 227’yi kavramamak demektir. O nedenle ben tekrar önemle altını çiziyorum, önemle altını bir kere daha çiziyorum. 4 No’lu Tebliğ acilen ıslah edilmeli ya yürürlükten kaldırılıp 5 No’lu Tebliğ acilen yayınlanmalıdır değerli arkadaşlar. Önemli esnaf ve finans kesimine taviz veren 55. cumhuriyet hükümeti dilerim ki oluşan yeni 57. cumhuriyet hükümetimiz bu tavizi vermez değerli arkadaşlarım. Ben bu genel kurulun sizlere, mesleğimize, hepimize başarılı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum, sağ olun.

- Ziya Disanlı

- Sayın Çelik’e teşekkür ediyoruz. İzmir oda başkanımız Sayın Ayhan Baltacı. Buyurun efendim.

- Ayhan Baltacı

- Sayın divan, sevgili milletvekilimiz, sevgili genel başkanım, değerli oda başkanlarımız, çok sevgili İstanbullu meslektaşlarım. İzmir odamız adına ve konuklarımız adına hepinizi selamlıyorum. 3568 sayılı yasamızın 10. yılına yaklaşıyoruz hepimize kutlu olsun diyorum bütün eksiklerine rağmen.



Değerli arkadaşlarım, divan başkanımızda mesajlarını da ve o mesajları gereği gibi algılayarak son derece kısa yapacağım bir iki konuya temas etmek istiyorum. Dün bütün basında izlediğim gibi 57. hükümetin protokolü imzalandı. Beklediğimiz de bir an evvel toplumsal katmanların geniş bir kesimini ifade eden ama onun ötesinde istikrarlı olmasını arzu ettiğimiz, beklediğimiz ve dilediğimiz bir hükümetin bir an evvel kurulmasıydı. Umuyoruz 57. hükümet bu dilek ve temennilere uygun sürede uygun istikrarı getirsin. Ama diğer platformlarda da hep ifade ettiğimiz Türkiye’nin yaşadığı bir gerçek dünyadan Türkiye’ye sarkan ekonomik durgunluk Türkiye’de çok önemli sektörlerde inşaat, otomotiv, tekstil ve şu aylar turizm içinde son derece olduğu için turizm sektöründe yoğun bir sıkıntı yaşanıyor. Türkiye ekonomisini ayakta tutan Türkiye ekonomisinin motor gücü olan bu kesimlerdeki sıkıntı bir an evvel giderilmesi en büyük taleplerimizden birisi. Bir başkası, yıllardır sürmekte olan enflasyonun en alt seviyelere indirilmesi. Mesleki olarak taleplerimizden bir tanesi değerli arkadaşlarım Maliye Bakanlığı’yla bizim odalarımızın ve üst birliğimizin çok daha fazla gelişim halinde olması çok daha fazla sözümüzü dinler noktada olmasıdır ve angaryaların hala sürmekte olan angaryaların biran evvel son bulmasıdır. Deminden beri ifade ediliyor geçici vergi ile ilgili daha sağlıklı sürelerinde daha uyumlaştırılarak meslektaşlarımızı zora sokmayacak bir şekilde yeniden düzenlenmesine fırsat verilmesidir. Bunları özellikle belirtiyoruz ve bütün meslektaşlarımız Türkiye sathında yoğun bir iş yükü altında yoğun bir stres yaşıyor. Yer yer hastaneye tedaviye giden arkadaşlarımızı görüyoruz. Kalp krizlerinin sayısı arttı yani işimiz çoğaldı. İşimizin angaryasız olarak çoğalmasına razıyız ama angaryasız. Ama yaşadığımız süreçte bir şey öne çıkıyor değerli arkadaşlarım, odalarımızdan ve TÜRMOB’dan öne çıkıyor bunu da daha fazla yüksek bir sesle ifade temeliyiz, biraz da biçimlendirerek ifade etmeliyiz diye düşünüyorum o da mali tatil. Şöyle olamaz mı diye düşünüyoruz örneğin Temmuz ayının ödemesiz ve beyannamesiz bir süreç olarak yaşanması mümkün olmaz mı acaba. Yani sadece mesleki çıkarlarımız açısından değil, odasal çıkarlarımız açısından değil, mükelleflere kadar uzanan onlarında hiç olmazsa 1 ay ödeme yapmayacağı bir dönemi maliye çalışanlarının diğer ilişkide olduğumuz kurum çalışanlarının da tatil yapabileceği bu kurumların kendi iç mekansal zeminlerini düzenlemelerini gerçekleştirebileceği tabi o arada da bizim meslektaşlarımızın da 1 ay dinlenme ihtiyacı bulabileceği bir dönem yaşayamaz mıyız? Bunu sanıyorum 57. hükümetin ve parlamentonun bizim talebimiz olarak önünde duran görevlerden biri. Umuyoruz ve bekliyoruz ki bu dönemde parlamentoya giren sevgili Masum Türker büyüğümüzde bu yönde daha verimli adımlar atacaktır. Ben sözlerimi daha fazla uzatmadan İstanbul odamızın mali genel kurulunu 10. mali genel kurulunun başarılı ve verimli geçeceğini olan inancımla hepinize saygılar sevgiler sunuyorum.

- Ziya Disanlı

İzmit oda başkanımız sayın Ayhan Baltacı’ya teşekkür ediyoruz. Konuklarımızdan Bursa oda başkanımız sayın Bülent Çetin. Buyurun aayın Çetin.

- Bülent Çetin

- Sayın başkan, sayın genel başkanım, sayın milletvekilim, TÜRMOB’un çok değerli yönetim kurulu üyeleri, sevgili oda başkanlarım ve çok değerli İstanbul serbest muhasebeci mali müşavirler odası üyeleri. Bursa SMMM odası adına hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli dostlar 18 Nisan seçimlerini geride bıraktık. Süreç içinde birlikte hep birlikte yaşayarak sonuçlarını olumlu veya olumsuz göreceğiz. Öncelikle bir noktayı söyleyip gideceğim, Türkiye’deki seçimleri biliyorsunuz 5 milyonun üzerindeki seçmenin sandığa iradesi yansıdığı ama meclise yansımadı. Öncelikle bu konunun bugünkü parlamento mutlaka değerlendirmesi gerektiğine inancım var.

Değerli dostlar 57. hükümet kuruldu, dün akşam geç saatlerde kuruldu. Taleplerimizi bu kürsülerde dile getireceğiz bundan sonra da getireceğiz. Parlamentonun ve 57. hükümetin önünde neler var? Enflasyon, gelir dağılımı, iç ve dış borçlar, özelleştirme, kamudaki israf, laik cumhuriyete karşı tehditler, devlet içine sızmış mafya, çete ve menfaat grupları, uygulanan rant ekonomisi, yeni çıkan vergi yasalarının eksikleri ve yanlışlıkları ve özellikle 1999 bütçesi, sosyal güvenlik yasası, bankalar yasası pişmanlık yasası toplumsal barış adına, seçim biçimlerinin demokratikleştirilmesi, siyasi partilerin demokratikleştirilmesi bu yasaların da acilen çıkması gerekli.

Değerli dostlar, 1999 yılını gerçekten 5 ayı burada oda başkanlarım, İstanbul oda başkanımız anlattı ben çok girmek istemiyorum. Geçici vergi, çok sıkıntılar çektik. 5 ayımız bürolarımızda 24 saatimizi aldı. Ben zaman zaman son günde pastaneye gittim belki İstanbul odası da çok çekmişlerdir pastanede meslektaşlarımızın sıkıntısını görünce bayağı bir üzüldüm. Ben geçici vergi ile ilgili pek çok şey söyledim, burada pek bir şey söylemek istemiyorum. Özellikle gelir idaresinden taleplerimiz var bizim arkadaşlar. Gelir idaresinin alt yapısının bir an önce yapılmasını istiyoruz. Yani gelir idaresinin alt yapısının yetersiz olduğu düşüncesindeyiz. Her türlü beyannamelerin basitleştirilmesini söylüyoruz. Artık çağımız bilgi teknolojisi çağında bu kadar çok beyanname verilmez, bunları tek bir beyanname de toplayabilir, katma değeri, muhtasarı geçici vergiyi, lüzumsuz istatistiki bilgileri kaldırmalıyız, angaryalar kalkmalı. Tabii bu angaryaların içinde İş Kanunu’na göre ek 1’ler ek 2’ler dahil bu konular angaryanın içinden kalkamayız. Yine değerli arkadaşlarım SSK Kanunu’nda ve Türk Ticaret Kanunu’nda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nda acilen yapılması gereken değişiklikler var bunları da talep ediyoruz.

Değerli dostlarım, sayın başkan anlattı, şu kısa dönemde gelir idaresi ile çok sıcak yakınlaşmamız oldu. Doğrudur, evet bu yakınlaşmanın neticesinde de vergi levhalarının tasdiki işte en son çıkan belge basımının artık izin almama yönünde tabii bu odalara yük getirecek, o da ayrı bir sakınca. Çünkü şimdi faaliyet belgesi almadan meslektaşlarımızda matbaalara gidecek, ama güzel bir uygulama. En azından devleti küçültmek anlamında ve devlet bürokrasisini azaltmak anlamında destek veriyoruz. Yine geçen hafta bir toplantı yaptık sayın başkanlarla, önümüzdeki hedeflerimizi koyduk. Bu hedefler içinde 3. şahıslara verilen beyannamelerin mutlaka meslek mensubu tarafından tasdiki gündeme geldi. Sayın genel başkanımız bu konuda bankalar birliği ile görüşmelere devam ediyor bunu da mutlaka alacağız. Yani artık vergi dairelerinden gelir tablosunun , bilançoların tasdikini istemeyeceğiz. Meslek mensubu tasdik edip verecekler değerli arkadaşlar. Yine bunun dışında tabi beyanname örnekleri dahil buna. Bu neyi getirecektir? Demin söylediğim gibi devlet bürokrasisinin biraz daha indirilmesi, devleti küçültmek anlamında meslek mensuplarına yetki verilmesi anlamında.

Değerli dostlarım kendimize güven duymalıyız. Öncelikle bu genel kurulda bunu söylemek istiyorum. Çünkü kendimize güven duyduğumuz zaman almış olduğumuz bir takım yetkilerimizle kullanmak zorundayız. Siz bir örnek vereceğim. 31 Mayıs1997 tarihli 22 No’lu tebliğ bize bir yetki verdi. Ben bu sene tüm meslektaşlarıma soruyorum, korkuyorlar bu yetkiyi kullanmıyorlar. Bu yetki neydi? İşyeri açılışlarını meslektaş yoklama yaparak bu işi yapabilirdi vergi dairelerine gitmeden. İşte bu yetkilerimizi kesinlikle kullanmalıyız. Yine şu anda ne geldi? Vergi levhalarının tasdiki geldi. Bazı meslektaşlarımız bunu angarya olarak kabul ederler, ama benim şahsi görüşüm bu bir angarya değildir. Mutlaka meslektaşın hem korsan muhasebeciliği önleme yönünde hem diğer anlamda da meslektaşın saygınlığını yüceltecektir. Özellikle bu genel kurullarda meslek ahlak ve kuralının oluşturulmasıyla ilgili meslek ideolojisi tartışmak gerekir. Artık bunu da bir mesleki karar halinde çıkarmamız lazım. Çünkü kendi içimizde bir sürü haksız rekabetler oluyor bu rekabetleri önlemek için bu meslek ahlak ve kuralını, yani meslek ideolojisi bir mesleki karar haline getirmek zorundayız. Değerli sayın Ankara oda başkanı arkadaşımız söyledi, ben çok büyük sıkıntı çekiyorum Bursa’da. Özellikle 16 Şubat 1997’de yayınlanan bir iç genelgeyle iç genelgenin 7. maddesi ile ilgili sıkıntımız var. Şuanda yeminli mali müşavirlik meslek mensubu arkadaşlarımız sanki mali müşavir gibi sözleşme yapıyor ve haksız rekabete yol açıyor.

Değerli dostlar sözlerimi bitirmek istiyorum. Bir üç tane önerim olacak. Bu önerilerimizde özellikle bürolarımız ve ofislerimizi mutlaka belli bir standardını yakalamak zorundayız. Meslek içi eğitimi zorunlu hale getirmeliyiz. Artık şu anda odamıza üye meslek mensuplarını da 2 yılda bir bu eğitimden geçirmeliyiz düşüncesindeyim. Genel kurulunuzun başarılı geçmesi dileği ile en son bütün talebimiz oda başkanlarının talebi mali tatilin bir an önce hayata geçmesi. Hepinize saygı ve sevgiler sunuyorum.

- Ziya Disanlı

Bursa oda başkanımız Sayın Bülent Çetin’e teşekkür ediyoruz. Şimdi son konuşmacımıza, konuklarımıza söz vermeden önce müdürümüz aramızdan ayrılıyorlar, kendilerine teşekkür ediyoruz. Değerli arkadaşlarım salonun durumu pek uygun değil biliyoruz, ama hakikaten fazlaca gürültü oluyor. Arkadaşlarımızdan devamlı uyarı geliyor. Ayrıca şu anda son konuşmacımız sayın masum Türker. Türker’in söyleyeceği çok önemli şeyler var bunu da dikkate alarak arkadaşlarımın sessiz olacağını düşünüyorum. En azından bu konuşmadan sonra bir ara vereceğiz arkadaşlar daha rahat konuşma şansı bulacaklar. Buyurun Sayın Masum Türker.

- Masum Türker

Sayın başkan, sayın genel başkan, değerli meslektaşlarım, değerli konuklarım. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlarken bir tür burada dertlerinizi dile getiren adam yerine dertlerimiz budur bizimle ayrı düşme bunları yap diyecek adam olacağım hiç aklıma gelmezdi.

Değerli arkadaşlar yanımda oturan TÜRMOB yönetim kurulu üyesi ve sayman üyesi sayın Mehmet Timur dedi ki, yahu İstanbul’un yarısını öptün, dedi. Kenarda oturdum gelen giden öptü. Bir diğer yarısı kaldı, onlar da hiç merak etme arada öperiz dedim. Çünkü doğduğu yeri, beraber büyüdüğü insanları ya da aynı okulda okumuşsa beraber aynı sıralarda oturduğu kişileri, çelik çomak oynadığı kişileri bir gün unutursa kendisi de unutulmaya mahkumdur. Benim hiç de unutulmaya niyetim yok. Onun için söze başlarken bütün meslek örgütlerinde söylediği bir söylemi dile getirmek istiyorum. Ben bu mesleği bundan 32 yıl önce çantada muhasebecilik yaparak başlayan sonra bugün konuşulan denetim işini herhangi bir yasa zorunluluğu yokken bu işi şirket kurarak gerçekleştiren bir meslek mensubuyum ve bugün ben Demokratik Sol Parti’den İstanbul milletvekiliyim. Ama bu çatının altında siyasi görüşlü ne olursa olsun ister Doğru Yol Parti’li, ister Fazilet Parti’li, ister Milliyetçi Hareket Parti’li ister kendi mensup olduğum Demokratik Sol Parti’li, Cumhuriyet Halk Parti’li ya Emeğin Partisi ya da ÖDP’li olsun. Hepinize eşit mesafedeyim hiç birinizle siyasi anlamda hiçbir zaman bir şeyi tartışmayacağım. Çünkü sizlerin varlığı benim sizlerle siyaset tartışmaktan çok daha önemli olduğunu bu 48 yaşına geldiğim dönemde 30 yılı aşkın iş hayatı bana öğretti. Dün birlikte olduklarımızla, yarın yine beraber olmamamız için hiçbir neden yok. O zaman olaylara ayrı düşünmek ayrı değerlendirmek ve ya sen şimdi karar veren mekanizmasındasın, tepeden bakacaksın ya da tepeden bakıyorsun havasını yaratmaya gerek yok. Bu açıklamayı şunun için söylüyorum size, TÜRMOB’da da ben öyleydim, TÜRMOB’dan sonra da öyle olmaya devam edeceğim. Burada bu kürsüde ben siyaset konuşmaya çalışacağım. Ama bazı şeyleri tartışırsam bilin ki siyaset değildir bu, meslek adınadır, bu meslek içindir.



Değerli arkadaşlar, biraz evvel 4 büyük oda dediğimiz yani üye sayısı fazla olan ve meslek örgütünün % 60’ından fazlasını oluşturan ya da % 60’ı temsil eden arkadaşlarımızı ve genel başkanımızı dinledik. Bu görüşmelerde ve kimi bazı odalardaki meslek siyasetindeki gruplaşmalarda fevkalade yanlışlıklar yapıldığını bu son 2-3 genel kurul toplantısında ve bazı özel toplantılarda saptamış bulunuyorum. Bunları ben size burada dile getirmek zorundayım.

Değerli arkadaşlar, bu meslek örgütü dünü hiçbir zaman unutmadan yarına bakmak zorundadır. Dün neydi? Dün bizim bir meslek yasamız yoktu. Biz bir katiptik, bugün ağırlığı olan gerektiğinde işte burada 1000 kişi toplanabilen gerektiğinde 10 binleri bulabilen sayısı 100 bine vurmuş stajyeriyle bir örgütüz. Bu örgütün tabiidir ki bu ülkenin sorunları konusunda önerileri olacak, çözümleri olacak, sorunlardan dolayı yakınacak. Ama bazı konular var ki eğer bu konularda bir birleşme sağlanamıyorsa önce bunları tartışmak lazımdır. Şimdi sizin önünüze egemen sermayenin getireceği bir olgu vardır, bu planlıdır. Bu getireceği olgu egemen sermayenin geçici vergi olayını muhasebeciler tartışsın, muhasebeciler yakınsın istiyorlar. Şimdi önce bir soru sormak istiyorum. Bizler değil miydik ki düne kadar bordro mahkumları her ay vergi ödüyor, bordro mahkumları emeğin hakkını alırken vergisini erken ödediği zaman, enflasyondan etkilenmeyen egemen sermaye vergisi 1 yıl sonra ödememelidir, bu ülke için böyle olmalıdır diyen bizler değil miydik, biz bu günleri ne çabuk unuttuk. Bunu niye söylüyorum, geçici vergi bu yeni uygulamayla yine egemen sermayenin istediği yönde olmuş geçen döneme göre bu dönem ödenen 280 trilyon, beklenen 500 trilyonun altında gerçekleşmiştir. Şimdi soruna şöyle bakmalıyız biz. Biz bu geçici vergiyi istemiş miydik bu şekliyle? İstemiştik. Biz bu konuda istedik bir yerde atladık. Atladığımız yeri söyleyeceğim size. Geçici vergide 15 Mayısta kurumlar vergisi beyan edilenler vermeyecek, onlara 15 Haziran dedik tasarı bize sunulduğu zaman. Ancak mecliste eski geçici vergi uygulamasıyla ilgili madde kaldırılırken gelir vergisi ilk defa kurumlar vergisine atıfta bulunuldu. Yani vergi sisteminde kimsenin aklına gelmez ki gelir vergisindeki maddeden dolayı kurumlar vergisindeki madde gelir vergisine atıfta bulunurken o da 15 Mayısa çekildi ve bu konudaki görüşü o tarihlerdeki bilanço gazetesinde ben eleştirmiştim. İlk dönemin, bu yılın suretinin çok daha geç başlatılması gerekir demiştim. Şimdi bu konuyu tartışmak için ben bir öneride bulunmak istiyorum size. Muhtelif yerlerde, bir grup iyidir diyor, bir grup iyi değildir diyor. Artık benim iyidir ya da iyi değildir deme hakkım yok. Bunu size söylerken bu bilinçle söylüyorum. Ben bir yasama organındaki kişi olarak iki tarafı dinleyeceğim kendi birikimimle sahip olduğum değer yargısından arınacağım bu konuda size destek vermeye çalışacağım. Şimdi bu soruyu kendi kendine sorun burada ne bu soruyu bir grup alkışlasın ne alkışlamasın. Acaba geçici vergiden başlayarak muhasebeci zorunluluğu getiren bütün eylemleri tek tek bırakmaya başlasak, bu meslek eski katip düzeyine döner mi dönmez mi, bu soruyu sorun kendinize. Burada bir şeyi tartışabilirsiniz. Doğrudur, yani TÜRMOB’un adına bilançodaki baş yazıda o zamanki görüş olarak ben kaleme aldım. Sürenin Hazirandan evvel başlatılması yanlıştır, buna göre gerekli tedbir alınmalıdır. Ama bu geçici vergi bu enflasyon muhasebesi ister çok tartışmamız gereken konularda başka bir konu var. Kanunda imkan tanıdığı halde, sermaye piyasasına tabi şirketlerde bu işin angarya olarak yapıldığı halde neden angaryadır? Çünkü bir sonraki sene ... ters kaydını yapıyorsunuz. Kıdem tazminatı karşılığı neden gider olarak indirilmesine müsaade edilmiyorun tartışmasını yapmak lazım. Mesleğin dibinden olaya bakarsak yasada verilmiş olan hakların geçmişte yanlış bir savunmadan dolayı yargı ile değiştirilmiş olan bir hakkın yeniden alınması için bir çaba bir gayret gösterilmelidir. Buna benzer sorun çok değerli arkadaşlarım. Bakın biraz evvel sayın genel başkanın söylediği şeylerde benim fikir ayrılığım yok olmaz ve olmaz da. Ama vergi gelirleri ile ilgili verilen bilgiler kasıtlı olarak yanlış veriliyor diyorum. Düne kadar bir gazeteci ya da bir TÜRMOB yetkilisi olarak istediğim zaman bana verilen rakamlar ve yapılan açıklamayla en son bir parlamenter istediğim zaman zorladığım zaman verilen açıklama birbirinden farklı çıkıyor. Benim dile getirmek istediğim bugün de dün de ve sizin de olduğunuz budur. Diyor ki bu vergi gelirlerini toplamakla ilgili yetkili çünkü ondan hesap sorduğumu düşünüyor, o vergi performansını sağlayamadığını düşünüyor diyor ki sayın vekilim diyor, aslında diyor, bu vergi gelirlerinin az olmasında bizim suçumuz yok. Peki suç kimde söylüyorum, diyor ki biz ithalatta KDV’yi % 65 planlamıştık % 55 gerçekleşti, bugünlerde ithalatın artma ihtimali var, bu rakamı alacağız diyor. Arkasından diyor ki biz % 106 planlamıştık Akaryakıt Tüketim Vergisi’ni. Ocak ayında bir varilin petrol fiyatı 10 dolardan 14 dolara çıkıyor, onun için 106 yerine 141 gerçekleştik ama çok iyi fiyat artmaya başladı diyor.

Bakın siz birer ekonomistsiniz, bir vergi tahsildarı değilsiniz, vergi gelirleri ile ilgili değilsiniz. Şimdi ben sorarım size bu ülke adına yurt dışına ve her varil için 14 dolar yerine 10 dolar verilirken vergi gelirlerinin düşmesi mi iyidir yoksa yurt dışına 4 dolar daha fazla verip vergi gelirlerinin artması mı iyidir? Bu soruyu kendi kendinize sorun. Benim söylemek istediğim, size ilgili getirmek istediğim konu şu, Maliye Bakanlığı dahil sizden oluşmuş bağımsız çalışan meslek mensuplarına bu devlet denetlettirilmesidir. Asıl ombudsman dediğimiz, asıl bu ülkenin vergilerinin nereye harcandığının ya da vergilerinin sağlıklı tahsil edilip edilmediğini yegane anahtarı bu meslek örgütüdür, bu meslek mensubudur konuya böyle yaklaşmak lazım. Yoksa bize verilen rakamı söyleyeyim size, sayın genel başkan haklı söylemekte, bütçe katrilyon şu kadar açık deniliyor. Bu ülkenin bütçesini yapmamışlar ki neye göre açık diyorlar. Bu ülkede işsizliği azaltacak, yokluğu ortadan kaldıracak önemli bir teşvik mi var, ihale mi yapıyorlar açıklık sürekli ödedikleri faizden kaynaklanıyor. Bu faizin sorumlusu ne bugünün hükümetidir ne dünün, 12 Eylülden bu yana hükmeden herkesin suçudur bunun bilincinde olmak lazım. Eğer birileri bir zamanlar bu ülkede suskun toplum yaratmışlar ve bu suskun topluma uygun bu işi uygulayacak yasama organınca icraatta bulunan insanları getirmişlerse bu sıkıntıyı burada hep birlikte yaşayacağız. Bunun bilincinde olmalıyız. Şimdi burada olaya biz dönelim farklı bir boyuttan yaklaşalım, nasıl yaklaşalım? Bu meslek grubunun övünerek söylüyorum o tarihte dile getiren herkesin hakkını teslim etmeliyiz bu örgütte. Mali tatil bir gün çıkar da bunun hakkı bu örgütte Türkiye genelinde İstanbul’da da başkanı Yahya Arıkan. Neden? Çünkü biz çağdaş demokratların ilk şeyini yaparken üst kurula mali tatil diye tutturdu yazın. Bugün 227. madde bir denetim ordusuna geliyorsa bunun da hakkını sayın Mustafa Özyürek’e teslim etmek lazım. Yani bu örgüt ister beğensin ister beğenmesin, mesleki açıdan farklı görüşler farklı gruplar olsun herkesin hakkını teslim etsin. Nedir bu mali tatil söylüyoruz, artık söylemeyin. Mali tatil için önerimiz şu günler arasında olmalıdırı getirmenin zamanı geldi. Şimdi ben sizden parlamenter olarak çıkacağım mali tatil başıma geleni söyleyeyim bir önerge vereceğim Haziran ayında. Bütün Türkiye ayağa kalkacak sen ne biçim adamsın, o gün beyanname çok. Öyle ya ben ne yapacağınızı çok iyi biliyorum, aranızda yetiştim ben de yaptım çünkü. Onun için lütfen bu tür genel kurullarda bu tür genel kurullara hazırlık yapmak üzere artık mali tatilin hangi günler arasında olması gerektiğine karar veriniz ki parlamentoda elimizde hazır olsun. Bir gece yazısı da bırakın bizim için olsun. Ne olur? İşte sayın başkan dedi ki seviniyoruz, bizi temsil ediyor, bana verdiğinizde cebime koyacağım bir maddelik o tarihleri verin, o tarihleri vermek zorundasınız birincisi bu. İkincisini ben size dile getirmek istiyorum. Biz hep geçmişte sosyal güvenlik vs. dedik. Doğrusu bu genel kurula kadar bir insan öz eleştirisini yaparsa her işi daha iyi yapar. Bu genel kurula kadar ben şimdisize söyleyeceğim şeyi düşünmüş değilim ama bu tür toplantılar insanı düşünmeye itiyor. Sosyal güvenlik müessesesini bir taraftan çıkıp Türkiye’de kara deliklerin emeklilik döneminde eşitsizliğin ortadan kaldırılması herkese eşit davranılması için bütün sosyal güvenlik müesseselerinin aynı işlem kağıdında toplanmasını söyleyeceğiz bir de çıkıp bugüne kadar aynısını söyledik. Olmayacak bir şeyi hep söyledik ben de bu tuzağa düştüm. Esas söylememiz gereken şeyi ben şurada oturup da sayın Disanlı’nın yüzüne bakarken aklıma onun yerinde oturup bugün ebediyete intikal eden arkadaşımız geldi. Acaba kaç kişi vefat etti bizden kalp krizini erken getirdi onların emeklilik primini hızlandıracak riskini ..... bir şey düşünmedik. Düşüncedir bu. Mesleğimizin riskini hiç düşünmedik bugüne kadar. Biz bundan sonra meslek .... farklılaştırılarak artırılmasını emekliliğin tıpkı bir subay gibi bir polis gibi bir gazeteci gibi hızlandırılmasını talep etmeliyiz. Çünkü biraz evvel sevgili Bursa başkanı öyle geldi laf arasında söylerken hastalıklardan bahsederken o çağrışım öyle oluştu. Bunu söylerken esas düşünmemiz gereken şeyi 10 yıldır düşünmemişiz. 10 yıldır bu meslek için demek ki bir çekişme ortamı yerine bir düşünme ortamı yaratılsaydı belki de 5 yıl evvel bulurduk.

Değerli arkadaşlar ben size basit bir şey söyleyeyim, bu meslek örgütüne basit vergilendirme dolayısıyla haksızlık yapılmıştır. Nasıl ki herhangi biriniz bir berber dükkanınızın berberler odasından izin almaksızın ruhsat almaksızın açamayacaksanız ya da ben iyi saç kesiyorum şu otelin bünyesinde yalnız oteldekilere mahsus berber dükkanını açarken bile oraya gitmek zorundaysanız basit vergilendirmeyle bir düzenleme de yapılan bu haksızlığın giderilmesi gerekir. Yani esnaf odası esnaf ağası gibi oturup matbaasında bastırdığı evrakları satıp kendisi bir taraftan görüntüde muhasebe ücreti ödemezken onun kat be katını alıp sizin dışınızda bu mesleği yönlendiremezler. Bu konuda sizinle birlikte olmaya birlikte yürümeye devam edeceğim ben. Yani basit vergilendirme olayı sizin için bir gelir kaynağı olmazsa bile sizin için bir şey getirmezse bile sizin kontrolünüzde olmalıdır. TÜRMOB yönetimi bu konuda çok önemli bir karar almış. Dilerim ki bu kararın arkasında durmasını engelleyecek bazı arkadaşlarımız devreye girmesinler. Bu tür esnaf odalarındaki defter tutan yerlerde çalışanların stajı kabul edilmeyecek. Bu meslek örgütünüz elindeki güçtür. Çünkü orada güçlü defter yok, ciddi muhasebe yok, o halde TÜRMOB yönetimi benim bulunduğum dönemde aldığı bu kararı sürdürmesi gerekli. Bu bir tane yalnız örnektir. Bu konuda yasal düzenlemeye de gerek yok. Yaratacağımız ciddi bir kamuoyu, yaratacağımız ciddi bir iletişim maliye Bakanlığının bir yorumuyla bir tebliğle düzenlenebilecek bir iştir. Ben Maliye Bakanı olsaydım düzeltirdim. Değerli arkadaşlar, ben size bir konuyu daha söylemek istiyorum. 4 No’lu Tebliğ’i sayın Çelik tartıştı. Allah razı olsun sayın Çelik’ten. Niye biliyor musunuz? Tartıştığı bölümler içinde en önemli bölümü söyleyeyim. Dedi ki ama artı dili bir türlü varmadığı bir şeyi söylemek için Allah razı olsun diyorum. 227. madde çıktığı gibi uygulanmalıdır. Artık bu örgüt tuttuğum defterin beyannamesini imzalıyoruz demekten vazgeçmelidir. Ben verilen beyannameleri denetleyerek imzalıyorum görüşüne gelmeli, 227. madde budur. Sayın Çelik’in ve sayın Arıkan’ın anlattığı arasındaki iletişimi söyleyeyim size. Şu otelin içinde muhasebe çok basittir. Yapılan her ödeme yazar kasa sisteminde anında merkezde kayıt oluyor. Bir muhasebeciye ciddi ihtiyaç yok. O tuşlara basmasını bilen faturayı tanzim eden bir kişi yeterlidir. Bırakın bunu, herhangi bir Metro mağazası ya da Carrefour mağazasında her alışveriş yaparken o çocuklar size verdikleri fişle aynı anda stok hesaplarını, aynı anda gelir hesapları, aynı anda o işle ilgili vergilendirme işlemlerini yapıyorlar. O çocukların ruhsatı mı var, 18 yaşında basit bir insan, liseyi belki bitirmemiş belki bitirmiş. O zaman ne oluyor diyeceksiniz söyleyeyim ben size. Carrefour açıldığı zaman ilk etapta yalnız onun civarındaki büyük bakkallar İçerenköy’de arkada yukarıya uzandığınız burada Ümraniyeliler var. Selami Bey biliyor, Ümraniye’ye kadar irili ufaklı birçok dükkan kapanmak zorunda kalmıştır. Onlar hep kapandıkça ne oluyor? Sizin defter tuttuğunuz bir müşteri gidiyor. Hele kapatıldığı zaman birikmiş paranız da yok oluyor, paranızı da veremiyor. Şu anda bugünkü parayla belki milyarlarca alacağı olan bir muhasebeciyim ben biliyorum. Eskaza müşteri iş yerini kapatacaksa beyannameyi aldığı gün yakalayabilirsen paranı al, yakalasan da alamıyorsun. Hala 71’den alacağım var benim. 71 yılında bir baskülcüden alacağım var Küçükpazar’da ağabey ödeyeceğiz 500 lirayı hala o parayı 500 lirayı ödeyecekler. Şimdi sizin başınıza gelmiş bunlar. O zaman ne yapmalıyız? O zaman biz bu örgüte denetim olgusunda devreye sokmalıyız. Sevgili Çelik’e onun için çok teşekkür ediyorum. Sevgili Çelik’in 227 dediği olay odur, bırakın ayrıntıları. Eğer herkes beyannamesini verirken bir başka mali müşavire imzalatmak zorundaysa, bırakın defteri Mustafa Coşkun imzalasın ama defteri tutsun ama beyannameyi de Numan Bey imzalasın. Avrupa’da, Amerika’da iş böyle. Defterini tutan imzalamıyor, asıl sorumluluk tutan ve imzalayan aynı adam olduğu zamandır. O zaman diyeceksiniz ki canım müşteriyi kaybederiz. Kaybetmezsiniz canım, siz defter tutma işini yanınızdaki stajyere de yaptırıyorsunuz zaten bırakın o yapsın ama anlaşmanız defter tutma anlaşması değil ön denetim yapma anlaşması olmalıdır. Bu olduğu zaman ne olacak söyleyeyim size, burada var aranızda bazı vergi inceleme elemanları görüyorum delegeler içinde. Size defteri tutmuş, vergiyi kaçırmış gözüyle böyle bakamaz baktırmayız. Çünkü siz de onun gibi denetim yapmışsınız. Bu iş böyledir, işte ben sizin arkadaşınız olarak size iki temel vizyondan bahsedeceğim. Ömrüm vefa ederse ama Allah için sakın bana yarın bu işleri yap diye buralarda da bağırmayın. Yapmaya çalışacağım, bağıracaksanız da yardım edin, söz veriyor musunuz söyleyeyim, çünkü korkuyorum sizden. Ben bir şey söylüyorum sonra çıkıp neden yapmadın yapmadın diye bağırıyorsunuz. Vergi denetiminde şeffaflık yani CMUK işletmeliyiz. Bir işletme denetlenirken bu iş için özel ruhsatlandırılmış bizim ruhsata tabi arkadaşlarımız inceleme süresince nasıl ki bir sorgulama anında bir avukat tutuyor bizden bir arkadaş tutmalıyız ve bu arkadaşlar arındırılmalıdır defter tutmaktan. Bunun da bedelini gerekirse devlet ödemelidir. Yani CMUK’ta olduğu gibi gerektiğinde devlet ödemelidir. Böylesi hepinizin başına geliyor. Sizin gıyabınızda müşterinizin dışında ilgili adamları çağırıyor, bak diyor bu tutanağı imzalamazsan seni de incelemeye alacağım hele şimdi nereden buldun çıktı diyor. Bu tür deyişleri engelleyecek bu konuda bu meslek grubu içinde o dönem görevi yeni bir ayrıştırılmış özel grup çıkmalı. Hayır. 5 yıl muhasebecilik yapmış olan kişi ..... çevirirse ben bu işi yapmak istiyorum yapmalı, bu 3 yıl da olabilir. Bu konuda bir fikrim yok. Bu fikri beraber tartışacaksınız, Türkiye genelinde bulacaksınız, oluşturacaksınız.

İkinci söyleyeceğim şey bunu hep söyledim size. Hani hep bana hayal kuruyorsunuz derdiniz ya ben hayal kurudum cumhurbaşkanı olacaktım milletvekili oldum. Bu konudaki hayali devam ettireceğim. Hayalim nedir? Verginin uygulanmasında şeffaflık. Yani birisinin adı mukteza, yalnız o kişiye değil bu toplumun her ferdine uygulanmalıdır. Onun için o müktezanın verildiği gün Resmi Gazete’de yayınlanmalıdır. Yani yalnız bir kesimde hizmet eden vergicilik olmamalıdır. Şimdi bu dediğim görüşleri paylaşmak için biz tutup da muhasebeci olarak devletin gelirleri artmalıdır diyemeyiz, mükellef de vergiyi vermemeli diyemeyiz. Biz mükellefle devlet arasında hakem rolünü oynamalıyız. Gerektiğinde devlete dur demeliyiz, gerektiğinde mükellef çok kaçırıyorsun vergini vermen lazım demeliyiz, bu dengeyi kurabilmeliyiz, bu örgüt kurmak zorunda, bunun kriterlerini saptamak zorunda. Değerli arkadaşlar ben size bir başka şey söyleyeyim, sözlerime son vermek istiyorum. Sizinle ilgili neler yapılacak, neler yapmalıyız. Biraz evvel TBMM’de söylediğim bir şeyi size söyleyeyim, üzülerek söyleyeyim. Bu toplum, bu toplumu yöneten kesimler bu meslek grubunu şu ana kadar tanımıyor, tanımak istemiyor. Niye? Dün mecliste bize önümüzdeki ayın programları dağıtıldı. O programda milletvekillerine şunu söylüyorlar diyorlar ki, önümüzdeki ay Hürriyet Gazetesi’nin kuruluş yıl dönümüdür, Cumhuriyetin yıl dönümüdür ilişki kuracaksın, filanca kanunun çıkış tarihidir, Türk üretici derneğinin kuruluş tarihidir. Örneğin önümüzdeki ay sendikasının Gazeteciler Cemiyetinin kuruluş tarihidir, Gazeteciler Sendikası’nın kuruluş tarihidir, yasası budur, budur. Allah Allah baktım 1 Haziranda desinler ki 3568 sayılı yasanın meclise veriliş tarihi, vazgeçtik ondan. 13 Haziran deseler ki çıkış tarihidir, kutlansın diye, yok. Şimdi onlara ne veriliyor biliyor musunuz? Milletvekilleri bakıyorlar ilgili çoğunluğa başvuruyor meclise kanunun çıktığı gün mecliste gündem dışı konuşma yapıyor. Kardeşim 10 yıldır o mecliste bu işe merak saran biri olsa bile gündem dışı konuşma olsun diye bir şey koymamış ki. Sizden birisi olunca tabi insan bunu biliyor görüyor hemen not ediyor kafasına ben bu işe sahip çıkacağım diye. O halde sorun şurada geliyor, belli bir grup belli bir insan topluluğu, belirli bir devlet adına çalışan kesim yada özel sektör adına çalışan bir kesim. Bir süre daha nasıl 75 yıl bu cumhuriyet sınırları içinde herkese ruhsat ve hak verirken bize vermediyse vermemeyi sürdürmeyi düşünüyor ki bizi devre dışı çıkarıyor.



Değerli arkadaşlar ister serbest muhasebeci olsun ister serbest muhasebeci mali müşavir olsun, ister yeminli mali müşavir olsun bunların üçü ayrı ayrı ya da birlikte bu topluma tanıtılması için biraz evvel sayın Arıkan konuşmasındaki kullanılan tanıtım filmlerine benzer filmlerle tanıtım toplantılarıyla tanıtım malzemesiyle yapmanın zamanı gelmiştir. Çünkü birilerinin gözüne bu meslek örgütünü sokmalıyız. Şimdi bunu söyledikten sonra bugün birisi, bir YMMO oda başkanı dedi ki bana, sen niye 6 ay hakkın var gel istifa et. Bunu da anlatayım size. Seçildiğim gün biz hep Mustafa Bey ile yıllardır konuşurduk insan seçildiği zaman bırakır mı, işte demokratikleşme paketi içinde hem sendikada yöneticilik hem burada yöneticilik diye şeyler var. Ben de seçildiğim gün verilen milletvekili mevzuatını oturdum okudum. Bir baktım ki istifa etmemize gerek yokmuş. Diyor ki, 6 ay müddetle, anayasanın şu maddesine aykırı bir işi varsa, yani bir banka devlet bankasında yönetici ise yani TÜRMOB’da, İstanbul odasında, Bursa odasında yöneticiyse istifa etmeyebilir. 6 ay sonra diyor meclisten gerektiği kadar süre alır ne zaman ki meclis hakkında soruşturma açar, hala bu sefer izni bitmiş soruşturmaya rağmen istifa etmiyorsa genel kurulda konuşulur. Ama genel kurula geldiği gün ben istifa ettim dediği zaman o soruşturma düşüyor. Yani bu işi 1 yıl uzatabiliyor. Ben 1 ay uzatamadım. Bakın demokratikleşme diye konuşuyoruz bir paketi, yaşayan bir arkadaşınız anlatsın size. Niye yaşatamadım biliyor musunuz? Bu güne kadar şubelerde staj olmaz diye kanunu sizin adınıza koruyan kişiyim. Yani bu kanun, bu karar bu örgütte alındı. Niye alındı? Bir şantiyede çalışan bir adam muhasebe yapmaz ki. Şimdi ben seçildiğim gün x milletvekili arıyor sayın milletvekilim hayırlı olsun. Buyurun. Hani bizim filanca var ya, sen TÜRMOB’ta yöneticiymişsin, bunu staja almıyorlar hep sen imzalamışsın şunu bir alsana. Her partiden, kendi partimden. Beni bir tane Malkara’dan arıyor, ben sizin partinin bilmem nesiyim bir arkadaş sınava girecekmiş seninle gelsin görüşsün. Telefonu suratına kapatıyorum. Alışmamışız ki ve o zaman anladım ki bir demokratik kitle örgütünün bu tür bir örgütün yani gönüllülüğe dayanan bir derneği kastediyorum. Devlet gücü taşıyan bir örgütün yöneticisiyle siyasetçi aynı kişi olamaz ve 1 ay dayanamadım. Bunu niye açıklıyorum size, ben o konuda yazarken bilinçli yazdım. Yani demek ki bu ülkede o bir yasa maddesidir. Anayasada değişiklik yapalım diyorlar, ben yaşadım doğru değilmiş değişiklik. Bu belki size ters gelebilir. Çünkü ben hep TÜRMOB’un sesini dile getireceğimi biliyorum, yaşıyorum. Yaşadım bunu. Demek ki hem hesap hem hesap veren olmayız. Bunu ben size şu açıdan söylüyorum, artık gündeme getirilen gazetelerde şişirilen bazı şeyleri sorgulamalıyız ve kendi kendinize bir soru sorun deyip o soruyu cevaplandırmanı istiyorum. Niçin İnterbank kişiliği yalnız bir gazete taşıyor? Hakikaten o kadar para bir yere uçmuş mu yoksa bu işin içinde bilmediğimiz bir muhasebe işi mi yatıyor? Saygılar sunuyorum.

- Ziya Disanlı

Sayın üstada teşekkür ediyoruz. Sayın milletvekilim demiyorum kendisine, milletvekilleri çok yabancılaşıyorlar topluma onun için böyle daha samimi oluyor. Kendisi herhalde nasıl olacağımızı arada bize anlatacak herkes çok dikkatli sustu dinledi, aralarda da kendisine 1- 2 dakikalık sözler verebiliriz. Çok teşekkür ediyoruz, kendilerine başarılar diliyoruz. Bu arada kendisi ile ilgili çok önemli bulduğum bir şeyi anlatmak istiyorum size. Ben belediye başkan adayıyım bir partiden, aynı bölgeden milletvekili adayı sayın Masum Türker. 500 kişilik bir toplantıda, kendi partililerinin ağırlık olduğu bir toplantıda çıktı kürsüye ben Ziya Disanlı’nın meslektaşımın aday olduğu Zeytinburnu’nda milletvekili adayı olarak çalışma görevini reddettim. Çünkü o bölgede benim meslektaşımın hakkıydı bu iş, dolayısıyla siyasi anlamda bir disiplin suçu bile olsa ben Zeytinburnu’na bu çalışmalar döneminde girmeyeceğim demişti. Böyle bir örnek tavrını pek yaşanılan bir şey değil. Onun için bu mesleki dayanışmasına teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım şimdi 10 dakikalık bir çay, kahve arası vereceğiz sonra toplantımıza devam edeceğiz. Bu arada bazı araçların acilen çekilmesi gerekiyor yeniden onun da duyurusunu yapıyoruz....

- Divan üyesi

Hasan Akgül Büyükçekmece belediye başkanı, Selami Öztürk Kadıköy belediye başkanı, Rıfat Nalbantoğlu-TÜRMOB, Musa Pişkin-TÜRMOB. Oda başkanlarımızdan gelen telgrafları okuyorum. Zahit Bayraktar Aksaray Oda Başkanı. Peyami Mutluer- Amasya. Hikmet Cengiz- Antalya, M. Hayri Genç- Bartın, Ali Boyacıoğlu- Edirne, Kemal Gülsevil- Giresun, Abdullah Korkmaz- Hatay, Ejder Odunkıran- Kahramanmaraş, Behzat Demirhan- Kırıkkale, Sadık İrier- Manisa, Adnan Zeren- Niğde, Yaşar Yılmaz, Halil Kocacık- Sakarya, Ahmet Ayvalı- Samsun, Yusuf Oflaz- Sivas, Melih Foçalıgil- Tekirdağ, Ali Günaydın- Trabzon, Azmi Yılancıoğlu- Uşak, İstanbul Yeminliler Odası Başkanı Sayın Sezai Onaral.

- Ziya Disanlı

Değerli arkadaşlarım gündemimizin 6. maddesine geçiyoruz. Yönetim kurulu çalışma raporu, kesin hesaplar ve denetleme kurulu raporlarının okunması ve görüşülmesi. Disiplin kurulu faaliyet raporunun okunması. Yönetim kurulu çalışma raporu, kesin hesapların okunması ile ilgili olarak yönetim kurulundan bir arkadaşı kürsüye rica ediyorum. Buyurun.

- Cahit Kesemen

Sayın divan, saygıdeğer misafirler, değerli meslektaşlarım. İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın 10. Genel Kurulu’nda faaliyet raporunu okumak istiyorum. Eğer uygun görürseniz faaliyet raporu kitapçığı hepimizin elinde var. Ben bu faaliyet kitabının tamamını okumak istemiyorum eğer uygun görürseniz.

- Ziya Disanlı

Değerli arkadaşlar kitapçık elinizde var. Sadece mali tabloları okumakla geçmek istiyoruz zamanı iyi kullanabilmek için. Aksi görüşte olan arkadaşımız var mı? Yok. Dilediğiniz şekilde okuyabilirsiniz, buyurun.

- Cahit Kesemen

Teşekkür ediyorum. İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası 30. 04. 1994 tarihli bilançosu. Aktif dönem varlıklar, hazır değerler 19.098.790.755. Alacaklar 326.414.796.959.

Stoklar 20.584.025.189.

Geçmiş dönem gider tahakkukları 1.096.717.024.

Döner Varlıklar Toplamı 367.194.329.927.

Duran Varlıklar, Maddi Duran Varlıklar 483.154.727.

Maddi Olmayan Duran Varlıklar 12.903.913.200.

Duran Varlıklar Toplamı 62.387.067.927.

Aktif Toplamı 429.581.397.854.

Pasif Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar, Borçlar 66.318.530.602.

Ödenecek Vergi Ve Harçlar 4.491.387.862.

Gelecek Dönem Gelirleri 9.737.447.580.

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar Toplamı 80.547.366.044.

Öz Kaynaklar, Geçmiş Dönem Gelir-Gider Farkı 190.306.001.411.

Cari Dönem Gelir- Gider farkı 153.227.856.621.

Gayrimenkul Alım Fonu 5.600.173.778

Öz kaynaklar toplamı 349.034.031.810.

Pasif toplamı 429.581.397.854.

1.5.98- 30.4.99 dönemi gelir- gider tablosu giderler birlik payları 20.813.202.992

Yönetim, denetim, disiplin kurulu huzur hakları 19.134.233.075

Personel giderleri 139.303.121.399.

Yönetim faaliyet giderleri 62.015.482.724.

Dışarıdan sağlanan fayda ve .... 55.377.503.056.

Bağış ve yardımlar 12.713.138.566.

Diğer çeşitli gelirler 41.566.238.853.

Staj giderleri 16.640.233.759.

Giderler toplamı 361.007.620.924.

Gelirler, üye gelirleri 409.142.009.508.

Stajyer gelirleri 52.533.500.000

Diğer gelirler 52.559.969.037.

Gelir fazlası 153.257.856.621.

İSMMMMO lokal işletmesinin bilançosunu arz ediyorum.

Aktif hazır değerler 142.934.250.

Ticari alacaklar 136.700.000

Stoklar 673.623.568.

Diğer dönen varlıklar 258.829.999.

Gelecek aylara ait giderler 36.673.420.

Dönen varlıklar toplamı 1.248.761.207.

Mevcut duran varlıklar 1.223.740.260.

Diğer duran varlıklar 67.246.107.

Duran varlıklar toplamı 1.290.987.367.

Aktif toplamı 2.539.700.574.

Pasif kısa vadeli yabancı kaynaklar, ticari borçlar 164.018.541.

Diğer borçlar 36.313.099.565.

Ödenecek vergi .... 750.126.328.

Kısa vadeli yabancı kaynaklar toplamı37.227.244.434.

Öz kaynaklar –34.687.495.860.

Basit toplam 2.539.748.574.

Gelir tablosunu arz ediyorum, Günlük satışlar 6.201.347.820.

Satışların maliyeti 5.000.000.000.

Günlük satış karı 1.201.347.820.

Faaliyet giderleri 11.612.386.080.

Faaliyet zararı 10.411.038.260.

Olağan zarar 10.411.038.260.

Olağan dışı gelir ve karlar 5.196.948.

Olağan dışı gelir ve zararlar 158.012.537.

Dönem net zararı 10.563.853.849.

Temel eğitim staj merkezi 30.04.1999 tarihli bilançosu;

Aktif dönen varlıklar, Hazır değerler 7.415.676.532.

Alacaklar 45.649.840.153.

Dönen varlıklar toplamı 53.065.516.685.

Duran Varlıklar, Maddi duran varlıklar 13.558.906.261.

Maddi olmayan duran varlıklar 14.457.877.

Duran varlıklar toplamı 28.016.783.261.

Aktif toplamı 81.082.299.946.

Pasif kısa vadeli yabancı kaynaklar, Borçlar135.654.000

Kısa vadeli yabancı kaynaklar toplamı 33.400.868.607.

Geçmiş dönem gelir- gider farkı 18.020.063.135.

Cari dönem gelir-gider farkı 29.661.368.204.

Öz kaynaklar toplamı 47.681.431.339.

Basit toplamı 81.082.299.946. Arz olunur efendim.

- Ziya Disanlı

Teşekkürler. Denetleme raporunu alalım denetleme kurulundan bir arkadaşı rica edelim.

- Sayın divan, değerli konuklar, değerli üyelerimiz denetleme kurulu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. İSMMMO için denetleme kurulu raporunu okuyorum. İSMMMO’nun 1.5.1998- 30.04.1999 dönemi hesap ve faaliyetleri 3568 sayılı meslek yasası yasaya göre yayınlanan yönetmeliklere, vergi kanunlarına, SSK mevzuatına, iş kanununa, sendikalar kanununa, Türk Ticaret Kanunu’na ve diğer ilgili kanunlar ile genel kabul görmüş muhasebecilik standartlarına göre tarafımızdan incelenmiştir.

A- 1) Usul incelemeleri, defter tasdiki. İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nca kullanılan yasal defterler. Defterlerin, nevi, kasa defteri, yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri 20.04.1998 tarihinde Beyoğlu 2. Noterine tasdik ettirilmiştir. İSMMMO lokal işletmeciliğinden kullanılan defterler defterlerin nevi, kasa defteri, yevmiye defter, defteri kebir, envanter defteri, kambiyo defteri 24.12.1997 tarihinde Beyoğlu 2. Noteri’nce tasdik edilmiştir. Yine lokal işletmesi olduğu için 99 yılı içinde yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, 30.12.1998 tarihinde Beyoğlu 38. Noterince tasdik edilmiştir.

2) Odaların ve iktisadi denetimleri konusunda 3568 sayılı meslek yasası ve bu yasaya göre çıkarılan ... için denetimlerimiz ve hesap incelememiz tarafsızlık ve ... göre yapılmıştır.

B- Faaliyet ve hesap incelemeleri:

1- Oda yönetim kurulunun yapmış olduğu toplantılarda ayda bir kurula iştirak ederek görüş ve düşüncelerimizi beyan ettik.

2- 9. genel kurulda kabul edilen gider ve gelir bütçesinin bilanço ve gelir gider tablolarının kayıtlara uygun bütçenin gelirine göre yapıldığı görülmüştür.

3- Muhasebe kayıtları üzerine yapılan incelemelerde harcama gelir belgelerinin usulüne uygun olarak kayıt yapıldığı tespit edilmiştir.

4- Bu dönemde oda gelirlerinde .../.../...

5- Lokal işletmeciliğinde personel giderleri azaltmak amacıyla 4 personel çıkartılmıştır. Lokal ile ilgili yasal yükümlülüklerin yerine getirildiği görülmüştür.

Sonuç olarak 1.5.1998- 30.04.1999 tarihleri arası bilanço gelir-gider hesapların yönetim kurulunca .... etmesini talep eder takdirlerinize saygıyla sunarız. Denetleme Kurulu Raporu TESMER İstanbul Şubesi için Temel Eğitim ve Staj Merkezi’nin 1.5.1998 - 30.04.1998 dönemi hesapların incelemesi TÜRMOB tarafından yayınlanan yönetmelik doğrultusunda yapılmıştır. Bu dönemde kullanılan yasal defterlerin durumları aşağıdaki gibidir. Yevmiye defteri, defteri kebir, kasa defteri, envanter defteri 20.04.1998 tarihinde Beyoğlu 7. Noteri’ne tasdik ettirilmiştir. TESMER İstanbul Şubesi’nin yasal belgelere uygun olarak bütün ödemeler çekle yapılmıştır. Bütün gelirler banka hesabına alınarak kayıtlara intikal ettirilmiştir. Oda bütçesi içinde .... olarak bulunan TESMER İstanbul Şubesi’nin bütçesi TESMER Yönetim Kurulu kararları doğrultusunda yapıldığı tespit edilmiştir. TESMER İstanbul Şubesi yönetim kurulunca onaylanan ve kurulumuza sunulan bilanço ile gelir ve gider hesaplarının kayıt ve belgelere uygun olduğu, deftere işlendiği görülmüştür. Genel kurulun takdirine saygıyla sunarız. Teşekkür ediyorum.

- Ziya Disanlı

- Teşekkürler. Disiplin Kurulu faaliyet raporunu bir arkadaşımın okuması rica ediyorum.

- Sayın divan, sayın meslektaşlarım 10. olağan mali genel kurul çalışma raporunda disiplin kurulu çalışma raporunu sunuyorum. 1.6.98 tarihte göreve başlayan İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası 5. dönem disiplin kurulunun 13 Mayıs1999 tarihine kadar 33 tane disiplin kurulu toplantısı yapmıştır. Ayrıca 3 adet İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası yönetim kurulu toplantısına katılarak çeşitli konularda görüş ve düşüncelerini iletmiştir. 13. Mayıs.1999 tarihine kadar 54 soruşturma dosyası oda yönetim kurulundan kurulumuza intikal ederek kovuşturmalarına başlanmış olup gerek dosyalar üzerinde incelemeler yapan gerekse meslek mensuplarımızın ve şikayetçilerin ifadelerine baş vuran disiplin kurulumuz yaptığı çalışmalar neticesinde tüm kararlarını oy birliği ile almış ve aşağıdaki sonuçlara ulaşmıştır.

Uyarma cezası 8

Kınama cezası 6

Meslekten geçici men 10

Meslekten men 1

Kovuşturmaya gerek duyulmayan 7

Kovuşturması devam eden 16

Ceza davası bekleyen 6

Toplam 54

Bu kovuşturma dosyalarının meslek mensuplarının unvanlarına göre dağılımı şöyledir,

Uyarma cezası SM 7, SMM 1, toplam 8

Kınama cezası SM 5, SMM1, toplam 6

Meslekten geçici men SM 8, SMM 2, toplam 10

Meslekten men SMM 1, toplam 1

Kovuşturmaya gerek olmayan SM 5, SMM 2, toplam 7

Kovuşturması devam eden SM 13, SMM 3, toplam 16

Ceza davası bekleyen SM 6, toplam 6

Toplam SM 47, SMM 10,toplam 54

Kurulumuza intikal eden dosyaların incelenmesinde meslek mensuplarının haklarının çiğnenmesine müsaade etmemiş aynı zamanda mesleğin onur ve vakarına büyük ölçüde dikkat ederek haklı talep ve şikayetlerin üzerinde titizlikle durularak hakkaniyet ölçülerine azami dikkat göstererek disiplin yönetmeliği kanunu uygulanmıştır. Disiplin kurulumuz disiplin mevzuatındaki eksik ve aksaklıkların tespit ederek bu konuda çalışmalar yapmış ayrıca kurulumuz meslek etiği ve büro standartları konusunda da çalışmalar yapmış ve odamız yönetim kuruluna vermiştir. Odamızın kurumsallaşmasına verilen önem ve kurulumuz üyeleri göreve başladıktan bugüne kadar denetim kurulu üyeleri yönetim kurulu üyeleriyle ortak toplantılara katılarak fikirlerini beyan ederek oda yönetim kuruluna yardımcı olmaya gayret göstermişlerdir. Kurulumuz üyeleri kurul asli görevleri dışında odamızca düzenlenen bütün faaliyetlerin yanında seminer ve eğitim çalışmalarına katılmışlar ve melek mensuplarına meslek içi eğitim konusunda yardımcı olmuşlardır. Faaliyetlerimizi saygılarımızla görüşlerinize sunarız. Teşekkür ederim.

- Ziya Disanlı

Teşekkürler. Değerli arkadaşlarım bu salon saat 6’ya kadar bize tahsis edilmiş durumda. Bu kadar ilgiyle toplantıya gelen ve izleyen arkadaşlarımızın da en verimli şekilde bu toplantıya katılabilmelerini sağlamak için bu gündem maddesini çok iyi değerlendirmemiz lazım. Mümkün olduğu kadar özgürce tartışma görüşme olanağı sağlamak istiyorum. Bana yardımcı olmanızı istiyorum. Salonu teslim etmeden süreyi en iyi şekilde kullanarak konuşmaların yapılacağını ümit ediyorum. Ayrıca geçmiş genel kurullarda ve son genel kurulda yaptığımız gibi odamızın içersinde bir yarış var hizmet yarışı var, farklı gruplarda bulunan arkadaşlarımız var, gece gündüz çalışıyorlar. Hepsine saygı duyuyoruz divan olarak. Kendilerinin disiplinli bir biçimde söz almak istediklerini bu konuda anlaştıklarını haber aldık. Mümkün olduğu kadar süreyi daha iyi kullanabileceklerini bu şekilde söylediler. Kendi aralarında bir sıralama da yapmışlar bu şekilde listeler halinde konuşmacı arkadaşları bize bildirdiler, bunlara uyacağız. Onları dışındaki arkadaşlarında konuşma özgürlüklerine saygı duyacağız onları da konuşturacağız. Süre kısıtlamasını şu anda uygun görmüyoruz, dileriz ki ihtiyaç duyulmaz. Bu anlamda konuşmacıları mümkün olduğu kadar seçilen cümleleri kelimeleri dikkatlice arkadaşlarım seçerlerse mesleğimiz için meslektaşlarımız için yararlı bir genel kurul yapmış olacağız. Bu çerçeve içersinde söz alan arkadaşlarımızı sizleri okuyorum. Sadece demokrat muhasebeciler grubundan arkadaşların listesi henüz gelmedi onu bekliyorum, belirtiyorum size. Meslekte Birlik grubu konuşmacı listesi, Aziz Babuşcu, Recep Kılıç, Mustafa Öcalan, İbrahim Balcıoğlu, Salih Çakır. Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Birliği grubu adına konuşmacılar Nezih Artan, Serpil Zorbozan, Bahri Olgun, Nail Sanlı, Yücel Akdemir. Demokrat Platform Grubu adına konuşmacı konuşmacı arkadaşlarımız Gültekin Bekar, Hayri Göle, Tahir Şilhan, N. Hamdi Balcı. Bireysel olarak konuşmak için başvuran arkadaşlarımız bireysel olarak konuşma talebinde bulunan arkadaşlarımızı okuyorum sizlere. İsmet Uğurlu, Ali İhsan Özdemir, Hasan Akdemir, Turgut Arı, Hüseyin Mert, İ. Hakkı Güneş, Ömer Can Erduran, İsmet Sevinç, Kenan Öztürk, Ayla İskenderoğlu, Orhan Ataoğlu. Değerli arkadaşlarım bu başvurulardan başka hiçbir arkadaşımızı almazsak ve süreyi iyi ayarlarsak zamanında da sizleri sıkmadan toplantıyı bitirebileceğiz.

- Sayın başkan usul hakkında bir şey söyleyeceğim.

- Buyurun Kadir Bey bu usul hakkında söz veriyorum buyurun.

- Kadir Çingil

- Sayın divan, değerli meslektaşlarım sözlerime başlamadan hepinizi saygı ile selamlıyorum. Ben usul hakkında söz istedim. Şundan rahatsız, genel kurulu beklenen ve bizler için en faydalı olacağına inandığım bu bölümde listeler geldi konuşmacılar daha önceden belirlenmiş. Ben mi anlamadım acaba? Sayın divan başkanım bu bölümde konuşmak isteyenler var mı diye önce bir açık beyanı oldu mu? Konuşmak isteyenler yani listeyle gelenleri okudu. Arkadaşlar bu gelenekleşirse bu genel kurula bugün 3 yarın 4 grubun yarıştığı genel kurul durumuna düşer. Bu iş böyle değil mi? İyi ama beyninizdeki ve beyninizin arkasındaki bazı şeyleri de çok açık ortaya koyamaz. Her şeyin ortaya koyuluşunun bir adabı olmalı. Peki ne olsun? Önerim şu, konuşmak isteyenler gelir ve teklifte bulunur yazılı veya sözlü , çıkar buraya görüşünü ifade eder. Ne demek A grubu adına B grubu adına. Hayır arkadaşlarım mali müşavirler odasının genel kurulundayız ve buranın üyesidirler. Bunun dışındaki sıfatlar bu salonun dışında kullanılır yarışır, bugün üstelikte mali genel kurul. Buraya çıkmışken usul dışı yani genel kurulla ilgili bir dileğimi daha izin verirseniz ifade etmek istiyorum. Değerli arkadaşlar salon çok güzel, İstanbul’un belki de ben bilmiyorum Türkiye’nin en ciddi fiziki anlamda bir mekanındayız. Ama yıllar yılı söylüyorum burada bir daha söyleyeceğim bizim genel kurullarımızın mümkün ise şehrin daha merkezi yerinde şu lüks otellerden uzak mekanlarda yapalım. Teklifim şudur, bu İstanbul Üniversitesi olur, Marmara Üniversitesi olur bir başka üniversite olur çünkü İstanbul eğitim kurumlarının çok olduğu bir yerdir bunları büyük anfilerde yaptık da genel kurullarda yaptık. Pekala verimli de geçti. Arkadaşlarımla birebir görüşüp soramadım kaç gün kaç ay bir çalışma veya uğraşı ile şehrin bu kadar uzak bir noktasında bu salonu buldular.

- Sayın Çingi dilek ve temennilerde alsak bunları.

- Sayın başkanım ben bunu sizden izin isteyerek son cümlemi söylemek istedim. Meşguldünüz, susmak ikrardan gelir dedim cevap vermediğiniz içinde bu kürsüde bunu söyledim. Genel kurula başarılar diliyorum, emeği geçenlere teşekkür ediyorum ve saygılar sunuyorum.

- Ziya Disanlı Teşekkürler. Farklı düşünmüyoruz Sayın Çingil ile. Bireysel olarak söz alan arkadaşlarımı okumuştum. Kendileri konuşurken bireysel talepler gelmeye devam etti. Ozan Batuoğlu, Zeki Ağır, Müge Onat arkadaşlarımızda söz istediler. Başka söz almak isteyen arkadaşımız var mıydı? Yok. Konuşmacılar belirlenmiş oldu.

........


Değerli arkadaşlarım, mümkün olduğu kadar süreyi kısıtlı tutmaya çalışacağım. Özellikle çok geniş bir içerisinde gruplar adına söz isteyen arkadaşlara tolerans gösterdikten sonra diğer arkadaşların da sözünü kesmeden, mümkün olduğu kadar verimli bir toplantı yapmaya çalışacağız. Geçmiş toplantıda da böyle yapmıştık. Bu çerçeve içersinde arkadaşlara genel anlamda yaklaşık 5’er dakikalık bir süre kalıyor en fazla. Bunu dikkatlerinize sunarak söz veriyorum arkadaşlarıma. Öncelikle en kıdemli muhasebecilerimizden herhalde İsmet Uğurlu ağabeyimize söz veriyorum. Buyurun Sayın İsmet Uğurlu.

- İsmet Uğurlu

- Sayın divan, TÜRMOB’un değerli üyeleri, serbest muhasebeci mali müşavirler odasının değerli üyeleri ve bu arada sizler bu mesleği ifa eden değerli üyeler. Hepinize hoş geldiniz diyorum. Ben Ziya beyi çok severim, saygı duyarım, genç bir arkadaşımdır hepte kendisinin bir mebus olmasını tavsiye ederdim. Nitekim katıldı, ama şans eseri kaybetti. Ama yine de candan severim, çünkü kültürlü bir arkadaştır, sempatiktir, hesabı kitabı bilen bir arkadaştır.

Saygıdeğer arkadaşlar ben en yaşlı üyenizim, bu mesleği en fazla takip eden, arkadaşlarımı takip eden ve onların arkasından giden bir üyeyim. Hatta ben demin ki Allah bana nasip ederse masanın üzerinde ölümüm olsun meslek üzerinde. Nasıl bir şarkıcı mikrofonda ölüyorsa bende mesleğimin masasının üstünde ölmeyi tercih ederim. Hiç kötümser değilim hep iyimserim ben.

Bu arkadaşlar her zaman benim için mukaddes insanlardır. Bugün çok kıymetli bir gündür. 29 Ekim, pardon 29 Mayıs pardon. 29 Mayıs İstanbul’un fethi. Dün radyoda bir konuşma vardı yarım saat dinledim. Gerçekten Osmanlı İmparatorluğu’nun 22 yaşındaki genç bir hükümdarı Bizans gibi bir imparatorluğu yıkıp Osmanlı topraklarına katması beni çok mutlu etti ve hepimize kutlu olsun derim. Bizim için en büyük bayram sayılır. 22 yaşında diyorum sizler gençsiniz, nice Fatihler gibi değerli insanlarsınız. Hepinizi sever ve saygı duyarım. Efendim hepinize bir faaliyet raporu ibraz edilmiştir. Ben fazla konuşmak istemiyorum.

Şimdi burada oda arkadaşlarımız ve başkanımız Yahya Arıkan defalarca televizyonda çıkıp konuşmuştur. Ben gerek yazılarda ve gerekse gazete basında takip ediyorum. Hatta en son bu geçici verginin uzatılması için ....... gidiyorlar. Gözcü Gazetesi diyor ki 10 –15 tane vilayetten başkanıyla İstanbul oda başkanı gitmişler adama dert anlatmışlar, 2 saat anlatmış efendim demiş ki, bir an evvel açığı kapatalım. Şimdi tabii haklı olarak bakan memleketi idare ediyor. Ben bir vatandaş olarak bir bu mesleğin birisi olarak bir şey demiyorum, ama bir vergi kanunu çıkardılar o kanun alabora ettiler her şeyi.

Yönetim kuruluna ve hizmet verecek diğer arkadaşlara hepsine saygılarla teşekkür ediyorum. Bir hizmet görmüşlerdir hizmeti inkar etmemek lazım ama az ama çok bunu takdir etmek lazım. İlla böyle kürsüye çıkıp da bir meydan muharebesi yapmaya değmez. Hepinizi hürmetle selamlarım. Ziya Beye beni en önden konuşturduğu için ona saygı duyuyorum. Teşekkürler.


  • Ziya Disanlı

  • Size uzun ömürler diliyoruz teşekkür ediyoruz. Ali İhsan Özdemir buyurun.

- Ali İhsan Özdemir

- Biraz susmamın nedeni var. Kültürlü bir toplum olarak ben burada çok üzgün bir vaziyette olduğumu söylemekten birazda utanacağım kendi kendime. Değerli arkadaşlar konuşacaktınız niye geldiniz, konuşmanızla niye bizleri rahatsız edersiniz? Ya konuşanı dinleyin ya da kapıdan çıkın gidin.

Değerli arkadaşlarım özür dileyerek gerçekten heyecanlandım, her genel kurulda zaten aynıyızdır. Sizleri önce selamlamam gerekiyordu, bunu yapamadığım için özür diliyorum şimdi görevimi yerine getiriyorum. Değerli arkadaşlarım, sevgili canlarım hepinizi bu meslek mensuplarını, Türkiye’nin neresinde varsa sizlerin şahsında saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Anlayana diye bir şiir yazdım. Şair değilim ama bunu okumak istiyorum. Gazetelerde bir yazı okudum yeni kurulan hükümetimiz sağ olsun bizleri unutmamışlar zam yapmak gerektiğini gazetelere duyurmuşlar. Ben de esinlenerek şu şiirimi yazmış oldum.

Zam yapacaksanız halka sormayın,

Yapın zamları gene durmayın.

Alın alacağınızı sakın vermeyin,

Benden söylemesi sakın söylemedi demeyin.

İğneden ipliğe zam yapacaksanız,

Zam zamanıdır geçirmeyin vakit.

Zamanı geçmeden yapın zamları,

Halka sırtından atsın gamları.

Toplumun sancısı karnının tokluğundan,

Aptallığını sorarsanız aklının çokluğundan.

Tüketici kesilir paranın yokluğundan,

Zamları düşünemez vaktinin bolluğundan.

Vergiyi vermeyenden almayın sakın,

Verenlerin gırtlağına basıp da alın.

Açlı, sefalet vardın gelişsin,

Sizler tatilde keyfinize bakın.

Anlayana.

Değerli arkadaşlarım 15 gün evvel bir mahkeme kararımızın Yargıtay’dan tasdik edilerek geldiğini mahkeme salonunda öğrenmiş oldum. Neydi? Bu davayı bu ülkede hukuk tecelli edene kadar sonuna kadar götüreceğim. Hiçbir bağımlı arkadaşım sakın bana gücenmesin. Biz bağımsız muhasebeciler olarak bu meslek mensupları bu odanın üyeleriyiz. 6212 bağımsızımız var, 7955 bağımsız olarak serbest çalışanımız var. Bu oda genel kurullarına ancak ve ancak 7955 kişinin katılması gerek. Bu hususta yaptığımız mahkeme kararı 2. oluyor. Yargıtay’dan tasdik geri geliyor. Ne güzel şey değil mi? Ben onu belirtmiş oluyorum. Son hukuki gelişmelerimde götüreceğim. Ben faaliyet raporundan bir konuyu açıklamak istiyorum. Değerli arkadaşlarım bir lokalimiz var. Hepimiz oraya gitmek isteriz, nasıl ki bu genel kurulu kuytu bir köşede yapıyorsak uzak bir yerde yapıyorsak, salon çok güzel olabilir lokalimizde o kadar güzel bir yerde ki, bilmiyorum gidenler gitmeyenler aramaya kalkmasın 6 saatte ancak bulurlar. Bu lokalimizde şu anda 10 milyar lira geçen seneyi de zararla kapatmış bu seneyi de zararla kapatmış. Değerli arkadaşlar 10 milyar lira lokalimiz zararla kapatıyor geçen sene daha fazla. Peki zararla kapanan bir lokalde ne yapılır? Ben 2 kere gittiğimde yukarıda bir oda gördüm yönetim odası, kapalı. Acaba diyorum biz odamızın merkezini yanlış yere mi taşıdık? Değerli arkadaşlar eğer her yerde gizlilik varsa, ben bu gizliliğe sonuna kadar karşıyım ve burada söz veriyorum eğer o kapı açılmazsa ayağımla kırarak gireceğim içeri.

Değerli arkadaşlarım hepimizin yaşadığı şu vergi aylarında beyanname aylarında yok vergi levhasını biz tasdik edecekmişiz yok işte şunlar yapılacak bunlar yapılacak. Değerli arkadaşlarım dün bir vergi dairesinde müdür beye şunu söyledim, efendim siz niye tasdiklemiyorsunuz? Müdür bey yazarsınız arkasına, siz tasdiklemek zorundasınız diye bak ben üzerine ne yapacağım dedim. Siz bunu tasdiklemek zorundasınız tebliğ bunu gerektiriyor. Sonra ben mecbur değilim. Herkesin aptallığını biz çekmek zorunda değiliz. Değerli arkadaşlarım, Mehmet Karaduman bey gelirler genel müdürüyken bu vergi levhasını maliye tescil belgesi olarak teklif eden insandım ben. Bir müessesenin kaç lira vergi ödediği beni ilgilendirmiyor. Devlet o parayı tahsil edemiyorsa o da beni ilgilendirmiyor. Ama bir müessesenin vergi mükellefi olup olmadığı beni ilgilendiriyor. Biz o zaman örnek de yaptık verdik ellerine. Dedik ki bu şekilde bir belgeyi astığını göreyim ben oraya maliye tescil belgesi olarak bizim karşımıza çıktı vergi levhası olarak. O zaman madem çıkardınız aklınız kendinize yetiyor onların tasdiki de sizlere aittir ben hiçbir surette vergi levhasını tasdiklemem. Yani o benim için bir şeref mi? Hayır arkadaşlar değil ben o şekilde düşünüyorum. Gelelim efendim arkadaşlarımız sızlanıyor işte vergi ayı bu ay şu verilir mi bu verilir mi bu külfet şu külfet. Değerli arkadaşlarım mesleğimiz gerçekten güzel bir meslek. Bu mesleğin üzerine her yerde ve her zaman söylüyorum daha kutsal bir meslek tanımıyorum. Neden? Bir doktor bir hastasını öldürür, onun ızdırabını duyar, meslek kutsal meslektir. Bir hukukçu idam hükmüyle yargılanan bir müvekkilini kurtaramaz o idam edilir onun sorumluluğunu duyar onun üzüntüsünü duyar kutsal bir meslektir. Ama ben benim mesleğimin üzerinde daha kutsal bir meslek tanımıyorum arkadaşlar.

- Sayın Özdemir toparlar mısınız lütfen.

- Neden tanımıyorum? Şundan tanımıyorum, benim 1 lira vergi kaçırtmaya yardımcı olduğumda o 1 lira benden veya sizden gelecek çocuklarımıza hizmet olarak geri dönmeyeceği için ben onların bütün günahlarını omuzlarımda taşıyan insan durumuna geliyorum. İşte onun için ben af edemiyorum ve işte onun için ben bu mesleği en kutsal meslek kabul ediyorum. Şimdi gelelim akıllı geçinen aptallara. Yıl 7 Ağustos 1997 tarihinde bütün bakanlıklara gönderdiğim proje. Gelin diyorum arkadaşlarımız efendim işte bir ... iyi ....... yapalım arkadaşlar. Bunun için de şimdi dağıtacağız, bunun için de her 2 ayda bir tek beyanname ile bütün vergilerin tahsilinin yapılması mümkün olacakken başımıza bir sürü kırtasiye çıkartmak sureti ile bu meslek mensuplarını bıktırırcasına sadece vergi toplayacakmış gibi .... hareket etmesi çok af edersiniz ama akıl dışı bir hareket. İki ayda bir verilecek tek beyanname, ne muhtasar ne KDV ne bu ne şu hayır tek beyannameyle örneğini de yaptık verdik ellerine. Alınacak vergi hem Türkiye’de enflasyonu sıfıra indirecek hem Türkiye’de vergi gelirlerinin toplanmasını çoğaltacak hem Türkiye’yi dış borçtan kurtaracak hem Türkiye’yi iç borçtan kurtaracak sen bu akla uymazsın kendi aklını bizlere empoze etmeye kalkarsın senin aptallığını ben çekmek zorunda değilim.

Değerli arkadaşlarım geçen Cumartesi günü odamıza gittik, aldık faaliyet şeylerini hesap raporlarını. Şimdi bu genel kurulda hepinize soruyorum hangi birimiz doğru düzgün inceleyebildik ki, daha ben bakamadım sadece bir lokali tespit edebildim. Değerli arkadaşlarım böyle kitap olmaktansa yahu o dosyayla verdiğimiz gibi bize 15 gün evvel 20 gün evvel verinde hepsini inceleyelim ve sizleri takdirle tebrik edelim, ama yapamıyorsanız yapamadığınız konularda da size yardımcı olmak için düşüncelerimizi gayet rahat söyleyelim. Ben şimdi bunları aldım evimde kütüphaneye koyacağım benden sonra gelecek olan çocuklarım efendime söyleyeyim onlara bakacak Allah Allah diyecek çok güzel bir kitap inşallah hayırlı olur.

Değerli arkadaşlarım mesleğimize sahip çıkmak hepimizin borcu, ülkeye sahip çıkmak hepimizin borcu, hele hele kişisel onurumuza sahip çıkmak hepimizin borcu. Sizleri saygıyla selamlıyorum, teşekkür ederim.

- Teşekkürler sayın Özdemir. Sayın Hasan Akdemir.

- Hasan Akdemir



Sayın divan, sayın başkan, sayın meslektaşlarım, değerli konuklar. Genel kurulumuzun mesleğimize katkı sağlaması, başarılı olması dileği ile sizleri PERPA Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Meslek Grubu adına saygıyla selamlıyorum. Sizlere önce PERPA Meslek Grubu hakkında bilgi aktarmak istiyorum. Bizler PERPA ticaret merkezinde 100’e yakın serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir olarak faaliyet göstermekteyiz. Faaliyetlerimiz periyodik olarak 15 günde bir devam etmektedir. Bizler aramızda mesleki dayanışmayı sağlamak, geliştirmek, tecrübelerimizi birbirimize aktarmak, haksız rekabeti ortadan kaldırmak, mesleki örgütlenmemize mesleki gelişmemize katkı sağlamak amacıyla 1997 yılının 8. ayından beri toplanmaktayız. Grubumuzun siyasi bir görüşü yoktur. Grup ayrımı yapmayan tamamen mesleki dayanışmayı hedefleyen sivil bir mesleki örgütlenmedir. Örgütlülüğümüzün hiçbir resmi tüzel kişiliği yoktur. Aramızda hiçbir hıyerarşik düzen yoktur. Grup toplantılarına katılan tüm arkadaşlar gönüllülük temeline dayanan görev alıp ve yapanlar sizlere grubun adına düşüncelerimizi genel eğilimlerimizi dileklerimizi başlıklar halinde sunacağım. Genel kurul ile ilgili mali tablolar, faaliyet raporları önceden hazırlanmalı ve genel kurul duyurusu ile bizlere sunulmalıdır. Oda çalışmalarından üyelerin daha çabuk bilgi sahibi olması amacıyla etkin bir iletişim ağı kurulmalıdır. Mesleki kararlar mutlaka üye tabanında geniş bir şekilde tartışmalı kararlarda üyeler daha fazla söz ve irade sahibi olmalıdır. Gündemin 9. maddesinde yer alan büro standartları kararı taslağının ve zorunlu eğitim meslek kararı taslağının üyelere dağıtımı yapılarak geniş bir tartışma ortamı oluşturulmalı ve bu şekilde olgunlaştırılmalıdır. Mali tatil için gerekli baskılar artırılarak ve aralıksız sürdürülmeli ve bir an önce gerçekleştirilmelidir. Angaryaların kaldırılması ve daha fazla haklar elde edebilmemiz için Maliye Bakanlığı temsilcileri ile yapılan görüşmeler ve uzlaşmaların yanında gerektiğinde başka mücadele yöntemleri de geliştirilmeli ve bunlar uygulanmalıdır. Üyelerin sorunlara sahip çıkmaları aktif eylemlerle motive edilmelidir. Bu anlamda angaryalara hayır etkinliği güzel bir organizasyon ve mücadele şekli olmuştur. Oda komisyonları, eğitmenler, danışma meclisi gibi organlar geniş üye tabanının desteğini alacak şekilde oluşturulmalıdır. Serbest muhasebeci mali müşavir ayrımı kaldırılmalıdır. Ayrıca yeminli mali müşavirlik ile serbest muhasebeci mali müşavirlik mesleğinin de ayrı olması odalarında ayrı olması nedeni ile birliktenin de ayrı olması düşüncesindeyiz. İstanbul Odasının düzenlediği sempozyumlara katılımın yüksek olması için organizasyonların İstanbul’da veya yakınında yapılması sağlanmalıdır. Kaçak çalışan büro ve kişilere karşı başka etkin mücadele yöntemleri geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Meslek yasamızın 5-a maddesinde kayıtlı eğitim kurumlarından mezun olanların mesleğimize katılması yerine mesleğimize ait bir okul olmalı ve bu okuldan mezun olanlar belirlenecek koşullarda mesleğimize kabul edilmelidir. Ben hukukçu değilim bu nedenle hukukla ilgili bir görev yapamıyorum. Ama hukukçu arkadaş mesleğimize girebiliyor buna karşıyız. TÜRMOB, odamız ve diğer tüm odaların, Resmi Gazete’nin Başbakanlık basın evince internete aktarılması ve ücretsiz olarak yayınlanması sağlanmalıdır. Oda lokalinin kira gideri dahil yaklaşık 28 milyar TL. zararı vardır. Aidatlarımızın boşa gitmesini istemiyoruz. Ancak işletmecilik anlamında bir çaresinin bulunarak bir başka yerde veya başka bir şekilde lokal işletmesinin sosyal bir yaşam yeri olarak sürdürülmesini düşünmekteyiz. Gelir gider tablosunda balo gideri 7- 6 geliri 5- 6 milyardır. Bu olumsuz fark nedeni ile balo çalışması gözden geçirilmeli veya başka etkinlikler düzenlenmelidir. Gelir gider tablosu diğer gelir kalemleri içersinde yer alan kitap ve ürün satışları 34 milyar satışların maliyeti ise 18 milyardır, net kar 16 milyardır. Bir konu kuruluşu ve meslek örgütü olan odanın bu tür ürünleri bizlere % 100’e yakın bir karla satması doğru değildir. Oda gelirleri yönetmenlik ile belli esaslara bağlanmıştır. Bu nedenle huzur hakları, temsil, ağırlama, taşıt gibi gider kalemleri de yönetmenlikle belli esaslara bağlanmalıdır. Görüş ve temennilerimizi burada bitirirken genel kurula katılan tüm konuklara ve meslek mensuplarımıza PERPA serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavirler adına tekrar saygılar sunuyorum teşekkür ediyorum.

.................






Kataloq: docs -> yayinlar -> GenelKurullar
GenelKurullar -> Yahya Arıkan Bir tane birinci önergeyi bir arkadaş takip etsinler
GenelKurullar -> Hemen herkes her kurum her kuruluş siyasetle uğraşırken ister istemez siyasetle uğraşmak durumunda olacaksınız başka türlü Türkiye’de ki gelişmelere müdahale etme şansınız olmayacak
GenelKurullar -> Yahya Arıkan İstanbul Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler Odasının 6
GenelKurullar -> Yahya Arıkan
GenelKurullar -> Divan başkanı
GenelKurullar -> Ayhan Baltacı Gerçek gücümüzün, değerimizin içtenlikle farkında olmalıyız
yayinlar -> Türkiye’nin Demokrasi Sorunu Hiç bitmeyecekmiş gibi görünen bir sorun
GenelKurullar -> Yahya Arıkan Bir tane birinci önergeyi bir arkadaş takip etsinler
GenelKurullar -> 4. olağan genel kurul
GenelKurullar -> Üyelere yapılan sosyal yardım aldığımız bilgilere göre olan bir meslektaşımızın bürosunun yanması neticesinde uğradığı zararı telafi etmeye yöneliktir

Yüklə 179,71 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə