Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de "Her canlı ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz." buyurmaktadır. Her canlı gibi canlıların en üstünü ve alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa’nın s a. V



Yüklə 22,38 Kb.
tarix17.03.2018
ölçüsü22,38 Kb.

الحمد لله الحمد لله نحمده ونستعينه ونستغفره ونتوب اليه والصّلاة والسّلام على رسولنا محمّد وعلى اله وصحبه اجمعين ونعوذ بالله من شرور انفسنا ومن سيّئات اعمالنا من يهد الله فلا مضلّ له ومن يضلل فلا هادى له نشهد ان لا اله الا الله وحده لا شريك له ونشهد ان سيّدنا محمدا عبده ورسوله اللهم صلى على سيدنا محمد وعلى ال سيدنا محمد امّا بعد فياعباد الله اوصيكم بتقوي الله وطاعته انّ الله مع الذين اتقوا والّذين هم محسنون اعوذ بالله من الشّيطان الرّجيم بسم الله الرّحمن الرّحيم وما جعلنا لبشر من قبلك الخلد أفان مت فهم الخالدون صدق الله العظيم وقال رسول الله (صلى الله عليه وسلم) انما بعثت لاتمم مكارم الاخلاق صدق رسول الله فيما قال او كما قال
PEYGAMBERİMİZ’İN (s.a.v) VEFATI
Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de “Her canlı ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.” buyurmaktadır. Her canlı gibi canlıların en üstünü ve alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) bu fani dünyadan ayrılışına rastlayan 8 Haziran Pazartesi günü vefat yıldönümü münasebetiyle eşref-i mahlukatın vefatından bir nebzede olsa anlatmaya çalışacağız Cenâb-ı Hak herkese belli bir yaşama süresi tayin etmiştir. Bu süreyi tamamlayan her insan ölecektir. Bu ilahi hakikatten hiç kimse istisna edilmemiştir.



Muhterem Müminler!

Peygamberimiz Vefatına yakın insanları toplayarak şöyle dedi: “Ey insanlar, kimin sırtına kırbaç vurmuşsam, işte sırtım gelsin vursun; kimin bende alacağı varsa, işte malım gelsin alsın. Bana en yakın olan dostum, burada benden hakkını isteyen veya gönül hoşnutluğuyla helal edendir. Ben Rabbime yüz akıyla kavuşmayı umuyorum.” Efendimiz daha sonra şöyle dedi. Bir kul dünya ile Allah katındaki nimetler arasında muhayyer bırakılmıştır. O kul da Allah’ın nezdindekini tercih etmiştir. Bu sözler üzerine Hz. Ebubekir (r.a) Hz. Peygamber’in, kul kelimesiyle kendi nefsini kastettiğini anladı ve ağlamaya başladı. Hz. Peygamber O’na şöyle dedi: “Ey Ebubekir, sabırlı ol! Mescide açılan bütün kapılar kapatılsın. Sadece Ebubekir’in kapısı açık bırakılsın; çünkü benim katımda Ebubekir’den daha üstün bir kimse yoktur.”


Aziz Müslümanlar!

Ahlakının güzelliği ile insanlığa örnek gösterilen Hz. Peygamber veda haccı dönüşünde: Uhud şehitlerine dua etmiş ve sonrasında şöyle demişti: “Ben sizin Kevser Havuzuna ilk erişeniniz olacağım. Sizin İslâm’a hizmetlerinize şahadet edeceğim. Vallahi şu anda Havzımı görüyorum. Yine şu anda bana yer hazinelerinin anahtarları verildi. Vallahi ben vefatımdan sonra sizin Allah'a ortak koşmanızdan endişe etmiyorum. Yalnız sizin (dünyaya olan ihtirasınız sebebiyle) dünya hakkında yarışacağınızdan korkuyorum.” Yine “Ey insanlar! Bilesiniz ki ben de ancak bir insanım. Çok sürmez, yüce Rabbimin elçisi bana gelecek, ben de onun davetine icabet edeceğim.” buyurarak ahiret yolculuğuna işaret etmiştir.



Muhterem Müslümanlar!

Efendimizin vefat edeceği haberi Medine-i Münevvere’de duyulunca, mescitte O’nun için ağlayanlara: “Ey insanlar! Bana bildirildiğine göre sizler benim vefat edeceğimden korkuyormuşsunuz. Benden önce gönderilip ümmeti içinde kalmış bir peygamber var mıdır ki, ben de sizinle daim kalayım. İyi biliniz ki, ben Rabbime kavuşacağım. Sizler de O’na kavuşacaksınız.” diyerek, bu dünyada ölümün muhakkak olduğunu bildirmiştir. Resulullah (s.a.v ) Vefat edeceği gün, sanki iyileşmişti. Müslümanlar Hz. Ebu Bekir’in (r.a) imamlığında sabah namazını kılıyorlardı. Peygamberimiz mescide açılan kapısını açtı. Onların namaz kılışlarını seyretti; yüzü aydınlandı. Tekrar odasına çekildi. Bu esnada Hz. Cebrail, Hz. Azrail ile birlikte geldi. Resul-i Kibriya Efendimiz’in hal ve hatırını sordu. Sonra, “Ölüm meleği Azrail içeri girmek için izin ister” dedi. Resul-i Kibriya Efendimiz müsaade edince, Hz. Azrail içeri girdi. Efendimiz’in önüne oturdu, “Ya Rasulullah! Yüce Allah senin her emrine itaat etmemi bana emretti. İstersen ruhunu alacağım. İstersen sana bırakacağım” dedi. Resul-i Kibriya Efendimiz Hz. Cebrail’e baktı. O da “Ya Rasulullah! Mele-i A’la seni beklemektedir” dedi. Bunun üzerine Efendimiz “Ya Azrail gel görevini yerine getir” buyurdu. Mübarek başları Hz. Aişe’nin kucağında, idi. Kızı Fatıma çaresizlik içinde ağlıyordu. Peygamberimiz ona: “Üzülme kızım, baban bugünden sonra bir daha hiç acı ve üzüntü çekmeyecek” dedi. Yanında bulunan su kabına iki elini batırıp ıslak ellerini mübarek yüzlerine sürdü. Mübarek dudaklarından “La ilahe illallah” cümlesi döküldü. Nihayet, insanlık şerefine yaratılmış olan Yüce Peygamber 8 Haziran 632 Pazartesi sabahı elini kaldırmış “en yüce dosta” demek suretiyle mübarek ruhunu Allah’a teslim etmiştir.



Değerli Müminler!

Derin acı içinde olan Müslümanlardan bazıları panik haldeydi. Hz. Ömer, paniğin önüne geçmek için kılıcını çekmiş: “Kim Peygamber öldü derse, onu öldürürüm” diyordu. Peygamberimizin vefat haberini alan Hz. Ebu Bekir içeri girdi. Peygamberimiz’in örtülü yüzünü açtı; kaşlarının arasından öperek doyasıya ağladı. Sonra Kur’an’ı Kerim in şu ayetini okudu: “Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmiştir. Şimdi O ölür ya da öldürülürse siz geri mi döneceksiniz. Kim sözünden geri dönerse Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenleri ödüllendirir.” Peygamberimiz vefat etti. Fakat O'nun getirdiği İslam dini kıyamete kadar yaşayacaktır. O’nun miras olarak bıraktığı Kur'an-ı Kerim, insanlığı aydınlatmaya devam edecektir. Müslümanların O’na olan sevgisi, mübarek vücudunun bulunduğu Medine’yi Münevvere’yi ziyaret etmek ve O’na salavat getirmek suretiyle kıyamete kadar sürecektir.

Yüklə 22,38 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə