YüRÜme aliştirmalari



Yüklə 17,89 Kb.
tarix03.11.2017
ölçüsü17,89 Kb.
#28808

Dramanın Sanat Dalları İçindeki Yeri

Doç.Dr.Ayşe Çakır İlhan*

İnsan, toplum, doğa ilişkisinin ya da gerçeğin/gerçeküstünün bilinçli ya da bilinçsiz olarak estetik bir biçimde yeniden üretimi (yorumu) olan sanat; bir duygu, düşünce ve tasarımının kişiyi etkileyen anlatımıdır.
Sanatın kapsamına insan, toplum ve doğa üçgeni girdiğine göre sanatın insanlık tarihi kadar bir geçmişe sahip olduğu söylenebilir. Sanatın her zaman kendine özgü bir anlatım dili vardır. Bunun için her türlü malzemeyi, tekniği, yöntemi sanat bir araç olarak kullanır. Örneğin renkler, çizgiler, dokular, dil, yazı, hareket, ses, form, iki ya da üç boyutlu nesneler v.b. sanatın malzemesi olmuştur.
Sanatın anlaşılması ve anlatılması için tarih içerisinde farklı sınıflandırmalara gidilmiştir. Kant’ta dayandırılarak yapılan aşağıdaki sınıflamaya göre sanat daha çok kullanılan malzeme göz önüne alınarak sınıflandırılmıştır.
1. Yüzey Sanatları : İki boyutlu tüm sanatlar (Resim, Grafik, Özgün Baskı, Fotograf, Karikatür v.b).
2. Hacim Sanatları : Belli bir hacmi olan tüm sanatlar (rölyef, heykel, enstelasyon v.b.).
3. Dil Sanatları : Yazın sanatının tüm alanları (roman, öykü, şiir, v.b.).
4. Ses Sanatları : Sesle ilgili tüm sanatlar (Klasik Müzik, Halk Müziği, Caz v.b.).
5. Eylem Sanatları : Amacı bir eyleme dayalı tüm sanatlar (Tiyatro ve bütün dalları)
6. Hareket Sanatları : Ana malzemesi hareket olan sanatlar. (Bale, artistik jimnastik, modern dans, halk dansları v.b.)
7. Mekan Sanatları : Kendisini bir mekan olarak sunan sanatlar (Mimari ve tüm dalları.)
8. Koku Sanatları : Kendini bir konu olarak ifade eden sanatlar. (Parfüm ve anlatıma dayalı kokular.)
9. Tat Sanatları : Tatma duygusunu ele alan sanatlar. (Yeme, içme sanatı.).
10. Dokuma Sanatları : Kendisini dokunularak var eden sanatlar.
Sanat insanın başta görme duyusu olmak üzere bütün duyularını harekete geçirir. Sanatlar; tarihinin başlangıç yıllarında keskin çizgilerle birbirlerinden ayrılmış olmalarına karşın günümüz sanatlarınında (kavramsal sanat, fluxus hapening,video sanatı, vucüt sanatıv.b) bu ayrım ortadan kalkmıştır. Günümüz sanatında birçok malzeme (boya, hazır nesne, ses, doku, tad, yazı v.b) bir arada kullanılabildiği gibi bir sanatçı farklı sanat alanlarında da üretim yapabilmektedir.

-------------------------------------

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi

Sanatın günümüzde ki bu görünümü sanat eğitimine de yansımalıdır. Sanatın artık resim, müzik, edebiyat, beden eğitimi gibi derslerde ayrı ayrı öğretilmesi yerine bu dersler ve branşlar arasında ortak bir anlayışın benimsenmesi gereklidir.


Çünkü sanat(lar) eğitimi gözün (görsel sanatlar) kulağın (müzik), vücudun, jestlerin ve dilin (edebiyat, drama, tiyatro) eğitimini kendisine hedef olarak seçmelidir. Sanat eğitimi, mimarlık, görsel işitsel medya, dans gibi diğer sanatsal alanlara da açılmalıdır. Sanat ve estetik eğitimi estetik deneyimlerin biraradalığı olarak anlaşılmalıdır. (Scholz 1995 s 75-77)
Türk Eğitim Sistemi içerisinde yaklaşık 1990’lı yıllardan bu yana Eğitimde Drama; Yaratıcı Drama ya da Drama adı altında kendini var etmeye çalışan “drama” olgusunun kökenleri bizde Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar gitmektedir. Yapmak, uğraşmak anlamına gelen drama sözcüğü, günümüzde daha çok “oyun, tiyatro sanatı" gibi anlamlarda kullanılmaktadır.
San’ın belirttiği gibi, özellikle tiyatro bilimi çerçevesi içinde drama kavramı, özetlenmiş, soyutlanmış, eylem durumları anlamını almıştır. Türkçe’de kullanılan “dram” kavramı ise özellikle halk dilinde acıklı oyun anlamında kullanılagelmiştir. Oysa dramatik olan ya da drama insanın her türlü eylem ya da ediminde yer almaktadır. Daha ayrıntılı bir tanımla, insanın insanla giriştiği her tür dolaysız, doğrudan ilişki, etki tepki alışverişi arada oluşan en az düzeyde bir etkileşim bile bir dramatik an ya da dramatik bir durumdur. Bu durum nesneler arasında bile saptanabilir. Sözgelimi bir manzara da “dramatiklik” söz konusudur. (1990 s: 573)
Bir disiplin, bir yöntem ve bir sanat eğitimi alanı olarak kendini var etmeye çalışan drama eğitim sistemi içerisinde daha çok bir yöntem olarak ele alınmaktadır. Herhangi bir konunun, durumun, olgunun öğretiminde ya da yaratıcılık eğitiminde drama büyük ölçüde tiyatro tekniklerinden yararlanarak, kendine özgü yeni teknikler oluşturularak, bu teknikleri eğitim bilimi ile destekleyerek gerçekleştirir. Drama çalışmalarında bir süreç yaşanır. Yaşanan bu süreçte bir problem durumu saptanır (dramatik durum). Bu durum katılanlar tarafından kendi bilgi ve deneyimlerine dayandırılarak yaşanılır,tartışılır,eleştirilir ve çözümlenir. Bu yaşanan süreç yaratıcı bir süreçtir. Tıpkı yaratıcılıkta olduğu gibi bir hazırlık, kuluçka, aydınlanma ve gerçekleşme aşamaları söz konusudur. İşte drama çalışmalarında bu aşamalar yaşanırken bütün sanatlardan yararlanılır. Dramayı destekleyen ve dramanın yararlandığı en önemli sanat dalı edebiyattır. Edebiyatın bütün çeşitleri (roman, hikaye, öykü, masal, şiir, bulmacalar, bilmeceler v.b.) drama sürecinde ya doğrudan ya da dolaylı olarak kullanılır. Varolan dil sanatlarından yararlanıldığı gibi, süreç sonunda drama sürecine katılanlardan bir şiir, öykü, masal v.b. yazması istenebilir.
Drama çalışmalarında müzik ayrı bir yere sahiptir. Grubun motivasyonunu yükseltmede, ısınma çalışmalarında, doğaçlamalarda yapılacak çalışmaya uygun müzik, çalışmanın başarısında büyük arttıracaktır. Bir drama sürecinin sonunda duygu ve düşünceleri özetleyen görsel çalışmalar yapılabilir.Resim, fotoğraf, karakalem, grafik v.b. drama çalışmalarının vazgeçilemez malzemelerindendir. Bir tek resim, heykel, fotoğraf v.b. drama çalışmasının başlı başına konusu olabilir. Bir sanat yapıtından yararlanılarak doğaçlamalar oluşturulabilir.

Dans, hareket, dramanın hemen hemen her aşamasında kullanılabilir. Drama çalışmalarında en çok yararlanılan sanat alanlarından biri de tiyatrodur. Tiyatronun kullandığı her tür teknikten, yönetmeden ve malzemeden drama da yararlanır. Aralarındaki en önemli ayrım tiyatronun amacının hep seyirci ile buluşmak yani yapılanları sergilemek olduğu halde dramada yapılanların seyirci ile buluşması yani sahnelenmesi amaç değildir. Dramanın seyircisi dramaya katılanlardır. Drama yöntemi ile ortaya çıkan bir çalışmanın sahnelenmesi de zaten tiyatronun içine girer.


Drama çalışmalarında mekan oluşturmak ya da var olan mekanlardan yararlanmak, (müzeler, galeriler, ören yerleri, parklar, bahçeler v.b) çalışmanın verimini olumlu yönden etkiler. Özellikle bir eğitim ortamı olarak müzelerden yararlanmak, müzelerdeki eserlerden hareketle doğaçlamalar oluşturmak, o eserleri tanımaya çalışmak dramanın sanatla, tarihle buluştuğu en önemli çalışmalardır.
Drama çalışmalarda yaparak yaşayarak öğrenmeler söz konusu olduğu için tad, koku ve dokuma sanatlarından da yararlanılır. Örneğin bir nesnesin kokusunu, tadını, dokusunu duyumsamak öğrenmenin kalıcılığını arttıracaktır.
Kısacası drama ile sanatlar hep içi içe olmak durumundadır. Drama çalışmalarında bütün sanatlar araç olarak kullanılırken katılımcıların sanatla tanışması, sanatı anlaması ve tüketmesi sağlanmış olur. Sanatı anlayan, tüketebilen insanlarda zamanla estetik duyarlılık gelişir.

Drama ile özellikle dadaizimle başlayan alternatif sanatlar arasında büyük benzerlikler vardır.Çünkü bu tür sanat anlayışlarında (dada,kavramsal sanat,çevresel sanat,fluksus ,hapening,v.b.) sanatçı drama oturumlarındaki gibi genellikle lider konumundadır.Sanat ürünü(?) de genellikle orada bulunan sanat alımlayıcıları ile birlikte üretilir.Bazen bu üretilen ürün bir sanat nesnesi olarak sergilenir,bazen de bazende hiçbir ürün ortaya çıkmaz sadece yaşananlar sanat ürünüdür.Yani sanat denilen olgu katılanlarla paylaşılır.



Sanata yakın olan insanlar zamanla kendileri de sanatı üretmeye başlayabilirler. Böylece sanat dramaya hizmet ederken dramayı kendi içine alabilir. Sonuç olarak dramaya katılanların sanattan yararlanmaları sanat eğitiminin ta kendisi olabilir. Drama çalışmalarına katılanlar bir sanatçı ile özdeşleşim kurup yaratma sürecinin her aşamasını kendilerine özgü yaşayabilirler. Böylece drama çalışmaları sayesinde katılımcıların iyi birer sanat tüketicisi olmaları sağlanabilir. Sanatı anlayan, eleştirebilen kişiler isterse sanatı da üretmeye başlayabilirler. Sonuç olarak sanat dramaya katkı sağlarken, drama çalışmaları da sanata hizmet etmiş, en azından sanattan anlayan bir katılımcı grubu yetiştirmiş olur.
Kaynaklar:
San,İ.(1990).EğitimdeYaratıcıDrama.A.Ü.EğitimBilimleriFakültesi Dergisi.sayı:2.cilt:23.sayfa:573-582.Ankara
Schollz.O.(1994)Sanat ve Estetik Eğitimin Seçilmiş Bazı Avrupa Ülkelerindeki Yeri.Eğitsel Bir Etken Olarak Güzel Sanatlar Eğitiminin Geleceği.Alman Kültür Merkezi.sayfa:74-78.Ankara.






Yüklə 17,89 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə