Zeytin yetiŞTİRİCİLİĞİ



Yüklə 0,8 Mb.
səhifə1/9
tarix26.07.2018
ölçüsü0,8 Mb.
#58604
  1   2   3   4   5   6   7   8   9

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Ülkemiz zeytinin anavatandır. Dünyanın en

önemli zeytinci ülkeleri arasında yer alan Türkiye

dane zeytin üretimi bakımından dünyada 4.sırada yer

almakla birlikte özellikle siyah zeytin üretiminde

1.sıradadır. Elde edilen ürünün yaklaşık %75’i yağlık,

%25’i ise sofralık olarak değerlendirilmektedir.

Zeytinyağı yüzyıllar boyunca lezzeti ve besleyici

özelliklerinin yanı sıra tıbbi yönüyle de önemlidir.
İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ
Zeytin entansif yetiştiriciliğe uygun olduğu

gibi, diğer ürünlerin yetiştirilemediği besin

maddelerince fakir ve sulama imkanı bulunmayan kıraç

topraklarda da yetiştirilebilmektedir. Ilıman iklimden

hoşlanan zeytin için kışın dayanabileceği en düşük

sıcaklık –7oC olup bu derecenin altında don zararı

artar. Yıllık yağış en az 400 mm olmalıdır. Zeytin

genellikle kalkerli-kumlu, derin nemli ve besin

maddelerince zengin toprakları sever. Toprak derinliği

nem miktarının uygun olduğu yerlerde 75 cm, alttaki

ana kayanın yekpare olduğu yerlerde en az 150 cm

olmalıdır.



BAHÇE TESİSİ
Zeytin yetiştiriciliğinde farklı şartlarda değişik

dikim şekilleri uygulanabilir. Genellikle, düzgün ve

köşeleri dik açılı yerlerde kare, ara ziraatı yapılan

yerlerde dikdörtgen, geniş sahalarda birim alanda

daha fazla ağaç dikmek için üçgen dikim şekilleri

tercih edilir. Buna mukabil meyilli alanlarda toprak-su

muhafaza tedbirleri alındıktan sonra kontur dikim

uygulanır. Dikim öncesi iyi bir toprak işleme, gerekli

ise drenaj ve tesviye işleri mutlaka yapılmalıdır.

Zeytinlik tesisinde aşı veya çelik yöntemiyle

yetiştirilmiş 2-3 yaşlı fidanlar kullanılmaktadır Dikimde

fidanlara uygulanacak aralık ve mesafelerin

tespitinde çeşit özelliği dikkate alınmalıdır. Küçük taç

oluşturan Gemlik çeşidi 5 x 5 m aralık ve mesafe ile

dikilebilir. Domat gibi büyük ve yaygın ağaç yapısına

sahip çeşitlerde ise ileride bir sıkışıklığa sebep

olmamak için aralık ve mesafeler daha geniş

tutulmalıdır. Fidan dikiminde 80x80 cm’lik derinlikte

açılan çukurlara dikim tahtası kullanılarak dikim

yapılmalıdır.

Dikim sonrası hastalık ve zararlılardan

korunmak için kesim yerleri macunlanmalı, birkaç yıl

bolca sulanmalı, yabancı ot mücadelesi yapılmalı,

çanakta oluşan kaymak çapalanmalı, hastalık ve

zararlılarla yoğun mücadele edilip ikinci veya üçüncü

yıl hafif kesimle şekil verilmeye başlanmalıdır.


TOPRAK İŞLEME
Hasat sonu kış yağmurlarının toprağa daha iyi

işlemesi için sıra araları 5 soklu pullukla 20-25 cm.

derinlikte işlenebilir. Ağır topraklar kumlu topraklara

göre daha derin işlenmelidir. Orta ve ağır bünyeli

topraklarda pulluğun aynı işleme derinliğinde sık sık

kullanılması sonunda çizi tabanı denilen bir katman

oluşur. Bu tabaka dip kazan aleti ile sürülmelidir veya

sürüm derinliği değiştirilmelidir.

İlkbaharda kazayağı, diskaro, kombine tırmık

gibi aletlerle yüzeysel sürüm yapılır. Bu dönemdeki

toprak işlemenin çiçek tutumu başlangıcından birkaç

hafta önce bitirilmiş olması gerekir. Yüzeysel toprak

işleme, sulamadan sonra yüzeysel toprağın yapısını

iyileştirmekte ve yabancı ot kontrolü sağlamaktadır.


GÜBRELEME
Zeytin ağacı gelişme başlangıcı ve çiçeklenme

dönemi olan Mart-Mayıs ayları ile çekirdek

sertleşmesi dönemi olan Temmuz aylarında daha fazla

bitki besin maddesine ihtiyaç duyar. Zeytinliklerin

Şubat-Mart aylarında ilkbahar yağmurlarından önce

gübrelenmesi gerekmektedir. Azot, fosfor ve potasın

hepsi birden verileceği gibi, fosfor ve potasın tümü

ile, azotun ise 2/3’ü şubat-mart’ta 1/3’ü de meyve

döneminde uygulanabilir.
SULAMA
Zeytin üretim alanlarımızın %75’i kır ve kırtaban

gibi meyilli alanlarda olup %90’nı kuru şartlarda

bulunmaktadır. Mümkün olan yerlerde zeytinleri

sulamak,Zeytin yıl içersisindeki tüm gelişme

dönemlerinde topraktaki nem eksikliğine göre çeşitli

tepkiler gösterir. Bunları gidermek için ihtiyaç

duyduğu dönemlerde sulamak gerekir. Sulamaya en

çok ihtiyaç duyulan dönem çiçeklenme sonu ile

meyvede renk dönüşümü aşamaları arasındaki

dönemdir. Özellikle de çekirdek sertleşme döneminde

zeytinin su ihtiyacı karşılanmalıdır. Bu dönemde

sulama yapılırsa ürün miktarı ağırlıkça artarken,

ürünün sofralık değeri de yükselir.
BUDAMA
Zeytin ağacının gençlik, olgunluk ve yaşlılık

dönemlerine ait muhtelif safhalarında farklı budama

sistemleri uygulanır. Bunlar şekil, mahsul ve

gençleştirme budamaları olarak tanımlanabilirler.


Şekil budaması;

fidanın mümkün olduğu kadar

kısa sürede şekillenip geliştirilerek meyveye

yatmasını sağlamak için yapılır.

Zeytinlere genellikle tek gövde ve 3-4 ana

dallı olacak biçimde şekil verilir.


Fidanlıklarda ve genç tesislerde;

ilk yıl;çatıyı teşkil edecek ana dalları oluşturmaya yönelik

seyreltmeler yapılır ve gövde üzerinden çıkan

sürgünler ve ayrıca dipten çıkan kuvvetli dip

sürgünleri temizlenir. Daha sonraki yıllarda tacın

dengesini bozan birbirine yakın, üst üste binmiş

gereksiz dallar uygun şekilde kesilir. Bu işlem yazın

yapılabildiği gibi kışın da yapılabilir.

Verimlilik devresindeki budamaya mahsul

budaması denilmektedir. Amaç, tacın yaprak odun

oranı açısından dengede tutulması suretiyle yeşil

aksamın daha iyi havalanmasını, güneşlenmesini temin

.

Mahsul budaması; her yıl yapıla-bildiği gibi

iki yılda bir, verim yılı öncesinde de uygulanabilir.

Budama ilkbaharda ve de soğuk tehlikesi yüksek olan

yerlerde şiddetli soğuklar geçtikten sonra

yapılmalıdır. Bol su ve gübre bulan ağaçlar hafif bir

şekilde budanmalıdır ki, aşırı kuvvetli sürgün teşekkül

etmesin. Çünkü bu tip sürgünler genellikle verimsizliğe

sebep olurlar. Suyun ve gübrenin yetersiz olduğu,

hastalık ve zararlıların tesiriyle zayıf düşmüş ağaçlar

daha sert bir şekilde budanmalıdır.


Gençleştirme budaması;

ana dal seviyesinde,

gövde seviyesinde ve dipten olacak tarzda yapılabilir.

Odunlaşmış, çıplaklaşarak uzamış ve sadece uç

kısımlarında az miktarda ürün alınabilen ana dallara

sahip ağaçlarda tacın yeniden şekillendirilmesi için bu

ana dalların ortadan kaldırılması gerekir.

Dallar gövdeye bağlandıkları noktanın 15-20

cm üzerinden kesilir. Bu kesim ya periyodik yapılır

veya ana dalların hepsi tümden çıkartılırlar. Bu

kesimlerde aşı yerine dikkat edilmelidir. Gövdeleri

çürümüş ve içleri boşalmış yaşlı ağaçlar ancak dipten

kesilerek gençleştirilebilir. Gençleştirmenin başarılı

olabilmesi için kesim yerlerinin koruyucu bir madde ile

kapatılması, gençleştirilen ağaçlara başta gübreleme

olmak üzere gerekli kültürel tedbirlerin uygulanması,

hayvan zararının ve erozyonun önlenmesi önemlidir.

Çeşitli seviyelerde uygulanan gençleştirmelerde ilk yıl

teşekkül eden sürgünlerin hepsinin gelişmesine

müsaade edilmelidir. İkinci yıl bu sürgünlerin %50’si

çıkartılır. Daha sonraki yıllarda iki veya üç ana dallı

olarak ağaç tacı oluşturulur.


HASAT
Zeytin sofralık veya yağlık olarak

değerlendirildiği için hasadı da farklı periyotlarda

yapılmaktadır. Yeşil zeytin hasadı meyvelerin rengi

sarımsı-yeşile döndüğünde yapılır. Dokusu sertliğini

biraz yitirmiş ve meyve normal iriliğini almıştır. Hasat

zamanı; iklim, çevre ve çeşide göre Eylül-Ekim

aylarıdır. Zeytinler siyah olarak hasat edilecekse

çeşide has olgunluk rengini alması beklenir. Fazla

gecikme danede yumuşamaya neden olur. Hasat

genellikle Kasım-Aralık aylarında yapılır.

Yağlık zeytinler ağaçta yeşil meyve

kalmadığında, yağ oranının en yüksek seviyeye çıktığı

zaman toplanır. Kabuğun etten kolay ayrılması, parmak

arasında sıkıldığında meyvenin çekirdeğinin kolayca

ayrılması ve sap çukurundan meyve suyunun çıkması

hasat zamanının pratikteki göstergeleridir. Mevsim

durumuna göre yağış, fırtına, soğuk ve don zararı söz

konusu ise ve ayrıca zeytin sineği zararı varsa erken

hasat yapılabilir. Meyvemsi bir tat isteniyor ise yine

erken hasat söz konusudur..


Hasat yöntemleri;
1. Ağaçtan düşürme-yerden toplama

2- Doğrudan ağaç üzerinden elle veya bazı yardımcı

aletlerle toplama şeklindedir.

Ürün kalitesi yönünden en iyi hasat şekli

ürünün sıyrılmasıdır.

Sırıkla yapılan hasatta dalların ve filizlerin

kırılması, kanserli bölgelerde bulaşma ve müteakip

yılın ürünün zarar görmesi gibi olumsuzluklar söz

konusudur. Eğer zorunlu olarak sırık kullanılacaksa

sırık üzerine bez veya benzeri malzeme sarılmalıdır.

Vuruş şekli içten dışa doğru olmalıdır. Zeytinler

sepete, torbaya veya sergi üzerine yere sıyrılabilir.



ZEYTİNİN TARİHÇESİ

Bir çok kaynakta zeytinin anavatanının Mezopotamya olduğu, oradan da Akdeniz ülkelerine yayıldığı belirtilmekte ve oleaster adı verilen yabani zeytinin aşıyla ehlileştirilmesi ve sativa kültür bitkisine dönüştürülmesinin ilk kez M.Ö. 4000 yıllarında Anadolu, Doğu Akdeniz ve Güney Asya’da yani Adana , Gaziantep yörelerinden başlayıp Suriye , Lübnan, İsrail’e inen Akdeniz kıyı şeridinde gerçekleştirildiği yer almaktadır.

Zeytin Ağacı kuzeyde, Anadolu üzerinden Yunanistan, İtalya ve İspanya'ya; güneyde, Mısır üzerinden Kuzey Afrika'ya yayılmıştır. 16. yüzyılda Kuzey Amerika ve Latin Amerika ile birlikte Çin'e ve Japonya'ya ulaşmıştır.

Bununla birlikte yapılan arkeolojik çalışmalarda, Ege Denizi'ndeki Santorini adasında 39.000 yıllık zeytin ağacı fosillerine rastlanmıştır. Yine yapılan bir arkeolojik çalışma, İzmir'in Urla ilçesi yakınlarında bulunan antik Klazomenai şehrinin, zamanının önemli bir zeytin ve zeytinyağı üretim merkezi olduğunu göstermiştir.

Zeytin ağacı, iklim ve kültür özelliklerine dayanarak bir sene çok, bir sene az ürün verir. Ürünün bol olduğu yıllarda 1,3 milyon tonluk miktar ile dünya zeytin üretiminin % 10'u ülkemizde gerçekleştirilir. Zeytin meyvesi sofralık ve yağlık olmak üzere iki şekilde değerlendirilir. Ülkemizde üretilen zeytinin % 70'i yağlık, % 30'u sofralık olarak kullanılmaktadır.

Medeni dünyanın ilgisini çok az şey zeytin ve zeytinyağı kadar çekebilmiştir. Geçmişi günümüzden 40 bin yıl öncesine dayanan zeytin, birçok efsanenin de kaynağı olmuştur. Tarih boyunca ticareti yapılan zeytin ve zeytinyağı bu yolla Akdeniz ülkeleri başta olmak üzere pekçok ülkeye yayılmıştır. Zeytin ağacının yaprakları zafer, akıl, ve barış simgesidir.

Nuh' un gemisine bir zeytin dalı ile geri dönen güvercin, büyük sel felaketi sona erdiğine dair bir işaret sayılmıştır.

Bir çok dinde vaftiz törenlerinden yağ lambalarına, geleneksel ve kutsal mekanlara kadar Akdeniz'de görkemli dinsel ayinlerde önemli bir yer tutmuştur. Gerek mitoloji ve gerekse günlük yaşamdaki yeri bakımından Akdeniz kadar hiç bir coğrafyada zeytinin tarihi izlerini takip edebilmek mümkün değildir. Örneğin, Yunanistan'da zeytinin tarihi 4000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Bunun yanı sıra tarihi kaynaklara bakıldığında zeytinin günümüze kadar gelen önemi ortaya çıkar. Zira Kurtuluş Savaşımızın mübadele döneminde göç eden Türk ve Rumların yanlarında sepet sepet zeytin taşıdıkları ve yolculukları ile yolculuk sonrasında yaşadıkları zor dönemde yine zeytinle karınlarını doyurdukları tanıkların anlattıklarında yer alır.

Kur'an-ı Kerim'de de zeytinden söz ediliyor. Kur'anda bu zeytin ağacının Sina dağı'ndan geldiği, meyvelerinden yağ elde edildiği ve bu yağın yemeklere lezzet vermek için kullanıldığı yazılıdır.



ZEYTİN AĞACI VE ZEYTİN













Zeytin Ağacının Kimliği




Alem:

Bölüm:

Sınıf:

Takım:

Familya:

Cins:

Tür:

Adı:

Plantae(Bitkiler)

Magnoliophyta
(Kapalı tohumlular)

Magnoliopsida (İki çenekliler)

Lamiales

Oleaceae (Zeytingiller)

Olea

1. E.oleaster(yabani)
2. E.sativa(kültür)

Olea europaea

Zeytin ağacı(Olea europaea), zeytingiller(Oleaceae) familyasından; meyvesi yenen, Akdeniz iklimine özgü bir ağaç türüdür. Zeytinin kromozom sayısı, 2n=46'dır. Zeytingiller familyasının, 27 kadar cinsi ve 600 kadar türü vardır.

http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/canlilar/zeytin_resimleri/zeytin-agac.jpg

Yaşlı Zeytin Ağacı

ZEYTİN AĞACININ YAŞAMI

Ekilmeden, kendiliğinden yetişen zeytine; yabani zeytin veya delice (oleaster) denir. Köylülerin dağdaki deli zeytini sıkıp çıkardıkları ve ilaç gibi kullandıkları yağa da "çoral" denir. Delice, aşılanıp-ıslah edilerek, kültür bitkisine(sativa) dönüştürülüp, daha verimli bir hale getirilebilir. Fidandan, dikme olarak yetiştirilen zeytin ağacı, kazık kök yapmaz ve çabuk yıkılır. Oysa dağda, tohumdan üreyen zeytin ağacı; kazık köklüdür, yerinden kolay sökülmez.



Zeytin ağacı, meyvesinin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen, altın sarısı yağı olan, çok değerli bir ağaçtır. Uygun koşullarda yetiştirilirse, ekimini izleyen 5-6 yıl içinde, meyve verecek duruma gelir. Zeytin ağacının verimli hale gelmesi, 20 yılı bulur ve giderek de verimi artar. 35-150 yıl arası, ağacın olgunluk ve tam verim dönemidir. Sonra, daha yüzlerce yıl yaşar. Oldukça uzun bir yaşamı vardır. Yaşlanınca da tabii ki verimi azalır.

Zeytin ağacı, bir yıl bol ürün verirken, arkasından gelen yılda adeta dinlenir ve verimi azalır. Sonuçta, bir yıl çok, bir yıl az ürün verir. Buna Periyodisite denir. Bu durum, halk arasında var yılı ve yok yılı olarak adlandırılır.

http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/canlilar/zeytin_resimleri/zeytin-2.jpg

Zeytin bahçeleri

Zeytin ağacı, çok özel bir ağaçtır. 1000 yaşına kadar yaşayabilir. 3000 yaşında zeytin ağaçları bulunduğu, bazı araştırmacılar tarafından ifade edilir. Zeytin ağacının uzun yaşamı, yapraklarındaki, oleuropein maddesine dayanır. Bu madde, zeytin ağaçlarını, hastalık ve zararlılardan korur. Ayrıca yapraklarından çıkan kalsiyum elenolaten maddesi, zararlı virüs, bakteri ve mantarları yok eder.

YAŞADIĞI COĞRAFİ KOŞULLAR

Zeytin ağacı, genellikle rakımı düşük coğrafyalarda yetişir. Ancak denizden 1000 metre yükseklikte de, zeytin tarımı yapılabilmektedir. Türkiye'de, 800 hatta 1000 metreye kadar zeytin yetişmektedir. Zeytin, özellikle 400 metrenin altındaki alçak alanlarda, daha verimli olur. Zeytin ağacı için, yetiştirilmeye elverişli coğrafya; yazları sıcak, kışları ılıman geçen iklimlerdir. Zeytin, suyu sever, ama susuzluğa da dirençlidir. Aynı ölçüde verimli olamasa bile, zeytin ağacı, kendisini, bölgenin iklim yapısına uydurmayı başarır.

http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/canlilar/zeytin_resimleri/zeytin_agaci.jpg

Gövdesi burgulu ve oldukça yaşlı bir zeytin ağacı

http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/canlilar/zeytin_resimleri/zeytinagaci_govde.jpg

Zeytin ağacı gövdesinden bir kesit

http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/canlilar/zeytin_resimleri/zeytin_yaprak.jpg

Zeytin ağacının yaprakları ve meyvesi.

Zeytin ağacının en büyük düşmanı, dondur ve -12°C'de kurur. Zeytin ağacına, fakir toprakların zengin ağacı denir. Sulanınca, verimi artar. Su yetersiz olunca da, ufak-buruşuk tane verir. Zeytin ağacı, yayla ve tepelerde iyi gelişir ve bol ürün verir. Böyle yerlerde, yağ oranı da yüksek olur. Sofralık zeytin çeşitleri için düzlük yerler, daha uygundur.

ZEYTİN AĞACININ GÖVDESİ

Zeytin ağacının gövdesi, işlevsel olarak birbirinden bağımsız, farklı kısımlardan oluşmuş bir kümedir. Böylece, gövdenin şekli, her bir ana dalın gelişmesine göre dinamik bir şekilde değişmektedir. Ağaç gövdesinin, toprak altında kalan kısmına; turp, bunun etrafındaki şişkinliklere; yumru denilir. Zeytin ağacının herhangi bir kısmı, kök yapma özelliğine sahiptir. Zeytin ağacının, ana kökü, sürekli yeni kökler vererek, gövde ve dalları besler.

Dayanıklı ve kolay çoğalan bu ağaç; yaşlansa, gövdesi çökse, kurusa, gövde yumrularından ve köklerinden fışkıran sürgünlerle canlanır, yeni bir ağaç olarak ortaya çıkar. Odunu, sert ve sağlamdır. Erozyona karşı mücadelede de, en uygun ağaç türüdür. Orman yangınlarına dayanıklıdır. Yanan ağaçlar, kısa sürede sürgün verirler. Yaşlı zeytin ağaçlarının, gövdelerindeki öz kısımları, öteki ağaçlarda olduğu gibi boğumlaşmaz, zamanla çürür gider. Bu nedenle, gövde kesitindeki yıl çizgilerini araştırıp, zeytinin yaşını bulmak zordur.

Zeytin ağacının boyu, 10 metreyi bulur. Sık dallı, yayvan tepelidir. Genç zeytin ağaçları, geniş, kıvrımlı, yumrulu, yuvarlak tek gövdelidirler. Bazı yörelerde, ana kökten gelen üç ayrı gövdeli ağaçlar bulunur. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak, artan boy kadar her sene genişler ve tacının 2-3 misli genişlikte, bir alana yayılabilir. Verimli topraklarda, taç açık ve asimetrik, verimsiz topraklarda ise daha yoğun ve yuvarlaktır. Sürgünleri, gri renkli, dikensiz ve hemen hemen üç köşelidir.

Zeytin
ağacı, yüksek bir morfogenetik(genetik yapısı) güce sahiptir. Bu nedenle, yeniden şekil vermek için yapılan budamaya, gençleştirmeye, çok iyi cevap verir. Zeytin ağacı, sadece meyvesi ile değil; dalı, yağı, kökü ve yaprağı ile de, üreticisine katkıda bulunmaktadır.

ZEYTİN AĞACININ YAPRAKLARI

Zeytin ağacı, yaz-kış yapraklıdır. Hastalığa uğramazlarsa yapraklar, ortalama 18-30 ay yaşarlar. Dökülenin yerine yenilenen yapraklar, dayanıklıdır. Bundan dolayı, zeytin ağaçları, sanki yapraklarını, hiç dökmezmiş gibi daima yeşil görünür. Yaprakların, bir kısmı çıkarken, bir kısmı döküldüğünden bu durumun farkına varılmaz.

Yapraklar, küçük, yuvarlak veya hafifçe uzun, etli ve koyu yeşil bir renge sahip olmalarına sebep olacak kadar yüksek bir klorofil içeriğine sahiptirler. Zeytin yaprağı, yaklaşık 5-6 cm uzunluğunda ve orta kısmı 1-1.5 cm genişliğindedir.

Birçok çeşidin yapraklarının büyüklüğü; bitkinin yaşı, kuvveti ve çevresel şartlara göre önemli derecede değişiklik göstermektedir. Yapraklar, zeytin ağacının sağlık göstergesidir. Kurumaları, sararmaları, düşmeleri; ağacın iyi bakılmadığının, yeterli su almadığının, toprağın gübreye ihtiyacı olduğunun göstergesidir. Zeytin yaprakları, ışık, yüksek veya düşük sıcaklık gibi, ekstrem çevre şartlarına karşı hassastırlar. Gelişmesinde ve fotosentez eğiliminde, belirgin bir azalma görülür.



Zeytin ağacının, yanlızca meyvesi ve ondan elde edilen yağı değil; yaprağı da, insan sağlığı yönünden önemlidir. Bugüne kadar zeytin yaprağında, 100’e yakın madde elde edilmiştir. Yaprakta bulunan bu maddeler, zeytin çeşidine uygulanan kültürel tedbirlere, yetiştiği bölgeye ve hasat zamanına göre farklılıklar gösterir.

Yapraktaki: Oleuropein ve Özellikleri

Zeytin yaprağında, 60-90 mg/gr oranında, oleuropein bileşiği bulunmaktadır. En aktif antioksidanlar, fenolik ve polifenolik bileşiklerdir. Oleuropein, başlıca polifenolik antioksidanlardan biridir ve yaprağın en etken fenolik bileşiğidir. Bu bileşik aynı zamanda terapötik (tedavi edici) etkiye sahiptir. Oleuropeinin içeriğindeki; elonoik asidin, antibakteriyel, antifungal ve antiviral özellikleri, laboratuvar koşullarında kanıtlanmıştır. Bu özelliğiyle, doğal antibiyotik olduğu bilinir. Vücudun bağışıklık sisteminde, soğan ve sarımsak ile benzer etki gösterir.

http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/canlilar/zeytin_resimleri/zeytin_yaprak3.jpg

Yeni yapılan araştırmalarla olağanüstü özellikleri ve kansere karşı etkinliği ortaya çıkan "zeytin yaprağı" ve içindeki "oleuropein" maddesi.


Yüklə 0,8 Mb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə