Bende Huzur Bulun

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 16.6 Kb.
tarix05.09.2018
ölçüsü16.6 Kb.

Bende Huzur Bulun
Karakterler:

İsa


Dilek

Komşu
Dekor: Dilek sahnenin ortasında bir bavulun üstünde oturmakta. Etrafında nispeten daha küçük birçok bavul var. Komşusu elinde bavulla yanından geçer...



Komşu: Meraba komşum! Niye oturuyosun burda tek başına?
Dilek: Düşünüyorum öyle.
Komşu: Düşünüyo musun? Vardı sende bi gariplik zaten. (Bavulu bırakıp sahneden ayrılır)
Dilek: Gariplik mi? (Duraksama. Kendine...) Ne güzel! Bütün komşular garip olduğumu mu düşünüyo yani?
İsa sahnenin sol tarafından gelir.
İsa: Selam Dilek. Naber?
Dilek: (Depresif...) Ha meraba İsa. İyilik işte.
İsa: Emin misin? İlk tanıştığımızdan beri seni bu kadar yükle görmedim. Gelsene şöyle. (Bütün yükünü kaldırıp yanına götürür) Tanıştığımız gün sana söylediğimi hatırlıyo musun?
Dilek: Dedin ki, "Bütün yorgun ve yükü olanlar bana gelsin... Ben size huzur veririm."
İsa: Aynen! Bana geldin ve ben senden bütün yükünü aldım, hatırlıyo musun? Nooldu peki?
Dilek: Hayat zor be İsa!
İsa: Bunu benden iyi bilen yok ki. Sana biri kolay olcağını söylediyse yalan söylemiş.
Dilek: Ama bol yaşam vadetmiştin!
İsa: Bol yaşam ve kolay yaşam bir değil ki. Bi şeyin kolay olması daha iyi olcağı anlamına gelmez. (Yüz ifadesinden Dilek'in kafasının karışmış olduğunu görürüz) Sen gözünü benden ayırmamaya bak. Hayatla nasıl başa çıkçağını ben gösteririm sana!
Dilek: Tamam da niye herkes için hayat kolayken benim için bu kadar zor?
İsa: Değil işte, herkes için kolay değil. Sana öyle geliyo. Ama yalan. Şimdi anlaşılıyo neden bu kadar yükünün olduğu.
Dilek: Ama taşımak zorundayım, öyle di mi? Ne ki bunlar?
İsa: Sana söylenilen veya yapılan bütün kötülükler. Artı inandığın bi sürü yalan.
Dilek: Of çok yoruldum İsa! Tekrar huzur bulmama yardımcı olur musun? (İsa komşunun az önce bıraktığı bavulu alır) Komşum bana az önce garip dedi.
İsa: Komşunun ne düşündüğüne benim düşündüğümden daha mı çok önem veriyosun? (Bavulu sahneden aşağı atar ve bir başka bavul alır)
Dilek: Babam ablam kadar güzel olmadığımı söyledi.
İsa: Onu sekiz yaşındayken dedi!
Dilek: Gerçekten mi? Dün gibi geliyo.
İsa: (Bavulu sahneden atar) Kendi değerini başkalarından kazanmaya çalıştığın sürece özgür olamazsın. Sen benim biricik güzel prensesimsin. Her yönünle seni seviyorum. Bana inanıyo musun? (Başıyla onaylar. İsa bir bavul daha alır) Ya bu?
Dilek: En iyi arkadaşım yüzüme yalan söyledi.
İsa: Çok kırmıştır seni bu. Ama insanlar birbirini yüzüstü bırakır bazen. Ne yapmak lazım?
Dilek: Hmm... sen benim günahlarımı nasıl affettiysen benim de onu affetmem lazım heralde. (İsa bavulu sahneden aşağı atar)
İsa: Hazır günahtan bahsetmişken... (bir bavul daha kaldırır)
Dilek: Günahlarımdan duyduğum utanç o da.
İsa: Onu ben hallettim ya! (Sahneden atar) Seninle ilk tanıştığımız gün seni kurtardım. Bütün bunlar kurtarıldığın gerçeğini değiştirmez. Ama artık benim sesimi ve yalnızca benim sesimi dinlemen lazım.
Dilek: Evet şimdi anlıyorum. Lütfen şunu da al... (büyük bavulu İsa'ya doğru iter, o da sahneden aşağı atar. Birden Dilek daha rahat hisseder) Oh be, dünya varmış! Tekrar umutlu hissediyorum. Teşekkürler!
İsa: Şimdi sana taşıman için tek bi şey vericem.
Dilek: Neymiş o?
İsa: (Dilek'in alnına dokunarak) Gerçek. Burda kalsın, gerektiğinde kullanırsın. Bi daha da şu işe yaramaz yükleri kaldırmana gerek kalmaz.
Dilek: Tamam! Gururum mu vardı o bavulda? O kadar hafif hissediyorum ki!
İsa: Bütün çocuklarım özgür benim. Sadece özgürmüş gibi yaşamaya alışmaları lazım!
Sahneden ayrılırlar.

(©) 2013 Taşta Baş Tiyatrosu. Montana Lattin, mtlattin@gmail.com









Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə