Çinarli köYÜ (marmara-balikesiR)



Yüklə 72.04 Kb.
tarix31.10.2017
ölçüsü72.04 Kb.



YALOVA İLİ, ARMUTLU İLÇESİ,

ARMUTLU İSKELESİNE AİT

UYGULAMA İMAR PLANI

PLAN AÇIKLAMA RAPORU

Hazırlayan:

Özgünkent İmar İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.



İÇİNDEKİLER

 

I.PLANLAMA ALANI GENEL YAPISI, ÜLKE VE BÖLGESİ İÇİNDEKİ YERİ




I.1.Coğrafi Konum ve Ulaşım




I.2.Tarihi Gelişim




I.3.Yönetimsel Yapı, Nüfus ve İdari Bölünüş




II. FİZİKSEL YAPI VE ÇEVRESEL KAYNAKLAR




II.1.Jeomorfolojik Özellikler




II.2.Jeolojik Özellikler




II.3.Bitki Örtüsü




II.4.İklim Verileri




II.5.Görsel ve Çevresel Değerler




III.NÜFUS VE EKONOMİK YAPI




III.1. Nüfus




III.2. Ekonomik Yapı Özellikleri




IV. PLANLAMA GEREKÇESİ VE PLAN KARARLARI












I.PLANLAMA ALANI GENEL YAPISI, ÜLKE VE BÖLGESİ İÇİNDEKİ YERİ

I.1.Coğrafi Konum ve Ulaşım

Armutlu, Marmara Denizi'nin doğusunda Gemlik Körfezi'nin kuzeyinde Yalova İline bağlı bir ilçedir. Güneydoğudan Gemlik, doğudan Orhangazi, kuzeyden Yalova ile güneybatı ve kuzeyden ise deniz ile çevrilmiştir. Gemlik'e 37 km.lik, Yalova'ya ise 55 km.lik karayolu ile bağlı olan Armutlu'nun Mudanya ve İstanbul'la deniz yolu bağlantısı vardır. Yaklaşık 28 bin hektar yüzölçümüne sahip Armutlu'nun güney ve güneybatı kesimleri düzlük olduğu halde, kuzey ve doğu kesimlerinde arazi yükselmektedir. İlçe merkezinden geçerek güneyde Marmara Denizi'ne dökülen Armutlu Deresi'nin meydana getirdiği düzlük alanlar, arazisinin en verimli sahalarına oluşturmaktadır.

İlçeye İstanbul'dan ulaşım her gün sabah ve akşam çalışan deniz otobüsleri ile gerçekleştirilir. Karadan ulaşım ise Yalova-Çınarcık-Armutlu kara yoluyla sağlanmaktadır. Bursa istikametinden ilçeye ulaşmak istenirse Gemlik-Armutlu kara yolu veya Mudanya-Armutlu arasında çalışan deniz otobüsleri kullanılabilir.
I.2.Tarihi Gelişim

Armutlu adının "Armoda veya Armodies" sözcüklerinden geldiği sanılmaktadır. Bu sözcüklerin sözlük anlamlarına bakıldığında donanma veya donanmaya gözcülük eden kimseler anlamına gelmektedir. Eski bir yerleşim merkezi olan ilçe bir çok isim değiştirerek, Armutlu adını almıştır. Eski adlarından bazıları ise Enrutluk, Emrudili, Imrudili olarak bilinmektedir. Bu şirin ilçenin eski bir geçmişe dayanması Evliya Çelebi'nin ünlü Seyahatnamesinde 1050 senesine dayanan ve sefer ayının 9. gününe denk gelen satırlarında Mudanya ilçesine vardıklarını, oradan bir gemi ile Bozburun iskelesine geldiklerini ve bir koydan söz eder. "Armutlu kasabası nahiyedir. Naib oturur. Subaşı Bursa Beyi tarafından tayin edilir. Kasaba düz bir sahrada; bağlı, bahçeli, etrafı Armut bahçeleri ile süslü ve bakımlıdır. Onun için Armutlu derler. Üç yüz kadar bakımlı evleri vardır ki, baştan başa kiremitle örtülüdür, Bir camii, bir hamamı üç mescidi, bir hanı, on kadar da dükkanı vardır.

Ayrıca tarihi bilgiler Armutlu'nun 1300'den daha önceleri bir yerleşim merkezi olduğunu göstermektedir.

Armutlunun Osmanlı döneminde fethi ise 1320 yılı 2. Orhan zamanına rastlamaktadır. Fetihten sonra Mudanya ve Tirilyeden getirilen Türkler Armutlu'da yerleştirilmiştir. Türkler ve Rumlar Armutluda uzun bir süre birlik ve beraberlik içinde yaşamışlardır. Cumhuriyetin ilani ile birlikte şirin ilçe Armutluda bulunan Rumlar Yunanistan ve Türkiye'nin imzaladıkları mübadele yolu ile Yunanistan'a, Yunanistan da bulunan Türklerde Türkiye ye gelerek Marmara bölgesine dağılarak yerleşim yerleri oluşturmuşlardır. Bu yerleşim yerlerinden biri olan Armutlu, göç edenlerle Bozburun doğanın tüm renklerini içinde bulunduran altın sarısı sahilleri ile Marmara Denizi'nin incilerinden bir olmuştur.

Evliya çelebi Seyahatnamesinin diğer satırlarında ise "Bozburun iskelesi, bakımlı bir iskeledir. Rüzgar almayan, akıntılı bir körfezde olduğundan, gelen gemiciler girdaba düşerek beş on gün yahut bir iki ay yatar, denizin sakinleşmesini beklerler. İskele başında bir han, birkaç misafirhane, küçük bir camii serif ile birkaç bakkal dükkânları var. Başka bina eseri yoktur. Fakat dört bir tarafında bağ bahçeleri çoktur" diye bahsetmektedir.

Aynı dönemde Mudanya'dan getirilen Türkler ile o yıllarda Rus istilasında olan Gürcistan'dan göç eden Gürcüler Armutlu'nun yerlisi olarak bilinmişlerdir. Armutlu'nun kapsamlı bir tarih araştırması yapılmamıştır.


I.3.Yönetimsel Yapı, Nüfus ve İdari Bölünüş

Armutlu'da 1950 yılında başlayan Belediye kurulması çalışmaları 1954 yılında resmi olarak tamamlanmış ve Belediye kurulmuştur. Armutlunun 2000 yılı nüfusu 4221 kişidir.


II. FİZİKSEL YAPI VE ÇEVRESEL KAYNAKLAR

II.1.Jeomorfolojik Özellikler

28 bin hektar yüz ölçümüne sahip olan Armutlu ilçesinde (kadastro görmüş yerler olarak) güney ve güney batı bölgeleri düzlük olduğu halde, kuzey doğuya doğru arazi yükselmektedir. İlçe merkezinden geçen Armutlu Deresi Marmara Denizine dökülür. Armutlu ilçesi Yalova ilinin en dağlık bölgesidir. Samanlı dağları, Bozburuna kadar batıya doğru uzanır. Bölgenin dağları ve yükseltilerini ise Karlık dağı 867mt, Daz dağı 867mt, Samanlı dağı 867mt ve Erikli dağı 838mt ile oluşturmaktadır. İlçenin %70'lik bir bölümü eğimli diğer kısımları düzlüktür. İlçenin denizlerde olan burunları ise Kalem burnu, Çelikkaya burnu, Ayı burnu, Meyhane burnu, Kapaklı burnu olarak sıralanır. En önemli akarsuyu Kaledere Akarsuyudur.



II.2.Jeolojik Özellikler

Armutlu ilçesi, Marmara havzasının Gemlik Körfezinden sonra gelen Bozburun ile koy çıkışını teşkil etmektedir. Meydana gelen yer sarsıntıları ile bölgede oluşan çökmeler sonucu, zaman aşımına uğrayan topraklar rüzgar, yağmur gibi dış etkenler ile yer altında meydana gelen iç etkenlerle oluşum yapısının özelliği değişikliğe uğramaktadır. Vaktiyle oluşan bu çökmeler ile kıyıda Gemlik-İzmit gibi Körfezleri, denize kıyı Armutlu ilçesinin sahip bulunduğu topraklar gibi küçük koylar oluşturmuştur. İçlerde ise Sapanca ve İznik gölüne kadar uzanan deniz sularının olduğu, Samanlı ve Katırlı dağların yamaçlarında deniz hayvanları fosiller bulunması ile tespitleri yapılmaktadır. Binlerce yıl meydana gelen iç ve dış etkenler sonucu ilçe bugünkü arazi konumunu almıştır. 17 Ağustos 1999'da meydana gelen son yüzyılların en büyük hazin sonuçlarının meydana geldiği Marmara Depreminde hiçbir yapı yıkılmamış olup, orta ve ağır hasarlı bina bulunmamaktadır. İller Bankası kanalıyla yaptırılan Jeolojik ve Jeoteknik zemin etütleri sonucunda, zeminin sağlam olduğu tespiti yapılmış, "Yerleşime Uygun" alanlar olarak belirlenmiştir. İlçede bu tarihten sonra yapılaşma deprem yönetmeliğine uygun hükümlere göre inşa edilmeye başlanmıştır. 1999 depreminden sonra Marmara denizi ve kıyılarında mevcut fay hatları nedeni ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile yapılan protokolle ilçede deprem istasyonu kurularak zemin hareketleri rutin olarak izlenmektedir.


II.3.Bitki Örtüsü

Makilik, fundalık ve zeytinlikler ile çam ormanları bitki örtüsünü oluşturur. Armutlu'nun 17 bin 522 hektarlık orman anlamı bulunmaktadır.


II.4.İklim Verileri

Genelde jeolojik yönden %70 bir eğime sahip olan ilçenin iklimi tipik bir Marmara Bölgesi İklimini arz eder. Yazlar sıcak, kışlar yağışlı ve ılıktır.


II.5.Görsel ve Çevresel Değerler

Deniz güzelliğinin yanı sıra, Armutlu, doğa güzelliğine de sahiptir. Sahiller, zeytinlikler ve bahçelerde; sahili hemen takip eden araziler ise; zeytin, çam, çınar, kestane ve meyvelerle kaplıdır. Birbirini takip eden şirin koylar bulunmaktadır. Gemlik-Armutlu ve Armutlu-Yalova karayollarını çevresi ile dağ köyleri civarı, zaman zaman sahilden uzaklaşmak isteyenlerin piknik yapabilecekleri güzel alanlardır. Armutlu ilçesinin en cazip yönü, hem deniz hem de sağlık turizminin bir arada olmasıdır. Kaplıcalar bölgesindeki ve ilçe içindeki Belediye banyoları çeşitli rahatsızlıkları olan kişilerle, denizden istifade etmek isteyen kişileri aynı anda ilçeye çekebilmektedir.

Yaz sezonunda su sporlarına olanak sağlayan Armulu'da, kış sezonunda da avcılık büyük önem taşımakta olup, yerli turistlerin ilgisini çekmektedir.

III. NÜFUS VE EKONOMİK YAPI

III.1. Nüfus

3 Haziran 1995 ilçe hüviyetine kavuşan Armutlu merkezi; Bayır Mahallesi, Karşıyaka Mahallesi ve 50.Yıl Mahallesi olmak üzere olmak üzere üç ayrı mahalleden oluşmaktadır. İlçenin toplam nüfusu 2000 sayımlarına göre 8.214'tür.Merkez ilçenin nüfusu 4.223, Fıstıklı köyü nüfusu 2.138, Hayriye köyü nüfusu 158, Kapaklı köyü nüfusu 890, Mecidiye köyü nüfusu 363, Selimiye köyü nüfusu 142'dir. Merkez dışındaki 5 köyün toplam nüfusu 3.691'dir.



Armutlu Belediyesi Yıllara Göre Nüfus Artış Değerleri

Yıllar

Nüfus

1975

2.161

1980

2.063

1985

2.176

1990

3.201

1997

3.382

2000

4.221


III.2. Ekonomik Yapı Özellikleri

İlçenin %70'lik bölümü eğimli diğer kısmı düz arazidir. Sanayi Kuruluşları ve büyük iş yerleri bulunmamaktadır. Halkın %80'i zeytincilik,%10'u balıkçılıkla geçimini sağlamaktadır. Halkın %10'unun geçimini sağladığı balıkçılık açık deniz balıkçılığı değil, Marmara sahillerinde yapılan kıyı balıkçılığıdır.-İlçede üç adet küçük çapta zeytinyağı imalathanesi mevcuttur. Zeytinciliğin gelişmesi konusunda Marmara Birlik Zeytin Tarım Satış Kooperatifi ile yöre halkı birlikte çalışmaktadır. Ayrıca fıstık çamı üretiminin sağlanması amacıyla 68 bin adet fıstık çamı dikilmiştir. İlçede bir adet Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifi bulunmaktadır. İlçenin köylerinde kısmen küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık yapılmaktadır.

İlçenin gerek jeotermal kaplıcalara, gerekse Marmara Bölgesi'nin en temiz denizine sahip olması Turistik önemini arttırmaktadır. Sağlık turizmi açısında da her yıl önemli bir o kadar artan ilçede yerli ve yabancı yatırımlar mevcuttur. Armutlu, günümüzde turizmden büyük bir gelir elde etmektedir. Bir sahil ilçesi olan Armutlu'da turizm iki yönlüdür. Bunlardan ilki ve en eski turizm şekli kaplıca turizmidir.


Kaplıca Turizmi

Armutlu-Yalova yolunun yaklaşık 3.km.sinde, vadinin yüksekçe bir sırtından çıkan jeotermal su, kaplıca turizminin temelini teşkil etmektedir. Suyun bulunduğu yer ağaçlarla kaplı, dinlenmeye uygun, havadar bir bölgedir. Armutlu kaplıca suyu Türkiye'de en fazla radyoaktiviteye sahip kaplıca suyudur. Armutlu kaplıcalarından istifade Bizans döneminden başlamaktadır. İlk banyo o zaman kurulmuştur. Bu bölgede Belediye’ce yap, işlet, devret modeli ile yapılan modern, turistik bir otel ile Belediye'ye ait otel, motel pansiyon türü tesisler mevcuttur.


Deniz Turizmi

Armutlu'da deniz turizmi kaplıca turizmi ile bağlantılı olarak 1962-1964 yılları arasında sahilde Başbakanlık Dinlenme Tesisleri'nin kurulması ile başlamıştır.

Armutlu 16 km . 'lik bir sahil şeridine sahiptir. Yılandar mevki’inde yaklaşık 4 km .'lik kumsal bir sahil mevcuttur. Devamlı poyraz rüzgarlarının etkisi altında olduğundan, çöp ve pislikler tutunamayıp karşı sahillere taşınmakta olduğu için,henüz kirlenmemiş, tertemiz bir denizi vardır. Bu durum Armutlu'yu yerli turist için cazip hale getirmektedir.
Deniz - Doğa Turizmi

Armutlu'da deniz turizmi 1962 – 1964 yılları arasında sahilde Başbakanlık Dinlenme Tesislerinin kurulmasıyla başlamıştır. Armutlu 17 Km.lik sahil şeridi ile tertemiz bir denize sahiptir. Yılandar Mevkiinde yaklaşık 4 Km.lik bir kumsalı vardır. Devamlı poyraz rüzgârlarının etkin olduğu sahillerde çöp ve pislikler tutunamayıp karşı sahillere yönelmesi ve harcanan yoğun çabalar ile denizi her zaman temiz ve masmavidir. Bu özelliği ile yerli turistlerin uğrak yeri olan Armutlu denizinin yanı sıra, doğasıyla eşsiz bir güzelliğe ve yeşilliğe sahiptir. Sahiller zeytinlik ve bahçelerle, sahil boyunca uzanan arazileri ise zeytinlikler, çam, çınar, kestane ve meyve ağaçları ile kaplıdır. Birbirini takip eden koylarıyla insanı cezbeden güzelliğe sahip Armutlu da piknik alanları ile dinlendirici ve eğlenceli zamanlar geçirmek için uygun mevkiiler mevcuttur. Gemlik-Armutlu ve Armutlu-Yalova karayollarının çevresi ile dağ köyleri civarı, stresten uzak güzel zaman geçirmek isteyenler için ideal bir yerdir.


Bazı tepelerden deniz manzarası, doğa tutkunlarını cezp edecek manzara özelliğiyle, Armutlu hem deniz, hem doğa, hem de sahil yönüyle turizmin birçok dalını bir arada muhafaza etmektedir. Her yaş gurubuna hitap eden Armutlu ilçesinin yeni gelişmekte olan bir diğer yanı da yayla turizmidir. İlçeye bağlı olan köylerin temiz havası ve yeşilin bin bir tonuyla bezenmiş bozkırları yayla turizminin de gelişmesine neden olmaktadır. Armutlunun coğrafik konumu ve bölgesi itibariyle kapsamlı bir turizm potansiyeli barındırmaktadır.
Kaplıca Tarihi

Yurdumuzda 300'ü aşkın kaplıca vardır. Eski çağlara kadar uzanan kaplıca tarihi, eski çağlarda nasıl oluyor da şifa ihtiva ettiği biliniyordu sorusunu yine tarihe sorduruyor. Bu sorunun cevabı Fransız tarihçisi ve sosyolog Michelet şöyle vermektedir; Kaplıcaların çok eski zamanlardan başlayarak insanların hizmetlerine alınışı, bilimsel laboratuar incelemelerinden çok önceleri, gözlem ve deneyimlerle gerçekleşmekteydi. Şöyle ki yerden kaynayan sıcak su hafifte olsa özel bir kokusu, lezzeti çevrede yaşayan insanların bir takım hastalıklardan masum kaldığı diğer bölge halkını düşündürüp, çevre halkının sularla haşır neşir olmaları sonucuna vardırmıştır. Kendileri de bu denemelerden geçerek şifai özellik taşıdığı kanısına varmışlardır; diye açıklamaktadır.

Daha eski uygarlıklara bakıldığında ise, bu içinde şifai muhafaza eden su, yer ve kaynakları kutsal saydıkları tarihi bilgiler ışığında bilinmektedir. Tıp ve bilimin elinde incelenmeye başlayıp içinde bulundurduğu bileşik ve elementlerin iyileştirici unsur ihtiva ettiği raporlara yansıması ise yakın tarihe aittir. 17. yüzyılda kimyacı ve hekimlerin dikkatini çeken kaplıca sularının pek çok özelliği incelenilmeye devam edilmektedir.

Yapılan pek çok incelemenin sonucunda kaplıca sularının, iyileştirici özelliği, onların içinde erimiş halde bulunan bir takım madenlerden ileri gelmekte olduğu raporlara yansımıştır. İlerleyen teknoloji ile analizi devam eden bu kaplıca sularının içinde ihtiva ettiği madenlerden başlıcalar, Demir, Kükürt, Arsenik, Mağnezyum, Kalsiyum, Silisyum vb. olduğu görülmüştür. 19. yüzyıla gelindiğinde kimya ve tıptan sonra kaplıca suları üzerinde fizikçilerde inceleme yapmaya başlamıştır. Bu çalışmaların sonucunda suların sadece iyileştirici özelliklerinin erimiş madenlerin esiri olmadığı, bu iyileştirici özelliklerden önemli bir kısmının Radyo-aktiviteden iyonlaşmalardan, koloitlerden ileri geldiği anlaşılmıştır.

Emsalsiz bir turizm merkezi olan ilçenin Bozburun uzantısı tabii bir liman konumundadır.

Sahil çalışmaları; 2001 yılında Türkiye'nin en uzun ve en güzel sahillerini yapmak için 2001'de başlanmış olup 2002 Temmuz ayında bitirilmiştir. Tümüyle kendi kendine doğal oluşumuna bırakılan 17 kilometrelik sahil, rüzgâr ve dalgalarla oluşumunu tamamlayacak. Denize ve yeşil doğaya zarar verilmeden hazırlanan raporlarla yapımına başlanan sahil bendi kumsalların yapısı bozulmadan bitirilmiştir. Yapılan mendireklerde 12.000 metreküp taş dolgu kullanılmıştır. Ayrıca sahil bandına da 3 kilometre uzunluğunda anonsman yapılmıştır. Yapılan mendireklerde yaklaşık 5.000 metreküp kumla doldurulmuştur.



IV. PLANLAMA GEREKÇESİ ve PLAN KARARLARI

Armutlu ilçe merkezi ekonomik yapı özellikleri ve doğal güzellikleri ile özellikle İstanbul’a çok yakın olmasından dolayı çok önemli bir çekim merkezi olmakta ve artan bir ivmeyle gelişme göstermektedir. İlçe turizm potansiyeli ile yakın çevreye, özellikle de İstanbul’a turizm hizmeti sunmaktadır. Bu gelişmelere paralel olarak daha kısa olduğu için tercih edilen deniz yolu taşımacılığı da sürekli gelişme göstermektedir.

“İskele” deniz yolu taşımacılığının çok önemli bir ayağını oluşturmakta ve Armutlu ve yakın çevresi için çok önemli bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu ihtiyaçtan yola çıkılarak bölge için bir “İskele” yapılmasına karar verilmiş ve yapılan değerlendirmeler neticesinde en uygun yer olarak Armutlu’nun güney doğusunda ve denize en yakın konumunda bulunan alan seçilmiştir. Söz konusu proje, Ulaştırma Bakanlığı, DLH Genel Müdürlüğü’nün yatırım programında da yer almıştır.

Armutlu imar planında mevzi koordinat sisteminde, 50L3D no’lu imar paftasında bulunan planlama alanına yönelik yapılan çalışmada öncelikle kıyı kenar çizgisinin kara tarafındaki onanlı imar planı sayısal ortamda hazırlanmış ve dönüşüm matrisi uygulanarak kıyı kenar çizgisi aktarılmış onaylı ITRF koordinat sisteminde hazırlanmış hâlihazır haritalar üzerine çizdirilerek planlama için altlık oluşturulmuştur. Daha sonra kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan alanında onanlı imar planı ile uyumlu, İskele imar planı hazırlanarak her iki plan kıyı kenar onaylı ITRF koordinat sisteminde hazırlanan G21-C-22-C-3-A nolu hâlihazır harita üzerinde çakıştırılmıştır.

Söz konusu İskele Alanı 119.07 metre uzunluğunda ve 9 metre genişliğinde hazırlanmış olup, Armutlu ve yakın çevresi için çok önemli bir ihtiyacı karşılaması öngörülmüştür.

İskele Alanının 4 adet köşe noktası bulunmakta olup, bu noktalara ait koordinatlar Ülke(ITRF) ve Deniz (Coğrafi) Koordinat sistemlerinde hazırlanarak tablo halinde verilmiştir.

Bu plan, plan notları ve plan açıklama raporu ile bir bütün olup birlikte değerlendirilecektir.




PLAN NOTLARI:

Genel Hükümler:



  1. 3621 sayılı "Kıyı Kanunu ve İlgili Yönetmelik" hükümleri geçerlidir.

  2. "Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uyulacaktır.



  • 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri,

  • 618 sayılı Limanlar Kanunu,

  • 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun,

  • 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu,

  • İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik,

  • 4857 sayılı İş Kanunu ve İlgili Tüzük ve Yönetmelikleri,

  • Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik,

  • Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği,

  • Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik,

hükümlerine,

Ayrıca, yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik dışında diğer ilgili kanun ve yönetmeliklere uyulması zorunludur.



    1. Uygulama aşamasında başlamak üzere can, mal ve yangın için emniyet sistemi kurulacak ve gerçekleştirilecektir. İnşaat ve harfiyat sırasında parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve toksik madde kullanılmayacaktır. Seyir güvenliği açısından mahmuz ve batık dalga kıranların, şamandra, ışıklı şamandra ve fenerler ile markalanması gerekmektedir.

    2. Bu plana göre yapılacak her türlü fonksiyon için dolgu malzemesinin deniz ortamında çözülmemesi, deniz ortamına yayılarak bulanıklığa ve deniz kirliliğine neden olmayacak şekilde beton perde anroşman gibi yapısal önemler alınacaktır.

    3. İnşaat aşamasında ve işletme dönemlerinde çevre değerlerinin korunması açısından; 2872 sayılı Çevre Kanunu ile 5491 sayılı Çevre Kanununda Değişiklik Yapan Kanun’a ve bu kanunlara istinaden çıkarılan "Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği", "Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği", "Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği" ve "Gürültü Kontrolü Yönetmeliği’nde" belirtilen tüm hususlar yerine getirilecektir.

    4. Kıyıda doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan arazilerde yapı ruhsatı verilebilmesi için Maliye Bakanlığı’ndan gerekli izin alınması zorunludur.

    5. Bu plan hükümlerinin gerek inşaat aşamasında gerekse uygulama aşamasında yerine getirilmemesi halinde sorumluluk konusuna göre ilgili kurum ve kuruluşlar ile birlikte yatırımcı ve ilgili idareye (valilik ve belediye) ait olacaktır.


Özel Hükümler:

  1. Bu plana göre, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında yapılması planlanan kıyı yapısına ait uygulama projeleri (gerekli etüt, hesap ve tüm teknik detayları ile birlikte), 3348 sayılı kanunun 9. maddesi uyarınca Ulaştırma Bakanlığı DLHİ Genel Müdürlüğü’nce onaylanmak üzere verilecek ve Ulaştırma Bakanlığı DLHİ Genel Müdürlüğü’nce onaylı uygulama projesi bulunmayan deniz yapılarının inşaatına kesinlikle başlanılmayacaktır.

  2. 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nda yer alan su kirliliğini önleyici hükümler ile su ürünleri yönetmeliğinin ek-6 maddesinde yer alan atıksu deşarj değerlerine uyulması ve deniz suyunda çözünen ve zararlı kimyasal madde içeren dolgu malzemelerinin kullanılmaması gerekmektedir.

  3. Projeye ilişkin olarak çevresel etki değerlendirmesi yönetmeliği hükümlerine göre "ÇED olumlu" ya da "ÇED gerekli değildir" kararı alınmadan uygulamaya geçilemez.

  4. 15.12.2009 tarih ve 3953 sayılı Yalova Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü tarafından onaylanan ve 24.09.2010 tarih ve 15792 sayılı yazı ile Ulaştırma Bakanlığı DLHİ Genel Müdürlüğü tarafından Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na (TAU Genel Müdürlüğü) iletilen imar planına esas jeolojik-jeoteknik etüd raporuna uyulacaktır.

  5. Ulaştırma Bakanlığı - Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ulaştırması Genel Müdürlüğü’nün 01.03.2011 tarih ve 29 sayılı yazısında belirtilen;

  • İskelenin kullanımı esnasında, deniz kirliliği ve sığlaşmaya neden olunmaması, seyir emniyeti, can, mal ve deniz güvenliği açısından gerekli tedbirlerin alınarak, gece ve gündüz uygun işaretlerle markalanması,

  • “Kıyı Tesislerine İşletme İzni Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” gereği Ulaştırma Bakanlığı - Denizcilik Müsteşarlığı, Deniz Ulaştırması Genel Müdürlüğü’nden işletme izni alınması,

gerekmektedir.

  1. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı’nın 31.01.2011 tarih ve hrk. 3600-24-11/oşi.ş. sayılı yazısında ve www.shdb.gov.tr internet adresinde belirtilen hidrografik ölçümlere ait standartları ve rapor formatına uygun olarak;

  • Proje sahasının 1/1.000 ölçekli batimetri haritasını,

  • Proje sahası ve civarının akıntı sirkülâsyonunun tespitine yönelik akıntı hız ve yöne ölçüm sonuçları ile grafiksel değerlendirmelerini,

  • Deniz tabanının yüzey sediment cinsi ve dağılımına ilişkin değerlendirmeler ile sahanın sediment dağılım haritasını,

  • Bölgede deniz suyunun oşinografik parametrelerine (tuzluluk, sıcaklık, yoğunluk, vb. ) ilişkin ölçüm sonuçları ve değerlendirmelerini,

İhtiva eden deniz etüt raporunun hazırlanarak DLHİ Genel Müdürlüğü’nce vaziyet planının onaylanmasından önce Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na sunulması gerekmektedir.

  1. Planlama alanı içerisinde yapılacak çalışmalar sırasında herhangi bir kültür ve tabiat varlığına rastlanılması durumunda 2863 sayılı kanun gereği en yakın mülki idare amirliği veya müze müdürlüğüne bilgi verilecektir.

Nuri ÖZMEN



Şehir Plancısı





Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə