İNsan ahlaki davranişlarda bulunurken öZGÜr müDÜR?



Yüklə 27.8 Kb.
tarix08.01.2018
ölçüsü27.8 Kb.

AHLAK FELSEFESİ (ETİK)

"İNSAN AHLAKİ DAVRANIŞLARDA BULUNURKEN ÖZGÜR MÜDÜR?"
1) DETERMİNİZM (Belirlenimcilik) : İnsanlar ahlaki eylemlerinde özgür değildir. Bireyler eylemlerini gerçekleştirirken iradelerini kullanırlar ama bu irade birçok şeyden etkilenmeye açıktır. (Psikolojik,toplumsal, ahlaksal, hukuksal vs.) Yaşadığım ülke, içine doğduğum aile, din,dil, bulunduğum ortam, toplum kararlarım üzerinde etkilidir.

2) İNDETERMİNİZM (Belirlenmemişlik) : İnsanlar ahlaki eylemlerinde özgürdür. İrade hiçbir şeyden etkilenmez. Bu görüşü savunanlar; insanı başlı başına kendi varlığını inşa eden, yani önceden hazırlanmış bir planın oyuncusu değil de kendi oyununu hem yazıp hem de oynayan bir oyuncuya benzetirler. (Varoluşçuluk) Toplum bireye herhangi bir baskı ve zorlama yapmaz, sadece kendisinin belirlediği kurallara uymasını ister. Birey isterse toplumun bu isteğine uyabilir, istemezse uymayabilir. Yani birey eylemlerinde özgürdür. İnsan bu dünyaya gelir ve nasıl bir insan olacağına kendisi karar verir. Duygular da insanın kendisi tarafından oluşturulur.

3) OTODETERMİNİZM (Öz Belirlemecilik) : Temsilcisi KANT. Birey, başkalarının yönlendirmesiyle değil, kendi aklı ve iradesiyle davranışta bulunuyorsa özgürdür. Kişi, bilgi ve deneyimiyle kendini geliştirdiği oranda özgürdür. Kendini geliştirmiş olan kişi iyi olan ile kötü olanı birbirinden ayırt etme gücüne sahiptir ve iradesini hangisinden yana kullanması gerektiğini bilir. Yani kişi kendi değerini oluşturabilme gücüne sahiptir. Bireyin eylemlerinde özgür olup olmaması bir kişilik problemidir. İnsan kendi iradesiyle ahlak kurallarını özgürce belirler. Belirlediği bu ahlak kurallarına yine kendisi uyar. İnsan, bilgi birikimini zenginleştirerek, kişiliğini geliştirerek ve aklını kullanarak özgürleşmiştir. Yani özgürlük kişinin kendisine bağlıdır. Başkalarının yönlendirmesiyle değil, kendi aklı ve iradesiyle davranışta bulunuyorsa özgürdür.
4) FATALİZM (Kadercilik) : Her şeyin yaratıcı tarafından belirlenmiş olduğunu ve kimsenin bu belirlenmiş yazgıyı değiştiremeyeceğini ileri süren görüştür.Bu yazgıdan ötürü kişi özgür değildir. İnsan istesin istemesin, olaylar kendi iradesinden başka bir iradenin yönlendirdiği yönde gelişir.
5) LİBERTERYANİZM: İnsan özgürdür ve davranışlarından sorumludur. Liberteryanizm, bireysel özgürlüklerin korunup geliştirilmesinden yanadır. Bireyin doğuştan sahip olduğu yaşama hakkı,özel hayatın gizliliği, inanç ve vicdan özgürlüğü hiç bir şekilde kısıtlanamaz. Devlet de bireyin davranışlarına karışmamalıdır. Özgürlük anlayışının korunması, kollanması gerekir. Özgürlük, başkalarının özgürlüğüne zarar vermemelidir.
"EVRENSEL AHLAK KURALLARI MÜMKÜN MÜDÜR?"

EVRENSEL AHLAK KURALLARININ OLAMAYACAĞINI SAVUNANLAR
1) HAZ AHLAKI (Hedonizm): Ahlaki eylemin amacı mutlu olmaktır. Haz veren eylemler mutluluğa götürdüğü için iyi olarak kabul edilir. Haz duygusu kişiye bağlıdır. Bu nedenle evrensel bir ahlak yasasından bahsetmek mümkün değildir. Temsilcileri; Aristippos, Epiküros





-Aristippos : Yaşamın amacı en yüksek hazza ulaşmaktır. En yüksek haz da anlık en yüksek haz duygusudur. (maddi nitelikteki hazlar) Haz veren şey “iyi”, haz vermeyen “kötü”dür. İnsan sadece kendi yaşadığı hazzı bilebilir. Başkalarının hazzını bilemez.Bu nedenle evrensel ahlak yasası yoktur.







-Epiküros : En büyük haz (asıl haz) yanında hiç acı ve sıkıntı getirmeyendir. Yani bize şuan mutluluk veren ama daha sonra bizi mutsuz edecek bir şey aslında gerçek bir haz değildir. Öyle davranışlarda bulunmalıyız ki acı ile sonuçlanmamalı. Bunun için de yüksek bir farkındalık duygusu gerekir. Yaşamdan zevk almalı ama düşünüp tartarak. Epiküros, manevi hazları maddi hazlardan daha değerli olarak niteler. Çünkü beden hazları kısa sürer, ruhsal hazlar ise uzun süreli hazlardır.


2) BENCİLCİ AHLAK (Egoizm) : Temsilcisi ; T.Hobbes




T. Hobbes: İnsanı yönlendiren ve harekete geçiren "kendini sevme" ve "kendini koruma" iç güdüleridir. İnsan doğası gereği bencildir. Bencilci ahlak; insanın tüm davranışlarının "ben sevgisi"yle belirlendiği, ahlaklılığın da "kendini koruma/çıkarlarını koruma" iç güdüsünün dışa yansıtılması olarak değerlendiren felsefe öğretisidir. İnsan ilişkileri çıkar üzerine kuruludur. (İnsan insanın kurdudur) Bu nedenle çıkarlarımı koruyan eylemler iyi, korumayan eylemler kötüdür. Çıkarlar da evrensel değil bireyseldir.

3) FAYDA AHLAKI (Pragmatizm) : Temsilcileri; J.Dewey, W.James
Bir eylemin ahlaki olup olmadığını belirleyen eylemin sonucudur. Sonucunda fayda sağlayan eylem iyi, fayda sağlamayan eylem kötüdür. Fayda kişiden kişiye değişeceğinden dolayı evrensel ahlak yasasından söz edilemez. (! Fayda ahlakında merkeze bireyi değil toplumu alırsak; evrensel ahlak anlayışı kurulabilir. "Toplum yararına olan bir şey iyidir ve herkes onu ölçüt almalıdır" dersek evrensel olabilir.

4) ANARŞİZM : Temsilcileri; Proudhon, Bakunin, Kropotkin, Stirner

Her türlü otoritenin, başta devlet olmak üzere tüm baskıcı kurumların kalkması gerektiğini savunurlar. Ahlak kuralları, özgürlükleri kısıtlayan kurallardır. Özgür olmayan birey sorumlu da değildir. Bireyin otoritelerden kurtulması gerekmektedir.

Evrensel ahlak olamaz. Her türlü evrensel yaklaşımın temelinde otorite, dayatma vardır. Bir kimseye nasıl davranması gerektiğini asla ve asla ne bir başkası ne de bir kurum söylememelidir. Nasıl davranacağıma kendim karar vermeliyim. Ölçü de kendi vicdanımızdır. Baskıcı kurumlar ortadan kalkarsa birey özgür ve mutlu olacaktır.

c:\users\acer-\appdata\local\microsoft\windows\inetcache\content.word\38264-004-5b653570.jpg

Proudhon





Bakunin





Kropotkin


EVRENSEL AHLAK KURALLARININ OLABİLECEĞİNİ SAVUNANLAR
Sokrates, Platon, Aristotales, Farabi, Kant...

Bu görüşü savunanların ortak noktası AKIL'dır. Yani akla uygun davranmak tüm insanları bağlar. Ve evrensel ahlak için AKIL bir ölçüttür. Akıl, bir eylemin iyi ya da kötü olduğuna karar verebilir.
-Sokrates: Ahlak felsefesinin kurucusudur. Ahlakla ilgili 2 görüşü vardır. Bunlardan birincisi erdemin bir bilgi olduğu ve öğretilebileceğidir. İkincisi ise, kimsenin bilerek kötülük yapmayacağıdır.

Ahlaki eylemin kaynağı bilgidir. Bilgi insanı doğru eyleme, bilgisizlik ise yanlış eyleme götürür. Bilginin yolunu izleyen erdemli ve mutlu olur.

Sokrates, insanların ruhlarında saklı halde bulunan bir takım ahlaksal kavramların varlığına inanır. Filozofun görevi bunları doğurtmak, ortaya çıkarmaktır. O halde ahlaklılık, gerçekte bir doğru bilgi sorunudur. Bu bilgi uygun eğitimle ortaya çıkartılabilir. Ahlaklılık bir bilgi ise, ahlaksızlık da bir bilgisizliktir. Bu durumda kimse bilerek kötülük yapmaz.
- Kant: (Ödev Ahlakı) İnsan kendi kurallarını kendisi koyar ve kendi koyduğu kurallara itaat eder. Ahlaki eylem bir ödevdir. Öyle davranmalısın ki, davranışını belirleyen kurallar başkalarının davranışlarını da belirlesin. Yani senin davranışın için ölçü olan yasalar başkaları için de ölçü olsun. Bu evrensellik insan olmaktan kaynaklanan bir evrenselliktir. Ahlak, insanın özünden gelen bir şeydir. Ahlaki kurallara (ödeve) uymak ya da uymamak insanın kendi elindedir.

Kant'a göre, bir davranış yapılmadan önce o davranışın yapılış amacı (niyeti) önemlidir. İyi niyete dayanan ve ödev duygusundan doğan eylemler, sonuçları ne olursa olsun ahlaksal eylemlerdir. (Sonuç önemli değil, niyet önemlidir)


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə