Mayis-bh-459-word



Yüklə 275.44 Kb.
səhifə4/6
tarix14.08.2018
ölçüsü275.44 Kb.
1   2   3   4   5   6

TÜRKİYE’DEKİ DÜZENLEMELER

Türkiye’de de kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller 7 Nisan 2016’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile düzenlendi. Buna göre, kanunun uygulayıcısı olarak da Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), kanuna aykırı olarak veri işlenmesine ilişkin başvuruları değerlendirme görevini üstleniyor. KVKK Başkanı Faruk Bilir, Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda kanunun, temel hak ve hürriyetlerin korunmasını, Türkiye’de veri işlemenin düzenlenmesi ve Türkiye’de veri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin uyacakları usul ve esasların belirlenmesini amaçladığını belirtti. Bilir ayrıca kurulun da kanunun uygulanmasını sağlamak, kanun çerçevesinde düzenleyici işlem yapmak, veri işlenmesinin kanuna uygun gerçekleştirilmesini sağlamak için çalıştığını vurguladı. Bu konuda kurulun yayınladığı Kişisel Veri Güvenliği Rehberi de sektöre yol göstermeyi amaçlıyor.

Kısacası, kişisel verilerin korunması ve veri güvenliğinin ihlal edilmemesi için dünya çapında alınan önlemler giderek sıkılaştırılıyor. Görünen o ki, yeni düzenlemeler ve olası pek çok yeni skandalla en değerli varlıklar arasında sayılan kişisel veri, gündemin tepesinden kolay kolay inmeyecek.


KOÇ’TA DİJİTAL DÖNÜŞÜM PROGRAMI




DÖNÜŞÜMLE GÜÇLENEN BİR BAŞARI HİKÂYESİ: FORD OTOSAN
2015 yılında dijital dönüşüm çalışmalarına başlayan Ford Otosan, sağladığı verimlilikle yıllık 97 milyon TL ilave ciro yaratmayı başardı.
Günümüzde dijital dönüşüm, şirketleri yarınlara taşıma ve rekabet gücü sağlamada en önemli araçlardan biri haline geldi. Tüm organizasyonun dönüşüm kültürünü topyekün sahiplenmesi, içselleştirmesi ve sürdürülebilir şekilde ileriye taşıması da bu süreçte oldukça kritik bir öneme sahip.

Vizyonunu ‘Türkiye’nin en değerli ve en çok tercih edilen sanayi şirketi olmak’ şeklinde belirleyen Ford Otosan’ın da 2015 yılında başlattığı dijital dönüşüm sürecinde de en büyük artısı şirketteki her birimin bu dönüşümü tahmin edilenden daha yüksek oranda sahiplenmesiydi. Ford Otosan bu sayede 3 yıl içerisinde şimdiden sonuçlarının görülebildiği projeleri hayata geçirmeyi başardı.


TÜRKİYE’NİN İLK CDO’SU FORD OTOSAN’DA

Ford Otosan çalışmalarını başlatırken çok ciddi bir karar alarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Dijital dönüşüme öncülük etmesi için 2016 yılında Türkiye’nin ilk CDO’sunu (Chief Digital Officer) atadı. CDO’nun atanmasının ardından tüm dijital dönüşüm çalışmaları da tek bir çatı altında toplandı.

Bu birim, çalışmalarıyla Ford Otosan’ın dokunduğu her noktada müşteri ve çalışan deneyimlerini kökten değiştirecek adımlar attı. Çalışmalar bayilerden müşterilere, tedarikçilerden çalışanlara, ürün tasarımından üretime 5 alanda toplandı. Şirket ayrıca tüm birimlerden en iyi proje önerilerini seçerek hayata geçirmeye başladı.
ÜRÜN GELİŞTİRME AŞAMASINDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Ford Otosan’ın özellikle ürün geliştirme süreçlerinde hayata geçirdiği projeler şirkete hem zamandan hem de maliyetlerden yana büyük bir verimlilik sağladı. Öncelikle otomotiv sektöründe uzun soluklu projelerin sürelerini minimize etmek adına kesintili ve verimsiz yürüyen tüm süreçleri yalınlaştırdı ve dijital ortama taşıdı. Katma değeri yüksek tek düze işlerin hepsini sanal iş robotlarına yaptırmaya başlayarak 49 mühendise denk gelen zamanı geri kazandı. Bu zamanı daha katma değerli işlere aktarmayı başardı. Ayrıca tüm yüksek grafik işlemi gerektiren tasarım ortamlarını sanala taşıyarak tasarım performansını ölçen ‘ilk seferde doğru’ oranını yüzde 21 oranında artırdı.


PAZARLAMADA DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Ford Otosan en çok tercih edilen marka olma hedefi ile tüm müşteri deneyimini dönüştürecek bir çalışmayı da başlattı. ‘İdeal’ adı verilen bu projenin ilk çıktılarına bakıldığında oldukça olumlu sonuçlar görmek mümkün. Buna göre mobil uygulama sayesinde Ford Otosan bayileri yüzde 26 daha fazla filo teklifi vermeye başladı. Ayrıca veri analitiği ile CRM satış kampanyaları dönüş oranında yüzde 60 iyileşme sağlanırken, satış sonrasında ise yıllık 100 Milyon TL’ye yakın ciro elde edildi.

Ayrıca Ford Otosan ve Yapı Kredi, grup sinerjisine oldukça başarılı bir örnek teşkil eden Ford SYNC 3 Applink teknolojisine sahip araçlara entegre edilen ilk bankacılık uygulamasını hayata geçirdi. Dünyada ilk kez Türkçe sesli komut ile mobil bankacılık yapılmasına imkân sağlayan Yapı Kredi uygulamasıyla Ford müşterileri, sürüş esnasında güvenli bir şekilde Yapı Kredi Mobil’e erişebiliyor.

Ford Otosan odaklandığı dijitalleşme stratejisi ve bu konuda attığı adımlarla yeni başarılar elde etmek için çalışmalarını sürdürüyor.



BİR BAKIŞTA FORD OTOSAN’DA DİJİTAL DÖNÜŞÜM

• Ford Otosan 2016 yılında Türkiye’nin ilk CDO’sunu (Chief Digital Officer) atadı.

• Katma değeri yüksek tek düze işlerin hepsini sanal iş robotlarına yaptırmaya başlayarak 49 mühendise denk gelen tüm zamanı geri kazandı.

FORD OTOSAN DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARINI 5 ANA BAŞLIK ALTINDA TOPLADI
1 Bağlı müşteri ve bayi

Müşteri ve bayilerin istekleri 7/24 analiz ediliyor. Onlara özelleştirilmiş ürün ve servisler sunuluyor.


2 Bağlı Üretim

Üretimin çeşitli aşamaları Endüstri 4.0 çerçevesinde dijitalleştiriliyor.


3 Bağlı Ürün

Müşterilerin geri bildirimleri dinleniyor, analiz ediliyor ve yeni ürünler bu bilgiler kullanılarak tasarlanıyor.


4 Bağlı Çalışan

Çalışanlara dijital çalışma alanları ve self-servis uygulamalar sunuluyor.


5 Bağlı Tedarik Zinciri

Minimum stok ve tam zamanında sipariş için tedarikçiler merkezi veri ve yönetim merkezine bağlanabiliyor.





KOLEKTİF

ÜLKEM İÇİN’ PROJESİ İLE ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLMAYA DEVAM EDİYORUZ


“Ülkem İçin Toplumsal Cİnsiyet Eşitliğini Destekliyorum” Projesi, 3 yılı geride bıraktı. Bu dönemde, Koç Topluluğu şirketleri, çalışanları ve bayileri ile birlikte sosyal fayda çalışmalarını toplumsal cinsiyet eşitliği etrafında şekillendirerek iş kültüründe ve sosyal hayatta daha eşitlikçi bir yaklaşım oluşturulmasına katkı sağladılar.
“Ülkem İçin” Projesi, 2006 yılından bu yana Koç Topluluğu şirketleri, çalışanları, bayileri ve tedarikçileri arasında toplumsal faydayı yaygınlaştırmayı hedefliyor. Odak alanı belli aralıklarla değişen proje kapsamında, belirlenen toplumsal sorunlara yönelik katılımcı bir tutum geliştirmek amaçlanıyor. 2015-2018 yılları arasındaki teması “Ülkem için Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum” olarak belirlenen projede 3 yıl içerisinde Koç Topluluğu’nun iç ve dış paydaşları arasında toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalık oluşturuldu; gerek iş ortamında, gerekse toplumda dönüşüme katkı sağlayacak projeler hayata geçirildi. Bir başka deyişle proje, göz ardı edilemeyecek önemde bir başarıya ulaştı.
ÜÇ AŞAMALI BİR YOL HARİTASI VAR

Politika, farkındalık ve uygulama olmak üzere üç aşamalı olarak tasarlanan Koç Topluluğu toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmaları çerçevesinde, Koç Holding projenin ilk olarak İş’te Eşitlik Bildirgesi’ni, ardından ise Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi İlkeleri’ni imzaladı. 2015 yılında ise, küresel bir hareket olan HeforShe’nin dünya çapındaki 10 Etki Lideri’nden biri olarak toplumsal cinsiyet eşitliği alanında özel sektör kuruluşlarına örnek olacak iyi uygulamaları hayata geçirmeye ve yaygınlaştırmaya başladı.


KÜRESEL ŞİRKETLERİN TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ ALANINDAKİ ÇÖZÜM ORTAĞI: KOÇ HOLDİNG

Koç Holding, HeforShe Hareketi’nin Türkiye iletişimini destekleme ve 2017’ye kadar 4 milyon kişiye ulaşma hedefiyle çeşitli iletişim faaliyetleri de gerçekleştirdi. 4 Mart 2015’te HeforShe kampanyasının Türkiye’deki lansmanı sırasında hedefin çok üzerinde bir sayıya, 17 milyon kişiye ulaşıldı. Koç Holding, HeForShe Hareketi’nin Türkiye’de yaygınlaşması için iletişim çalışmalarını desteklemeye devam ediyor.

Gerçekleştirilen paydaş araştırmalarına göre, yapılan tüm bu çalışmalar, Koç Holding’in HeforShe projesiyle bilinmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında aktif bir kurum olarak görülmesini de sağlıyor.

HeforShe’nin bir dayanışma kampanyasından bir dönüşüm hareketine dönüşmesi ve Koç Holding’nin Küresel Etki Liderliği 10x10x10’a dahil olmasıyla Holding sadece HeforShe destekçisi ve sözcüsü değil, aynı zamanda küresel şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çözüm ortağı haline de geldi. Koç Holding, HeforShe toplantılarına düzenli olarak üst düzey katılım sağlamaya devam ediyor.


FARKINDALIK YARATMAK VE DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ SAĞLAMAK HEDEFLENDİ

“Ülkem İçin Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum” projesinin içeriği, Topluluk şirketlerinin çeşitli bölümlerinde görevli ekiplerin ve üst düzey yöneticilerin farklı ihtiyaçları ve beklentileri göz önünde bulundurularak tasarlandı.

Önce farkındalık çalışmaları kapsamında, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV) ve Koç Üniversitesi Kadın Araştırmaları Merkezi (KOÇ-KAM) ile iş birliği halinde Koç Topluluğu çalışanları, bayileri ve tedarikçilerine yönelik seminer ve atölyeler düzenlendi. Koç Topluluğu şirketlerinde gerçekleştirilen farkındalık çalışmaları AÇEV ile iş birliği içerisinde 350 gönüllü Koç Topluluğu çalışanı tarafından yürütüldü. Türkiye genelindeki farkındalık çalışmaları ise gönüllü 118 Koç Topluluğu bayisinin aktif katılımıyla gerçekleştirildi, toplamda 85 bin kişiye ulaşıldı. Farkındalık çalışmalarında ikinci adım olarak daha derinlemesine kurgulanan Anlama Atölyeleri gerçekleştirildi, özellikle yönetici konumunda olan ve etki gücü yüksek çalışanlarda toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda davranış değişikliği hedeflendi.

Farkındalık seminerlerinin devamı niteliğinde, ancak içerik kapsamı daha da geniş olan Anlama Atölyeleri’nin hedef kitlesi toplumsal cinsiyet konusunda daha yoğun çalışmaya istekli ve kurum kültürünü değiştirme potansiyeli yüksek kişiler olarak belirlendi. Atölyelerde her iki cinsiyetin görüşlerinin temsil edilebilmesi açısından kadın-erkek dengesine dikkat edildi. Çeşitli etkinlikler ve oyunlarla katılımcıların özellikle iş ortamında toplumsal cinsiyet meselesine duyarlı olmaları için davranış değişikliği hedeflendi. Örneğin; iş görüşmeleri, performans değerlendirmesi, terfiler, ekipler arası cinsiyete dayalı iş bölümü gibi toplumsal cinsiyet kalıplarının olumsuz etkilediği durumlarla ilgili interaktif çalışmalar yürütüldü. Atölye sonunda katılımcılar, kendi hayatlarındaki cinsiyetçi tutumlarla ilgili belli bir farkındalığa ulaştılar.


İLETİŞİMDE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ REHBERİ VE ATÖLYELERİ

Koç Topluluğu için en önemli etki alanlarından birini Topluluğa ait markaların yaptığı iletişim çalışmaları oluşturuyor. Bu markalar her gün pek çok farklı kanaldan kadınlara, erkeklere, ailelere seslenen iletişim faaliyetleri yürütüyor. Bu noktadan yola çıkarak proje çerçevesinde, büyük kitlelere ulaşan iletişim mesajlarındaki cinsiyet önyargılarını kırmak ve Koç Topluluğu şirketlerinin marka iletişimine toplumsal cinsiyet eşitliği filtresini eklemek hedefiyle bir rehber hazırlandı ve bir dizi atölye çalışması da gerçekleştirildi. Bu çalışmayla, otomotivden dayanıklı tüketime, finanstan enerjiye çok farklı sektörlerdeki Topluluk markalarının pazarlama, reklam ve kurumsal iletişim faaliyetlerini toplumsal cinsiyet eşitliği filtresiyle gerçekleştirmeleri hedeflendi.

İletişimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği projesi kapsamındaki atölyeler, önce 9 Koç Topluluğu şirketindeki kurumsal iletişim ve pazarlama ekiplerine yönelik gerçekleştirildi. Daha sonra Koç Topluluğu şirketleri atölyeleri birlikte çalıştıkları iletişim ajanslarına yaygınlaştırdı. Reklam, dijital mecra yönetimi, PR ve etkinlik alanlarındaki 30’dan fazla ajans iletişim profesyonelleri de bu atölyelere katıldı. Koç Topluluğu şirketleri ve iletişim ajanslarının ardından atölye çalışması TÜSİAD üyesi 14 şirkete ulaştırıldı.

Rehberin yaygınlaştırılması sonrası Koç Topluluğu reklamları Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenlerinden oluşan bir grup tarafından izlendi ve toplumsal cinsiyet eşitliği lensiyle değerlendirmeye alındı. Değerlendirme sonucuna Opet, toplumsal rolleri çeşitlendiren reklam kampanyasıyla 2017 yılındaki Üst Düzey Yöneticiler Toplantısı’nda ödüllendirildi.

Projenin dış paydaşlar tarafından duyulması sonrası Kristal Elma Yaratıcılık Festivali’nin alt başlıklarından biri de iletişimde toplumsal cinsiyet eşitliği olarak belirlendi. Atölye, festival katılımcılarına yönelik yapıldı; ajans ve reklamverenlerden üst düzey yöneticilerin katılımıyla da aynı konuda bir panel gerçekleştirildi.

İletişimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Rehberi’nin TÜSİAD, Reklamcılar Derneği, Reklamverenler Derneği, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği ve İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği’nin desteğiyle ilgili paydaşlara yaygınlaştırılması için çalışmalar devam ediyor.


KADININ GÜÇLENMESİ PRENSİPLERİ’NE TAM DESTEK

Koç Holding’in 2015 yılında imzaladığı, UN Global Compact ve UN Women iş birliğinde özel sektörün toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamasını destekleyen Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women Empowerment Principles-WEPs), 2017 yılında 30 Koç Topluluğu şirketi tarafından da toplu olarak imzalandı. Böylece şirketler bireysel olarak da toplumsal cinsiyet eşitliğine desteklerini beyan ettiler.


KOÇ TOPLULUĞU ŞİRKETLERİ BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA ÖRNEK OLDU

Bu çalışmalara paralel olarak Koç Topluluğu şirketleri kendi etki alanları dahilinde toplumsal cinsiyet eşitliği projelerini de hayata geçirdi. Her şirketin kendi ihtiyaçları ve öncelikleri doğrultusunda çözüm alanlarını belirlemeleri ve iş birlikleri kurarak çözümleri hayata geçirmeleri teşvik edildi. Başarılı uygulamalar yılda bir defa verilen Ülkem İçin Ödülleri kapsamında ödüllendirilirken projenin etkilerinin sürdürülebilirliği de hedeflendi.

İşte geliştirdikleri projeler ve elde ettikleri başarılar ile Koç Topluluğu şirketlerine dair bilgiler:
FORD OTOSAN

Ford Otosan, yeni işe alımda her dört saha çalışanından en az birinin kadın olması hedefini koydu. Ancak, havuzda yeterli sayıda kadın aday olmaması sebebiyle “Bal Arıları Mühendis Oluyor” projesini başlattı. Şirket bu projeyle Türkiye genelinde lise çağındaki öğrencilere, öğretmenlerine ve ailelerine ulaşıyor. Mühendislik alanını seçmeleri için eğitimler düzenliyor, özellikle rol model iletişimi yapıyor. “Bal Arıları Mühendis Oluyor” projesi, 81 ilde 9873’ü kız öğrenci olmak üzere 16.370 öğrenci, 1259 veli ve 1620 öğretmene meslek seçimleriyle ilgili ulaşmayı başardı.


TÜRK TRAKTÖR

Türk Traktör, saha çalışanlarına yönelik iş ilanlarına hiçbir kadının başvurmadığını fark etti. Yapılan araştırmalar, özellikle ara eleman yetiştirilen meslek liselerinin teknik alanlarında okuyan kız öğrenci oranının yüzde 2 olduğunu gösterdi.

Türk Traktör, tarım ve otomotiv alanında kadın işgücünü ve girişimciliğini desteklemek amacıyla kamu, akademi ve sivil toplum iş birlikleri gerçekleştirdi; Filizlerin Mucizeleri projesini hayata geçirdi. Otomotiv sektöründe kadın istihdamını artırmak için meslek liselerinde okuyan kız öğrencilerin makine bölümlerini seçmeleri yönünde eğitimler düzenledi, rol model iletişimi yaptı ve makine bölümünü seçen kız öğrencilere TEV aracılığıyla burs verdi. Şirket genelinde çalışma ortamının iyileştirilmesi için kadınlara yönelik liderlik ve eğitim programları geliştirdi; anne-çocuk destek hattı, kreş yardımı ve emzirme odaları gibi kadın dostu şirket uygulamalarını hayata geçirdi. Bu çalışmalar sonunda, kurulduğu günden bu yana, 0 olan saha çalışanı kadın istihdamını yükseltti. 2017 sonu itibarıyla, kadın saha çalışanı sayısı 68 oldu. Bu sırada 2016 yılının Ocak ayına göre ofis kadın çalışanı yüzde 12, yönetici ve müdür kadın çalışanların sayısı toplamda yüzde 25 oranında artış gösterdi.
ARÇELİK-LG

Arçelik-LG, klima iç ünitelerinin üretildiği iki üretim hattından bir tanesini örnek bant olarak seçerek bu bantta sadece kadınların istihdam edilmesini sağladı. Böylelikle göstergelere dayanan iş sonuçlarını izleyerek “kadın işi-erkek işi” önyargısını örnek bir uygulamayla kırmayı hedefledi. Projenin fikri üretim bantlarından sorumlu toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalık eğitimlerine katılmış bir mühendisten çıktı. Proje sonucunda ölçümlenen tüm kategorilerde kadın çalışanların olduğu bant istisnai başarı gösterdi. Verimliliğin arttığı tespit edildi. Daha az hata payı ile çalışan bir üretim ortamı yaratıldı.


AYGAZ

Aygaz, TÜSİAD ve Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’nun “İş Dünyası Kadına Yönelik Şiddete Karşı” Çalışma Grubu’nda yer aldı. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle İlgili İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi’ni hazırladı. Halen “Alo Şiddet” hattına destekte bulunuyor.


ZER

1500 tedarikçiye erişim ağı olan Zer, çözüm ortaklarını toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısıyla inceledi; kadın girişimciler, tedarikçilerdeki kadın çalışan oranlarıyla ilgili mevcut durum analizi çıkarttı. Bunun akabinde her yıl geniş katılımla düzenlenen Zer Çözüm Ortakları Zirvesi’nde verilmek üzere Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ödülü fikrini ortaya koydu. Bu ödül, Zirve’de verilen ödüller arasında en fazla başvuruyu alan kategori oldu. Gelen başvurular, teknik değerlendirme sonrası Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women), Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), Koç Üniversitesi Kadın Araştırmaları Merkezi (Koç-KAM) ve Benefit Corporations temsilcilerinden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi. Farklı sektörlerden 4 şirket ödülü almaya hak kazandı.


ARÇELİK

Şirket içinde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için yeni işe alım ve yönetsel kademelerde kadın istihdam oranını artırmaya ve kadın çalışanların gelişimine odaklandı. İş - özel hayat dengesinin sağlanmasına katkıda bulunmak üzere projeler geliştirdi. Ayrıca sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında 2017 yılında yüzde 16,5 olan kadın yönetici oranını 2020 yılında, yüzde 24’e çıkartmayı hedefliyor.

Arçelik, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak üzere kurumsal kültürünü dönüştürürken, çözümün önemli bir parçasının da kullandığı dil olduğuna inandı. Şirket bu anlayışla, fırsat eşitliği ve çeşitliliği desteklemenin yanı sıra, dildeki ayrımcı yaklaşımı da ortadan kaldırma hedefiyle önemli bir adım attı. Teknolojiyi kaldıraç olarak kullanarak, “Dil sürçer, sözlük eşitler” sloganını kullanarak web ile mobil ve masa üstü uygulamadan oluşan “Eşit Sözlük” projesini hayata geçirdi.
YAPI KREDİ

AÇEV’in, Yapı Kredi’nin desteğiyle hayata geçirdiği “Demokratik Aileler için Baba Eğitimleri Projesi” kapsamında uygulanan “Baba Destek Programı” ile 2017 yılında açılan 77 grupta 992 babaya ulaşıldı. Katılımcı babaların, çocuklarının bakım ve gelişiminde sorumluluk üstlenmelerini ve onlarla daha fazla zaman geçirmelerini amaçlayan program, babalarda kalıcı davranış değişikliği yaratmayı da hedefliyor.

Yapı Kredi “Ülkem İçin Fonu” kapsamında desteklenen proje ayrıca banka çalışanlarına yönelik olarak “İlgili Babalık” konusunda seminerler de düzenlendi. Seminerlere 400’den fazla Yapı Kredi çalışanı katıldı.
TÜPRAŞ

Tüpraş İzmir Rafinerisi’nden 9, Genel Müdürlükten 1 çalışan geliştirdikleri “Masallarla Başlayan Eşitlik” projesine; toplumsal rollerin pekişmesini destekleyen masalları değiştirmek yerine yeniden yazma fikri ile başladılar.

“Masallarla Başlayan Eşitlik” projesinde, çocukların bilinçlerine işlenen ayrımcılığın, rol paylaşımlarındaki dengesizliğin, bilgi ve davranış odaklı uygulamalarla desteklenerek, toplumsal cinsiyet eşitliği duyarlılıkları yüksek bireyler olarak yetişmeleri amaçlandı. Bu kapsamda, Tüpraş Gönüllüleri Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalı mezunu eğitmenden toplam 184 kişi saatlik yaratıcı yazarlık eğitimi aldılar.

Gönüllüler, bir ilköğretim okulunun 22 öğrencisiyle birlikte çalıştılar. Öğrenciler, aynı zamanda Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı eğitmenlerince toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi de aldılar. Ana teması kurgulanan, giriş ve gelişme kısımları gönüllülerce yazılan eşitlikçi masallar öğrencilerle birlikte tamamlandı. Şimdi amaç bu masalları kitaplaştırmak ve daha çok çocuğa erişmek.



SAYILARLA “ÜLKEM İÇİN TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ DESTEKLİYORUM”

70 bin
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ SEMİNERLERİYLE 33 KOÇ TOPLULUĞU ŞİRKETİNDEN 70 BİNİ AŞKIN ÇALIŞANA ULAŞILDI.


85 bin

TOPLAMDA 85 BİNE YAKIN KİŞİ EĞİTİM ALDI. TOPLULUK ŞİRKETLERİNDE SEMİNERLER DEVAM EDİYOR.

3 bin
GERÇEKLEŞEN SEMİNERLERE 3 BİNE YAKIN KOÇ TOPLULUĞU BAYİSİ KATILDI.


5 bin

YERELDE YAPILAN ÇALIŞMALARLA 47 İLKÖĞRETİM OKULUNDA 5 BİNİ AŞKIN ÖĞRENCİYE ULAŞILDI.

%98
YAPILAN İZLEME-DEĞERLENDİRME ANALİZİNDE PROJENİN, ÇALIŞANLAR TARAFINDAN İLGİYLE KARŞILANDIĞI GÖRÜLDÜ. KATILIMCILARA UYGULANAN ANKETLERDE MEMNUNİYET ORANI YÜZDE 98’E ÇIKTI, KATILIMCILARIN YÜZDE 99’U İSE EĞİTİMİ ARKADAŞLARINA TAVSİYE EDECEĞİNİ BELİRTTİ.

880
22 ŞİRKETTEN YAKLAŞIK 880 KİŞİ, ANLAMA ATÖLYELERİ’NE KATILARAK DEĞİŞİM LİDERİ OLDU.


İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE DİKKAT ÇEKMEK İÇİN AFRİKA’NIN ZİRVESİNE YOLCULUK
En az 11 bin yıllık olduğu tahmin edilen Kilimanjaro dağındaki buzullar hızla eriyor. Şimdiden yüzde 85’i yok olan buzullar nedeniyle Kilimanjaro iklim değişikliğinin bir simgesi olarak kabul ediliyor. Arçelik A.Ş.’den Genel Müdür Yardımcıları Oğuzhan Öztürk ve Ragıp Balcıoğlu’nun da içinde yer aldığı bir ekip de bu konuya dikkat çekmek ve iklim değişikliğine karşı farkındalık yaratmak için aylar süren bir hazırlık sürecinin ardından zirveye bir yolculuk gerçekleştirdi. 15 saat süren zorlu tırmanışın ardından hedefte yeni zirveler var.

ÖZLEM KAPAR BAYBURS


Küresel ısınma geleceğimiz için en büyük tehditlerden biri olmayı sürdürüyor. Öyle ki, şimdiden görebildiğimiz bazı sonuçları, bu konuda bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Örneğin İsviçre’deki Dünya Buzul Gözlem Merkezi’nin 2002 ile 2003 yılları arasında gerçekleştirdiği araştırmaya göre, incelenen 88 buzuldan 79’unda erime gerçekleşiyor. Bunlardan biri de Afrika’nın en görkemli buzullarından birine sahip olan Kilimanjaro. Ohio Üniversitesi’nden Prof. Lonnie Thompson’un liderliğindeki bilim insanlarının 2009 yılında yaptığı araştırma, Kilimanjaro’nun zirvesinde yer alan, hattâ Ernest Hemingway’in Kilimanjaro’nun Karları kitabından da tanınan ünlü buzulların son yüzyılda hiç olmadığı kadar hızla eridiğini gösteriyor. Bu dönemde yaşanan erime hızının, son 12 bin yılda yaşanandan daha büyük olduğunu ortaya koyan araştırmaya göre 1912 yılında varolan buzulların yüzde 85’inden fazlası artık yok. Bu erimenin büyük kısmı ise son yıllarda yaşandı.

İşte Arçelik çalışanları da iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak amacıyla Kilimanjaro’ya tırmanma kararı aldı. Tırmanışın fikir sahibi Arçelik A.Ş. Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Öztürk, Kilimanjaro’yu simge bir dağ olduğu için seçtiklerini ifade ediyor. Öztürk, “İnsanlara yaşam kaynağı olan buzulların erimesine karşı mesaj vermek, Arçelik’in doğaya saygılı vizyonunu ve zirve iddiasını göstermek, takım olmanın önemini daha iyi kavramak üzere bu tırmanışı yaptık,” diyor.

Kilimanjaro’ya tırmanış serüveninin iş hayatına çok benzediğini vurgulayan Oğuzhan Öztürk ve Ragıp Balcıoğlu’nun anlatımına göre, doğru planlanmışsa, doğru bir ekip varsa, ekip birbiriyle yardımlaşıyorsa, doğru bir stratejiye sahipseniz en zor koşulların bile altından kalkabilirsiniz.

Konfor alanının dışına çıkmayı ve bunun sonuçlarını daha iyi gördüklerini anlatan Öztürk, “Bilmediğiniz pazarlara girmek, yeni ürünler geliştirmek, yeni iş alanları yaratmak, süreçleri çok daha farklı yönetmek, zorluklar karşısında cesaretle hareket etmek bunlardan bazıları. Arçelik’in hikâyesi de bu yönleriyle Kilimanjaro ile kesişiyor,” diye konuşuyor.

Arçelik A.Ş. Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Öztürk ve Arçelik Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu ile iklim değişikliğini, Kilimanjaro’ya tırmanış hikâyelerini, yaşadıkları zorlukları, zirvede hissettiklerini ve bu maceranın iş hayatıyla nasıl örtüştüğünü konuştuk.



Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə