T. C. Akören kaymakamliğI İLÇe miLLİ EĞİTİm müDÜRLÜĞÜ stratejik plan



Yüklə 1.79 Mb.
səhifə5/37
tarix14.08.2018
ölçüsü1.79 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   37

Stratejik Plan Modeli


c:\users\wezyr_000\downloads\pdf-page0001.jpg





2.

DURUM ANALİZİ




BÖLÜM


2.1. AKÖREN HAKKINDA

2.1.1. Akören’in Tarihi


Bilindiği gibi Anadolu, 26 ağustos 1071 tarihinde Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan tarafından fetih edilmiş ve asırlardır bir vatan arayışları içerisinde olan Türklere bugünkü yaşadığımız güzel vatanı sağlamıştır. Sultan Alpaslan “size öyle bir yurt buldum ki, burası ebediyen Türk yurdu olarak kalacaktır” diyerek mahiyetindeki komutan ve beylere Anadolu’nun kısa zamanda Türkleştirilmesi görevini vermiştir. Bu yüce emri alan komutan ve beyler Anadolu’nun çeşitli yerlerine gelerek yerleşmişlerdir. Bu yerleşimler sırasında Anadolu’ya gelen Oğuz Boyuna mensup Türk boyları gittikleri ve yerleştikleri sahalarında ismi, kendi boylarının ismi olmuştur. Günümüzde halen Kayı Beleni ve Bayındır ve Kayı Boylarının iskanına sahne olduğunun bir göstergesidir.

Bu yer adları bugün de hala aynı isimle kullanılmaktadır. Oğuzların sol kolu olan Üçokların Bayındır Boyundan ve Oğuzların sağ kolu olan Bozok Kolu’na ait Kayı Boyu’ndan yedi aile (ERTUĞRUL GAZİNİN yakın akrabası Bayındır Hatun idaresinde ve sorumluluğundan gelip yerleşmişlerdir.) Akviran’ın kuzey batısında Akçeşme denilen mevkiinin üstündeki Kayı Beleni sırtlarında alana yerleşmişlerdir. Bu ailenin yerleşim merkezleri; Akçeşme, Bayındır,Yukarı Yarımca,Aşağı Yarımca, Ertaş Boğazı, Mihrab, Kayı Beleni diye adlandırılan mevkilerde ikamet eden Bayındır ve Kayı Boylarının sancağı Konya, kazası ise Hatunsaray idi.

Adı geçen boyların kendilerine ait damgaları da mevcut idi.Sözü edilen Akçeşme, Bayındır, Yukarı Yarımca, Aşağı Yarımca, Ertaş Boğazı, Mihrab, Kayı Beleni olarak adlandırılan mevkilere yerleşen Kayı ve Bayındır boylarına ait yedi ailenin lakap adları şöyle KARA AHMETLER , KARA HİMMETLER , KARA OSMANLAR , KARA MUSTAFALAR , KARA VELİLER , KARA MEHMETLER , KARA HALİLLER ( Bu yedi yörenin yerlerinde hala ev kalıntıları bulunmaktadır.)

İlçenin bugünkü durumunu incelendiği zaman, Selçuklu ve Osmanlı köylerinden arta kalan bir yerleşim merkezi olduğu görülürse de kesin olarak bir yerleşim merkezi oluşu 17. ve 18. yüzyıllara rastlamaktadır. bunu arazi defterleri ve bu güne kadar devam eden vakıf belgelerinden anlamaktayız. Akviran’ın büyümesi ve gelişmesi 1. Dünya savaşından sonra olmuştur.Bunun bir diğer sebebi de Bozkır İlçesi halkının ticaret amacı ile gelip geçerken yol uğrağı olması sebebiyle gelmeleri ve zamanla buraya yerleşmeleridir.


XVI. yüzyıl Başbakanlık Arşivi ile tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün arşivlerinden (7) anlaşılacağı gibi Akviran köyü, Konya Sancağı'nın Hatunsaray Kazasına bağlı iken;Askerlik şubesi olarak da, askerlik işleri Seydişehir aracılığıyla yürütülmekte idi. Akören’e idari ve inzibatı kuruluşların gelişi 1912 yılında olmuştur. O zamanlar Akören Çumra ilçesi' nin bir köyü idi. 4 Ağustos 1914 yılında Akören bucak olmuş ve aynı tarihte Belediye teşkilatı kurulmuştur. Akören'in ilçe olması için 1926 yılında girişimler olmuşsa da ilçe olması sonuçsuz kalmıştır. 1958 yılındaki girişimler sonucu Vilayetten ilçe olmak üzere olumlu karar çıkmıştır. Bu defa da 27 Mayıs 1960 ihtilali araya girince ilçe olma isteği bir kez daha sekteye uğramıştır. Adli Teşkilat 1953 yılında Akören bucak iken kurulmuş, fakat 5 yıl hizmetten sonra 1958 yılında Çumra'ya kaldırılmıştır. Akören 19 Haziran 1987 tarih ve 3392 sayılı konunla ilçe statüsüne kavuşmuştur.

2.1.2. Akören’in Coğrafi Konumu


Akören; Anadolu yarımadasının ortasında bulunan İç Anadolu Bölgesi'nin güneyinde yer almaktadır. Akören İç Anadolu Bölgesinin güneybatı kısmında, Konya ilinin güneyinde yer almaktadır. Doğuda Çumra, batıda Seydişehir, güneyde Bozkır ilçeleri ile çevrili olup, kuzeyinde Abaz adı verilen dağlar yer almaktadır. İlçenin yüz ölçümü yaklaşık 2.000 km2 dir. Üç tarafı dağlar ve tepelerle çevrili olan Akören 37 -38 kuzey enlemleri ile 32-33 doğu boylamları arasında yer almaktadır. Denizden 1175 m. Yükseklikte bulunan ilçede İç Anadolu Bölgesinin tipik ara iklimi hüküm sürer. Yazları oldukça sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve kar yağışlıdır. Gece-gündüz arasındaki sıcaklık farkı çoktur. En sıcak ay ortalaması 28-35 derece iken; en soğuk aylarda ısı sıfırın altında 25 dereceye kadar düşer. Yağış daha çok ilkbahar ve sonbahar aylarında görülür. 

2.2. AKÖREN’DE EĞİTİMİN TARİHİ GELİŞİMİ

2.2.1. Cumhuriyet Öncesi Dönem

XVI. yüzyıl Başbakanlık Arşivi ile tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün arşivlerinden (7) anlaşılacağı gibi Akviran köyü, Konya Sancağı'nın Hatunsaray Kazasına bağlı iken;Askerlik şubesi olarak da, askerlik işleri Seydişehir aracılığıyla yürütülmekte idi. Akören’e idari ve inzibatı kuruluşların gelişi 1912 yılında olmuştur. O zamanlar Akören Çumra ilçesi' nin bir köyü idi. 4 Ağustos 1914 yılında Akören bucak olmuş ve aynı tarihte Belediye teşkilatı kurulmuştur.


Konya, eski çağlardan beri Anadolu’nun sayılı eğitim ve kültür merkezlerinden biri olmuştur. Bu durum Türklerin Anadolu’yu fethedip yerleşmeleriyle birlikte daha da ön plana çıkmıştır. Esasen Türkler Anadolu’yu yalnız silah ve askerî güçle değil, ilim ve irfanla da fethetmişlerdir. Türkler yerleştikleri yerlerde eşsiz sanat eserleri meydana getirmişler; saraylar, camiler, medreseler, kütüphaneler kurmuşlardır. Bu müesseselerin gelişip zenginleşmesi ve devamlılığını sağlayabilmesi için de vakıflar oluşturmuşlardır. Bu şekilde eğitim ve kültür kurumlarıyla zenginleşen Anadolu ve onun başşehri Konya, tarih boyunca etrafına ilim saçan bir merkez olmuştur.

Konya’da ilk rüştiyenin temelleri 1869 yılında atıldı. Bir yıl sonra da ilk iptidai mektepler ile yüksekokul çerçevesinde Darül Muallimîn, İnas Rüştiyesi (Kız Ortaokulu) gibi okullar açılmıştır. O zaman Konya’da biri Rum biri de Ermeni mektebi olmak üzere iki azınlık okulu bulunuyordu ve 100’ü kız olmak üzere 220 öğrenciye hizmet veriyordu. Yine bu dönemde Konya’daki merkez medreselerde 830, mekteplerde de 2610 civarında talebe eğitim görüyordu.

Konya’nın eğitim öğretim tarihinde Vali Ferit Paşa’nın önemli bir yeri vardır. Ferit Paşa’nın valiliği zamanında 1899 yılında Konya ili içinde 10 rüştiye ve 60 ilkokulun resmi açılışı yapılmıştır. Yine Ferit Paşa Valiliği süresince il içinde toplam 256 iptidai okul açmış ve mevcudu 1.687’ye çıkarmıştır. Yine onun zamanında bir de sanat okulu açılmıştır.

1901 yılında Konya il hududu içinde 526 medrese mevcuttu ve bunlara 28.000 öğrenci devam ediyordu. 1919’da medrese adedi 576’ya çıkmış; fakat öğrenci sayısı 13.159’a düşmüştür. Bu da öğrencilerin medreselerden modern eğitim yapan kurumlara doğru akışının bir ifadesidir.

1908’de başlayan II. Meşrutiyet devrinde eğitim- öğretim işi bütün illerde olduğu gibi Konya’da da ısrarla ele alınmış birçok ilkokul ve meslek okulları açılmıştır. 1913’te çıkan “Tedrisat-ı İptidaiye Kanunu” ile ilk tahsil mecburi olmuş fakat eğitim ve öğretimin esaslı yapısı Cumhuriyet Devrinde kurulmuştur.



Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   37


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə