Travma sonrası ilk dört haftada ortaya çıkar ve 2 gün ile 4 hafta sürer.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Çoğu kez travmatik olayın yaşanmasından bir aydan sonraki dönemde ortaya çıkar.
Etkisi birkaç ay sürebilir.
Bazı bireylerde bu sürenin daha da uzun sürdüğü gözlemlenebilir.
İstenmeden akla gelen düşünce ve görüntüler
İstenmeden akla gelen düşünce ve görüntüler
(Travmaya ait anılar canlanır, olayı yeniden yaşıyor ve görüyormuş gibi hissetme
mevcuttur)
Kaçınma tepkileri
(Travmatik olayla ilgili olan düşünce, duygu, etkinlik ve mekanlardan kaçınması).
Aşırı Uyarılma Tepkileri
(Aşırı fizyolojik bir uyarılma- hızlı kalp atışı, avuç içlerinin terlemesi, konsantrasyon sorunları vb./ kas ağrısı, sırt ağrısı, karın ağrısı vb. belirtiler)
KRONİK TSSB
Depresif ruh durumu
Suçluluk duyguları
Toplumdan/diğer insanlardan uzaklaşma
Madde bağımlılığı tehlikesi
Olaya İlişkin Faktörler
Olaya İlişkin Faktörler
yaşamı tehdit olarak algılanıyorsa
bireyin yaşam deneyiminin dışında ise
günlük, sıradan, normal bir olay değilse
birey tamamen kontrolünü kaybediyorsa
yaşam beklentilerini yıkma özelliği taşıyorsa (yaşama ait beklediği güzel şeylerin yıkılması)
Kişinin olaya yakınlık derecesi (fiziksel yakınlık)
Duygusal olarak yakınlık derecesi (psikolojik yakınlık)
SÜRE:
Travma / zorlu yaşam olaylarına maruz kalma Süresi
Bireye İlişkin Etmenler
Baş etme becerileri zayıf ise
Varolan destek kaynaklarının niteliği olumsuz ise
Önceki deneyimleri (daha önce de travma/zorlu yaşam olaylarına maruz kalmışsa)
Anne babanın travmadan etkilenme düzeyleri
TRAVMATİK BİR OLAYDAN SONRA ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİKLERİ
TRAVMATİK BİR OLAYDAN SONRA ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİKLERİ
Daha hareketli, saldırgan ve talep edici olabilirler.
Daha hareketli, saldırgan ve talep edici olabilirler.
Sınıfta ve evde davranış bozukluğu gösterebilirler.
Oyunlara karşı ilgisiz kalabilirler.
Bazısı davranışlarında pasif, güvensiz ve bağımlı hale gelerek gerileme davranışı gösterirler.
Sessiz, mesafeli ve depresif olabilirler.
Okula gitmeyi reddedebilirler.
Bazıları geceleri altını ıslatmaya başlayabilir.
Yaşanan bir travma sonrası, kişinin kaygı ve depresyon belirtileri göstermesi normal bir durumdur.
Yaşanan bir travma sonrası, kişinin kaygı ve depresyon belirtileri göstermesi normal bir durumdur.
Depresyon ve kaygı durumu uzun süre devam ediyorsa; birey normal yaşamına devam etmede, uyumda güçlük çekiyorsa ( normalleşme sağlanamıyorsa) rehberlik servisleri ve sağlık kuruluşlarından yardım alınmalıdır.
Yeterlilik ve özerklik duygularını azalması.
Yeterlilik ve özerklik duygularını azalması.
Okula gitmek istememe ve okul başarısının düşmesi.
Tekrarlanan oyunlar, saldırganlık ve gevezelik.
Kabuslar, uyku sorunları, ayrılık kaygıları ve doğal olaylardan korkma.
Dikkat ve konuşma sorunları, isyankar davranışlar, vücutta ağrılar.
NELER YAPILABİLİR?
NELER YAPILABİLİR?
Travmatik olaylar sonrasında insanların verdiği normal tepkiler hakkında onları bilgilendirerek,
Travmatik olaylar sonrasında insanların verdiği normal tepkiler hakkında onları bilgilendirerek,
Çocuklarla birlikte onların duygusal olarak iyileşmelerine yardımcı olacak sınıf etkinlikleri düzenleyerek,
Öğretim etkinliklerini çocukların ihtiyaçlarına göre uyarlayarak ve ihtiyacı olan çocuklara daha fazla eğitim desteği vererek,
Çocuklar üzerinde özel iletişim teknikleri kullanarak,
Sınıfta sıcak ve destekleyici bir sosyal ortam yaratarak.
Çocukların kayıplarla, acı veren anılarla ve duygularla başa çıkmalarına yardımcı olacak etkinlikler düzenleyerek,
Çocukların iyileşme sürecini kolaylaştırmak için okul ve aile arasındaki işbirliğini güçlendirerek.
TRAVMA SONRASI ÇOCUKLAR İÇİN İLETİŞİM NEDEN ÖNEMLİDİR?
TRAVMA SONRASI ÇOCUKLAR İÇİN İLETİŞİM NEDEN ÖNEMLİDİR?
Çocukların duygularını başkalarına anlatmaları onların acı veren bu yaşantıları daha kolay kabul etmelerine yol açabilir.
Çocukların duygularını başkalarına anlatmaları onların acı veren bu yaşantıları daha kolay kabul etmelerine yol açabilir.
Yaşantılarını ve duygularını paylaştıklarında kendilerini daha iyi hissederler.
Olan bitene ilişkin farklı bir bakış açısı edinebilirler.
Başkalarının da benzer tepkilere sahip olduğunu bilmek ve toparlama sürecini başlatır ya da hızlandırır.
Gelecekle ilgili daha olumlu bir bakış açısı geliştirebilirler.
ÇOCUKLAR NEDEN KONUŞMAK İSTEMEZLER?
ÇOCUKLAR NEDEN KONUŞMAK İSTEMEZLER?
Çocukları dinlediğimizi sanırız, oysa çocuk konuşurken sürekli ikaz,
hatırlatma, önerilerde bulunma, fikir yürütme gibi müdahalelerle çocuğu
aslında dinlemediğimiz zamanlar vardır.
Sorunu olan veya kendinden bir şey anlatmaya çalışan bir kimseye uyarı,
ikaz, yargılama gibi müdahaleler, konuşan kişinin susmasına, küsmesine,
içine kapanmasına neden olur. Bu gibi müdahalelere İletişim Engelleri
diyoruz.
NASIL DİNLEMELİYİZ?
NASIL DİNLEMELİYİZ?
ÖRNEK
Çocuk: O aptalla artık hiç oynamayacağım, ben de onu oyuna almayacağım,
Çocuk: O aptalla artık hiç oynamayacağım, ben de onu oyuna almayacağım,
Ebeveyn: Arkadaşlarından birine biraz kızmışsın galiba…
Ç: Biraz değil çok kızdım.
E: Hıımm
Ç: Ben de onu bir daha oyuna alırsam! Görür gününü…
E: Oyuna alınmamanın nasıl olduğunu ona göstermek istiyorsun.
Ç: Eveeet. Nasıl ağlamak istiyor insan görsün bakalım.
E: Canım benim, kendini çok kötü hissetmişsin.
Bu dinleme biçiminde çocuk neler hisseder inceleyelim:
Annesi kendisini anlamaya çalıştı, bu çaba ikisi arasındaki ilişkide kendini değerli hissetmesine neden oldu. Olumsuz duyguları annesince reddedilmediği, kabul edildiği için olumsuz duyguları hissetmenin de doğal olduğunu gördü.
Çocuk: O aptalla artık hiç oynamayacağım, ben de onu oyuna almayacağım,
Çocuk: O aptalla artık hiç oynamayacağım, ben de onu oyuna almayacağım,
Ebeveyn : Ne oldu? Arkadaşlarınla kavga mı ettin yoksa?
Ç: Kavga etmedim.
E: Etmedin de seni oyuna neden almadılar?
Ç: Hepsi değil, biri beni istemiyor?
E: Hangi arkadaşın seni istemiyor? Onunla aranda bir şey oldu demek ki seni istemediğine
göre. Düşün bakalım ne geçti aranızda?
Ç: Hiçbir şeyyyyyy!
E: Sen annenle bile böyle konuştuğuna göre arkadaşlarınla kim bilir nasıl konuşuyorsun!
Ç: Nasılmış!!!
S: Nasılını sen bilirsin. Sana her zaman demiyor muyum arkadaşlarınla iyi geçin. Hem iyi
geçinmiyor hem de gelip bana sızlanıyorsun. Bu gidişle arkadaşsız kalırsan hiç şaşma.
Bu konuşmada neler olduğuna bakalım:
Anne çocuğunun duygusunu hiç önemsemedi. İletişimin şu anda şimdi, yani çocuğu ile kendisi arasında olduğundan habersiz, üçüncü şahıslarla çocuğunun arasında olan biteni anlamak için sorular sordu, eleştiriler yaptı, nasihat etti ve gelecekle ilgili kehanetlerde bulundu.
Çocuğun bir derdi varsa, bunu davranışla göstermek yerine (saldırganlık, ağlamak, aksilik) sözle ifade ederek rahatlar, bu da hırçınlaşmasına aksileşmesine, içine kapanıp üzülmesine veya kavga çıkarmasına engel olabilir.
Söylemek istedikleri dinlenen çocuğun kişiliği gelişir, kendine güveni artar.
Çocuk ile öğretmeni/ailesi arasında bir yakınlık doğar, çocuk öğretmeninin / ailesinin sözünü daha istekli dinler, ona danışır.
ÇOCUKLAR İÇİN İLETİŞİM KURMANIN, KONUŞMA DIŞINDA FARKLI YOLLARI VAR MIDIR?
ÇOCUKLAR İÇİN İLETİŞİM KURMANIN, KONUŞMA DIŞINDA FARKLI YOLLARI VAR MIDIR?
Oyun oynama,
Oyun oynama,
Resim çizme,
Yazı Yazma gibi.
Etkinlikler
Drama
Psikoeğitim programı hem sözel olarak kendini ifade etme hem de resim çizme ve yazı yazma gibi dolaylı iletişim kurma yöntemlerini içermektedir.