A Erozyonla mücadele plan ve projelerini yapmak, yaptırmak, uygulanmasını izlemek, bu faaliyetlere proje bazında destek sağlamak, bu iş ve işlemlerle ilgili politika ve stratejiler belirlemek



Yüklə 446 b.
tarix29.07.2018
ölçüsü446 b.
#62523









a) Erozyonla mücadele plan ve projelerini yapmak, yaptırmak, uygulanmasını izlemek, bu faaliyetlere proje bazında destek sağlamak, bu iş ve işlemlerle ilgili politika ve stratejiler belirlemek, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak. b) Ulusal bazda erozyon ve erozyon risk haritalarını oluşturmak, alınacak önlemler ile ilgili plan ve projeler geliştirmek, yapılan çalışmaları izlemek ve veri arşivi oluşturmak. c) Erozyon kontrol çalışmaları ile ilgili ulusal ve uluslar arası kurum, kuruluş, üniversiteler ile işbirliği yapmak, gelişmeleri takip etmek, konu ile ilgili ulusal ve uluslar arası eğitim, toplantı, sempozyum, çalıştay organize etmek. ç) Erozyonla mücadele konularında uluslararası süreçleri takip etmek, katılım sağlamak. d) Görev alanı ile ilgili eğitim yayım ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak. f) Genel Müdür tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.

  • a) Erozyonla mücadele plan ve projelerini yapmak, yaptırmak, uygulanmasını izlemek, bu faaliyetlere proje bazında destek sağlamak, bu iş ve işlemlerle ilgili politika ve stratejiler belirlemek, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak. b) Ulusal bazda erozyon ve erozyon risk haritalarını oluşturmak, alınacak önlemler ile ilgili plan ve projeler geliştirmek, yapılan çalışmaları izlemek ve veri arşivi oluşturmak. c) Erozyon kontrol çalışmaları ile ilgili ulusal ve uluslar arası kurum, kuruluş, üniversiteler ile işbirliği yapmak, gelişmeleri takip etmek, konu ile ilgili ulusal ve uluslar arası eğitim, toplantı, sempozyum, çalıştay organize etmek. ç) Erozyonla mücadele konularında uluslararası süreçleri takip etmek, katılım sağlamak. d) Görev alanı ile ilgili eğitim yayım ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak. f) Genel Müdür tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.





Türkiye; iklim, topoğrafya ve toprak özellikleri nedeniyle çok farklı ekosistemlere sahiptir.

  • Türkiye; iklim, topoğrafya ve toprak özellikleri nedeniyle çok farklı ekosistemlere sahiptir.



  • Topraklarımızın %40’ı 0-20cm, %33’ü 20-50cm derinliktedir.

  • %2’si alkali ve tuzlu olup bitki yetişmesine uygun değildir.

  • Ülkemizin %37,3’ünde yarıkurak iklim şartları hüküm sürmektedir.

  • Ülkenin %56’sı 1000 metrenin üzerindedir.

  • Yukarıdaki nedenlerden dolayı Türkiye’de yetişme muhiti özellikleri çok kısa mesafelerde değişmektedir. Bu durum aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin fazla olmasının nedenidir.







  •   Çölleşmenin en önemli sebeplerinden biri erozyondur.

  • Orman alanlarının %54’ü,

  • Tarım alanlarının %59’u,

  • Meraların %64’ünde,

  • orta ve şiddetli erozyon mevcuttur.



  •   İnfiltrasyon:

  • İnfiltrasyon yağış sularının toprak yüzeyinden aşağıya doğru sızması olayıdır. Toprak yüzeyine ulaşan yağış suları ya yüzeysel akış haline geçer ya da infiltrasyonla toprağa sızar. Yağış sularının infiltrasyonla toprağa sızan miktarının, yağış miktarına oranı, yağış şiddetinin infiltrasyon kapasitesini aşıp aşmamasına bağlıdır. Toprağın infiltrasyon kapasitesinin en yüksek olduğu yağışın başlangıcında, şiddeti yüksek bir yağmur fazla yüzeysel akışa neden olmazken, toprağın infiltrasyon kapasitesinin en düşük olduğu yağışın sonuna doğru, şiddeti yüksek bir yağmur aşırı yüzeysel akışlara neden olur. Şayet, yağışın şiddeti infiltrasyon kapasitesinden düşükse, bu durumda yağışın tamamı toprağa sızar. İnfiltrasyonla toprağa sızan suların bir kısmı toprak nemine eklenir, bir kısmı da yer altı ve taban suyu haline gelir.





Toprakların erozyon eğilimi; tamamen kendi bünyelerindeki çeşitli özelliklerden kaynaklanan, su ve rüzgar kuvvetlerine karşı direncini veya erozyona duyarlılığını gösteren bir niteliğidir.

  • Toprakların erozyon eğilimi; tamamen kendi bünyelerindeki çeşitli özelliklerden kaynaklanan, su ve rüzgar kuvvetlerine karşı direncini veya erozyona duyarlılığını gösteren bir niteliğidir.



Su erozyonu

  • Su erozyonu

  • Rüzgar erozyonu

  • Çığ erozyonu

  • Yerçekimi erozyonu

  • Buzul erozyonu



SU EROZYONUNA ETKİ EDEN FAKTÖRLER

  • SU EROZYONUNA ETKİ EDEN FAKTÖRLER





SU EROZYONUNA ETKİ EDEN FAKTÖRLER

  • SU EROZYONUNA ETKİ EDEN FAKTÖRLER









YÜZEY EROZYONU İLE MÜCADELE

  • YÜZEY EROZYONU İLE MÜCADELE

  • TERASLAR

    • İş gücü İle yapılan Teraslar
    • Makineli Teraslar
    • ÖRME ÇİT
    • ÇİZGİ OT EKİMİ
    • DİĞER TESİSLER
  • OYUNTU EROZYONU İLE MÜCADELE

  • EŞİKLER

    • Kuru Duvar eşikler
    • Örme Eşikler
    • Kafes Tel Eşikler
    • Çuvallı seddeler
    • Harçlı Yapılar


1-TERASLAR :Arazi üzerinde, meyil ve bölge hidroliği gereklerine göre aralıkları belli edilen, toprak ve suyu satıh üzerinde tutmaya yarayan, tesviye eğrilerine paralel (su tutucu) veya havzadan suyu erozyona sebep olmayacak şekilde dışarı boşaltan kanallardır.

  • 1-TERASLAR :Arazi üzerinde, meyil ve bölge hidroliği gereklerine göre aralıkları belli edilen, toprak ve suyu satıh üzerinde tutmaya yarayan, tesviye eğrilerine paralel (su tutucu) veya havzadan suyu erozyona sebep olmayacak şekilde dışarı boşaltan kanallardır.





















ÇALI DEMETLİ TERAS:

  • ÇALI DEMETLİ TERAS:

  • Çalı demetli teraslar meyilli, rüzgar erozyonuna hassas, ince kumlu yapıda, ince materyal taşınan yamaçların stabil hale getirilmesinde kullanılır. Yamaç arazide kazı tabanının içe doğru meyli % 10 olacak şekilde bir hendek açılır.

  • Bu hendek üzerine civardan temin edilen her türlü dallar demetler halinde yatırılır. Demetlerin ucu topraktan dışardadır. Daha sonra, bu terasın üzerine toprak çekilerek tam bir gradoni tipi terasa dönüştürülür.

  • Teras üzerinden toprak sıkıştırılarak % 35-40 meyil verilir. Daha sonra açılan çukurlara projesinde belirtilen fidanlar dikilir. Bu metotda kazık kullanılmamaktadır. Çalı demetli terasın üzerine fidan dikilecekse, çalı demetleri terasa yerleştirilirken, fidan dikilecek yerin çalı demetleri ile kapatılmamasına dikkat edilmelidir.









.

  • .





ÖRME ÇİT TESİSİ :

  • ÖRME ÇİT TESİSİ :

  • Toprağı gevşek çürük yamaçlarda, toprağın taşınmasını önlemek için çoğu yerlerde örme çitler yapılır. Bu çitler, yağmur sularının akışını yavaşlatarak toprağın aşınmasını ve taşınmasını önlerler.

  • Örme çitlerin inşaatında ince çapları 4-6 cm. olan 90-100 cm. boyunda kazıklar kullanılır. Çakılan kazıkların birbirine olan mesafesi 30-40 cm. olmalıdır. Sıralar arasındaki mesafe 1-1.5 metredir.

  • Kazık çakmada kılavuz kazık kullanılması ve toprağın tavda olması kazık çakılmasını kolaylaştırır. Ayrıca, sürgün verme özelliği olan kazıklar tercih edilmelidir.



ÖRME ÇİT :

  • ÖRME ÇİT :

  • Kazıkların üçte ikisi toprağa girmelidir. Toprağın gevşek ve yamaç eğiminin fazlalığı oranında kazıklar derin çakılmalıdır. Kazıklar yamaca ne tam düşey, ne de araziye dik olmalı bunun ikisinin arası yönde ve daha ziyade yukarı doğru çakılmalıdır

  • Örme çitlerin tesis zamanı genellikle İlkbahardır. Çünkü, ağaç budama bu mevsimde yapılır. Ayrıca, yağışların bol olması nedeniyle toprak yumuşak olduğu için kazıkların çakılması bu mevsimde daha kolaydır. Kazık çakma ve örme işlemleri tamamlandıktan sonra çitlerin arkası toprakla doldurulur ve üst kısımlarına da ağaç nevilerinden uygun olanları dikilir.





























Yüzey erozyonu devam etmesi halinde oyuntu erozyonuna dönüşür. Yüzeyden akan sular kanalize olunca oyulmalar meydana getirir ve böylece oyuntu erozyonu başlamış olur. Oyuntu ıslahı yapılacak yerlerde suların oyuntu alanına gelmeden akıtıcı bir hendekte toplayarak bir boşaltma kanalına veya bir dereye akıtılması gerekmektedir.

  • Yüzey erozyonu devam etmesi halinde oyuntu erozyonuna dönüşür. Yüzeyden akan sular kanalize olunca oyulmalar meydana getirir ve böylece oyuntu erozyonu başlamış olur. Oyuntu ıslahı yapılacak yerlerde suların oyuntu alanına gelmeden akıtıcı bir hendekte toplayarak bir boşaltma kanalına veya bir dereye akıtılması gerekmektedir.





Kuru Duvar Eşikler: Harçsız olarak inşa edilen enine yapılardır. Fazla su taşımayan mecralarda, küçük oyuntularda inşa edilirler.

  • Kuru Duvar Eşikler: Harçsız olarak inşa edilen enine yapılardır. Fazla su taşımayan mecralarda, küçük oyuntularda inşa edilirler.



Kuru duvar eşikler, harçsız olarak inşa edilen enine yapılardır. Fazla su taşımayan mecralarda, küçük oyuntularda inşa edilirler. Kuru duvar eşikler, genel olarak su toplama havzası 100 hektardan küçük olan derelerin (sel yarıntısı, sel dereciği) ıslahında kullanılır.

  • Kuru duvar eşikler, harçsız olarak inşa edilen enine yapılardır. Fazla su taşımayan mecralarda, küçük oyuntularda inşa edilirler. Kuru duvar eşikler, genel olarak su toplama havzası 100 hektardan küçük olan derelerin (sel yarıntısı, sel dereciği) ıslahında kullanılır.













Biyolojik Yapılar:

  • Biyolojik Yapılar:

  • Çalı Demetli Canlı Eşikler

  • Dere yataklarında kullanılacak enine yapıların tesisinde sürgün verme yeteneği yüksek canlı bitki malzemesi kullanılarak oluşturulan yapılardır.

  • Örme canlı eşik ve çalı demetli canlı eşik olmak üzere iki çeşittir. Oyuntu kenarları doğal şev açısına uygun düzeltilir. Oyuntu eksenine dik olarak 25-30 cm. derinliğinde ve 30 cm. genişliğinde bir hendek açılır.

  • Bu hendeğin içerisine 1.00-1.50 m. uzunluğunda, çapları 6-15 cm. olan kazıklar, 0.30-0.50 m. ara ile çakılır, bozuk meşe baltalıklarının imarında, seyreltme ve teklemelerden elde edilen Meşe, Söğüt veya Kavak dalları ile kazıkların arası örülür. Kazıkların en az üçte biri sürgün verecek ağaç türlerinden seçilmelidir. Kazıklar en az 1/3’ü toprağa girecek şekilde çakıldıktan sonra araları örülür ve sonra çitin arkası doldurulur ve gerekirse kazıklar latalarla veya tellerle birbirlerine bağlanır ve mansap tarafına çakılacak payandalarla kuvvetlendirilir











KAFES TEL EŞİK

  • KAFES TEL EŞİK

















Rüzgar erozyonu ile mücadele yöntemleri üç bölümde ele alınmaktadır:

  • Rüzgar erozyonu ile mücadele yöntemleri üç bölümde ele alınmaktadır:

  • 1- İDARİ ÖNLEMLER

  •    Eğitim

  •    Tarım alanlarının kabiliyet sınıfına uygun kullanılması

  •    Meralarda otlatmanın bitki örtüsünü bozmayacak şekilde yapılması

  •    Tarla kenarlarındaki vejetasyonun korunması

  •    Tarım alanlarında anızların yakılmaması

  • 2- KÜLTÜREL ÖNLEMLER

  •    Mevcut vejetasyonun korunması ve geliştirilmesi

  •    Bozulmuş mera alanlarının ıslahı ve münavebeli otlatma sistemi kullanılması

  •    Tarım alanlarında içinde baklagillerinde olduğu nöbetleşe ekim yönteminin kullanılması

  •    Tarım alanlarında uygun toprak işleme yöntemlerinin kullanılması

  •    Sulu tarım uygulamaları

  •    Çok yıllık yem bitkileri ekimi

  •    Tarım alanlarında nadas- hububat şeritvari ekim yönteminin kullanılması



 

  •  

  • 3- MEKANİK ÖNLEMLER

  •  

  •    Koruyucu orman kuşakları oluşturulması

  •    Rüzgar perdeleri tesisi

  •    Kumul tespit çalışmaları 



 

  •  

  • KUMUL TESBİT ÇALIŞMALARI

  •     1. Ön Kumul Oluşturma

  • 2. Yüzeysel Kum Hareketlerinin Önlenmesi

  • Cansız materyal ile stabilizasyon

  • Dal örtüsü sermek

  • Çit sistemi kurmak

  • Canlı materyal İle stabilizasyon

  • Otlandırmak

  • Çalılandırmak

  • 3.Daimi Stabilizasyon(Ağaçlandırma)



































































Birçok ülkede başta toprak ve su muhafazası,

  • Birçok ülkede başta toprak ve su muhafazası,

  • Maden işletmelerinin atık sahalarında, yol şevleri ve baraj havzalarında toprak stabilizasyonu ve toprak ıslahı amaçlı,

  • Köklerinden elde edilen aromatik yağlardan parfüm ve kimya endüstrisinde,

  • Tıbbi olarak (aromaterapi) ,

  • Vegetatif aksamı kağıt endüstrisinde ham madde olarak; yaprakları ise hasır ve sepet yapımında ,

  • Hayvan yemi ve malç malzemesi,

  • Bitki rotasyon bitkisi olarak değerlendirilebilmektedir.



Gramineae familyasından olup, 12 adet türü bulunmaktadır ve ortalama ömrü 40 yıldır.

  • Gramineae familyasından olup, 12 adet türü bulunmaktadır ve ortalama ömrü 40 yıldır.

  • Asya, Afrika ve Güney Amerika’da yarı karasal ve tropikal alanlarda yayılış göstermektedir.

  • Avrupa’da Fransa, İspanya, İtalya, İngiltere, Portekiz gibi ülkelerde de yetiştirilmektedir.



Ülkemizde ilk olarak Muhammet KILCI tarafından 1998 yılında İtalya’nın Sicilya Adasının Catania bölgesinden getirilerek, İzmir/Karşıyaka’da üretilmeye başlanmıştır

  • Ülkemizde ilk olarak Muhammet KILCI tarafından 1998 yılında İtalya’nın Sicilya Adasının Catania bölgesinden getirilerek, İzmir/Karşıyaka’da üretilmeye başlanmıştır

  • Daha sonra bitkinin Ege Bölgesinde farklı toprak ve iklim koşullarına adaptasyonunun belirlenmesi için TÜBİTAK destekli bir proje gerçekleştirilmiştir (TOGTAG 2883).



Saz görünümlü olup, boyu 2 m’ye, taç genişliği ise 1 m’ye ulaşabilmektedir.

  • Saz görünümlü olup, boyu 2 m’ye, taç genişliği ise 1 m’ye ulaşabilmektedir.

  • Kardeşlenme yeteneği yüksektir.

  • Saçak köklü olup, yumak oluşturan kökleri uygun koşullarda 3 m derinliğe kadar gidebilmektedir.

  • Yaprakları ortalama 75 cm uzunluğunda, 8 mm genişliğinde, ince uzun görünümlüdür.

  • Çiçekler erguvan-bordo renginde, salkım şeklindedir. Çiçeklenme zamanı yaz sonudur.

  • Tohumları çevresel koşullara hassas olup, çimlenme yüzdesi düşüktür. Bu nedenle üretimi, kardeşlerin ayrılması ve çeliklerin köklendirilmesiyle yapılmaktadır.





Vetiver bitkisinin önemli kullanım yerlerinden birisi de toprak-su muhafazası çalışmalarıdır:

  • Vetiver bitkisinin önemli kullanım yerlerinden birisi de toprak-su muhafazası çalışmalarıdır:

  • Yağmur suyunun akış hızını %60-70 azaltabilmektedir.

  • Yıllık yağışın 689 mm olduğu bir yerde toprak kaybını % 89, su kaybını % 57 oranında azalttığı,

  • Yıllık 1240 mm yağış alan bir başka alanda ise yüzeysel akışla meydana gelen toprak kaybını %11,6’dan % 3,6’ya düşürdüğü belirtilmektedir.



Tuzluluk ve pH açısından geniş toleransa sahip olup, her tür toprakta yetişebilmektedir.

  • Tuzluluk ve pH açısından geniş toleransa sahip olup, her tür toprakta yetişebilmektedir.

  • Kuraklığa, uzun süre su altında kalmaya ve sele dayanıklıdır.

  • Topraktaki ağır metallere ve tarım ilaçlarının artıklarına yüksek toleranslıdır.

  • Yangın ve otlatmaya karşı dayanıklıdır.

  • Geniş bir iklim rejiminde yetişebilmektedir (-10 C ile 48 C sıcaklık, 200-6000 mm yıllık yağış miktarları).

  • Çok meyilli alanlarda kullanılabilmektedir.







Materyal

  • Materyal

  • Çalışma alanı, Seferihisar ilçesi Doğanbey Köyü sınırları içinde yer alan orman alanıdır.

  • Bu alan 2009 yılında yangın geçirmiş, 2010 yılında yeniden ağaçlandırılmıştır.

  • Alanda hakim anakaya fillattır.

  • Bu sahanın içinde bir dere yatağı seçilerek Vetiver dikilmiştir.

  • Derenin su toplama alanı 21 ha olup, başlangıç noktası 222 m, bitiş noktası 181 m rakımdadır.

  • Dere yatağının uzunluğu 561 m’dir.







Seferihisar Meteoroloji İstasyonunun uzun dönemli ölçümlerine göre (1933-2002 ) ortalama yıllık toplam yağış miktarı 582,4 mm’dir.

  • Seferihisar Meteoroloji İstasyonunun uzun dönemli ölçümlerine göre (1933-2002 ) ortalama yıllık toplam yağış miktarı 582,4 mm’dir.

  • Ortalama nispi nem % 63, ortalama sıcaklık 16,3 oC, en düşük sıcaklık – 17,5 oC (Ocak 1942), en yüksek sıcaklık 45,1 oC (Temmuz 1933).

  • Çalışmanın gerçekleştirildiği 2010 yılında ortalama yağış miktarı 979 mm olup, bu yağışın 308,7 mm’si Ekim ayında meydana gelmiştir. Bu ay içinde bir gün çok kuvvetli sağanak yağış olmuştur (178 mm /19.10.2010).



  • Vetiver fidanları dere yatağında 15-20 cm ara ile su akış yönüne dik olarak dikilmiştir (Nisan ayı sonunda toplam 3300 adet bitki).

  • Aralık ayında bitki sıralarının ön ve arka taraflarında biriken sedimentin miktarı belirlenmiştir.

  • Sediment örnekleri alınarak analiz için karma hale getirilmiştir.

  • Sediment örnekleri alınarak öncelikle 2 mm’lik elekten elenmiş, elek üstü ve elek altı materyal ayrılmıştır. Alınan örneklerin hacim ağırlıkları gr/cm3 olarak belirlenmiştir.

  • Analiz Yöntemleri: Tepkime (pH) ve tuzluluk (E.C.) 1/2,5 oranında toprak-su süspansiyonunda, organik madde Walkley-Black Yaş Yakma Yöntemi, tekstür Bouyoucos Hidrometre Yöntemi, toplam azot Kjeldahl Yöntemi, fosfor Olsen Yöntemi, potasyum, kalsiyum ve sodyum Nötr 1N Amonyum Asetat Yöntemi ile belirlenmiştir (Gülçur, 1974).





Fidanların Gelişim Durumları

  • Fidanların Gelişim Durumları

  • Nisan ayı sonunda dikilen fidanlar Haziran’da kardeşlenmeye başlamış ve sıra üzerinde fidanlar arasındaki boşlukları Eylül ayında kapattıkları gözlenmiştir.

  • Aralık ayında her bir fidan 1-1,5 m boya ulaşmış ve 50-100 kardeşli bireyler haline gelmiştir.





Saha Mayıs – Eylül ayları arasında toplam 50,5 mm yağış almış ve dere yatağında herhangi bir taşınma gözlenmemiştir.

  • Saha Mayıs – Eylül ayları arasında toplam 50,5 mm yağış almış ve dere yatağında herhangi bir taşınma gözlenmemiştir.

  • Ekim ayında mevsimsel yağışlar başlamış ve bu ay içinde bir günde 178 mm ekstrem yağış almıştır.

  • Kasım - Aralık aylarında devam eden yağışlı periyot sonunda fidanlarca tutulan sediment miktarı, yapılan ölçümlerle dere yatağı boyunca belirlenmiştir.

  • 21 ha’lık havzada 8 ay içinde dere yatağında tutulan sedimentlerin derinliği fidan sıralarına göre değişmekte olup, bu derinliğin 15-50 cm aralığında ve ortalama 28,5 cm olduğu belirlenmiştir.

  • Kaba malzemeler çoğunlukla fidan sıralarının önünde birikirken, ince malzemeler daha çok sıraların arkasında birikmiştir. Böylece dere yatağı boyunca toplam 646 m3 (784,2 ton) sediment tutulmuştur.Buna göre toplam tutulan sedimentin 284,24 m3 ’ü (345 ton) kaba malzeme (taş, çakıl), 361,76 m3’ü (439,2 ton) ince malzeme (kum, kil, toz) olarak hesaplanmıştır.

  • Hektar başına tutulan sediment miktarı ise 30,76 m3’tür (37,3 ton).

  • Sedimentlerin ortalama hacim ağırlığı 1,214 gr/cm3 olarak belirlenmiştir.









Bu çalışma ile ağaçlandırma sahası içinde küçük bir dere havzasında vetiver ile yapılan bitkilendirme ile önemli miktarda sediment (646 m3; 784,2 ton) ve besin elementleri tutulduğu ortaya konmuştur:

  • Bu çalışma ile ağaçlandırma sahası içinde küçük bir dere havzasında vetiver ile yapılan bitkilendirme ile önemli miktarda sediment (646 m3; 784,2 ton) ve besin elementleri tutulduğu ortaya konmuştur:

  • 6250,4 kg organik madde,

  • 312,5 kg azot,

  • 12,9 kg fosfor,

  • 34,8 kg potasyum,

  • 2937,6 kg kalsiyum ve

  • 22,6 kg sodyum

  • (Toplam 9570,8 kg).

  • Bugüne kadar ülkemizde birçok bitki türü erozyonla mücadelede kullanılırken, bu çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, Vetiver bitkisinin de sediment taşınımını engellemede alternatif bir tür olarak göl, gölet ve baraj havzalarında, orman içi ve dışındaki erozyona açık alanlarda kullanılabileceği belirlenmiştir.






Yüklə 446 b.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə