Cumhuriyet dönemi edebiyat topluluklari yedi Meşaleciler



Yüklə 445 b.
tarix26.05.2018
ölçüsü445 b.
#51659



CUMHURİYET DÖNEMİ EDEBİYAT TOPLULUKLARI

  • Yedi Meşaleciler

  • Serbest

  • Garip

  • Hisarcılar

  • Özelikleri var; test kitaplarında..

  • Bir de edebi metinler kitabına girmiş her yazarı değerlendirelim..



1923-1940 ARASI GENEL ÖZELLİKLERİ

  • S. Fünun, F. Ati, Milli edebiyat dönemlerden kalma bazı sanatçılar eser vermeye devam etti: A. H. Tarhan, A. Rasim, H. R. Gürpınar, A. Haşim, M. Akif, F. Nafiz, Y. Kadri, H. Edip…

  • Anadolu’ya daha fazla yer verilip Kurtuluş Savaşını anlatan romanlar yazılmaktadır: Yaban, Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye…

  • Cumhuriyetin ilan edilmesi, Atatürk ilke ve inkılapları, yeni kurumlar, yeni harflerin kabulü, yeni eğitim sistemi, sosyal yapıdaki değişiklikler bu dönem edebiyatına damgasını vurdu.

  • Bu dönemin şiir anlayışı Millî edebiyatın şiir anlayışından farklı değildir; konu biraz daha gelişmiş Atatürk ilke ve inkılapları, cumhuriyet rejimi de şiirlerde işlenir olmuştur.

  • Dil konusunda eski yeni tartışması sona erip sadeleşme siyasal bir politika olmuştur. TDK gibi kurumlar kurulmuş.

  • Halk şiirlerinden yararlanıp hece ölçüsüne ağırlık verilmiştir.

  • Milli edebiyat döneminde sempati duyulan halk sanatları, halk şairleri tanıtılıp daha kapsamlı bir şekilde sanata dahil edildi.

  • Harf devrimi ile birlikte Batı ile daha yakından tanınınmış; Batıdaki yenilikler ve akımlar edebiyata uygulanmıştır.

  • Edebiyat anlayışları farklı değişik gruplar ortaya çıktı: Beş Hececiler, Yedi Meşalecileri, Memleket Edebiyatı, Serbest Şiir anlayışını devam ettirenler, Mistik ve Ruhçu anlayışta olanlar….









1940 ve SONRASI GENEL ÖZELLİKLERİ

  • Türkiye’de (Atatürk’ün ölümü, tek partili ve çok partili sisteme geçiş) ve dünyada (II. Dünya savaşı, bulanımlar, fikir hareketleri) büyük değişmeler yaşandı; bu değişmeler edebiyata da yansıdı.

  • Edebiyatta ve sanatta çeşitlilik daha da artı; Batı edebiyatı daha yakından takip edildi.

  • Şiirin ve romanın konusu genişledi; sıradan konularda şiire konu edildi.

  • Kafiye, ölçü, biçim önemsiz görülüp (Garipçiler) daha serbest, kuralsız şiirler yazıldı.

  • Garip, İkinci Yeniler, Hisarcılar, Toplumsal gerçekçiler, Gerçeküstücüler gibi şiir akımları görüldü.

  • Halkı ve köyü gerçekçi bir bakış açısıyla anlatan hikaye ve romanlar yazıldı; sosyalcilik bakış açısıyla sorunlar irdelendi.

  • Bir tarafta şiirin kurallarını önemseyen millî ve manevî değerleri ön plana çıkaran yazar ve şairler; diğer tarafta sosyalist bakış açısıyla memleket sorunlarını dile getirenler; diğer tarafta sadece sanatla ilgilenen bir grup ortaya çıktı.



YEDİ MEŞALECİLER

  • Kenan Hulusi Koray

  • Cevdet Kudret Solok

  • Muammer Lütfi Bahşi

  • Sabri Esat Siyavuşgil,

  • Yaşar Nabi Nayır

  • Vasfi Mahir Kocatürk

  • Ziya Osman Saba

  • 1. Yeni bir edebiyat, farklı bir şiir anlayışı oluşturmak için toplanmıştır.

  • 2. Sanat için sanat görüşünü benimsediler.

  • 3. Geleneksel temalar yerine yeni temalar bulup işlemeyi amaçladılar.

  • 4. “Samimîlik, canlılık ve devamlı yenilik” ilkelerini benimsediler.

  • 5. Beş Hececiler’e karşı çıkıp Fransız edebiyatını örnek alacaklarını bildirdiler; ancak kendileri de Beşe Hececiler’in yolundan gitmişlerdir.

  • 6. Fecr-i Aticilere benzeyen bu grup Türk şiirine herhangi bir yenilik getirmeden edebiyatın değişik alanlarına yöneldiler.



ZİYA OSMAN SABA

  • Bireysel konulara ağırlık verdi: çocukluk, ev, aile sevgisi, yoksulluk, Allah’a kulluk, ölüm, ahret, mutluluk…

  • Dili gayet sade ve basittir.

  • Hece ölçüsüyle ve serbest şiirler yazdı.

  • Yedi Meşelacilerin şiire en sadık, en üretken şair ve yazarıdır.

  • Şiir: Sebil ve Güvercinler, Nefes Almak, Geçen Zaman

  • Öykü: Değişen İstanbul, Mesut İnsanlar Fotağrafhanesi

  • Çeviri: Goncourt Kardeşler’den çeviriler



CEVDET KUDRET SOLOK

  • Önce hece ölçüsüyle, bireysel duygularını ve karamsarlıklarını anlattı; sonra serbest ama kafiyeli şiirler yazdı.

  • Şiir, öykü ve roman türünde eser veren yazar daha çok inceleme yazılarıyla tanındı.

  • Türkçenin sadeleşmesi taraftarı oldu; ama ölçünün elden kaçırılmamasını savundu.

  • Eleştirel yöntemle hazırladığı ve açıkladığı eserler beğenildi.

  • Roman: Süleyman’ın Dünyası

  • Hikaye: Sokak

  • Tiyatro: Tersine Akan Nehir, Rüya İçinde, Kurtlar

  • Şiir: Birinci Perde

  • İnceleme: Türk Edebiyatında Hikaye ve Roman, Örneklerle Edebiyat Bilgileri, Türk Edebiyatı (Ders Kitapları)



SABRİ ESAT SİYAVUŞGİL

  • Şiire Yedi Meşelacilerle başladı; sonra gruptan ayrılarak daha çok çeviri, inceleme ve araştırmalarıyla edebiyat yaşamına devam etti.

  • Mesleğine (psikolojiiye) sadık kalmak için şiire uzak durup çeviri ile uğraşmıştır.

  • Çevresinde gördükleirni fotoğraf gerçekçiliğiyle şiire yansıtmıştır.

  • Şiir: Odalar ve Sofalar

  • Çeviri:

  • Roman:



YAŞAR NABİ NAYIR

  • Edebiyata, Yedi Meşalecilerle şiirle girdi.

  • Hemen hemen bütün türlerde eser verdi.

  • Edebiyatımızda yayıncılığıyla, adıyla özdeşleşen Varlık dergisiyle şöhret kazandı.

  • Şiirleri dönemin biçim özelliklerini taşır.

  • Gözleme yer vermediği şiirlerinde bir derinlik yoktur.

  • Şiir: Onar Mısra, Kahramanlar

  • Roman: Adem ile Havva, Bir Kadın Söylüyor

  • Tiyatro: Köyün Namusu, İnkılap Çocukları

  • İnceleme: Dost Mektupları, Atatürkçülük Nedir…



VASFİ MAHİR KOCATÜRK

  • Yedi Meşaleci şairlerden biridir.

  • Halk şiirinin biçimsel özelliklerinden yararlanarak hece ölçüsüyle, lirik, epik, milli şiirler yazdı.

  • Manzum tiyatrolar yazdı.

  • Sanatçı olmaktan çok, edebiyat araştırmacısı yönüyle tanındı.

  • Şiir: Tunç Sesleri, Geçmiş Geceler, Bizim Türküler, Ergenekon

  • Tiyatro: Sanatkar, Yaman

  • İnceleme: Divan Şiiri Antolojisi, Türk Edebiyatı Tarihi, Yeni Türk Edebiyatı



GARİP AKIMI Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rıfat

  • Sürrealizmden etkilendiler.

  • Akımın kuramcısı O. Veli; öldükten sonra M.C ve O. R. yeni bir şiir söyleyişine (kapalı, imgesel şiire) yöneldiler.

  • Şiir ölçü ve uyaktan kurtarılmalıdır.

  • Şiirde asıl olan şey söyleyiştir; dildeki her sözcük şiire girmeli; şairanelikten uzak durmalıdır.

  • Şiir dili halkın konuştuğu dil olmalı.

  • Şiirde edebi sanatlara yer verilmemeli.

  • Şiirde esprili, nükteli, şaşırtmaya dayalı bir anlayış benimsenebilir.

  • Günlük yaşamdaki her şey şiire konu edilebilir.

  • Şiirde en basit en, en sıradan olaylar ve kişilerden bahsedilebilir.



ORHAN VELİ KANIK

  • Garip şiir akımın öncüsü ve kuramcısıdır.

  • Geleneksel şiir anlayışına karşı çıkmıştır.

  • Cumhuriyet dönemi şiir anlayışında bir çığır açtı.

  • Şairanelikten ve edebiyat yapmaktan kaçınır.

  • Edebi sanatlara ve kafiyeye karşıdır.

  • Yalın bir halk diliyle, nükteli, esprili şiirler yazı.

  • La Fontaine’ın fabllarını şiirleştirdi; Nasreddin Hoca fıkralarını şiirleştirdi.

  • Şiirlerinde, yaşamında görülen “avarelik” görülür.

  • Şiirlerinde günlük yaşamı konu edinir.

  • Yer yer alacı bir üslûbu vardır.

  • Şiir: Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Garip( önsözünde şiir görüşlerini bildirdi)

  • Yenisi, Karşı,

  • Çeviri: La Fontaine Masalları



MELİH CEVDET ANDAY

  • Garip akımın öncülerindendir.

  • O. Veli ölünce kapalı ve imgesel şiire yöneldi.

  • Söz oyunlarından kaçınıp basit bir dille şiirler yazmıştır.

  • Sözcük seçiminde dil devrimi ilkelerine uyar; gerektiğinde sözcük türetmekten çekinmez.

  • İlk şiirlerinde görülen romantiklikten sıyrılarak şiirlerine aklın egemenliğine bıraktı.

  • Düz yazılarında şiirsel, esprili, yoğun bir dil kullandı.

  • En çok şiiri önemseyen şair; fıkra, makale, deneme, çeviri, gezi, roman gibi bir çok türde eser verdi.

  • Şiir: Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafhane, Kolları Bağlı Odysseus, Teknenin Ölümü..

  • Deneme: Doğu-Batı, Konuşarak, Yasak

  • Roman: Aylak, Raziye



OKTAY RIFAT HOROZCU

  • O. Veli öldükten sonra Garip şiirinden ayrıldı; “toplum için sanat” görüşünden “sanat için sanat” çizgisine kaydı.

  • Şiir dili mecazlarla yüklüdür; deyimlerden ve halk söyleyişlerinden yararlanmıştır.

  • Bireyci, toplumcu, gerçeküstücü akımların penceresinde dünyayı seyredip sözcüklerle ressamlar gibi tablolar çizer.

  • Şiirlerinde sürekli bir değişim görülebilir.

  • Folklora şiirlerinde yer veren sanatçı fabllar yazdı.

  • Şiir: Yaşayıp Ölmek, Güzelleme, Elleri Var Özgürlüğün, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler

  • Tiyatro: Birtakım İnsanlar, Kadınlar Arasında



İKİNCİ YENİ EDEBİYAT TOPLULUĞU

  • Garip akımın sıradan, renksiz, üç beş dizelik, fıkramsı şiirlerine tepki olarak doğdu.

  • 1. Şiirde önemli olan sözcüklerin anlamı değil, söyleniş özelliğidir.

  • 2. Sözcüklerin sözlük anlamı değil, şairlerin onlara kazandıracağı hayal ve buluşlar önemlidir.

  • 3. Şiirde öyküleyici anlatıma yer verilmemeli; şiir öteki türlerden hem biçim hem de içerik yönünden kesin çizgilerle ayrılmalıdır.

  • 4. “Ahlak, erdem, gerçek ve toplum” gibi konuların anlatımı için şiir araç olamaz.

  • 5. Şiir dili konuşma dilinden ayrı olmalı; şiirin kendine özgü bir dili olmalı.

  • Kısaca; A. edebi sanatlara özgürlük, B. imgeye kapıları sonuna kadar açmak, C. aydınlara seslenmek, D. konuyu ve olayı şiirden atmak..

  • Cemal Süreyya

  • Edip Cansever

  • Sezai Karakoç

  • Ece Ayhan

  • Turgut Uyar

  • İlhan Berk

  • Ülkü Tamer



HİSARCILAR

  • 1950’den sonra Mehmet Çınarlı’nın çıkardığı Hisar dergisinin etrafında toplandılar.

  • Garipçilere tepki gösterdiler.

  • Milli ve manevi değerlere dayalı bir şiir anlayışını savundular.

  • Ölçü ve uyak gibi biçim öğelerini önemsediler.

  • Aşk, doğa ve yurt sevgisi gibi temaları işlediler.

  • Mehmet Çınarlı

  • İlhan Geçer

  • Munis Faik Ozansoy

  • Mustafa Necati Karaer

  • Yavuz Bülent Bakiler



TOPLUMSAL GERÇEKÇİLER

  • 1950’den sonra oluşan bu akım Daha çok öykü ve romanda başarı sağladı.

  • Sanatı yurt gerçeklerini vermede kullandılar; sosyalist bir bakış açısıyla bu sorunlara çözüm sundular; sanatlarını da bu görüşü yaymak için araç olarak kullandılar.

  • Konuşma dilini kullandılar; kahramanlarını bazen seçtikleri yere özgü konuşturdular.

  • Betimlemede çok başarılıdırlar.

  • Konularını köy ve köylü sorunlarından, işçi sınıfının sorunlarında seçtiler.

  • 1. Kemal Tahir

  • 2. Orhan Kemal

  • 3. Yaşar Kemal

  • 4. Haldun Taner

  • 5. Necati Cumalı

  • 6. Sabahattin Ali (ilk)

  • 7. Memduh Şevket Esendal



KEMAL TAHİR 1910-1973

  • Ortaöğrenimini yarıda bırakan sanatçı; gazetecilik yapmış; siyasi düşüncelerinden dolayı da farklı illerde 12 yıl hapis yattı.

  • Toplumsal gerçekçi yazarlardandır; nehir romanları vardır.

  • Konularını, Çankırı, Çorum civarından, Cezaevi günlerinden, Kurtuluş Savaşı’ndan, eşkıya hikayelerinden seçen yazar; köyü ve köylü sorunlarını kuvvetli bir gözlemle ve gerçekçi ve bilimsel bir yöntemle işledi.

  • “Sahici Türk romanı işçimizle köylümüzün realitesinden çıkacaktır.” görüşündedir.

  • Canlı ve rahat bir anlatımı vardır.

  • Şiir denemeleri, macera ve dedektif romanları da yazdı.

  • Osmanlı’nın sosyal hayatı ve devlet yapısını romanlarında işlemiştir.

  • Roman: Devlet Ana (Osmanlı’nın kuruluşunu anlatır), Yorgun Savaşçı (Kurtuluş savaşını anlatır), Kurt Kanunu, Esir Şehrin Mahpusu, Esir Şehrin İnsanları, Bozkırdaki Çekirdek, Köyün Kamburu, Kelleci Memet…



ORHAN KEMAL (1914-1970)

  • Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü’dür.

  • Adana doğumlu olan yazar; sıkıntılı bir çocukluk yaşamış, öğrenimini yarıda bırakarak pamuk fabrikalarında işçilik, dokumacılık yapmış; katip olarak çalıştı; sonra İstanbul’a gelerek yazarlığa başladı.

  • Eserlerinde toplumsal gerçekçilik bakış açısıyla yoksul insanların (işçi, ırgat, mahpus, bekçi, çöpçü…) aşklarını, acılarını, geçim sıkıntılarını işledi.

  • Hikâye ve romanlarında hayatın değişik yönlerini ve kişilerini işledi; eserlerinde bir yandan Anadolu’yu diğer taraftan büyük şehir hayatını işledi.

  • Kişileri konuşturmada çok başarılı olan yazarın yalın ve canlı bir anlatımı vardır.

  • Hikâye: Ekmek Kavgası, Sarhoşlar, Grev, 72. Koğuş, Arka Sokak, Kardeş Payı...

  • Roman: Bereketli Topraklar Üzerinde, Avare Yıllar, Murtaza, Baba Evi, Hanımın Çiftliği, Gurbet Kuşları, Kanlı Topraklar...



YAŞAR KEMAL (1922-)

  • Asıl adı Kemal Sadık Göğceli’dir.

  • Adana’da doğan yazar; çocukluğunda birçok işte çalıştı, İstanbul’a gelerek gazeteciliğe başladı.

  • Sanat hayatına şiirle girdi; asıl ününü romanlarıyla sağladı.

  • Anadolu folklorundan ve efsanelerinden ve halk hikayelerinden yararlandı.

  • Alışılmışın dışından köy romanları yazdı.

  • Romanlarında daha çok Çukurova ve Toroslar’ı mekan seçti.

  • Kişilerin iç dünyalarını, doğayı ve halkı sanatlı, destansı ve şiirsel bir dille anlattı.

  • Temiz bir Türkçesi şiirsel bir üslubu olan yazar, kahramanlarını yerli dilleriyle birlikte ele alır.

  • Uluslararası birçok ödül aldı.

  • Roman: İnce Memed, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu, Çakırcalı Efe, Orta Direk, Yusufçuk Yusuf, Yılanı Öldürseler…

  • Öykü: Sarı Sıcak

  • Röportaj: Peri Bacaları, Bu Diyar Baştan Başa



HALDUN TANER (1916-1986)

  • Kişinin yaşayış özelliklerinden hareketle kişilerdeki eksik aksak yönleri ironik bir dille işledi.

  • Öykülerinde meddah geleneğinden yararlandı; eski ve yeni yaşam arasında kalmış insanları, sonradan görme tipleri, hayata uyum sağlayamayanları çeşitli yönleriyle (kaygı,eksiklik, sevinç, alışkanlık) anlattı.

  • Toplumsal gerçekçi bakış açısıyla toplumun aksak, bozuk, düzensiz, eksik yönlerini kişilerden hareketle işledi.

  • Birçok tiyatro eseri yazdı ve tiyatromuzu bir adım daha ileri götürdü.

  • Eleştiriyi güldürüyle yoğurmasını bildi; seyirciyi hem güldürdü; hem şaşırtarak düşündürdü.

  • Öykü: On İkiye Bir var, Yaşasın Demokrasi, Sancho’nun Sabah Yürüyüşü,Tuş, Şishaneye Yağmur Yağıyordu..

  • Tiyatro: Keşanlı Ali Destanı, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı, Gözlerimi Kaaparım Vazifemi Yaparım, Günün Adamı



NECATİ CUMALI (1921-2001)

  • Şiirleriyle şöhret kazan sanatçı; öykü, roman ve tiyatro türünde önemli eser verdi.

  • Şiirlerinde; yaşama sevinci, aşk, sevgi temalarını; diğer eserlerinde Anadolu insanının sorunlarını işledi.

  • Şiirlerinde ölçü ve kafiye kullanmadı.

  • Tiyatrolarında Karagöz ve orta oyunundan yararlandı.

  • Süsten ve mecazdan uzak, iç ve dış gözlemlerini yansıtan bir anlatımı vardır.

  • Şiir: Harbe Gidenin Şarkıları, Yağmurlu Deniz, Güzel Aydınlık, Başaklar Gebe, Mayıs Ayı Notları

  • Öykü: Susuz Yaz, Yalnız Kadın, Kente İnen Kaptanlar, Ay Büyürken Uyuyamam

  • Roman: Tütün Zamanı, Aşk da Gezer,

  • Tiyatro: Nalınlar, Acı Tütün, Aşk De Gezer, Zeliş, Boş Beşik, Derya Gülü, Yağmurlar ve Topraklar, Ezik Otlar, Vur Emri

  • Deneme: Senin İçin Ey Demokrasi



SEBAHATTİN ALİ

  • Toplumsal gerçekçi roman ve öyküleriyle tanındı; bu akımın öncüsü oldu.

  • Aziz Nesin’le çıkardığı Markopaşa vb. politik-mizah dergilerinde hırçın yazılar yazdı.

  • Konusunu daha çok Anadolu’dan alır;

  • İnsanlar arasındaki eşitsizlikleri, toplumsal bozuklukları, sınıf mücadelesini gerçekçi ve eleştirel bir bakışla açısıyla ve gözlemle dile getirdi.

  • Halk dili ve folklar kaynaklarıyla donatılmış canlı ve güzel bir dili vardır.

  • Roman: Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu Madonna

  • Öykü:



MEMDUH ŞEVKET ESENDAL (1883-1952)

  • Güçlü bir gözlemle toplum hayatındaki aksaklıklara ve “topluma ayna tutmuştur”.

  • Konuşma dilini kullandığı dili temiz; anlatımı güçlüdür.

  • Çehov tarzının (kesit/ durum öyküsü) ve modern öykücülüğün önemli temsilcisidir.

  • Siyasetle uğraşan sanatçı edebî kişiliği ile siyasî kişiliğini karıştırmamak için hikayelerini takma adla yazdı.

  • Büyük davalar peşinde koşmayan küçük sıradan insanların yaşamını konu edindi.

  • Seçtiği kişiler o kadar canlıdır ki hayatta her an karşımıza çıkacak gibidirler.

  • Olayları geçmiş zamana aitmiş gibi değil de şimdi yaşanıyomuş gibi anlatır.

  • En karışık, en dolambaçlı meseleleri dahi basit bir dille başarılı bir şekilde anlattı.

  • Romanları: Ayaşlı ve Kiracıları, Vassaf Bey.

  • Hikâyeleri: Otlakçı, Hava Parası, Mendil Altında, Temiz Sevgiler, Ev Ona Yakıştı



AZİZ NESİN (1915-1995)

  • Mizah dalında dünyaca ünlü eserler verdi.

  • Toplumun aksayan ve mizaha uygun yönlerini mizahî bir üslupla yerdi.

  • Kolay ve çok yazan bir yazardır.

  • Birçok türde (roman, öykü,tiyatro, mizah) birçok eser vermiş (50’den fazla) bir yazardır.

  • Öykü: Yedek Parça, Fil Hamdi, Damda Deli var, Ah Biz Erkekler, Namus Gazi, Ölmüş Eşek

  • Roman: Gol Kralı, Zübük, Şimdiki Çocuklar Harika, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

  • Tiyatro: Hakkımı Ver Hakkı, Fırçaların Savaşı

  • Gezi: Dünya Kazan Ben Kepçe



NAZIM HİKMET RAN (1902-1963)

  • Sosyalist akımın en güçlü şair ve yazarıdır.

  • Çok değişik maceralı, hapisli, aşklı, sürgünlü bir yaşam sürdü. 1950’de aftan yararlanarak Rusya’ya kaçtı; rahat fakat huzursuz bir yaşam sürdüğü Moskova’da öldü.

  • Yaşamı birçok aşk macerasıyla geçen Nazım’ın en büyük aşkı delicesine bağlandığı komünizm ideolojisidir: “Ben Sovyetler Birliği’nin çocuğuyum, Beni Stalin yarattı”

  • Memlekette bütün değerleri yok sayan, bütün putları (N. Kemal, T. Fikret, A. Hamit) yıkan, burjuvaziye karşı çıkan bir cereyan başlattı.

  • Şiir dili sadedir; kuralsız bir şiir anlayışı vardır.

  • Fütürizmin (makineleşme, hız, savaşın güzelliği, uçağa, trene, gemiye övgü) temsilcilerindendir.

  • Birbirinden farklı şiir evreleri olan şair; Anadola’yu sefaleti ve yoksulluğuyla anlatmış; çözümü hızda ve makinede (komünizm) görmüştür.

  • Şiir: 835 Satır, Jokond ile Si-Ya-u, Şeyh Bedrettin Destanı, Rubailer, Memleketimden İnsan Manzaraları, Kurtluş Savaşı Destanı, Dört Hapishaneden

  • Tiyatro: Kafatası, Ferhad ile Şirin, Kadınların İsyanı, Demokles’in Kılıcı, Unutulan Adam, Bir Ölü Evi yahut Merhumenin Hanesi

  • Roman: Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, Kan Konuşmaz

  • Masal: Sevdalı Bulut

  • Fıkra: İt Ürür, Kervan Yürür

  • Mektup: Oğlum Canım Evladım Memedim,Nazım İle Piraye, Va-Nu’lara Mektuplar, Kemal Tahir’e Mahpusaneden Mektuplar



ATTİLA İLHAN (1925-2005)

  • Adını 1946 CHP şiir yarışmasında ikinci olan “Cebbar Oğlu Mehemmed” şiiriyle duyurdu.

  • Şiirlerinde romantik bir duyarlıkla toplumsal gerçekçi bir bakışla çağımıza ayna tutar.

  • Düşüncelerinde inatçı, sert çıkışlar yapan, anılara sığınan bir karakteri vardır.

  • Aşk, intihar, içki, ölüm, kavga, kahramanlık gibi bireysel, insanlık sevgisi, barış, özgürlük, gelecek inancı gibi toplumsal temalarını işledi.

  • Değişik çizgilerde öz ve biçimlerde şiirler yazdı; Divan şiiri biçimlerinden ve mazmunlarından yararlandı. Lirik ve destansı bir özellikte şiirler yazdı.

  • Canlı konuşma diline, argoya, halk deyimlerine eserlerinde yer verdi; yabancı sözcükleri kullanmaktan çekinmedi.

  • Toplumsal gerçekçi bir bakışla yazdığı romanları vardır.

  • Şiir: Ben Sana Mecburum, Duvar, Elde Var Hüzün, Yağmur Kaçağı, Sisler Bulvarı, Bela Çiçeği, Yasak Sevişmek

  • Roman: Kurtlar Sofrası, Zenciler Birbirine Benzemez, Sokaktaki Adam, Sırtlan Payı, Bıçağın Ucu, Fena Halde Leman, Dersaadet’te Sabah zanları

  • Gezi: Abbas Yolcu, Batı’nın Deli Gömleği

  • Senaryo: Kartallar Yüksekten Uçar, Sekiz Sütuna Manşet, Yarın Artık Bugündür

  • Fıkra: Yanlış Kadınlar, Yanlış Erkekler, Sağım Solum Sobe

  • Deneme ve Anı: Hangi Sol, Hangi Batı, Hangi Sağ, Faşizmin Ayak Sesleri, Hangi Atatürk Hangi Edebiyat..



SAİT FAİK ABASIYANIK (1906-1954)

  • Hikayeciliği meslek edinen yazar; modern hikayeciliğimizin en önemli temsilcisidir.

  • Çehov Tarzı (durum/kesit) öykücülüğünün en önemli temsilcisidir.

  • Yazmanın kendisi için bir ihtiyaç olduğuna inanmıştır.

  • Gözlemci ve gerçekçi bir yazardır.

  • Kişileri yaşadıkları çevreye göre ele alır.

  • Toplumu konu alan hikâyelerinde toplum sorunlarına değinmiştir.

  • Deniz, tabiat, yaşlı bir adam, bir boyacı çocuk, balıkçı kahvesi gibi unsurlar ve benzeri küçük ve ayrıntı sayılabilecek unsurlar onun hikâyelerinde sık sık görülür. Anlatımı samimi ve akıcıdır.

  • Hikâyeleri yapmacıktan ve sanat kaygısından uzaktır.

  • Arı bir Türkçeyle yazdığı öykülerinde samimi, insanı saran, canlı bir anlatımı vardır.

  • Öykülerinde, çocukluk, gençlik günlerinin hatıraları ve günlük yaşamı şiirsel bir dille anlattı.

  • “Sevgi ile başlar her şey” diyerek insana ve doğaya sevgiyle yaklaştı.

  • Eserlerinin kahramanları şunlardır: balıkçılar, serseriler, yoksullar, selamlaştığı sıradan kişiler…

  • Anlatımı da yaşamı gibi özgürcedir; bundan dolayı bazen kural dışına çıkıp argo sözlere yer vermiştir.

  • Şiirleri serbest biçimde ve sürrealist bir çizgidedir.

  • Hikâyeleri: Semaver, Lüzumsuz Adam, Şahmerdan, Sarnıç, Havada Bulut, Kumpanya, Tüneldeki Çocuk, Alemdağda Var Bir Yılan, Az Şekerli

  • Roman: Kayıp Aranıyor, Medar-ı Maişet Motoru

  • Şiir: Şimdi Sevişmek Vakti



NURULLAH ATAÇ (1898-1957)

  • Eleştiri ve deneme türünün yerleşmesinde etkili olmuştur.

  • Türkçenin özleşmesinde de katkıları ve desteği olmuştur; Arapça ve Farsça sözcüklere savaş ilan etmiştir.

  • Arı bir dil kullanan yazar, konuşur gibi yazan, akıcı, içten bir üslubu vardır.

  • Devrik cümlelerin yerleşmesi için de uğraşmıştır.

  • Fransızcadan çeviriler yapmıştır.

  • Savunduğu görüşleriyle çelişmekten çekinmemiş; sürekli bir arayış içinde olmuştur.

  • Deneme ve Eleştiri: Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Günce, Söz Arasında, Diyelim, Okuruma Mektuplar...



BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1913-1975)

  • Paris’te sanat eğitimi aldı

  • Ressam, şair ve akademisyendir.

  • Halk şiirlerinden yararlandı; kafiye, cinas ve aliterasyonlara yer verdi.

  • Türk nakış ve kilim ve oyma sanatlarının desenlerini resimlerinde kullandığı gibi; türkü, ninni,bilmece deyim ve deyişlerini de şiirlerinde kullandı.

  • Şiirlerinde ressamlığının etkisi görülür; renkler, sıfatlar…

  • Şiirlerinde fikir arayışları ve espri zorlamaları görülür.

  • Gündelik hayatın sorunları realizmin basitliğini aşarak güçlü ve resim tablolarına yaklaşan, halkın masal ve hayal gücünü de yansıtan, romantik şiirler yazdı.

  • Şiir: Karadut, Yardan Mektuplar, Dol Kara Bakır Dol, Yaşadığım Aşklar, Tuz

  • Gezi, deneme, söyleşi: Canım Anadolu, Tezek



SABAHATTİN EYÜBOĞLU

  • İçindeki şiir kendini yaptığı çevirilerde, deneme ve eleştirilerde gösterdi.

  • Konularını berrak bir Türkçeyle, akıcı ve kendini okutan bir şekilde yazdı.

  • Yaptığı sanat bireyciliği gerektirse de o çoğu zaman yanına işin heveslilerini de alarak eser verdi.

  • Mavi ve Kara eseri hariç, yazıları ölümünden sonra kitaplaştırıldı.

  • Deneme: Mavi ve Kara



SUUT KEMAL YETKİN

  • Paris’te felsefe eğitimi aldı.

  • Deneme ve eleştiri türünün öncü ve önemli yazarlarındandır.

  • Özlü ve yoğun denemeleri vardır.

  • Felsefe, sanat, estetik ve güzel sanatlar konularında eserler verdi.

  • Açık ve akıcı bir üslûbu olan yazar dili çok iyi kullanır.

  • Deneme: Edebiyat Üzerine, Günlerin Götürdüğü, Şiir Üzerine Düşünceler, Yokuşa Doğru, Düşün Payı



CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI (HALİKARNAS BALIKÇISI) (1886-1963)

  • Üç yıllığına sürgüne gönderildiği Bodrum’a yerleşmiş ve kendisine Bodrum’un antik çağdaki ismi olan “Halikarnas” adını almıştır.

  • Denize sonsuz bir hayranlıkla bağlıdır.

  • Eserlerinde Ege’yi, Akdeniz’i, buralardaki hayatı, balıkçılarını, gemicilerini, süngercilerini konu edinmiştir.

  • Zengin denizci sözlüğünden yararlanmıştır.

  • Roman ve hikâyelerinde teknik ve üslûp başarılı değildir.

  • Eserleri: Aganta Burina Burinata, Mavi Sürgün, Merhaba Akdeniz, Ege’nin Dibi, Yaşasın Deniz..



NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905-1983)

  • Şiirlerinde insanın evrendeki yerini, madde ve ruh meselelerini, insanın iç dünyasına ait çeşitli yönleri işledi.

  • Şiiri, duygu ve düşüncenin bir potada erimesi olarak gördü.

  • İlk şiirlerinde Halk ve Tekke şairlerinin biçim özellikleri görülür; şekle sıkı sıkıya bağlıdır.

  • İlk şiirleri dini havadan uzaktı; son şiirlerinde ise “Allah Yolunu” anlatmayı ilke edindi.

  • Felsefî duyguları düşüncenin kuruluğundan uzak, basit bir dille yorumlamaya açık bir şekilde işlemesini bildi.

  • Şiirlerinde bazen eleştiriye yer vermiştir.

  • Sanatın hemen hemen her dalında eser veren sanatçı tiyatro ve romanlarında sosyal sorunları ve insanın manevî sorunlarını işledi.

  • Sağlam bir dil ve üslûp; kuvvetli bir lirizm ve başarılı bir tekniği vardır.

  • Sembolizmin etkisi görülür.

  • Ağaç ve Büyük Doğu dergilerini çıkarmıştır.

  • Şiirleri: Çile, Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, Şiirlerim.

  • Tiyatro: Reis Bey, Bir Adam Yaratmak, Tohum, Müminle Kafir

  • Roman:

  • Anı: Bâbıali, Yılanlı Kuyudan

  • Fıkra ve Makale: Çöle İnen Nur, Büyük Doğu’ya Doğru, Çerçeve



AHMET KUTSİ TECER (1901-1967)

  • Aşık tarzı söyleyişe yönelip halk şiirine yeni

  • bir ses ve söyleyiş getirmiştir.

  • Önceleri bireysel şiirler yazdı; sonra memleket şiirine hatta köy şiirine yöneldi.

  • Folklorun ve Aşık Tarzı Türk şiirinin en önemli destekleyicisi oldu; Aşık Veysel’i keşfedip edebiyat ve sanat dünyasına tanıttı.

  • Konusunu köy ve şehir yaşamından ve folklorundan alan tiyatroları vardır.

  • Şiirlerinde iç duygu ve bununla birlikte gelişen hafif sesli bir musiki havası vardır.

  • Şiir: kitabı: Şiirler.

  • Tiyatro: Koçyiğit Köroğlu, Köşebaşı, Bir Pazar Günü, Satılık Ev 



KEMALETTİN KAMU (1901-1948)

  • Küçük yaşta memleketinden ayrılması onu etkiledi; bu nedenle birçok şiirinden gurbet ve ayrılık temasını işledi; bu yüzden ona “gurbet şairi” diyenler de vardır.

  • Yalın ve içten bir söyleyişi vardır.

  • Şiirlerini hece vezniyle yazdı.

  • Yurtseverlik duygusunu dile getiren şiirler yazdı.

  • Şiir: Hicret, Bingöl Çobanları



MİTHAT CEMAL KUNTAY

  • Söyleyişlerinde Divan şiirinden yararlanarak coşkulu şiirler yazdı.

  • Geleneksel nazım biçimlerini ve aruz ölçüsünü kullandı.

  • Sözcük tekrarlarına ve aliterasyona başvurdu.

  • Yurt sevgisini aşılayan şiirleriyle meşhur oldu.

  • Asıl şöhretini 1938’de yayımladığı, İstanbul’un üç dönemini ele alarak, görülen ahlaki bunalımlar yaşayan iki yüzlü insanları anlattığı “Üç İstanbul” romanıyla kazandı.

  • Şiir: Şehname

  • Roman: Üç İstanbul



CAHİT SITKI TARANCI (1910-1956)

  • Cumhuriyet devri Türk şirininin kurucularından ve öncülerindendir.

  • Şiirlerini sade, ahenkli bir dille, konuşma dilinin tatlılığıyla yazdı.

  • Şiirlerinde iç sıkıntılarını, karamsarlığı, ölüm korkusunu, yaşama sevincini, yok olacağını işledi; kendinden başka konulara eğilmedi.

  • Heceye ve kafiyeye yani halk şiirine sadık kaldı; Garip akımından etkilenip serbest şiirlerde yazdı.

  • Şiiri bir kelime oyunu olarak görüp sese önem verdi.

  • Şairliği meslek edinip şiir ile ilgili görüşlerini düzyazılarında dile getirdi.

  • Romantizmin ve sembolizmin etkisinde kalmış.

  • Şiirleri: Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Ömrümde Sükût

  • Nesirleri: Ziya’ya Mektuplar



FALİH RIFKI ATAY (1904-1971)

  • Atatürk’ün yakınında bulunmuş ve onunla ilgili

  • anıları ile şöhret sağlamıştır.

  • Gezi türünde yazdığı eserleriyle tanınır.

  • İnceleme, makale, anı ve fıkra türlerinde eserler vermiştir.

  • Cumhuriyet rejimini ve Atatürk devrimlerini ısrarla savunur.

  • Nesir dilinin gelişmesine katkıda bulunmuştur.

  • Gezi: Bizim Akdeniz,Tuna Kıyıları, Deniz Aşırı, Yolculuk Defteri,

  • Anı: Zeytin Dağı, Ateş ve Güneş,

  • Biyografi: Çankaya, Atatürk Ne İdi, Babanız Atatürk



AHMET HAMDİ TANPINAR (1901-1962)

  • Hikâye, roman, deneme, makale, edebiyat tarihi ve şiir türlerinde eser veren sanatçının en önemli özelliği şairliği ve romancılığıdır.

  • Şiirlerindeki temel unsurlar; his, hayal, rüya ve musikidir. En çok işlediği konu zaman ve şuuraltı’dır. Yani kendi ben’ini işledi.

  • Şiirlerinde sembolizmin; romanlarında egzistansiyalizmin etkisi görülür.

  • Sade bir dille yazdığı şiirlerde hece ölçüsünü kullanmıştır.

  • Hikâye ve romanlarında dönemin toplum hayatını ve çelişkilerini ortaya koyup psikolojik tahlillere önem verdi.

  • Dili başarıyla kullanmıştır.

  • Romanlarında İstanbul’u, Milli Mücadelen yıllarının sıkıntılarını, insanların maddi ve manevi bunalımlarını, geçmişe özlemi işledi.

  • A. Haşim’den ve hocası Y. Kemal’den etkilenmiş ve birçok öğrenci yetiştirmiştir.

  • Şiirleri: Şiirler

  • Deneme: Beş Şehir (İstanbul, Bursa, Erzurum, Konya, Ankara)

  • Roman: Huzur, Mahur Beste, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Sahnenin Dışındakiler.

  • Hikâye: Yaz Yağmuru, Abdullah Efendi’nin Rüyaları.

  • İnceleme: 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Yaşadığım Gibi (makale).



ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR (1888-1963)

  • Eserlerinde anılarını dile getiren sanatçı geçmişte yaşayan biri gibidir.

  • İstanbul’un eski köşklerini, saz alemlerini, yalılarını her yönüyle ve çekici bir üslupla anlattı.

  • Sosyal ve politik konulara uzak durdu.

  • İç içe girmiş sanatlı ve uzun ancak anlaşılması kolay cümleleri vardır.

  • Yaşamındaki titizlik, hüzün, hayale sığınma eserlerinde de görülür.

  • Romanları: Fehim Bey ve Biz, Çamlıca’daki Eniştemiz.

  • Öykü: Ali Nizami Bey’in Alafrangalığı ve Şeyhliği

  • Anı: Boğaziçi Mehtapları, Boğaziçi Yalıları, Geçmiş Zaman Köşkleri



 FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914-)

  • Şiiri bir tutku haline getiren sanatçının şiirlerinde bir “içtenlik” görülür.

  • Çağdaş Türk şiirinde başlı başına bir 'ekol' olan sanatçı; şiire soyut konularla başlamış, yaratılışı kâinatın sırlarını araştırmaya çalışır.

  • Şiirleri, destanlar, toplumcu-gerçekçi şiirler ve felsefi-lirik şiirler olarak sınıflandırılabilir.

  • Sonraları kahramanlık konularını, destansı konuları işlemiştir.

  • “Ses Bayrağım” dediği (dili) Türkçesi; türettiği ve öztürkçe sözcüklerle doludur.

  • Sanatçının her şiirinde bir yenilik görülür; dörtlükler, beşlikler, hece veznine yer verirken bazen de kuralsız, ölçüsüz şiirler yazar.

  • Şiirlerinin kimisi oldukça yalın kimisi ağır ve sembollerle doludur.

  • Epik tarzda yazdığı “yapay” destanları meşhurdur.

  • Şiir: Çocuk ve Allah, Dört Kanatlı Kuş, Çakırın Destanı, Anıtkabir, Üç Şehitler Destanı, Yedi Memetler, Türk Olmak, Kubilay Destanı, Samsun’dan Ankara’ya, Havaya Çizilen Dünya, ...



AHMET MUHİP DIRANAS (1909-1980)

  • Anadolu’yu, memleket manzaralarını ve tarih sevgisini, yaşama sevincini, insanın iç dünyasını işleyen destansı şiirler yazdı.

  • Hece ölçüsüne ve kafiyeye sıkıca bağlanıp sanatı bir disiplin olarak gördü; sese ve ahenge önem verdi.

  • Şiirde Anadolu söyleyişlerine yer verdi.

  • Fransız sembolistlerinden etkilendi. Özellikle Baudelaire’den etkilendiği, ondan çeviriler yaptığı onu taklit etmeye çalıştığı söylenir.

  • Fransız şiiriyle, Halk şiirini kaynaştırmaya çalıştı.

  • Fahriye Abla, Ağrı, Dağlara, Olvido şiirleri meşhurdur.

  • Şiir: Şiirleri,

  • Tiyatro: Gölgeler, O Böyle İstemezdi...



PEYAMİ SAFA (1889-1961)

  • Hayatı yoksulluklarla mücadeleyle geçen sanatçı kendi kendini yetiştirip geçimini yazılarıyla kazandı.

  • Para kazanmak amacıyla yazdığı eserlerinde “Server Bedi” takma adını kullandı.

  • Romanlarında psikolojik tahlillere önem verip büyük başarı sağladı.

  • Kişi ve eşyaya psikolojik bir bakış açısıyla bakan sanatçı; kişi, toplum çatışmalarını, ahlak bunalımlarını, manevi ıstırap dolu yaşamları, yalnızlık duygusunu, vicdan azaplarını, Doğu- Batı meselesini işledi.

  • Gelişmiş bir roman tekniği ve canlı bir dili vardır.

  • Değişik konularda ve türlerde eser veren sanatçı geniş bir kültüre sahiptir.

  • Her romanından yazarın kendisinde bir parça vardır. (Özellikle Dokuzuncu Hariciye Koğuşu)

  • Romanlarının çoğunda yeni bir dünya kurar; ütopyası vardır: Mahşer, Yalnızız, M. N. Koltuğu..

  • Romanları: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih-Harbiye, Sözde Kızlar, Mahşer, Canan, Matmazel Noralya’nın Koltuğu, Biz İnsanlar, Yalnızız, Şimşek, Bir Akşamdı,, Bir Tereddüdün Romanı, Cumbadan Rumbaya, Bir Genç Kızın Hatırası…; Cingöz Recai (seri)

  • Hikâyeleri: Küçük Alp’in Yıldızı ve Bir Varmış Bir Yokmuş

  • Makale, Fıkra: Objektif Serisi( Gazete yazılarından derleme), Türk İnkılabına Bakışlar



ARİF NİHAT ASYA

  • Düzyazı türünde de eserleri olan sanatçı şiirleriyle tanındı.

  • Edebiyatımızda “bayrak şairi” olarak tanınır.

  • Hece ölçüsüyle aruz ölçüsüyle ve serbest şiirler yazdı.

  • Eskiye bağlı ve her türlü yeniliğe açık bir kişiliği vardır.

  • Dil estetiğine önem verdi; şiirlerini sade bir dille yazdı.

  • İlk şiirlerinde romantik bir Turancılık’ı sonrakilerde Anadolu’nun çilesini ve mertliğini anlatan şiirler yazdı.

  • Bazı şiirlerinde Osmanlı Tarihini ve dini lirizmi işledi.

  • Şiirlerinde epik, lirik ve didaktik özellikler görülür.

  • Rubaileri ile meşhurdur.

  • Şiir: Dualar ve Aminler, Kökler ve Dallar, Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor, Rubaiyyat-ı Arif, Kubbe-i Hadra



RIZA TEVFİK BÖLÜK BAŞI

  • S. Fununcuların çağdaşı olduğu halde bu gruba katılmadı; kendi karekteri ve zevkine uygun bir yolda yürüdü.

  • Tekke ve Saz şairlerinin etkisiyle samimî, duygulu koşma ve nefesler yazdı.

  • Hece ölçüsünü başarıyla kullandı.

  • Geçmişe özlem, aşk, doğa, çocukluk hatıraları şiirinin başlıca temalarıdır.

  • Şiirlerini sade bir dille özenli bir şekilde yazdı.

  • Her konuda bilgi sahibi olması nedeniyle “feylosof” sıfatı yakıştırıldı.

  • Şiir: Serab-ı Ömrüm



EFLATUN CEM GÜNEY

  • Masal, halk hikayesi ve destan derlemeleri yapıp bunları özünü bozmadan kendine özgü bir üslupla yazıya geçirdi.

  • Folklar ve halk edebiyatı alanlarında bilimsel çalışmalar yaptı.

  • Masal: Bir Varmış Bir Yokmuş, Açıl Susam Açıl, Az Gittik Uz Gittik…

  • Halk Hikayesi: Kerem ile Aslı, Tahir İle Zühre

  • Şiir: Matem Sesleri

  • İnceleme: Folklar Halk Edebiyatı



MUHSİN ERTUĞRUL

  • Çağdaş Türk tiyatrosunun en önemli kurucusudur.

  • Tiyatroyu bilimsel ve sağlam temeller üzerine kurmaya çalıştı.

  • Tiyatrolarıyla halkı eğitmeyi amaçlamıştır.

  • Tiyatro üzerine yazı ve çevirileri vardır.

  • Makale: İnsan ve Tiyatro Üzerine Gördüklerim

  • Çeviri: Baba, İhtilal, Söz Söyleme Sanatı, Renkli Fener



RECEP BİLGİNER

  • Edebiyata şiirle başladı; gazetecilik ve dergicilik yaptı.

  • Toplumdaki aksaklıkları ve köylülerin sorunlarını ele aldı.

  • Tarihsel konulu oyunları İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda ve Devlet Tiyatrosu’dan sergilendi; ödüllere layık görüldü.

  • Tiyatro: İsyancılar, Sarı Naciye, Yunus Emre, Mevlana, Zenginler Hükümeti, Sorunların Gündeminde

  • Roman: Politikada Bir Sarı Çizmeli

  • Şiir: Bir Zamanlar

  • Anı: Hapisliğim,



REFİK ERDURAN

  • Tef adlı mizah dergisini yönetti.

  • ABD’de tiyatro tarihi eğitimi aldı; yayıncılık ve filmcilikle uğraştı.

  • Sinema ve televizyon senaryolarıyla meşhur oldu.

  • “Metamorfoz” adlı, Atatürk’ün toplumu yeniden yapılandırmadaki hızını anlattığı senaryosu meşhurdur.

  • Dramatik oyunlarında ahlaki öğelere önem verir.

  • Oyun:Yağmur Duası, Deli, Bir Kilo Namus, Cengiz Han’ın Bisikleti, Turp Suyu, Tamirci, Canavar Cafe, Karayar Köprüsü..

  • Anı: Gülerek



TURAN OFLAZOĞLU (1932…

  • Adana doğumlu olan yazar; tiyatroları ve çevirileriyle meşhur oldu.

  • ABD’de oyun yazarlığı ve tiyatro eğitimi aldı.

  • Yazdığı oyunları birçok ödüle layık görüldü.

  • Tarihi oyunlarıyla meşhur oldu.

  • Tiyatro: Moliere, Shakespeare, IV. Murat, Sokrates Savunuyor, Genç Osman, III. Selim, Sinan, Gardiyan, Cem Sultan, Kösem Sultan, Fatih, Bizans Düştü, Elif Ana…

  • Şiir: Sevgi Hakanı, Fetih

  • Senaryo: Topkapı, Mütarekeden Büyük Taaruza



YAVUZ BÜLENT BAKİLER (1935-…

  • Geleneksel şiirimizin (özellikle N. Fazıl ve C. Sıtkı) öz ve biçim özelliklerini kendi potasında eriterek kendi şiir çizgisini oluşturdu.

  • Şiirlerinde; Anadolu’yu, Anadolu insanını ve onların sorunlarını işledi.

  • Sağlam, ahenkli, ölçülü bir mısra yapısı; hikmetli bir söyleyişi vardır.

  • Biçime önem verdi, kafiyeden yararlandı; sade ve rahat bir dili kullandı.

  • Gerçekçi bir bakışla Anadolu’nun sevgisini, özlemini merhamatli bir bakışla işledi.

  • Mili ve İslami bir ruhla lirik şiirler yazdı.

  • Türkçe sevdası ile bilinen sanatçı tv programlarıyla da bilinir.

  • Şiir: Yalnızlık, Duvak, Seninle, Harman, Şiirimizde Ana (derleme)

  • Gezi: Üsküp’ten Kosava’ya, Türkistan Türkistan

  • Makale: Sözün Doğrusu..



ASAF HALET ÇELEBİ (1907-1958)

  • Doğu-Batı kültürünü bir raya getirip ilhamını Asya’nın tasavvufundan alarak eğzotik şiirler yazdı.

  • Eski doğu medeniyetinden ve masallarından yararlandı.

  • Şiir: Ne, Lamelif, Mevlana, Ömer Hayyam



HÜSEYİN NİHAL ATSIZ (1905-1975)

  • Çeşitli dergiler çıkardı ve yönetti.

  • Marksistlere karşı ağır bir dille mücadele yazıları yazdı; türkçülük ve milliyetçilik davasını savundu.

  • Şiirlerinde genelde hece veznini kullandı.

  • Öğüt veren destansı şiirler yazdı.

  • Şiiri davasını anlatan bir araç olarak gördü.

  • Eski Türk hayatını, destanlarını, kahramanlarını işlediği romanları önemlidir.

  • Şiir: Yolların Sonu

  • Roman: Bozkurtların Ölümü,Bozkurtlar Diriliyor, Deli Kurt, Ruh Adam, Dalkavuklar Gecesi

  • Makale: Türk Ülküsü, Türk Tarihinde Meselerler



BEHÇET NECATİGİL (1916-1979)

  • İlk şiirlerini Varlık dergisinde yayımladı.

  • İlk şiirlerinden Garipçi çizgide yürüdü, sonra ayrılıp kendine özgü bir şiir çizgisi kurdu.

  • Şiir geleneğini ihmal etmedi; Divan şiirinden yararlandı.

  • İlk şiirlerinde anlam açık; son şiirlerinde kapalıdır.

  • Hem hece hem de serbest şiirler yazdı.

  • Rahat, gösterişe kaçmayan, imgelerle yüklü bir şiir dili vardır.

  • Şiirlerinde kendi evini, sokağı, çevreyi ve dış dünyayı işledi; toplum sorunlarına yer verdi.

  • Çeviri ve radyo oyunları da meşhurdur.

  • Şiir: Evler, Kapalı Çarşı, İki Başına Yürümek, Çevre, Eski Toprak, Divançe..

  • İnceleme: Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü, Edebiyatımızda Yazarlar Sözlüğü



CAHİT KÜLEBİ (1917-…)

  • Öğretmenliği dolayısıyla Anadolu’yu yakından tanıdı.

  • Memleket şiirine yani bir ses getirdi.

  • Gerçekçi ve romantik bir kişiliği olan şair; hayale pek yer vermedi.

  • Söyleyişiyle ve içtenliğiyle Karacaoğlanı andıran şairin temiz bir Türkçesi vardır.

  • Şiirlerinde halk deyişlerinin ve ozanlarının etkisi görülür.

  • Biçim yönünden serbestliği savundu; heceyi pek kullanmadı, ancak kafiyeden yararlandı.

  • İyimser, gerçekçi ve açık bir bakış açısıyla Anadolu’yu işledi; Anadolu’ya ideolojik olarak yaklaşıp karamsar bir bakış açısıyla işlemedi.

  • Şiir: Rüzgar, Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda,Yeşeren Otlar, Adamın Biri

  • Anı: Sevda Dolu Yolculuk

  • Makale: Şiir Her Zaman (şiir görüşlerini anlattı)



MEHMET KAPLAN (1915-1986)

  • F. Köprülü’ye asistanlık yapmış olan yazar Yeni Türk Edebiyatı alanında profesördür.

  • Denemeleri ve edebiyat alanındaki araştırmalarıyla meşhurdur.

  • Sorgulayan, gerçeği arayan denemeleriyle tanındı.

  • Akıcı ve sade bir dili vardır.

  • Deneme: Kültür ve Dil, Nesillerin Ruhu, Byük Türkiye Rüyası

  • Araştırma/ İnceleme: Şiir Tahlilleri, Hikaye Tahlilleri, Atatürk Devri Türk Edebiyatı, Tevfik Fikret..



TARIK BUĞRA 1918- ?

  • Tıp, edebiyat, hukuk alanlarındaki eğitimini yarıda bırakarak gazetecilik ve yazarlık yaptı.

  • Roman ve hikayeleirnde toplum sorunlarını, tarihimizi, değer yargı- larımızı işledi.

  • “Sanat, insanı yüceltmeyi amaçlamalıdır.” görüşündedir; toplumsal gerçekçilere karşı çıkar; toplumsal sorunlara bireysel ahlak yönünden yaklaşır.

  • Eserlerinde olayların ve kişilerin iç yüzüne eğilerek psikolojik unsurlara ağırlık verdi.

  • Şiirsel, yoğun ve akıcı bir anlatımı vardır.

  • Gözlemlerinden yola çıkarak; kişi ve olayların soyut derinliğine iner.

  • Roman: Küçük Ağa ( Kurtuluş Savaşı yıllarını işledi), Osmancık ( Osmanlı’nın kuruluşunu işledi), Küçük Ağa Ankara’da, Yağmur Beklerken, Gençliğim Eyvah, Firavun İmanı, İbişin Rüyası, Dönemeçte…

  • Öykü: Oğlumuz, Yarın Diye Bir Şey Yoktur, Siyah Kehribar…

  • Oyun: Ayakta Durmak İstiyorum, İbiş’in Rüyası,

  • Gezi: Gagaringrad

  • Fıkra, deneme: Düşman Kazanmak Sanatı



ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI (1904-1946)

  • Gezdiği yerleri ressam gözüyle şiirleştirip doğal güzelliklerini işledi.

  • Doğa güzelliklerini, deniz, gurbet özleyiş temalarını işledi.

  • “Deniz özlemini” dile getiren şiirleriyle ünlüdür.

  • Hece ölçüsünü kullandı.

  • Şiirlerini sade bir dille yazdı.

  • Şiir: Deniz Sarhoşları, Sarıkız Mermerleri, Yayla Dumanı




Yüklə 445 b.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə