=? Atların üzerine örtülen örtü neydi? Bürde mi? Buna benzer bir şeydi?



Yüklə 0,74 Mb.
səhifə2/14
tarix30.01.2018
ölçüsü0,74 Mb.
#41218
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   14

Banduma: seyit tez ol ibi alalım banduma edelim pişirip yeğlim uşşak...))) Hamurlu (yufkalı) yemek çeşidi

bandumak: bandırmak ,batırmak

banmak: ekmek batırıp yemek, Banmak= Banmak mı sadece? Merkez Bulacık köyüne yakın bir Bana köyü var. Ban'mak ın başka bir anlamı var mı acaba?

Barnağını şoraya basıveyceysin =Parmağını şuraya basıvereceksin.

Barnak= Parmak(Barnağı Gôzuñe sokarın)

Basak başı, Merdiven başı.

Basak= (merdiven), basamak, Basak= merdiven..basamağı

Basama= şimdiki yürüyecin ahşaptan ilkel hali, çocukları yürümeye alıştırmarda kullanılan araç

Basdıbadal (basdıbacak), bastıbada, bastıbacak= Üç ayaklı merdiven

BASDUMA=Pastırma

Basdurma: Pastırma

Basmak: Bir yeri kaplamak, bir yerde haddinden fazla çoğalmak."Tarlaları ayruk basmış".

Baş aşa git= bayır aşa git(aşaya doğru git)

Baş yazmak= Saç taramak

Baş yokarı git= Yukarıya doğru git

‎Başaklamak=Tarladan ekin kaldırıldıktan sonra,dökülen veya kalan ekin artıklarını, başakları toplamak. Meyvalar için de kullanılır.

Başbaş= Allahısmarladık

Başgöz etmek= Evlendirmek

Başına eyşimek=Yük olmak vs.Cümlede kullanırsak(Sus baña zobolu tohdaruyun deye gacırdayıp yatma, baaaak başına eyşirin haaaa.)

batya: hamur teknesi

Bayguş=Baykuş

Baytak: Genellikle ördek tarzı yürüyen yeni yürümeye başlayan çocuklara ve aşa aşa yürüyen insanlara verilen bir ad.

bazar armudu: Bir armut cinsi

bazar çiti: Taşıma sepeti

Bazar= Pazar

Becelleşmek= Münakaşa etmek

Becertlemek, becetlemek= Becermek, başarmak

Becit= Acele, öncelikli

Beçel: Felçli kişi

BEDEVRE=köknar(kayın) ağacından baltayla yarılan ve kiremit yerine çatılara çakılan tahta

Beg gıyak =çok hoş

Beg gözel=çok güzel

Beh, beh parası: peşinat ,kaparo

Behit Yakma : Acı bir olay ya da gurbet-ölüm vb. gibi olayların edebi dille anlatılması. Muhtemelen beyit ten gelme. Meyit ise mevta-ölü anlamında. Meyyit ten türeme olsa gerek. " Müfsidin Bir De Gammazın

Malı Vardır Da Yemezin

İkisin MEYYİT Namazın

Kılanın Da Avradını." Kazak Abdal'dan..

Behit= Meyit Gibi Olmak, Azeriler de meyit ölü anlamında kullanılıyor. Daday cenahlarında da çok hasta kişiler için "meyit gibi yatıyor" denilirdi. Nimet hanım bende dadaylıyım. meyit değide "BEHİT" olarak bilirim. İkisi de kullanılabilir. Meyit, Beyit. B>M oluyor. Kırgızlar Beyit diyorlar. Hatta Sovyetlerin, Stalin'in zamanında bir gecede eski bir tuğla fabrikasına gömdükleri 237 Kırgız ileri geleninin gömüldüğü mezarlığa da "Ata Beyit" diyorlar. Behit Yakma: Acı bir olay ya da gurbet-ölüm vb. gibi olayların edebi dille anlatılması. Muhtemelen beyit ten gelme. Meyit ise mevta-ölü anlamında. Meyyit ten türeme olsa gerek. " Müfsidin Bir De Gammazın

Malı Vardır Da Yemezin

İkisin MEYYİT Namazın

Kılanın Da Avradını." Kazak Abdal'dan..

behlemek: Ayırmak, ayırttırmak, gözüne kestirmek

Bek yeri = bostana giren domuzları öldürmek için domuz gelene kadar beklenilen, genelde bir ağaç dalına yapılan küçük bekleme yeri.

Bekçi gezme,

Bêki= Belki

Bekişdümek, Beküştümek=sağlamlaştırmak, kapatmak

bekitme=tıkama, kapatma, vurma. sopayı gafana bekidüsem ortalı yararın şartosun, gibi ekitmek: kapatmak

Beklik=peklik, kabızlık

Bekmez-Betmez= pekmez

bekmezini akıtmak = kan akıtmak "odunu vurunca kafan bekmezini akıdurun."

Beküştümek=pekiştirmek Hüseyin Abi, bu son eklediklerinizin bir kısmı daha önce de yazılmıştı, beküştümüş olduk:))

bel: bahçe ve tarlada toprağı karıştırmak için kullanılan kalın kürek

belemek: bebeği beşiğe yatırıp bağlamak

Belemez= Namaz kılmayan, inancı zayıf

belenmek: yerde yuvarlanmak, üst başın toz toprak olması 2. Bulaşmak, sürülmek

Belentere= (Bluz) Üst entarisi

Belermek= gözleri belerdi ak ak baktı şeklinde kullanıldığını biliyorum. Gözlerini belertmiş bakıya...

Belertme= GÖZLERİNİ BELERTME: Öfkeli bakış

Belleme vurmak: Kırılan, çürüyen veya eğilen ağaç direkleri sağlamlaştırmak için üstüne direğe benzer ağaç çakmak.

Belleme= 1.toprağı kürekle alt üst etme 2. tanıma, ezberleme 3. Atların üzerine örtülen örtü neydi? Kıldan dokunmuş çul olarak biliyorum. Renkli süslemeleri de vardı Atın kulaklarından kuyruğuna kadar uzanırdı. ) Sorusuna cevaben; Belleme= Bir de belleme vardı. Berleme atın beline örtülen, üstü deri içi keçe kaplıydı. Belleme mi, yoksa Berleme mi? Galiba bir yazım hatası oluştu. Ben Belleme diye hatırlıyorum. Hatta affınıza sığınarak, "Ata vurdum belleme / Bellemeyi eleme ah löllüm / Her yanım seniñ osun / Uçkur bağımı elleme Ağacık" diye türküsünü söylerdi dedem. Ben kendi duyduğum şeklini yazdım. belleme: at ve eşeklerin sırtına eğer ve semer altına konulan keçe Araçta da atın eyerinin altına serilen battaniye ye dendiğini biliyorum 4. ayakkabıya vurulan pençe , eskimiş ayakkabı tabanının değiştirilmesi ya da üzerine yeni taban çakılması. Belleme= deyince, yöresel olarak değişik anlamlarda kullanıldığını izledim

bellü: bilinen,belli

belürsüz: bilinmeyen,belirsiz

bencileyin=benim gibi

beñilemek: aniden ürkmek, uykudan ani uyarılmak

Benirlemek: Uykudan korkarak sıçrayarak uyanmak anlamındadır" yorumunda geçen benirlemek mi beñillemek midir? Bönülemek = benirlemek ‎'' r ''harfi ile söylenir. tam şivede n harfi genizden söylenir.'' Uşağı oğada hızlı üğrüme deyan,uyuyayken çok çakıldama deyan diğnemeya,habire uşağı benirletiya..''

Benirlemek: Uykudan korkarak sıçrayarak uyanmak anlamındadır" yorumunda geçen benirlemek mi beñillemek midir? Bönülemek = benirlemek ‎'' r ''harfi ile söylenir. tam şivede n harfi genizden söylenir.'' Uşağı oğada hızlı üğrüme deyan,uyuyayken çok çakıldama deyan diğnemeya,habire uşağı benirletiya..''

beñiş:dişi domuz

Beñzi: yüzü. "Beti beñzi atmış..."

BERİ BAK= Bana bak

BERİ: Kendi tarafı, Ön yüz, Bu taraf

Berkitmek= Kapatmak, sağlamlaştırmak, kaybetmek (?)Berkitmek= Sağlamlaştırmak, kapatmak

Bernek: Kendini beğenmiş.

Besdil: Pestil

Beslek= 1. Hizmetçi 2. Kız evlatlık (Evlendirilmek üzere alınıp yetiştirilir)

Beşbıyık= Döngel= Sözlük kısmında "Döngel=İğde?"yazılmış. Soru işaretinden de anlaşıldığı gibi yazan arkadaşımız da emin değil. Bu kelime Kastamonu merkez civarında "muşmula" karşılığı olarak kullanılır. muşmula beşbıyık olarak da kullanlır

‎Beşerleme= Deste haline getirilmiş ekinler , arabalara yüklenmeden önce tarlada zorunlu olarak bir zaman beklerlerdi.Bu desteler tarlanın arabanın kolay yanaşacağı yerlere yan yana dikdörtgen olacak şekilde sıralanırdı.Her halde , enine de boyuna da beş deste konmasından olacak bu toplanmış hale beşerleme derlerdi.

Beşik Örtü= Çatı örtü biçimi

beşli, hamit-cumhuriyet altınının en büyüğü

BETDENİYE= Battaniye

Betmez = Pekmez

BETMEZ-BEKMEZ=pekmez

beya: bayağı,oldukça

Beygir: At

beynamaz: namaz kılmayan, namaz niyaz bilmeyen

Beyniğe vurunca zeynigi dağıdıvörün -Beynine vurunca beyninin içini dağıtı veririm.

Bezar etmek= Bizar etmek, bıktırmak

Bêzi= arada bezi öcük burda yazışıveylimmi? Eh beki deyvörüseng olu, olmaz derseng nediveylim gabullenirüz, çekişmeyüz aanadıngmı.

Bezir Yağı: Keten tohumunun dikine döner taş ile sıkılmasından bezir yağı elde edilir.Geriye kalan küspesine cimit adı verilir ve hayvan yemi olarak kullanılırdı.Bezir sıkılan bu düzeneğe"bezir çanağı" denirdi.Üzümün suyunu çıkaran farklı bir düzeneğe de (şarapkana) denirdi. Bu ifadeler rumlardan kalma olsa gerek.Üçbin yıl geçmişi olan İnebolu'yu yazan tarih kitaplarında "Tarihi Kadı'nın zeytin ve şarap diyarı İnebolu" diye yazıyor.Geçmişte İnebolu'da üzüm ve zeytin bol miktarda yetiştirilirmiş.Keten tohumuda iç bölgelerden gelir ve işlendikten sonra yağ olarak kullanılırmış.Sadece İnebolu'da bulunan aşı boyalı ahşap evlerimiz var..Bezir yağı ve kırmızı aşı boyası( karıştırılıp birkaç ay kıvama gelmesi beklendikten sonra )evlerin dış yüzündeki ahşaba sürülür,ve yağı iyice içine çeken çam tahtaları aşırı nem ve rutubete rağmen çürümeden uzun yıllar kalırmış.

Bezir Yağı= Bezir yağı yaparaken at koşularak döndürülen taşın ismi ne acaba. Sahilliler olsa bilirler aslında bunu

bezmek: bıkmak

bıcıkı: birazcık

bıcımık: minnacık ,ufacık

Bıçkı= Bağ bıçağı ?

Bıçkın= külhanbeyi kılıklı, berduş?

BIDI BIDI: Dedikodu,Aslı olmayan söz,Boş konuşan..

Bıdığ= Azıcık, az bir şey

bıdıkı: küçük

Bıdıkma= Küçülme, ufalma

bıdumuk= azcık, biraz(Taşköprü ilçesi)

Bıkınım=? Belim bıkrım ağrıdı derlerdi. Belim bıkınım kırıldı, çok yoruldum, halim kalmadı sanırım.

Bıkmak= Dürüp bıkmak=katlamak, (dür bık nereye korsan goy) Küre. Bıkmak:Bükmek ?! (Hocam anlam olarak ele alınca bu yattı kafama) Dür bık = şeklinde kullanılan bir deyimdir. Dürdüm bıktım yerine koydum gibi

Bıkrım=? Belim bıkrım ağrıdı derlerdi. Belim bıkınım kırıldı, çok yoruldum, halim kalmadı sanırım.

Bılamaç Çorbası=Bir çorba

Bılaşmak, bulaşmak= Sürülmek, izi kalmak

Bılaşmak, bulaşmak= Sürülmek, izi kalmak

Bılaşmak= Bulaşmak, sürülmek, izi- lekesi kalmak

BILDIR SENE= GEÇEN SENE.Tosya Bıldırsene= geçen sene...: keşkea bu işe ...bıldır sene başlasaydık....

Bıldır= evvelki yıl Geçen yıl (Bıldırki guzuya şişek derle, selam vemeyene eşek derle!) Bıldır yıl = geçen yıl..(Ort.Asya Kazak..Bıldır jıl)

Bıldırki=Geçen yılki

bınak: hafızası zayıflamış, Bınak=Bunak

Bınamak= Bunamak, ihtiyarlamak, hatırlayamamak (Alzaymır h.)

Bıngıldak= Bebeklerde kafatasında alnın yukarısında yani başın ön -tarafındaki krmiklerin arasındaki boşluktur.Zamanla kapanır.Ama sanırım bunu sormadınız.Kastamonuda ne denirmi demek istediniz. Kastamonu'da farklı mı kullanılıyor, aynı anlamda değil mi? Bıngıldak tıp dilindede ,halk arasındada her kes tarafından bilinir.Yöresi yokturBebeklerde iki kemik arasındaki boşlüuk kapanıncaya kadar beyin darbe almamasına dikkat edilir hassas davranılır.

Bıngıldak= Bebeklerde kafatasında alnın yukarısında yani başın ön -tarafındaki krmiklerin arasındaki boşluktur. Zamanla kapanır. Ama sanırım bunu sormadınız. Kastamonuda ne denirmi demek istediniz. Kastamonu'da farklı mı kullanılıyor, aynı anlamda değil mi? Bıngıldak tıp dilindede, halk arasındada her kes tarafından bilinir. Yöresi yoktur. Bebeklerde iki kemik arasındaki boşlüuk kapanıncaya kadar beyin darbe almamasına dikkat edilir hassas davranılır BİDENEM=Bir tanem

bıtırak: diken

Bıza=Buzağı

Bızlacı, bızalacı: =Doğuracak inek, büyük başlarda hamile hayvan

Bızlamak= ineğin yavru yapması ineğin doğurması,

Bi lokma dur= biraz dur

bi sokum: bi lokma, bi sokum ekmek bölüve ay uşak ölüyon açlıkdan. :)))))

Bibi= Hala

Biçi = buzağı( Biçilere ot vedin mi?)

Biddumacuk=küçük ,ufak.. ( Devrekani ) Kastamonu merkezde bitdenecük şeklinde söyleniyor aklımda kaldığı kadarıyla.

Bihoş= Bir hoş :Öğ zobôlu yinü dêyon anamayosug, sen bihoş olmussug...

biki: bazı

bildük: bildik, tanıdık

BİLEMEYCEYİN: Bilemiyorum

Bileyci= Bıçak, satır vb. bileyen kişi.

Bilezük= bilezik

Bilinmedük=Sırlarını dışarıya sızdırmayan, kötü yönlerini iyi gizleyen insanlar için kullanılır."Bizim gelin bilinmedüğün biriymiş "," ne bilinmedüklere duş gelmişiz" gibi. Kendi başına da " A bilinmedük , sana söylüyorum" gibi kullanılır.

biliş: tanış

Bilmeyonki ,olabülüde olmayabülüde:)

Bilüsüñ= Bilirsin

binek: binilecek hayvan

Bir hammada= Bir hamlede (Böyle bir kullanılış duydunuz mu?)

Biran, Biyran= Üstü çamurla kapanmış kuyuda, meşe közünde pişirilen kuzu kebabı, Kuyu kebabı

Birbirne durmak=Kavga etmek, Hasım olmak

bisirgeç. (İnebolu)=? Pişirme aleti?

Bislaaç ,Bislaeç, Bişliyeç=Saçdaki ekmeğin altını üstüne çevirmeye yarayan alet, Bislaeç=özellikle ocakta saçta pişirilen yufka,etli ekmek gibi yiyecekleri çevirmek için kullanılan ağaçtan yapılmış mutfak gereci.. Bisleeç=yufka çevirme veya taşıma aracı(ağaçtan yapılan üç parmak genişliğinde 30-40cm uzunluğunda saplı alet) bişliyeç= sactaki ekmegi çevirmek icin kullanılan bir tür sıpatula. bisleğeç-bisleeç: sac üstünde ekmek çevirmeye yarayan alet, Bisleğeç = Etliekmeği yağlamaya yarayan flama biçimindeki aparat, BİSLEĞEÇ=Pişen hamuru sacta çevirmek için yassı kalın spatule benzer tahta aparat.

Bişek: Yayık çalkamada kullanılan araç.

Bişi= Sacda yapılan bir ekmek çeşidi, Yufkaların yağlanıp pişirilerek üst üste dizilmesi

Bişi= Sacda yapılan bir ekmek çeşidi, Yufkaların yağlanıp pişirilerek üst üste dizilmesi

Bişliyeç, Bislaaç ,Bislaeç, =Saçdaki ekmeğin altını üstüne çevirmeye yarayan alet, Bislaeç=özellikle ocakta saçta pişirilen yufka,etli ekmek gibi yiyecekleri çevirmek için kullanılan ağaçtan yapılmış mutfak gereci.. Bisleeç=yufka çevirme veya taşıma aracı(ağaçtan yapılan üç parmak genişliğinde 30-40cm uzunluğunda saplı alet) bişliyeç= sactaki ekmegi çevirmek icin kullanılan bir tür sıpatula.bişliyeç= sactaki ekmegi çevirmek icin kullanılan bir tür sıpatula.

Bişüycük=? sizden epiy bişüycükle öğrenücüz gibi geliya bağa..

Bitimli= Boylu boslu, olgun

Biya = bir yana, Biya,biya= öteki tarafa,şu tarafa,şöyle,ileri git vs anlamları vardı galiba,,

BİYANA= Bir tarafa

Biyran= Kebap cinsi

Biz= Delme işine yarayan bir şey olabülü mü? "Biz", ağaçtan sapı olan çivi uçlu delici bir el aparatıdır..Genellikle ayakkabıcı ve ayakkabı tamircileri kullanır,iğnenin zorlanmaması için öncesinde "biz" ile delik açılır.. Ağaçtan yapılma çuvaldız gibi bir şey mi? Rastık= lastik, Rastık=lastik, rastık aynı zamanda kadınların kaşlarını gözlerini boyadıkları boya ismi, Rastık ve lastiğin hem bir nevi ayakkabı manası vardır, hem de don gibi giysilere takılan ip benzeri bir şeydir. Don isimli giyside kullanılan rastık nev-zuhur (sonradan görünme ) bir şeydir ki, bundan önce rastığın yerine, 1-1,5 metre uzunluğunda, eni de uzunlamasına katlanarak 0,5-1 cm ye düşürüldükten sonra, sıkıca dikilerek adeta ip haline getirilmiş bez şeritler kullanılırdı ki, bunların adına "uçkur" denirdi. Milletin başına bela olan uçkur işte bu nesnedür. Donun üst kısmında, bu uçkurun içine yerleştirildiği aralığa "gıyba" denirdi. Uçkuru gıybadan geçirmek için, daha çok çıralı ağaçlardan yapılan, yarım kurşun kalem uzunluğunda, çuvalduza benzer aletin de bir adı vardı. Herhalde "biz" denirdi

Bizgüç= Kalın dokumaları dikmede kullanılan ucu sivri kalın iğne

Bizlenbeç= Diken ucu

Bizlenbeç= Diken ucu

Bobuç= babuç, ayakkabı, potin

Boca, Boğca ,böce, boğce: = Bu gece

Bocuk= Emzikli testi

Boçça?=Bohça

Boğarsuk, Bağarsuk, Boğursak= Listede "boğursak" kelimesini gördüm. Kastamonu merkez ve civarında "bağarsuk" olarak kullanılan kelime bağırsak anlamındadır. Bağırsak=genelde "boğarsuk" olarak söylenir. boğursak= kelimesini gördüm. Kastamonu merkez ve civarında "bağarsuk" olarak kullanılan kelime bağırsak anlamındadır.Boğursak=bağırsak

boğez: bu kez ,bu sefer

Boğlek, Büñelek= Sığırların cız gutmasına sebep olan sinek?

BOĞME=TARLAYI SULAMAK İÇİN SU ARKLARINA YAPILAN SET***

Boğsaç?= Harmanda, hayvanların gübresinin harmana düşmemesi için kullanılan, gübre tutmaya yarayan alet.

Boğsu, Bosu=Ahşap evlerde kiriş amacıyla kullanılan çam veya gürgen tomruklarının tahta ile birleşen kısmına denir. Zula olarak kullanılır bazan. Mesela "Dabancayı candarma bulamasın deye boğsuya sakladımıdı."der evin erkeği karısına. Çatıda kullanılan kalın ağaç.

boğsuluk:çatı ile tavan arasında kalan boşluk

boğsuluk:çatı ile tavan arasında kalan boşluk

Boğursak, Bağarsuk, Boğarsuk = Listede "boğursak" kelimesini gördüm. Kastamonu merkez ve civarında "bağarsuk" olarak kullanılan kelime bağırsak anlamındadır. Bağırsak=genelde "boğarsuk" olarak söylenir. boğursak= kelimesini gördüm. Kastamonu merkez ve civarında "bağarsuk" olarak kullanılan kelime bağırsak anlamındadır. Boğursak=bağırsak

boğür: belin yan tarafı

Bokluk= Evin veya ahırın gübresinin biriktiği yer

Bokluk= Evin veya ahırın gübresinin biriktiği yer.

‎boku bokuna=pisipisine,gereksizyere.(boku bokuna kendini öldürttü)

Bol bolomat = bol bol düşüncesizce harcamak,kullanmak..bu gelin pek müsürüfçü bişeyin gıymatını bilmez bol bolamat harcar :)

bolbulamaç.....bolca fazlaca olan

borana:sarımsaklı yoğurt ve yağda yapılan yumurtanın karışımıyla yapılan yemek

Bostan bozma: Bostanda yetişen ürünleri hasat etme.

Bostan Korkuluğu: Bostandaki ürünlere daha çok kuş türü hayvanların zarar vermemesi için dikilen insan benzeri korkuluk. Mecazi anlamı malum.

Bostan yemişi :Hıyar

Bostan: mısır,fasulye,sebze tarlası

Bosu, boğsu=Ahşap evlerde kiriş amacıyla kullanılan çam veya gürgen tomruklarının tahta ile birleşen kısmına denir. Zula olarak kullanılır bazan. Mesela "Dabancayı candarma bulamasın deye boğsuya sakladımıdı."der evin erkeği karısına. Çatıda kullanılan kalın ağaç.

Boşaklamak, başaklamak= Geride kalanları toplamak

boyası bozuk= sarışınlar için söylenen bir deyim.(Şiiii,boyası bozuk buya bak!)

boyn, boyunaa: devamlı,sürekli

Boyna= Boyna=Habire (Ne kadar güzel bir Türkçe kelime yakaladınız Hakkı Bey!) Bak gine başladıla be boyna ışık yanıya :))

Boynu altında galasıca...ne güzel bir ilençtir. Bu arada ilenme derdik beddaya değil mi?

boynu bükülesice, şişe galasıca , asba çıkasıca,boynu bükülesice,canı çıkasıca vs demek oluyor,

Boynu eğri=Kambur? kambur sırtı eğri olan..boynu eğri olanın farklı adını hatırlamıyorum

Boynuzlu= Karısının başka erkeklerle ilişkisine rıza gösteren adam.

BOYUNA-BOYNA=sürekli, mütemadiyen, aralıksız(dahaönce BOYNA şeklinde yazılmış, bizim kastamonu-taşköprü arasında BOYUNA şeklinde kullanıldığı için ekledim)

Boyunduruk=1. öküz ve mandaların araba, saban, pulluk, düvene koşulmasında kullanılan iki hayvanı birleştiren aparat.2.SÖKÜLEN KENDİRİN YERE SERİLMİŞ HALİ, Kendir bitkisinin topraktan sökülerek (kendir çekilerek) yere (tarlaya) serilmiş halinin, tarlanın bir ucundan diğer ucuna kadar bir kendir boyunda yere serilmiş halidir. boyunduruk: öküz ve mandaların koşumuna yarayan araç

boz: sürülmemiş tarla

bozgavuran: hıdrellez’ den sonra olan ,sebzeleri yakıp kavuran soğuk

Böcü= Haşere, Böcek

Böğe(me), Büğeme= suyun önünü tıkama, set çekme. Bir şeye engel olma anlamı da var

böğez, buğez=bu sefer, bu kez

Böğrek, böyrek= Böbrek

BÖĞREK= Böbrek

Böğün=Bugün; Böğün bek keyüfsüzüyün (bu gün hiç keyfim yok)

Böğür kazığı= ? Ana kazığı tutturmaya yarayan yan kazık mı?

Böğür= Belin yan tarafı

böğürmek: bağırmak

BÖLME= Ağılda keçi, koyun yavrularının, ahırda buzağıların konduğu, bakım yapıldığı bölüm

Bönülemek = benirlemek “Benirlemek: Uykudan korkarak sıçrayarak uyanmak anlamındadır" yorumunda geçen benirlemek mi beñillemek midir? ‎'' r ''harfi ile söylenir. tam şivede n harfi genizden söylenir.'' Uşağı oğada hızlı üğrüme deyan,uyuyayken çok çakıldama deyan diğnemeya,habire uşağı benirletiya..''

BÖRDDÜMEK, Börttümek börtdümek: =HAŞLAMAK*** Börttürmek=Haşlamak da buradan geliyor olsa gerek!

börtüböcü: Börtü böcek=? (Kırgızlar buna kurt kumurska diyorlar) Böcek böcek de börtü ne idi? Galiba pişirilecek şeyler için, sebzeler için kullanılıyordu.

BÖRTÜK=GELİŞMEMİŞ ZAYIF KİMSE***

böyböy: büyük anne ,babaanne

Böyrek=böbrek

Böyük : Büyük

Buba çıkası= Dedegıl yahut dedegılıç kelimesiyle ilgili mi bilmiyorum; Dede diye bir girizgah sözü var. "Dede Mısdafa'nıñ ettüğüne baksaña..." Bununla alakalı mı bilmem yine Buba çıkası diye bir söz var. Aspa çıksın der gibi. İlenç desen değil, kötüleme sözü ama... Ben de merak ettim," hay aksi bu da yapılır mı?" gibi bir anlamı olabilir mi? Dede=Mecazen elden ayaktan düşmüş, zayıf, gelişmemiş anlamında kullanılır."Dede Mısdafa'nıñ ettüğüne baksaña..." cümlesindeki anlamı böyledir.

BUBA ÇIKSIN, ASBA ÇIKSIN-sert muhalefet, beğenmeme ve bir şeyin zararının faydasından fazla olacağına inanarak karşısındakini iknaya gayret etme ifadeleri. İçerisinde sitem-kırgınlık ve kızgınlık ta barındirıyor. "Öğ bırak asba çıksın, onuñ yapduğu işden hayır mı çıkar...-Buba çıksın baña bırak şunu, her şeyi kepêze ettiñ..."

Buba: Baba

Buğez=Bu kez, bu defa

Buğezde= Bu kez de

Bulamaç, bılamaç= 1. Bir çorba türü 2. Kıvam, katılık derecesi 3. Karıştırılmış

Bulamaç, bılamaç= 1. Bir çorba türü 2. Kıvam, katılık derecesi 3. Karıştırılmış

Bulgara= Saz

Bulgurcuk= Küçük taneli dolu

bulgurşak: küçük taneli dolu

Buñar= pınar

Buncukmak= Bunalır gibi olmak, Bunalmak

BUNEG, büñek: =BÜYÜK BUZAĞILARIN ANNESİNİ EMMEMESİ İÇİN BURUNLARININ ÜZERİNE GEÇİLEN, ÇİVİLİ DERİ PARÇALI APARAT*** büñek: buzağıların annelerini emmesini engelleyen dikenli ağızlık

Bungar=Pınar

Buñlamak= ? var mıydı yoksa ben mi uyduruyorum? Buñalmak vadu bence,

Burçmak= Burkulmak

Burdurmak (Bkz.Döğmek )= Erkek sığır veya mandanın yumurtalıklarına gelen damarı sıkmak, kesmek veya çekiçle ezmek sureti ile hayvanın üreme kabiliyetini ortadan kaldırmak. Bu iş havyanın yükte kullanılırken yaramazlık etmemesi için yapılırdı. Aynı iş at ve eşek cinsi hayvanlar için yapıldığında da "inemek" denilirdi.

Burgu=Delik delmeye yarıyan elle çalışan bir el aleti(İlkel matkap) bunları yapan ustalara da burgucu denirdi ve LKastamonu'da çok iyi ustaları vardı. Poyra= Araç'ta poyra deriz biz de Germeç=Göknar ağacının gövdesinin "V" şeklinde oyulması ile yapılan, genellikle yağmur oluğu olarak ve su iletiminde kullanılan oluk. bizde de poyra vardır ama o üzeri açık değil, içi açıktır aynı su boruları gibi, onu yapmak için uzun poyra burgusu vardır. Burgu=ahşapta delik açmaya yarayan, şimdiki matkapların yerine kullanılan aygıt. POYRA=Su borusu,

Butur : Tırtıllı şişe rakı (3 duble)

‎Buva-buba= Baba

Buyığnak= Bu kadar çok

Buymak: Çok üşümek, donmak

Buynuzlu=Boynuzlu, pezevenk

buzlacı: doğum yapacak hayvan

Büber= biber

Büğelek=Bir tür sinek

Büğez, buğez= Bu sefer, bu kez

bük= Dere kenarlarındaki sık ağaçlık

Bük=küçük çalılık

bükelek: sıcak havalarda ,sinek yüzünden hayvanların kaçması

Bükenek= Büküntü yeri, eklem

Büktelemek= Çalımına getirmek, cinlikle elde etmek.

Büñek dutması= Hayvanları huysuzlandıran Büñek sineğinin hayvanları sağa sola koşturması

Büñek=Bir cins sinek?

Büñemek=Set çekmek?

Büñülemek= Kabus görmek? Bengilemek'te denir ona ayana birden bengilemişiyin koktum... gibi ifade kullanılır. Bir de şöyle bir serzeniş vardır? günüleme günü boku ... pardon

Bürde=?

Bürgü: Başörtüsü bağlama ile ilgili bir kelime diye hatırlıyorum ama bilenler eklesin. bürgü diye de bir kelime vardı.Bürgü= Kalın başörtüsü



Bürgüç: Başörtüsü

bürlemek: kapatmak ,örtmek ,sarıp sarmalamak, Bürlemek= Örtmek, Bürlenmek= Örtünmek

Bürlemek= Örtmek, kapatmak

Bürlenmek= Kapanmak, kadınlar için örtünmek

Bürnük= Kadın çarşafı

Bürsü gün=Ertesi gün

Bürü= Sahil kesiminde Önbezi'ne BÜRÜ de denir.. ÖNBEZİ=Yöremize ait dokuma kumaştan, kırmızı, beyaz kareli ,belden aşağı bağlanan önlük

Büsürgeç veya püsürgeç diye birşey de var ne olduğunu anımsayamadım.. Uvun= ? Beceriksiz? Uyundur=? Beceriksiz? Bu iki kelimenin asıllarını bilen var mı?

büşüdüm: pişirdim

büşümek : pişirmek

Büzdeklemek= Oyalamak, vakit geçirmek

Büzük= ? Kötü kadın?

Büzükmek=?

Caba altı= diye bir süt ürünü de vardı sanırım.

Caba, Çorba pişirmeye yarayan çömlek.Caba: Çok Esmer kişiler için kullanıldığını duymuştum , caba: topraktan yapılmış içinde yemek pişirilen kap Caba= yine aynı şekilde güdü'nün büyüğü!!! içine genellikle büyük bir somun yaparlar çörek denir buna. hatta şöyle bir serzeniş vardır!!! ebeveyinler çocuklara şöyle der= seni gidi kra caba seni Caba=çömlek


Yüklə 0,74 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   14




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin