Genel parazitoloji

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 57.57 Kb.
tarix06.09.2018
ölçüsü57.57 Kb.



  1. GENEL PARAZİTOLOJİ

Parazitoloji, parazitleri, parazitlerin konaklarını ve aralarındaki ilişkileri konu alan bilim dalıdır. Asalak olarak yaşayan canlıların yapı ve özelliklerini inceleyen bilim dalıdır.


1.1.Zooparazit
Canlı bir organizmanın içinde veya üzerinde devamlı veya geçici olarak gıda ve yer bulabilen diğer canlılara parazit denir.



Şekil 1.1: Başkasının yemeğini yemek
Bitkilerde bulunan parazitlere phytoparazit denir. Hayvanlarda bulunan parazite zooparazit denir.

Zooparazitlerin bir kısmı, bazı hayvan ve insanlarda asalak olarak yaşarlar. Bir kısmı ise hayatlarının belirli bir bölümünü hayvan türlerinde, diğer bir bölümünü ise insan vücudunda geçirirler. Parazitler gelişmeleri esnasında morfolojik ve fizyolojik değişmeler geçirerek olgunlaşırlar.


Mikroskobik olan bitkisel ve hayvansal parazitlere yani bakteri protozoarlara mikroorganizma denir. Bunlardan bahseden bilim dalı mikrobiyolojidir. Mikropların yaptıkları hastalıklara enfeksiyon, parazitlerin yaptıkları hastalıklara ise invazyon hastalıklar denir.
Parazitin istifade ettiği canlıya konak denir. Parazitin kendisine ise konakçı denir.
1.2.Parazitismus Çeşitleri
Parazitlerin üzerinde yaşadığı canlıya konak, kendisine de konuk adı verilir. Bazı parazitler canlının vücut özsularından faydalanmaz. Bunlara yer paraziti denir. Sadece yer bulmakta ve kendisini taşıtarak konakçıdan faydalanır. Gıdasını kendisi sağlar


Resim 1.1: Balina üzerinde parazitler Resim 1.2: Deniz Kaplumbağası
Örneğin, balina ve deniz kaplumbağası üzerinde bulunan kabuklulardan Cirripedia’lar konakçıya kendilerini taşıtırlar.

1.2.1.Commensalism
Aynı masada yemek yiyen iki kişiye benzetebilir. İki canlıdan birinin diğerinden besin sağlaması şeklinde olan yaşam şeklidir. Commensal olarak adlandırılan canlı konağın gıda artıkları ve sindirilmeyen besinini paylaşmakta fakat hiçbir şekilde misafir olduğu canlıya zarar vermemektedir.
İki canlı arasında metabolik ve organik hiçbir ilişki yoktur. İki canlı arasındaki ilişki pek fazla ve sıkı değildir. Örneğin omurgalıların bağırsaklarında bulunan Eutrichomastix ve Chilomastix cinsine bağlı protozoonlar gibi.
Amphibia’ların ince bağırsaklarında yaşayan Balantidium elongatum gibi.
Köpekbalıkları ve diğer karnivor balıklarla Naucrates ductor arasındaki ilişki gibi.
İnsanların ağız boşluğunda bulunan Entamoeba gingivalis gibi.



Şekil 1.2: Commansalismus
1.2.2.Mutualizm
Aynı masada yemek iki kişinin birbirlerini beslemesine benzetilebilir. İki canlının karşılıklı olarak birbirinden fayda sağladığı ve metabolik ilişki kurduğu yaşam şeklidir. Beraber yaşayan canlıların her biri mutual olarak adlandırılır.
Beraber yaşayan canlılar arasındaki ilişki mutlak değildir. İki canlı birbirinden ayrılabilirler. Örneğin;
Bazı protozoonların ve omurgasız hayvanların hücreleri içinde yaşayan Zoocholorella’lar (yeşil algler) ve Zooxantella’lar (kahverengi algler) Bu algler burada barınak bulmakta, içinde yaşadıkları hücreden karbonik asit ve diğer bileşikleri almakta karşılığında bu hücrelere karbondioksit ve oksijen sağlamaktadır
Ruminantlar ile bu hayvanların bağırsaklarında yaşayan ciliata’lar.
Burada ciliata’lar salgıladıkları cellulase ve cellobiase enzimleri ile ruminantların sindiremedikleri sellulozu parçalayarak hem kendileri hem de ruminantlar için kullanılabilir hale getirirler.
Ayrıca ruminantlar hızlı çoğalan bu protozoonları sindirerek azot ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar.



Şekil 1.3: Mutualismus

1.2.3.Simbiosis
Bazen hayat arkadaşlığı çok karışır. Bu arkadaşlığın bozulması halinde konuk ve konakçı hayatı kaybolur buna Simbiosis denir. Örnek
Algler + mantar = Likenler
Algler: içerdikleri klorofil ile mantarlar için gerekli olan hidrokarbonu sentezlerler.
Mantarlar, alglerin mineral tuzları absorbe etmeleri için lazım olan rutubetli ortamı ve suyu sağlarlar. Mantar ile su yosunlarının birleşmesi sonucu meydana gelen likenlerde; mantar su yosununa gerekli suyu sağlayarak su yosunlarının özümleme yapmasını sağladığı ve su yosunlarının su ile yaptığı özümleme maddelerinin bir kısmını mantara vererek hayatiyetini devam ettirir. Bu bir ortak yaşamdır.
1.2.4.Amensalizm
Konakçıya bağlı olmayan Bir çeşit parazitliktir. fakat parazitlikten farklı olarak, parazit canlı konakçıya mutlaka muhtaç değildir. Ondan aldığı maddeyi veya faydayı başka yerden de alabilir
1.3.Parazitlerin İsimlendirilmesi
Canlılarda isimlendirme ilk kez Kari Linne tarafından yapılmıştır. Linne tür tanımını geliştirmiştir. Bu isimlendirme yöntemi parazitler için de uygulanır. Bu isimlendirmeye göre; bir canlıya ait, cins ismi ve özel tanıtıcı ismi bulunur. Cins ismi daima büyük harfle, özel tanıtıcı isimi ise küçük harfle başlar.
1.3.1. Konakçı Parazit İlişkilerine Göre
Hayatlarının belirli bir bölümünü hayvan türlerinde, diğer bir bölümünü ise insan vücudunda geçirirler. Parazitler gelişmeleri esnasında morfolojik ve fizyolojik değişmeler geçirerek olgunlaşırlar. Parazitin gelişmesi için bir konağa ihtiyacı vardır.
Gelişmeleri esnasında bazen bir, bazen de birden fazla konak kullanırlar. Parazitin, konak vücudunda bulunuşu üç şekil içinde gösterilebilir:

Bazı parazitler için ancak bir tür canlı konak olabilmektedir. Bazı sivrisinekler yalnız insan kanını tercih ederler.


Parazitlerin bazıları muhtelif konaklarda yaşayabilir. Keneler birçok hayvan ve insanda parazit olarak yaşayabilirler.
Birçok durumda insan, parazitin tesadüfen yerleştiği bir konaktır.
Parazitlerin muhtelif çeşitleri vardır. Parazit bir canlı bütün hayatı boyunca mecburi olarak bir konakta yaşayabilir, tesadüfen bir konağa yerleşebilir yahut da bütün hayatı süresince parazit olarak yaşaması gibi devamlılık arz edebilir.


Resim 1.3: Kene Resim 1.4: Bit
Parazitlerin, konağın dış yüzeyinde veya deri altında bulunmasına Ektoparazit (dış parazitlik) denir. Bit, kene, tahtakurusu, uyuz böceği gibi.


Resim 1.5: Cestot Resim 1.6: F. hepatica
Parazitin sindirim yolları, idrar yolları, safra yolları gibi boşluklarda, karaciğer, akciğer gibi dokularda ve kanda olmak üzere konak vücudunun içinde yaşaması genel olarak Endoparazit (iç parazitlik) olarak adlandırılır.
Parazitlerin bulaşması kirlenmiş toprak veya su, parazitin olgunlaşmamış dönemini ihtiva eden besin, kan emen diğer bir parazit, parazitin bulunduğu hayvan, parazitli şahıs ve bunun elbisesi, yatağı, diğer eşyası ve çevresi ile olur. Solunum yollarıyla veya idrar yollarından bulaşanlar da vardır.
1.3.2. Parazitlerin Yaşayış Şekillerine Göre Aldıkları İsimler
Parazitler çeşitli şekillerde yaşam siklusuna sahiptirler. Her parazit her canlıda gözükmediği gibi her parazit de her organda görülmez. Yaşayış şekillerine göre farklı isim alırlar.
1.3.2.1. Tesadüfî (Accidental ) Parazitizm
Tabiatta serbest yaşayan bir canlının tesadüfî olarak bulunduğu ortamdan ayrılıp başka bir canlıda yerleşerek parazit olabilmesi halidir.
Örneğin, meyvelerde yaşayan kırkayağın tesadüfen uyku halindeki insanların ağız ve burun boşluklarından girmesi, keza sirke ve ekşi hamurda bulunan Anguilla acetinin genital organlara yerleşmesi gibi.
1.3.2.2. İsteğe Bağlı (Facultatif) Parazitizm
Tabiatta serbest yaşayan bazı canlıların belirli şartlar içerisinde paraziter hayata geçmesi halidir. Bunlar çevrede serbest gelişir ve büyüyebilirler. Fakat canlı bir uzviyette de aynı şekilde hayatlarını devam ettirirler.


Resim 1.7: Gübre sineği
Gübrelerde yaşayıp gelişimini sağlayan sinek larvalarının bakımsız yaralara ve çocukların gözlerindeki iltihaplara yerleşmesi örnek olarak gösterilebilir.
1.3.2.3. Mecburi (Obligatore) Parazitizm
Bu parazitler hayatlarını sürdürmek için veya belirli bir gelişme devresini bir canlı üzerinde geçirmek durumundadır.



Resim 1.8: Şerit Resim 1.9: Ascaritler
Tenya, Askarid ve Oxyure, Coccidie ve Piroplasmalar örnek gösterilebilir.
1.3.2.4. Devri (Periodik) Parazitizm
Hayatının belli bir gelişim devresinin konakçı üzerinde geçirip daha sonra serbest kalan parazitler.



Resim 1.10: Hypoderma bovis’in pupa hali
Örnek olarak sineklerin yapmış olduğu nokra hastalığı gösterilebilir.
1.3.2.5. Durucu (Stationer) Parazitizm
Herhangi bir etki olmadığı takdirde gelişmeleri, çoğalmaları ve bütün hayatları konakçı üzerinde geçen parazitlerdir.


Resim 1.11: Pire Resim 1.12: Uyuz etkeni
Bitler ve uyuz böceği örnek gösterilebilir.
1.3.2.6. Özel (Spesifik) Parazitizm
Belli canlıların belli organlarında yerleşip yaşamlarını devam ettiren parazitlerdir.



Resim.1.13: Ancylostoma duodenale Resim 1.14: Haemoncus contortus
İnsanlarda Ancylostoma duodenale, koyunlarda Haemoncus contortus. Örnek gösterilebir.
1.3.2.7. Şaşkın (Egar’e) Parazitizm)
Kendine özel hayvanlardan başka canlıya şaşkınlıkla geçip yerleşen parazitlerdir.


Resim.1.15: Bağırsakta Haemoncus contortus
Geviş getirenlerdeki Haemoncus contortus’un insanların mide ve bağırsaklarına yerleşmesi örnek olarak gösterilebilir.
1.3.2.8. Sapık (Erratique) Parazitizm
Bazı parazitlerin daimi yaşadıkları organlardan başka organlarda görülmesidir.


Resim 1.16: F.hepatica

Karaciğer ve safra kanallarında yaşayan Fasciola hepatica’nın akciğerlerde bağırsaklarda ve venalarda görülmesi örnek gösterilebilir.


1.3.2.9. Hyperparazitizm
Bir parazitin üzerinde ayrı bir parazit yer alır ki buna Hyperparazitizm denilmektedir.


Resim 1.17: Anofeller kan emerken Resim 1.18: Kene

Örnek olarak; anofel denilen sivrisineklerde sıtma plasmodium’u ve kenelerdeki babesia etkenleri gösterilebilir.


1.3.2.10. Süperparazitizm
Bir konağın aynı tür parazit ile tekrar enfekte olması.



Resim 1.19: Fasciola hepatica
Örnek olarak Fasciola hepatica ile enfekte bir koyunun tekrar tekrar F.hepatica ile enfekte olması gösterilebilir.
1.3.2.11. Multiparazitizm
Bir konağın değişik tür parazitlerle enfekte olmasıdır.
Örneğin bir keçinin Fasciola hepatica, Dicrocoelium dendriticum ve Moniezia expansa ile aynı anda enfekte olması
1.3.2.12. Yalancı (Pseudo) Parazitizm
Aslında parazit olmayan fakat şekil itibarı ile parazite benzeyen yapılar.
Örneğin dışkıdaki mukoza parçaları Ascarit veya Taenia’ya benzetilebilir. Dışkıda görülen yaprak damarları ve portakal gibi meyvelerin sindirilmeyen kısımları dışkı ve idrar üzerine sinekler tarafından bırakılan larvalar. Serbest yaşayan protozoonların suyla alındığında insan ve hayvanların dışkılarında görülebilir
D. dendriticum ve F. hepatica ile enfekte karaciğerleri yiyen insan, kedi ve köpeklerin dışkılarında bu parazitlere ait yumurtaların görülmesi
Kıl kurtları ile enfekte akciğerleri yiyen kedi ve köpeklerde bu parazitlere ait larvaların görülmesi
Şalgam, patates, kereviz gibi bazı bitkilerde bulunan nematodlara ait yumurtalara bunları yiyen insanların dışkılarında rastlanması

1.3.3. Paraziter Hastalıkların İsimlendirilmesi
Parazitler, konak olduğu canlıyı çeşitli şekilde hastalandırırlar. Bu hastalık akut veya kronik şekilde seyreder. Canlıda çeşitli semptomların ortaya çıkmasına sebep olur. Halkımız bu semptomlara göre hastalıkları adlandırmış fakat bunun bir temele dayalı olmadığı anlaşılmıştır. Örnek; delibaş, abdest bozan, kelebek, sıtma v.s.
Esas itibariyle hayvan menşeli zooparazitlerin yaptığı hastalıklar invazyon hastalıklar adını alırlar adını alır. Parazitlerin mahiyeti anlaşıldıktan sonra verilen isimler parazitin adının kök kısmına “OSE” veya “İASİS” heceleri eklenmek suretiyle hastalığın adı ortaya konmuştur.
Ör: Filariose...................Filariasis

Ascariose.................Ascariasis



Ankylostomose........Ankylostomiasis
1.4.Parazitlerin Gelişmeleri
1.4.1. Direk Gelişenler
Bu tür parazitler gelişebilmeleri için bir arakonakçıya ihtiyaç duymazlar. Doğma büyüme çiftleşme, döllenme, parazit olarak yaşadığı canlı üzerinde olur. Amipler, coccidioslar, askaritler
Bir konakçıda gelişen ve ölen parazitlere Monoxene parazit denir.
1.4.2. Endirek Gelişenler
Bu grup parazitlerin büyüyüp, gelişmeleri ve olgun halini kazanabilmeleri için bir veya daha fazla arakonakçıya ihtiyaç vardır. Fasciola hepatica’nın olgun haline gelinceye kadar bir gelişme devresini tatlı su sümüklülerinde geçirmesi gibi. Bu gelişme safhaları bir arakonakçıda olabildiği gibi insan ve et yiyen hayvanların ince bağırsaklarında yaşayan D.latum gelişebilmek için iki ara konakçıya ihtiyaç gösterir. Bunlardan birincisi su pireleri, diğerleri yayın ve alabalıklardır.
Bu gruba bağlı parazitlerin gelişmesi için iki arakonakçıya ihtiyaçları olduğundan, bunlara Heteroxene parazit denir.
1.4.2.1. Diheteroxene Parazitler
Gelişmelerinde bir arakonağa ihtiyaç duyan parazitlerdir
Örneğin Echinococcus granulosus, Taenia saginata, Fasciola hepatica, Diphylidium caninum, Moniezia expansa
1.4.2.2. Polyheteroxene Parazitler
Gelişmelerinde birden fazla ara konağa ihtiyaç duyan parazitlerdir
Örneğin, Dicrocoelium dendriticum, Diphyllobothrium latum gibi.

1.5. Parazitlerin Hastalık Yapma Tesirleri
Parazitler bulundukları canlılar üzerinde muhtelif tarz ve şekillerde az çok şiddetli olmak üzere tesirler yaparlar. Bu tesirler hastalık yapıcı yönde olduğu gibi, canlı vücudunun uzviyetinin zayıflamasını ve diğer hastalıklara yakalanmasına imkân sağlayacak şekilde de olabilir.
Genel olarak parazitlerin etkileri 5 maddede toplanır.
1.5.1. Soyucu Sömürücü Tesirleri
Parazitler gelişmek, büyümek ve çoğalmak için gıda maddelerine ihtiyaçları vardır. Bu gıda maddelerini bulundukları uzviyette bağırsak içeriğinden, kandan, hücre ve özsularından alırlar. Bağırsaklarda yaşayan tenya, oxyure ve askaritler örnek gösterilebilirler. Helmintler emilmemiş bağırsak içeriğinden faydalanmalarına rağmen Ancylostoma ve Strongyluslar bağırsak mukozası, epitel doku kalıntıları ve kanla beslenirler.
Fasciola Hepatica safra, protozoonlar kan hücreleriyle, sinekler, uyuz böcekleri, bitler kan ve deri artıklarıyla gıdalarını sağlarlar. Parazitlerin soyucu tesirlerinin önemi: Parazitlerin çokluğu ile orantılı olmakla beraber parazitin bulunduğu organa göre değişmektedir. Örnek: Beyindeki Coenurus cerebralis ile böbreklerde yaşayan Dioctopyme renale’nin etkisi bağırsaklardaki askaritlere göre daha önemlidir.
1.5.2. Toxik Tesirleri
Parazitlerin bu tesirleri soyucu tesirlerinden daha önemlidir. Çıkardıkları toxinler hücre ve dokuların erimesine parçalanmasına, kanın pıhtılaşmamasına sebep olabilir. Bu toksinler zamanla vücudu zehirleyebilir.
Bağırsak parazitleri genel olarak anemilere, Fasciola hepatica karaciğer dokusunu değiştirerek siroza sebep olabilir. Bit, pire, sivrisinek kaşıntılara, keneler ise çıkardıkları toksin ile kısmî felçlere sebep olurlar.
1.5.3. Mekanik Tesirler



Resim 1.20: Bağırsakta erişkin Strongylus vulgaris Resim 1.21: Ascaritlerin bağırsakları tıkaması

Bu tesir parazitlerin mekanik etkilerinden doğar. Örneğin, Malarya parazitleri içinde yaşadıkları alyuvarların içerisinde büyüyüp parçalandıktan sonra birçoğu bir araya gelip bağırsak kılcal damarlarını tıkar, şiddetli sıtma nöbetlerine sebep olurlar. Olgun askaritler koledok kanalını tıkayarak icterus’a (sarılığa), bağırsaklardan kan yoluyla akciğere gelen askarit larvaları pneumonie’ye (zatürre) beygirdeki Strongylus vulgaris larvaları Anteria mesenterika cranialiste tromboz meydana getirerek kızılkurt sancısıyla ölüme, Coenurus cerebralis beyne basınç yaparak delibaş hastalığına sebep olurlar.


1.5.4. Travmatik ve Diğer Hastalık Etkenlere Yol Hazırlayıcı Tesirleri



Resim.1.22: Strongylidae
Parazitlerden bazıları yaşadıkları organlar üzerinde silahlarıyla açtıkları yara ve berelerden toxinlerin geçişine sebep olurlar ve mikropları buralardan kana kolaylıkla geçerler. Strongylidaeler olduğu gibi.
Amipli dizanteride ve Coccidiose’da bağırsaklarda meydana gelen ülserler travmatik etkilerdir. Keneler ve sivrisinekler kan emerlerken diğer hastalık etkenleri piropilazma ve sıtma plasmodilerini kana vermek suretiyle piroplasmosa ve sıtma hastalıklarının hazırlanmasına sebep olurlar. Bradzot hastalığı daha ziyade Fasiola hepatica’ya yakalanmış koyunlarda, Pasteurellosis ise daha çok Dicrocoelium’ a yakalanmış koyunlarda görülmektedir.
1.5.5. Tahriş Edici (İrkiltici) ve Yangı Yapıcı Tesirleri


Resim.1.23: Bağırsaklarda S.edendatus Resim.1.24.Trichinella Resim.1.25: Sivrisinek
Parazitlerin bu tesirleri toksik tesirler ile karıştırılırsa da bazı bilim adamları bunu ayrı olarak incelerler. Trichinella spiralis ilk günlerde bağırsaklarda ekseriya ölümle sonuçlanan şiddetli tahrişler yaparlar.
1.6. Paraziter Hastalıklarda Görülen Semptomlar
Paraziter hastalıklarda görülen klinik belirtiler parazitin türüne azlık ve çokluğuna, etkisine, etki ettiği organın durumuna göre değişik şekiller gösterir.


Bu sistem organlarında hastalıkların şekillenmesine sebep olurlar. Sancı, ishal, kusma, mide bulantıları, iştahsızlık, kansızlık ve zayıflığa sebep olurlar.


  • Solunum Sistemi Parazitleri



Nezle öksürük bronşit pneumonilere sebep olurlar.


  • Ürogenital Sistem Parazitleri

İdrar zorluğu, kanlı idrara sebep olurlar.




  • Sinir Sistemi Parazitleri



Denge bozukluğuna sebep olurlar.

  • Kan Parazitleri



Eritrositlerin parçalanmasına dolayısıyla anemilere, ateş yükselmesine, sarılığa sebep olurlar.

  • Deri Parazitleri



Kaşıntılara, kıl dökülmelerine, derinin iltihaplanmasına, kalitesinin bozulmasına, yün, kıl, yapağının azalmasına, genellikle hayvanlarda mineral madde azalmasına, zevk bozukluklarına, sinirsel bozukluklara, gelişme geriliklerine sebep olurlar.

Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə