Demir
Küçükaydın
Öcalan ve
P.K.K.
Üzerine
(1992-2013)
Yayınları
Öcalan ve PKK Üzerine
(1992-2013)
Demir Küçükaydın
Birinci Sürüm
Mart 2013
Dijital Yayınlar
İndir – Oku – Okut - Çoğalt – Dağıt
Bu kitap Köxüz sitesinin dijital yayınıdır.
Kar amacı olmadan, okumak ve okutmak için, indirmek, dijital olarak basmak ve dağıtmak serbesttir.
Alıntılarda kaynak gösterilmesi dilenir.
Yayınları
İçindekiler
Sunuş 6
Kürt Ulusal Kurtuluş Hareketi ve P.K.K. 8
PKK'nın Bazı Özellikleri 8
Kürt Ulusal Hareketi'nin ve PKK'nın Zorlukları ve Sınırları 11
Kürt Ulusal Kurtuluş Hareketinde Yeni Dönem ve Sorunları 16
Bir Tartışmada Öcalan'la İlgili Değerlendirme 21
Türk Solu ve Kürt Ulusal Kurtuluş Hareketi 23
"Asrın Davası"nın İlk Günü Üzerine Değerlendirmeler 27
Kürtlerin Devrimi 29
Öcalan’ın Savunması Üzerine Notlar 31
Savunma’nın Önemi ve Tartışılması Gereği Üzerine 31
Orijinal bir Teorisyen Olarak Öcalan ve Bunun Kökleri 33
Komün’den Uygarlığa Geçiş Olarak Kürt Ulusal Hareketi 37
Arafat ve Öcalan 48
Öcalan’a ve Kongra-Gel’e Mektup Hakkında 51
Abdullah Öcalan’a Mektup: 55
Kongra-Gel Kongresini Hazırlayan Kurula Mektup: 58
Avukatlara Mektup: 59
Öcalan’a İkinci Mektup 60
Özgür Gündem’e Yazılar Derlemesine Önsöz 67
Öcalan’a Karşı Öcalan 73
Anarşizm, Milliyetçilik ve Öcalan 76
Niçin Abdullah Öcalan da Yazarımızdır? 82
Öcalan’ın Dönüşü 86
Tarihsel Perspektifte Öcalan’ın Konumu ve Yapmaya Çalıştığı
(Geç Gelmek ve Geç Kalmak Üzerine) 105
Liberaller ve PKK 117
Yeni Bir döneme Girilirken – Öngörüler ve Görevler 123
Ortadoğu İçin Demokratik Manifesto 136
Ulusçuluk Hayaleti 136
Orta Doğu’nun Tarihteki Yeri 136
Ulusçuluk ve Orta Doğu 138
Ulusçuluk ve Diğer Uygarlıklar 139
Ulusçuluk ve Dil 141
Ulus ve Ulusçuluk Nedir? 142
Ulusçuluk ve Politik - Özel Ayrımları 143
Ulusçuluk ve Din 144
Demokratik ve Gerici Ulusçuluk 145
Ulusların Kaderini Tayin Hakkı ve Gerici Ulusçuluk 146
Gerici Ulusçuluğun Kendi Dinamiği 148
İşçi Hareketi ve Demokratik Ulusçuluk 148
Devrimci Marksistler ve Ulusçuluk 151
Tarih ve Ulusçuluk 151
Osmanlı ve Ulusçuluk 152
Türk Ulusçuluğu 153
Bölge İçin Sonuç 154
Demokratik Ulusçuluğun İkili Karakteri 154
Globalleşme ve Ulusçuluk 156
Değişen Roller 157
Demokrasinin Koşulları 158
Seçenler ve Seçilenler 159
Ordu ve Polis 160
Demokrasi ve Refah 162
Demokrasi ve Eğitim 163
Demokrasinin Üç Kaynağı 163
Politik İslam ve Demokrasi 164
Bürokratik Oligarşi ve Burjuvazi 165
Güçler 166
İşçiler 167
Sunuş
Düne kadar Öcalan’a işi bitik bir kriminal olarak bakılırken birkaç hafta içinde “İmralı” diye bir makam haline geldi. Vizyonlarıyla sadece Kürtleri değil, hatta Kürtlerden daha fazla Türkleri etkilemeye başladı.
Şimdiye kadar Öcalan ve PKK konusunda olayı daha geniş bir tarihsel perspektiften alan hiçbir inceleme çıkmadı dense yeridir.
Elbet kimi gazeteciler veya akademisyenlerin yaptığı kimi incelemeler vardır. Ama bunlar gerçek anlamda sosyolojik olmaktan ziyade böyle bir genelleme için veri sunmaktan öte fazla bir anlamları olmaz teorik olarak. Çünkü var olan politik durum ve çıkarlar açısından konuya yaklaşırlar. Yani diyelim ki Türkiye Kürt sorunundan nasıl kurtulacak gibi bir bağlamda. Veya Bölgede ABD’nin stratejik çıkarlarını savunmak için nasıl bir politika izlenmesi gerekir gibi sorulara cevap aradıkları için, daha baştan bizzat bu amacın kendisini tartışmayıve sorgulamayı dışlamış olurlar. Bütün bu “bilimsel” ya da sosyolojik denebilecek çalışmalar, bilimi ve sosyolojiyi, politikanın bir aracı olarak ele alırlar.
Bizde ise, politika bilimsel bir değerlendiremenin sonucu olarak belirlenir.
PKK, Öcaan ve Kürt Özgürlük Hareketini, Marksist kavramsal araçlarla analiz eden ve Dünya Çapında Bir Cumhuriyet ve Sosyalizm mücdelesi açısından değerlendiren hemen hemen hiçbir ciddi inceleme bulunmamaktadır.
Bu yazıların özgün niteliği budur: konuyu dünya tarihsel olarakele alır ve Marksist kavramsal araçlarla Sosyalizm için mücadele açısından değerlendirir.
Ama yazılar aynı zamanda politik gelişmelere bir müdahale amacı ile de yazılmışlardır. Yani sadece olaylar olup bittikten sonra yapılmış değerlendirmeler değillerdir. Bizzat şu derlemenin yapılıyı ve yayınlanışı gibi alnı zamanda gelişmelere küçük de olsa bir müdahale anlamını taşırlar.
Bu nedenle yazıların bir kısmı, sıcağı sıcağına, hatta bazan bilerek, olaylardan birkaç saat veya gün önce veya olaylardan hemen sonra elde fazla bir veri olmadan aynı zamanda dayandığımız metodolojinin ve kavramsal araçların gücünü sınamak aracıyla yazılmışlardır. Bu bakımdan aynı zamanda birer sosyolojik deney özelliği de taşırlar. Bugün aradan zaman geçtikçe onların bu sınavı bugün için oldukça başarılı verdikleri görülmektedir.
Örneğin, Öcalan İmralı’da mahkemeye çıktığında, herkes Öcalan’ın bittiğinden, canını kurtarmak için yalvardığından söz ediyordu. Olayın göründüğü gibi olmadığını; Öcalan’ın muazzam bir stratejik dönüş yaptığını; onun çok ciddi bir politikacı olduğunu söyleyen tek yazardık neredeyse. Bu fikirleri yazıp savunduğumuz için en yakın dostlarımız bile bizimle selamı sabahı kesmiş, duymadığımız hakaret kalmamıştı. Şimdi o zaman dediklerimiz parlak bir şekilde doğrulanmış bulunuyor. O zaman bizimle selam sabahı kesenlerin, hakaret edenlerin ise şimdi o zaman Öcalan’a ilişkin değerlendirmelerini hatırlamak isteyeceklerini hiç sanmıyoruz.
Ya da olayı daha geniş perspektifte ele aldığımız, “Öcalan’ın Dönüşü” gibi yazılarda ele alınan tarihsel eğilimlerin aynen geçerliliklerini sürdürdükleri ve olayların genel gidiş yönünü belirledikleri görüleblir. Bu nedenle örneğin bu yazı aynen bugün de geçerliliğini korumaktadır ve aradaki gelişmelerce doğrulanmıştır ve doğrulanmaktadır.
Yazıların ve öngörülerin neredeylse tek eksiği, genel eğilimin gerçekte olacağından daha hızlı gerçekleşeceği gibi bir izlenim vermelerinde toplanabilir. Yani öngörüler olayların önünden gitmektedir; olaylar öngörülerin yönünde ama daha yavaş bir hızla onları izlemektedir.
Bu da son derece normaldir. Genel eğilimler çatışan güçlerin mücadelesinin bileşkesiyle kendisine yol bulur. Bu da aklın birkaç mantıki çkarsamayla kat ettiği birkaç dakika veya saniyede aldığı yolu, tarihin bazan onlarca, hatta yüzlerce yılda almasına yol açar.
Önmüzdeki aylarda Öcalan, PKK ve Kürt hareketi giderek daha fazla gündeme gelecektir. Olayları daha iyi görmek ve anlamlandırmak isteyenler bu yazıları okuduklarında gerçeğin daha doğru bir kavranışına yaklaşmış olurlar.
Ama sadece bu kadar değil, Sosyalistler ve Demokratlar da somut politik mücadelede daha doğru bir program, strateji ve taktikler bütününü savunup uygulayabilirler.
Demir Küçükaydın
25 Mart 2013 Pazartesi
Dostları ilə paylaş: |