Şehriban Şahin Bir Kamusal Din Olarak Türkiye’de ve Ulus Ötesi Sosyal Alanlarda İnşa Edilen Alevilik Giriş



Yüklə 209,52 Kb.
səhifə23/24
tarix09.01.2022
ölçüsü209,52 Kb.
#94648
1   ...   16   17   18   19   20   21   22   23   24
7. Sonuç Yerine

Alevilerin ilişki ağlarının kentlere göçle büyük kent merkezlerinde ve yurtdışında çoğalması, 1980’ler sonlarından itibaren politik yapının sosyal hareketin oluşumuna elverişli oluşu ve aktörlerin kamusal alanda etkileşimi ve iletişimi, Aleviliğın gizli-sözel, kan bağı ve ikrar vererek yola girmeye dayalı yapısının, giderek kamusal bir dine dönüşümüne yol açmıştır. Burada üzerinde durulması gereken, bu sürecin sadece Türkiye’de değil Avrupa platformunda da devam ediyor olması ve Avrupa’nın Aleviliği resmi olarak tanımada Türkiye’den daha hızlı davranıyor olmasıdır. Buna parallel olarak da Aleviliğin formalizasyonunun Avrupa’da daha hızlı gelişmesidir. AB’nin kimliğin korunması gereken bir insan hakkı olduğunu resmi olarak kabul etmesi ve çokkültürlülük projesinin birçok ülke tarafından kabul görmesi bu durumda etkili olmuştur.

Alevilere yönelik politikalar üretmeye başlayan Türkiye Devleti'nin bu ilgisi sosyal ve politik alanlarda yükselen İslami harekete ve devletin Türk kimliğini ve bunun meşruluğunu sorgulayan Kürt sorununa karşı Aleviliği kullanmak şeklinde açıklanmıştır (Bruinessen 1996; Yavuz 1999b). Bu açıklamayı doğru bir tespit olarak kabul etmekle birlikte, yeni bir açıklama önermek gerektiğini düşünüyorum. Bana göre küresel baskın bir söylem haline gelen kimlik ve kültürün bir insan hakkı olarak tanımlanması devleti de etkilemiştir. Bu söyleme göre devlet kendini yeniden yapılamaya çalışmaktadır. Bu söylemi empoze eden kurumlardan biri olan AB’ye üye olmaya çalışan Türkiye Devleti'nin bu yönde hareket etmesi, Türk-Sünni kimliğinin dışında kimliklerin olduğunu yüksek sesle söylemeye başlaması doğaldır. Ancak bu, devlet kendini tamamen değiştirecek ve bu söylemin gereği olan tüm adımları atacak demek değildir. Devletin kendini bu söyleme göre düzeltmesinin limitleri vardır elbette. Örneğin devletin Diyanet kurumu Alevileri kabul etmemekte kararlı görünmektedir.

Aleviliğin çok eksenli bir alanda inşası, Aleviliğin din mi kültür mü, İslam içi mi dışı mı sorularına farklı cevaplar sunan birçok aktörün iletişimi ve etkileşimi ile devam etmektedir. Bu etkileşim sadece yerel ve ulusal seviyelerle sınırlı kalmadı; yurtdışında yaşayan göçmenlerin dernekleşmeleri ve bunların Türkiye ile olan ilişki ağları aracılığı ile ulus ötesi alanlara da ulaşarak ulus ötesi bir kimlik kazandı. Alevilik yerel, ulusal ve ulus ötesinin karmaşık ilişki ağları ve aktörleri ile çok katmanlı bir yapıda kendini inşa ederken, Türkiye’nin de AB’ye üyelik sürecince uğraşmak zorunda kaldığı ulus ötesi bir konuma yükselmiştir.




Yüklə 209,52 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   16   17   18   19   20   21   22   23   24




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin