Yahya Arıkan İstanbul Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler Odasının 6



Yüklə 143.32 Kb.
səhifə1/3
tarix31.10.2017
ölçüsü143.32 Kb.
  1   2   3

- Yahya Arıkan

İstanbul Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler Odası’nın 6. olağan genel kuruluna hoş geldiniz. Gönderdiğimiz gündem doğrultusunda gündemin 2. maddesi divanın oluşumu. Divanın oluşumu için herhangi bir önerge var mı değerli arkadaşlar? Lütfen yazılı olarak sunulsun. Şu ana kadar 2 tane önerge var değerli arkadaşlar. Önergeyi sunanları tek tek okuyacağım, oylama sırasında yakalarınızdaki üye kartlarımız kaldırılacak, onlara göre oylama sonucu neticelenecek değerli arkadaşlar. Birinci önerge, 6. olağan genel kurul üyelerine, genel kurulu yönetmek üzere divan başkanlığına Yücel Akdemir, başkan vekilliğine Hasan Tapan, Katip üyeliğe Sevilay Gedikoğlu, katip üyeliğe Ayşın Hangül. Önerenler, Hasan Ildır, Oktay Yeşilyurt, Erol Demirel, Mehmet Eren, Ziya Disanlı, Ülkü Sönmez, Orhan Arabacıoğlu, Kadir Çingil, Mehmet Yılmaz, Saffet Benzerler, Kenan Uğur, Mustafa Karsavuran.

İkinci önerge, İSMMO 6. olağan genel kuruluna, divan heyetine teklif edilen isimler aşağıdadır. Ahmet Gediz başkan, Bahattin Malkoç başkan vekili, Mehmet Topal katip, Ali Sezai Bahçe katip. Önerenler Yılmaz Şener, Ebubekir Taşyürek, Mehmet Güçlü, Hamdi Topçu, Abdülaziz Babuçcu, Tayyip Yaşar.

Başka bir önerge yok. Önergeleri teke tek oylatıyorum. Birinci önerge sadece divan başkanlarını belirterek oylatacağım. Birinci önerge divan başkanı Yücel Akdemir. Kabul edenler? Evet ikinci önerge, Ahmet Gediz başkanlığında divan heyetini kabul edenler? Birinci önerge oy çokluğu ile kabul edilmiştir, teşekkür ediyorum. Divan başkanlığı Yücel Akdemir, başkan vekilliğine Hasan Tapan,

- Oyların teke tek sayılmasını istiyoruz, lütfen sayılsın.

- Peki değerli arkadaşlar, lütfen sakin olalım. Bu genel kurulu bize yakışır bir biçimde sonuçlanmasını istiyoruz. İkinci divan heyetinden 2 tane arkadaş, birinci divan heyetinden arkadaş lütfen gelsinler ayrı ayrı oylama yaptıracağım. Tekrar oylatıyorum. Birinci Yücel Akdemir başkanlığındaki divan heyetini kabul edenler? Lütfen sayılsın değerli arkadaşlar. Ayaktakiler otursunlar, arkadaşlar sayacak arkadaşlarım saysınlar. Lütfen dolaşarak sayılsın.

- Lütfen ayaktakiler otursun.

- Müdahale etmeyin değerli arkadaşlarım lütfen. Bu taraf kaç? Hasan Bey genel toplam değil mi?

- Genel toplam.

- Peki. İkinci divan heyeti Ahmet Gediz başkanlığında kabul edenler? Lütfen ayağa kalkmayın değerli arkadaşlar. Dolaşıyor arkadaşlarımız. Kaç Hasan Bey?

- 157

- Evet arkadaşlar Yücel Akdemir’i divan heyetini göreve çağırıyoruz. Kutluyorum.



- Yücel Akdemir

Sayın konuklar, değerli meslektaşlarım 6. olağan genel kurulumuzun divanı adına hepinizi saygıyla selamlıyoruz. Ülkemiz ve mesleğimiz açısından zor bir dönemde genel kurulumuzu gerçekleştiriyoruz. Ekonominin ve siyasetin tıkanma noktasına geldiği buna rağmen meslek mücadelesinin hızlandığı ivme kazandığı bir dönemde 6. olağan genel kurulumuzu gerçekleştiriyoruz. Sorunlarımız bir hayli fazla. Ülkemizde insan hakları ihlalleri var, yargısız infazlar, faili meçhuller tüm verilen mücadeleye rağmen devam ediyor. 21. yüzyılın eşiğinde bizler hala 8. maddeyi tartışıyoruz. Dürüst olanların, emeği ile geçinenlerin horlandığı, her türlü yozluğa prim verildiği bir dönemde tüm verilen mücadeleye rağmen mesleğimizin sorunları da devam ediyor. Henüz sosyal güvenlik sorunumuzu çözebilmiş değiliz. Fırtınalar koparılmasına rağmen imza yetkisi konusunda hala hazırda bizler bile bir karar verebilmiş değiliz imza yetkisini alalım mı almayalım mı. Bunlar sorunlardan sadece bir kaçı. Bu sorunlar bu genel kurulda divan olarak bizi korkutmuyor. Bizi zora sokan sevgili Erkin Balaban’ın arkasından burada divanı yönetmek gerçekten bizim için çok zor, ama Erkin Balaban’ın üslubu, demokrasi anlayışı meslek aşkı aynı zamanda bize güç veriyor yol gösteriyor. Bu güçle ve sizlerden aldığımız güvenle genel kurulumuzun mesleğimize yakışır şekilde sonuçlanacağına inanıyoruz. Ülkemize yarar getirmesi dileği ile divan heyeti adına hepinize saygılarımızı sunuyoruz.

Değerli meslektaşlarım gündemi size okuyorum. Bir ve ikinci maddesini geçtik. Saygı duruşu, multivizyon gösterisi, yönetim kurulu adına başkanın konuşması, konukların tanıtımı ve konuşmaları, yönetim kurulu çalışma raporu, kesin hesaplar ve denetleme kurulu raporların okunması ve görüşülmesi, yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı aklanması, yeni çalışma dönemi bütçesinin görüşülmesi ve onaylanması, vefat eden üyelerin borçlarının silinmesi görüşülmesi, dilek ve temenniler. Gündeme madde ilave etmek isteyen arkadaşlarımız önerileri var gündemle ilgili bir öneri var bu öneri ilan edilen resmi gündemimizin aynısı o anlamda gündemi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Evet değerli arkadaşlarım sakin olalım. İlan edilen ve değerli meslektaşlarımın hazırladığı bir gündem var. Evet gündem belirleyen arkadaşlarım, evet Ali İhsan arkadaşımın gündemi şu. Açılış, başkanlık divanının seçilmesi, divanın genel kurula tutanaklarında imza yetkisi verilmesi, saygı duruşu, yönetim kurulu adına başkanın konuşması, yönetim kurulu çalışma raporu kesin hesap ve denetleme kurulu raporlarının okunması, yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı aklanması, yeni çalışma dönem bütçesinin görüşülmesi ve onaylanması, vefat eden üyelerin borçlarının silinmesi konusunda görüşme açıklanması ve karar alınması, 1.1.1996 tarihinden geçerli olmak üzere oda tarafından hazırlanacak ücret tarifesinin uygulanması için genel kurulda karar alınması, odamızın binası dışında ve odamızın mülki şahsiyeti ve sorumluluğu altında bir başka yer tutulmasına gerek olup olmadığı hakkında görüşme açılması ve karar alınmasına, konukların genel kurula tanıtılması ve gelen mesajların okunması, multivizyon gösterisi, dilek ve temenniler. Değerli meslektaşlarım mevcut ilan edilmiş gündem varken bir kez daha hatırlatıyorum yeni gündem sunulmaz. Gündeme madde ilavesi önerisi getirilir o anlamda bu gündemi oylarınıza sunmuyorum, teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım gündemin 3. maddesine geçiyorum. Saygı duruşu ve saygı duruşunu müteakiben İstiklal Marşının okunmasını öneren elimde bir önerge var, Veysel ......, Haydar Topçu, Mustafa Öcalan. Oylamaya gerek duymuyorum. Evet hazırmış zaten. İstiklal Marşı. Aramızdan ayrılan değerli arkadaşlarımız ve Kurtuluş ve demokrasi şehitleri için sizleri 1 dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum. Teşekkür ediyorum ayrılanları saygıyla anıyorum. Evet gündemimizin multüvizyon gösterimiz var.

Multivizyon gösterisi

İSMMMO 5. yılında

Meslektaşlarımızın örgütlenmesi ve mesleğimizin saygınlık kazanması için emek ve ömür vermiş tüm arkadaşlarımızın anısına.

Nejat Koyuncu, Erkin Balaban.



İstanbul ülkemizin sanayiden kültüre, ticaretten sanata, politikadan tarihe hemen her alanda göz bebeği ve yüreği olan kentimiz. 1990’lara kadar bu kentte yaşayan, niteliği ve önemi takdir edilmemiş mesleki anlamda küçümsenmiş, yaşam standardı düzensiz, sosyal konumu belirsiz binlerce insan caddelerde, meydanlarda, ellerinde evrak çantalarıyla telaşlı dolaşır o bürodan bu şirkete girip çıkardı. Muhasip, hatta katip diye anılıyorlardı onlar. Kuşkusuz bu çileli meslek mensupları boş oturmuyorlar arkadaş yazıhanelerinde, lokal, derneklerde mesleki örgütlenmenin gerektiğini tartışıyorlardı. 3568 sayılı yasanın çıkmasıyla birlikte 1990’ın ilk aylarından itibaren Yahya Arıkan, Erkin Balaban, Adem Aslan ve Yaşar Alagöz’den oluşan müteşebbis heyet öncülüğünde odalarının ilk genel kurulunu yapmak üzere binlerce meslek mensubu bir araya geldi. Oldukça çekişmeli, bir o kadar da olgun geçen ilk genel kurul başkanlığa Yahya Arıkan, başkan yardımcılığına Erkin Balaban, oda sekreterliğine Mehmet Eren, muhasip üyeliğe Ülkü Sönmez ve üyeliğe Masis Yontan’ın getirilmesiyle sonuçlandı. Beyoğlu’nda küçücük bir lokalde göreve başlayan ve o sırada 4-5 bin kişiden oluşan üyelere hizmet edecek olan yönetim İstanbul Defterdarı Zekeriya Temizel’in de desteğiyle uzun süre odaya hizmet verecek olan Şişli’deki yeni yerine taşındı. Artık İstanbul’da İstanbul Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler Odası vardı. Bu yönetimin ilk işlevlerinden biri üyelerle iş birliği ve birlikteliği sağlayacak olan temsilcilik sistemi kurmak ve ihtisas komisyonları ile kendilerini bekleyen görevleri yerine getirmeye çalışmak oldu. 7 yıl içinde 7 bine yaklaşan üyesi ile odamız bir yerden iç örgütlenmesini sürdürürken bir yandan da mesleki bağlantıları olan kurum ve örgütlerle diyaloğa giriyor ve sürekli bir yayın organına kavuşuyordu. Meslektaşları yakından ilgilendiren yasa ve tüzük çalışmaları üyelerinin bilgi birikimini zenginleştirecek panel ve toplantılar düzenliyordu. Çağdaşlık ve toplum için odamıza düşen görevlerin bilincinde olan yönetim kuruluş yıldönümünde üyeleri ile değerli konuklarıyla sevinçle kutluyordu. Mayıs 1992’de yapılan 3. olağan genel kurula 8.000’e yakın üyenin 3.000 gibi önemli bir bölümü katıldı. Birlikte olmanın ve dayanışmanın bilincinde olan üyelerimiz bu kongrede Yahya Arıkan, Mehmet Eren, Nail Sanlı, Erdinç Arslan ve Hasan Aydın’ı göreve getirdi. Bu dönem ve devamında hem vergi hukukuna ilişkin sorunlar hem muhasebe mesleği ve örgütlenmesini doğrudan ilgilendiren sorunlar hem de demokratikleşme sorunları üzerine panel ve seminerler birbirini izledi. Bu çalışmaların çoğunda salonları doldurduk, heyecanla dinledik, tartıştık, görüşlerimizi olgunlaştırdık. Sadece mesleki ve bireysel sorunları için kafa yoran muhasebeci tiplemesinden ülkesiyle dünya sorunlarını düşünün, mesleki çalışmalarıyla toplumsal çıkarını dengeleyen sorumlu yurttaş ve aydın kavramına sahip üyelerden oluşan bir camia oluşturduk. Kamuoyunda saygınlığı artan bilgi birikimine güvenilen meslektaşlarımız kadar kurumsal yapımızla da bir referans belgesi olarak toplumsal hayatta yerimizi aldık. Her birey görev ve kariyer olarak önde gelen kişiler olan konumlarımız görüşleriyle üyelerimizi aydınlattılar bilgilendirdiler. Onlara bir kez daha teşekkür ediyoruz. Oda olarak mesleğimizle ilgili demokratik eylem ve niyetlerimizi bugünde geçmişte olduğu gibi dile getiriyor ve bunun için fırsatlar yaratıyoruz. Çünkü ülkemizi gerçekten çok seviyoruz. Sorumlu ve aydın yurttaşlar olarak örgüt içi ilişkilerde de demokrat olmayı eleştirmeyi ve eleştirilerden ders çıkarmayı biliyoruz. Toplantılar, paneller, genel kurullar bizleri birbirimize yaklaştırdı. Çoğu zaman birliğin ve dayanışmanın ve keyifli anlarını paylaştık.

(Kasetin devamı boş çıktı)

...............................................

- Mustafa Özyürek



Bir top gibi, belli düzeyin ötesindeki mükellef kesimlerini temsil eden kuruluşlar imza mecburiyetine de tasdik mecburiyetine de özünde taraftar olduklarını çeşitli toplantılarda ifade etmişlerdir. Maliye Bakanlığı’nda yaptığımız bir toplantıda, bu kuruluşların temsilcileri katıldılar, bu sistemin yararlı olduğunu ifade ettiler. Yalnız kendileri uygulamaya dönük her uygulamada karşılaşılabilen bazı eleştirileri vardı, önerileri vardı, o doğrultuda da şeyler yaptı. Yani kamuoyundan geniş bir destek sağlamıştır etkin çevrelerin desteği vardır ve en önemlisi bu müesseseler çağdaş müesseselerdir. Nehirleri nasıl tersine akıtamazsınız, artık muhasebecinin, müşavirin, yeminli mali müşavirin bu toplumda etkin hizmet yapmasını hiçbir şekilde önleyemezsiniz. Her yerde ifade ettiğim gibi diş macunu tüpten çıktıktan sonra tekrar tüpe sokamazsınız, ok yaydan çıkmıştır hedefine varacaktır. Bu inanç içinde olalım, bu doğrultuda olalım, hiçbir eziklik duymayalım. Kamunun yararına, ekonominin çıkarına, bu camiaya bir görev verilmek istendi, o görevi seve seve yapacağımızı ifade ettik, seve seve yapıyoruz ve gerekeni de sonuna kadar yapacağız. Yargı şöyle karar verdi, o öyle karar verir, Türkiye’nin müesseseleri var, o müesseseler kendi mecrasında görevlerini yaptılar. Yeter ki biz bize verilen görevleri en iyi şekilde verelim, hizmetimizi en dürüst şekilde yerine getirelim. Değerli arkadaşlarım bu konuyu burada izninizle kesmek istiyorum. Birkaç küçük noktaya daha temas ederek sözlerimi tamamlayacağım. Şimdi dış temaslar çok artık dünyamızda önem kazanıyor. Bu çerçevede bazı oda başkanlarımızın da katıldığı bir heyet halinde Almanya’da Datev diye bir kuruluş var, muhasebecilerin ve mali müşavirlerin ortak olduğu çok büyük bir kuruluş. Onlarla iş birliği imkanını araştırdık ve o imkan doğdu. Kısa sürede bütün odalarımızın ve meslektaşlarımızın da üyesi olacakları bir vakıf kuruyoruz. Bu vakıf yazılım konularında ve bilgi bankası konusunda ilk etapta hizmet verecek, daha sonra giderek bu işbirliğimizi geliştireceğiz. Almanya’daki kuruluş kooperatif şeklinde olduğu için, bu organizasyonun kar amacı gütmeyen bir sektör olmasını şart koşuyor. Yani ya vakıf olabilir ya kooperatif olabilir. Bizim araştırmalar sonucunda uygun gördüğümüz yöntem vakıf olup, bu vakfı kısa sürede kuracağız. Bir diğer nokta bütün genel kurullarımızda gündeme gelirdi, Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu’na IFAC’a üye olma konusu geçtiğimiz yıl gerçekleşti. TÜRMOB, IFAC’ın üyesi. Hollanda’da yapılan genel kuruluna katıldık, sizleri temsil ettik, orada yerimizi aldık. Artık bu camia uluslar arası platformda da kendini temsil ettiriyor yerini alıyor. Tabii sadece mesleki konuların konuşulduğu platformlar olmuyor orada, aynı zamanda ülkenin tanıtılması ülkenin genel sorunlarının konuşulduğu platformlar da oluyor. Orada sizlerin adına bu görevleri de yaptık. Değerli arkadaşlarım camiamız 40 bini aştı 42 binlere vardık. Geçici maddelerle ilgili uygulamalar artık bitti. Bundan sonra stajdan ve sınavdan geçmeyen kimse bu camianın üyesi olamayacak. Onun için yanınızda çalıştırdığınız stajyerlerin iyi yetişmesine büyük çaba harcamalısınız. Başta belirttiğim düzgün ahlaklı, görevini iyi bilen, mesleğini iyi bilen insanlar yetiştirmek hepimizin boynunun borcudur, bunun gereğini en iyi şekilde yapmalıyız. TÜRMOB olarak, odalar olarak, bütün imkanlarımızı eğitime harcamak durumundayız. Daha çok insanı eğiteceğiz, önce stajyerlerimizi en iyi şekilde yetiştireceğiz, ayrıca meslek içi eğitime önem vermek suretiyle de eksiklerimizi tamamlayacağız. Tek düzen hesap planının yürürlüğe girmesiyle mesleğimiz çok farklı boyuta ulaşmıştır ve artık kısır çekişmelerin yerine mesleki tartışmaların öne çıktığı toplantılar yapıyoruz, bunu mutlulukla görüyorum. Umuyorum ve diliyorum buradaki tartışmalar da bu boyutta olur. Mesleğimizin eksiklerini nasıl tamamlarız, sorunları nasıl çözeriz, daha etkin bir mesleği el birliği ile nasıl kurarız, bunları araştıralım, bu doğrultuda çalışalım, bu doğrultuda çalışmalarda hepimiz birbirimize açık olmalıyız, hepimiz birbirimize destek olmalıyız. Siyasi farklılarımız olabilir, Türkiye büyük bir ülke 60 milyonluk bir ülke, demokraside farklı düşünceler elbette olacaktır. Ama bizi bir araya getiren bizi saatlerdir, burada sükunetle yerimizden kalkmamacasına birbirimizi dinlemeye iten şeyler, bizim ortak paydamız meslekte birlikteliğimizdir, muhasebeciliğimizdir, mali müşavirliğimizdir, yeminli mali müşavirliğimizdir. Biz bu amaçla buradaysak, bu mesleği bu amaç doğrultusunda nasıl daha ileriye götürürüz bunu konuşalım, birbirimize destek olalım, özellikle dışa dönük bir konu mu çıktı, gazetede eleştiren bir yazı mı çıktı o yazara o kimseye bütün meslektaşlar yazı yazmalı, cevap vermeli. Mecliste bir kanun mu görüşülüyor, bizim lehimize mi, onu destekleyen telgraflar çekilmeli. Maliye Bakanlığı’nın bir düzenlemesi var, memnunsak memnuniyetimizi, şikayetçiysek şikayetimizi bildirmeliyiz. Sonunda sadece yöneticilerin konuştuğu bir camia olmaktan çıkmamız gerekiyor. O nedenle bütün konulara el birliği ile sahip çıkalım, tepki gösteren bir toplum oluşturalım ve hedefimize adım adım varalım. Değerli arkadaşlarım oldukça vaktinizi aldım, ama bu kadar değerli dostumu meslektaşımı bir arada bulmuşken ve herkesin büyük bir sabırla beni dinlediğini görmüşken bunları da söylemek durumundaydım. Sabrınız için teşekkür ediyorum, kongrenizin TÜRMOB’a, Türkiye’ye ve İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’na uğurlu olmasını diliyor, hepinize teşekkürler edip saygılar sunuyorum efendim.

- Yücel Akdemir

Genel başkanımıza teşekkür ediyoruz. Genel kurulumuzun saygıdeğer üyeleri, kapı tarafındaki gürültünün kesilmesi ve konuşmacı konuklarımıza ve arkadaşlarımıza müdahale konusunda ben sizleri uyarmak istemiyorum. Sizler kürsü özgürlüğünün ne demek olduğunu en az benim kadar iyi biliyorsunuz, lütfen yardımcı olunuz. Bursa SMM oda başkanı sayın Osman Çetinkaya aramızda, kendisine hoş geldiniz diyorum. Gelirler Genel müdür yardımcımız sayın Osman Arıoğlu buyurun.

- Osman Arıoğlu



Sayın başkan. İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın değerli mensupları, kıymetli misafirler, basınımızın çok kıymetli basın temsilcileri, hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Hepinizin bildiği üzere modern devletlerin güven kaynağı vergi gelirleridir ve devlet bütçeleri ne kadar vergi gelirleriyle idarelerini finanse eder bir duruma geliyor ise o ülkenin ekonomisinin daha sağlıklı işlemesi devletin sosyal devlet olma fonksiyonunu daha rahatlıkla yerine getirebilme imkanı ortaya çıkmaktadır. İşte bu tartışmasız konunun uygulayıcıları ve şu anda bu vergi idaresinin bir yönetim kademesinde bulunan birisi olarak şunu önemle vurgulamak isterim. Vergi gelirlerinin sağlıklı bir şekilde toplanması öncelikle sağlıklı vergi yasalarına ve uygulamaya yönelik düzenlemeye bağlı olduğu gibi uygulayıcıların bu düzenlemeleri yeterince ve beyanların düzenliği ve gerçeği yansıtır hale getirmekteki fonksiyonlarının en ciddi şekilde işlev ifa ederek yerine getirmeleriyle mümkündür. İşte bende öncelikle vergi idaresinin uygulama biriminde çalışmış daha sonra da genel müdürlük bünyesinde görev yapan birisi olarak bunun kesinlikle tartışmasız doğruluğuna inanan birisiyim ve bu nedenle de gündemin konusu olan tabii bu divanın genel kurulun konusu olan değil ama ülkenin özellikle meslek mensupları açısından ve vergi mükellefleri açısından gündemimizin konusu olan yapılan bu düzenlemelerin özellikle vergi uygulamasının ve bu uygulamada mükellef beyanlarının sağlıklı hale getirilmesinde önemli rol ve fonksiyon sahibi olan serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli müşavirlerin fonksiyon icra etmelerinin gereğine inanarak bu düzenlemeleri yapmak üzere yola çıktık. Bu düzenlemeler, temel hedef olarak vergi gelirlerinin artırılması mükellef beyanlarının sağlıklı hale getirilmesi ve herkesin kazancı nispetinde doğruya yakın beyanda bulunmasını sağlamak üzere yapılmış düzenlemelerdir. Bunun dışında ne söylenirse söylensin spekülasyondan öteye gitmesi mümkün değildir. Tabii ki temel devlet gelir kaynağı olan vergi gelirlerinin toplanmasında komisyon üstlenen meslek mensupları da bu düzenlemeler sayesinde güçlenecektir. Bu doğal bir gelişimdir. Dolayısıyla bunu da kimsenin bir meslek mensubu çıkarılıyor, bunlar güçlendiriliyor diye itiraz etme hakkı da bulunmamak gerekir. İşte bu çerçeveden olarak meslek mensuplarının geldiğimiz şu son durum itibarıyla bu düzenlemelere sahip çıkmaları ve uygulamada Maliye Bakanlığı’nın kararlılığına onların da destekte bulunmalarını, katkıda bulunmalarını bekliyoruz. Vergi yasalarında yapılan son düzenlemelerde getirilen tek vergi numarası ile özellikle kayıt dışı ekonominin kayda alınması ve vergi gelirlerinin sağlıklı toplanmasını hedeflemektedir. Tabii ülkemizde konuşulan kayıt dışı ekonominin önlenmesinde temel bir fonksiyon da, sadece kontrol fonksiyonu olamaz değerli arkadaşlarım. Bir diğer önemli fonksiyon da ödeme sisteminin kayıtlara intikal edecek şekilde yapılmasıdır. Yani nakit yerine finans kuruluşları aracılığı ile kısaca ... sistemi dediğimiz, sistemin aktif rol üstleneceği bir şekilde yürümesiyle sağlanacak. İşte buna yönelik olarak da vergi tahsilatlarının banka sistemine çekilmesi konusunda da bakanlığımızca düzenlemeler yapılmaktadır. Şimdi şu anda dediğimiz gibi sayın başkan da ifade ettiler, geldiğimiz nokta itibarıyla gerek serbest muhasebeci ve serbest muhasebeci mali müşavirler açısından beyanname imzalama mecburiyeti hali hazırda devam etmektedir. Danıştay tarafından yürütmeyi durdurulan konu bunun defter tutma fonksiyonuna bağlanmış olmasıdır esas itibarıyla. Ancak gene ifade edildiği üzere esas itibarıyla meslek mensubunun fonksiyonu tuttuğu kayıtların beyannamelere sağlıklı yansıtılmasını sağlama fonksiyonudur ve bu fonksiyonun sağlıklı belli bir sorumluluk çerçevesinde gerçekleşmesinin temeli defter tutma fonksiyonuyla birleşmesiyle işleyecektir. Zaten bu nedenle de yapılan düzenleme bunu öngörmüştür. Dolayısıyla defter tutmayı göz ardı etmek defter tutmaya gerek yoktur diye bir savunmada bulunmak o zaman ekonominin kayda alınmasına gerek yoktur gibi bir savunmada bulunmak gibidir ki hiçbir anlamı ve geçerliliği olmayacağı gene hepinizin takdirleridir. Ben daha çok konuşmacı olacağını da düşünerek konuyla ilgili çok değerli daire başkanı arkadaşımız da daha teknik açıklamalarda bulunacak. Sabrınızı daha fazla almak istemiyorum, genel kurulun hayırlı olmasını diliyorum, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

- Teşekkür ediyoruz. Gelirler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı sayın Nurettin Cem, buyurun efendim.



- Sayın başkan, çok değerli meslek mensupları, basınımızın saygıdeğer temsilcileri hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ben de sayın genel müdür yardımcımın belirttiği gibi sabrınızı taşırmadan ancak önemli olduğunu düşündüğümüz bir birkaç hakkında açıklamada bulunmak ve yine bazı konularda bakanlığımızın mesajlarını iletmek istiyorum. Öncelikle değinmek istediğim konu bağımlı çalışan meslek mensuplarımızın durumu ve bir ön mesajla başlamak istiyorum. Hepinizin çok iyi bildiği gibi Maliye Bakanlığı olarak bir numaralı bağımlı çalışan meslek mensuplarına bakışımızı çok net bir şekilde hem 3568 sayılı kanunun mantığını bozmadan ve hem de binlerce bağımlı çalışan meslek mensubunun ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir formül geliştirmiş idik ve sayın genel başkanın da belirttiği gibi, bizim dışımızdan kaynaklanan nedenlerden dolayı ve zorunlu olarak bir numaralı tebliğ ile getirdiğimiz düzenlemeyi geçici bir süre bunu her toplantılarda, oturumlarda ifade ettik geçici bir süre askıya almak durumunda kaldık. Bütün meslek mensuplarına onların temsilcileri olan odalara ve TÜRMOB’a her zaman söyledik, eğer bizim işimizi düşünceniz bu kesin olarak açık olarak bağımlı çalışan meslek mensuplarına bakışımız bir numaralı tebliğle şekillenmiştir. Burada herhangi bir değişiklik yoktur Ortada bir zaruret, zorunlu bir durum söz konusudur. Bunun için önerilerimiz var ise değerlendirmeye hazırız, iyi niyetle olumlu olarak hazırız, ön yargılı olarak hazırız, olumlu olarak da ön yargılı olarak hazırız demiştik. Fakat şu ana kadar tabii konuşmalar devam etti, hem TÜRMOB’la hem odalarla onların bu yaptığımız konuşmalardan da esinlenerek yine 1 numaralı tebliğin özüne uygun 3568 sayılı kanunun amacına ve ruhuna aykırı olmayan bir düzenleme için son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Özünde bağımlı çalışan veya muhasebecinin sevk ve idaresinden sorumlu olarak bağımlı çalıştıran meslek mükellefleri bu mecburiyetten muaf tutmak şeklinde tecelli edeceğini tahmin ediyoruz veya bu çözüm üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu çözümde bağımlı çalışan ve şu anda gerçekten mağdur duruma düşen meslek mensuplarının bu problemlerini büyük oranda ortadan kaldıracaktır. Yalnız şu andaki sorunumuz bu düzenlemenin tarihi konusunda yargı Danıştay 4. Dairesi’nin verdiği yürütme yürütmeyi durdurma kararları çerçevesinde şu anda böyle bir düzenlemeyi yapamıyoruz. Ancak düşüncemiz budur ve kesin olarak bağımlı çalışan meslek mensuplarının problemleri 1 numaralı tebliğle getirilen düzenlemenin sonucuna % 100 uygun olacak şekilde çözülecektir. Bu son aşamaya gelinmiştir, öncelikle bu ön mesajı vermek istedim. 23 Şubat 1995 tarihinde yayınlanan 1 numaralı tebliğ ile getirilen düzenlemelerin Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararları çerçevesinde bugünkü ulaştığı, geldiği hukuki durum ve sonuçları sayın genel başkan çok net olarak ortaya koydu. Bu çerçevede çok fazla açıklamada bulunmak gereği yok. Ben sadece tekrar etmek istiyorum, hepiniz çok iyi biliyorsunuz, beyanname imzalatma zorunluluğu Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesinden gelmektedir ve bu madde yürürlüktedir. Danıştay 4. dairesinin yürütmeyi durdurma kararı aynen şöyledir, defter tutmak için beyanname sözleşme düzenleme zorunluluğu getiremezsiniz. Esasında 1 numaralı tebliğin hiçbir yerinde böyle bir hüküm yok. Yani sözleşmeyle ilgili hususlar tamamen beyanname imzalamasına mütehildir. İfade olarak, açık ifade olarak biz tebliğin hiçbir yerinde defter tutmak üzere sözleşme düzenlenmesini ön görmedik. Dolayısıyla yürütmesi durdurulan bu. Meslek mensubu beyanname imzalamak için sözleşme düzenleyebilir. Buna ilişkin herhangi bir yürütmeyi durdurma kararı verilmemiştir ve bu gerçeğe rağmen eğer birileri şu ana kadar yapılan sözleşmeler batıldır, hukuki değildir diyor ise bu hukukun ön yargılı olarak yorumlanması anlamına gelmektedir. En kibar ifade olarak bu şekilde söylemek istiyorum ve bu tür yorumların hem hukuki açıdan hem de iyi niyet kuralları açısından savunulacak herhangi bir tarafı bulunmamaktadır. Şu ana kadar yapılan sözleşmeler kesinlikle geçerlidir ve aslında bu tür düşünceler bu tür çabalar mükellefin aleyhine sonuç doğuracak çabalardır. Neden mükellefin aleyhine sonuç doğuracak çabalardır? Defter beyanname imzalama işleminin defter tutmaya bağlanması esasında mükellefin lehinedir. Çünkü defter tutma işlemiyle beyanname imzalaması birbirinden ayırdığınız zaman her iki işlem için de mükellef ayrı ayrı ücret ödeme durumunda kalabilir. Nitekim eğer yargı kararları çerçevesinde ortaya çıkan uygulama bu şekilde devam eder ise bizim görüşümüz Maliye Bakanlığı olarak çok farklı ve mükellefimize özellikle tavsiye ediyoruz, mutlak surette sözleşmelerinizi yapın bu kesin olarak lehinizedir. Eğer defter tutma ya da beyanname imzalama sözleşmesi düzenlediğiniz zaman hem defter tutulması için hem de beyannamelerin imzalanması için ayrıca iki tane ücret ödemeyeceksiniz ve bu 2 numaralı tebliğde de bakanlık duyurusu olarak çok net bir şekilde ortaya koyduk tek bir ücret ödeyeceksiniz ve o da defter tutma ücretidir. Esasında sizler çok iyi biliyorsunuz bu gelişmelere iyi niyetle bakan olumlu ön yargısız bakan insanlarda çok iyi biliyorlar ki 1 numaralı tebliğden sonra yapılan düzenleme özellikle bakanlığımızın yaptığı düzenlemeler itibarıyla mükellefin lehine ve bazı durumlarda ücret yönünden özellikle serbest muhasebeci ve serbest muhasebeci mali müşavir meslektaşlarımızın aleyhine bir durum oluşturur. Yani Maliye Bakanlığı sürekli olarak meslek mensubuna yüklendi. Şimdi 350 bin liraya bir ay boyunca mükerrer 227. maddede anlamını bulan o sorunlara imza atılır mı? Bunu Maliye Bakanlığı olarak biz çok net biliyoruz. 350 bin lira ile 500 bin lira para alacaksınız milyonlarca milyarlarca sorunun altına riskin altına gireceksiniz. Bu hiçbir zaman gündeme getirilmiyor. Başta da söyledim, kesinlikle değerlendirmelerde ön yargıda kasıt var, ama hiç kimse de 20 milyon lira 25 milyon lira vergi ödeyip de milyardan aşağıya davaya girmeyen insanlara biz de soralım, müsaadenizle bu normal değil. Ama milyardan aşağıya davaya girmeyeceksiniz, 20 milyon da vergi vereceksiniz, bu normal değil. Bir defa insanın bu konularda söz sahibi olabilmesi için vatandaşlık görevini yerine getirmesi gerekir. İnsan hak ve hürriyetlerine beyanname imzalaması aykırı da, vergi ödememek milyarlarca kazanç elde edecek olan 20 milyon lira vergi ödemek insan haklarına uygun mu? Uygun değil. Sayın genel başkanım da söyledi biz bu polemiklere demagojilere giremiyoruz, ancak bu kadar sorabiliyoruz ve bunu da sormak hakkımız kesinlikle. Bu insanların öncelikle kendi vatandaşlık görevlerini temel vatandaşlık görevlerini yerine getirdikten sonra bu konuda söz sarf etmeleri gerekir. Bizim hiçbir gruba ön yargımız olamaz zaten, devlet nötr olmak durumundadır ve inanıyoruz ki her camiada olduğu gibi avukat mükellef olarak avukatlar grubunda da büyük çoğunluğu bu bilinçte ve biz bu çerçevede o büyük camiayla herhangi bir fikir ayrılığımız olduğunu düşünmüyoruz. Bizim yaptıklarımız ve yapmak istediklerimiz ortada. Onun için hiç kimse yanlış yönlendirmesin, hiç kimse devlete karşı vatandaşı kışkırtmasın. Devletle kimse baş edemez kesinlikle bunu çok iyi biliyorsunuz. Devletin yaptığı düzenlemeleri eleştirebilirsiniz hukuki platformda gerekli her türlü yola baş vurabilirsiniz, mahkemeye gidebilirsiniz, gazetede yazı yazabilirsiniz bunlar gayet doğaldır gerekir de bunlar. Çok seslilik buradadır ama tebliğ ve mükerrer 227. madde ortadayken biz bunları uygulamayacağız diye ortaya çıkarsanız, bunun hukuki anlamda savunulacak bir tarafı bulunmamaktadır ve kendinizin uygulaması bir tarafa bir de başkalarını teşvik ederseniz, kışkırtırsanız bunu sağlamak mümkün değildir, bu devletle karşı karşıya gelmek demektir. Ama yargıya başvurursunuz durdurma kararı alırsınız, iptal ettirirsiniz, doğal bir sonuçtur. Bu açıklamalardan sonra Maliye Bakanlığı olarak yine çok eleştiri .... çevrelerce belirli meslek grupları özellikle Maliye Bakanlığı çıkışlar için pastadan daha fazla pay verilmesi bunların mali imkanlarının geliştirilmesi bunlara Pazar yaratılması amacıyla düzenlendiği yolunda birkaç kısa bilgi vermek istiyorum. Serbest muhasebeci ve serbest muhasebeci mali müşavirlerin toplam sayısı içerisinde Maliye Bakanlığı çıkışlıların sayısı % 5’den biraz fazladır. Yeminli mali müşavir, 3 bin ruhsatlı yeminli mali müşavir içerisinde de Maliye Bakanlığı çıkışlıların sayısı 3’de 1 oranındadır. Yani çoğunluk serbest muhasebeci serbest muhasebeci mali müşavir büyük çoğunluğu Maliye Bakanlığı dışından yeminli mali müşavirlerde yine 3’de 2 çoğunluk Maliye Bakanlığı dışından gelen insanlardan oluşturulmaktadır. Bizim hedefimiz kayıt dışı ekonominin dağıtılmasıdır. Bu yine sayın genel başkanımın da belirttiği gibi bütün dünyada uygulanan özellikle son 5 yılda uygulamaya konulan modern yöntemlerdir. Bütün Avrupa ülkelerinde büyük çoğunluğunda ürkiye’de bu sistem başarıyla uygulanmaktadır, vergi gelirlerinin artırılması kayıt içi ekonomi dağıtılması çabalarında gerçekten büyük adımlar atılmıştır meslek mensuplarının kullanılması vasıtasıyla. Bizim de amacımız budur ve çok kaba beklentilerimiz yeminli mali müşavir tasdik ve serbest muhasebeci serbest muhasebeci mali müşavir imza sistemi ile 250-300 trilyon civarında reel olarak yani normal enflasyon üzerinde reel olarak bir beklentimiz vardır. Biz bunun için yaptık bunu yoksa hiç kimseye ilave bir para vermek için değil. Tabii bu çerçevede siz meslek mensuplarına gerçekten çok büyük görevler düşmektedir. Öncelikle çok az da olsa içinizde bulunan iyi niyetli olmayan meslek mensuplarını barındırmamanız gerekir. Bu sizin saygınlığınızın azalmaması ve önyargılı çevreler tarafından kötüye kullanılmaması kötü reklam aracı olarak kullanılmaması için bu kesin olarak zorunludur. Demokratik bir kitle örgütü olarak bunu kendiniz yapmanız gerekmektedir. Bunu yapabildiğiniz ölçüde saygınlığınız her geçen gün artacaktır ve Maliye Bakanlığı açısından devlet açısından bir önemli istirhamımız, ricamız ise 3568 sayılı kanunla başlayan ve mükerrer 227. madde ile anlamını bulan düzenleme çerçevesinde vergi beyannamelerinin gerçeği yansıtması konusunda büyük çaba sarf etmemiz gerekmektedir. Sayın genel müdür yardımcımın da belirttiği gibi hedefimiz bu, ancak bu düzenlemeler sonucunda meslek mensuplarının hem sosyal statü olarak hem gelir düzeyi olarak bir artış söz konusu olacaktır bu doğaldır. İnsanlara pay vermeden bir takım şeyleri kullanmanız mümkün değildir. Ama bunu yaparken esas hedefi asıl amacı gözden ırak tutmamak gerekmektedir. Bir meslek mensubu mükellefin her şeyini çok iyi bilir ve sorumluluk maddesinin tartışma konusu olan tebliğde sorumlulukla ilgili kısmı düzenlerken de bu gerçekten hareket ettik, siz mükellefin her şeyini çok iyi biliyorsunuz. Ama olaya gerçekçi de yaklaşıyoruz, yani 1 yıl daha her şeyin güllük gülistanlık olmasını beklemiyoruz. Ancak reel olarak 1996 yılında verilecek beyannameler verilip, önceki yıl beyannamelerinden daha gerçekçi olmasını bekliyoruz ve burada da en büyük görev sizlere düşmektedir ve bu sonuç alındığı sürece vergi gelirleri reel anlamda aktığı sürece hem bu cevaplara en büyük ders verilmiş olacak ve hem de sizin toplumdaki saygınlığınız sosyal statünüz çok daha üst noktalara ulaşmış olacak. Bu, bakanlığın sizden çok net olarak çok açık olarak beklediği husustur. Artık 3568 sayılı kanunla mükellefin katipliği konumu bitmiştir, meslek mensupları için bundan sonra saygınlığın daha da artırılması dönemi başlamıştır. Bunu gerçekleştireceğinizden de en ufak kuşkumuz yoktur. Maliye Bakanlığı olarak devlet olarak bunu sizden özellikle altını çizerek bekliyoruz, inşallah bir sonuca ulaşacağız ve en büyük cevabı siz onlara vermiş olacaksınız. Bu duygularla ve en büyük cevabı siz onlara vermiş olacaksınız. Bu duygularla genel kurulun başta siz meslek mensuplarına ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor hepinize saygılar sunuyorum.

- Teşekkür ediyoruz. Beykoz Belediye Başkanı Sayın Yücel Çelikbilek, buyurun efendim.



Dostları ilə paylaş:
  1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə