1. Neden ekonomik büTÜnleşME?



Yüklə 445 b.
tarix24.07.2018
ölçüsü445 b.
#57374





1. NEDEN EKONOMİK BÜTÜNLEŞME?

  • 1. NEDEN EKONOMİK BÜTÜNLEŞME?

  • 2. AB BÜTÜNLEŞMESİ

  • 3. DÜNYA EKONOMİSİNDE AB VE TÜRKİYE

  • 4. TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNİN GELİŞİMİ

  • 5. BAZI DEĞERLENDİRMELER VE GELECEĞE BAKIŞ

  • 6. AB’YE VE ÇAĞDAŞ DÜNYAYA UYUM İÇİN TÜRKİYE’DE BÜTÜNCÜL YENİDEN YAPILANMA



AET’DEN AB’YE DÖNÜŞÜM

  • AET’DEN AB’YE DÖNÜŞÜM



1. Bireyler ve ülkeler arasında çatışmaların değil, işbirliğinin varolabilmesi ve korunabilmesi için ortak somut paydalar gerekir. Bunun en önemli olası alanı ise ekonomik çıkar birliğidir.

  • 1. Bireyler ve ülkeler arasında çatışmaların değil, işbirliğinin varolabilmesi ve korunabilmesi için ortak somut paydalar gerekir. Bunun en önemli olası alanı ise ekonomik çıkar birliğidir.

  • 2. Geçmişi adeta bir savaşlar tarihi olan “Yaşlı Kıta” Avrupa’nın bu geçmişi geleceğe taşımamasının yolu ekonomik çıkar paydalarının geri dönülemez bir noktaya taşınmasından geçmektedir.

  • 3. Anayasa konusunda yaşanan sorunlara rağmen AB ülkelerini bir arada tutan şey, başlıca tutkal; ekonomik gelişme ve refah konusunda elde edilen önemli kazanımlardır.

  • 4. Türkiye, dünya genelinde en fazla komşusu olan ülkelerin başında gelmektedir. Ancak, bunlarla ilişkilerde ekonomik işbirliği potansiyeli, başta siyasi olmak üzere birçok nedene bağlı olarak kullanılamamaktadır.

  • 5. Ekonomik ilişkilerin artmasına bağlı olarak siyasi sorunların çözülmesi yerine, siyasi sorunların çözülmesine bağlı olarak ekonomik ilişkilerin gelişmesi beklenmektedir.

  • 6. Doğu ve Güneydoğu komşularımızla varolagelen sorunlar ve Muassır medeniyet ile özdeşleştirilmesinden dolayı vizyonumuz AB yönelimli olmuştur.

  • 7. Buradan beklentimiz de, daha çok, ekonomik içerikli olmuştur. Yani, AB’ye katılımdan beklenen daha çok ekonomik boyuttaki (iş, gelir artışı, refah artışı vb.) getiriler olmuştur. Ancak Avrupa bundan öte bir şeydir…



1. TERCİHLİ TİCARET ANLAŞMALARI: En dar kapsamlı ekonomik işbirliği türüdür. Anlaşmaya taraf olan ülkeler tek yanlı veya karşılıklı olarak belirli mallar üzerindeki gümrük vergilerinde indirimde bulunurlar.

  • 1. TERCİHLİ TİCARET ANLAŞMALARI: En dar kapsamlı ekonomik işbirliği türüdür. Anlaşmaya taraf olan ülkeler tek yanlı veya karşılıklı olarak belirli mallar üzerindeki gümrük vergilerinde indirimde bulunurlar.

  • 2. SERBEST TİCARET BÖLGESİ: Bu tür birleşmelerde birliğe üye ülkeler aralarındaki ticarette gümrük vergilerini ve miktar kısıtlamalarını kaldırmakta, fakat birlik dışında kalan ülkelere karşı(üçüncü ülkeler) herbiri kendi özel tarifesini uygulamaktadır.

  • 3. GÜMRÜK BİRLİĞİ(1968): Üyeler hem kendi aralarında gümrük vergilerini ve miktar kısıtlamalarını kaldırmakta, hem de birlik dışında kalan ülkelere karşı (üçüncü ülkeler) ortak bir tarife uygulamaktadır.

  • 4. ORTAK PAZAR(1993): Üyeler aralarındaki ticareti serbestleştirip dışa karşı ortak tarife uygularken emek ve sermaye gibi üretim faktörlerinin de bölge içinde serbest dolaşımı sağlanmaktadır.

  • 5. İKTİSADİ BİRLİK(1999): En ileri iktisadi birleşme türüdür. Üye ülkelerin bireysel makro ekonomik politika izlemedeki serbestileri, bir ölçüde birliğe devredilir. Bu aşamaya geçilebilmesi için tek bir para ve bankacılık sistemi, ortak mali politikalar ve tüm birlik çapında ortak ekonomi politikaları belirleyecek ve uygulayacak ülkeler üstü bir organın oluşturulması gerekir.



A-STATİK ETKİLERİ:

  • A-STATİK ETKİLERİ:

  • 1. Ticaret Yaratıcı

  • 2. Ticaret Saptırıcı

  • B-DİNAMİK ETKİLERİ:

  • 1. Dış Rekabetin Artması

  • 2. Ölçek Ekonomileri

  • 3. Dışsal Ekonomiler

  • 4. Teknolojik İlerleme

  • 5. Yatırımları Özendirme

  • 6. Kaynak Hareketliliği



Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunun (AKÇT) kurulmasına ilişkin Paris Anlaşması (1951) ile Avrupa Ekonomik Topluluğunun (AET) ve EURATOM'un kurulmasına ilişkin Roma Anlaşması (1957) altı kurucu üye tarafından imzalanmıştır:

  • Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunun (AKÇT) kurulmasına ilişkin Paris Anlaşması (1951) ile Avrupa Ekonomik Topluluğunun (AET) ve EURATOM'un kurulmasına ilişkin Roma Anlaşması (1957) altı kurucu üye tarafından imzalanmıştır:

  • 1957 Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda (Kurucu Üyeler)

  • 1973 Danimarka, İrlanda ve İngiltere

  • 1981 Yunanistan

  • 1986 Portekiz ve İspanya

  • 1995 Avusturya, Finlandiya ve İsveç

  • 2004 Estonya, Litvanya, Letonya, Çek Cumhuriyeti, Polonya, GKRY, Slovakya, Slovenya, Malta ve Macaristan

  • 2007 Bulgaristan ve Romanya

  • 2013 Hırvatistan

  • 1 Mayıs 2004 Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovakya, Slovenya, Litvanya, Letonya, Estonya, Malta ve GKRY

  • 1 Ocak 2007 Bulgaristan ve Romanya

  • 2013 Hırvatistan’ın üye olmasıyla, AB 28 üyeli bir Birlik haline geldi.

  • Böylelikle 1 Ocak 2015 tarihi itibariyle, 28 üyeli Avrupa Birliği'nin yaklaşık nüfusu 508.2 milyona, AB'nin resmi dillerinin sayısı da 24'e ulaştı.



Maastricht Antlaşması ekonomik faaliyetlerin uyumlu ve dengeli gelişimini; enflasyonsuz, sürdürülebilir ve çevre korumasına önem veren bir büyümenin sağlanmasını; üye ülke ekonomilerinin uyum içinde birbirlerine yaklaşmasını ve Avrupa vatandaşları için daha güçlü bir Birlik yaratılmasını hedeflemiştir.

  • Maastricht Antlaşması ekonomik faaliyetlerin uyumlu ve dengeli gelişimini; enflasyonsuz, sürdürülebilir ve çevre korumasına önem veren bir büyümenin sağlanmasını; üye ülke ekonomilerinin uyum içinde birbirlerine yaklaşmasını ve Avrupa vatandaşları için daha güçlü bir Birlik yaratılmasını hedeflemiştir.

  • Antlaşma kapsamında,

  • tek paraya geçilmesini sağlayacak bir ekonomik ve parasal birliğin kurulması;

  • AB vatandaşlarına yaşadıkları ülkenin belediyelerinde seçme ve seçilme hakkı veren bir Avrupa vatandaşlığının oluşturulması;

  • Avrupa güvenliğini sağlayacak ve demokrasi ve insan hakları gibi ortak değerleri savunacak bir ortak dış ve güvenlik politikasının meydana getirilmesi;

  • Birliğin iç güvenliğini sağlamak üzere hukuk ve içişlerinde işbirliğinin sağlanması konuları ele alınmıştır. Ayrıca, eğitim, kültür, kamu sağlığı ve tüketicinin korunması, ulaştırma, vize politikası ve sanayi politikası gibi belirli politika alanları da Antlaşma kapsamı dahil edilmiştir. Bu alanlarda oluşturulacak ortak politikalar ve ilgili AB mevzuatı üye ülkeler üzerinde bağlayıcı olacaktır. Antlaşma’nın getirdiği çok önemli bir yenilik de “yetki ikamesi” ilkesidir. Buna göre, ancak herhangi bir sorunun boyut ve niteliği nedeniyle, AB düzeyinde müdahalenin üye devletlerinkinden daha etkin olacağı hallerde AB yetki kullanacaktır.

  • 1 Ocak 1993’te Tek Pazar’ın oluşmasıyla birlikte, 12 üye ülke arasında malların, sermayenin, hizmetlerin ve insanların serbest dolaşımı tam anlamıyla sağlanmıştır.



Ekonomik ve Parasal Birliğin (EPB) gerektirdiği makro-ekonomik istikrar ve bütünleşmenin sağlanmasını teminen Maastricht Antlaşması beş yaklaşım kriteri belirlemiştir. EPB’nin üçüncü aşamasına geçebilmek için üye devletlerin bu kriterleri karşılaması zorunludur. Söz konusu kriterler aşağıdakileri içermektedir:

  • Ekonomik ve Parasal Birliğin (EPB) gerektirdiği makro-ekonomik istikrar ve bütünleşmenin sağlanmasını teminen Maastricht Antlaşması beş yaklaşım kriteri belirlemiştir. EPB’nin üçüncü aşamasına geçebilmek için üye devletlerin bu kriterleri karşılaması zorunludur. Söz konusu kriterler aşağıdakileri içermektedir:

  • Kamu açığı, GSYİH’nın %3’ünden az olmalıdır,

  • Toplam kamu borcunun GSYİH’ya oranı %60’ı aşmamalıdır,

  • Enflasyon oranı, 1999 yılından önceki son 12 ay içerisinde en düşük enflasyon oranına sahip üç üye ülkenin enflasyon oranları ortalamasının en fazla 1.5 puan üzerinde olmalıdır,

  • Uzun dönem nominal faiz oranları, en düşük ortalamaya sahip üç ülkenin faiz oranları ortalamasından en çok 2 puan fazla olabilir,

  • Avrupa Para Sistemi’nin döviz kuru mekanizması çerçevesinde belirlenen normal dalgalanma marjlarına, en az son iki yıl boyunca ciddi sapmalar gözlenmeksizin uyulmalıdır.

  • Makro-ekonomik yaklaşım kriterlerinin hedefi, EPB çerçevesinde dengeli ekonomik kalkınma sağlanması ve üye ülkeler arasında parasal ve mali açıdan gerilimlerin engellenmesidir. 1 Ocak 1999 tarihinde EPB’nin üçüncü aşamasına geçilmesinden sonra da kamu açığı ile kamu borçlanmasına ilişkin kriterlere uyulmaya devam edilmesi gereklidir. Bu amaçla Amsterdam Zirvesi’nde bir İstikrar Paktı kabul edilmiştir.



Siyasi kriterler: Avrupa Birliği Anlaşması’nın tam üyelikle ilgili maddesine eklenen  demokrasinin güvence altına alındığı istikrarlı bir kurumsal yapı, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlık haklarına saygı koşullarıdır.

  • Siyasi kriterler: Avrupa Birliği Anlaşması’nın tam üyelikle ilgili maddesine eklenen  demokrasinin güvence altına alındığı istikrarlı bir kurumsal yapı, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlık haklarına saygı koşullarıdır.

  • Ekonomik kriterler: iyi işleyen bir pazar ekonomisi ve AB içindeki piyasa güçlerine ve rekabet baskısına karşı koyabilme kapasitesidir.

  • Topluluk müktesebatının kabulü: AB’nin çeşitli siyasi, ekonomik ve parasal hedeflerine bağlılık.





DÜNYA EKONOMİSİNDE:

  • DÜNYA EKONOMİSİNDE:

  • AVRUPA BİRLİĞİ

  • VE

  • TÜRKİYE





















İSTEDİĞİMİZ ÜLKELERE GİDEBİLMEK SERBEST OLSA

  • İSTEDİĞİMİZ ÜLKELERE GİDEBİLMEK SERBEST OLSA

  • VATANDAŞLARIMIZ NEREYE GİDER?













  • TEKNOLOJİK GERİ KALMA,

  • ABD İLE REKABET

  • SENYORAJ KAVGASI

  • VE

  • KRİZLER



TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ:

  • TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ:

  • DAİMİ KADROLU ADAY!





1959 31 Temmuz Türkiye, AET'ye ortaklık için başvurdu.

  • 1959 31 Temmuz Türkiye, AET'ye ortaklık için başvurdu.

  • 1963 12 Eylül Türkiye ile AET arasında bir ortaklık ilişkisi yaratan Ankara Anlaşması imzalandı.

  • 1964 1 Aralık Ankara Anlaşması yürürlüğe girdi.

  • 1970 23 Kasım Gümrük Birliği'ne ilişkin kuralları içeren Katma Protokol imzalandı.

  • 1973 1 Ocak Katma Protokol yürürlüğe girdi.

  • 1982 22 Ocak Avrupa Parlamentosu, Konsey ve Komisyon'dan gelen talep üzerine, Türkiye-AET Anlaşması'nın askıya alınmasını kararlaştırdı.

  • 1986 16 Eylül 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren fiilen dondurulmuş Türkiye-AET ilişkilerinin yeniden canlandırılması süreci başladı.

  • 1987 14 Nisan Türkiye, tam üye olmak üzere müracaat etti.

  • 1989 18 Aralık Avrupa Komisyonu, Türkiye'nin katılımından önce, ekonomik, sosyal ve siyasal alanda gelişmesine ihtiyaç duyulduğu açıkladı.

  • 1990 6 Haziran Avrupa Komisyonu, Türkiye ile her alanda işbirliğinin başlatılması ve hızlandırılması içeren bir "İşbirliği Paketi"ni hazırladı.

  • 1996 1 Ocak Türkiye, AB ile entegrasyonunda, 22 yıl süren "Geçiş Dönemi"ni 31 Aralık 1995 tarihinde tamamlayarak, 1.1.1996 tarihi itibariyle, tam üyelik sürecinde "Son Dönem"e, sanayi ürünlerinde ve işlenmiş tarım ürünlerinde sağlanan Gümrük Birliği sürecini tamamlayarak girdi.



1997 12-13 Aralık Lüksemburg Avrupa Konseyi Zirve Toplantısında, AB’nin Beşinci Genişlemesine dair kararlar alındı, Türkiye’nin ismi aday ülkeler arasında zikredilmedi.

  • 1997 12-13 Aralık Lüksemburg Avrupa Konseyi Zirve Toplantısında, AB’nin Beşinci Genişlemesine dair kararlar alındı, Türkiye’nin ismi aday ülkeler arasında zikredilmedi.

  • 1998 3 Mart Türkiye- AB ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik olarak Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan "Türkiye için Avrupa Stratejisi" başlıklı belge açıklandı.

  • 1998 4 Kasım “İlk "İlerleme Raporu" yayımlandı.

  • 1999 11-12 Aralık Helsinki Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı'nda Türkiye'ye adaylık statüsü tanındı.

  • 2000 4 Temmuz Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Başbakanlığa bağlı olarak kuruldu.

  • 2001 24 Mart Katılım Ortaklığı Belgesi resmileşti.

  • 2001 24 Mart Ulusal Program resmileşti.

  • 2002 12-13 Aralık Kopenhag Avrupa Konseyi Zirvesi'nde, Türkiye'nin Kopenhag siyasi kriterlerini karşıladığı kararını alması halinde, müzakerelerin gecikmeden başlatılacağı belirtildi.

  • 2003 19 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde “AB Uyum Komisyonu” kuruldu.

  • 2003 24 Temmuz Ulusal Program : "Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programı ile Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair 23 Haziran 2003 tarih ve 2003/5930 sayılı Karar" {24 Temmuz 2003 tarih ve 25178 Mükerrer sayılı Resmi Gazete}



17 Aralık Brüksel Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı'nda katılım müzakerelerine 3 Ekim 2005 tarihinde başlanması kararlaştırıldı.

  • 17 Aralık Brüksel Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı'nda katılım müzakerelerine 3 Ekim 2005 tarihinde başlanması kararlaştırıldı.

  • 2005 3 Haziran Devlet Bakanı Ali BABACAN, "Başmüzakereci" görevini yürütmekle görevlendirildi.

  • 2005 29 Haziran “Türkiye için Müzakere Çerçeve Belgesi ve İlgili Diğer Belgeler” yayımlandı.

  • 2005 3 Ekim Lüksemburg'da alınan kararla AB, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini başlattı.

  • 2005 20 Ekim Üyelik müzakerelerinin ilk aşamasını oluşturan "Tarama Süreci", 25. Bilim Ve Araştırma faslında düzenlenen "Tanıtıcı Tarama" toplantısı ile başladı ve tüm fasıllardaki tarama toplantıları 13 Ekim 2006 tarihinde tamamlandı.

  • 2006 12 Haziran Taraması tamamlanan 25. Bilim ve Araştırma faslı, Lüksemburg'da düzenlenen Hükümetlerarası Konferans'ta açıldı. Türkiye'nin gerekli kriterleri yerine getirdiği

  • belirtildi ve bu fasıl aynı toplantıda geçici olarak kapatıldı.

  • 11 Aralık AB Genel İşler Konseyi'nde Türkiye'nin Ek Protokol'e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar, 8 fasıl başlığının açılmayacağını ve hiçbir faslın geçici olarak kapatılamayacağını kararlaştırdı.

  • 2007 29 Mart 20. İşletme ve Sanayi Politikası faslı müzakerelere açıldı.

  • 2007 17 Nisan Türkiye'nin AB Müktesebatına Uyum Programı açıklandı.

  • 2007 26 Haziran 18. İstatistik ve 32. Mali Kontrol fasılları müzakerelere açıldı.

  • 2007 19 Aralık 28. Tüketicinin ve Sağlığın Korunması ile 21. Trans-Avrupa Ağları fasılları müzakerelere açıldı.

  • 2008 12 Haziran 6. Şirketler Hukuku ve 7. Fikri Mülkiyet Hukuku fasılları müzakerelere açıldı.

  • 2008 18 Aralık 4. Sermayenin Serbest Dolaşımı ile 10. Bilgi Toplumu ve Medya fasılları müzakerelere açıldı.

  • 2009 30 Haziran 16. Vergilendirme faslı müzakerelere açıldı.

  • 2009 21 Aralık 27. Çevre faslı müzakerelere açıldı.

  • 2010 30 Haziran 12. Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı faslı müzakerelere açıldı.

  • 2011 12 Temmuz Ulusal Ajans, Avrupa Birliği Bakanlığı’na bağlandı.

  • 2013 5 Kasım 22. Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçların Koordinasyonu faslı müzakerelere açıldı.

  • 2013 16 Aralık AB ile Mutabakat Zaptı ve Geri Kabul Anlaşması imzalanarak nihai hedefi Türk vatandaşlarına uygulanan Schengen vizesinin kaldırılması olan Vize Muafiyeti Süreci resmen başladı.

  • 2014 30 Ekim AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın I. Aşaması (Kasım 2014-Haziran 2015) açıklandı

  • 2014 1 Aralık AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın II. Aşaması (Haziran 2015-Haziran 2019) açıklandı.

  • 2015 18 Mayıs 53. Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.



Türkiye AB’ye öncelikle ekonomik perspektiften baktı. AB’de zaten başlangıçta ekonomik amaçlıydı.

  • Türkiye AB’ye öncelikle ekonomik perspektiften baktı. AB’de zaten başlangıçta ekonomik amaçlıydı.

  • Geçen 50 yıl içinde AB ekonomik boyutun dışına da taştı. Bu nedenle bizim beklentilerimiz ile onların vaat ettikleri farklılaştı. Biz bunu görmedik/göremedik/görmek istemedik.

  • Dünyadaki, AB’deki değişimin paradigmal yapısını kavrayamadık.

  • Şimdi, bu nedenle, ciddi bir kafa karışıklığı ve yön sorunu yaşıyoruz.

  • Unutuyoruz ki, kendi üzerine düşeni iyi yapmayan, kendi potansiyelini kullanamayan, gün içinde kaybolup geleceğe bakamayan ülkelere dışarıdan gelecek yardım ve aklın kalıcı faydası olamaz.

  • Türkiye; akılcı, çalışkan, üretken ve iddialı olmak zorundadır.

  • VE AYRICA, TAM ÜYELİĞİN DEĞİL, STANDARTLARI YAKALAMAK AMAÇ OLMALIDIR.

  • TÜRKİYE İÇSEL DİNAMİKLER İLE DEMOKRASİ, HUKUK DEVLETİ, İYİ İŞLEYEN EKONOMİYE SAHİP OLABİLİR Mİ?



1. İyi işleyen bir pazar ekonomisi açısından!

  • 1. İyi işleyen bir pazar ekonomisi açısından!

  • 2. AB içindeki piyasa güçlerine ve rekabet baskısına karşı koyabilme kapasitesi açısından!

  • 3. Makro ekonomik istikrar açısından!

  • 4. Kamu açığı açısından (GSYİH’nın %3’ü)

  • 5. Kamu borcu açısından (GSYİH’ya oranı %60’ı)

  • 6. Enflasyon oranı açısından !

  • 7. Uzun dönem nominal faiz oranları açısından !

  • 8. Kur dalgalanmaları açısından !



Ekonomik coğrafya (eko-stratejik) açısından

  • Ekonomik coğrafya (eko-stratejik) açısından

  • Üretim açısından

  • Pazar açısından

  • İşgücü açısından

  • Enerji kaynaklarına ulaşım açısından

  • Bütçe üzerine yük açısından

  • Senyoraj açısından

  • Sığınmacılar açısından



Demokrasi standartları açısından

  • Demokrasi standartları açısından

  • Hukuk devleti standartları açısından

  • İnsan hakları açısından

  • Kurumsallaşma açısından

  • Güvenlik açısından

  • Etkin işleyen piyasa ekonomisi ve rekabet açısından

  • Pazar ve ihracat açısından

  • Yabancı Sermaye açısından

  • Makro ekonomik istikrar açısından

  • Sığınmacılar açısından



TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİNİN BUGÜNÜ VE YARINI

  • TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİNİN BUGÜNÜ VE YARINI



Müzakereler müktesebat olarak bilinen AB yasaları bütününün benimsenmesi ve uygulanmasıyla ilgilidir. Müktesebat 35 başlık altında gruplanmış yaklaşık 130.000 sayfadan oluşmakta ve AB'ye Üye Ülkelerin uyması gereken kuralları ortaya koymaktadır.

  • Müzakereler müktesebat olarak bilinen AB yasaları bütününün benimsenmesi ve uygulanmasıyla ilgilidir. Müktesebat 35 başlık altında gruplanmış yaklaşık 130.000 sayfadan oluşmakta ve AB'ye Üye Ülkelerin uyması gereken kuralları ortaya koymaktadır.

  • Bir aday ülke olarak Türkiye'nin, mevzuatının önemli bir kısmını AB yasalarına uygun hale getirmesi gerekmektedir. Bu da, çevreden yargı sistemine, ulaştırmadan tarıma ülkedeki bütün sektörleri ve halkın tümünü etkileyecek temel toplumsal değişikliklerin yapılması anlamına gelmektedir.

  • Öte yandan aday ülke müktesebatın kendisini "müzakere" etmez, çünkü bu "kuralların" aday ülke tarafından tamamen kabul edilmesi gerekmektedir. Müzakere süreci müktesebatın uyumlu hale getirilmesi ve uygulanmasına ilişkin koşullar üzerinde yürütülmektedir, başka bir ifadeyle bu kuralların nasıl ve ne zaman uygulanacağı müzakere edilmektedir. Bu sebeple katılım müzakereleri klasik anlamda müzakere olarak kabul edilmemektedir.

  • Üye Ülke olabilmek için aday ülkenin hem ulusal hem de bölgesel düzeyde kurumlarını, yönetim kapasitesini, idari ve yargı sistemini AB standartlarına yükseltmesi gerekmektedir. Bu süreç, aday ülkenin katılımın gerçekleşmesi halinde müktesebatı daha etkili bir şekilde uygulayabilmesini sağlamakta ve gerektiğinde katılım öncesi dönemde müktesebatın daha etkili uygulanabilmesine imkan vermektedir. Bunun için verimli ve tarafsız bir şekilde sunulan kamu hizmetlerinin yanı sıra bağımsız ve etkin çalışan bir yargı sistemi üzerine inşa edilmiş sağlıklı işleyen ve istikrarlı bir kamu idaresinin bulunması gereklidir.



AB, 3 Ekim 2005'te Türkiye ile üyelik müzakerelerini başlattı. Bu amaçla Türkiye için bir müzakere çerçevesi kabul edildi. Toplam 35 faslın, 16'sı müzakareler sırasında açılmıştır.

  • AB, 3 Ekim 2005'te Türkiye ile üyelik müzakerelerini başlattı. Bu amaçla Türkiye için bir müzakere çerçevesi kabul edildi. Toplam 35 faslın, 16'sı müzakareler sırasında açılmıştır.

  • Müzakerelerin ilk aşaması olan taramalara zaman kaybetmeden başlandı. Tarama toplantılarının, Ekim 2006'da sona ermesinin ardından Komisyon her bir fasılla ilgili tarama raporunu hazırladı.

  • Müzakere edilecek ilk fasıl olan 25. Fasıl, Bilim ve Araştırma Faslı açıldı ve 12 Haziran 2006 tarihinde geçici olarak kapandı.

  • Avrupa Birliği, Kasım 2006'da malların serbest dolaşımı ile ilgili kısıtlamalar konusunda taşıdığı endişeleri dile getirdi. Bu endişeler arasında Türkiye'nin Ankara Anlaşması'nın Ek Protokolünü imzalayarak taahhüt ettiği ulaşım araçlarına yönelik kısıtlamalar da yer aldı. Ancak, bu konuda herhangi bir çözüm sağlanamadı; Avrupa Birliği Konseyi 14–15 Aralık 2006 tarihinde Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti'ne yönelik kısıtlamaları nedeniyle sekiz başlıkta müzakereleri askıya aldı:

  • 1. Fasıl Malların serbest dolaşımı

  • 3. Fasıl İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Özgürlüğü

  • 9. Fasıl Mali hizmetler

  • 11. Fasıl Tarım ve kırsal kalkınma

  • 13. Fasıl Balıkçılık

  • 14. Fasıl Ulaştırma politikası

  • 29. Fasıl Gümrük Birliği

  • 30. Fasıl Dış İlişkiler

  • Bunun yanı sıra Türkiye'nin AB-Türkiye Ortaklık Anlaşması Ek Protokolü kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde hiçbir faslın geçici olarak kapatılmayacağı kararı da alındı.



Gümrük Birliği, AB ve Türkiye’nin ekonomik bütünleşmesine büyük katkı sağlamış, ancak yürürlükte olduğu yirmi yıllık dönemde güncelliğini yitirmiştir. Küresel ticaretteki eşi görülmemiş artışla birlikte, Avrupa Birliği’nin doğuya doğru genişlemesi ve yükselmekte olan ekonomilerin giderek artan etkisi, Gümrük Birliği’nin yürürlükte olduğu alanlarda değişimlere sebep olmuştur. Bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda, AB-Türkiye ticari ilişkilerini belirleyen çerçevenin kapsamlı olarak yeniden incelenmesi gerekmektedir.

  • Gümrük Birliği, AB ve Türkiye’nin ekonomik bütünleşmesine büyük katkı sağlamış, ancak yürürlükte olduğu yirmi yıllık dönemde güncelliğini yitirmiştir. Küresel ticaretteki eşi görülmemiş artışla birlikte, Avrupa Birliği’nin doğuya doğru genişlemesi ve yükselmekte olan ekonomilerin giderek artan etkisi, Gümrük Birliği’nin yürürlükte olduğu alanlarda değişimlere sebep olmuştur. Bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda, AB-Türkiye ticari ilişkilerini belirleyen çerçevenin kapsamlı olarak yeniden incelenmesi gerekmektedir.

  • Daha somut olmak gerekirse, örneğin hizmetler ve kamu alımları, mevcut AB-Türkiye ikili ticari ilişkilerinin çerçevesine dahil değildir. Tarım sektörü de yalnızca tercihli imtiyazlara dayalı olarak kapsama alınmaktadır. Bu nedenlerle, AB-Türkiye ticari ilişkileri, genişleyen AB’nin daha iddialı bir ticaret politikasına yönelmesi sonucu kilit ekonomik ortaklarla yaptığı, daha derinlikli ve daha kapsamlı serbest ticaret anlaşmalarının gerisinde kalmıştır.

  • Yakın zamanda AB ve üçüncü ülkeler arasında yapılacak önemli serbest ticaret anlaşmaları da düşünüldüğünde, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Türkiye’ye ekonomik reformlara odaklanma, rekabet gücünü geliştirme ve gelecekteki ticaret anlaşmalarıyla ilgili olarak entegrasyon potansiyelini artırma imkanı sağlayacaktır.



AB ve Türkiye’deki referandum sürecinde gerilen ilişkilerin normalleştirilmesi çabaları var.

  • AB ve Türkiye’deki referandum sürecinde gerilen ilişkilerin normalleştirilmesi çabaları var.

  • Sığınmacı krizi ve yardımlar

  • Vize sorunu

  • Gümrük Birliğinin güncellenmesi

  • Terörle ortak mücadele

  • AB Parlamentosu Türkiye’ye yardımların azaltılması tavsiyesinde bulundu

  • Brexit: Britanya-AB ayrılığı sonrası

  • AB-Rusya ilişkilerinin gelişimi

  • Türkiye’nin Rusya-İran ilişkileri

  • Türkiye’deki olası EKONOMİK ve siyasi gelişmeler



AB, TÜRKİYE VE AB-TÜRKİYE

  • AB, TÜRKİYE VE AB-TÜRKİYE

  • İLİŞKİ DURUMU: KARIŞIK



1. FARKLI KÜLTÜR VE DÜNYALAR

  • 1. FARKLI KÜLTÜR VE DÜNYALAR

  • 2. KAÇIRILMIŞ TRENLER

  • 3. FARKLI BEKLENTİLER

  • 4. ZORLU BİR SÜREÇ

  • 5. DEĞİŞEN KONJONKTÜRLER

  • 6. ZORLU ÖTESİ YENİ BİR SÜREÇ











TEŞEKKÜRLER

  • TEŞEKKÜRLER

  • SAĞLIK VE SEVGİYLE KALIN.




Yüklə 445 b.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə