Hilalotyakmaz



Yüklə 41,1 Kb.
tarix10.02.2018
ölçüsü41,1 Kb.

Hacı Bayram-ı Velî'nin talebelerine nassîhatlerinden....

* İnsanların fitnesinden kurtulmak istiyorsanız, çarşı ve pazarlarda sık sık bulunmayınız.

* Küçük çocukları seviniz, başlarını okşayınız. Onları sevindiriniz ki, Peygamber efendimizin emrini yerine getirmiş olasınız.

* Çarşıda ve câmi avlusunda bir şey yemeyiniz. Yol ortasında durmayınız. Ticâret erbâbının dükkânlarında uzun müddet oturmayınız.

* Hiçbir günâhı küçümsemeyin, çok çalışın. Boş gezenler, zengin bile olsa, arkadaşları şeytan,kalbleri şeytanın konağı olur.

Ölümü çok hatırlayınız. Ölüm gelmeden hesâbınızı yapınız. Tövbe ediniz ki, affa kavuşasınız.

* Dünyâ gamından, nefsin sıkıştırmasından hafifleyip kurtulmak istiyorsanız, kabristanları sık

sık ziyâret ediniz.

* Ayıp ve kusurlarını gördüğünüz arkadaşlarınızın, komşularınızın, sırlarını ifşâ etmeyiniz.

Çünkü gördüğünüz bu sırlar, size emânettir. Emânete hiyânet ise, çirkin bir harekettir.

* Âlim ve velîlerin kabirlerini ziyâret ediniz. Zîrâ o büyükler, kendilerini ziyâret edenlere şefâat

ederler.
Bilmek istersen seni,

Cân içinde ara cânı.

Geç cânından bul ânı,

Sen seni bil, sen seni. Kim bildi ef'âlini,

Ol bildi sıfâtını,

Anda gördü zâtını,

Sen seni bil, sen seni. Görünen sıfâtındır,

Sen seni bil, sen seni. Bayram özünü bildi,

Bileni anda buldu,

Bulan ol kendi oldu,

Sen seni bil, sen seni.

Sultan Murad Han'a Nasihati

Hacı Bayram-ı Velî hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd

Hana şöyle dedi:

Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun

Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma.

* Sırrını hiç kimseye açma,

* İyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme.

* Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma.

* Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme.

* Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı meseleler

görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen

muhâlefet etme. Sana bir şey sorulursa, ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. Sonra bu

meselede şu veya bu şekilde görüş ve delillerin de bulunduğunu söyle. Senin bu türlü

açıklamalarını dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlü düşünenlerin değerini

tanımış olur. Sana bu görüş kimindir? diye sorarlarsa, fakîhlerin bir kısmınındır, de. Onlar,

verdiği cevâbı benimserler ve onu sürekli olarak yaparlarsa, senin kadrini daha iyi bilir ve

mevkiine daha çok hürmet ederler.

Seni ziyârete gelenlere ilimden bir şey öğret, böylece faydalansınlar. Herkes, öğrettiğin şeyi

belleyip tatbik etsin. Onlara umûmî şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Onlara güven ver,

ahbablık kur. Zîrâ dostluk, ilme devâmı sağlar. Bâzan da onlara yemek ikrâm et. İhtiyaçlarını

temin et. Onların değer ve îtibârlarını iyi tanı ve kusurlarını görme.

* Halka yumuşak muâmele et, müsâmaha göster.


Bursa’da Ulu Camii’nin açılışında okuduğu hutbeden ötürü, bir anda kazandığı şöhretten huzursuz olan “Ekmekçi Koca” yahut “Somuncu Baba” adıyla da bilinen Ebu Hamidüddin Aksarayî ile birlikte Bursa’dan Şam’a, bilahare Mekke ve Medine’ye, oradan da tekrar Anadolu’ya dönen Hacı Bayram Velî, Aksaray’a, yerleşmiş; mürşidinin vefatından sonra da Ankara’ya dönmüş, kendi adıyla anılan Bayramiyye tarikatının öğretilerini, Anadolu Türk muhitinde yaymaya başlamıştır. Hacı Bayram Velî bir müderris ve mutasavvıf hüviyetine sahip kişiliğiyle şiirlerinde, insan denilen en şerefli varlığın yaratılış sebebini; dünyadaki yeri, konumu ve sorumluluğunu; kendi varlığının dışındaki varlıklarla olan münasebetini; fizikötesi âlemdeki durumunu dinî, felsefi, tasavvufî bir yaklaşımla ele almış ve samimiyetle işlemiştir. Varlığın varoluş gayesinin idrâkinde olan bu büyük veli, ilahî aşk yolunda yürürken kat ettiği menzilleri, makamları tasavvufî bir bilgi derinliği ve disiplini içerisinde sunarken son derecede saf ve samimi bir yaklaşım içerisindedir. Bayramîlik yol, usûl ve erkânının bir bakıma özeti mahiyetinde olan: “bilmek”, “bulmak” ve“olmak” tasavvurları, bu büyük velinin şiirlerinde kullandığı ses, kelime ve kavramlara, mânâ derinliği içinde sindirilmiş vaziyettedir. Hacı Bayram Velî’nin hem en çok şerh edilen, hem de mevcut beş şiirinin içinde en meşhurlarından birisi olarak addedilen tahlili üzerinde durduğumuz bu ilahisinde büyük veli, bir bakıma olgunlaşma süreci yaşamakta olan, bu itibarla da nefsin muhtelif merhalelerini aşarak belli bir tasavvuf makamına erişen kalbin, metafizik serüvenini nakleder.

SIIRI


ÇALAB’IN TAHTINDAN GÖNÜL ŞEHRİNE…

1-Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde

Bakıcak dîdâr görinür ol şârın kenâresinde
Calab:Allah Are:Ara Sar:Sehir
A’raf Sûresinin 7/143. ayetinde: “Mûsa tayin ettiğimiz vakitte (Tûr-i Sina’ya) gelip de Rabbi Onunla konuşunca “Rabbim! Bana (kendini) göster; seni göreyim!”dedi. (Rabbi), “Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin!”buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti, Mûsa da baygın düştü. Ayılınca dedi ki: Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim ve ben inananların ilkiyim.” buyurarak insan tarafından asla görülemeyeceğini; ancak peygamberlik payesine sahip bir Allah dostunun, Allah’ı görmeğe ilişkin tükenmeyen iştiyakı ve Kıyâmet Sûresinin 75/22,23.: “Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır.”“(Onlar) Rablerine bakacaklardır.” ayetleri, Allah’a kurbiyyet derecesinde dost olanların, O’nu ahrette görebileceklerine dair tasavvurlar ortaya koymaktadır.

Gönül, şehir sembolüyle hadîslerde de ele alınmıştır. Peygamberimiz bir hadîsinde: “Ben, ilmin şehriyim. Ali onun kapısıdır. İlim edinmek isteyen, ona kapısından gelsin” buyurarak.mecaz aracılığıyla kendi gönlünü ilimle mücehhez kılınmış bir şehre; Hz.Ali’nin gönlünü ise bu şehrin kapısına teşbih etmiştir.

2-Nâgihân ol şâra vardım ol şârı yapılır gördüm

Ben dahi bile yapıldım taş u toprak arasında

Nâgihân:Birdenbire şâr :Sehir

Tâhâ Sûresinin 20/55.: “Sizi ondan (topraktan) yarattık; yine



oraya döneceksiniz ve bir kez daha sizi oradan çıkaracağız” meâlindeki âyete de telmih yapilmistir.

Yunus içinde bitip tükenmeyen aşk iştiyâkıyla gönül denilen şehrin uçsuz bucaksız ummanına dalma ve o sevgilinin izini öz içinde bulma bahtiyarlığına:



Girdüm gönül şehrine taldum anun bahrına

Işkıla gideriken iz buldum cân içinde

Varlık bir bütündür, bir tümdür, bir mekanizma gibi işlemektedir. Her mahalde kendi konumuna göre hükmünü icra etmektedir.

Dışardan buraya müdahele eden bir ikinci varlık sözkonusu değildir.

Âlemde, kâinatta hangi isimle isimlenirse isimlensin, isimlerin müsemmâsı olan varlık, ilâhi isimlerin mânâlarının yoğunlaşmasından; mânâların kuvveden fiile çıkmasından başka bir şey değildir. Bu kuvveden fiile çıkış dolayısıyla da hangi nesneye bakarsak bakalım, biz o baktığımız nesnede, ilâhi isimler ve bu ilâhi isimlerin mânâları olması sebebiyle de Allah'ın "VECH"ini görmek durumundayız!



"Vechullah" demek, yâni “Allah'ın vechi" demek, Allah'ın isimlerinin mânâları demektir. "Yüz"den murad, ilâhi isimlerin mânâlarıdır. Yâni, Allah'ta mevcut bulunan mânâları müşahede etmek demektir; "Vechullah’ı görmek” demek!

  • "Allah'ın yüzü"(İlâhi İsimler mertebesi)

  • "Bâki Vech"("Bilinç gözü"yle(Kalp gözüyle) görülen mânevi vücud...)

  • Vech, "Bilinç gözü"yle görülen "mânêvi vücud"dur!

  • "Allah İsimleri", kuvveden fiile çıktığı anda, "Vechullah"-"Allah'ın yüzü" adıyla anılır.

  • "Allah'ın Vechi", "Kudret ve kuvvet sıfatı"nın açığa çıkışıdır...

  • Bâkî olan, "Allah'ın vechi"dir! (Dün-bugün-yarın var olan ve var olmakta devam edecek olan, "Bâkî Vech" tir!)

  • Herkesin O'na dönen bir vechi vardır.

  • Hangi düşünceden(Nereden) çıkarsan çık, müşaheden(Vechini-yüzünü)çokluğun gerçekte yokluğunun yaşandığı secde edilen mahale (“Mescid-i Haram”a) döndür!

  • (Her an-her yerde) ne yana dönersen Vechullah("Allah'ın Vechi") karşındadır!(Allah Esmâ'sının açığa çıkışıyla karşı karşıyasın-"Nerede olursanız olun , O sizinledir!.")

3-Şâkirtleri taş yonarlar varıp üstâda sunarlar

Çalâb'ın adın anarlar ol taşın her paresinde

Zâriyât Sûresi 51/56. ayetinde: “ Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”

Ey inanalar Allah’ı çokça zikredin”, “Ve O’nu sabah akşam tesbîh edin”; Hac sûresinin 22/35. ayetinde ise: “Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler; namaz kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcarlar.”Ra’d sûresinin 13/28. ayetinde: “(Onlar, Allah’a) iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla sükûnet bulur.”; Âl-i İmran sûresinin 3/191. ayetinde ise: “Ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah’ı ananlar (şöyle duâ ederler) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!

4-Ol şârdan oklar atılur gelür ciğere batılur



Ârifler sözi satılur ol şârın bâzâresinde

Elmalılı Hamdi Yazır, nefs icin: "Bizim uğrumuzda cihat edenlere biz şüphesiz onlara yollarımızı gösteririz.”(Ankebut, 69) âyetinde olduğu gibi o kadar büyük kapsamı vardır ki, harp meselesi bunun kısımlarından biri demektir. Bundan dolayıdır ki, Resulullah (s.a.v.) harpten döndükleri zaman: "Küçük cihattan büyük cihada döndük"



5-Ol şâr dediğüm gönüldür ne delidür ne uslıdur

Âşıklar kanı sebildir ol şârın kenâresinde

Cenâb-ı Allah, yüce kitabımız Kur’ân’da bu dengeyi: “Allah’ın sana verdikleri ile ahiret yurdunun peşinde ol, (ama) dünyadan da nasîbini unutma!” (Kasas: 77) hitabıyla anlatır.

Ahzâb Sûresi 33/23. ayette: “Mü’minler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.”



6-Bu sözi ârifler anlar cahiller bilmeyüp tanlar

Hacı Bayram kendü banlar ol şârın minâresinde

Allah (cc), Fussilet Sûresi 41/33.: “(İnsanları) Allah’a çağıran, iyi iş yapan ve “Ben Müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?” ayetine telmih yapmistir.

Yüklə 41,1 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə