İnsana dönüşün ölçeği: Mahalle



Yüklə 8,22 Kb.
tarix05.09.2018
ölçüsü8,22 Kb.
#77460

İnsana dönüşün ölçeği: Mahalle
BİRGÜN – 08.05.2009 / Murat Cemal Yalçıntan
Nüfusu milyonlarla anılan ve küresel kapitalizmin merkezleri arasında sayılmaya başlayan kentlerimiz, asıl öznesi olan insandan giderek uzaklaşıyor. Çoğu zaman Ölçekten kaynaklanan ciddi bir özne sorunu bu… İnsan, TÜİK istatistiklerinde ve seçim dönemlerinde sayılarak toplamlara erişilen, sistemin itelediği yaşam tarzı içerisinde bireyselleştikçe yalnızlaşan ve yalnızlaştıkça öznesi olduğu kentine giderek yabancılaşan, kentler açısından değer yitirmiş bir özne artık… İnsandan önce ve hatta insana rağmen işleyen yeni özne; sermaye!
Giderek büyüyen, büyüdükçe karmaşıklaşan kentler için geliştirilen müdahale biçimleri de insanın yalnızlaşma ve yabancılaşma sürecini artırıyor. Kentlerin yeniden yapılanmasında sermayenin tahakkümüne karşı, “kent, önce yaşayanları içindir” tezi üzerinden yeni bir tartışma alanı açılıyor. Kent hakkı kavramına geri dönüş aslen insan için yaratılmış kentlere özlemi yansıtıyor.
İnsan için kent…

Kent hakkı kavramı üzerinden kamusal alanlar yaratarak kentsel müdahaleleri “insan için kent” hedefine çekmek mümkün. Özellikle küçük kentlerimizde bunu yapmak oldukça kolay da… İş metropoliten kentlerimize geldiğinde zorlaşıyor ve ölçek sorunu yine karşımıza çıkıyor. Bu sorunu aşmanın yolu mahalleye geri dönmekten geçiyor…


Mahalli örgütler kentsel dönüşüm süreçlerinin yıkıcılığı karşısında hızla gelişiyor ve güçleniyor. Dahası İstanbul’da yaşanan dönüşüm süreçlerinden etkilenen 30′a yakın mahallenin kendi aralarında kurduğu “İstanbul Mahalle Dernekleri Platformu” isimli şemsiye bir organizasyon da var.
Mahalli örgütler genellikle bir plana, dönüşüm ya da yenileme projesine ya da bunlardan herhangi birisinin olasılığına karşı çıkış üzerinden gelişen, çoğunlukla mahalle muhtarlarıyla birlikte hareket eden, ideolojik, etnik vs gruplaşmanın ötesine geçmeye çalışarak mağduriyet ortaklığı üzerinden büyüyen yapılar. Kendi yaşam alanlarına dair alınan kararların kapalı kapılar ardında, kendilerinden bir şeyler kaçırılıyormuşçasına hazırlanıyor olmasına tepkililer. Şeffaf süreçlerde katılımcı karar mekanizmalarının işlemesi gerektiğini savunuyorlar ve çoğu planlamaya katılımı hakkı ile yerine getirebilecek olgunluğa, bilgi birikimine ve bütüncül bakışa sahip. Çeşitli kurumlardan, sivil inisiyatiflerden ve uzmanlardan aldıkları bilgileri de kullanarak mahallelerini ve kentlerini korumaya yönelik bir söylem geliştiriyorlar. Zaman zaman popülist bulunabilecek karşı çıkışları ve bu karşı çıkışla birlikte gündeme getirdikleri talepleri aslında tam da yaşamsal, sosyo-ekonomik ihtiyaçlarına karşılık geliyor. Hakiki pratikler üzerinden kendiliğinden oluşan birliktelikleri, dağılmayı güçleştiriyor ve daha önemlisi barınma hakkı savunusunu, yaşama dair bütün ihtiyaçlar ve özlemlerle birleştirerek kent hakkı düzeyine çıkarma olasılığını da içinde barındırıyor.
Doğru adres

Kentlerin esas öznesinin yeniden insan olabilmesi için doğru adres, muhtarlarıyla birlikte hareket eden, kapsayıcılığı ve temsiliyeti dert edinmiş mahalli örgütlerdir. Sosyal belediyecilik sloganları ile oy alan belediyelerin öncelikle yapması gereken de, sivil inisiyatifler ve meslek örgütleri ile birlikte bu mahalli örgütlerin kapasitelerini arttırmak, söz üretir ve ifade eder hale gelmelerine destek olmaktır.

Yüklə 8,22 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə