Manzum atasözleri Rehbersiz gidilmez yollar dolaşık, Karanlık yollara gerektir ışık. Aklına güvenme ey koca aşık



Yüklə 266,03 Kb.
səhifə1/3
tarix30.07.2018
ölçüsü266,03 Kb.
#63587
  1   2   3


MANZUM ATASÖZLERİ

Rehbersiz gidilmez yollar dolaşık,

Karanlık yollara gerektir ışık.

Aklına güvenme ey koca aşık,

İnsan beşer, elbet şaşar demişler.
Üç günlük ömür için dokuz gün çalış,

Feleğin cevrine göğüs ger alış.

Bilsen de bir işi,bilene danış,

Danışan dağları aşar demişler.
Bahtına ağlama, terk et figanı,

Bulunur her derdin, vardır dermanı,

Aşk ağlatır, dert söyletir insanı,

Öz ağlarsa, gözde ağlar demişler.
Çok yaşayan değil çok gezen bilir,

Uzaktan davulun sesi hoş gelir.

İşlerini ihmal etme, tez bitir,

Sona kalan , dona kalır demişler.
Her bir insan ile eyleme ülfet,

Kamilden kamile budur nasihat,

Toplulukta uzun eyleme sohbet,

Çok söyleyen çok yanılır demişler.
Pahalı bir malda vardır bir hikmet,

Ucuz satılanda bulunur illet,

Kötü huy insanda olur bir zillet,

Her derdin devası vardır demişler.
MANZUM ATASÖZLERİ

Tut ata sözünü kalbi selim ol!

Gönülden gönüle yol var demişler.

Bırak sinirini,her an halim ol!

Keskin sirke küpüne zarar demişler.
Arzet nasihati kendi özüne,

Dost addetme her güleni yüzüne,

İncinme dostunun doğru sözüne,

Doğru söz insana batar demişler.
Çağrılan yere git ara eyleme,

Çağrılmadan gidip dar eyleme,

Taşıma su ile dönmez değirmen,

İşten artmaz, dişten artar demişler.

Derler, vezir için; Sultan kınanmaz,
Yaş , kurunun yanında her zaman yanmaz,

Kul aldanır, Cenabı Hakk aldanmaz,

Herkes günahına yanar demişler.
Sen, sakla samanı, gelir zamanı,

Tatlılıkla bahar, yeşertir dalı,

Gözü kızan serçe, geçer kartalı,

Ummadığın taş, baş yarar demişler.
İnsan isen olma nefsine esir;

Nefsini kendine kul et, ol emir!

Kişi bu dünyaya bir kere gelir,

Gidenler dönmedi, tekrar demişler.
MANZUM ATASÖZLERİ

Bizden Önce geçmiş ulular, pirler,

Dinle bak;hisse al, ne söylerler?

Her ne kadar yüksek olursa dağlar,

Üzerinden aşar, yollar demişler.
Yolsuza nasihat kuru ekmektir,

Yola gelmeyenin hakkı kötektir,

Çubuğu yaşken eğmek gerektir,

Körle yatan şaşı kalkar demişler.
Kimsenin ardından konuşup yerme!

Yüzüne karşıda karşılık verme,!

Düşmanın karınca olsa hor görme!

Hiç bilinmez kim de ne var demişler.
Fakire hor bakma, güleryüz göster,

Garibe bir selam, bin altın değer,

Gönülden gönüle, yol bulup gider,

Yuvayı dişi kuş yapar demişler.
Kiminin ters giderse bir zaman işi,

Muhallebi yerken kırılır dişi,

Baba mirasını bitiren kişi,

Sonra avucunu yalar demişler.
Her işe uzatma elin, eteğin,

Belki bazen boşa gider emeğin,

Nitekim şaşkını gölde ördeğin,

Başı kor, ayaktan dalar demişler
MANZUM ATASÖZLERİ

Sular gibi nehri hebaya akma,
Kendi aybına bak, gayrına bakma!

Gördüğün deliğe parmağın sokma!

Ya akrep çıkar, ya yılan demişler.
Diline geleni, söyleme öyle,

Demesin sana el, şöyle , böyle

Yüz dinle, bin düşün, bir tek söz söyle,

Sözünden bilinir insan demişler.
Dünyada serseri gibi gezersen,

İblis gibi doğru yoldan azarsan,

Eli düşürmeye kuyu kazarsan,

Elden önce düşer, kazan demişler.
El için ağlayan gözünden olur,

Kızını dövmeyen dizinden olur,

Her şeyin çokluğu azından olur,

Aza kanaat et, her zaman demişler.
Dikensiz gül olmaz demiş atalar,

Gün geçer. Kin geçmez demiş atalar,

Baba oğla tutar bir bağ bağışlar,

Sonra üzüm vermez oğlan demişler.
Cömert cömert derler maldan ederler,

Yiğit yiğit derler candan ederler,

Çobansız koyunu kurt kapar derler,

Ağlamazmış kendi düşen demişler.
MANZUM ATASÖZLERİ

Namerde muhtaç isen yanar, erirsin,

Elden çıkarmayı çare görürsün,

Malın ele on paraya verirsin,

Döner sana, yüze satar efendim.
Müsrif benzer boşa akan pınara,

Candan sonra çıkar cimriden para,

Sen hep mümkün olan ölçüyü ara,

Kalpte ölçü ile atar efendim.
Devlet tasarrufla gücünü bulur,

Millet tutumluysa müreffeh olur,

Sen samanını sakla, zamanı gelir,

Var beterden daha beter efendim.
Polatoğlu derki, yoldan çıkarsan,

Müsriflerin suyu ile akarsan,
Gündüzün kandili boşa yakarsan,

Gece vakti yağın biter efendim.
ATALAR DEMİŞKİ

Yorganına göre uzat ayağı,

Derin su insanı yutar efendim,

Düşünerek görmek lazım uzağı,

Bilene kazancı yeter efendim.
Tedbir kulu ulaştırır ışığa,

Sabır vuslat yolu açar aşığa,

Çanağa koyduğun gelir kaşığa,

Ocak yanar ise tüter efendim.
Kaynağı olmadan güvenme borca,

Borç ile, harç ile çıkılmaz burca,

Ayarla, hesap et vaktinde harca,

Horozda vaktinde öter efendim.
İsraf haram, bundan elem duyulur,

Keyfince, varlığa nasıl kıyılır?

İdare bilenler kaptan sayılır,

Lafla gemi gitmez, batar efendim.
İdrak et, mana ver, bu israf niçin?

Öyle bir yo bul ki , devamlı geçin,

Düşün ki ak akçe kara gün için,

Zor günde kim kimi tutar efendim.
İş işten geçince çare bulunmaz,

Gelecekte neler olur bilinmez,

Bir kere doymakla menzil alınmaz,

Devamlı yem ister katar efendim.
ALTIN ÖĞÜTLER

Durma üç günden fazla küs,

Borçlu isen eyleme süs,

Konuşana deme sen, sus,

Deme Allah’ı seversen.
Hiç kimseye söyleme sert,

Bu dünyada olma namert,

Var deme Allah’tan cömert,

Deme Allah’ı seversen.
İkide bir etme yemin,

Düşmanlardan olma emin,

Ne çok ağla , ne çok sevin,

Yapma Allah’ı seversen.
Zorlaştırma kolayları,

Körükleme olayları,

Gafil geçirme ayları,

Yapma Allah’ı seversen.

Ahmet EFE

GERÇEK İMİŞ

Alemde doğru dost yoktur,

Dedikleri gerçek imiş.

Kulunu saklayan Haktır,

Dedikleri gerçek imiş.
Bulut asumana çıkar,

Toprağa rahmetler yağar,

Gün doğmadan neler doğar,

Dedikleri gerçek imiş.

Eğer insan, eğer melek,

Yalvarırım geçer dilek,

Vefasızdır çarkı felek,

Dedikleri gerçek imiş.
Bu dünyaya gelen geçer,

Herkes kabre girer naçar,

İnsan bir gün ölür geçer,

Dedikleri gerçek imiş.
NASİHAT

Dinle sana bir nasihat edeyim,

Hatırdan gönüle geçici olma!

Yiğidin başına bir iş gelirse,

Onu yad ellere açıcı olma!
Mecliste arif ol kelamı dinle!

El iki söylerse sen birin söyle!

Elinden geldikçe iyilik eyle!

Hatıra dokunup yıkıcı olma!
El ariftir yoklar senin bendini,

Dağıtırlar tuzağını fendini,

Alçaklarda otur gözet kendini,

Kati yükseklerden uçucu olma.
Karacaoğlan söyler sözün başarır,

Aşkın deryasını boydan aşırır,

Seni her mecliste küçük düşürür,

Kötülerle konup göçücü olma!
ÖRNEK OL

Hak , adalet yolunda

Örnek ol sen çocuğum.

İlmin her dalında

Örnek ol sen çocuğum.
Saygı büyükten yana

Sevgi her küçük cana

Yakışan budur sana

Örnek ol sen çocuğum.
En güzeli seçmede

Helal yiyip içmede

Dosta değer biçmede

Örnek ol sen çocuğum.
Dinine toz kondurma

Dostu bil fiske vurma

Çalış didin boş durma

Örnek ol sen çocuğum.
Düşmanları bil tanı

Sev milleti, vatanı

Rahmetle an atanı

Örnek ol sen çocuğum.

Ahmet DOĞAN

KADIR MEVLAM

Kadir Mevlam senden bir dileğim var

Muhannes kuluna muhtaç eyleme

Cennet-i alayı nasib et bana

Sırat köprüsünden yolum bağlama
Kapımıza kara deve çökünce

Fırtınası sol alemi yıkınca

Cehenneme kul seçilip çıkınca

Kadir Mevlam o kullardan eyleme
Kadir Mevlam ateş atma özüme

Dünya mali görünmüyor gözüme

Kadir Mevlam sen bak benim yüzüme

Cehennemin ateşiyle dağlama
Karac'oglan hata çıkmaz dilimden

Kocadım da hayır gelmez elimden

Kadir Mevlam asla geçmez kulundan

Deli gönül ah çekip de ağlama

KARACAOĞLAN

ANNE

Hasretim göremem nurlu yüzünü,

Sevgin yüreğimi dağlıyor anne!

Dinlesem dizinde tatlı sözünü,

Gurbet yollarımı bağlıyor anne!
Akşam yuvasına dönerken kuşlar,

Bükerim boynumu bir hüzün başlar,

Süzülür gözümden mahzunca yaşlar,

Seller bile mahzun çağlıyor anne!
Kader bu, yanına gelemez yavrun,

Sensiz gurbet elde gülmez yavrun,.

Vuslat ne zamandır bilemez yavrun.

Bükmüş bak boynunu ağlıyor anne!

Hüseyin ÖZTÜRK
ANNE SEVMEK

Annesini sevmeyenin

İşi düzgün gitmez yavrum!

Duasını almayanın

Dertleri hiç bitmez yavrum!
Anne ahı yerde kalmaz,

İyi çocuk onu almaz,

Ağaç olsan meyven olmaz,

Dalında kuş ötmez yavrum!
Seviyorsan anneni sen,

Öpüyorsan ellerinden,

Gündüz gibi olur gecen,

Güneşin hiç bitmez yavrum!
Bana hak ver, düşünde bir,

Akşama dek peşindedir,

Uyurken de düşündedir,

Senden önce yatmaz yavrum!
Nefesi en güzel nefes,

Onun sesi en tatlı ses,

Sana karşı hile bilmez,

Sütüne su katmaz yavrum!

Hasan DEMİR

İNSANLIK

Her zevki sefa sadece bir anlıktır.

Nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır.

Her canlıya var sonunda er geç ölüm,

İnsanlar ölür, ölmeyen insanlıktır.
ALLAHIN MELEKLERİ

Allah’ın yarattığı her şeyi göremeyiz,

Varlığını hisseder fakat, el süremeyiz.
Duyulmaz kelebeğin kanadından çıkan ses,

Havayı görmesekte alırız nefes nefes.
Isıtır, aydınlatır, motorları işletir,

Elektrik denen gücü kim görebilir?
Hiçbir göze görünmez hiçbir meyvenin tadı,

Güllerin kokusunu gözle gören olmadı.
Görmeden biliyoruz nurdan kelebekleri,

Dolaşır aramızda Allah’ın melekleri.
Yapayalnızken bile, dertli değildir başım,

Sağımda ve solumda melekler arkadaşım.
Ben onları göremem, onlar beni görürler,

Güzel düşüncelere güç ve kuvvet verirler.

Gökhan EVLİYAOĞLU

ALLAH

Kainatı yoktan var eden Allah,

Buhar zerresini kar eden odur.

İyiye cenneti donatan Allah,

Kötüye Tamuyu dar eden odur.
İnsana faydalı yaptı ateşi,

Yarattı yıldızı, ay ve güneşi.

Düşünsün, anlasın alemi kişi,

Göğü yıldızlarla süsleyen odur.
Canlıya gerekli kıldı havayı,

Hem derdi yarattı, hem de devayı,

Eş etti Ademe Hazreti Havva’yı,

Topraktan bedene can katan odur.
Birbirini izler gündüz ve gece,

Her zerreyi koydu yerli yerince,

İblis, buyruğuna karşı gelince,

Rahmetinden mahrum bırakan odur.
Suçluya adalet, onun azabı,

Mümine bire kırk verir sevabı,

Sıcaklıktan susuz kalan türabı,

Yağmur gönderip sulatan odur.
Kendisine isyan etmeyen kula,

Esir olmayana paraya pula,

Girip yürüyene dosdoğru yola,

Ahırette cennet donatan odur.

Mustafa ÜNAL
MANZUM ATASÖZLERİ

Tomurcuklar büyür, gül olur birgün,

Saniyeler geçer yıl olur birgün,

Üç lira, beş kuruş deyip geçmeyin,

Damlaya damlaya göl olur birgün.
Elindeki nimeti görmez de insan,

Gurbetten sılaya , ah çeker insan,

Gençliğinde her an ibadet etmez,

Kırkında gençliğine vah çeker insan.
Eğer rast gelirse kişinin işi,

Mermere de geçer onun her dişi,

Eğer rast gelmezse o şahsın işi,

Muhallebi yerken kırılır dişi.
ALLAH SEVGİSİ

Kim çıkarır sabahleyin erkenden,

Dünyamıza ışık veren güneşi,

Gece vakti denizlere serpilen

Ay doğuyor, kim yapıyor bu işi?
Kışın kuru sandığımız fidana

Baharda kim yeşillikler giydirir.

Bülbül öter, yuva yapmış ormana

Bu sedayı acep ona kim verir?
Annenize sizi sevmek hissini,

Onun ruha şifa veren sesini,

Kalbinize, doğru olmak dersini,

Kim veriyor bu şeylerin hepsini?
Vatan, millet ne demektir bilmeden

O sevgiyi kalbinize kim verdi?

Babanızdan güzel bir şey isterken

Gönlünüze kim koyuyor ümidi?
Akşam üstü karanlıklar içinden

Milyonlarca yıldızı kim parlatır?

İşte bütün bu şeyleri düşünen,

Yapan,eden,yaratan Allah’tır.
Hak sevgisi taşımalı vicdanlar,

Böylelikle mesut olur insanlar.

İbrahim Alaattin GÖVSA

OLMAZ MI

Ne güzel yaratmış arzı yaratan

Desen vermiş denizlerden, karadan

Yüce dağlar dizivermiş sıradan

Hikmetinden ibret alsan olmaz mı?
Ormanları motif motif yatıran

Meyveleri mevsim mevsim yetiren

İlkbaharda türlü çiçek bitiren

Okuyup sahibini bulsan olmaz mı?
Bir yaratmış zengin ile fakiri

Cümle vermiş akıl ile fikiri

Çalışmazsan, yerin batak çukuru

Bir de hesabını bilsen olmaz mı?
Bak, dünya yönelmiş uzay çağına

Biz de bayrak dikelim ilim dağına

Gömülüde kalma şerr batağına

Beş vakit namazı kılsan olmaz mı?
Bizdik dünyaya hüküm yetiren

Akdeniz’i göl haline getiren

Nice donanmayı yere batıran

Tarihinden ibret alsan olmaz mı?
Sus ey Aşık Dursun, bu kadar yeter!

Herkesin gönlünde bir aslan yatar

Kimisi kumarda ceketin satar

Yıkanıp camiye gelsen olmaz mı?

Hamitli Aşık Dursun

DININ UZERE OL...

Çok plan yapma bilemezsin geleceğini

Azrailin Cani ne zaman alacağını

Son nefeste İman üzere kalacağını

Plan istersen,dinin üzere ol.
Zenginlere bakıp ta sakin gıpta etme

Herşeyi bırakıp paranın peşinden gitme

Dünya menfaati için gıybet etme

Zenginlik istersen,dinin üzere ol.
Huzurlu olmak için madde yetmez

Paranın borusu ahirette ötmez

Müslüman’ın çilesi ölmeyince bitmez

Huzur istersen,dinin üzere ol.
Umut başkadır,Milli piyangoda olamaz

Zavallı İnsan kazı kazanda da bulamaz

Spor toto,at yarışı böyle şey olmaz

Umut istersen,dinin üzere ol.
Miskin miskin hala mucizemi beklersin

Her gün günahına günahlar eklersin

Senden olmayan insanları desteklersin

Mucize istersen,dinin üzere ol.
Sultanlara bile kalmadı Dünya

Zaten su an ahir zaman ya

Dünya hayati bilinen bir imtihan ya

Sultanlık istersen,dinin üzere ol.
Çoluk çocuk,is güç hepsi bomboştur

Şeytanın hilelerine uymakta hoştur

Su Milletin yarısından çoğu sarhoştur

Is istersen,dinin üzere ol.
Direnme artık sebat batılda olmaz

Herkesin yaptığı yanına kalmaz

Ancak akılsızlar ibret almaz

Sebat istersen,dinin üzere ol.
İnsanlar arasında pohpohlanmayı şeref sayarsın

Çoğu zaman batıl olan risaleyi yayarsın

Dikkat et adımına yoksa bir gün kayarsın

Şeref istersen,dinin üzere ol.
Mal,mülk,ev dükkan hepsi yalan

Senin mi sanki dedenden kalan

Ne götürmüş şimdiye kadar ölen

Saraylar istersen,dinin üzere ol.
Gazaba gelince yırtıcı hayvanlar gibi olma

Allah’ın dostlarını düşman olarak bilme

Müslüman kardeşinin ayıbına gülme

Adab istersen,dinin üzere ol.
Aklini başına al,bırak artık sağı solu

Zaten denedin her olmaz yolu

Elini verince kaptırdın kolu

Doğru yol istersen,dinin üzere ol.
Rabbinden ne istersen iste verecektir

Muhakkak ki her yapılanı görecektir

Kendine kul olanı elbet sevecektir

Kulluk istersen,dinin üzere ol.
Güvendiğin dağlara karlar yağarsa

Hanimin suçlarını bir bir sayarsa

Dostların verdiği sözden cayarsa

Teselli istersen,dinin üzere ol.
Ahlaksızlarla sakin bir olup yarışma

Allah’ın düşmanlarına kin tut barışma

sen ancak Hakkin isine karışma

Ahlak istersen,dinin üzere ol.
İmandır İnsana verilen en büyük nimet

Sen de sahip çık bil ki ganimet

Etme verdiğin söze hıyanet

İnanç istersen,dinin üzere ol.
Din incedir ve de ister fikir

Eğer mümkünse yapılmalı her gün zikir

Toprağa girip,gelmeden Münkir ve Nekir

Kurtuluş istersen,dinin üzere ol.
İNSANOĞLU

Doğar bir gün beşikte;

Sallanır da sallanır.
Düşer diye eşikten;

Kollanır da kollanır.
Serpilir yaş ikide;

Dillenir de dillenir.
Okur-yazar, kalemi;

Kullanır da kullanır.
Gün olur tatlı dili;

Ballanır da ballanır.
Çevresinde herkesçe;

Bellenir de bellenir.
Asker olur düşmana,

Çullanır da çullanır.
Evlenince allanıp,

Pullanır da pullanır.
Günler geçer dertleri,

Yıllanır da yıllanır.
Ömür biter mezara,

Yollanır da yollanır.
ALLAH BİRDİR

Şu sonsuz göklere bak;

Milyarlarca yıldız var;

Bir yörünge üstünde,

Şaşmadan dolanırlar.
Başka Tanrı olsaydı,

Bu düzen sağlanmazdı.

Göklerin düzeni tek

Kanuna bağlanmazdı.
Birinin yaptığını,

Bir diğeri bozardı.

Biri birine küser,

Bazen belki kızardı.
Bu kızgınlık anında,

Düzen altüst olurdu.

Kainattaki düzen,

Durmadan bozulurdu.
Oysa ki biz eminiz,

Allah birdir ve tekdir.

Kullar bunu bilerek,

İbadet edecektir.

Ahmet Mahir PEKŞEN

KISA DUA

Yürüt bizi ey Allah'ım,

Nuru sönmez yolundan...

Ayırma hiç bizi sen,

Sevgilin Rasulünden...

Biliriz ki keremin,

Eksilmez tek kulundan...

Çaresizin, âcizin,

Tutar güder kolundan...

Mahrum kalmaz tevbesi,

Lütfundan, kabulünden...

Yürüt bizi ey Allah'ım,

Rasûlünün yolundan...

E. Ali SİPAHİ

PEYGAMBERİM

Yeryüzünde en büyük,

İnsandır peygamberim.

Bütün hasta kalplere,

Dermandır peygamberim.
Odur gönlümde yatan,

Unutmam hiçbir zaman,

Hep İslam’ı anlatan,

Fermandır peygamberim.
Biliniz arkadaşlar,

Dinecek akan yaşlar,

Yolunda bütün başlar,

Kurbandır, Peygamberim.
Olamaz kusur sende,

Yürüyorum izinde,

En büyük mucize de,

Kurandır peygamberim.
Dindirdi her yasını,

Ak etti karasını,

İnsanlık yarasını,

Sarandır peygamberim.

Ahmet EFE

DOĞRU YOL

Her yerde her zamanda,

Doğru söyle, doğru ol!

Yalandan uzaklaşıp,

Doğru söyle, doğru ol!
Doğru söz ruha dolar,

Doğruyla toplum güler,

İnsan, yalanla solar,

Doğru söyle, doğru ol!
Sözümüz doğru olsun,

Özümüz doğru olsun,

Yalan bizden kovulsun,

Doğru söyle, doğru ol!
Doğruyu sever Allah,

Yalan söylemek günah,

Demeden bir gün eyvah,

Doğru söyle, doğru ol!

Yunus TENER

KURAN

Kuran Allah sözüdür,

Tüm sözlerin özüdür.

En büyük kitap derim,

Okurum ezberlerim.

Cebrail yüce melek,

Hak yanından gelerek,

İndirmiş bu kitabı,

Bu en büyük hitabı.

Fatiha ile başlar,

114 suresi var.

Ayetleri şifadır,

Tüm dertlere devadır.

İbadettir okumak,

Okumak ve anlamak,

Getiremez hiç kimse,

Ömrü boyu didinse,

Onun bir benzerini,

Göstereyim yerini,

Cahil onu bilmeyen,

Hak yoluna girmeyen,

Şükür elimde duran,

En büyük Kitab:KURAN

Ahmet EFE

İSLÂM'IN ŞARTLARI

İslâm’ın beş şartı var;

Bilmek bile saadet,

Bunlara kim uyarsa

Ona açılır cennet...

Şartlardan birincisi:

Kelime-i Şehadet;

Tek ve Büyük Allah'tan

Başka tanrı yok elbet.

Onun son peygamberi

Şanı Yüce Muhammed

İkinci şart namazdır.

O ne güzel ibadet.

Günde yarım saate,

Sığar beş vakit nöbet...

Üçüncü şart Ramazan

Orucunadır niyet.

Gündüz yiyip içmeden

Sevinçle geçer müddet...

Dördüncü şart zekâttır,

Allah vermişse servet:

Bedelini kırka böl,

Birini hediye et...

Bir defa hac'ca gitmek,

Olabilirse kısmet.

Beşinci şart islâmın

Kâbesini ziyaret...

Gökhan EVLİYAOĞLU

YİRMİ DÖRT AYAR

Kızgın nara kor olma, billur pınara su ol!

Kabuslu gecelerde, derin tatlı uyku ol!

Yalnız görenin değil, körlerinde ufku ol!

Böyle olursan eğer , çok gönüle konarsın.
Dikenli çalı değil, nadide bir çiçek ol!

Akrebin zehri değil, şifalı içecek ol!

Üstsüz başsız fakire, yemek ve giyecek ol!

Böyle olursan eğer, çok yaralar sararsın.
Geceleri dolunay,gündüzleri güneş ol!

Küfre karşı çelik zırh, müminlere kardeş ol!

Alime Derviş Yunus, nefsine de ateş ol!

Böyle olursan eğer, ihsanlara dolarsın.
Kızgın kumlara derya, çorak dağa orman ol!

Yalnızlara arkadaş, hastalara derman ol!

Hayır işlerde hamal, şerr işlerde ferman ol!

Böyle olursan eğer, yetim başı tararsın.
Bozuk bir vagon değil, işlek lokomotif ol!

Her hayırlı işlerde, ihlaslı ve aktif ol!

Hayada zirve nokta, ahlakta latif ol!

Böyle olursan eğer, çok kişiye yararsın.
Muhacirlere Ensar, mücahide kılıç ol!

Küfür bataklığında boğulana dalgıç ol!

Yetimlere ebeveyn, evlenene sağdıç ol!

Böyle olursan eğer, tam yirmidört ayar olursun.
TEMİZLİK VE SAĞLIK

Temiz giyin, tertipli gez,

Sana saygı duysun herkes.

Kirliliği kimse sevmez,

Nimet var mı sağlık kadar?
Gurur, kibir, yalan, dolan,

Kalp kiridir, buna inan.

Temiz kalır uzak duran,

Nimet var mı sağlık kadar?
Gitme mikrop saçan yere,

Hiç tükürme caddeler.

Acı verir yara, bere,

Nimet var mı sağlık kadar?
Temiz vücut, temiz çevre,

Sakın izin verme kire,

Sağlık, zengin ve fakire,

Nimet var mı sağlık kadar?

Ahmet EFE

OKULA GİDERKEN

Annemin Gül dudağıyla,

Açarım gözlerimi.

İyice sabunlarım,

Yüzümü ellerimi.
Kahvaltıya başlarken;

Besmeleyi çekerim.

Böylece soframıza,

Gül şekeri ekerim.
Başka yere uzanmaz,

Kendi önümden yerim.

Allah’a şükrederek,

Elhamdülillah derim.
Tekrar elimi yıkar,

Fırçalarım dişlerimi.

Dışarıda kuşlar gözler,

Okula gidişimi.
Okuldaysa dünyanın,

En güzel öğretmeni.

Kapıda sevgi dolu,

Gözlerle bekler beni.

Bestami YAZGAN

IBADET

Küçük bir tebessüm, içten bir selam,

Dosta hatır soran bir-iki kelam,

Kısaca diyor ki; insana İslam,

İhlasla yaptığın her şey ibadet.

Doğuştan var olan iman özüyle,

İlimler kaynağı Kur’an sözüyle,

Maddeye hükmeden gönül gözüyle,

Her şeyde bir mana görmek ibadet.

Gönül buzlarını sevgiyle delmek,

Melekle insanın farkını bilmek,

Kulda kusur varsa affedip silmek,

Kırılmış bir kalbe girmek ibadet.

Biliyorsa eğer göz bakmasını,

Bir ziyafet görür çorba tasını,

Dünya sofrasının her lokmasını,

Nimet bilinciyle tatmak ibadet.

Bir görünmez kaza olsa da neden,

Hasta yatağında kıvransa beden,

Mevla’dan gelene isyan etmeden,

Sancılara sabır katmak ibadet.

Cengiz Numanoğlu

GIYBET

Komşun aç yatarken,

Sen tok yatma.

Bunlardan haberin olsun.

Gıybet içinde kalma.
Bütün insanlar kardeştir,

Savaşlara yol açma.

Yol üstüne düşen herşeyi,

Gıybet içinde kalma.
Her zaman çok çalış,

Çalışmadan yemek ayıp,

Çalanlara karşı dur,

Gıybet içinde kalma.
BAYRAK

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü

Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.

Işık ışık, dalga dalga bayrağım,

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın

Mezarını kazacağım.

Seni selamlamadan uçan kusun

Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku ne keder...

Gölgende bana da, bana da yer ver!

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar!

Yurda, ay-yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdügü gün

Kızıllığında isindik;

Dağlardan çöllere düşürdüğü gün

Gölgene sığındık.

Ey simdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;

Barisin güvercini, savaşın kartalı...

Yüksek yerlerde açan çiçeğim;

Senin altında doğdum,

Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim;

Yer yüzünde yer beğen:

Nereye dikilmek istersen

Söyle seni oraya dikeyim!
Abdest bir nurdur

İnsana huzurdur

Her türlü temizlik

Hem de onurdur.
Şu abdest ne güzel

Emretti lemyezel

Sağlığa faydalıdır

Böyledir ebed, ezel
Biz abdesti alalım

Hem namazı kılalım

Mevlanın rızasını

İşte böyle bulalım
SEVMEK

Geceler yanmasın, gündüz solmasın,

Hiçbiri gönlümden uzak olmasın,

Şu güzel dünyaya nefret dolmasın.
Gündüzü, geceyi Allah yaratmış;

Gecenin sonunda sabah yaratmış.
İnsanların olmaz hepsi bir örnek;

Allahın emridir hepsini sevmek,

İşte karşımdadır en büyük gerçek:
Gündüzü geceyi Allah yaratmış;

Gecenin sonunda sabah yaratmış.
Severim herkesi, her şeyden önce;

Sevgimde yok benim, gündüzle gece.

Her şey sevimlidir, “Allah” deyince.
Gündüzü geceyi Allah yaratmış;

Gecenin sonunda sabah yaratmış.
Habibullah derim Peygamberime;

Allah sevmiş onu, benim yerime,

Işık saçar sevgi, gecelerime.
Gündüzü geceyi Allah yaratmış;

Gecenin sonunda sabah yaratmış.

Şevki BULUT

DÜŞÜN ÇOCUĞUM!...

Ateşi gül yapan gücü,

Düşündün mü hiç çocuğum?

Nasıl kokar burcu, burcu,

Düşündün mü hiç çocuğum?
Kim durdurur dizi dizi,

Gökte asılı yıldızı,

Kim var etti yoktan bizi

Düşündün mü hiç çocuğum?
Bir çiçekte kaç renk açar,

Misküamber koku saçar,

Bunca canlı ne yer, ne içer,

Düşündün mü hiç çocuğum?
Güneş hergün neden doğar,

Karanlığı nasıl boğar,

Çiçeklerden kim bal sağar,

Düşündün mü hiç çocuğum?
Sevgi, dostluk kalmasaydı,

Gönüllere dolmasaydı,

Ya aklımız olmasaydı,

Düşündün mü hiç çocuğum?
Yüreğimiz sade ettir,

Sevgi bize bir nimettir,

Hakkı sevmek ibadettir,

Düşündün mü hiç çocuğum?
Bestami YAZGAN

SANA ŞÜKÜR ALLAHIM

Aldığım hava için

Şu sıcak yuva için

Yaptığım dua için

Sana şükür Allah’ım
Ateş için, kül için

Şu seven gönül için

Şu kırmızı gül için

Sana şükür Allah’ım
Çiçek kokusu için

Ekmek için, su için

Şefkat duygusu için

Sana şükür Allah’ım
Yaz için, bahar için

Elma için, nar için

Gökten inen kar için

Sana şükür Allah’ım
Yaprak veren dal için

Sarı için, al için

Petek petek bal için

Sana şükür Allah’ım
Sabah için, tan için

Damarlarda kan için

Verdiğin şu can için

Sana şükür Allah’ım

Ahmet Mahir PEKŞEN

YAVRUM

İman körpe gül gibidir

Sulamazsan solar yavrum

Gönül selvi dal gibidir

Korumazsan kurur yavrum
Kıl namazı, tut orucu

Müminlerin boyun borcu

Cennet kokar burcu burcu

Durma çalış kazan yavrum
İyilik et Allah için

Çevren ile iyi geçin

Konuşursun gıybet niçin

Sevabını siler yavrum
Haram lokma yeme sakın

Edebini her an takın

Ömür kısa, vuslat yakın

Eli bomboş gitme yavrum
Vatanının memleketinin

Ebed müddet devletinin

Paha yetmez hasletinin

Kıymetini bilsen yavrum
NE GÜZELDİR NE GÜZEL

Beş vakit abdest alması

Ne güzeldir, ne güzel…

Hak divana durması

Ne güzeldir, ne güzel…
Oruca niyet etmek

İftar vakti beklemek

Hak rızası derlemek

Ne güzeldir, ne güzel…
Helale katmak

Hayra elin uzatmak

Hasenat zevki tatmak

Ne güzeldir, ne güzel…
Ağlayanı güldürmek

Göz yaşını dindirmek

Bir şey almadan vermek

Ne güzeldir, ne güzel…
Kimseye kin gütmemek

Kul hakkını gözetmek

Günaha tevbe etmek

Ne güzeldir, ne güzel…

Mehmet Zekai ERYALAZ

KÜÇÜĞE SORULAR

Kim verdi gülen gözleri,

Bilir misin mini çocuk?

O tatlı dili, o sözleri,

Bilir misin mini çocuk?
Kıpır kıpır dudakları,

Çiçek çiçek yanakları,

Kim yürütür ayakları,

Bilir misin mini çocuk?
Kıvır kıvır o saçları,

Pamuk pamuk avuçları,

Kim büslüyor ağaçları,
Anne, baba, bacı, kardeş,

Isıtan, ışıtan güneş,

Bu nasıl tükenmez ateş,

Bilir misin mini çocuk?
Aç kollarını sevgiye,

Cennet verilsin hediye,

Geldik dünyaya ne diye,

Bilir misin mini çocuk?
Kulluk” yapanlar seçilir,

Sırat kolayca geçilir,

Cennete böyle uçulur,

Bilir misin mini çocuk?
Güzel giden, güzel varır,

Bahçeler, bağlar kotarır,

Allah iyileri korur,

Bilir misin mini çocuk?
Bilmem bana ne sözün var,

Elbet oyunda gözün var,

Git şimdi, sana izin var

Bilir misin mini çocuk?
OLMAZ MI?

Ne güzel yaratmış arzı yaradan

Desen vermiş denizlerden, karadan

Yüce dağlar dizivermiş sıradan

Hikmetinden ibret alsan olmaz mı?
Ormanları motif motif yaratan

Meyveleri mevsim mevsim yetiren

İlkbaharda türlü çiçek bitiren

Okuyup sahibini bulsan olmaz mı?
Bir yaratmış zengin ile fakiri

Cümle vermiş akıl ile fikiri

Çalışmazsan, yerin batak çukuru

Bir de hesabını bilsen olmaz mı?
Bak, dünya yönelmiş uzay çağına

Biz de bayrak dikelim ilim dağına

Gömülüpte kalma şer batağına

Beş vakit namazı kılsan olmaz mı?
Biz idik dünyaya hüküm yetiren

Akdeniz’i göl haline getiren

Nice donanmayı yere batıran

Tarihinden ibret alsan olmaz mı?
Sus ey Aşık Dursun, bu kadar yeter!

Herkesin gönlünde bir aslan yatar

Kimisi kumarda ceketin satar

Yıkanıp camiye gelsen olmaz mı?

Hamitli Aşık DURSUN
ŞARKI  SÖZLERİ
Bir meçhule gider yollar,         

Beşikten mezara kadar.          

Gaflet ile geçer yıllar,              

Beşikten mezara kadar.        

   


Mal da yalan,mülk de yalan

Var mı şu dünyada kalan?

Var biraz da sen oyalan.

Beşikten mezara kadar.
Ne bu celal, ne bu hiddet,       

Bitmez mi sandın bu müddet!   

Taht saltanat, makam şöhret,   

Beşikten mezara kadar.  

         



Yarıda kalır dilekler,

Boşa çıkar tüm emekler,

Azrail pusuda bekler,

Beşikten mezara kadar.
Ha bu gün olmuş, ha yarın, 

Sonu gelmez arzuların,

Üç metre bez yoğun varın, 

Beşikten mezara kadar.

Uğur IŞILAK

YÜCE RABBİM

Yüce Mevlam bizi övmüş yaratmış,

Ne kadar büyüksün, ey yüce Rabbim.

El, ayak, öz vermiş güzel donatmış,

Ne kadar büyüksün, ey yüce Rabbim.
Kuru toprak ekmek verir insana,

Dikenler içinde biter gül sana,

Tevvab olan ismi, yetmez mi sana,

Ne kadar büyüksün, ey yüce Rabbim.
Geceler nur saçan Ay’a bakarız,

Güneş doğmadan, erken kalkarız,

Merhametin olmazsa, biz ne yaparız,

Ne kadar büyüksün, ey yüce Rabbim.
Taşta, suda, kırda çiçekler biter,

Bülbül güle aşık, ne güzel öter,

Habibim bizlere şefkatin yeter,

Ne kadar büyüksün, ey yüce Rabbim.
Sen tohum saçarsın o sana verir,

Ateşe giren demir su gibi erir,

Geceler, gündüzler peş peşe gelir,

Ne kadar büyüksün, ey yüce Rabbim.
Bir adım gidersen, on adım gelir,

Kulumu yakmam der, müjdeyi verir,

İnsan doğar, yaşar sonra da ölür,

Ne kadar büyüksün, ey yüce Rabbim.
Sana dua eden zoru başarır,

Kışın kuru otlar, bahar yeşerir,

İnsanı düşünsem gözüm yaşarır,

Ne kadar büyüksün, ey yüce Rabbim.
Aklından her geçen sırrı bilmez mi?

Yalnız bana secde edin demez mi?
Günahtan pişmansan, hemen silmez mi?


Ne kadar büyüksün, ey yüce Rabbim.
Akbulut’um canım feda yoluna,

Daralınca yetişirsin kuluna,

Bir baktım arıya ve balına,

Ne kadar büyüksün, ey yüce Rabbim.
BU VATAN KİMİN

Bu vatan toprağın kara bağrında,

Sıra dağlar gibi duranlarındır.

Bir tarih boyunca onun uğrunda,

Kendini tarihe verenlerindir.
Tutuşup kül olan ocaklarından,

Şahlanıp köpüren ırmaklarından,

Hudutlarda gaza bayraklarından,

Alnına ışıklar vuranlarındır!
Ardına bakmadan yollara düşen,

Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,

Huduttan huduta yol bulup koşan,

Cepheden cepheyi soranlarındır.
İleri atılıp sellercesine,

Göğsünden vurulup tam ercesine,

Bir gül bahçesine girercesine,

Şu kara toprağa girenlerindir!
Tarihin dilinden düşmez bu destan,

Nehirler gazidir, dağlar kahraman,

Her taşı bir yakut olan bu vatan,

Can verme sırrına erenlerindir.
Gökyay’ım ne desem ziyade değil,

Bu sevgi bir kuru ifade değil,

Sencileyin hasmı rüyada değil,

Topun namlusundan görenlerindi



Yüklə 266,03 Kb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə