Yetkin mühendiSLİk konusundaki kavramlar ve yaklaşimlar prof. Dr. Mehmet Nuri bodur



Yüklə 445 b.
tarix29.08.2018
ölçüsü445 b.
#76133


YETKİN MÜHENDİSLİK KONUSUNDAKİ KAVRAMLAR VE YAKLAŞIMLAR

  • Prof. Dr. Mehmet Nuri BODUR

  • Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi,

  • Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı


MÜHENDİSLİK

  • Temel ve Doğal bilimlerde (Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Jeoloji) Eğitim-öğretim, uygulama ve deneyim ile edinilen mühendislik bilgileri sonucu kazanılan formasyonun; toplum yararına ve gereksinimlerine yanıt vermek üzere ekonomik değerleri esas alınarak; araç-gereçlerin, ürünlerin, işlem ve usullerin, sistemlerin yada hizmetlerin tasarımı, hayata geçirilmesi, işletilmesi, bakımı, dağıtımı, teknik satışı yada danışmanlık ve denetiminin yapılması ve bu amaçlarla araştırma-geliştirme etkinliklerinde kullanılması şeklinde ifade edilebilmesidir diyebiliriz.

  • Bir başka ifadeyle, ABET’ e göre;

  • Eğitim, deneyim ve uygulama ile edinilen matematik ve doğa bilimler bilgisinin, doğal güç ve kaynakların insanlık yararına ve sürdürülebilirlik ilkeleri dikkate alınarak ve mühendislik etiği gözetilerek kullanılması için yöntemler geliştirilme uğraşıdır



YETKİNLİK

  • Akreditasyon, belirli standartların üzerinde niteliklere sahip insan gücü yetiştirmeyi garanti eden, özellikle yükseköğretimde, niteliği artırmayı teşvik etmenin çok etkili olmayı ifade eden bir kavramdır.

  • Yetkinlik terimi ise; akreditasyonun anlamı düşünülerek önerilmiş bir Türkçe karşılık olup; eğitim tarihimiz içerisinde değerlendirildiğinde de bir anlamda icazetnamede karşılık bulmaktadır.



YETKİN MÜHENDİSLİK

  • Yetkin Mühendislik, mühendislik alanında mesleki yeterliliği de ifade eden bir kavram olup; sürdürülebilirlik ölçüsünde belirli bir mesleği yapabilmek için yeterli koşullara sahip olma, mühendislik açısından belli yetkileri kullanabilecek olgunluğa erişmiş olmak şeklinde ifade edilebilir.

  • Bu kavramı kısaca ifade etmeye çalışırsak;

  • uzman mühendislik,

  • profesyonel mühendislik,

  • sertifikalı mühendislik

  • gibi tanımlarla karşılaşabiliriz.

  • mühendislerin bilgi düzeyini, deneyim birikimini, teknik düzeyini sürekli geliştirmelerini sağlamaya yönelik çözümlerden biri olarak algılandığını görürüz.

  • Böylece bilgi ve tecrübe birikimini kanıtlamış, mesleki ahlak ve teknik düzeyi yüksek mühendis olarak da ifadesini bulmuş oluruz.



YETERLİLİK ve TANINIRLIK

  • Mesleki Yeterlilik; sürdürülebilirlik ölçüsünde belirli bir mesleği yapabilmek için yeterli koşullara sahip olma şeklinde ifade edilebilir. Yeterlilik için ek eğitimler ve/veya uygulama yapılması gibi koşulların gerçekleştirilmesi sonucu belgelendirilme ve sonrasında meslek odaları tarafından sertifikalandırılarak meslekte yetki kullanımının mümkün kılınması yönünde girişimler sürdürülmektedir. Bu anlamda belgelendirmenin; Ülkemizde TMMOB, Avrupa ölçeğinde ise; FEANI (Ulusal Mühendislik Birliklerinin Avrupa Federasyonu) tarafından gerçekleştirilmesi sağlanmıştır.

  • Mesleki Tanınırlık ise; mesleki temel eğitime bağlı olarak bir diploma ve ekleri ile belgelendirilmektir. AB, bu konuda bir sistem oluşturmuş ve sadece mühendisler; eğitime ek olarak mesleki deneyim bazında tanımlanmış ve genel sistem içerisinde değerlendirilerek hem akademik hem de mesleki tanınırlık ile ilgili koşulların yerine getirilmesini ve bunun denetlenebilir bir ortamda sürdürülebilirliğinin sağlanmasını gündeme getirmiştir.



ÜNİVERSİTELERDE MÜHENDİSLİK EĞİTİMİ

  • Bu tanımlar kapsamında; ülkemizdeki devlet ve vakıf üniversitelerinin tamamı dikkate alınacak olursa; bugün sadece 93 mühendislik veya mühendislik-mimarlık fakültelerinde mühendislik eğitimi verilmekte olduğu bilinmektedir. Ki; Ziraat ve Orman mühendisliği eğitimi veren fakülteler de mühendis yetiştirdiklerini belirtmektedirler.

  • Tabi; her yıl bu fakültelerden, yaklaşık 25.000 - 30.000 mezun verilmekte olup, TMMOB bünyesindeki meslek odalarına 300.000 civarında üyenin kayıtlı olduğu bilinmekte olup, ancak; mezun olanların tamamının kayıtlı olmadığı da düşünülecek olursa 600.000 – 700.000 civarında mühendisimizin bir şekilde toplum yaşamında yer aldığını söyleyebilmek mümkündür.



MÜHENDİSLİK ve MİMARLIK HAKKINDA KANUN

  • Ülkemizde; mühendisliği tanımlayan, yetki ve sorumlulukları belirleyen ve temel olarak ele alınan 28 Haziran 1938 tarih ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Kanun olup; dört yıllık mühendislik eğitimini tamamlayıp “mühendis” unvanı almış her kişiye “mühendislik yapma ve imza atma” yetkisi verilmiştir. Oysa; diplomalara artık unvan yazılmamaktadır.

  • Mühendislik diploması alan herkesin sınırsız mesleki yetkiyle donatılması gelişmiş hiçbir ülkede olmamakla birlikte, bu uygulamanın ülkemizdeki yaygınlığı tabi ki çok fazla olumsuzluklarla birlikte kısmi menfaatleride ortaya çıkardığı bir gerçektir.

  • Ancak; son yıllarda yaşanan olumsuz durumlar sonucu gelişen süreçte ciddi anlamda tartışılmaya başlanılan; birçok ülkede başta ABD olmak üzere farklı modellerle uygulanan bir Yetkin (uzman, profesyonel, sertifikalı) Mühendislik kavramı ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla bu kanunun, günümüz koşullarındaki gereksinimleri karşılayamayacağı anlaşıldığından; 601 sayılı KHK çıkarılarak Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Kanun ile 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kanununun bazı maddeleri değiştirilerek uzman mühendis ve mimar olma koşulları yeniden belirlenmiş, hizmet kalitesini yükseltmek ve üyeleri üzerinde etkin mesleki denetimin yapılmasını sağlamak amacıyla mühendis ve mimar odalarına geniş yetkiler verilmiştir.

  • Yetkin Mühendislik kavramını düzenleyen 601 sayılı KHK gibi çağdaş yasal düzenlemeler yapılmış olmasına rağmen, zaman içerisindeki bu olumlu gelişmelerin yeniden uygulanamaz hale getirildiği de açıkça görülebilmektedir.



AB’ ye uyum sürecinde konuyla ilgili benzer yasa ve yönetmelikler

  • Mesleki Yeterliliklerin Düzenlenmesi ve Tanınması Hakkında Kanun Tasarısı, Bu tasarının temel ilkesinde “mesleği yapabilmek için diplomanın gerekliliğini belirtmekte, ancak yeterli olmadığını da vurgulamaktadır. Yeterlilik için ise uygulama yapılması gerekliliği ifade edilmektedir”. Yeterlilik aynı zamanda yetkinlik kavramını da ortaya çıkarmaktadır.

  • TMMOB Yetkin Mühendislik , Meslek İçi Eğitim ve Belgelendirme Çerçeve Yönetmeliği Taslağı, ki bu taslak; TMMOB’ un 38.Olağan Genel Kurulunda 430 No’ lu kararla kabul edilmiş olduğu bilinmektedir.

  • Yetkin Teknik Eleman Kanunu Tasarısı Taslağı ise; Bu kanun tasarısı taslağının amacı: Ülke ve toplum yararları doğrultusunda meslek alanları ile ilgili denetimin yapılabilmesi, yetkili üyelerin tanımlanması, üyelerin mesleki ve bilimsel çalışmalarına yaptıkları işlere ve tamamlayıcı eğitimlerine dayanan uzmanlıklarının Meslek Odalarınca belirlenmesi, belgelendirilmesi ve gerektiğinde yetkili üyelerin kamuoyuna önerilmesinin sağlanmasıdır.



TMMOB’nin Meslek Odalarında genelde tartışılan YETKİN MÜHENDİSLİĞİN Yasallaşmaya çalıştırılan KRİTERLERİ

  • Dört yıllık temel üniversite eğitiminin sonucunda Mühendislik-mimarlık diploması sahibi olmak, ancak bunun yetersizliği ifade edilmektedir. Dolayısıyla; belirli bir alanda belirli bir süre çalışma/staj süreci içerisinde uygulamalı olarak eğitimini tamamlama zorunluluğu ortaya çıkmakta olup; bu süreci sertifika ile belgelendirmiş olmak,

  • Mesleki yeterlilik açısından gerekli belirli meslek-içi eğitimleri almış olmak,

  • Yetkinlik sınavında başarılı olmak.

  • YASAL ANLAMDA oluşturulmaya çalışılan durum şöyle dir;

  • Mühendis unvanı almak için mevcut yasalarda iki şart aranmaktadır: (1) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar hariç Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği’ne üye olmak ve (2) yüz kızartıcı bir suçtan hüküm giymemiş olmaktır. Ancak Yetkin Mühendislik Kanun tasarısıyla da (3) ilgili meslek alanlarında, uzman mühendisler veya uzman mimarlar denetiminde en az beş yıl çalışmak ve bunu da belgelemek, (4) uzman mühendis ve mimar sınavında başarılı olmak.



İMO’ nun Yetkin İnşaat Mühendisliği Yönetmeliği

  • Konuyla ilgili henüz bir yasanın çıkarılmamış olmasına rağmen TMMOB üyesi İnşaat Mühendisleri Odası, sadece 27.01.1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 39. maddesine dayanılarak 10 Eylül 2006 tarih ve 26285 sayılı resmi gazetede Yetkin İnşaat Mühendisliği Yönetmeliğini yayınlatmıştır.

  • Ayrıntılar ilgili yönetmelikte incelenebilir. Ancak uygulamanın diğer odalar bazında çokça tartışılan bir konu olduğunu da unutmamak gerekir.



SONUÇ

  • Mühendislik deneyimleri ancak ve ancak uygulamada kazanılabilmektedir. Ki bu da, yeni mezunların uygulama yetkisi olmadan deneyimli mühendislerin yanında yetişmelerini gerektirmektedir. Tabi bu durumda iş ortamlarının, yeni mezun mühendisleri uygulamaya yönelik çalıştır(ıl)abilme özelliğine sahip olmaları gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.

  • Ağırlıklı olarak teorik bilgilerle donatılmış, uygulamada karşılaşabilecekleri problemlerden haberi olmayan yeni mezun mühendisler, çoğu kez meslek yaşamlarının daha başlangıcında işe uyum kursu ya da semineri gibi eğitim alamayarak birçok hataların oluşmasına neden olmaktadırlar. Dolayısıyla; ciddi anlamda maddi ve manevi kayıplara neden olabilmektedirler.

  • Bu kapsamda; Yetkin Mühendislik, her ne kadar tartışmalı bir durumdaysa da;



Sonuç ve Öneriler

  • Her şeyden önemlisi başta; konuyla ilgili yasa ve yönetmeliklerin çıkarılmasını desteklemek ve uygulamak bir anlamda özellikle mühendis yetiştiren fakültelerimizin kendi içerisinde çok net bir şekilde öz-eleştirisinin yapılarak ve gerçeklerin tüm çıplaklığıyla ortaya konularak tartışılması gerekliliği dikkate alınmalıdır.

  • Bunun yanı sıra, Mühendislik meslek odaları, mühendislik büroları ve mühendislik hizmetlerinden yararlanan kurum ve kuruluşların etik kurallar kapsamında beceri değerlendirmelerini üniversitelerin sürekli eğitim merkezlerine bildirmeleri ile oluşturulacak bir program çerçevesinde yetkinliklerin arttırılması sağlanmalıdır.

  • Ayrıca; mezuniyet sonrası kazanılan kişisel deneyimlerin mesleki dayanışma ve geliştirme kapsamında bir platform oluşturularak mühendisler arasında paylaşılmasına olanak sağlanması yönünde bir oluşum gerçekleştirilmelidir.



TMMOB ve bağlı odaların, üyeleri hakkında mesleki açıdan hangi eğitimlerden geçtiğini sicil dosyalarına işleyerek hangi iş deneyimlerine sahip olduğu konusunda bilgilenmesi gerekli olup, ayrıca; mühendislik hizmetlerinin gerçekleştirildiği tüm alanlarda mesleki denetimin, bir fiil üyelerinin katılımının sağlanmasıyla da yetkinlik arttırılmalıdır. Odalarca oluşturulacak sürdürülebilir meslek eğitimine yönelik merkezler ve temsilcilikleri aracılığıyla yetkinlik konusundaki eğitimler de yaygınlaştırılmalıdır.

  • TMMOB ve bağlı odaların, üyeleri hakkında mesleki açıdan hangi eğitimlerden geçtiğini sicil dosyalarına işleyerek hangi iş deneyimlerine sahip olduğu konusunda bilgilenmesi gerekli olup, ayrıca; mühendislik hizmetlerinin gerçekleştirildiği tüm alanlarda mesleki denetimin, bir fiil üyelerinin katılımının sağlanmasıyla da yetkinlik arttırılmalıdır. Odalarca oluşturulacak sürdürülebilir meslek eğitimine yönelik merkezler ve temsilcilikleri aracılığıyla yetkinlik konusundaki eğitimler de yaygınlaştırılmalıdır.

  • Tabi şunu da göz ardı etmemek gerekiyor: Ülkemizde mühendis de olsa yoğun bir işsizlik olduğu ya da meslek dışı farklı alanlarda çalışma dikkate alındığında Yetkin Mühendislik, mühendisler ve mimarlar arasında bir kastlaşmaya ve bölünmeye de yol açabilir dolayısıyla bu konuda dikkatli olmak gereklidir.

  • Taslak Yasalarda, yetkin olmayan mühendislerin ara teknik eleman konumuna getirilmek istenmesi nedeniyle bu durumun sosyal eşitsizlik olarak algılanması oldukça büyük sorunların ortaya çıkabilirliğini göz önünde tutmak gerekmektedir.

  • Genel anlamda; birçok kaygıların bulunmasıyla birlikte yetkin mühendislik alanlarına yönelik bütüncül politikaların üretilmesi zorunluluğu apaçık ortadadır.



  • TEŞEKKÜRLER



Yüklə 445 b.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin