Bilindiği üzere, kdv kanunu 1/1/1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kdv mevzuatında yaklaşık 30 yıllık uygulama süresince ihtiyaçlar çerçevesinde

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 446 b.
səhifə21/21
tarix25.10.2017
ölçüsü446 b.
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   21

- İade edilen mal için bir fatura düzenlenir. Bu faturaya tutar olarak, iade edilecek malın alış faturasındaki bedel ve KDV olarak gösterilen tutarların toplamı yazılacak ve faturaya bu hususu belirten bir şerh konulacak, ayrıca alış faturasının tarih ve numarasına atıfta bulunulacaktır.

  • - Basit usule tabi mükellef bu fatura nedeniyle vergi dairesine KDV ödemeyecek, faturadaki tutarın tamamını hasılat olarak hesaplarına alacaklardır.

  • - Satıcı ise bu bedel üzerinden iç yüzde yoluyla hesaplayacağı vergiyi indirim konusu yapacaktır.



  • Yeni KDV Tebliği ile, lisanslı depoculuk kapsamındaki işlemlerde KDV uygulamasının usul ve esasları ayrıntılı olarak belirlendi.

    • Yeni KDV Tebliği ile, lisanslı depoculuk kapsamındaki işlemlerde KDV uygulamasının usul ve esasları ayrıntılı olarak belirlendi.

    • - Ürün sahiplerinin kendi ürünlerini lisanslı depolara koyması işlemi KDV’ye tabi değildir.

    • - Depoya konulan ve ürün senedi çıkarılan bir ürünün, bu ürüne ait ürün senedi ihtisas/ticaret borsalarında herhangi bir işlem görmeden (satılmadan) ürünü depoya koyanlar tarafından çekilmesi işlemi de, tasarruf hakkı el değiştirmediğinden KDV’ye tabi değildir. Ancak, ürünü depoya koyan kişinin bu ürüne ait ürün senedini ihtisas/ticaret borsaları aracılığıyla teslim ettikten sonra aynı ürün senedi ile ürünü çekmek istemesi halinde bu işlem Kanunun (1/3-d) maddesine göre KDV’ye tabi tabidir.

    • - Lisanslı depoculukta kullanılan ve depoya konulan ürünü temsil eden ürün senetlerinin her el değiştirme aşaması ayrı bir teslim olup, bu teslimler ticari, sınai, zirai faaliyet ya da mesleki faaliyet kapsamında ifa



    edilmek şartıyla KDV’nin konusuna girmekle birlikte söz konusu teslimler Kanunun (13/ğ) ve (17/4-t) maddelerine göre KDV’den istisnadır. Dolayısıyla, ürün senedini elinde bulunduran KDV mükellefleri (yalnızca sorumlu sıfatıyla KDV mükellefiyeti bulunanlar hariç) ürün senedi teslimlerinde alıcı adına fatura ve benzeri vesikaları düzenlerler ancak söz konusu belgelerde KDV göstermezler. Ürün senedinin KDV mükellefiyeti bulunmayanlar tarafından KDV mükelleflerine tesliminde ise KDV mükelleflerince gider pusulası düzenlenir.

    • edilmek şartıyla KDV’nin konusuna girmekle birlikte söz konusu teslimler Kanunun (13/ğ) ve (17/4-t) maddelerine göre KDV’den istisnadır. Dolayısıyla, ürün senedini elinde bulunduran KDV mükellefleri (yalnızca sorumlu sıfatıyla KDV mükellefiyeti bulunanlar hariç) ürün senedi teslimlerinde alıcı adına fatura ve benzeri vesikaları düzenlerler ancak söz konusu belgelerde KDV göstermezler. Ürün senedinin KDV mükellefiyeti bulunmayanlar tarafından KDV mükelleflerine tesliminde ise KDV mükelleflerince gider pusulası düzenlenir.

    • - 5300 sayılı Kanuna göre düzenlenen ürün senetlerinin, ihtisas/ticaret borsaları aracılığıyla ilk teslimi Kanunun 13/ğ maddesine göre KDV’den istisnadır. Söz konusu istisna tam istisna mahiyetinde olup, bu istisnadan kaynaklanan ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV mükelleflere iade edilir.

    • - 3065 sayılı Kanunun (17/4-t) maddesinde ürün senetlerinin ilk teslimi ile ürünü depodan çekecek olanlara teslimi arasındaki teslimler, yani ürün senedinin ilk tesliminden sonra KDV mükellefleri tarafından teslimi de (ürünü depodan çekecek olanlara teslimi hariç) Kanunun 17/4-t maddesine göre KDV’den istisnadır.



    - Ürün senetlerini ürünü depodan çekecek olanlara teslim edenler, KDV mükellefi olmasalar dahi bu teslim KDV’ye tabidir. 5300 sayılı Kanuna göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimine ait KDV’nin ödenmesinden lisanslı depo işleticileri sorumludur.

    • - Ürün senetlerini ürünü depodan çekecek olanlara teslim edenler, KDV mükellefi olmasalar dahi bu teslim KDV’ye tabidir. 5300 sayılı Kanuna göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimine ait KDV’nin ödenmesinden lisanslı depo işleticileri sorumludur.

    • - Malın depodan çekilmek istenmesi halinde, ürün senedi ile fatura ya da alıma ait diğer belgelerle birlikte lisanslı depo işleticisine başvurulur. İşletici, senedin en son işlem gördüğü borsada oluşan değeri tespit eder. KDV tutarını bu değer üzerinden hesaplar ve alıcıdan tahsil eder. Karşılığında “Lisanslı Depo İşleticileri İçin Katma Değer Vergisi Tahsilat Belgesi”ni en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenleyip asıl nüshayı alıcıya verir. Belgede gösterilen KDV tutarı, lisanslı depo işleticisi tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilir. KDV mükellefi olan alıcılar işleme ait KDV tutarını bu belgeye dayanarak indirim konusu yapabilirler. 

    • - Lisanslı depo işleticileri, bu işlemlere ait KDV’yi, aylık vergilendirme dönemi içerisindeki ürün çekişlerinin tamamını kapsayacak şekilde 2 No.lu KDV beyannamesi ile bağlı oldukları vergi dairesine beyan edip öderler.



     VUK Değerlemesi Sonucu Ortaya Kur Farklarında KDV Konusu Açıklığa Kavuştu

    •  VUK Değerlemesi Sonucu Ortaya Kur Farklarında KDV Konusu Açıklığa Kavuştu

    • Uygulamada tereddüte düşülen konulardan birisi de, yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanıp hesaplanmayacağıdır. Bu konu verilen özelge ile çözümlenmişti, ancak Tebliğ veya Sirküler düzeyinde bir düzenleme yapılmaması uygulamada terddütlere neden oluyordu.

    • Yeni KDV Tebliği ile yapılan düzenlemede; yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmayacağı açıklanarak, tereddütler giderilmiştir.



    Maliye Bakanlığı net alan hesabını KDV Genel Uygulama Tebliği’nde yapmıştır. Buna göre, net alan deyimi "konut içerisinde duvarlar arasında kalan temiz alan" olarak tanımlanan faydalı alanı ifade etmektedir. Plan ve proje gereği konut dışında bir amaçla kullanılacak bölümleri de ihtiva eden inşaatlarda indirimli oran sadece konut olarak kullanılacak bölümlere uygulanır.

    • Maliye Bakanlığı net alan hesabını KDV Genel Uygulama Tebliği’nde yapmıştır. Buna göre, net alan deyimi "konut içerisinde duvarlar arasında kalan temiz alan" olarak tanımlanan faydalı alanı ifade etmektedir. Plan ve proje gereği konut dışında bir amaçla kullanılacak bölümleri de ihtiva eden inşaatlarda indirimli oran sadece konut olarak kullanılacak bölümlere uygulanır.

    • Net alanın hesaplanması konusunda aşağıdaki şekilde hareket edilir:

    • a) Balkon, kömürlük, garaj, asansör boşluğu ve benzeri yerler, konutlardan ayrı olarak kullanılmaları mümkün olmadığından prensip olarak net alan hesabına dahildir.

    • b) Faydalı alan genel olarak duvar yüzlerinde 2,5 cm sıva bulunduğu kabul edilerek, proje üzerinde gösterilmiş bulunan kaba yapı boyutlarının her birinden 5'er cm. düşülmek suretiyle hesaplanır.

    • Ancak;

    • -Konutlarda kapı ve pencere şeritleri, duman ve çöp bacası çıkıntıları, ışıklıklar ve hava bacaları,



    -Karkas binalardaki kolonların duvarlardan taşan dişleri,

    • -Karkas binalardaki kolonların duvarlardan taşan dişleri,

    • -Bir konuttaki balkonların veya arsa zemininden 0,75 m.den yüksek terasların toplamının 2 m2'si çok katlı binalarda yapılan çekme katların etrafında kalan ve ticaret bölgelerinde zemin katların komşu hududuna kadar uzaması ile meydana gelen teraslar,

    • -Çok katlı binalarda genel giriş, merdiven, sahanlıklar ve asansörler,

    • -İki katlı tek ev olarak yapılan konutlarda iç merdivenlerin altında 1,75 m. yüksekliğinden az olan yerler,

    • -Bodrumlarda konut başına bir adet, konutun bulunduğu bina dışında konut başına 4 m2'den büyük olmamak üzere yapılan kömürlük veya depo,

    • -Kalorifer dairesi, yakıt deposu, sığınak, kapıcı dairesi, müşterek hizmete ayrılan depo, çamaşırlık,



    -Bina içindeki garajlar ile bina dışında konut başına 18 m2'den büyük olmamak üzere yapılan garajlar,

    • -Bina içindeki garajlar ile bina dışında konut başına 18 m2'den büyük olmamak üzere yapılan garajlar,

    • faydalı alan dışındadır.

    • Bina dışındaki kömürlük ve depoların 4 m2'yi, garajların 18 m2'yi aşan kısmı, ait oldukları konutun faydalı alanına dahil edilirler.

    • Bağımsız bölüm net alanı ve eklenti net alanına ilişkin yeni ve son düzenlemeler Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 16. maddesinde yer almakta olup, 150 m2’lik net alan hesabının, bu yeni düzenlemeye göre yapılması gerekmektedir.

    • Anılan 16. maddesinin birinci fıkrasının (41) numaralı bendi (yürürlük tarihi 1/6/2013) aşağıdaki şekildedir:



    “bağımsız bölüm net alanı”; bağımsız bölüm içerisindeki kapalı olup duvarlar arasında kalan net alandır. Bu alana; kapı ve pencere eşikleri, 2.5 cm’yi geçmemek koşuluyla sıva payları, kolonlar, duman, çöp, atık, tesisat ve hava bacaları ile ışıklıklar, bağımsız bölüm içindeki asansör ve galeri boşlukları, tesisat odası, merdivenlerin altlarında 1.80 m. yüksekliğinden az olan yerler, tek bağımsız bölümlü müstakil binalarda bağımsız bölüm içindeki otopark, sığınak, odunluk, kömürlük, hidrofor ve arıtma tesisi alanı, su ve yakıt deposu ve kazan dairesi, dâhil edilmez. Açık çıkmalar, balkonlar, zemin, çatı ve kat terasları, kat ve çatı bahçeleri gibi en az bir cephesi açık olan mekanlar ile aynı katta veya farklı katta olup bağımsız bölümün eklentisi olan mekanlar ile ortak alanlar bağımsız bölüm net alanı içinde değerlendirilmez. Bağımsız bölümün içten bağlantılı olarak çatı araları dahil birden fazla katta yer alan mekanlardan oluşması halinde bu katlardaki bağımsız bölüme ait alanlar birlikte değerlendirilerek bağımsız bölüm net alanı bulunur.»

    • “bağımsız bölüm net alanı”; bağımsız bölüm içerisindeki kapalı olup duvarlar arasında kalan net alandır. Bu alana; kapı ve pencere eşikleri, 2.5 cm’yi geçmemek koşuluyla sıva payları, kolonlar, duman, çöp, atık, tesisat ve hava bacaları ile ışıklıklar, bağımsız bölüm içindeki asansör ve galeri boşlukları, tesisat odası, merdivenlerin altlarında 1.80 m. yüksekliğinden az olan yerler, tek bağımsız bölümlü müstakil binalarda bağımsız bölüm içindeki otopark, sığınak, odunluk, kömürlük, hidrofor ve arıtma tesisi alanı, su ve yakıt deposu ve kazan dairesi, dâhil edilmez. Açık çıkmalar, balkonlar, zemin, çatı ve kat terasları, kat ve çatı bahçeleri gibi en az bir cephesi açık olan mekanlar ile aynı katta veya farklı katta olup bağımsız bölümün eklentisi olan mekanlar ile ortak alanlar bağımsız bölüm net alanı içinde değerlendirilmez. Bağımsız bölümün içten bağlantılı olarak çatı araları dahil birden fazla katta yer alan mekanlardan oluşması halinde bu katlardaki bağımsız bölüme ait alanlar birlikte değerlendirilerek bağımsız bölüm net alanı bulunur.»



    Buna göre, önceki düzenlemenin aksine 150 m2’lik net alanın hesabına; balkonlar, çatı ve kat bahçeleri, otopark, sığınak, kömürlük vb. yerler dahil edilmeyecektir. Maliye Bakanlığı’nın söz konusu Yönetmelik çerçevesinde 150 m2’lik alan tanımını yeniden yapması gerekmektedir. Çünkü, Bakanlık görüşünün dayanağını oluşturan 2982 sayılı Kanun ve buna istinaden yayımlanan 3 Seri No'lu Konut İnşaatı ve Yatırımlarda Vergi, Resim, Harç Muafiyet ve İstisnası Genel Tebliği yürürlükte değildir.

    • Buna göre, önceki düzenlemenin aksine 150 m2’lik net alanın hesabına; balkonlar, çatı ve kat bahçeleri, otopark, sığınak, kömürlük vb. yerler dahil edilmeyecektir. Maliye Bakanlığı’nın söz konusu Yönetmelik çerçevesinde 150 m2’lik alan tanımını yeniden yapması gerekmektedir. Çünkü, Bakanlık görüşünün dayanağını oluşturan 2982 sayılı Kanun ve buna istinaden yayımlanan 3 Seri No'lu Konut İnşaatı ve Yatırımlarda Vergi, Resim, Harç Muafiyet ve İstisnası Genel Tebliği yürürlükte değildir.



    Önceki Düzenleme (26 Seri No.lu KDV Tebliği)

    • Önceki Düzenleme (26 Seri No.lu KDV Tebliği)

    • «4. Diğer Hallerde Kısmi İstisna Uygulaması :

    • İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemleri birlikte yapan mükellefler, alışlarında yüklendikleri vergileri, herhangi bir ayırım yapmaksızın tamamen o dönemde indirilebilir katma değer vergisi hesabına intikal ettireceklerdir. Daha sonra aynı dönemde, toplam satışlar içinde indirim hakkı tanınmayan işlemlerin oranı bulunacak, bu oran, o dönemdeki toplam satışlar nedeniyle yüklenilen vergilere uygulanarak, istisna kapsamına giren işlemler dolayısıyla yüklenilen vergi miktarı hesaplanacaktır. Bu şekilde bulunacak, vergisiz satışlara (kısmi istisna kapsamına giren işlemlere) ait yüklenilen vergiler, indirilebilir katma değer vergisi hesabında çıkartılarak, gider veya maliyet hesaplarına intikal ettirilecektir. İndirilecek verginin bulunmaması veya yetersiz olması halinde artan kısım, "fazla ve yersiz hesaplanan" vergi olarak beyan edilecektir.»



    Yeni Düzenleme (KDV Genel Uygulama Tebliği)

    • Yeni Düzenleme (KDV Genel Uygulama Tebliği)

    • «4.2. Diğer Hallerde Kısmi Vergi İndirimi Uygulaması

    • İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemleri birlikte yapan mükellefler, alışlarında yüklendikleri vergileri, herhangi bir ayırım yapmaksızın tamamen o dönemde indirilebilir KDV hesabına intikal ettirirler. Daha sonra aynı dönemde, toplam satışlar içinde indirim hakkı tanınmayan işlemlerin oranı bulunur, bu oran, o dönemdeki toplam satışlar nedeniyle yüklenilen vergilere uygulanarak, istisna kapsamına giren işlemler dolayısıyla yüklenilen vergi miktarı hesaplanır. Bu şekilde bulunan vergisiz satışlara (kısmi istisna kapsamına giren işlemlere) ait yüklenilen vergiler, indirilebilir KDV hesabından çıkartılarak, “İlave Edilecek KDV” satırına yazılır. «



    Yeni düzenlemede bir ifade eksikliği bulunmaktadır. Şöyle ki,

    • Yeni düzenlemede bir ifade eksikliği bulunmaktadır. Şöyle ki,

    • - Mal alışının yapıldığı dönemde satışı da yapılmışsa, zaten alım sırasında ödenen KDV’nin indirilecek ve indirilemeyecek KDV olarak ayrılması ve indirilemeyecek KDV’nin beyannameye yansıtılmadan doğrudan gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekir.

    • - Tebliğde yapılan açıklama çerçevesinde hareket edildiğinde ise, mal alımında yüklenilen KDV’nin tamamının indirilecek KDV hesabına alınması, aynı dönemde satışının yapılması halinde ise indirilecek KDV hesabında bir düzeltme yapılmak istenmiyorsa, satışların oranlanması sonucu hesaplanacak indirilemeyecek KDV tutarının ilave edilecek KDV hesabına yazılarak beyan edilmesi ve daha sonra ise bu tutarın gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekir.

    • Tebliğde belirtildiği gibi, hem indirim hesaplarından çıkarılması hem de ilave edilecek KDV olarak beyan edilmesi mükerrerliğe neden olur. Biz burada bir ifade zafiyeti olduğunu ve bunun düzeltilmesi gerektiğini düşünüyoruz.



    Bilindiği üzere, mal veya hizmet alım-satımında satıcının KDV’yi Hazine'ye intikal ettirmediğinin tespit edilmesi halinde, bu satıcı tarafından doğrudan mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen mükellefler, işlem bedeli üzerinden hesaplanan vergi ile sınırlı olmak üzere, Hazine'ye intikal etmeyen vergiden satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu bulunmaktadırlar.

    • Bilindiği üzere, mal veya hizmet alım-satımında satıcının KDV’yi Hazine'ye intikal ettirmediğinin tespit edilmesi halinde, bu satıcı tarafından doğrudan mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen mükellefler, işlem bedeli üzerinden hesaplanan vergi ile sınırlı olmak üzere, Hazine'ye intikal etmeyen vergiden satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu bulunmaktadırlar.

    • Maliye Bakanlığı 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile, alıcılar, KDV dahil toplam işlem bedelini;

    • - 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan banka veya özel finans kurumları vasıtasıyla ödemeleri ve banka veya özel finans kurumuna yapılacak ödeme sırasında düzenlenecek belgede satıcının (veya adına hareket edenlerin) adı- soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile banka veya özel finans kurumundaki hesap numarasını ve vergi kimlik numarasını doğru olarak yazdırmaları,

    • - ödemenin çekle yapılmış olması halinde Türk Ticaret Kanununun 697. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına uygun olarak çek düzenlemeleri ve lehine çek keşide edilenin vergi kimlik numarasını yazmaları,



    halinde müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulmamalarını uygun görmüştür.

    • halinde müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulmamalarını uygun görmüştür.

    • KDV Genel Uygulama Tebliği ile de, müteselsil sorumluluktan kurtulmada ödeme çeşitleri artırılmıştır. Tebliğde alıcıların, KDV dahil toplam işlem bedelini;

    • - 5411 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar vasıtasıyla ödemeleri ve bankaya yapılacak ödeme sırasında düzenlenecek belgede satıcının (veya adına hareket edenlerin) adı-soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile bankadaki hesap numarasını ve vergi kimlik numarasını doğru olarak yazdırmaları,

    • - Ödemenin çekle yapılmış olması halinde çekin Türk Ticaret Kanununun 785. maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında düzenlenmiş olması (ARTIK HAMİLİNE YAZILI ÇEK İLE YAPILAN ÖDEMELER DE KABUL EDİLDİ),

    • - Ödemenin kredi kartı (iade talebinde bulunan kişi veya kuruma ait), tapu devri, kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla (ön ödeme avansı şeklinde kamu kurum ve kuruluşlarının veznesine ödeme gibi) yapılması,



    - Ödemenin PTT yoluyla yapılması halinde, ödeme sırasında düzenlenecek belgenin ibrazı (satıcının veya adına hareket edenlerin adı- soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile banka hesap numarası ve vergi kimlik numarası doğru olarak yazdırılmak kaydıyla)

    • - Ödemenin PTT yoluyla yapılması halinde, ödeme sırasında düzenlenecek belgenin ibrazı (satıcının veya adına hareket edenlerin adı- soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile banka hesap numarası ve vergi kimlik numarası doğru olarak yazdırılmak kaydıyla)

    • halinde müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulmayacakları açıklanmıştır.



    KDV Kanunun 30/b maddesine göre, faaliyetleri; kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması, taksicilik işletmeciliği yapılması veya binek otomobillerinin çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alışlarında ödenen ve faturalarda ayrıca gösterilen KDV indirim konusu yapılabilir. Ancak, bunlar dışında kalan KDV mükelleflerinin binek otomobili alımında yüklendikleri KDV’nin indirimi mümkün bulunmamaktadır.

    • KDV Kanunun 30/b maddesine göre, faaliyetleri; kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması, taksicilik işletmeciliği yapılması veya binek otomobillerinin çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alışlarında ödenen ve faturalarda ayrıca gösterilen KDV indirim konusu yapılabilir. Ancak, bunlar dışında kalan KDV mükelleflerinin binek otomobili alımında yüklendikleri KDV’nin indirimi mümkün bulunmamaktadır.

    • Gerek önceki Tebliğlerde gerekse yeni Tebliğde, indirim konusu yapılamayan bu verginin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabileceği belirtilmiştir. Ancak, «işin mahiyetine göre» ifadesi ile neyin kastedildiği hususunda bir açıklama yapılmamıştır. Bu konu hakkında verilen özelgelerde, indirilemeyen bu verginin mükellefin isteğine bağlı olarak doğrudan gider yazılabileceği yada maliyete intikal ettirilerek amortisman yoluyla itfa edilebileceği açıklanmıştır. Yeni Tebliğde de özelgeler doğrultusunda bir açıklama yapılabilirdi. Tebliğde muğlak ifade kullanılması, aksi yorumları da beraberinde getirmektedir.



    • TEŞEKKÜRLER

    • abdullah_tolu@hotmail.com

    • 0 532 768 38 19




    Dostları ilə paylaş:
    1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   21
    Orklarla döyüş:

    Google Play'də əldə edin


    Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
    rəhbərliyinə müraciət

        Ana səhifə