Borçlar hukuku



Yüklə 183.46 Kb.
səhifə1/5
tarix01.11.2017
ölçüsü183.46 Kb.
  1   2   3   4   5



Bu Ders Notu http://www.asmmmo.org.tr/docs/borclarhukuku.doc adresinden alınmıştır

BORÇLAR HUKUKU

Borçlar hukuku, borç ilişkisinin doğumunu, hükümlerini, türlerini ve sona ermesini düzenleyen bir özel hukuk dalıdır. Borçlar hukukunun asli kaynağı olan Borçlar Kanunu, İsviçre’den alınmış ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Borçlar Kanunu, şekli bakımdan Medeni Kanun’dan ayrı ve bağımsız bir yasa olmakla birlikte, içerik açısından Medeni Kanun’u tamamlayan bir yasadır. Borçlar hukuku aynı zamanda, geniş anlamda medeni hukukun bir alt dalı olarak kabul edilmektedir.

Borçlar Kanunu, iki kısma ayrılmıştır.



1- Umumi Hükümler: Bir borç ilişkisinin doğumu, hükümleri, sonuçları ve borç ilişkisinde tarafların değişmesi konuları incelenmiştir.

2- Özel Borç İlişkileri: Satım, bağışlama, kefalet, havale vs.. gibi özel bazı borç ilişkileri düzenlenmiştir.
I. BORÇ İLİŞKİSİ; iki taraf arasında var olan ve taraflardan birini diğerine karşı belli bir edimde bulunmakla yükümlü kılan hukuki bir bağdır. Geniş anlamda borç; iki veya daha çok kimse arasındaki karşılıklı yükümlülüklerin tümünü kapsar. Dar anlamda borç ise; taraflardan birinin diğerine karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu tek bir edimi ifade eder.

Borç ilişkisinin üç unsuru vardır:

1) Alacaklı → bir borç ilişkisinde borçludan edimi talep etmeye yetkili olan kişi. Borç ilişkisinden alacaklı lehine doğan alacak hakkı, bir yararlanma hakkıdır ve mameleki (malvarlıksal) bir haktır. Borç ilişkisinde alacaklının bu ilişkiden doğan alacak hakkı kendisine edimi borçludan isteme yetkisi verir. Buna TALEP HAKKI denir. Talep hakkının mahkeme önünde kullanılmasına ise DAVA HAKKI denir.

Borç ilişkisinden doğan talep hakkı nispi (şahsi) niteliktedir. Borç ilişkisinden doğan bu haklara nispi haklar denir. Bu haklar kural olarak sadece borç ilişkisinin diğer tarafına karşı ileri sürülebilen haklardır, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemezler. İstisnaen tapu siciline şerh verilebilen nispi haklar (tapuya şerh verilmişlerse) 3. şahıslara karşı da ileri sürülebilir. Bu haklara kuvvetlendirilmiş nispi haklar denir.



2) Borçlu → borç ilişkisi gereğince alacaklıya edimi yerine getirmekle yükümlü olan kişi.

3) Edim → Aralarındaki borç ilişkisi dolayısıyla alacaklının borçludan isteyebileceği, borçlunun da yerine getirmekle yükümlü olduğu davranış biçimi (eda, ödem de denir).

Edimin konusu vermek, yapmak veya yapmamak olabilir.

vermek → işverenin işçisine para vermesi

yapmak → işçinin iş görme edimi

yapmamak → rekabet etme yasağı

Edimin konusu belli veya hiç değilse belirlenebilir olmalıdır. Edimin konusu hukuka ve ahlaka aykırı olmamalı, objektif olarak da imkansız olmamalıdır.

EDİMİN TÜRLERİ:

1) Müsbet – Menfi Edim:

a) Müsbet Edim: Vermeye veya yapmaya ilişkin olan edimdir.

b) Menfi Edim: Yapmamaya ilişkin bir edimdir.

2) Şahsi (kişisel) – Maddi Edim:

a) Şahsi Edim; bizzat borçlunun bedeni veya fikri gücüyle yerine getirilebilen edimdir. Ör. İş görme edimi.

b) Maddi Edim; Borçlunun mal varlığıyla yerine getirilebilen edimdir. (malvarlığı = mamelek)

Şahsi edim borçlunun ölümü halinde mirasçılarına geçmez, ancak maddi edim ölüm halinde mirasçılara geçer.



3) Ani – Dönemli - Sürekli Edim:

a) Ani Edim (bir defalık edim): Borçlanılan edimin bir defada, bir tek fiille yerine getirilmesidir. Ör. bir şeyin teslimi, bir miktar paranın ödenmesi.

b) Dönemli (devri) Edim: Borçlanılan edimin, belirli aralıklarla, düzenli veya düzensiz olarak tekrarlanmasıdır. Ör. belirli zamanlarda ödenen sigorta primleri.

c) Sürekli Edim: Kesintisiz bir fiil ya da davranışla yerine getirilebilen edimdir. Ör. İşçinin edimi, kiralayanın edimi.

4) Bölünebilen – Bölünemeyen Edim:

a) Bölünebilen edim: Edimin konusunu teşkil eden şeyin, niteliğinde bir değişiklik veya değerinde esaslı bir azalma olmaksızın parçalara ayrılabilmesidir. Ör. Sayı, tartı, ölçü ile miktarı belirlenebilen, biri diğeri yerine konulabilen misli şeyler bölünebilir edimlerdir.

b) Bölünemeyen edim: Bölündüğü zaman niteliğinde bir değişme, değerinde esaslı bir azalma meydana gelen edimlerdir. Ör. canlı hayvan teslimi, iş görme edimi.

II. BORÇ VE SORUMLULUK

Sorumluluk; alacaklının alacağını alabilmek için borçluya ait mal varlığına devlet kuvveti yardımıyla (cebr-i icra yoluyla) başvurabilmesi ve borçlunun bunlara katlanmak zorunda olmasıdır. Sorumluluğun türleri:


1- Şahıs ile Sorumluluk:

Bu sorumlulukta borçlunun şahsına el uzatma söz konusudur. Günümüzde bu sorumluluk uygulanmamaktadır.



2- Mal varlığı ile Sorumluluk:

Modern hukuk düzenlerinde kabul edilmiştir. Kendi arasında ikiye ayrılır.



a) Sınırsız (şahsi) Sorumluluk: Kural olarak borçlunun borcundan dolayı haczedilebilen bütün mallarıyla sınırsız sorumlu olması esası kabul edilmiştir.

b) Sınırlı Sorumluluk: Hukuk düzeni bazı hallerde sorumluluğu sınırlamıştır. Kendi arasında ikiye ayrılır:

aa) Belli mallarla sınırlı sorumluluk: Ör. Devlet miras bırakanın borçlarından dolayı yalnızca tereke malları ile sorumludur.

bb) Belli miktarlarla sınırlı sorumluluk: Borçlu borcundan dolayı bütün mallarıyla sorumlu olmakla birlikte, bu sorumluluk belli miktar ile sınırlandırılmıştır. Ör. Kefilin sorumlu olacağı belli miktar kefalet sözleşmesinde gösterilmelidir. Bu geçerlilik şartıdır.
III. EKSİK BORÇLAR (TABİİ BORÇLAR)

Bu tür borçlarda ortada mevcut bir borç vardır. Bu borç borçlu tarafından kendi isteği ile yerine getirilirse geçerlidir. Fakat alacaklı tarafından talep ve dava edilemeyen borçlardır. Bu sebeple bu çeşit borçlara “ifa edilebilir fakat dava edilemez borçlar” denilmektedir. Borçlu kendisini borçlu zannederek hataen ifada bulunsa bile bu ifa geçerlidir, sebepsiz zenginleşme teşkil etmez. Bu ifa bağışlama da sayılmaz. Çünkü borçlu borcunu ifa sebebiyle yerine getirmektedir.

Eksik borçların bir kısmı doğuştan eksik borç niteliğindedir. Bunlar; kumar ve bahisten doğan borçlar, evlenme tellallığından doğan borçlar ve ahlaki ödevlerden doğan borçlardır. Zamanaşımına uğramış olan borçlar ise sonradan eksik hale gelen borçlardır. Zamanaşımına uğramış borçlar, borçlunun zamanaşımı def’ini ileri sürmesiyle eksik borç niteliği kazanırlar.



Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə