Demokrasiye Geçiş



Yüklə 4,97 Mb.
səhifə70/80
tarix27.12.2018
ölçüsü4,97 Mb.
#87541
1   ...   66   67   68   69   70   71   72   73   ...   80

Bununla birlikte Lenin, halkların ayrılma haklarının olduğunu, Çarlık hükümetinin yaptığı zulümden dolayı yabancıların, Rus İmparatorluğu’na güvenlerinin olmadığını söylüyordu. Yabancıların güveninin boş sözler yerine, eylemlerle kazanılabileceğini belirtiyordu.114 Lenin’in önderliğinde toplanan Marksist partisinin 1903 yılındaki II. Kongresi’nde, ülke içerisinde yaşayan bütün vatandaşların cins, din, ırk ve milliyete bakılmaksızın eşit oldukları ve bütün milletlerin kendi kaderlerini tayin haklarının bulunduğu belirtiliyordu.115 Bolşevik Partisi’nin X. Kongresi’nde ise, Slav olmayan halkların her türlü devlet geleneğinin kurutulması, kültürlerinin erozyona uğratılması, dillerini kullanmalarının engellenmesi, eğitimlerine engel olunarak cahil bırakılmaları ve neticede mümkün olduğu kadar Ruslaştırılmalarının, Çarlık politikasının amaçları olduğu vurgulanarak yabancıların sempati ve desteklerinin kazanılmasına yönelik söylemler devam ediyordu.116 Lenin, Çarlık hükümetine karşı yürütülen mücadelede, yabancı olarak nitelenen milletlerin desteklerinin kazanılması için yukarıdaki söylemleri bir araç olarak kullanmıştı.

Ancak, günden güne güçlenen ve artık belki de yabancı olarak nitelenen milletlerin desteğine ihtiyacı olmadığını düşünen Lenin, 1914 yılına gelindiğinde söylemlerini değiştiriyordu. Bu dönemde, demokratik merkeziyetçiliği savunan Lenin, federalizme karşı olduğunu vurguluyordu. Polonya’ya özerklik verilebileceğini, ancak Kafkas ve Urallara bu hakkın tanınamayacağını söylemekten kaçınmıyordu. Ayrıca, kendi kaderini tayin etmenin, ayrılma hakkı vermediğini söylüyordu. Tehditvari bir şekilde, “ayrılabilirseniz, ayrılın” demekten de kaçınmıyordu. Özerkliğin, merkezi parlamento tarafından belirleneceğini belirten Lenin, herkesin özerklik hakkına sahip olduğunun düşünülmemesi gerektiğini

söylüyordu.117 Lenin, “Biz ayrılma hakkını tanıyoruz (ancak herkesin ayrılma hakkını değil). Özerklik, bizim demokratik devleti oluşturma planımızdır. Genel olarak biz ayrılmaya karşıyız”118 diyordu.

1917 Bolşevik İhtilali’nden sonra ise Lenin, sanki daha önce söylemiş olduğu sözleri unutmuşcasına; “Her milletin ayrılma ve kendi kaderini tayin hakkının bulunmasına karşın, biz ayrılmayı istemiyoruz. Biz mümkün olduğu kadar büyük devlet, mümkün olduğu kadar çok milletin Ruslarla birlikte, komşu olarak yaşamasını istiyoruz. Biz bunu demokrasi ve sosyalizm adına istiyoruz”119 diyordu.

Dönemin siyasi şartlarına bağlı olarak, XX. yüzyıl başlarında Rusya Türkleri arasında, özellikle Tatar ve Başkurtlar arasında kimlik arayışı hızlanmıştı. Ceditçilik hareketiyle birlikte milli kimlik anlayışı güçlenmeye başlamıştı. Bu dönemde “Türk birliği”120 fikri, Türkler arasında sempatizan bulmaya başlıyordu. Tatar yazar ve ideolog F. Kerimi 1914 yılında “Biz Türk müyüz yoksa Tatar mıyız? Mümkün olduğu kadar Tatar olduğumuzu kanıtlamaya çalışalım, ancak gerçekte bizim benliğimiz, aslımız, ruhumuz ve fikirlerimiz Türk değil midir?”121 diye soruyordu. 1917’de toplanan Rusya Müslümanları Kongresi’nde F. Kerimi “Atamız Gaspıralı bize vasiyetname bıraktı: Dilde, fikirde ve işte birlik ve biz bu parolayı korumalıyız”122 diyordu.

Diğer taraftan yüzyıllarca süren, Çarlık hükümetlerinin ‘böl ve yönet’ politikaları, etkisini XX. yüzyıl başlarında gösteriyordu. Türkler arasında, Türk birliği anlayışının güçlenmesi için çalışan aydınlar olmakla birlikte, özellikle Tatar ve Başkurt Türkleri arasında etnik olarak “Tatar” ve “Başkurt” kimliğini öne çıkararak, bir üst kimlik olarak lanse edenlerin sayısı hiç de az değildi. Tatar aydınlarından Camaleddin Validov, Türk birliğini gerçekleştirmenin mümkün olamayacağını ve milliyet olarak “Tatar” kimliğinin öne çıkarılmasının zaruri olduğunu belirtiyordu.123 Başkurt milliyetçilerinden bazıları ise, Başkurt kimliğinin Tatar dili ve kültürü karşısında asimile olarak yok olacağı gerekçesiyle, Ruslardan daha çok Tatarlardan çekiniyorlardı.124 Neticede, alt kimliğin üst kimlik olarak benimsenmesini iddia edenlerin fikirleri ağırlık kazanarak, boy özelliklerini korumak isteyen Tatar ve Başkurt Türkleri “kendi boy adlarını kendi milli adları olarak benimsemişlerdir ve yöresel milli benliğe kavuşmuşlardır.”125


Bu dönemde ayrıca, Türk aydınları arasında, sınıflara ayrılma ve bölünmenin felaket getireceği söylenirken, Marksistlerin söylemlerine kanarak Bolşevik saflarına katılanların sayısı hiç de az değildi.126 Türkler arasında, siyasi ve milli kimlik arayışları sürerken, Rusya’da Lenin önderliğindeki proleter güçler, Çarlık rejimini 1917 Ekim Devrimi’yle devirerek Rus İmparatorluğu’na son verdiler.

Sonuç olarak, Moskova Kınezliği, Kazan ve Astrahan Hanlıkları hakimiyetine son verdikten sonra, İdil-Ural sahasındaki demografik yapıyı bozacak şekilde, bu bölgeye Rus nüfus yerleştirerek, sömürge politikasının temelini atmıştır. Bu bölgedeki hanlıkların düşmesinden itibaren, yalnızca demografik bakımdan değil, aynı zamanda sosyo-kültürel ve iktisadi olarak da, burada yaşayan Türklerin geri bırakılarak gelişmelerinin önüne geçilmesine yönelik politikalar uygulanmıştır. Çarlık hükümetlerinin, Türkleri asimile etmek için uygulamış olduğu en bariz politikası, önce Hıristiyanlaştırma ve ardından Ruslaştırmaya yönelik izlenen siyaset olmuştur. Ancak bütün gayretlere, cebren veya teşvik politikalarına rağmen, Çarlık idaresi istediği neticeye ulaşamamıştır. Türkler büyük bir çoğunluk itibariyle, dini kimliklerini, milli kimliklerinin önüne çıkararak, benliklerini din aracılığıyla korumaya çalışmışlardır. Fakat, XX. yüzyıla girildiğinde Rusların yüzyıllardır uygulamış oldukları böl ve yönet siyasetine uygun olarak, İdil-Ural sahasında yaşayan Türkler, alt (boy) kimliklerinin üst kimlik olarak benimsemişlerdir.

Tablo 1: 1897 Nüfus Sayımına Göre (binde olarak)127

Türkler


Toplam (toplam

Yer Nüfus Kişi nüfusa oranı)%

Rusya’nın Avrupa yakası 93.443 4.620 4.9

a) Şehir nüfusu 12.052 220 1.8

b) Kırsal nüfus 81.391 4.400 5.4

01. Kazan Guberniyası 1.985 1.141 57.5

02. Ufa Guberniyası 2.089 1.194 57.2

03. Astrahan Guberniyası 868 287 33.1

04. Orenburg Guberniyası 1.448 349 24.1

05. Simbirsk Guberniyası 1.420 289 20.4

06. Samara Guberniyası 2.592 376 14.5

07. Tavriçe Guberniyası 1.158 148 12.8

08. Perm Guberniyası 2.815 154 5.5

09. Vyatsk Guberniyası 2.935 145 5.0

10. Saratov Guberniyası 2.096 106 5.0

11. Penza Guberniyası 1.331 58 4.4

12. Besarabya Guberniyası 1.642 56 3.4

13. Nijegorod Guberniyası 1.442 41 2.8

14. Ekaterinoslav Guberniyası 1.873 21 1.1

15. Tambov Guberniyası 2.458 17 0.7

16. Ryazan Guberniyası 1.632 4 0.2

17. Volın Guberniyası 2.756 3 0.1

18. Don Oblastı 2.246 2 0.1

19. Grodnen Guberniyası 1.349 2 0.1

20. Minsk Guberniyası 1.923 2 0.1

21. Podol Guberniyası 2.796 2 0.1

22. Kiev Guberniyası 3.100 1 0.0

23. Moskova Guberniyası 1.296 1 0.1

24. Vilen Guberniyası 1.393 1 0.1

1 Rusya’nın Avrupa yakasının sınırları (doğu sınırları, fiziki olarak) Ural Dağları ve Volga Nehri’ne kadar uzanmaktadır. Güneydoğuda ise, Avrupa ve Asya’yı Kafkas sıradağları ayırmaktadır. 1897 nüfus sayımı verilerine, Rus İmparatorluğu’nun Avrupa yakasında yer alan, Polonya dışındaki bütün ülke ve guberniyalar dahildir.

2 İ. K. Zagidullin, Perepis’ 1897 Goda i Tatarı Kazanskoy Gubernii, Tatarskoe Knijnoe İzd-vo, Kazan’ 2000, s. 4, 7; V. İ. Kozlov, Natsionalnosti SSSR (Etnodemografiçeskiy Obzor), Statistika, Moskva 1975, s. 31-32.

3 Rus İmparatorluğu, SSCB ve günümüzde Rusya Federasyonu’nda yaşayan Hint-Avrupalılar şu şekilde gruplandırılabilir: Slavlar (Ruslar, Ukrainler, Beyaz Ruslar, Lehler, Bulgarlar, Çekler, Slovaklar ve Güney Slavları); Baltıklılar (Letonlar, Litvanlar ve Jmudler); Romanlar (Moldovanlar, Romenler); Germenler (Almanlar); Diğer Hint-Avrupalılar (Ermeniler, Yunanlar, Arnavutlar, Farslar, Tacikler, Tatlar, Osetinler ve Çingeneler).

4 Fin-Ugorlar şunlardır: Finler (Estonlar, Mordvalar, Votyaklar (Udmurtlar), Kareller, Finler, Ziryaneler (Komiler), Permyaklar, Çeremisiler (Mariler), İjorlar, Vepler ve Loparlar); Ugorlar (Ostyaklar (Hantlar), Vogular (Mansiler), Macarlar).

5 V. P. Şibaev, Etniçeskiy Sostav Naseleniya Evropeyskoy Çasti Soyuza SSR, İzd-vo Akademii Nauk SSSR, Leningrad 1930, s. II; Şibayev, Rus İmparatorluğu’nun Avrupa yakasında yaşayan milletlerin yüzdesini -SSCB’ye dahil olmayan 7 guberniyayı toplam sayıya dahil etmediği için- yanlış vermiştir. Doğrusu yukarıda verilen yüzdelerdir.

6 Guberniya: En büyük idari-bölgesel birim (SSCB’de Oblast’, Polonya’da Voyvodalık), Konstitutsiya Rossiyskoy Federatsii: Entsiklopediçeskiy Slovar’, Moskva 1995, s. 111, 135. Guberniya’nın karşılığının, Osmanlı İmparatorluğu’nda vilayet olduğu söylenebilir.

7 B. P. Kadomtsev, Professional’nıy i Sotsıal’nıy Sostav Naselenıya Yevropeyskoy Rossii Po Dannım Perepisi 1897 Goda, S. Peterburg 1909, s. 1.

8 Zagidullin, a.g.e., s. 9-10.

9 A.g.e., s. 9, 181; F. Sayfi, Tatarı Do Fevral’skoy Revolyutsii, Kazan’ 1930, s. 5.

10 Zagidullin, a.g.e., s. 118-120, 196.

11 Kozlov, a.g.e., s. 32.

12 A.g.e., s. 32.

13 E. H. Karr, “Neskol’ko Zametok o Sovetskoy Başkirii”, Başkirskoe Natsional’noe Dvijenie 1917-1920 gg. i A. Validi, İzd-vo Gilem RAN, Ufa 1997, s. 40.

14 V. N. Avseenko, İstoriya Goroda S. Peterburga, St. Peterburg 1993, s. 196; M. E. Kogan, “Tatarı v Sankt-Peterburge (Leningrade) na Rubeje 90-h Godov”, Kunstkamera. Etnografiçeskie Tetradi, Peterburgskoe Vostokovedenie, Vıpusk 7, St-Peterburg 1995, s. 64; Tamara Smirnova, “Mı, Mnogonatsional’nıy Peterburg”, Peterburg Natsional’nıy İnformatsionno-analitiçeskiy Jurnal, İyun’ 2000, s. 6.

15 İ. A. Gilyazov, “Politika Tsarizma po Otnoşeniyu k Tataram Srednego Povolj’ya vo 2-oy pol. XVI-XVIII vv. ”, Materialı po İstorii Tatarskogo Naroda, Akademiya Nauk Tatarstana, Kazan’ 1995, s. 244; R. G. Landa, İslam v İstorii Rossii, Vostoçnaya Literatura RAN, Moskva 1995, s. 132; Zagidullin, a.g.e., s. 82-83.

16 A.g.e., s. 83; Gilyazov, a.g.e., s. 244; Vahit İmamov, Zapryatannaya İstoriya Tatar, İzd-vo Kamaz, Naberejnıe Çelnı 1994, s. 14.

17 D. M. İshakov, “Dinamika Çislennosti i Osobennosti Razmeşeniya Tatar v Volgo-Ural’skom Regione v XVI-Naçale XX vv. ”, Materialı po İstorii Tatarskogo Naroda, Akademiya Nauk Tatarstana, Kazan’ 1995, s. 257.

18 Çulpan Bulgari, Sovremennıye Tatarı: Mifı i Deystvitel’nost’, Ol’ga, Sankt-Peterburg 1998, s. 134.

19 İdil ve Urallarda yaşayan Türklerin ataları olan Bulgar Türkleri, Orta İdil’deki devletlerini M.S. V. yüzyılda kurmuşlardı. Hazar Türkleri ise, M.S. VIII. yüzyıldan itibaren İdil kıyılarında yerleşik düzende yaşıyorlardı. Abdullah Battal-Taymas, Kazan Türkleri, Ankara 1966, s. 17; Rus tarihçilerinden P. Şafarik, Türklerin Urallara yerleşmelerinin çok daha öncelere gittiğini belirtmiştir. Şafarik, M.Ö. I. bin yılın ortalarında Urallarda yaşayan ve Heredot’un da bahsettiği “Yirk” adlı kavmin Türkler olduğunu iddia etmektedir. Ünlü dilbilimci Türkolog S. E. Malov ise, Türklerin İdil ve Urallarda M.Ö. V. yüzyıldan önce yaşadıklarını yazıyor. S. İ Rudenko da bu görüşleri destekleyerek, Başkurtların atalarının “Yirk”ler olduğunu belirtiyor. R. G. Kuzeev, Proishojdenie Başkirskogo Naroda, İzd-vo Nauka, Moskva 1974, s. 389.

20 M. Adji, Polın’ Polovetskovo Polya, Pik-Kontekst, Moskva 1994, s. 334.

21 D. M. İshakov-İ. L. İzmaylov, “Etnopolitiçeskaya İstoriya Tatar v VI-Pervoy Çetverti XV Veka”, Tatarı, Nauka, Moskva 2001, s. 70; Rizaeddin Fahreddinev, Bolgar ve Kazan Türeklere, Tatarstan Kitap Neşriyatı, Kazan 1993, s. 90.


22 Bulgari, a.g.e., s. 16.

23 Ahmed Zeki Velidi, Türk ve Tatar Tarihi, Elektro-Tipografiya-Milliyat, Kazan’ 1912, s. 134.

24 V. V. Pohlyobkin, Tatarı i Rus’. 360 Let Otnoşeniy 1238-1598, Mejdunarodnıe Otnoşeniya, Moskva 2001, s. 37.

25 Ahmet Temir, “Kazan Hanlığı (1437-1552)”, Türk Dünyası El Kitabı, Birinci Cilt, Ankara 1992, s. 412.

26 Akdes Nimet Kurat, Türkiye ve İdil Boyu, A. Ü. DTCF. Yay., Ankara 1966, s. 59.

27 Akdes Nimet Kurat, Rusya Tarihi, Ankara 1948, s. 156-157.

28 E. İ. Vorob’yova, “Hristianizatsiya Musul’man Povolj’ya v İmperskoy Politike Samoderjaviya”, Novaya Perspektiva, İmperskiy Stroy Rossii v Regional’nom İzmerenii (XIX-Naçalo XX Veka), Moskva 1997, s. 227.

29 Akdes Nimet Kurat, IV-XVIII. Yüzyıllarda Karadenizin Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri, TTK Basımevi, Ankara 1972, s. 189.

30 İ. A. Gilyazov, “Politika Tsarizma po Otnoşeniyu k Tataram Srednego Povolj’ya vo 2-oy pol. XVI-XVIII vv. ”, Materialı po İstorii Tatarskogo Naroda, Akademiya Nauk Tatarstana, Kazan’ 1995, s. 244-245; Battal-Taymas, a.g.e., s. 46, 53; Akdes Nimet Kurat, “Rus Hakimiyeti Altında İdil-Ural Ülkesi”, A.Ü. DTCF. Dergisi, Cilt XXIII-Sayı: 3-4, Temmuz-Aralık 1965, s. 92.

31 İstoriya Başkortostana s Drevneyşih Vremen Do 60-h Godov XIX v., RAN Kitap, Ufa 1997, s. 5.

32 İmamov, a.g.e., s. 14; Kazan Guberniya’sında 1742’de yıkılan cami sayısı 418’e ulaşmış, sadece 118 cami kalmıştı. Astrahan’da 29, Sibirya’da ise 98 cami tahrip edilmişti. Landa, a.g.e., s. 132; Gilyazov, a.g.e., s. 251.

33 Nadir Devlet, “İdil-Ural’da İslamiyetin Durumu”, Tarih Enstitüsü Dergisi, Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu Hatıra Sayısı, İ.Ü.E.F. Yay., İstanbul 1987, s. 110.

34 İmamov, a.g.e., s. 14. Aynı yasaklar 1649 ve 1675 yıllarında yayınlanan fermanlarla tekrar yenilendi. Gilyazov, a.g.e., s. 246; Zeki Velidi Togan, “Başkırt”, İslam Ansiklopedisi, 2. cilt, 5. baskı, İstanbul 1979, s. 331.

35 Battal-Taymas, a.g.e., s. 49.

36 İstoriya Başkortostana s Drevneyşih Vremen Do 60-h Godov XIX v., s. 207-214; Kurat, Rusya Tarihi, s. 226-227; Battal-Taymas, a.g.e., s. 61-62; İmamov, a.g.e., s. 17.

37 Saadettin Gömeç, Türk Cumhuriyetleri ve Toplulukları Tarihi, Akçağ Yay., Ankara 1999, s. 216.

38 İstoriya Başkortostana s Drevneyşih Vremen Do 60-h Godov XIX v., s. 207; A. N. Grigor’ev, “Hristianizatsiya Nerusskih Narodnostey, Kak Odin iz Metodov Natsional’no-Kolonial’noy Politiki Tsarizma v Tatarii”, Materialı po İstorii Tatarii, Vıpusk I, Akad. Nauk SSSR, Kazan’ 1948, s. 232, 236.

39 İmamov, a.g.e., s. 19, 34; Battal-Taymas, a.g.e., s. 64; Gilyazov, a.g.e., s. 248.

40 Battal-Taymas, a.g.e., s. 64.

41 A.g.e., s. 64; Fahreddinev, a.g.e, s. 35; Ünlü Türkolog L. N. Gumilyov, Hıristiyan olarak Ruslaşan Tatarlardan bir kısmının soyundan, Rusya’nın büyük gurur duyduğu çok meşhur şahsiyetler çıktığını belirtiyor. Bu şahsiyetlerden bir kısmı şunlardır; Aksakov, Ahmatov, Beketov, Berdyaev, Bulgakov, Bunin, Jukovskiy, Kantemirov, Karamzin, Koçubey, Miçurin, Saltıkov, Tatişev, Turgenev, Şeremet’ev, Şişkov, Yusupov v. d. Rahim Telyaşov, Ot İndeytsev i Gunnov do Zolotoy Ordı, İzd-vo Sankt-Peterburgskaya Panoroma, Sankt-Peterburg 2001, s. 174.

42 Gilyazov, a.g.e., s. 249; İmamov, a.g.e., s. 31.

43 Telyaşov, a.g.e., s. 160.

44 Landa, a.g.e., s. 134.

45 V. S. Dyakin, “Natsional’niy Vopros vo Vnutrenney Politike Tsarizme (XIX v.)”, Voprosı İstorii, No: 9, 1995, s. 131.

46 İmamov, a.g.e., s. 44-49; Battal-Taymas, a.g.e., s. 70-71.

47 Baymirza Hayit, Türkistan Rusya İle Çin Arasında, Çeviren Abdülkadir Sadak, Otağ yayınları 1975, s. 49; İmamov, a.g.e., s. 42-43, 61; İstoriya Başkortostana s Drevneyşih Vremen Do 60-h Godov XIX v., s. 248.

48 A.g.e., s. 253; İmamov, a.g.e., s. 49-50, 61-67.

49 İmamov, a.g.e., s. 61, 63.

50 Landa, a.g.e., s. 132.
51 Rus İmparatorluğu’nda kullanılmış olan, bir ağırlık ölçü birimidir. 16.38 kg’a eşittir.

52 Rus İmparatorluğu ve SSCB’de kullanılmış olan para birimidir. Ruble’nin %1’idir.

53 İstoriya Başkortostana s Drevneyşih Vremen Do 60-h Godov XIX v., s. 251-260; Akdes Nimet Kurat, “Rus Hakimiyeti Altında İdil-Ural Ülkesi”, A.Ü. DTCF. Dergisi, Cilt XXIII-Sayı: 3-4, Temmuz-Aralık 1965, s. 112-113.

54 Gilyazov, a.g.e., s. 251; Battal-Taymas, a.g.e., s. 102.

55 Pohlyobkin, a.g.e., s. 5; İmamov, a.g.e, s. 4.

56 Sayfi, a.g.e., s. 4.

57 Kozlov, a.g.e., s. 44; Sayfi, a.g.e., s. 4.

58 Bulgari, a.g.e., s. 32.

59 Kozlov, a.g.e., s. 44-45.

60 Zagidullin, a.g.e., s. 81-82.

61 Gilyazov, a.g.e., s. 247, 251.

62 Zeki Velidi Togan, Hatıralar: Türkistan ve Diğer Müslüman Doğu Türklerinin Milli Varlık ve Kültür Mücadeleleri, İstanbul 1969, s. 137; D. M. İshakov, “Etnopolitiçeskie i Demografiçeskie Protsessı v XV-XX Vekah”, Tatarı, Nauka, Moskva 2001, s. 141.

63 Hakan Kırımlı, Kırım Tatarlarında Milli Kimlik ve Milli Hareketler (1905-1916)., TTK. Yay., Ankara 1996, s. 42.

64 A.g.e., s. 42.

65 Djamalyutdin Validov, Oçerk İstorii Obrazovannosti i Literaturı Tatar, İzd-vo İman, Kazan’ 1998, s. 4.

66 İstoriya Başkortostana s Drevneyşih Vremen Do 60-h Godov XIX v., s. 293; Battal-Taymas, a.g.e., s. 91-95; Nadir Devlet, Çağdaş Türk Dünyası, Marmara Üniversitesi Yay., İstanbul 1989, s. 89-90.

67 Dyakin, a.g.e., s. 131-132; Landa, a.g.e., s. 132-133; Devlet, a.g.e, s. 90.

68 Ahmet Kanlıdere, Reform Within Islam: The Tajdid and Jadid Movement Among the Kazan Tatars (1809-1917): Conciliation or Conflict?, Eren yay., İstanbul 1997, s. 15.

69 İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, IV. Cilt, 1. Kısım, TTK. Yay., Ankara 1956, s. 422-423.

70 Dyakin, a.g.e., s. 131-132, 140; Gilyazov, a.g.e., s. 253; Landa, a.g.e., s. 132-133.

71 Kanlıdere, a.g.e., s. 15. Günümüzde, Rusya Federasyonu bünyesindeki Müslümanların din işlerine bakan Müftülük merkezi, halen Ufa’da bulunmaktadır.

72 Zagidullin, a.g.e., s. 96-98; Gilyazov, a.g.e., s. 252.

73 Akdes Nimet Kurat, “Kazan Türklerinin ‘Medeni Uyanış’ Devri”, A.Ü. DTCF. Dergisi, Cilt XXIV-Sayı: 3-4, Temmuz-Aralık 1966, s. 96-97; Devlet, “İdil-Ural’da İslamiyetin Durumu”, Tarih Enstitüsü Dergisi, s. 110; Kanlıdere, a.g.e., s. 16, 18.

74 A.g.e., s. 17.

75 Landa, a.g.e., s. 134.

76 Battal-Taymas, a.g.e., s. 102-103.

77 A.g.e., s. 105.

78 A.g.e., s. 103-106.

79 Karl Fuks, Kazanskie Tatarı: V Statiçeskom i Etnografiçeskom Otnoşeniyah, Kazan’ 1844, s. 1-5.

80 Çarlık Rusyası’nda uygulanan sansür nedeniyle, sansürden geçerek yayınlanan kitapların ilk sayfalarında sansürden geçtiğine ve yayınlanalabileceğine ilişkin damga bulunmaktadır. Bu da sansürün titiz bir şekilde uygulandığının bir göstergesidir.

81 Riza Bariev, İstoriya Bulgaro-Tatar: Osnovnıe Vehi, İnsaf, Sankt-Peterburg 1992, s. 62.

82 Karl Fuks, a.g.e., s. 113-119; XX. yüzyılın başında da Rusya Türkleri arasında, Rusça öğrenmenin toplum tarafından benimsenmediği, Zeki Velidi Togan’ın anılarından da anlaşılıyor. Z. V. Togan, çocukluğunda mollaların tepkisinden çekinen, anne-babasının kendisini Rus okuluna vermelerine engel olduğunu yazıyor. Zeki Velidi Togan, Hatıralar: Türkistan ve Diğer Müslüman Doğu Türklerinin Milli Varlık ve Kültür Mücadeleleri, İstanbul 1969, s. 19.

83 Yu. İ. Smıkov-L. N. Gonçarenko, “Natsional’nıy Sostav Kadrov Administrativnogo Apparata Samoderjaviya v Kazanskoy Gubernii v Kontse XIX Veka”, Razvitie Kul’turı Tatarii v Dooktyabr’skiy Period, Kazan’ 1988, s. 75-76; Zagidullin, a.g.e., s. 93.

84 S. M. Mihaylova, Kazanskiy Universitet v Duhovnoy Kul’ture Narodov Vostoka Rossii (XIX vek), İzd-vo Kazanskogo Universiteta, Kazan’ 1991, s. 114, 133-134.


85 Zagidullin, a.g.e., s. 93-94.

86 Kozlov, a.g.e., s. 8, 16.

87 Zagidullin, a.g.e., s. 97.

88 A.g.e., s. 97.

89 Kanlıdere, a.g.e., s. 17.

90 N. A. Grinçenko, “İstoriya Tsenzurnıh Uçrejdeniy v Rossii v Pervoy Polovine XIX Veka”, Tsenzura v Rossii: İstoriya i Sovremennost’, Vıpusk 1, RNB, Sankt-Peterburg 2001, s. 15.

91 V. G. Çernuha, “Tsenzura v Yevrope i Rossii”, Tsenzura v Rossii: İstoriya i Sovremennost’, Vıpusk 1, RNB, Sankt-Peterburg 2001, s. 9.

92 R. F. Muhammetdinov, “Sufizm v İssledovaniyah Tatarskih Uçennıh”, İdel Buenda Sufiçılık: Sufizm v Povolje, İman, Kazan’ 2000, s. 47.

93 Alexandre Benningsen and S. E. Wimbush, Mystics and Commissars: Sufism in the Soviet Union, C. Hurst Company, London 1985, s. 36-37.

94 A. N. Yuzeev, “Tatarskie Mısliteli Kontsa XVIII-XIX Vekov o Sufizme”, İdel Buenda Sufiçılık: Sufizm v Povolje, İman, Kazan’ 2000, s. 35.

95 Adji, a.g.e., s. 227; Kozlov, a.g.e., s. 16-18, 43.

96 İmamov, a.g.e., s. 6-7, 74.

97 Kniga v Rossii, 1881-1895, “Rossiyskaya Natsional’naya Biblioteka”, Sankt-Peterburg 1997, s. 10.

98 Zagidullin, a.g.e., s. 179.

99 A.g.e., s. 179. Yukarıda nüfus memuru ile köylü arasında geçen diyaloğu, Zagidullin arşiv belgelerinden nakletmiştir.

100 İmamov, a.g.e., s. 9.

101 Zagidullin, a.g.e, s. 154, 187; D. M. İshakov, Tatarı (Populyarnıy Oçerk Etniçeskoy İstorii i Demografii), İzd-stvo Kamaz, Naberejnıe Çelnı 1993, s. 7. Rus köylülerinin Tatarlara taciz mahiyetinde “yakında sizi Hıristiyanlaştıracaklar” tarzındaki sözleri, Tatarlar arasında endişe yaratmaktaydı. Örneğin, arşiv belgelerindeki bir diyalogdan aktarıldığı şekliyle, Kazan’a bağlı Turança köyünde cami onarımı ile uğraşan Tatarlara, yoldan geçmekte olan komşu köyden bir Rusun benzer mahiyetteki sözleri, olayın köyden köye yayılmasına ve Türkler arasındaki endişenin ve hükümete karşı güvensizliğin giderek artmasına neden olmuştu. Zagidullin, a.g.e, s. 129-130.

102 Zagidullin, a.g.e., s. 103, 219.

103 Richard A. Pierce, Russian Central Asia 1867-1917: A Study in Colonial Rule, University of California Press, Berkeley 1960, s. 204.

104 S. F. Kasimov, “Tri Zarubejnıh İssledovaniya po İstorii Başkirskogo Natsional’nogo Dvijeniya”, Başkirskoe Natsional’noe Dvijenie 1917-1920 gg. i A. Validi, İzd-vo Gilem, Ufa 1997, s. 139.

105 L. G. Praysman, “Russkaya Politiçeskaya Politsiya v Kontse XIX-Naçale XX Beka”, Terroristı i Revolyutsionerı, Ohranniki i Provokatorı, “Rosspen”, Moskva 2001, s. 81.

106 A. Yu. Dvorniçenko i dr., Russkaya İstoriya s Drevneyşih Vremen do Naşih Dney, 4-e İzdanie, Sankt-Peterburg 2000, s. 268-269; Kurat, Rusya Tarihi, s. 378-396.

107 Akdes Nimet Kurat, Türkiye ve Rusya, Kültür Bakanlığı Yay., Ankara 1990, s. 413.

108 Kırımlı, a.g.e., s. 74-75; Kurat, “Kazan Türklerinin ‘Medeni Uyanış’ Devri”, s. 134-136.

109 Kırımlı, a.g.e., s. 75.

110 Kurat, “Kazan Türklerinin ‘Medeni Uyanış’ Devri”, s. 137-138.

111 A.g.e., s. 138-146; Kırımlı, a.g.e., s. 82-84.

112 V. İ. Lenin, Polnoe Sobranie Soçineniy, Tom 25, İzdanie Pyatoe, Moskva 1961, s. 66.

113 A.g.e., s. 271; Rus İmparatorluğu’nun nüfusunun %57’sine, Asya yakasındaki nüfus da dahil edilmiştir. Bu yüzdeye, Rusların dışında Ukrain ve Beyaz Ruslar da dahil olmak üzere, Rus İmparatorluğu bünyesinde yaşayan bütün milletler dahildir.

114 Lenin, a.g.e., Tom 34, Moskva 1962, s. 379.

115 Kozlov, a.g.e., s. 46.

116 A.g.e., s. 45.

117 Lenin, a.g.e., Tom 48, Moskva 1964, s. 234-235.

118 A.g.e., s. 235.

119 Lenin, a.g.e., Tom 34, s. 379.

120 Validov, a.g.e., s. 4.


121 D. M. İshakov, “Etnopolitiçeskie i Demografiçeskie Protsessı v XV-XX Vekah”, Tatarı, Nauka, Moskva 2001, s. 149.

122 Sayfi, a.g.e., s. 15.

123 Validov, a.g.e., s. 4.

124 Karr, a.g.m., s. 40.

125 Nadir Devlet, “Türk Dünyasının Demografik ve Ekonomik Yapısına Toplu Bir Bakış”, Türk Dünyası El Kitabı, Birinci Cilt, İkinci Baskı, Ankara 1992, s. 56.

126 Alan Fisher, The Crimean Tatars, Hoover Institution Press, Stanford, California 1978, s. 114.

127 Şibaev, a.g.e.

128 Tablo 2’de, kırsal ve şehir nüfusu toplamları %98.6’ya ulaşmaktadır. Eksik olan %1.4’ün sebebi, Rus İmparatorluğu bünyesinde yer alan ancak SSCB’ye dahil olmayan yedi guberniyanın nüfus verilerinde toplam nüfus verilmesine karşın kırsal ve şehir nüfusuna ait verilerin olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, Güneybatı Türklerine ait kırsal ve kentsel nüfusun ayrımı bulunmamaktadır. Söz konusu yedi guberniya şunlardır: Bessarabskaya, Estlyandskaya, Grodlenskaya, Kovenskaya, Kurlyandskaya, Liflyandsakaya ve Vilenskaya. Bu guberniyalarda yaşamış olan Türklerin toplamı 67.000 iken, bu sayının 56.000’i Bessarabskaya’da yaşamaktaydı.


Yüklə 4,97 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   66   67   68   69   70   71   72   73   ...   80




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin