ÖRGÜt küLTÜRÜ ve ÖRGÜtsel iletiŞİM



Yüklə 121,65 Kb.
səhifə4/10
tarix03.01.2022
ölçüsü121,65 Kb.
#49919
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10
ÖRGÜT KÜLTÜRÜ

Örgüt kültürü ile ilgili ilk çalışmaların 1930’lu yıllardan itibaren başladığı kabul edilmektedir. İnsan ilişkileri akımıyla birlikte örgütlerde insan kaynağı üzerinde durulmuş, informal grup, grup normları, semboller, örgütsel değerler gibi konulara dikkat çekilmiştir (Şişman, 2002). Ancak, doğrudan örgüt kültürü kavramının kullanılması ve söz konusu olgunun yoğun bir şekilde çalışılmaya başlanması 1980’li yılların başlarına denk gelmektedir (Çelik, 2002; Gizir, 2003; Scholl, 2003; Şişman, 2002; Vural, 2003). Örgüt kültürü olgusuna artan ilginin sebepleri çok çeşitli olmakla beraber bunun en önemli nedeni yönetim teorisindeki gelişmelerdir (Vural, 2003). Öte yandan, örgüt kültürünün ve örgütsel iklimin örgütün temel değerleri ve normları üzerinde büyük etkisi vardır. Bu nedenle, yakın zamana kadar örgüt kültürü daima örgütsel iklimle birlikte ele alınmıştır. Örgüt kültürü kavramı 1980'lerde eğitim yönetimi literatürüne girmişken, örgütsel iklim kavramı 25 yıldan çok daha fazla süre önce eğitim yönetimine girmiştir. Örgütsel iklim örgüte kimliğini kazandıran, örgüt çalışanlarının davranışlarını etkileyen ve onlar tarafından algılanan örgüte egemen olan özellikler dizisidir ve örgüt kültürü ile örgütsel iklim arasında bazı farklılıklar vardır. Örgütsel iklim örgüt çalışanlarının davranışsal ve tutumsal özelliklerini sergilemektedir ve genellikle dış gözlemlere dayanmaktadır. Örgüt kültürü ise çalışanlar arasındaki temel değerleri ve mesajları kapsar ve örgütün dışındakiler tarafından kolayca anlaşılmaz (Atay, 1999).

Örgüt kültürüne ilişkin tek bir doğru tanımdan ya da görüşten söz edebilmek oldukça güçtür (Ott, 1989; Scholl, 2003). Örgüt kültürünün yönetim, iletişim, psikoloji, sosyoloji ve antropoloji gibi farklı disiplinler içinde yer alan araştırmacılar tarafından çalışılması, söz konusu olguya ilişkin farklı tanımların ve görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur (Gizir, 2003; Şişman, 2002; Vural, 2003). Sözgelimi, Schein (1985) örgüt kültürünü, örgütün dış çevreye adaptasyonu ve iç bütünleşmesi sırasında yarattığı ve geliştirdiği, yeni üyelerine en doğru algılama, düşünme ve hissetme yolu olarak aktardığı temel varsayımlar modeli olarak tanımlarken, Morgan (1998) örgüt kültürünü, insanların yaşadıkları dünyayı birlikte yaratmasını ve yeniden kurmasını sağlayan aktif, yaşayan bir olgu olarak ele almıştır. Örgüt kültürüne ilişkin çok çeşitli tanımlamalar, yönetim ve örgüt kuramlarında kültür kavramının birden fazla anlama gelebilen bir özellik göstermesinden etkileniştir. Kültür kavramı yönetim ve örgüt kuramı alan yazınında, herhangi bir topluluğun içkin karakteristikleri olarak belirsiz bir şekilde ele alınmıştır (Allaire ve Firsirotu, 1984) ve çok fazla tanıma sahip olan kültür olgusunun ne olduğu konusunda bir uzlaşı sağlanamamıştır (Gudykunst, 1997). Kültürel antropologlar kültür kavramına ilişkin 164 farklı tanım olduğunu ortaya çıkarmışlardır (Kroeber ve Kluckhohn, aktaran Allaire ve Firsirotu, 1984).

Farklı felsefi ve kuramsal sayıtlıların rehberlik ettiği (Gizir, 2003) örgüt kültürü kavramının ne olduğu konusundaki karışıklığı giderebilmek için, araştırmacılar çeşitli kavramsal çerçeveler kullanarak araştırmaları sınıflamaktadırlar. Örgüt kültürü literatürü üç farklı kavramsal çerçeve tarafından betimlenmektedir. Söz konusu kavramsal çerçeveler antropolojik temalar, sosyolojik paradigmalar ve epistemolojik ilgilerden oluşmaktadır (Smircich ve Calas, 1987).




Yüklə 121,65 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin