TuriZMİn niŞ pazari şirnak iLİNİN (Şehr-i nuh) İnanç turiZMİ AÇisindan değerlendiRİlmesi sorunlar ve çÖZÜM Önerileri

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 140.38 Kb.
tarix18.04.2018
ölçüsü140.38 Kb.

TURİZMİN NİŞ PAZARI ŞIRNAK İLİNİN (ŞEHR-İ NUH) İNANÇ TURİZMİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Öğr. Gör. Nurdan ŞARMAN
Şırnak Üniversitesi

Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu,Şırnak

e-mail:nurdanurek@gmail.com
Öğr. Gör. Sedat ÇELİK
Şırnak Üniversitesi

Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu,Şırnak

e-mail: sedat_c049@hotmail.com
Özetfa

zla tercih edilmektedir.

Şırnak ili, Müslüman’ıyla, Süryani’siyle, Yezidi’siyle, farklı ırk ve dinlerden oluşan önemli bir kültür mozaiğine sahiptir. Bu sebeple Şırnak ili merkez ve ilçelerinde birçok tarihi cami, kilise, medrese ve türbe mevcuttur. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’in Hûd suresinin 44.ayeti Tufan-Nuh Gemisinin Şırnak ilinde bulunan Cudi Dağı’nda durduğunu yazmaktadır. Bu sebeple Şırnak ili hem yerli hem yabancı turiste hitap edebilecek bir inanç turizmi potansiyeline sahiptir.
Bu çalışmadaki amaç, güvenlik, alt yapı ve üst yapı ve tanıtım sorunları gibi nedenlerle girilmeye değer görülmemiş, niş bir pazar niteliği taşıyan Şırnak ilinin inanç turizmi potansiyelini değerlendirmek, turizmin gelişimini engelleyen sorunları ortaya koyup bu sorunlara çözüm önerileri geliştirmektir. Bu amaçla literatür taraması ve gözlem tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda Şırnak ilinin inanç turizmi açısından önemli çekiciliklere sahip olduğu ancak yeterince değerlendirilmediği ortaya çıkmıştır.
Anahtar Kelimeler: İnanç Turizmi, Niş Pazar, Şırnak.
Abstract
With its Muslim,Assyrian and Yezidee Sirnak province has an important cultural mosaic that consists of different races and religions.Therefore many historical mosques,churches,madrasahs and mausoleums are available in the center and districts of Sirnak province. Besides, the 44th verse of Hûd sura of Quran says The flood-Ark of Noah is standing in the mount Cudi in Sirnak province.
For his reason Sirnak province has a religious tourisim potention that can be adressed to both domestic and foreign tourists.The purpose of this study is to evaluate the religious tourism potential of Sirnak province which serve a niche market and not be seen worth to enter for reasons such as infrastructure and superstructure and promotion issues and to expose the problems that hinder the development of tourism and to improve solution proposals.

For this purpose ,it was made use of literature reviews and observation techniques and as as result of this research, it was emerged that Sirnak province has major attractions in terms of religious tourism but not be evaluated adequately.


Key words: Religious Tourism, Niche Market ,Şırnak


1.Giriş
Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlaması açısından stratejik önemi olan ,binlerce yıldır birçok medeniyete ve dine ev sahipliği yapmış Türkiye kültürel etkileşimin en çok yaşandığı coğrafyalardan biridir.Her bölgesinde tarihten izler taşıyan mimari yapıları , doğal ve kültürel çekiciliklerine rağmen pazarlama stratejilerinin tek pazar bölümüne yoğunlaştırılmış olması ülkenin diğer turizm çeşitlerinin pazarlanmasında uzun yıllardır başarısız olmasına neden olmuştur.
Türkiye’de turizm yönünden daha çok kıyı turizmine yoğunlaşılması, kitlesel özellik gösteren tatil turizminin daha çok tercih edilmesine, deniz, güneş ve kum dışındaki diğer doğal, kültürel ve tarihi değerlerin yeterince değerlendirilememesine neden olmaktadır.Türkiye’nin sahip olduğu turizm potansiyelinin tümünü avantaja dönüştürebilmesi için, turizm faaliyetlerini çeşitlendirmesi ve turizm pazarında rekabet üstünlüğünü koruyabilmesi için ;özel ilgi turizmi ,kültür turizmi,sağlık turizmi,kırsal turizm ve inanç turizmi gibi alternatif turizm çeşitlerine daha fazla önem vermelidir (Ulusan ve Batman,2010).
Özellikle inanç turizmi açısından her bölgesinde birçok medeniyete ait çekim merkezlerinin çokluğuna rağmen Türkiye ne yazık ki turizmin bu alanında tatmin edici bir ziyaretçi kitlesine henüz ulaşamamıştır.
Türkiye istatistik kurumu (TUİK) 2009-2011 verilerine bakıldığında;2009’dan bu yana ülkemizi ziyaret eden turistlerin ziyaret nedenlerinin başında eğlence, gezi ve kültürel faaliyetler gelmektedir. Bir bölgenin tarihi ve kültürel değerlerini, geleneklerini, yaşam biçimlerini merak eden turistler, yeni insanlarla tanışmak, yeni bölgeler keşfetmek ve farklı kültürleri öğrenmek için seyahat etmektedirler (Emir ve Avan,2010).İnsanların kendi dini inançları ve başka kültürlerdeki dini inançlara ait izler taşıyan destinasyonlara merakı ve bu destinasyonları ziyaret etme isteğiyle gelişen inanç turizmi bu yönüyle kültür turizmiyle iç içedir.Ancak 2009’dan bu yana sadece dini nedenlerle ülkemizi ziyaret eden turist sayısı oldukça azdır.Üstelik 2009’da 124 408 olan bu sayı diğer yıllarda gerileyerek 2011’de 102 314’e kadar inmiştir(Tuik,2009). Bu sonuçlara bakıldığında, üç büyük sêmavî dine ve pagan inançlarına ait birçok efsane ve mimari yapının olduğu ülkemizde inanç turizmine katılımın oldukça düşük bir oranda olduğu söylenebilir. Alt yapı ve üst yapı eksikliklerinin yanı sıra bu düşük oranın en önemli nedenlerinin başında bölgesel turistik tanıtımın eksikliği veya yetersizliği gelmektedir.
“Sanayi Devriminden sonra tüm dünyada artan küreselleşme dalgasıyla birlikte ülkeler kalkınma ve bölgesel gelişme kavramlarına büyük önem vermeye başlamışlardır. Bu amaçla özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, bölgeleri arasında var olan bölgesel kalkınmışlık farklılıklarını giderecek veya en aza indirecek çeşitli politika düzenlemelerine gitmişlerdir. Bu doğrultuda özellikle geri kalmış bölgelerin nispeten daha gelişmiş bölgelerle arasındaki dezavantajı giderecek politika önlemleri kullanılmaya çalışılmıştır. Bu politikaların en önemlileri; geri kalmış bölgelere yönelik teşvik ve özendirmeler, özel yatırım desteklemeleri ve son yıllarda giderek artan bir ivmeyle bölgenin içsel potansiyellerine yönelik yatırımların teşvik ve desteklenmesine yönelik oluşturulan politikalardır. Yatırım teşvik ve destekleme politikaları arasında ise özellikle de turizm sektörüne yapılanlar dikkat çeken bir şekilde gelişme göstermektedir” (Sevinç ve Azgün,2012,21).Bunun sonucunda turizm açısından değer taşıyan ancak yeterince üzerinde durulmamış bölgelere yönelik çalışmalar gittikçe artmakta ve sonuç vermektedir.Örneğin Van ilinde bulunan Ermeniler için oldukça önemli olan Akdamar Kilisesi yıllarca ibadete kapalıydı.Duvarındaki ikonaların yıpranmış olduğu ve bakımsız bırakılan kilise yakın zamanda restore edilerek yılda bir defa ibadete açık hale getirilmiştir.Kilisenin onarımı ve ibadete açılmasının yanında etkin tanıtım faaliyetleri ve turistik tesislerin sayısının ve var olan tesislerde kalitesinin artması da Van ilini turizm pazarında oldukça çekici hale getirmiştir.
Bir ülkenin turizm pazarına yeni ürünlerle açılmasının en etkili yolu daha önce yeterince tanıtılamamış geliştirilememiş ancak talebi karşılamaya yönelik turizm arzlarının çekiciliği nedeniyle önem taşıyan bölgelerin turizme elverişli hale getirilmesi ve ülkesel tanıtmadan daha etkili olabilecek bölgesel tanıtma faaliyetlerine daha fazla yoğunlaşılmasıdır. Turizm çeşitlerinden öncelikle inanç turizmi açısından markalaştırılabilecek Şırnak ili Türkiye’nin turizm pazarında değerlendirilebilecek önemli bir alternatif turizm merkezi durumundadır.
Şırnak ilinin bu turizm potansiyelini olumlu yönde değerlendirdiğinden ve bölgesel kalkınmada olumlu etkileneceği bir turizm gelirine kavuştuğundan söz etmek neredeyse imkansızdır. Güvenlik,altyapı,üst yapı ve tanıtım eksikliği bu sorunun başlıca sebepleridir.
Bu çalışmadaki amaç, turizm pazarında yeterince değerlendirilememiş bu nedenle de turizm açısından niş sayılabilecek Şırnak yöresinin inanç turizmi açısından potansiyelini ortaya koymak ve potansiyelin değerlendirilmesini engelleyen sorunlara çözüm önerileri geliştirmektir.


    1. İnanç turizminin Tanımı ve Kapsamı

“İnanç Turizmi” deyiminin genelde ilk çağrıştırdığı, günümüzün üç büyük “Tek Tanrılı” dinleri ile Uzakdoğu’nun inanç sistemleri ve bunlarla ilgili seyahatlerdir. Ancak inanç turizmini sadece çağımızda yaşamakta olan inanç sistemleriyle sınırlı tutmak doğru değildir. İnançlar konusunda özellikle Anadolu gibi, çok eski kültürel geçmişi olan bir yer, bölge için durum farklıdır. Çünkü Anadolu’da üç büyük dinin egemen hale gelmesinden önceye giden çok uzun bir süreç içinde yaşamış inançların bugün hala ayakta duran pek çok belgesi, anıtları ve değişik türde kanıtı görülebilmekte ve bunlar turizm olgusu açısından büyük değer taşımaktadır (Duru, 2007:Akt: Dikici ve Sağır,2012).


“İnanç turizmi”nin literatürdeki tanımlarına bakıldığında, genel olarak dini gereksinimlerin karşılanması için tercih edilen bir alternatif turizm faaliyeti olarak görülmektedir.Daha detaylı ve açık bir tanımla inanç turizmi, insanların devamlı ikamet ettikleri, çalıştıkları ve her zamanki olağan ihtiyaçlarını karşıladıkları yerlerin dışında, dini ihtiyaçlarını gerçekleştirmek, inanç çekim merkezlerini görmek amacıyla yaptıkları turistik amaçlı gezilerin turizm olgusu içerisinde değerlendirilmesidir (www.kultur.gov.tr).
Arkeolojik bulgular tarih öncesi dönemlerde Asya, Avrupa, Amerika ve Avustralya’da ilkel topluluklar arasında çeşitli amaçlar taşıyan ziyaretlerin gerçekleştiğini göstermektedir. Rinschede (1992), insanların tarihte ilk defa inanç olgusu ile yer değiştirme faaliyetlerinde bulunmuş olabileceğini savunur. Bu inanç noktalarından birkaçı, Almanya’da Irmınsul ve Uppsala Mabetleri, Antik Mısır’da Abydos, Heliopolis, Luxor ve Karnak bölgesi, Asurluların Aleppo ve Hierapolis Şehirleri ve Babillerin ibadet yeri olan Babil Şehridir. Ayrıca Romalıların; Ephesos (Efes), Constantinopolis (İstanbul), Nicea (İznik), Nysa (Nevşehir) gibi şehirleri geçmişten günümüze kalan bazı kutsal yörelerden birkaçıdır (Başçı,2011).
“Türkiye’de “İnanç Turizmi” adı altında bazı faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ilk olarak 1965’li yıllarda Başbakanlık Devlet istatistik Enstitüsü’nün (DİE) çalışmaları ile başlamıştır. Bu çalışmalar anket şeklinde olmuş ve 1983’de de devam etmiştir. DİE ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da bu amaçla 1993’lerde bir çalışması olmuş ve Türkiye’de yer alan dinî ve kutsal yerlerin envanteri hazırlanmıştır (Küçük, 2010:Akt:Serçek,2011).1995-1998 yılları arasında çok sayıda tur operatörü, basın mensubu ve konu ile ilgili uzmanların katılımı ile “İnanç Turizmi” turları düzenlenmiştir. Pamukkale ve Denizli’de düzenlenen “2000’e Doğru İnanç Turizmi” Sempozyumları ve Diyanet İsleri Başkanlığının katkıları ile 2002 yılında Kuşadası’nda gerçekleştirilen “I. İnanç Turizmi Günleri Sempozyumu” ve 2004 yılında İzmir’de düzenlenen “II. İnanç Turizmi Günleri Sempozyumu” bu konuyu gündeme taşıyan başlıca çalışmalardır. Bunlara ilave olarak yerel yönetimler ve üniversiteler dâhil olmak üzere çeşitli kuruluşların düzenledikleri benzer çalışmalarla konu kamuoyuna tanıtılmaya çalışılmıştır. Halen 43 il Turizm Bakanlığı tarafından, “İnanç Turizmi Açısından Önemi Olan İller” kapsamına alınmıştır” (Sargın, 2006,5).
İnanç turizmine konu olan ürünün yerinin değiştirilememesi ve belli bir inanca yönelik bir değer taşıması bu ürünün bulunduğu bölgeye turizm pazarında rekabet üstünlüğü sağlamaktadır.
Tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış , insanlığın yeniden doğuşunun simgesi olan Nuh Tufanı’nda ikinci Adem olarak kabul edilen Nuh Peygamber’in gemisinin karaya oturduğu yer olarak bilinen Cudi Dağı’nın bulunduğu ve Şehr-i Nuh(Nuh Nebi’nin Şehri) olarak adlandırılan Şırnak ili, İslam mimarisinin çarpıcı eserlerinin (cami, medrese) ve Nuh Peygamberin türbesinin bulunduğu, tarihte El-Cezire olarak bilinen Cizre ilçesi,Suryani nüfusunun çokluğuyla bilinen aralarında faal durumda olan birçok kilisesiyle İdil ilçesi ve önemli birçok tarihi dini yapıyı bünyesinde barındıran merkez ve diğer ilçeleriyle inanç turizmi açısından oldukça önemli bir çekim merkezidir.
1.2.Turizmde Niş Pazar Kavramı
"Niş pazarlama" göreceli olarak benzer niteliklerde mal/hizmetlere gereksinim duyan, bir ya da daha çok benzer özelliği paylaşan, küçük bir tüketici kitlesinin istemlerini daha iyi karşılamak amacıyla geliştirilen pazarlama faaliyetlerine denir(Özkan,2003).Pazar bölümlemesi, niş pazarlamanın temelini oluşturmaktadır. Niş pazarlama; pazara odaklanma, veri tabanı oluşturma, pazar bölümlemesi ve niş pazar belirleme, ürün ve hizmetleri niş pazara uygun olarak farklılaştırma aşamalarından oluşan bir süreci ifade eder (Magrath, 1988:Akt, Özdemir ve Orçanlı,2012). Niş pazarı, genel pazarlama kavramı içerisinde ele alan bu iki tanımdan yola çıkarak niş pazar kavramı genel anlamıyla, pazarlama stratejilerinin yoğunlaştığı homojen bir pazar bölümüdür diyebiliriz.
Büyük işletmeler bugün bir çıkmazla karşı karşıyadırlar ve bu çıkmaz şu şekilde özetlenebilir. Bu işletmeler bir taraftan sahip oldukları geniş kaynakları kitle üretiminde karlı bir şekilde kullanmakta giderek güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.Bunun nedeni de bugünün dünyasında pazarların giderek parçalanmasıdır. Sonuç olarak da , bu işletmelerin kitle üretimi ile,geniş halk kitlelerinin farklı ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını görüyoruz. Bu durum karşısında , bu işletmelerin soruna çözüm olarak , çeşitli küçük pazar bölümlerindeki (nişlerdeki), boşlukları yakalayarak buralara hizmet götürmeye yöneldikleri görülmektedir(Özcan,1997). Bu boşluklar daha önce kimsenin fark etmediği ya da fark edilse bile girmeye değer bulunmayan pazarlardır.
Turizm sektöründe de niş pazarlama faaliyetleri uygulanmakla birlikte, çok yaygın değildir. İnsanlar artık kendi özel ilgi alanlarına hitap edecek turizm faaliyetleri aramaktadır. Bu yüzden, turizmde niş pazarlamanın uygulanabileceği pazarlar yaratmak, işletmeler açısından oldukça karlı olabilecektir (Güreş ve Akgül,2010).Ancak bu pazarlar doğru değerlendirilmedikleri takdirde işletmenin zarar etme riskini de taşımaktadır.
Ayrıca, turizm sektöründe globalleşmenin getirdiği yoğun rekabet ortamında, büyük

işletmelerinin daha da büyüyeceği, orta büyüklükteki işletmelerin yok olacağı ve küçük işletmelerin de ancak niş pazarlarda varlıklarını sürdürebilecekleri yapılan tahminler arasındadır. Bu yüzden günümüz rekabet ortamında, yapılmayanı yapmak, henüz girilmemiş fakat belli potansiyele sahip olan pazarlara girmek (örneğin; sualtı turizmi, ekoturizm türleri, inanç turizmi vb.), küçük işletmelerin ayakta kalabilmelerini sağlayacak faaliyetlerdir (Tekeli, 2001:Akt, Güreş ve Akgül,2010).


Şırnak ili de turizm açısından, sahip olduğu inanç turizmi potansiyelinin çekiciliğine rağmen, bu potansiyeli yeterince fark edilememiş ve değerlendirilememiş niş bir pazar niteliği taşımaktadır.Doğal, tarihi ve kültürel açıdan oldukça zengin olan Şırnak yöresinde en uygun pazar bölümlerinin tespiti ve analizi yapılarak, bu bölümlerde uygulanacak olan pazarlama stratejileri belirlenmelidir. Ancak bu şekilde bu pazar bölümlerindeki turistlere ulaşılabilecek ve yörenin turizm potansiyeli etkin bir şekilde değerlendirilerek, turizm gelirlerinde artış sağlanabilecektir.



  1. Materyal ve Yöntem

Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup, verilerin elde edilmesinde ikincil kaynaklar, literatür taraması ve gözlem tekniklerinden yararlanılmıştır.Çalışma, kavramsal çerçevede inanç turizminin tanımı, kapsamı ve turizmde niş pazar kavramı açıklanarak , Şırnak ilinin inanç turizmi potansiyeli konularının incelenmesi sonucu gözlemlenen sorunların değerlendirilmesi ve sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi şeklinde hazırlanmıştır.



3.Bulgular ve Tartışma
3.1.Şırnak İli Hakkında Genel Bilgi
Şırnak, 18.05.1990 tarih ve 20522 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 16.05.1990 tarih ve 3647 sayılı yasa ile il statüsüne kavuşmuştur. İl batıda Mardin, doğuda Hakkari, kuzeyde Siirt illeri ile güneyde ise Irak ve Suriye ülkeleri ile çevrilidir. İlin toplam alanı 7.172 km2’dir. Batı ve güney kesimindeki bazı düzlükler dışında, ilin büyük bir bölümü akarsular tarafından derince yarılarak plato alanlarına dönüşmüştür. Şırnak merkezi dışında 6 ilçe(Cizre,Silopi,idil,Güçlükonak,Uludere,Beytüşşebap), 5 bucak, 243 köye sahiptir (Şırnak Kültür Envanteri, 2010).
2011 yılında Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine (ADNKS) göre yapılan nüfus sayımında Şırnak’ın toplam nüfusu 457.997 olarak hesaplanmıştır. Nüfusun %53’ü erkek %47’si bayandır (www.sirnak.gov.tr).
Çok eski bir geçmişe sahip olan Şırnak ilinin tarihi Evliya Çelebinin 17.yy'da yazdığı "Seyahatname" isimli kitabına göre Nuh tufanı öncesine kadar dayanır. Şırnak kelimesi bazı araştırmacılara göre Şehr-i Nuh’tan(Nuh’un şehri) gelmektedir.Rivayetlere göre Cizre tufandan sonra yeniden inşa edilirken,Cizre’nin kızgın sıcağından korunmak için Şırnak yazlık olarak inşa edilmiştir.Tarihte Guti, Babil, Med, Asur, Pers, Sasani, Emevi, Abbasi, Roma ve Bizans imparatorlukları ,Selçuklular ve Osmanlılar gibi devletlerin egemenliğine girmiş Şırnak ilinin nüfusunun çoğunluğunu günümüzde Kürtler oluşturmaktadır.Bunun yanında ilde Türkler ve Suryaniler de yaşamaktadır.
Tarihte birçok önemli devletin başkentini de kendi topraklarında barındıran Şırnak’ta, Birinci Babil devletinin başkenti Babil (Kebeli Köyü) Cizre sınırları içindedir.Guti (Gudi) İmparatorluğu’nun başkenti olan Bajarkard ise Silopi ilçesi topraklarındadır. İlde çoğu Cizre ilçesinde bulunan toplamda 28 adet tescilli ve koruma altına alınmış Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları ile Sit Alanları bulunmaktadır (Turizm Mevcut Durum Raporu,2010).

İlin geçim kaynakları madencilik, sınır ticareti, küçük esnaflık ve kısmen de olsa hayvancılıktır. İşsizlik oranın yüksek olduğu Şırnak ili bölgesel olarak yeterince kalkınamamıştır. Bu durumdan en çok etkilenen sektörlerden biri de turizm sektörüdür.
Tablo 1: Tesislere Geliş Sayısı, Geceleme, Ortalama Kalış Süresinin İl ve İlçelere Göre Dağılımı (2010)

Şırnak İli

Tesise Giriş Sayısı

Geceleme Sayısı

İlçeler

Yabancı

Yerli

Toplam

Yabancı

Yerli

Toplam

Merkez

76

4 169

4 245

76

6 282

6 358

Cizre

555

14 431

14 986

603

15 025

15 628

Silopi

1 946

16 430

18 376

2 472

18 136

20 608

Toplam

2 577

35 030

37 607

3 151

39 443

42 594

Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı İstatistikleri (2010)


2010 yılının Şırnak iliyle ilgili istatistikleri incelendiğinde Tablo 2’de de görüleceği üzere il sınırları içerisinde konaklayan yabancı turist sayısı toplamda 2 577’dir.En çok ziyaret edilen ilçe sınır ticaretinin yapıldığı Silopi ilçesidir. Şırnak ilinin turizm potansiyeli göz önüne alındığında bu sayının oldukça düşük olduğunu söyleyebiliriz.
3.2.Şırnak’ın İnanç Turizmi Potansiyelinin Değerlendirilmesi
“Şırnak ili dâhilinde Ortaçağ ve sonrasında mimari dokuyu belirleyen iki önemli unsur göze çarpmaktadır. Bunlar İslam ve Hıristiyanlıktır. İslam kültür ve medeniyetleri çerçevesindeki mimari Selçuklu ve Osmanlı devletleri ile Cizre ve bazı yerel beyler tarafından gerçekleşmiştirilmiştir.Bu süreç XII.yüzyıldan XIX.yüzyıl sonlarına kadar devam etmektedir.Hristiyan mimarisini bölgede 1980’den önce sayıları oldukça fazla olan Süryani,Nesturi,Keldaniler teşkil etmektedir” (Top,2010).
“Cizre’ye Hristiyanlık dini İ.S. 1.y.y ’da gelmiş olmalıdır.Hristiyanlık’ın yöreye gelişi Antiocheia(Antakya) ya da Edesa(Şanlıurfa) üzerinden gerçekleşmiştir,bu durum da yörenin önemli kervan yolları üzerinde bulunmasıyla açıklanabilir.Yörede İ.S. 3. Ve 4. y.y.’larla beraber Arami Hristiyanlığı yani Süryanilik gelişir ve bu dönemde yerel Arami halkın neredeyse tamamı Hristiyanlaşmıştır (laflı,2012).Ancak özellikle 12 eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra güvenlik nedeniyle Keldani,Süryani ve Yezidilerin tamamına yakını Şırnak bölgesini terk ederek Avrupa’ya yerleşmiştir”(Okçu,2010).
18.y.y öncesinde Şırnak bölgesinde birçok Ermeni ailesinin yaşadığı ancak tamamına yakınının Avrupa’ya göç ettiği de bilinmektedir.
Bu çok kültürlü yapı doğal olarak şehrin dini mimarisini zenginleştirmiştir. Bu çalışmada Şırnak merkez ve çevresindeki inanç turizmi çekim merkezlerindeki camiler, medreseler, türbeler, kiliseler, manastırlar, Cudi Dağı ve Nuh tufanı ve Şırnak bölgesinde yaşamış önemli din ve bilim adamları ele alınmaktadır.
3.2.1.Cudi Dağı ve Nuh Tufanı
“Eliade’nin, “Kozmik Felaketlerle İlgili Mitler” başlığı altında ele aldığı tufan efsaneleri “insanların işlediği günahlar ve bir de dünyanın çok yaşlanmış olması” nedeniyle “tanrısal bir Varlık’ın insanlığa son verme isteği”; böylece “bir çift ya da sağ kalan birkaç canlı dışında Dünya’nın nasıl yok olduğunu ve insanlığın nasıl ortadan kalktığını anlatır”(Kanca,2010,43).
Nuh tufanı, sêmavî dinlerin kutsal kitaplarında, mitolojik efsaneler ve kaynaklarda ayrıca tufanın gerçekleştiğine inanılan coğrafya sınırlarında yaşayan Yezidilerin kaynaklarında da adı geçen, M.Ö 3-4. bin yıllarında meydana geldiğine inanılan bir efsanedir.Kutsal kitaplar ve tufanla ilgili günümüze kadar gelmiş kaynaklar arasında söz konusu efsaneyle ilgili bazı farklı görüşler söz konusudur. Nuh’un gemisinin karaya oturduğu yerin neresi olduğuna dair birçok farklı görüş mevcuttur.Nuh’un gemisinin karaya oturduğuna inanılan yerlerden biri de Şırnak ili sınırları içindeki Cudi Dağı’dır.Nuh Peygamber Hz.Adem’den sonra insanlığın ikinci babası olarak kabul edilmektedir.
Cudi Dağı: “Cudi Dağı 2124 m. yüksekliğinde, Güneydoğu Anadolu bölgesinde meşhur bir dağ olup,Şırnak ilinin sınırları içerisindedir.Cudi Dağı Cizre’nin kuzeyinde başlayan Missiri (Kurtuluş) Köyü’nden başlar,bu köyden itibaren doğuya doğru Tanin dağları ile birleşerek Irak topraklarında devam ederek Kuzey Irak’ın Gılale şehrine kadar uzanır.Batı’da doğu’ya doğru uzanan Cudi Dağı’nın doğusundaki 2114 metre yüksekliğindeki ziyaret tepesi Nuh peygamber’in(as) gemisinin durduğu yerdir”(Yaşın,2010).

Resim 1: Cudi Dağı
http://www.sirnakkulturturizm.gov.tr/resim/1-60607/kasrikharabeleri.jpg
Kaynak: www.sirnakkulturturizm.gov.tr

Dinlere ve Bazı İnançlara Göre Nuh Tufanı:
Kur’an Tufan’ın sebebini, Nuh Kavmi’nin tebliği reddetmesi ve Hz Nuh’u da öldürmek için kavmin ileri gelenlerinin aralarında anlaşmalarına;Hz.Nuh’un inanmayan kavmin yok edilmesi için Allah’a dua etmesine bağlamaktadır.Duanın kabulü Nuh kavminin Helakına sebep olmuştur.Duanın kabulüyle Allah’ın gözetiminde kavmin helakına sebep olacak su baskınından kurtulmak üzere seçilmiş olan insanların ve hayvanların bineceği geminin yapımı Nuh Peygamber tarafından gerçekleştirilir.Kur’an-ı Kerime göre gemiye Hz.Nuh’un ailesi(kendisine inanmayan oğullarından biri ve karısı hariç) ve kavminden inanan insanlar binmiştir.Ayrıca bazı evcilleştirilmiş hayvanların da gemiye alındığı ve gemi dışında kalan bütün canlılıların boğulduğu anlatılmaktadır.Daha sonraları insanoğlunun devamı ve insanoğluna gönderilen peygamberlerin çoğu gemide sağ kalanların neslindendir (Sarıkçıoğlu,2010).
Tevrat Tufan’ın sebepleri ve gemiye binenlerin kim olduğu konusunda Kur’an-ı Kerim’de yazılı olanlardan farklı bilgiler vermektedir.Tevrat’a göre sêmavî (cinler şeytanlar) varlıklarla Âdem kızları arasındaki evlilikler sonucu ortaya çıkan bedenlerinin üçte ikisi tanrı,üçte biri insan,devler ve melez varlıklar yeryüzünde bozgunculuk yaparlar,kan dökerler.Bu durumda Tanrı insanları ve diğer canlıları yarattığına pişman olur ve canlıları yok etmeye karar verir.Sadece Nuh ailesi Tanrı katında lütuf bulur.Sonuçta gemiye yalnızca Nuh’un ailesi (karısı,oğullarının eşleri ve oğulları) ve dünyadaki tüm hayvan türlerinden belirli oranda canlı binmiştir.Bugünkü insanlar insanlığın Hz.Adem’den sonraki ikinci atası sayılan Nuh ve üç oğlunun (Ham,Sam,Yafes) soyundan türemiştir (Sarıkçıoğlu,2010).
Yezidi’lerin kutsal kitabı Mushaf-ı Reş’te bahsedilen tufan mitoslarından birinde ise bu felaketin Yezidilere kötü davranan insanların cezalandırılması amacıyla gerçekleştiği ve Nuh’un gemisine yalnızca Yezidilerin bindirildiği ve sonuçta geminin Cudi Dağı’nda karaya oturduğu yazılmaktadır (Süvari,2010).
Sümer versiyonunda tufanın sebebinin (tanrılar panteonunun bazı üyelerinin çekimser tavrına veya muhalefetine karşın) büyük tanrıların insanları yok etmeye karar vermesi olduğu anlatılmaktadır.Bu felaket dünyanın sonu anlamına geliyordu.Sümer versiyonunda Zisudra, Akkad versiyonunda ise Utnapiştim adını alan bir tek insan kurtulmuştur bu felaketten (Eliade,2007).
Nuh’un Gemisinin Karaya Oturduğu Yer: Kur’an’nın Hûd,44. Âyetinde “Gemi Cudi Üzerine Oturdu…”buyruluyor. Müfessirler Cûdi’nin neresi olduğu konusunda çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir.Cudi Dağı’nın Musul’da, El-cezire’de, Amid’de, Şam’da olabileceğini belirten bu görüşlerin yanın da Cudi adlı dağın Hicaz, Filistin ve Kuzey Mezopotamya bölgeleri üçgeninde aranıldığı da belirtilmiştir.Bazıları bu kelimenin özel bir isim olmadığı herhangi bir dağ anlamında bir cins isim olduğunu belirtmiştir(Sarıkçıoğlu,2010).Cudi kelimesi aslen “bol bol vermek,cömert olmak” anlamına gelen Arapçadaki “cûd” masdarından türemiştir. Şırnak ili sınırlarındaki Cudi dağının bereketli olması geminin bu dağda durduğu ihtimalini kuvvetlendirmektedir(Açıkalın,2010).
Yezidi kaynaklarında da bu dağın “Cudi” olduğu yazılmaktadır.
Tevrat bu yerin “Ağrı” dağı veya “Kardo” olduğunu söylüyor.Bu isimleri taşıyan dağların her ikisi de(Cudi ve Ağrı Dağı) Hz.Nuh’un tufan sonrası yerleştiği,yaşadığı rivayet edilen Mezopotamya’nın kuzeyindeki yüksek dağlardır(Sarıkçıoğlu,2010).
Ağrı Dağı’nın üzerinde veya çevresinde Nuh tufanıyla ilgili bir işaret kesin olarak bulunmamaktadır. Ayrıca Ağrı Dağı zirvesinin 35 metresi devamlı buzuldur.Tufandan yeni kurtulan insanların hayat şartları uygun olmadığı gibi insanların beslenmesi için çok sayıda besleyici bitki bulunmamaktadır.Oysa Cudi’de yabani armut,yabani elma,ardıç,üzüm,zeytin,menengiç,bezelye,dereotu,suryaz,ebegümei,yabani enginar gibi bir çok hazır meyve sebze bulunmaktadır(Yaşın,2010). Cudi'de halen de zirvede yaşam gayet doğal olarak sürdürülebilir. 
Cudi Dağı’nda “Sefine”olarak adlandırılan yerde Hz.Nuh’un gemisinin kalıntıları olduğu düşünülen demir, mıh(büyük çivi),halkalar mevcuttur. Burası her yılın temmuz ayının ilk üç haftası ziyaret edilir ve çeşitli şenlikler düzenlenir(Bingöl,2007). Ancak dağdaki güvenlik sorunları nedeniyle bu ritüelin uzun yıllardır aksadığı bilinmektedir.
Cudi Dağı’nda uzman kişilerce yeterli araştırma yapılmamış olması dağla ilgili söz konusu rivayetin sağlam delillere oturması konusunda büyük bir sorun oluştursa da, dağın zirvesinde Arapça’da 80 anlamına gelen “Semanin” adlı bir köy kalıntısının bulunması ,Hz.Nuh’un türbesinin Cizre ilçesinde bulunuşu ve Cizre surlarının gemi şeklinde olması ,Nuh’un gemisinin Cudi dağında karaya oturduğunu güçlü bir şekilde desteklemektedir.
3.2.2.Şırnak Bölgesindeki Camiler
Şırnak bölgesindeki camilerin çoğu Cizre Beylikleri döneminde yapılmış olup Osmanlı ve Selçuklu İslam mimarisini yansıtmaktadır. Bu çalışma kapsamında camilerin birkaçını sunacağız.
Cizre Ulu Camii: Cizre’nin şehir merkezinde,Dağ Kapı Mahallesinde bulunan cami değişik zamanlarda yapılan ilave ve onarımlarla günümüze gelebilmiştir.
Ulu cami Cizre’nin 639 yılında İslam’ı kabul etmesiyle kiliseden camiye çevrilmiştir.Cizre Ulucami kapılarında bulunan Ebul-İz’in yaptırdığı ünlü ejder figürlerinden biri İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde bulunmaktadır(Bingöl,2007).
Yapı düzgün olmayan dörtgene oturmaktadır.Doğudan 55.00 m batıdan 47.48 m kuzeyden 54.00 m güneyden ise,45.41 m’dir.Cami doğu-batı doğrultusunda uzanan enine dikdörtgen planlı ve mihrap önü kubbelidir.Kuzeyinde avlu ve buna bağlı medrese kalıntıları ile minare yer almaktadır.Avluya ikisi kuzeyde,birisi doğuda diğeri batıda olmak üzere dört giriş kapısından ulaşılmaktadır(Şırnak Kültür Envanteri,2010).
Resim 2: Cizre Ulu Camii

http://www.sirnakkulturturizm.gov.tr/resim/1-256765/cizreulucami-003.jpg
Kaynak: (http://www.sirnakkulturturizm.gov.tr)
Nuh Peygamber Camii: Tufan olayından bu yana insanlığın ikinci babası olan Nuh Peygamber(A.S) kendi adıyla anılan bu camide yatmaktadır.Cizre ilçesinde Dağkapı mahallesinin tepe noktasında,Dicle Nehrinin coşup ulaşamayacağı bir noktada yapılmıştır.Nuh Peygamberin mezarı alt bodrum katındadır.Eski kullanılan mihrab hala durmaktadır.Caminin ikinci kat kısımları zamanla yıkıldığından halkça onarımlar yapılmış,düz beton atılmış,aslından saptırılmıştır. Şırnak İli Ve İlçelerini Geliştirme Vakfı (ŞIRGEV) ‘nın maddi desteği ile Nuh Nebig Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneğince türbe ve cami restore edilmiştir(http://www.sirnakkulturturizm.gov.tr).

Resim 3: Nuh Peygamber Cami

http://www.sirnakkulturturizm.gov.tr/resim/1-256764/dsc00010.jpg

Kaynak: (http://www.sirnakkulturturizm.gov.tr)


Faki Teyran Camii (Güçlü Konak), Sefine Camii (Şırnak merkez), Mushafireş Camii (Cizre), Mecdiyye Camii (Ş.Seyda Camii)(Cizre), Mir Abdal Camii (Cizre), Ş.Said Merhum Camii(Cizre), Meydan Camii(Cizre), Şırnak Ulu Camii (Şırnak merkez),Şerif Camii(Silopi) ise diğer önemli camilerdir.
3.2.3.Şırnak Bölgesindeki Medreseler
15. ve 16. yüzyıllarda Şırnak ve çevresinde olan medreseler Cizre Beyliği döneminde kurulmuştur. Bu çalışma kapsamında medreselerin birkaçını sunacağız.
Kırmızı Medrese (Medreset’ü-l Hamra):Cizre ilçesinde bulunan medrese şehrin batısında bulunan sur kalıntıları üzerinde tahminen XIV.yüzyılın ilk çeyreğinde inşa edilmiştir.Oldukça harap olan yapının mescit ve türbe kısımları sağlam,medrese ise kısmen günümüze gelebilmiştir.Bu medrese açık avlulu medreseler sınıfına girmektedir.Yapının dış cepheleri tamamen kırmızı taştan olup,düzgün kesme taş temel üzerine inşa edilmiştir.Avlusu kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen bir plana sahiptir.Mescidi avlunun güneyindedir.Mihrap tamamen taştan yapılmıştır (Pilatin,2012).
Resim 4: Kırmızı Medrese

http://img398.imageshack.us/img398/2561/a3bd2.jpg
Kaynak:(www.bydigi.net)
Abdaliye (Mir Abdal) Medresesi: Yapı Cizre ilçesinde bulunmaktadır.1437 yılında Cizre beylerinden Emir Abdullah(Abdal) İbn Abdillah İbn Seyfeddin Boti tarafından yaptırılmıştır. Bu zat Mem-u Zin olayında geçen Emir Zeynuddin’in babasıdır (www.sirnakkulturturizm.gov.tr).Kalan izlerinden anlaşıldığı kadarıyla açık avlulu medreseler grubuna girmektedir.Yapıdan günümüze sadece mescid, türbe,bir medrese hücresi,avluya geçişi sağlayan giriş ünitesi ve bir eyvan gelebilmiştir.Medrese 1930’larda kısmen onarılmıştır.
Resim 5: Mir Abdal Medresesi

http://www.sirnakkulturturizm.gov.tr/resim/1-256768/abdaliyemedresesi001111.jpg
Kaynak: (www.sirnakkulturturizm.gov.tr)
Diğer medreseler:

Süleymaniyye Medresesi (Medresetül Süleymaniyye)(Cizre), Mecidiyye Medresesi (Medresetül Mecdiyye)(Cizre), Şazeh Medresesi (Cizre).
3.2.4.Şırnak Bölgesindeki Türbeler
Cizre ve çevresi türbeler bakımından çok zengindir. Cizre ve çevresinde çeşitli dilek ve niyetler için ziyaret edilen türbe, ziyaret ve makamlar bulunmaktadır.Peygamber,veli,sahabe ve seyit gibi kişilere ait bu kutsal mekanlara gelen ziyaretçiler,kurban kesmek,adak adamak,dilek tutmak,bez bağlamak gibi çeşitli pratik ve uygulamalar icra etmektedir (Kardaş,2010).Bu çalışmada kapsamında türbelerin birkaçını sunacağız.
Nuh Peygamber Türbesi :  Cizre ilçesinde bulunmaktadır.Tufandan sonra Cizre’ye yerleşen Nuh peygamberin vefatından sonra buraya gömüldüğü bilinmektedir.Nuh Peygamber Camii avlusundaki Nuh peygamberin mezarı olduğuna inanılan yere üzeri kubbe ile örtülü bir türbe yapılmıştır.Müslümanların yoğun olarak ziyaret ettiği türbe Şırnak bölgesindeki en önemli türbedir.
Mem-u Zin Türbesi: Cizre Beyi Emir Zeynuddin döneminde Hicri:854 (1450-1451) yılında meydana gelen 17.yüzyılda Ehmede Xani tarafından kaleme alınan acı aşk hikayesi Mem-u Zin ‘in baş kahramanları Mem, Zin ve Bekir(Beko)’in mezarlarının bulunduğu türbedir.Türbe, Cizre Abdaliye Medresesi idare odalarının altında güneydoğu bölümündeki bodrumdadır.
Resim 6: Mem-u Zin Türbesi
http://www.cizre.gov.tr/up/foto/121/_c.jpg

Kaynak:www.cizre.gov.tr


Şeyh Seyda Türbesi: Türbe Cizre ilçesinde bulunmaktadır. Günümüzde birçok ziyaretçisi bulunan türbeye ziyaret nedenleri bir dilek dışında Şeyh Seyda’ya duyulan saygıdır. Asıl adı Muhammed Said olan ünlü âlim mutasavvıf Şeyh Seyda yüzlerce mürit yetiştirmiştir.
Koçibey Mezarlığı ve Türbesi(merkez),Şeyh Muhammed Türbesi(Cizre),Kubbe-i Berzerçio Türbesi(Güçlükonak),Şeyh Abdurrahman-ı Veli Türbesi(Cizre),Şeyh Ahmed El Cezeri Türbesi(Mellaye Ciziri)(Cizre) ise diğer önemli türbelerdir.
3.2.5.Şırnak Bölgesindeki Kiliseler
Özellikle Ortaçağda İdil merkez ve köylerinde birçok Süryani kilisesi inşa edilmiştir.Bu yapıların çoğu Süryanilerin yaşadığı Haberli (Sorino,Basabrin),Sarıköy (Sare) ve Öğündük (Midin) köylerinde bulunmaktadır. Bu kiliselerin bir kısmı metruk olup bir kısmı da günümüzde ibadete açıktır.Bu çalışma kapsamında kiliselerin birkaçını sunacağız.
Mor Melke Kilisesi: Yapı,İdil’in Sarıköy(Sare) Köyü’nde bulunmaktadır.VII.yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen kilise ibadete açıktır.
Öğündük (Maryohanna)Kilisesi: İdil ilçesine bağlı nüfusunun tamamı Süryanilerden oluşan Öğündük köyündedir.V-VI. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir.Kilise ibadete açıktır.

Resim 7: Öğündük (Maryohanna)Kilisesi

http://static.myturkeytravel.com/place_img/1435/ogunduk-kilisesi_20110608163638_b.jpg
Kaynak: bestoffrm.com
Mor Dodo Kilisesi: İdil’e bağlı Haberli köyünde bulunan VII.y.y’da inşa ettirildiği tahmin edilen kilise ibadete açıktır.
Mor Şalito Kilisesi(İdil-Öğündük),Mor Barsavmo Kilisesi(İdil-Haberli),Mor Kavmi Kilisesi(İdil-Haberli),Mor Tuma Kilisesi(İdil-Haberli),Mor Eseyo Kilisesi(İdil-Haberli),Meryem Ana Kilisesi(İdil Merkez),Mart Sumuni Kilisesi(Silopi),Dedeler Köyü Kilisesi(Silopi),Geramon Kilisesi(Uludere),Halmun Kilisesi(Uludere) diğer önemli kiliselerdir.
3.2.6.Şırnak Bölgesindeki Manastırlar
Hristiyanlar’ın bir kolu olan Nestorianlar, Cudi Dağı’na birkaç tane manastır yapmıştır. Bunlardan biri de, zirvede yer alan ve adına da “Gemi’nin Manastırı” denen manastırdır. M.S. 766 yılında yıldırımla yok olan manastırın yerine, Müslümanlar bir cami yapmışlardır(www.sehrinuh.com).
İdil ilçesine bağlı Haberli köyünde bulunan Mor Barsavmo Manastırı da oldukça eski ve günümüze gelene kadar birçok yıkıntıya maruz kalmış harap durumda olan kullanılmayan bir Süryani manastırıdır.
3.2.7.Şırnak Bölgesinde Yaşamış Önemli Din Adamları
Cumhuriyet öncesi,Şırnak bölgesinde özellikle Cizre’de yaygın medrese eğitimi ve tarikatler bölgede önemli âlim ve sûfîlerin yetişmesini sağlamıştır.
3 Mart 1924 tarihinde medreselerin,30 Kasım 1925 tarihinde tekkelerin kapatılması ve tarikatların yasaklanması neticesinde birçok âlim ve sûfî Suriye’ye ve Irak’a göç etmiştir(Baz,2012).
Bu çalışmada Şırnak’ta yaşamış olan onlarca âlim ve sûfîden en tanınmış olanlarının birkaçını sunacağız.
Molla Ahmet Cezerî: Molla Ahmet Cezeri’nin 1480-1580 seneleri arasında yetmiş beş sene yaşadığı tahmin edilmektedir.Kabri, Cizre’de Kırmızı Medresede’dir(www.rehber.ihya.org).Vahdet-i vücutçu Allah tasavvurları,hoşgörü ve sevgi yorumlarıyla tanınan oldukça saygın bir âlimdi.
Şeyh Muhammed Saîd Seydâ El-CezerÎ: Halk arasında Şeyh Seydâ 1893 yılında Cizre’de doğmuş olup,ilim ve faziletteki emsallerini geçip zamanın ileri gelenleri arasına girmiştir.1968 yılında vefat eden Şeyh Seydâ Hazretleri Nakşibendiyye yolunun Halidiye koluna mensuptu.Şeyh Seyda’nın medresesi Şırnak bölgesinin en istikrarlı ve meşhur medreselerinin başında geliyordu.Bu nedenle bölgede yaşayan ilim erbabının hemen hepsinin yolu Şeyh Seyda’nın medresesine mutlaka düşmüştür (Özdirek,2012).
Şeyh Muhammed Nûrullah Seydâ El-Cezerî:Miladi 1948 Hicri safer ayında Cizre’de dünya geldi.Şeyh Seyda’nın oğludur.Esraru’t-Tasavvuf adlı eseriyle ilmi ve manevi yeterliliğini ispatlamış olan şeyh Muhammed Nûrullah Seyda pek çok öğrenci yetiştirmiş olup kabri Cizre’dedir (Özdirek,2012).
Seyyid Ömer Ekinci, Ömer Faruk Seyda ve Şeyh Vehhac Varol hayatta olan tanınmış diğer din adamlarıdır.
4.Şırnak İlinin İnanç Turizmi Açısından Turizm Sorunları ve Çözüm Önerileri
4.1. Şırnak İli Turizm Sorunları
Şırnak sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan geri kalmış bir ildir.Bu sorundan en fazla etkilenen sektörlerden biri de turizm sektörüdür.Çalışmamızda belirttiğimiz sorunlar ve çözüm önerileri bölgedeki inanç turizminin gelişimini engelleyen sorunların başlıcaları olmakla beraber aslında bölgedeki diğer turizm çeşitlerinin de gelişimini engelleyen sorunlardır.Bölgede inanç turizminin gelişimini olumsuz etkileyen sorunlar başlıca;


  • Güvenlik sorunları

  • İmaj sorunu

  • Tanıtımın yetersizliği ve eksikliği

  • Halkın eğitim seviyesinin düşüklüğü

  • Turizm işletmelerinde çalışan personelin eğitim sorunları

  • Turizm işletme belgeli tesislerin azlığı

  • Tarihi yapılara yönelik restorasyon çalışmalarının yetersizliği ve bu yapıların birçoğunun koruma altına alınmamış olması

  • Ulaşım sektöründeki yetersizlikler

  • Alt yapı ve üst yapı sorunları

  • İlgili kurumların yetersiz çalışmaları şeklindedir.


4.2.Şırnak İli Turizm Sorunlarına Yönelik Çözüm Önerileri
Bir bölgenin turistik açıdan önemli arzlarının olması o bölgeye her zaman rekabet üstünlüğü sağlamaz Bir ürünün turistik ürün olarak nitelik kazanmasının birinci koşulu söz konusu ürünün çekici ve ulaşılabilir olmasıdır. Mevcut arzların turizm açısından tatmin edici düzeyde değerlendirilmesi, o ürünün çekiciliğinin korunması ve üründen faydalanmak isteyenlere başka hizmetlerin de sağlanmasıyla mümkün olacaktır.Bu nedenle turistik ürünün bulunduğu bölgede turistin birden fazla ihtiyacının giderilmesine yönelik tesislerin bulunması gerekmektedir.Şırnak ilinin turizm açısından olumlu bir konuma getirilmesi için öncelikle kurumlarca bir turizm stratejisi belirlenmeli ve mevcut sorunların çözümüne yönelik çalışmalara ilgili kurumların etkin katılım ve yeterli desteği sağlanmalıdır.Mevcut sorunlardan yola çıkarak önerebileceğimiz çözüm önerileri aşağıdaki şekilde sıralanabilir;


  • Bölgenin olumsuz imajının düzeltilmesine yönelik çalışmaların artırılması

  • Ören yerlerinde kazı çalışmalarının artırılması

  • Cazibe unsurlarının bulunduğu yerlerde turizm enformasyon bürolarının açılması

  • Güvenlik sorunlarının bitirilmesi veya en aza indirilmesine yönelik adımların hızlandırılması ve bölgeyi ziyaret edecek turistin güvenlik sorunlarından etkilenmesini engelleyecek veya azaltacak tedbirlerin alınması

  • Alt yapı ve üst yapı sorunlarının giderilmesi

  • Bölgesel kalkınma çalışmalarının yapılması

  • İnanç turizmine yönelik tarihi yapıların koruma altına alınması

  • Bölgedeki dini tarihi yapılara yönelik restorasyon çalışmalarının artırılması

  • Bölgedeki ulaşım sorunlarının çözümüne yönelik çalışmaların hızlandırılması ve inanç turizmi bakımından çekici unsurların ulaşılabilir

  • Turizm işletmelerindeki hizmet kalitesinin iyileştirilmesi

  • Bölgeyi inanç turizmi bakımından marka kent durumuna getirilmesi ve bölgesel tanıtım faaliyetlerinin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi

  • Turizm işletmesi belgeli işletmeciliğin özendirilmesi

  • Yerel ve dini organizasyonların ulusal ve uluslararası düzeyde insanların katılımını gerçeleştirmek için çekici hale getirilmesi

  • Hedef kitlenin belirlenmesi ve hedef kitlenin beklentilerine yönelik pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi

  • Halkın turist ile ilgili olumsuz algı ve önyargılarının giderilmesine yönelik çalışmaların yapılması ve halkta turizm bilincinin geliştirilmesi

  • Bölgede turizm sektöründeki işgücünün eğitilmesi

  • İnternet ortamında Şırnak iliyle ilgili doğru ve ilgi çekici bilgilere ulaşımın kolaylaştırılmasını sağlayacak web sitelerinin hazırlanması ,mevcut web sitelerindeki bilgilerin düzenlenmesi ve eksiklerin giderilmesi kısacası globalleşen dünyanın rekabet koşullarıyla baş edebilmenin en kolay ve etkili yollarından internet üzerinden pazarlamanın avantajlarından turizm açısından en etkin şekilde faydalanılması

  • Seyahat acenteciliğinin geliştirilmesi ve bölgeye yönelik paket turların gerçekleştirilmesine yönelik çalışmaların yapılması



  1. Sonuç

Şırnak inanç turizmi yönünden birçok dine hitap edebilecek önemli arz kaynaklarına sahip çok kültürlü bir şehirdir. Özellikle tüm dinlerde oldukça ilgi çeken Tufan Olayı’nda Nuh Peygamberin tufandan korunmak için inşa ettirdiği geminin ilin sınırlar içerisindeki Cudi Dağı’nda karaya oturmuş olma ihtimali ilin en dikkat çeken özelliğidir.


Ancak il İslam ve Hristiyanlık inancının süslediği mimari yapıları , kültürel ve doğal zenginliğinden kaynaklanan fırsatları ne yazık ki turistik anlamda yeterince değerlendirememiştir.İlde bölgesel kalkınmayı olumlu yönde destekleyecek sektörlerden biri de turizm sektörüyken ne yazık ki mevcut sorunların yıllardır yeterince çözüme kavuşturulmamış olması turizm sektörünün gelişimini engellemektedir.Alt yapı,üst yapı ve güvenlik sorunları gelişimi engelleyen en önemli unsurlar olmasının yanında inanç turizmine konu olan turistik yapıların (kilise,manastır,cami,medrese vb.) yeterince korunmamış ve onarılmamış olması ilin özellikle inanç turizmi açısından marka kent konumuna getirilebilecek potansiyelinin açığa çıkarılmasını da engellemiştir. İl işletmelerin ve güçlü girişimcilerin yeterince fark etmediği ya da mevcut sorunlar nedeniyle girmeye değer görmediği ve turizm pazarında yeni bir ürün olarak pazarlanabilecek niş bir pazar niteliği de taşımaktadır.
Şırnak ilinin inanç turizmi potansiyelinin açığa çıkarılması ve bu potansiyelin ilin turizm alanında kalkınmasını sağlaması için öncelikle bölgede güvenlik sorunlarının azaltılması ,bölgenin etkin tanıtımının sağlanması, var olan tarihi yapıların restore edilmesi ve bölgede turistik tesislerin artırılmasıyla mümkün olacaktır.
Kaynakça

Açıkalın,B.(2010).Tefsir Literatüründe Nûh(a.s) Kıssası.Uluslararası Şırnak ve Çevresi Sempozyumu,Şırnak:Şırnak Üniversitesi.ss.35-40.


Başçı,A.(2011),Türkiye’de İnanç Turizmi Kapsamında Aziz Pavlus’un Yeri Önemi Ve Turistik Ürün Potansiyelinin Değerlendirilmesinde Tanıtım Faaliyetlerinin Rolü,Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü,Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi,Ankara.
Baz,İ.(2012).Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Irak ve Suriye’ye Göçen Cizreli Âlim ve Sûfîler. Uluslararası Bilim, Düşünce ve Sanatta Cizre Sempozyumu,İstanbul:Şırnak Üniversitesi,Mardin Artuklu Üniversitesi.ss.239-256.
Bingöl,Z.(2007).Gelenekselden Evrensele Anadolu’da İnanç Turizmi.Detay Yayıncılık:İstanbul.

Dikici,E., Sağır, A.(2012). Antalya’da İnanç Turizminin Sosyolojik Çözümlemesi: Demre-Myra Örneği. KMÜ Sosyal ve Ekonomi̇k Araştırmalar Dergi̇si, 14 (22), s.s.35-43.


Duru R. (2007), İnanç Turizmi Günleri III, Şubat Yayıncılık. İstanbul.
Eliade,M.(2007).Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi (Çev.Ali Berktay) .Kabalcı Yayınevi:İstanbul.
Emir,O.,Avan,A.(2010). Yabancı Turistlerin Satın Alma Karar Sürecinde Kültürel Varlıkların Etkisi: Konya Örneği.Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi ,24,ss.203-220.

Güreş,N.,Akgül,V.(2010). Niş (Nıche) Pazarlama ve Hatay Turizmine Yönelik Niş

Pazarlama Stratejilerinin Belirlenmesi. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 7 (13), ss. 298 – 309.
Kanca,E.(2010).Tufan Efsanelerine Sembolik Bir Bakış:Kültürel Dünyanın Yıkımı ve Yeniden Kuruluşu..Uluslararası Şırnak ve Çevresi Sempozyumu,Şırnak:Şırnak Üniversitesi.ss.41-46.
Kardaş,C.(2010).Cizre’de Bulunan Türbeler ve Bu Türbelerin Etrafında Oluşan Kültürel Değerler.Uluslararası Şırnak ve Çevresi Sempozyumu,Şırnak:Şırnak Üniversitesi.ss.389-394.
Küçük, M. A. (2010) İnanç Turizmi Açısından Türkiye. Türkiye‟de Dinler Tarihi Dünü, Bugünü ve Geleceği. Ankara: Dinler Tarihi Araştırmaları Dergisi (7) 7 s.s.755-789.
Laflı,E.(2012).Eskiçağ’da Cizre Arkeolojisi ve Tarihi. Uluslararası Bilim, Düşünce ve Sanatta Cizre Sempozyumu,İstanbul:Şırnak Üniversitesi,Mardin Artuklu Üniversitesi.ss.15-21.
Magrath, A. J. (1988).Market Smart:ProvenStrategiesToOutfoxAndOutflankYourCompetition John WileyandSons, Newyork.
Okçu,D.(2010).Şırnak İlinin Kaybolan Dini Zenginliklerinden ‘Yezidilik’.Uluslararası Şırnak ve Çevresi Sempozyumu,Şırnak:Şırnak Üniversitesi.ss.889-896.
Özcan, M. (1997). Niche Marketing (Niş Pazarlama) ve Kobi’ler. Pazarlama Dünyası Dergisi,11(62)ss. 20-21.
Özdemir,A.,Orçanlı,K.(2012). İki Aşamalı Kümeleme Algoritması ile Pazar Bölümlemesi, Müşteri Profillerinin Belirlenmesi ve Niş Pazarların Tespiti. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,(5/3),ss.1-27

Özdirek,R.(2012).Cumhuriyet Dönemi Cizre Bölgesi Din Âlimleri. Uluslararası Bilim, Düşünce ve Sanatta Cizre Sempozyumu,İstanbul:Şırnak Üniversitesi,Mardin Artuklu Üniversitesi.ss.223-234.


Pilatin,Ü.(2012).Osmanlı Medrese Sistemi ve Cizre Medreseleri. Uluslararası Bilim, Düşünce ve Sanatta Cizre Sempozyumu,İstanbul:Şırnak Üniversitesi,Mardin Artuklu Üniversitesi.ss.403-410.
Sargın,S.(2006).Yalvaç’ta İnanç Turizmi. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,16 (2), ss.1-18
Sarıkçıoğlu,E.(2010).Kur’an ve Arkeoloji Işığında Nuh Tufanı.Uluslararası Şırnak ve Çevresi Sempozyumu,Şırnak:Şırnak Üniversitesi.ss.25-34.
Sevinç,H., Azgün,S.(2012). Bölgesel Kalkınma ve İnanç Turizmi Bağlamında Akdamar Kilisesi Örneği. Uluslararası Sosyal ve Ekonomik Bilimler Dergisi 2 (2): s.s.17-21.
Süvari,Ç.C.(2010).Tufan Mitosu ve Cudi Dağı’nın Yezidi Kimliği İnşasında Oynadığı Rol.Uluslararası Şırnak ve Çevresi Sempozyumu,Şırnak:Şırnak Üniversitesi.ss.897-904.
Şırnak Valiliği Kültür Envanteri (2010).
T.C Dicle Kalkınma Ajansı,Dicle Bölgesi (TRC3) Turizm Mevcut Durum Raporu,2010.

Tekeli, H. (2001). Turizm Pazarlaması ve Planlaması, Ankara, Detay Yayıncılık.

Top,M.(2010). Şırnakta’ki Ortaçağ ve Sonrasına Ait Mimari Üzerine bir Değerlendirme.Uluslararası Şırnak ve Çevresi Sempozyumu,Şırnak:Şırnak Üniversitesi.ss.321-341.
Ulusan,Y.,Batman,O.(2010). Alternatif Turizm Çeşitlerinin Konya Turizmine Etkisi

Üzerine Bir Araştırma.Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi ,23,ss. 243-260.


Yaşın,A.(2010).Cudi Dağı ve Nuh Tufanı.Uluslararası Şırnak ve Çevresi Sempozyumu,Şırnak:Şırnak Üniversitesi.ss.47-52.
Niş Pazarlama (ÖZKAN,M.(2003)
http://www.danismend.com/kategori/altkategori/nis-pazarlama/(15.12.2012).
Çıkış Yapan Ziyaretçilerin Geliş Nedeni

http://www.tuik.gov.tr/VeriBilgi.do?alt_id=51(15.12.2012).



İnanç turizmi

http://www.ktbyatirimisletmeler.gov.tr/TR,10173/inanc-turizmi.html(10.12.2012).



Cizre Ulucamii, Nuh Peygamber Camii, Mir Abdal Medresesi

http://www.sirnakkulturturizm.gov.tr/belge/1-63393/camiler.html (20.12.2012).



Kırmızı Medrese

http://www.bydigi.net/resim/343145-kirmizi-medrese-cizre.html (20.12.2012).



Mem-u Zin Türbesi

http://www.cizre.gov.tr/foto/kat/cizre-fotograflari/ (20.12.2012).



Öğündük (Maryohanna)Kilisesi

Http://Www.Bestoffrm.Com/178997-Ogunduk-Maryohannakilisesisirnak-Ogunduk-Maryohannakilisesi.Html(10.12.2012).



Şırnak İlindeki Manastırlar

http://sehrinuh.com/index.php/2012/02/nuh-tufani/(15.12.2012)



Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi

http://www.sirnak.gov.tr/default_B0.aspx?content=1107(11.01.013)

Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə