TüRKİYE’de kurumlar vergiSİ



Yüklə 446 b.
səhifə20/31
tarix16.08.2018
ölçüsü446 b.
1   ...   16   17   18   19   20   21   22   23   ...   31

Debit note’a ilişkin gider, kanuni bir vesika ile tevsik ilkesini yerine getirmediğinden K.K.E.G. olarak değerlendirilmelidir.

  • Debit note’a ilişkin gider, kanuni bir vesika ile tevsik ilkesini yerine getirmediğinden K.K.E.G. olarak değerlendirilmelidir.

  • K.K.E.G. olarak mütalaa edilen bir gideri KDV’si de ilgili K.D.V.K. Mad.30/d uyarınca indirim konusu yapılamayacaktır.

  • Buna karşın yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında alınan belgelerin, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içinde noterlerde Türkçe'ye tercüme ve tasdik edilme zorunluluğu kaldırılmıştır.

  • Yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elamanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar (V.U.K.G.T. Sıra No:253)



AKTİFLEŞTİRİLEN FİNANSMAN GİDERLERİ: Yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kredinin kullanıldığı döneme ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; sonraki mali dönemlere ait olanların ise, ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması gerekmektedir.

  • AKTİFLEŞTİRİLEN FİNANSMAN GİDERLERİ: Yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kredinin kullanıldığı döneme ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; sonraki mali dönemlere ait olanların ise, ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması gerekmektedir.

  • Döviz kredisi kullanılarak sabit kıymet alımı sırasında veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesi zorunlu bulunmakta; aynı kıymetlerle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılması mümkündür (163 Sıra No.lu V.U.K.G.T).



Finansal giderin maliyet bedeline intikal ettirilebilmesi için iktisadi bir kıymetin edinilmesi veya değerinin artırılması için yapılan ödemeler ile bunlara benzer ek diğer giderlerden olması gerekmektedir.

  • Finansal giderin maliyet bedeline intikal ettirilebilmesi için iktisadi bir kıymetin edinilmesi veya değerinin artırılması için yapılan ödemeler ile bunlara benzer ek diğer giderlerden olması gerekmektedir.

  • Bu itibarla, emtianın satın alınıp işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunludur. Stokta kalan emtia ile ilgili olarak daha sonra ortaya çıkacak kur farklarının ise, ilgili bulundukları yıllarda gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.

  • İşletmelerin finansman temini maksadıyla bankalardan veya benzeri kredi müesseselerinden aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden dönem sonu stoklarına pay vermeleri zorunlu bulunmamaktadır. Buna göre mükellefler söz konusu ödemelerini doğrudan gider olarak kaydedebilecekleri gibi, diledikleri takdirde stokta bulunan emtiaya isabet eden kısmı maliyete dahil edebileceklerdir (238 Sıra No.lu V.U.K.G.T).



GEÇ GELEN FATURALAR: 193 sayılı G.V.K.’na göre, bir takvim yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesi izleyen yılın Mart ayı içinde, 5520 sayılı KVK’na göre, bir hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın içinde verilecektir. Bu şekilde vergi kanunları, geçmiş yıl hesaplarını kesinleştirmeleri için gelir vergisi mükelleflerine 3 ay kurumlar vergisi mükelleflerine 4 ay süre tanımaktadır. Bu zaman zarfında geçmiş yıl tarihini taşıyan kayıtların, kapanan yıl defterlerine yapılması mümkündür.

  • GEÇ GELEN FATURALAR: 193 sayılı G.V.K.’na göre, bir takvim yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesi izleyen yılın Mart ayı içinde, 5520 sayılı KVK’na göre, bir hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın içinde verilecektir. Bu şekilde vergi kanunları, geçmiş yıl hesaplarını kesinleştirmeleri için gelir vergisi mükelleflerine 3 ay kurumlar vergisi mükelleflerine 4 ay süre tanımaktadır. Bu zaman zarfında geçmiş yıl tarihini taşıyan kayıtların, kapanan yıl defterlerine yapılması mümkündür.

  • Geç gelen belgeye yönelik olarak geçmiş yıl defterlerinde, belgedeki KDV dahil tutar üzerinden gider karşılığı ayrılarak gider kaydı yapılabilir. Yeni yılda ise, söz konusu geç gelen belgeye istinaden gider karşılığı hesabı kapatılır. Bu takdirde gider yazma imkanı sağlanmış fakat KDV indirim hakkından vazgeçilmiş olacaktır.



Mükelleflerin alış ve giderlerine ilişkin vesikaların kendi iradeleri dışındaki sebeplerle işletmeye kayıt süresi geçtikten sonra intikal etmesi halinde, ispat ve tevsik edilmek şartıyla olayın mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve vesikaların kayıt süresinden sonra kayda alınması mümkündür.

  • Mükelleflerin alış ve giderlerine ilişkin vesikaların kendi iradeleri dışındaki sebeplerle işletmeye kayıt süresi geçtikten sonra intikal etmesi halinde, ispat ve tevsik edilmek şartıyla olayın mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve vesikaların kayıt süresinden sonra kayda alınması mümkündür.



  • Dostları ilə paylaş:
1   ...   16   17   18   19   20   21   22   23   ...   31


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə