Zhuan falun



Yüklə 1,22 Mb.
səhifə12/48
tarix14.08.2018
ölçüsü1,22 Mb.
#70846
1   ...   8   9   10   11   12   13   14   15   ...   48

ÜÇÜNCÜ DERS



TÜM UYGULAYICILARI ÖĞRENCİLERİM OLARAK GÖRÜRÜM


Herkes ne yapmakta olduğumu biliyor mu? Kendi başına çalışarak gerçek anlamda kendisini geliştirebilenler de dâhil olmak üzere, tüm uygulayıcıları öğrencilerim olarak görür ve bu yüzden de onlara rehberlik ederim. Sizlere xiulian sistemini öğreterek yüksek boyutlara doğru rehberlik etmek için, bu şekilde yol göstermekten başka bir seçeneğim yok. Aksi takdirde bu, sorumsuz olmak ile aynı anlama gelir ve sorunlara yol açar. Sizlere birçok şey verdik ve sıradan insanların bilmemesi gereken çok sayıda ilkeyi öğrenmenize izin verdik. Sizlere birçok şey vermemin yanı sıra, bu Dafa'yı öğretiyorum. Vücutlarınızı temizliyor ve başka birtakım meselelerinde üstesinden geliyorum. O yüzden sizleri öğrencilerim olarak görmemek, benim için kesinlikle kabul edilemez bir şeydir. Cennete ait olan bu kadar çok sırrın, sıradan insanlara keyfi olarak öğretilmesine izin verilmez. Fakat bir konu var. Artık zaman değişti. Biz sorgusuz sualsiz itaat etme veya yerlere kadar eğilip selamlama seremonileri uygulamıyoruz. Bu tip seremoniler bir işe yaramaz. Bu, dinsel davranışlara benzer, biz ise dinle uğraşmıyoruz. Kapıdan dışarı adımınızı attığınız an, sıradan insanlar arasında şöhret ve menfaat için mücadele edip savaşarak her zamanki gibi davranmaya devam eder ve canınızın istediği her şeyi yaparsanız, Shifu'ya sorgusuz sualsiz boyun eğmenin ve ona tapınmanın faydası nedir? Benim adımın altındaki Falun Dafa'nın itibarını bile zedeleyebilirsiniz!

Gerçek xiulian, tamamen kalbinize bağlıdır. Xiulian uygulayabildiğiniz, uygulamanızda emin adımlarla ve kararlılıkla devam ettiğiniz sürece, sizleri öğrencilerim olarak kabul edeceğim. Bu şekilde davranmamak benim için olası değildir. Fakat kendisini gerçek bir uygulayıcı olarak göremeyen ve xiulian'e devam edemeyecek olan bazı insanlar vardır. Herkesin bunu yapabilmesi olanaksızdır. Fakat birçoğunuz uygulamaya gerçekten devam edebilecek. Uygulamaya devam edebildiğiniz takdirde, sizleri öğrencilerim olarak kabul edeceğim.

Her gün sadece bu birkaç set egzersizi yaparak bir Falun Dafa öğrencisi olarak kabul edilebilir misiniz? Muhakkak ki değil. Çünkü gerçek bir xiulian uygulaması, bizim belirlemiş olduğumuz xinxing standartlarına uymak zorundadır ve sizler xinxing'inizi gerçek anlamda yükseltmek zorundasınız -sadece bunun ardından o gerçek bir xiulian uygulaması olur. Eğer xinxing'inizi yükseltmeden ve her şeyi kuvvetlendiren güçlü bir enerjiye sahip olmadan sadece egzersizleri yapıyorsanız, buna xiulian denmez - ne de biz sizleri bir Falun Dafa öğrencisi olarak kabul edebiliriz. Eğer Falun Dafa'mızın gerekliliklerini takip etmeden bu şekilde davranmaya devam eder ve sıradan insanlar arasında xinxing'inizi geliştirmeden her zamanki gibi hareket ederseniz, egzersizleri yapıyor olmanıza rağmen başka problemlerle karşılaşmaya devam edersiniz. Hatta sizi yanlış yola sevk eden şeyin Falun Dafa olduğunu bile iddia edebilirsiniz. Bunların hepsi mümkündür. O yüzden, xinxing gereksinimlerimize gerçekten uymak zorundasınız -sadece o zaman gerçek bir uygulayıcı olursunuz. İşte böylece her şeyi açık ve net olarak hepinize anlatmış bulunuyorum. Bu yüzden lütfen bana öğrenciliğe kabul edilme seremonisi için gelmeyin. Siz gerçek anlamda xiulian uyguladığınız sürece, ben sizi o şekilde kabul edeceğim. Fa Bedenlerimin sayısı o kadar fazladır ki, onlar sayılamazlar. Buradaki uygulayıcıların yanı sıra, daha ne kadar sayıda insan olursa olsun, onlarla hala ilgilenebilirim.

BUDA OKULU QİGONG'U VE BUDİZM


Buda Okulu qigong'u Budizm değildir. Size bunu açık bir şekilde söylemeliyim. Aslında Tao Okulu qigong'u da Taoizm değildir. İçinizden bazıları sürekli olarak bunları birbirine karıştırıyor. Tapınaklardaki bazı keşişler ve rahip sınıfından olmayan bazı Budist öğrenciler, Budizm'i biraz daha fazla bildiklerini düşünüyorlar, o yüzden de öğrencilerimizin arasında büyük bir heves ile Budizm'i anlatıyorlar. Sizlere bu tip şeyler yapmamanız gerektiğini söyleyeyim çünkü onlar aynı uygulama okuluna ait değillerdir. Dinin dinsel bir formu vardır. Biz ise burada okulumuzun sadece uygulama kısmını öğretiyoruz. Falun Dafa öğrencisi olan keşiş ve rahibelerin dışında hiç kimse, dinsel biçime göre davranmamalıdır. O yüzden bizim okulumuz, Dharma'nın Son Dönemindeki Budizm değildir.

Budizm'deki Dharma, Buda Fa'nın sadece küçük bir parçasıdır. Daha hala birçok türde Fa uygulamaları mevcuttur. Ayrıca farklı seviyeler farklı Fa’ya sahiptir. Sakyamuni 84.000 uygulama yönteminin var olduğunu söylemiştir. Budizm ise Tiantai, Huayan, Zen, Jingtu, Mi gibi sadece birkaç yöntem içerir. Sayıları son derece kısıtlıdır! Bu yüzden Budizm, Buda Fa'nın tamamını temsil edemez ve Buda Fa'nın sadece çok küçük bir parçasıdır. Aynı zamanda, Falun Dafa’mız, Buda Okulundaki 84 bin uygulama yönteminden biridir. Fakat bizim ne Budizm ile, ne Dharma'nın Son Dönemindeki orijinal Budizm ile, ne de günümüzdeki dinler ile hiçbir ilgimiz yoktur.

Budizm, eski Hindistan'da 2,500 yıl önce Sakyamuni tarafından kurulmuştur. Sakyamuni, gong’unun kilidi açılarak Aydınlanma’ya ulaştığında, daha önceden geliştirmiş olduğu şeyleri tekrar hatırladı ve insanları kurtarmak için bunu herkese açıkladı. Bu okula ait kaç bin tane kutsal yazıt olursa olsun aslında o sadece üç kelimeden oluşur: "Temel Prensipler, Transta Meditasyon ve Bilgelik." Bu okulun karakteristik özellikleri bunlardır. "Temel Prensipler" kişiyi sıradan insanlara özgü bütün arzularından ve kişisel çıkarlarının peşinde koşmaktan vazgeçmeye zorlar, dünyasal olan her şey ile bağını koparır ve böyle devam eder. Bu yolla kişinin zihni hiçbir şey düşünmeden boşalmış olur ve bu da konsantrasyona girmeyi sağlayabilir. Bu iki şey birbirini tamamlar. Konsantrasyona girebilme durumu elde edilince, kişi gerçek uygulaması için meditasyona oturabilir ve uygulamasında ilerleme kaydetme konusunda transa bel bağlar. Bu okuldaki gerçek uygulama kısmı budur. Ne egzersizleri öğretmeyi ne de bedeni dönüştürmeyi önemser; sadece, kişinin seviyesini belirleyen gong geliştirir. Kişi, gong'un dönüşümünü önemsemez, ömür boyu azimle sadece xinxing'ini geliştirir. Bu arada meditasyon yolu ile transta kalma yeteneğini de geliştirir; acı çekmek ve karmasını yok etmek için meditasyonda oturur. "Bilgelik" ile bahsedilen ise, kişinin yüce bir bilgelik ile aydınlanması ve evrenin farklı boyutlarının gerçeklikleri kadar, evrenin tüm gerçekliklerini görebilmesidir. Tüm Tanrısal güçler ortaya çıkar. Bilgeliğe uyanış veya aydınlanma “gong kilidinin açılması” olarak da isimlendirilir.

Sakyamuni bu uygulama yöntemini öğrettiği sırada Hindistan'da sekiz ayrı din hüküm sürüyordu. Bunlardan biri de Brahmanizm adında çok köklü bir dindi. Sakyamuni bütün hayatı boyunca diğer dinler ile ideolojik mücadele içerisinde oldu. Sakyamuni'nin öğretisi doğru ve gerçek bir öğretiydi ve öğretmekte olduğu bu Budist Dharma, gün geçtikçe güçlenerek diğer dinlerin zayıflamasına neden oldu. Hatta çok köklü bir din olan Brahmanizm bile yok olmanın eşiğine geldi. Fakat Sakyamuni'nin Nirvana'sının ardından diğer dinler, özellikle de Brahmanizm, yeniden canlanmaya başladı. Bu arada Budizm'de ne gibi durumlar meydana geldi? Bazı keşişler, gong kilitlerinin açılması konumuna ulaştılar ve farklı seviyelerde aydınlandılar fakat aydınlanma seviyeleri çok düşüktü. Sakyamuni, Rulay seviyesine ulaşmıştı fakat çok sayıda keşiş bu seviyeye ulaşamadı.

Buda Fa, farklı seviyelerde farklı tezahür eder. Bununla birlikte, seviye ne kadar yüksekse kişi gerçeğe o kadar yakın, ne kadar düşükse, gerçekten bir o kadar uzaktır. Bu keşişler, gong kilitleri alt seviyelerde açılıp aydınlanmaya ulaştılar. Sakyamuni'nin söylediği şeyleri tercüme etmek için, kendi seviyelerinde görmüş oldukları evrenin tezahürünü ve aynı şekilde kendi anladıkları durum ve prensipleri kullandılar. Yani bazı keşişler Sakyamuni'nin Dharma'sını şu veya bu şekilde yorumladılar. Bazı keşişler, Sakyamuni'nin orijinal kelimelerini kullanmak yerine, kendi anlamış oldukları şeyleri, sanki Sakyamuni'nin kelimeleriymiş gibi anlatarak vaazlar bile verdiler. Bu durum, Budist Dharma'yı tanınmaz hale getirecek şekilde bozdu ve o artık Sakyamuni'nin öğretmiş olduğu Dharma olmaktan çıktı ve bu da en sonunda, Budist Dharma'nın Hindistan'dan yok olmasına neden oldu. Bu çok önemli bir tarihi derstir. Böylece sonradan, Hindistan'da Budizm diye bir şey kalmadı. Budizm tamamen yok olmadan önce, birçok reformdan geçti. En sonunda da bünyesine Brahmanizm'den birtakım şeyler kattı ve günümüz Hindistan'ındaki Hinduizm dini haline geldi. Bu dinde artık Buda’lara inanılmıyor. Sakyamuni'ye değil başka şeylere inanılıyor. Durum budur.

Budizm, gelişimi esnasında birkaç kez çok önemli reformdan geçti. Bunlardan biri, Sakyamuni'nin ölümünden hemen sonra gerçekleşti. Bazı kişiler, Sakyamuni'nin öğretmiş olduğu yüksek seviyeli prensiplerin ışığında Mahayana’yı veya diğer adıyla "Büyük Vasıta Budizm"ini kurdular. Onlar, Sakyamuni'nin halka öğretmiş olduğu Dharma'nın, sıradan insanların kişisel kurtuluşunu ve Arhat seviyesine ulaşmayı amaçladığına inanıyorlardı. O Dharma, tüm yaşamlara kurtuluş sunmuyordu, o yüzden ona Hinayana veya "Küçük Vasıta Budizm"i dediler. Güneydoğu Asya'daki keşişler, Sakyamuni zamanındaki orijinal uygulama yöntemini izlemeye devam ediyorlar. Çin'de biz ona Hinayana diyoruz. Elbette onlar bunun böyle olduğunu düşünmüyor. Onlar, Sakyamuni'nin orijinal yöntemini sürdürdüklerine inanıyorlar. Gerçekten de öyle; çünkü onlar temel anlamda, Sakyamuni zamanındaki uygulama yöntemini sürdürmektedir.

Reformdan geçmiş olan bu Mahayana Çin'de ortaya çıktıktan sonra ülkemizde kök salmış ve bugün Çin'de öğretilen Budizm haline gelmiştir. Aslında o, Sakyamuni zamanındaki Budizm'den çok daha farklı bir hale gelmiştir. Giyiniş tarzından tutun, aydınlanma durumuna ve tüm uygulama periyoduna kadar her şey değişmiştir. Orijinal Budizm'de sadece kurucu olan Sakyamuni'ye inanılıyordu. Fakat şimdi Budizm'de birçok Buda ve Büyük Pusa mevcut. Buna ek olarak, inanç kendisini birçok Buda'ya adamış durumda. Birçok Rulay'a inanılıyor ve Budizm, Buda Amitofo, Buda Yaoshifo, Buda Dari Rulay dâhil, birçok Buda'ya inanılan bir din haline gelmiş. Ayrıca, inanılan birçok Büyük Pusa da var. Böylece günümüzdeki Budizm, Sakyamuni'nin kurduğu halinden tamamen farklı bir hale gelmiştir.

Bu dönemde, Longşu Pusa gizli bir uygulama yöntemi öğrettiği esnada, bir başka reform daha gerçekleşti. Bu uygulamanın kökeni Hindistan idi. Afganistan üzerinden Çin'e girmiş, daha sonra da Sincan bölgesine yayılmıştı. O dönemde Tang Hanedanlığı hüküm sürdüğünden, bu uygulama Tang Tantrizmi olarak adlandırıldı. Konfüçyüs akımından doğrudan etkilenen Çin'in ahlâki değerleri, genel anlamda, diğer milletlerden farklıydı. Bu gizli uygulama yöntemi, kadın ve erkeğin birlikte uygulama yapmasını içeriyordu ve o dönemdeki toplum bunu kabul edemezdi. Bu yüzden Tang Hanedanının Huichang döneminde -Budizm bastırıldığı sırada- Çin'den silinip yok oldu. Şu anda Japonya'da, kökeni o zamanki Çin olan bir Doğu Tantrizm'i mevcuttur fakat guanding uygulaması içermez. Tantrizm'e göre kişi guanding olmadan Tantrizm uygularsa, Dharma'yı çalmış sayılır ve bire bir öğretilmiş olarak kabul edilmezdi. Tibet Tantrizm'i olarak adlandırılan bir diğer uygulama metodu da, Hindistan ve Nepal'den Tibet'e geldi ve günümüze kadar ulaştı. Aslında Budizm'in durumu budur. Böylece Budizm'in oluşum ve gelişim evrelerini çok kısa bir şekilde özetlemiş oldum. Budizm'in gelişim süreci boyunca, Bodhidharma tarafından kurulan Zen Budizmi gibi veya Jingtu gibi ya da Huayan gibi birtakım uygulamalar da ortaya çıkmıştır. Bunların hepsi, Sakyamuni'nin o zamanlar söylemiş olduğu şeylerden algılananlar üzerine kurulmuştur. Bunların hepsi, reforma uğramış Budizm'e aittir. Budizm'de 10’dan fazla bu tip uygulama vardır ve bunların hepsi, din şeklini almıştır. Bu yüzden onların hepsi Budizm'e aittir.

Bu yüzyılda ortaya çıkan, sadece bu yüzyılda da değil, son birkaç yüzyılda dünyanın değişik bölgelerinde ortaya çıkan birçok yeni dine gelince, çoğu sahtedir. Bütün aydınlanmış yüce varlıkların insanları kurtardıkları kendi cennetleri vardır. Sakyamuni, Buda Amitofo ve Buda Dari Rulay gibi Rulayların her birinin, insanları kurtarıp götürecekleri kendilerine ait dünyaları vardır. Samanyolu Galaksimizde bunun gibi 100'den fazla dünya vardır ve Falun Dafa'mız da bir Falun Dünyasına sahiptir.

Kurtuluşa gelince, bütün bu sahte uygulamalar öğrencilerini nereye götürebilir? Öğrettikleri Fa olmadığı için, onlar insanları kurtaramazlar. Bazı kişiler dinleri ilk oluşturduklarında, tabii ki geleneksel dinleri yıkmaya çalışan şeytanlar haline gelmeyi istememişlerdi. Bu kişilerin gong kilitleri açıldı ve değişik seviyelerde aydınlandılar. Bazı ilkeleri gördüler fakat insanları kurtarabilecek aydınların seviyesinden çok uzaklardı. Bu kişiler çok düşük seviyelerdeydiler ve bazı ilkelerin farkına vardılar. Sıradan insanlar arasındaki birtakım şeylerin yanlış olduğunu fark ettiler ve insanlara nasıl iyi şeyler yapacaklarını da anlattılar. Başlangıçta diğer dinlere karşı değillerdi fakat insanlar onların söyledikleri şeylerin mantıklı olduğunu düşünerek, zamanla onlara inandılar ve gün geçtikçe onlara daha fazla güvendiler. Sonuç olarak kendilerini dinlerin yerine onlara adadılar. Bu kişiler şöhret ve menfaate bağımlılık geliştirerek, halktan kendilerine ünvan vermelerini istediler. Bunun ardından da yeni dinler kurdular. Size bunların tamamının şeytani dinler olduğunu söyleyeyim. Hatta insanlara zarar vermemiş olsalar dahi yine de şeytani uygulamalardır çünkü insanların gerçek dinlere olan inançlarına engellemeler yaratmışlardır. Gerçek dinler insanları kurtarabilir fakat onlar kurtaramazlar. Zamanla sinsi bir şekilde kötü şeyler yapmaya başladılar. Son zamanlarda, bunların birkaçı Çin'de de ortaya çıktı. Bunlardan biri de Guanyin adındaki tarikattır. Bu yüzden dikkatli olmalısınız. Doğu Asya'daki ülkelerden birinde, buna benzer 2.000'in üzerinde uygulama olduğu söyleniyor. Güneydoğu Asya'da ve diğer batı ülkelerinde de her türlü inanış mevcut. Bir ülkede açık bir şekilde şeytana tapma uygulaması var. Bunların hepsi Dharma'nın Son Döneminde ortaya çıkan şeytanlardır. Dharma'nın Son Dönemi sadece Budizm'e ait değildir, aynı zamanda çok yüksek seviyeli bir boyutun altındaki birçok boyutun bozulması ile ilgilidir. Dharma'nın sonu yalnızca Budizm'i kapsamaz. Bu aynı zamanda, insan toplumunda, insan ahlâkını koruyacak hiçbir manevi sorumluluğun kalmadığı anlamına gelmektedir.




Yüklə 1,22 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   8   9   10   11   12   13   14   15   ...   48




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin