Din Kültürü 7



Yüklə 55,91 Kb.
tarix07.08.2018
ölçüsü55,91 Kb.


DİN KÜLTÜRÜ 6.SINIF 3. ÜNİTE

SON PEYGAMBER Hz MUHAMMED (sav)

HZ. MUHAMMED'İN (S.A.V.) ÇAĞRISI: MEKKE DÖNEMİ 

     İslamiyet doğmadan önce Arap yarımadası başta olmak üzere dünyanın bir çok yerinde zulümler ve haksızlıklar yaşanıyordu. Arap yarımadasında kabile savaşları, kan davaları vardı. Zengin ve güçlü olanlar, fakirleri eziyorlardı. Toplumda kölelik vardı. Kadınlara değer verilmiyordu. İnsanların çoğu taşlardan yaptıkları heykellere ve putlara tapıyorlardı. Hz. Muhammed bütün bu adaletsizliklere çok üzülüyordu. Bu sebeple 40'lı yaşlarına yaklaşırken yalnız kalmak ve tefekkür etmek amacıyla sık sık Mekke yakınlarındaki Nur dağında bulunan Hira mağarasına gitmeye başladı. Bu mağarada yalnız başına günlerce kalıyor, Allah'ın büyüklüğünü düşünüyor, O'na ibadet ediyor, toplumun içinde bulunduğu kötü durumu düşünüp üzülüyordu.



İ LK VAHİY: YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU 
İlk vahiy: 
610 yılının Ramazan ayında Hira Mağarası'nda Cebrail meleği Peygamberimize Allah'ın ilk vahiylerini getirdi. Hz. Muhammed mağarada düşüncelere dalmışken Cebrail (a.s.) geldi ve O'na
          - "Oku!" dedi.
Peygamberimiz korku ve endişe içinde,
          - "Ben okuma bilmem!" dedi.
Cebrail (a.s.) ikinci kez,
          - "Oku!" dedi.
Peygamberimiz yine,
          - "Ben okuma bilmem!" dedi.
Bunun üzerine Cebrail üçüncü kez aynı isteği tekrarlayınca Peygamberimiz,
          - "Ne okuyayım?" diye sordu.
O zaman Cebrail, Alak suresinin ilk beş ayetini O'na okudu.
     "Oku! Yaratan Rabb'inin adıyla oku. O insanı 'alak'tan yarattı. Oku! İnsana bilmediklerini öğreten, kalemle yazmayı öğreten Rabb'in en büyük kerem(cömertlik) sahibidir." (Alak suresi, 1.-5. ayetler)
Hz. Muhammed de kendisine okunan bu ayetleri Cebrail ile birlikte tekrar etti. Böylece Allah'tan ilk vahiyleri ve peygamberlik görevini almış oldu.
Varaka'ya danışma: Peygamberimiz yaşadığı bu olayın verdiği korku içerisinde koşarak evine gitti. Hemen yatağına yatıp eşi Hatice'ye "Beni örtün, beni örtün!" dedi. Bir süre dinlenip sakinleştikten sonra başından geçenleri eşine anlattı. Eşi O'nu "Korkma! Allah seni hiçbir zaman utandırmaz. Sen hep doğruyu söylersin. Eli açık ve cömertsin. Fakir ve muhtaçlara yardım eder, misafiri ağırlarsın." diyerek teselli etti. Hatice daha sonra O'nu, Tevrat ve İncil hakkında geniş bilgi sahibi olan amcasının oğlu Varaka bin Nevfel'e götürdü. Varaka Hz. Muhammed'i dikkatlice dinledikten sonra "Sen bu ümmetin peygamberi olacaksın. Sana gelen melek, Musa'ya (a.s.) gelen melektir. Kavmin sana eziyet edecek ve seni yurdundan çıkaracaklar. Şayet o günlere yetişirsem Allah için sana yardım ederim." dedi.

YAKIN ÇEVREYE ÇAĞRI
İkinci vahiy:
 Peygamberimize bir müddet vahiy gelmedi. Bir gün Hira Mağarası'ndan dönerken yolda Cebrail'i gördü. Korku ve endişeyle evine vardı ve yatağına girip örtündü. Bu sırada Müddessir suresinin ilk ayetleri indirildi:
     "Ey bürünüp sarınan! Kalk ve (insanları) uyar, sadece Rabb'ini büyük tanı. Elbiseni tertemiz tut. Kötü şeyleri terket." 

Yakın çevreye çağrı: Bu ayetlerin gönderilmesinin ardından Peygamber Efendimiz tebliğ (uyarma) vazifesine başladı. Önce en yakınlarından başlayarak çevresindekilere İslam dinini ve kendisinin Allah'ın resulü olduğunu tebliğ etmeye başladı. O'na ilk inananlar eşi Hz. Hatice, yakın arkadaşı Hz. Ebubekir, amcası Ebu Talip'in oğlu Hz. Ali ve azat ettiği kölesi Hz. Zeyd oldu.

ÇAĞRININ YAYGINLAŞMASI 

Peygamberimiz İslam davetini üç yıl boyunca gizli bir şekilde yaptı. Bu sürede Müslümanların sayısı kırka ulaşmıştı. Peygamberliğin üçüncü yılında Cebrail meleği tekrar vahiy getirdi. Bu vahiyde Allah şöyle buyuruyordu: "Sana emrolunanı açıkça söyle ve ortak koşanlardan yüz çevir." Bu emir üzerine Hz. Muhammed insanları açıkça İslam'a çağırmaya başladı.


     Bir gün Safa tepesine çıkarak insanlara seslendi.
          - Ey Kureyşliler! Size, şu tepenin arkasında bir düşman var, şimdi size saldıracak desem bana inanır mısınız? diye sordu.
     Orada bulunanlar,
          - Evet, inanırız. Çünkü senin daha önce yalan söylediğini hiç duymadık, dediler.
     Bunun üzerine Peygamberimiz,
          - O halde ben size, önümüzde şiddetli bir azap günü bulunduğunu, Allah'a kulluk etmeyenlerin bu büyük azaba uğrayacaklarını haber veriyorum... Yemin ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Ben de Allah'ın size ve bütün insanlara gönderdiği peygamberiyim... diyerek Mekkelileri Müslüman olmaya çağırdı. Amcası Ebu Leheb "Bizi bunun için mi çağırdın?" diyerek kaba ve kırıcı sözler söyledi. Bu çağrı sonrasında ve Peygamberimizin çabalarıyla İslamiyet Mekke'de yayılmaya başladı.
Mekkelilerin Peygamberimizi vazgeçirme çabaları: İslam dininin Mekke'de yayılmaya başlaması insanları rahatsız etti. Çünkü putperestliğin ortadan kalkması demek Mekke'nin ileri gelenlerinin ekonomik olarak çöküntüye uğraması, gelir kaynaklarının kesilmesi demekti. Ayrıca sosyal düzenleri bozulacaktı. Bunun üzerine öncelikle Hz. Muhammed'e makam, mevki, para teklif ederek O'nu İslam davetinden vazgeçirmeye çalıştılar. Peygamberimiz kabul etmedi.
İşkence ve boykot dönemi: Mekkeli müşrikler İslam'ın yayılmasını önlemek için yalan ve iftiraya başvurdular. Peygamberimizle ve Müslümanlarla alay ettiler. Sonuç vermeyince kimsesiz ve fakir Müslümanlara ağır eziyetler, işkenceler yapmaya başladılar. Onlarla alışverişi kestiler, boykot uyguladılar, şehirden dışladılar.
İlk hicret, Habeşistan: Mekkeli müşriklerin işkence ve baskıları dayanılmaz hale gelince Müslümanlardan bir grup Cafer-i Tayyar başkanlığında Habeşistan'a göç etti (615-616).
Hüzün yılı: Hz. Muhammed (s.a.v.) peygamberliğin onuncu yılında en büyük destekçilerinden olan amcası Ebu Talip ile eşi Hz. Hatice'yi kaybetti. Bu iki değerli insanın vefatı dolayısıyla Peygamberimiz çok üzüldü ve bu seneye "hüzün yılı" adı verildi.
Taif yolculuğu: Hz. Muhammed her türlü olumsuzluğa rağmen İslam'ı tebliğ etmeye devam ediyordu. 620 yılında Taif'e giderek oradaki insanları Allah'ın dinine çağırmak istedi. Ancak Taifliler O'na çok kötü davrandılar. Taşlayarak şehirden kovdular.
HİCRET

Akabe biatları: Peygamberimiz şehir dışından Mekke'ye gelen yabancılara da İslam'ı tebliğ ediyordu. Peygamberliğin on birinci yılında, hac görevi için Medine'den gelen altı kişi ile Mekke'nin Akabe bölgesinde görüşüp onları Müslüman olmaya çağırdı. Onlar da bu daveti kabul edip Müslüman oldular (621) ve ertesi yıl aynı yerde görüşmek üzere sözleşip Medine'ye döndüler.  Bu insanlar Medine'de İslam'ı anlattılar ve çok kişinin Müslüman olmalarını sağladılar. Bir sonraki yıl daha kalabalık bir grupla Mekke'ye gelip Peygamberimize bağlılıklarını bildirdiler (622). Peygamberimizin Medinelilerle yaptığı bu iki görüşmeye Akabe biatları denir. Medineliler bu görüşmelerde Peygamberimizin ve Müslümanların Mekke'de uğradıkları eziyetleri, işkenceleri, baskıları görüp onları Medine'ye davet ettiler. Medine'de Hz. Muhammed'i ve Mekke'den gelen Müslümanları her şartta ve her durumda koruyacaklarına söz verdiler. Bunun üzerine Peygamberimiz isteyen Müslümanların Medine'ye göçebileceklerini söyledi. Bunun üzerine bazı Müslümanlar Medine'ye göç ettiler. Medine'de İslamiyet hızla yayılmaya başladı.
Suikast girişimi:
 Akabe biatlarından sonra Müslümanların çoğu gizlice Medine'ye göç ettiler. Geride ise Peygamber Efendimiz, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ali ve birkaç Müslüman kalmıştı. Hicret haberini duyan müşrikler İslam'ın yayılmasının önüne geçemeyeceklerini anlayınca Peygamberimizi öldürmeye karar verdiler. Gece Peygamberimizin evinin etrafını sarıp beklemeye başladılar. Sabah olunca Hz. Muhammed hâlâ evden çıkmayınca eve girdiler ve evde sadece Hz. Ali'yi buldular. Hz. Ali o zamanlar daha çocuktu. 
Hicret:
 O sırada Hz. Muhammed Allah'ın yardımıyla suikastçılara görünmeden evden çıkmış, Hz. Ebu Bekir ile hicret yolculuğuna başlamıştı. Hz. Ali ise Peygamberimizin bıraktığı emanetleri sahiplerine verdikten sonra yola çıktı ve Medine yakınlarındaki Kuba köyünde onlara yetişti. Peygamberimiz ve beraberindekiler 24 eylül 622 tarihinde Medine'ye vardılar. Medineliler onları büyük bir sevinçle karşıladı.

Hicretin İslam tarihindeki sonuçları:

1- 23 yıllık peygamberliğin Mekke dönemi sona ermiş, Medine dönemi başlamıştır.

2- Müslümanlar Mekkeli müşriklerin baskılarından kurtulmuşlardır.

3- Peygamberimiz Medine'de İslam'ı anlatabileceği özgür bir ortama kavuştu ve İslam dini daha hızlı yayıldı.

4- Bu kentin "Yesrib" olan adı "Medine" olarak değişmiştir.

5- Hicret, Hz. Ömer zamanında hicri takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.


Konuyla ilgili kavramlar:


Muhacir: İslamiyet uğruna her şeylerini Mekke'de bırakıp Medine'ye göç eden Müslümanlara denir.

Ensar: Medine'de onları karşılayan ve her şeylerini onlarla paylaşan Müslümanlara denir.

HZ. MUHAMMED'İN (S.A.V.) ÇAĞRISI: MEDİNE DÖNEMİ 

Hicretin İslam tarihindeki sonuçları:
1- 23 yıllık peygamberliğin Mekke dönemi sona ermiş, Medine dönemi başlamıştır.

2- Müslümanlar Mekkeli müşriklerin baskılarından kurtulmuşlardır.

3- Peygamberimiz Medine'de İslam'ı anlatabileceği özgür bir ortama kavuştu ve İslam dini daha hızlı yayıldı.

4- Bu kentin "Yesrib" olan adı "Medine" olarak değişmiştir.

5- Hicret, Hz. Ömer zamanında hicri takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.
Konuyla ilgili kavramlar:

Muhacir: İslamiyet uğruna her şeylerini Mekke'de bırakıp Medine'ye göç eden Müslümanlara denir.

Ensar: Medine'de onları karşılayan ve her şeylerini onlarla paylaşan Müslümanlara denir.

PEYGAMBER MESCİDİ (MESCİD-İ NEBİ) - EĞİTİM ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ
Mescid-i Nebî: Peygamber Efendimiz Medine'ye hicret ettiğinde ilk önce bir mescit yaptırdı. Bu mescide Mescid-i Nebî adı verildi. Burası sadece namaz kılınan bir yer olmayıp çok amaçlı bir kurum görevi görüyordu.
Mescid-i Nebinin işlevi:

     - Hz. Muhammed her fırsatta Müslümanları burada toplayıp onlara İslam'ın ilkelerini anlatıyordu.      - Özellikle namazlardan sonra bir müddet mescidde kalıp Müslümanlara nasihat ediyordu.
     - Medine dışından gelen misafirleri, yabancı ülke temsilcilerini burada ağırlıyor, onları İslam'a davet ediyordu.
Eğitim-Öğretim etkinlikleri: Peygamberimiz Mescid-i Nebi'nin bitişiğine Suffe adı verilen odalar yaptırdı. Burada yoksul, kimsesiz, yetim kişileri barındırdı. Ayrıca bizzat onlara öğretmenlik yaptı. Onları birer İslam alimi olarak yetiştirip başka şehirlere, topluluklara Müslümanlığı anlatmak için gönderdi.
TOPLUMSAL BARIŞIN KURULMASI
Peygamber Efendimiz Medine'ye geldikten sonra bu şehirde yaşayan insanlar ve farklı dini gruplar arasında toplumsal barışın sağlanması için bazı çalışmalar yaptı.
1- Mekke'den gelen muhacirlerden her birini, Medineli ensardan biri ile kardeş ilan etti. Kendisine de Hz. Ali'yi kardeş seçti.
2- Yıllardır birbirleriyle çatışma halinde olan Evs ve Hazreç kabilelerini barıştırdı.
3- Medine'de yaşayan tüm dinî gruplarla (Müslümanlar, müşrik Arap kabileleri, Yahudiler) "Medine Sözleşmesi" anlaşmasını yaptı. Buna göre herkes Medine'yi dış saldırılara karşı beraberce savunacak, Medine'de özgür bir ortam olacaktı.

Medine sözleşmesinin bazı maddeleri:
     - Müslümanlarla Yahudiler barış içinde yaşayacaklar.
     - Yahudiler kendi dinlerinde serbest olacaklar.
     - Dışarıdan bir saldırı olursa Medine birlikte savunulacak.
     - Müslümanlarla Yahudiler arasında herhangi bir anlaşmazlık çıkarsa Hz. Muhammed hakem kabul edilecek.
     - İki taraftan biri, üçüncü bir tarafla savaşırsa diğer taraf yardımcı olacak.

HUDEYBİYE ANTLAŞMASI VE MEKKE'NİN FETHİ 

 İslam dininin Medine'de hızla yayılması Mekkelileri endişelendirdi. Çünkü bir gün Müslümanların Mekke'yi ele geçirmelerinden korktular. Müslümanların güçlenmelerini önlemek için hazırlık yapmaya başladılar.


     Bedir Savaşı (624): Mekkeliler hicretten sonra Müslümanların Mekke'de geride kalan eşyalarını yağmaladılar. Bunun üzerine Peygamberimiz Medine'den geçmesi planlanan bir Mekke kervanının yolunu kesmeye karar verdi. Bu haberi alan Mekkeli müşrikler bir ordu hazırladılar ve Medine'ye doğru yola çıktılar. Müslümanlar 300 kadar, Mekkeliler ise 1000 kadardı. Müslümanlar ile Mekkeli müşrikler 624 yılında Bedir kuyuları yanında karşılaştılar ve savaşı Müslümanlar kazandı. Peygamberimiz Bedir savaşında esir aldığı müşrikleri, her biri on Müslümana okuma-yazma öğretmek şartıyla serbest bıraktı.
     Uhud Savaşı (625): Mekkeli müşrikler Bedir'in intikamını almak amacıyla 625 yılında Medine'ye doğru 3000 kişilik bir orduyla harekete geçtiler. Peygamberimiz onları 700 kişilik İslam ordusuyla Uhut'ta karşıladı. Hz. Muhammed kritik bir yer olan Uhut dağı eteklerine elli okçu yerleştirdi ve onlara "Asla yerinizi terk etmeyin" dedi. Savaşın ilk aşamasında Müslümanlar müşrikleri bozguna uğratınca okçular savaşı kazandık diye yerlerini terk ettiler. Bu durumu fırsat bilen düşman atlı birlikleri dağın arkasından dolanıp Müslümanları araya sıkıştırdılar. Bu savaşta müşrikler 23 ölü, Müslümanlar 70 şehit verdi. Peygamberimizin amcası Hz. Hamza da şehitler arasındaydı. Hz. Muhammed de bu savaşta yaralandı. Bu savaşta okçuların yerlerini terk etmeleri, Peygamberimizin sözüne uymanın ne kadar önemli olduğu konusunda Müslümanlara bir ders oldu.
     Hendek Savaşı (627): Uhud Savaşında istediklerini tam olarak elde edemeyen Mekkeli müşrikler yaklaşık 12000 kişilik bir orduyla 627 yılında tekrar Medine'ye doğru yola çıktılar. Bunu haber alan Peygamberimiz, arkadaşlarıyla durumu görüşüp savunma amacıyla Medine şehrinin etrafına geniş ve derin bir hendek kazdırdı. Hendeği görünce şaşıran müşrikler yaklaşık bir ay kuşatma yaptılar. Sonunda askerin morali kırıldı ve müşrikler Mekke'ye dönmek zorunda kaldılar. Bu savaştan sonra Mekkeliler bir daha Müslümanlara saldırma cesaretini gösteremediler.
     Hudeybiye Antlaşması (628): Peygamberimiz hicretin altıncı yılında Kabe'yi ziyaret etmek amacıyla 1500 Müslümanla Medine'den yola çıktı. Bunu haber alan müşrikler onları engellemeye çalıştılar. Bunun üzerine Hudeybiye denilen yerde iki taraf arasında bir anlaşma imzalandı. Hudeybiye Antlaşması, Mekkelilerin Müslümanları resmen tanıdıkları ilk antlaşma oldu. Bu antlaşmayla sağlanan barış ortamında birçok Arap kabilesi Müslüman oldu. Ayrıca Peygamberimiz Bizans, İran, Mısır ve Habeşistan ülkelerinin hükümdarlarına elçilerle İslam'a davet mektupları yolladı.
     Hudeybiye antlaşmasının maddeleri:
     - Müslümanlar Kabe'yi ancak ertesi yıl ziyaret edebilecekler, yalnız orada üç günden fazla kalamayacaklardı.
     - İki taraf birbiriyle on yıl savaşmayacaktı.
     - Mekkeli bir kimse İslam'ı kabul edip Medine'ye sığınırsa iade edilecek, Medineli bir Müslüman Mekke'ye sığınırsa geri verilmeyecekti.
     Mekke'nin fethi (630): Hudeybiye antlaşmasından iki yıl sonra Mekkeli müşrikler antlaşmayı bozdular. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz Mekke'yi fethetmek üzere 10.000 kişilik bir orduyla yola çıktı. Müşrikler karşı koymadan ve önemli bir çatışma olmadan Mekke 630 yılında Müslümanlar tarafından fethedildi.
     Hz. Muhammed (s.a.v.) Kabe'yi putlardan temizletti ve orada Allah'a şükür için namaz kıldı. Ardından Mekkelilere bir konuşma yaptı. Artık düşmanlıkların, kavgaların sona erdiğini, gerçek üstünlüğün takvada olduğunu söyleyip genel af ilan etti ve herkesi bağışladı. Bu tutum karşısında Mekkelilerin büyük bir kısmı İslam'ı kabul etti.


HZ. MUHAMMED'İN (S.A.V.) VEFATI 

Hz. Muhammed Veda Haccından sonra Medine'ye döndü ve bir müddet sonra hastalandı. Rahatsızlığı iyice artınca mescide çıkamaz duruma geldi ve Hz. Ebu Bekir'e namazları kıldırmasını söyledi. Peygamber Efendimiz 8 Haziran 632 tarihinde, 63 yaşındayken Medine'de vefat etti. Hz. Muhammed'in vefatı herkesi derinden üzdü. Birçok Müslüman buna inanamadılar. Hatta Hz. Ömer, O'nun öldüğünü söyleyenlere sert tepki gösterdi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir "Ey insanlar! Muhammed'e tapan bilsin ki o ölmüştür. Allah'a inanan bilsin ki Allah bâkîdir, asla ölmez." diyerek insanları sakinleştirdi ve ardından şu ayetleri okudu: "Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse gerisin geriye mi döneceksiniz? Kim geri dönerse Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri ödüllendirecektir." (Al-i İmran suresi, 144. ayet)


     Peygamberimizin cenazesi Hz. Ali tarafından yıkandı ve kefenlendi. Müslümanlar gruplar halinde O'nun cenaze namazını kıldılar. Peygamberimizin cenazesi vefat ettiği yer olan Hz. Aişe'nin odasına defnedildi. O'nun Mescid-i Nebi içerisinde yer alan kabrine Ravza-i Mutahhara (tertemiz çiçekli bahçe) denir.

VEDA HUTBESİ

"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.  İnsanlar! Bugünleriniz nasıl  mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

Ashabım!  Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O da sizi yaptıklarınızdan  dolayı sorguya çekecektir. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin  anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası  Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.

Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen  ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Ey mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç   şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur'an-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir.

Mü'minler!  Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar  kardeştirler. Bir Müslüman'a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

Ey insanlar!  Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan  hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.

Ey insanlar!  Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında  en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.  Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine  suçlanamaz.

Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

-  Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.

-  Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.

-  Zina etmeyeceksiniz.

-  Hırsızlık yapmayacaksınız.

İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz? "

Sahabe-i Kiram hep birden şöyle dediler:

"Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şehadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu:

"Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! "  


Din Kültürü 6. Sınıf 3. Ünite Test-1

1- İslamiyet öncesi Arap Yarımadasının durumuyla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Kabile savaşları ve kan davaları vardı
b) İnsanların çoğu putlara tapıyorlardı
c) Toplumda kölelik vardı
d) Kadınlar ailede ve yönetimde etkili bir rol oynuyorlardı


2- Hz. Muhammed (s.a.v.) toplumdaki adaletsizliklere, zulümlere çok üzülüyordu. Bu sebeple 40'lı yaşlarına yaklaşırken yalnız kalmak ve tefekkür etmek amacıyla sık sık Mekke yakınlarındaki ......................... mağarasına gitmeye başladı. 
Yukarıdaki boş yere aşağıdaki kelimelerden hangisi yazılmalıdır?

a) Hira                              b) Sevr                             c) Kuba                             d) Arafat
3- Peygamberimize ilk vahiy ne zaman gelmiştir?
a) 571 yılı Ramazan ayında                                         b) 610 yılı Ramazan ayında
c) 622 yılı Muharrem ayında                                       d) 622 yılı Ramazan ayında
4- Allahü Teala'nın Peygamberimize ve dolayısıyla biz Müslümanlara ilk emri aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
a) Oruç tutmak                   b) Namaz kılmak               c) Temiz olmak                d) Okumak
5- 610 yılında Peygamberimize Allah'tan ilk gelen vahiyler, hangi surenin ayetleridir?
a) İhlas suresi                     b) Fatiha suresi                 c) Bakara suresi               d) Alak suresi
6- "Ey bürünüp sarınan! Kalk ve (insanları) uyar, sadece Rabb'ini büyük tanı. Elbiseni tertemiz tut. Kötü şeyleri terket." (Müddessir suresi, 1.-5. ayetler)
Yukarıda yer alan Müddessir suresinin ilk ayetleri Peygamberimize ikinci vahiy olarak geldikten sonra Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hangi görevi başlamış oldu?
a) Ticaret görevi                 b) Hicret görevi                  c) Tebliğ görevi              d) Başkanlık görevi
7- Peygamber Efendimize ilk iman eden dört kişinin isimleri, aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
a) Hz. Hatice-Hz. Ebu Bekir-Hz. Ali-Hz. Zeyd b) Hz. Ebu Bekir-Hz. Ömer-Hz. Osman-Hz. Ali
c) Hz. Hatice-Hz. Ebu Bekir-Hz. Ömer-Hz. Ali d) Hz. Aişe-Hz. Ebu Bekir-Hz. Ali-Hz. Zeyd
8- Peygamberimiz İslam davetini ilk başlarda kaç yıl boyunca gizli bir şekilde yapmıştır?
a) 1                                    b) 3                                   c) 2                                d) 5
9- Peygamberimiz tebliğ görevini açık bir şekilde yapmaya başladıktan sonra İslam dini Mekke'de yayılmaya başlayınca müşriklerin Hz. Muhammed'e (s.a.v.) ilk tepkileri ne olmuştur?
a) Peygamberimizi öldürmeye karar verdiler
b) Peygamberimizi Mekke'den göç etmeye zorladılar
c) Peygamberimizi desteklediler
d) Peygamberimize makam, mevki, para teklif ettiler
10- Peygamberliğin Mekke döneminde müşriklerin Müslümanlar üzerindeki zulüm ve baskılarının artması sonucu Müslümanlardan bir grup 615 yılında Cafer-i Tayyar başkanlığında ................................ ülkesine göç etti. 
Yukarıda yer alan boşluğa aşağıdakilerden hangisi yazılmalıdır?

a) Medine                           b) Habeşistan                      c) Yemen                       d) Şam
11- Peygamber Efendimizin 620 yılında İslam'ı tebliğ etmek amacıyla gittiği, ancak halkı tarafından taşlanarak kovulduğu şehir aşağıdakilerden hangisidir?
a) Şam                                b) Basra                               c) Taif                             d) Medine
12- Peygamberliğin onuncu yılına "Hüzün yılı" adı verilmesinin sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Peygamberimizin amcası Ebu Talip ile eşi Hz. Hatice'nin vefat etmesi
b) Peygamberimizin amcası Hamza ile eşi Hz. Hatice'nin vefat etmesi
c) Müslümanların Mekke'den göç etmek zorunda kalmaları
d) Hz. Hamza'nın şehit edilmesi
13- Peygamberliğin on birinci yılında Akabe'de Peygamberimize biat eden altı kişilik grup, hangi şehir halkındandır?
a) Medine                            b) Mekke                             c) Taif                             d) Yemen
14- Peygamberimizin 621 ve 622 yıllarında Medineliler'le yaptığı ve İslam dininin Medine'de hızla yayılmasını sağlayan görüşmelere ne ad verilir?

a) Veda Hutbesi                  b) Medine Sözleşmesi          c) Hılful Fudul               d) Akabe Biatları

15- Müşriklerin Peygamber Efendimize suikast girişimleri sırasında müşrikleri oyalamak, hicreti kolaylaştırmak amacıyla bütün tehlikeleri göze alarak Peygamberimizin yerine O'nun yatağına yatan kişi kimdir?
a) Hz. Ebu Bekir                  b) Hz. Ali                            c) Hz. Osman                  d) Hz. Bilal


16- Peygamber Efendimiz kaç yılında ve hangi şehire hicret etmiştir?
a) 620 yılında Medine'ye                                       b) 622 yılında Medine'ye
c) 622 yılında Mekke'ye                                       d) 620 yılında Taif'e
17- Aşağıdakilerden hangisi hicretin İslam tarihindeki sonuçlarından değildir?
a) Peygamberliğin Mekke dönemi sona ermiş, Medine dönemi başlamıştır
b) Yesrib şehrinin adı "Medine" olarak değişmiştir
c) Müslümanlar Mekkeli müşriklerin zulüm ve baskılarından kurtulmuşlardır
d) Kabe putlardan temizlenmiştir
18- İslamiyet uğruna her şeylerini Mekke'de bırakarak Peygamberimizle birlikte Medine'ye göç (hicret) eden Müslümanlara ne ad verilir?
a) Muhacir                     b) Ensar                        c) Vahiy katibi                    d) Halife
19- Mekke'den göç eden Müslümanları Medine'de karşılayan ve her şeylerini onlarla paylaşan Medine'li Müslümanlara ne ad verilir?
a) Muhacir                     b) Ensar                        c) Vahiy katibi                    d) Halife
20- Hicret, hangi halife zamanında hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir?
a) Hz. Ebu Bekir             b) Hz. Ali                      c) Hz. Ömer                      d) Hz. Osman
21- Peygamber Efendimiz Medine'ye hicret ettikten sonra burada ilk iş olarak bir mescit yaptırdı ve inşaatında bizzat kendisi de çalıştı. Bu mescidin adı nedir?
a) Mescid-i Haram          b) Kuba mescidi              c) Mescid-i Nebi               d) Mescid-i Aksa

22- "Suffe" ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Mescid-i Nebi'nin bitişiğinde yer alan odalardır
b) Burada yetimler, kimsesizler yoksullar barınmıştır
c) Peygamberimiz burada kalanlara öğretmenlik yapmıştır
d) Suffe odaları Mekke şehrinde yapılmıştır

23- Peygamber Efendimizin Medine'de yaşayan tüm dinî gruplarla yaptığı, Medine'yi dış saldırılara karşı birlikte savunmayı ve bu şehirde özgür bir ortam oluşturmayı sağlayan anlaşmanın adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Medine sözleşmesi         b) Akabe biatları c) Hudeybiye anlaşması              d) Veda hutbesi
24- Bedir savaşı kaç yılında olmuştur?
a) 622                            b) 630                            c) 625                              d) 624
25- Peygamber Efendimizin Bedir savaşında esir alınan müşriklerle ilgili yaptığı uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
a) Müşrikleri cezalandırmıştır
b) Müşrikleri, her biri on Müslümana okuma-yazma öğretmek şartıyla serbest bırakmıştır
c) Müşrikleri fidye karşılığı serbest bırakmıştır
d) Müşrik esirleri, Mekke'de bulunan Müslüman esirlerle değiştirmiştir

26- Hicretin altıncı yılında Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında yapılmıştır. Mekkeli müşriklerin Müslümanları resmen tanıdıkları ilk anlaşmadır. Bu anlaşmanın adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Medine sözleşmesi                                            b) Akabe biatları
c) Hudeybiye anlaşması                                         d) Veda hutbesi
27- Uhud savaşı ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında 625 yılında gerçekleşmiştir
b) Peygamberimizin amcası Hz. Hamza bu savaşta şehit olmuştur
c) Müslümanlar bu savaşta Peygamberimizin sözüne uymanın ne kadar önemli olduğunu kavramışlardır
d) Bu savaş sonrası Mekke fethedilmiş, Kabe putlardan temizlenmiştir

28- Mekke'nin fethiyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Müslümanlar tarafından 627 yılında fethedilmiştir
b) Müslümanların on bin kişilik ordusuna müşrikler karşı koymamış, önemli bir çatışma olmadan Mekke fethedilmiştir
c) Kabe putlardan temizlenmiştir
d) Peygamberimiz genel af ilan edince Mekkelilerin büyük çoğunluğu İslam'ı kabul etmiştir
29- Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) vefat tarihi tam ve doğru olarak aşağıdaki şıklardan hangisinde verilmiştir?
a) 12 Nisan 632                                                      b) 8 Haziran 632
c) 8 Nisan 630                                                        d) 12 Haziran 630

30- Peygamber Efendimizin mübarek kabirlerinin ismi ve bulunduğu şehir, aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
a) Cennetül Bakî-Mekke                                          b) Ravza-i Mutahhara-Mekke
c) Cennetül Bakî-Medine                                         d) Ravza-i Mutahhara-Medine

Yüklə 55,91 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə