Hicaz'da Osmanlı Kültür İzleri Doç. Dr. Süheyl Sapan Kral Suud ünv. Edebiyat fak. Tarih Bölümü-Rİyad



Yüklə 48,68 Kb.
tarix18.01.2018
ölçüsü48,68 Kb.
#38776


Hicaz'da Osmanlı Kültür İzleri

Doç.Dr.Süheyl Sapan

Kral Suud ünv.Edebiyat fak.

Tarih Bölümü-RİYAD
Söğüt'ten Üç Kıta'ya Osmanlı Devleti Uluslararası Sempozyumu

(Söğüt:Bilecik: 17-20 Eylül 2010)


PoBox 2456 Riyad 11451 Saudi Arabia



dr_sapan@hotmail.com

ssapan@ksu.edu.sa

Hicaz bölgesi kendi isteğiyle 1517 yılında Osmanlı yönetimine girdikten sonra, Osmanlı kültürünün izleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır. ve bu bölgenin 1916-1919 yıllarında Osmanlılardan ayrılmasının üzerinden Doksan yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen hala Osmanlı kültürü izlerine rastlanılır ve bölgenin yakıncağ tarihçileri tarafından bu döneme önemli atıflarda bulunulur.

Aslında Osmanlı devletinin Hicaz'da bulunmasının ana nedeni Haremeyn-i Şerifeyn: yani Mekke ve Medine'nin korunması olduğundan kendi kültürünü oradaki halka empoze etmek amacını gütmemiştir. Hicaz’ın İslâmî kültür mirasına gösterilen ilgi ve Osmanlı yönetiminin 400 yılı aşkın uzun bir zaman sürecini kapsayan hakimiyeti, kültür etkileşiminin tabii bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Bu bağlamda Hicazda Osmanlı döneminde mevcut kültür kurumlarına bir göz atmak gerekirse bunlari iki gurupta mütalaa etmek mümkündür:

1 – Memlükler döneminden Osmanlı dönemine intikal eden kültür kurumlarıdır ki, vakıflar, medreseler ve kütüphanelerden oluşur.

2 – Osmanlıların bizzat kurdukları kültür kurumlarıdır ki bunlar da yine kütüphane, medrese, vakıflar ve okullardan oluşur.
Medine’de bulunan Kral Abdulaziz kütüphanesi genel müdürü Abdurrahman el-Muzeyni bu kütüphane hakkında 1999 da yayınladığı bir kitapta, Osmanlıların son döneminde Medinedeki vakıf, medrese ve özel kütüphane sayısını 88 (Seksensekiz) olarak vermektedir1. Aslında bu örnek tek başına Osmanlı yönetiminin Hicaz'da kültür kurumlarına verdikleri önemi tesbit açısından dikkate değer bir göstergedir.
Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde, Osmanlıların Hicaz'daki kültür kurumlarıyla ilgili belgelerin çokluğu, bu kurumlar hakkında önemli bilgi edinmemize yardımcı olmaktadır. Şimdi bunlardan bazılarını örnekleri ile gözden geçirelim:
1 – Vakıflar:

Bu vakıfların isimleri, kuruluşu ve finansı hakkında Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinin çeşitli tasniflerinde detaylı bilgiler bulunur. Ancak bunlardan bazıları hakkında vereceğimiz kısa bilgiler, gerek Bab-ı Ali'nin gerekse devlet erkanının Hicaz'a atfettikleri ilgiyi gostermesi açısından önemli olduğu kanısındayız.

Mesela: Mekke ve Medine'deki vakıfları, kütüphaneleri ve bu kütüphanelerdeki kitap ciltlerini onarmak icin İstanbul'dan bir mimar, bir mühendis ve bir mücellidin gönderilmesi ile ilgili yazışma2, Mekke'de Sultan Abdulmecid hayrına kurulacak ve içinde medrese, kütüphane, sebil ve ibate yeri bulunacak vakıf ile ilgili (25 Cemaziyelevvel 1264/29 Nisan 1848) tarihli yazı3, Medine'de Sultan Abdulaziz tarafindan bir misafirhane kurulması ile ilgili olarak Medine ilim adamlarından gönderilen (15 Receb 1284/12 Kasim 1867) tarihli mahzar4 gibi örnekler hadiseye gösterilen ehemmiyetin birer nişaneleridir.
2 – Kütüphaneler:

Gerek müstakil kütüphane gerek medrese kütüphaneleri ve gerekse Mekke ve Medine’deki Harem-i şerif kütüphaneleri olsun, içerisinde barındığı yazma ve basma eserleriyle Osmanlı döneminin Hicaz bölgesindeki en mü'tena kültür kurumlarıdır.

Bunlardan Medine'deki Mahmudiye medresesi kütüphanesi5, Beşir Ağa, Şifa ve Karabaş medrese kütüphaneleriyle ilgili yapılan yazışmalar6, Medine kütüphanelerindeki kitapların onarımı için 30 sandık içinde gönderilen onarım malzemeleri7, Mekke'de bir genel kütüphane kurmak için yapılan yazışmalar8, Mekke'de Harem-i Şerif'te kurulacak kütüphane hakkında (23 sevval 1262/14 Ekim 1846) tarihli bir yazı9, Mekke'de Mecidiye kütüphanesinin kurulması ile ilgili olarak (2 Safer 1263/20 Ocak 1847) tarihli Sadrıazam yazısı, Mekke'de ilim talebesine kitap gönderilmesi için Cidde valisi Mehmed Raif Paşa'nin (21 Safer 1263/8 Şubat 1847) tarihli yazısı10, Mekke'de kurulan Mecidiye kütüphanesine gönderilmesi gereken kitapların listesi11, Medine'de yeni kurulan kütüphane ile ilgili (3 Cemaziyelevvel 1269/11 Subat 1853) tarihli yazı12 ve Medine'de kurulan yeni kütüphane çalışanlarının maaşlarının tesviyesi ile ilgili Sadrıazam'ın (10 Zulkade 1274/21 Haziran 1858) tarihli yazısı13 bu kütüphanelerle ilgili dökümanlardan yalnıızca bir kısmıdır.

I. Dünya savaşının başlamasından çok kısa bir süre önce Medineyi ziyaret eden Lübnanlı ünlü yazar Şekip Arslan, burada bulunan 17 kütüphane hakkında kısa bilgiler vermekte ve isimlerini şu sekilde sıralamaktadır: Arif Hikmet kütüphanesi, Mahmudiye kütüphanesi, Hamidiye kütüphanesi, Beşir Ağa Medrese kütüphanesi, Sakızlı kütüphanesi, İrfaniye medrese kütüphanesi, Emin Paşa kütüphanesi, Arifiye kütüphanesi, Hz.Osman vakfı kütüphanesi, Kile Nazırı kütüphanesi, Servet medresesi kütüphanesi, Karabaş medrese kütüphanesi, Hüseyin Ağa kütüphanesi, İhsaniye medrese kütüphanesi, Şeyh Ahmed Bisati kütüphanesi, Arıdiye avlu kütüphanesi, Mazhar vakfı kütüphanesi14.

Görüldügü gibi bu kütüphanelerin çoğu Osmanlı döneminde kurulmuş olup, bunların başında da meşhur Şeyhulislam Arif Hikmet'in (Öl.1858)15 kendi adıyla Medine'de kurduğu kütüphane gelir. Kral Abdulaziz Genel Kütüphanesi bünyesinde yer alan bu kütüphane, içerisinde barındırdığı nadir eserlerle, kurulduğu zamandan bugüne büyük bir eksikliği doldurduğu söylenebilir16.

Medine'de bulunan ve Osmanlı döneminden intikal eden 88 kütüphanenin ihtiva ettigi nadide yazmaların yanında nadir basma eserler de bulunmaktadır17. Bunların yanında Osmanlıca Türkçesiyle gerek Medine Harem-i şerif kütüphanesinde gerek Arif Hikmet kütüphanesinde ve gerekse diğer kütüphanelerde ciltlerce kitap bulunmaktadır18.


3 – Medreseler19:

Genellikle vakıflara bağlı olarak kurulan bu ilim yuvalarından bir kaçını zikretmek gerekirse bunlardan: Kanuni Sultan Süleyman'ın Mekke'de kurduğu, Bab'us-Selam kapısına bitişik Medaris-i Erbaa ismiyle anılan medreseler20, Medine'deki Karabaş medresesi21, Medine'deki Hamidiye Medresesi22, Medine'deki Beşir Ağa medresesi23, Mekke'deki Davudiye medresesi24, Medine'deki Mahmudiye medresesi25, Mekke'deki Ömer ez-Zehebi medresesi, Medine'deki Mahmudiye medresesine müderris tayini ile ilgili yazışmalar26, Medine'deki Özbekiyye medresesine müderris tayini27, Mekke'de dört medrese kurulması için (1265/1849) yılında Bab-ı Ali ile yapılan yazışma28, Sultan Abdulmecid tarafindan Medine'de kurulan medrese29, yine Sultan Abdulmecid tarafından Mekke'de kurulan ve içinde bir kütüphane ve Muakkithane bulunan medresenin tamamlanması30, Medine'de Valide Sultan vakfından bir medrese kurulması ile ilgili (3 Cemaziyelevvel 1299/23 Mart 1882) tarihli yazışma31 ve Mekke'deki Mehmet Paşa medresesinde oturmakta olan birine maaş bağlanması ile ilgili (20 Cemaziyelevvel 1302/6 Mart 1885) tarihli yazışma32 zikredilebilir.



4 – Okullar:

Genellikle bir vakfa bağlı olarak kurulan medreselerin yanısıra, Osmanlıların son döneminde Hicazın çeşitli şehir ve kasabalarında devlet tarafından kurulan düzenli resmi okullar hakkında yeterli arşiv malzemesi ve döküman, bir fikir edinmemize yardımcı olmaktadır.

Bunlardan Hicazın çeşitli kentlerinde kurulan Sıbyan ve rüşdiyelerin yanısıra, Mekke'de kurulan Hat okulu ile ilgili (26 Ramazan 1273/20 Mayıs 1857) tarihli yazı33, Cidde'de kurulan Ortaokul için bir müderris tayini ile ilgili olarak Maarif Nazırına (27 Receb 1291/9 Eylul 1874) tarihinde gönderilen yazı34, Medine'de bir Ortaokulun açılması ile ilgili Maarif Nazırı Kamil Paşa'nın (29 Şaban 1298/27 Temmuz 1881) tarihli yazısı35 ve Mekke'de bir Ortaokul'un açılması için Mansurizade Mustafa tarafından (26 Zulhicce 1301/16 Ekim 1884) tarihinde gönderilen yazı36 bu bölgede devlet tarafından kurulan ilk resmi okullardan bazılarıdır. Bunların yanısıra Hicaz vilayet salnamesi ile Maarif salnamesi bu dönemde Hicaz'da açılan okullar hakkında önemli bilgiler ihtiva etmekte ve her semtte açılan okulların bir cetvelini vermektedir.
5 – Matbaa:

Hicaz valisi Osman Nuri Paşa'nın gayretleriyle Mekke'de 1300/1882 yılında açılan vilayet matbaası, Arabistan Yarımadasında Yemen'den sonra açılan ikinci matbaadır. Bu matbaada Hicaz vilayeti salnamesi (1301-1309/1883-1891) basılıp yayınlandığı gibi, Türkçenin yanında Arapça ve Endonezya’ca bir çok risale yayınlanmıştır.

Hicaz vilayet matbaasının "Emiriye Matbaası" adıyla anılan ve bu matbaanın yeri ve araç ve gereçleri hakkında şu anda herhangi bir mekan tahdit etmek zordur. Ancak bu matbaanın gerek kuruluşu, gerek bastığı yayınlar ve gerekse özellikle Mekkeliler üzerindeki etkileri hala Hicaz kültürüyle yoğrulan ve ilgilenenler icin önemini korumaktadır. Bu matbaa hakkında çeşitli çalışmalar yayınlanmıştır37. Bu matbaa tarafından basım ve yayımı gerçekleşen Hicaz Vilayet Salnameleri (1301-1309/1882-1891), yakın dönem Hicaz tarihiyle ilgilenen araştırmacıların önemli resmi tarih kaynaklarından biri olma vasfına haizdir38.

Hic şüphesizki bu matbaanın kurulmasında olduğu gibi, Hicaz'da çeşitli (Hastahane, sağlık merkezi, Polis teşkilatı, vilayet binası, mahalli teşkilat vs, gibi)39 islahatlarda bulunan Hicaz valisi Osman Nuri Paşa'nın40 başarıyla tamamladığı projeleri, hala bu bölgenin kültürüyle ilgilenen Hicazlıların zihinlerinde tazeliğini korumaktadır41. Yeri gelmişken ve bu nadir şahsiyeti rahmetle anarken, hem kendisi ve hem de Hicaz'da yaptığı islahatları incelemek için bir Doktora tezine önemli bir mevzu teşkil ettiğini vurgulamak yerinde olur.


6 – Gazeteler:

Hicaz vilayetinde bir çok gazete yayınlanmıştır. Bunların başında Hicaz ve Şems'ul-Hakikat gazeteleri gelir.

Gerek Türkçe gerek Arapça çıkan bazı gazeteler Hicaz'a ulaşır-ulaşmaz elden ele dolaşmaya başlardı. Zira buradaki kültürlü insanların en önemli haber kaynağı bu gazetelerdi.42 Bu eksikligi gidermek icin çalışmalar yapılmış ve Hicaz'da haftalık Türkçe-Arapça bir gazetenin yayınlanması için her nekadar girişimler 1312/1895 yılında baslamışsa43 da, ruhsat almak icin Hicaz vilayeti ile Bab-ı Ali arasındaki yazışmalar akim kalmış44 ve ancak (Şevval 1326/Ekim 1908) yılında ilk sayısı çıkmıştır. Ne var ki, haftanın belirli bir gününde düzenli çıkmamış 175 sayı yayınlandıktan sonra (21 Rabiulahir 1333/8 Mart 1915) kapanmıştır45.

1327/1909 da ise Mekke'de Şems'ul-Hakikat gazetesi yayımlanır. İmtiyaz sahibi Muhammed Tevfik Mekki olan bu gazete, Türkçe ve Arapça yayınlanmışsa46 da umumi ahlak ve intizami bozacak muhalif yayınların yanısıra47 bazı kabileleri devlete karşı isyana teşvik etmesi nedeniyle matbuat nizamnamesine48 aykırı yayın yaptığından dolayı gerekli tedbirlerin alınması istenmişti49.

Yukarıda, detaylarına inmeden genel bir fikir vermek icin saydığımız kültür faaliyetlerinin, Bab-ı Ali tarafindan ne denli desteklendiğini aşikâr bir şekilde ortaya koymaktadır. Bunların iz ve etkilerini görmek için, Hicazdaki muasır bir çok yazarın daha yeni basılan kitaplarına bakılabilir50. Ayni zamanda Hicaz'ın çeşitli kentlerinde yakın bir geçmişte vefat eden veya hala yaşamakta olan yaşlıların babalarından, dedelerinden naklettikleri anı ve hatıraları da Osmanlı kültür izlerini çok güzel bir şekilde yansıtmaktadır.

7 - Hicaz'ın çeşitli kentlerinde bulunan tarihi Osmanlı yapıları (Binalar, kaleler, camiler)

Binalar: Bunun başında da çeşitli dönemlerde gerek Mekke harem-i şerifinde gerek Medine Harem-i şerifinde hala Osmanlı yapısı diye adlandırılan imar ve genişleme gelir.

Kaleler: Hicazın çeşitli şehir ve kasabalarında kalıntılarına rastalanan bu kalelerin yanısıra, hac menzillerinde çeşitli dönemlerde bina ve onarımı yapılan bir çok kale hala varlığını sürdürmektedir. Bu kalelerden Arabistanın Kuzey Batısında Kızıldenize yakın Muveylih kalesi zikredilebilir.

Camiiler: Bunların en önemlisi II.Selim'in emriyle Harem-i şerifin eski binasını yıkıp yeniden inşa etmesi gelir. Harem-i şerifte bulunan ahşap tavanın yerine ilk olarak kubbelerin yapılması da bu padişah zamanında yapılmıştır51.

Medine'de, Tren İstasyonunun yakınındaki tarihi taş yapılı camii. Siyah taşlardan yapılan bu küçük camii hala varlığını korumakta olup, Osmanlı mimarisinin bölgedeki nadir örneklerden sayılabilir.

Medine'deki Tren İstasyonu ve istasyonda bulunan tren vagonları: Daha önce çok ihmal edilen ve son anda, Suudi Eski Eserleri koruma başkanlığı tarafindan el atılan bu yapı, etrafına tel örgülerle çevrilip, koruma altına alınmıştır.



8 - Hicaz'daki yerli halk tarafindan kullanılan Türkçe kelimeler:

Hicaz'ın çeşitli kentlerinde, orta ve daha üst yaş grubu tarafından hala kullanılmakta olan Türkçe kelimelerden bazı örnekler:

Aferin (Afarim), Bahşiş, Baklava, Basma, Bayrak, Belki, Birinci, Bodrum, Boğaz, Çanta, Çavuş, Damga, Deste, Doğru, Dondurma, Eczahane, Efendi, Fincan, Gümrük, Hane, Hazinedar, Hurda, Kadayıf, Kaşık, Kestane, Kırbaç, Kışla, Köfte, Kundura, Köprü, Künefe, Kütüphane, Paksimet, Paşa, Sade, Saray, Sofracı, Sucuk, Tabanca, Tabur, Tatlı, Taze, Tenbel, Turşu, Tütün, Usta, Vapur, Yaka, Yekün, Yüzbaşı..vd52.

Sonuç

Genel hatlarıyla Hicazda Osmanlı kültürünün izleri hakkında yaptığımız bu çalışma, bir ön çalışma mahiyetinde olup, derli-toplu ve detaylı bir çalışmaya ihtiyaç vardır. Aslında yalnızca Hicaz bölgesinin değil, tüm Arabistanda Osmanlı döneminin kültür iz ve kalıntılarını kapsayacak şekilde, orada bulunan kale, camii, tarihi yapılar, kütüphane ve bu kütüphanelerin içerisinde ihtiva ettiği nadir eserleri kapsayacak şekilde bir çalışmanın gerekliliğine ihtiyaç vardır.



Riyad'ta bulunan Büyükelçiliğimiz tarafından buna benzer bir girişimde bulunulmuştur. Ancak bu çalışmanın şahsi bir girişim olarak ortaya atıldığından akim kaldığını müşahede ettik. Aynı şekilde yaklaşık 15 yıldan beri yayınlamakta olduğum kitap, makale ve diğer akademik çalışmalarım her nekadar onemli bir boşluğu doldursa da, şahsi bir gayret olmaktan öteye gitmediğini anımsatmak yerinde olur diye duşunuyorum. Ancak bu çalışmalarla beraber, Arabistan bölgesiyle ilgili önemli görünen mevzularda kitap ve makale yayımlayan, çeşitli konferanslarda tebliğler sunan, gerek Marmara üniversitesinden gerekse Türkiyenin diğer üniversitelerinden değerli tarihçilerin yayınları, Suudi Arabistanda ve Yemende bulunan üniversitelerin özellikle Tarih bölümlerinin Osmanlı dönemine eğilmelerine ve bu dönem hakkında zengin kaynakları ihtiva eden Başbakanlık Osmanlı Arşivlerine yönelmelerine yardımcı olduğunu ve bu üniversitelerde Yüksek Lisans ve Doktora tezi olarak onlarca tezin hazırlanmakta olduğunu vurgulamak istiyorum.



1 Abdurrahman el-Muzeyni/Mektebe'tul-Melik-i Abdulaziz Beyne'l-Madi ve'l-Hadir. Medine: Evkaf bakanligi, Kral Abdulaziz Kutuphanesi, 1999.sy.27

2 BOA. HAT. 29370, I.DH. 3039/Ra.58

3 BOA. I.MES.MUH.2453

4 BOA. I.DH. 39727

5 BOA. HAT. 27457-C, 27191

6 BOA. HAT. 29370, I.DH. 3039/Ra.58

7 BOA. A.MKT.5/70

8 BOA. I.MES.MUH.2444

9 BOA. I.MES.MUH.2449

10 BOA. I.MES.MUH.572

11 BOA. I.MES.MUH.572

12 BOA. I.DH. 16730

13 BOA. I.DH. 26964

14 el-Muzeyni.age.sy.28 Sekip Arslan/Mektebat'il-Medine'til-Munevvere (Mecelle'tul-Macma'il-Ilmi: Dimask: 1953.Cilt:18, sayi:3,4.sy.494-495) makalesinden naklen

15 Seyhuilislam Arif Hikmet ve kutuphanesi hakkinda deyatli bir calisma icin bkn: Ebu's-Sena el_Elusi/Sehiyyu'n-Nagem fi Tercemet-i Arif'il-Hikem; Tahkik: Muhammed Iid el-Hatravi.Medine-i Munevver: Dar'ut-Turas, 1983

16 Bu hususta genel bir degerlendirme icin bkn: Yahya Mahmud Cuneyd/Islam Aleminde Vakif Kutuphaneciligin Dogusu ve Gelisimi; Turkceye cev. Suheyl Sapan. Istanbul: Kent Isiklari yay.2009.sy.59-61

17 Bu kutuphanelerin isimleri ile icerisinde bulunan bazi eserler hakkinda ornekler icin bkn: el-Muzeyni.age.sy.61-81, 89-127, 134-138

18 Yaklasik 15 yil once Riyad'ta bulunan Kral Fahd Milli kutuphanesinde calisirken, Hicaz'daki kutuphanelerde bulunan Osmanlica kitaplarin dokumantasyonu icin bu kutuphanelere bir kac mektup gondermistim. Su anda Harem'den uzak Mansur caddesinde bulunan Mekke harem-i Serif kutuphanesinde cok az sayida Osmanlica kitap bulunmasina karsin, Medine'deki kutuphanelerde ise yuzlerce Osmanlica kitabin bulunduguna dair Arif Hikmet kutuphanesi sorumlusu Muhammed Can'dan detayli bir fihrist almistim.

19 Bu medreselerin Hicaz'in ilmi hayatinda ustledikleri rol hakkinda Suudi arabistanin cesitli universitelerinde bir cok master ve doktora tezi verilmistir.

20 Prof.Dr.Abdulvahhab Ebu Suleyman'in "Bab'us-Selam" kitabi (Mekke: Mektebet'n-Nahda el-hedise: 2006). Sy.79

21 BOA. Cevdet-Maarif;2328

22 BOA. Cevdet-Maarif. 6864

23 BOA. HAT. 19695-A

24 BOA. HAT. 29314-A

25 BOA. HAT. 29316

26 BOA. I.MTV.3762

27 BOA. I.DH. 10200

28 BOA. A.AMD. 13/53

29 BOA. I.DH. 16820, 18851, 23321

30 BOA. I.DH. 22447

31 BOA. I.DH. 68251

32 BOA. I.DH.74691

33 BOA. A.MKT.MVL. 87/59

34 BOA. I.DH. 48618

35 BOA. I.DH.67085

36 BOA. I.DH.73827

37 Bunlardan birer ornek vermek gerekirse: Ahmed ed-Dubeyb/Bevakir'ut-Tibae ve'l-Matbuat f'il-Memleket'il-Arabiyye'tis-Suudiyye. Riyad:: Merkez'u Hamed el-Casir, 2007; Abbas Taskendi/et-Tibae f'il-Memleket'il-Arabiyye't-s-Suudiyye. Riyad: Mektebe'tul-Melik Fehd'il-Vataniyye, 1999;

38 Hicaz Vilayeti tarafindan basim ve yayimi gerceklesen bu salnamelerden 1303 yilinda yayimlanan ikinci sayisinin Arapcaya cevrilen nushasi haric tutulursa bes sayi yayinlanmistir.(1301, 1303, 1305, 1306 ve 1309). Detayli bilgi icin bkn: Suheyl Sapan/Salnama'tu Vilayet'il-Hicaz.Mecelle'tu Mektebet'il-Melik Fehd.'il-Vataniyye. Cilt.1.Sayi.1.(Temmuz-Aralik 1995).ss.192-203

39 Snouk Hurgronje/Safahat'un min Tarih'i Mekke'ti'l-Mukerreme: Arapcaya cev,Ali Avdet'is-Suyuh. Riyad: Dare yay. 1999. 1/301, 307

40 Osman Nuri Pasa'nin ilk Hicaz valiligi yaklasik dort yil (1299-1303/1882-1886) surmustur. Ikinci vilayeti ise (1310/1892) cok daha kisa olmasina ragmen onemli hizmetler gerceklestirmistir. Suheyl Sapan/Medahil A'lam'il-Cezire'til-Arabiyye. Riyad: Mektebe'tul-Melik Abdilaziz el-Amme, 2004.sy. 133

41 Huseyin Muhammed Bafakih. Age.sy.80-81

42 Huseyin Muhammed Bafakih'in "Zakire'tu'r-Ruvvak ve Hulm'ul-Matbaa" (Beyrut; Dar'ul-Muellif: 2009).sy.85

43 Alfikont Filib Di Trazi/Tarih'us-Sahafet'il-Arabiyye.Beyrut: el-Matabaat'ul-Edebiyye, 1913 :3/92

44 BOA. Y.A.RES. 75/14

45 9. Turk Tarih Kongresi: Ankara: 9 Eylul 1990: 3/2058-59.

46 BOA.DH.MKT.2708/83.

47 BOA.ZB. 335/79.

48 BOA.DH.MKT. 2860/96.

49 BOA.DH.MKT.2797/21, 2820/23, 2822/61, 2889/69.

50 Bunlardan: Prof.Dr.Abdulvahhab Ebu Suleyman'in "Bab'us-Selam", Huseyin Muhammed Bafakih'in "Zakire'tu'r-Ruvvak ve Hulm'ul-Matbaa" (Beyrut; Dar'ul-Muellif: 2009); Prof.Dr.Yahya Mahmud B.Cuneyd'in "el-Hayatu's-Sekafiyye fi Mekke'til-Mukerreme fi'l-Karn'it-Tasi Asar el-Miladi" (Riyad: Muesseset'ul-Yemame es-Sahafiyye, 2002) kitaplari zikredilebilir.

51 Abdulvehhab Ebu Suleyman.age.s,65

52 Daha fazla kelimeler icin bkn: F.Ibrahim/el-Kelimat'ut-Turkiyye f'il-Lehecat'il-Arabiyye'til-Hadise.Mecelle'tu Macma-il-Lugat'il-Arabiyye Bidimask. Cilt:43. ss.875-883; Cilt:44. ss.142-150. Cilt: 45. ss.370-375. (1969-1970).

Yüklə 48,68 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə