Hız Denetimi



Yüklə 172,92 Kb.
tarix09.01.2019
ölçüsü172,92 Kb.


Özellikle Kamyon Şoförleri İçin Trafik İşaretleri


Ö


1.

Yansı

zellikle Kamyon Şoförleri İçin Trafik İşaretleri




Yönlendirme

Siz kamyon şoförlerini ilgilendiren bazı trafik kural ve işaretlerini tartışacağız.


Güdüleme

T


Geliştirme
rafik işaretleri çok fazlaymış gibi düşünülür. Ancak bu işaretlerin önemli bir kısmı özel durumlar ve kesimler içindir. Bunları hatırlamak trafikte daha duyarlı olmanızı sağlayacaktır.
Her ne kadar, trafik işaretlerini ve anlamlarını bilmekte iseniz, sizleri doğrudan ilgilendiren bazılarını birlikte bir daha hatırlayalım:
Şekil 1: Genişliği . . . . metreden fazla olan taşıt giremez

Genişliği muayyen bir limitten fazla olan taşıtların girişini yasaklayan bu işaret, yol geometrisi ya da diğer nedenlerle daralmış bulunan yol kesimlerinin başlangıcına konur. Bu sınırlama size sorun teşkil ediyorsa, özel yön levhalarıyla, bu kritik kesime gelmeden önce başka bir yöne yönlendirileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Bu işaretin zamanında görülüp, seçimin yapılması güvenliğiniz ve zaman kazancınız için önem taşımaktadır.


Şekil 2: Yüksekliği . . . . metreden fazla olan taşıt giremez

Yüksekliği muayyen bir limitten fazla olan taşıtların girişini yasaklayan bu işaret, yol geometrisi ya da diğer nedenlerle düşey gabari kısıtlaması konulmuş bulunan kesimlerin (tünel, üst geçit köprüsü gibi) başlangıcına konulur. Benzer şekilde, özel yön levhalarıyla bu sınırlamaya uygun olmayan taşıtların başka güzergaha yönlendirileceğini unutmayınız.



Şekil 3: Uzunluğu . . . . . metreden fazla olan taşıt veya katar giremez

Uzunluğu, belirli bir limitten fazla olan taşıtların girişini yasaklayan bu işaret, yolun geometrik özellikleri nedeniyle dönüş yar çaplarının kritik olduğu kesimlerin başlangıcında kullanılır. Yine aynı şekilde, bu sınırlamadan etkilenecek araçlara, kritik kesime gelmeden önce alternatif güzergah gösterileceği beklenmelidir.


Şekil 4: Dingil başına . . . . tondan fazla yük düşen taşıt giremez

Dingil yükü, belirli bir limitten fazla olan taşıtların girişini yasaklayan bu işaret, yolun ve /veya sanat yapılarının (köprüler, vb.) fiziki özellikleri itibariyle taşıma kapasitelerinin kritik olduğu kesimlerin başlangıcına konulur. Bu durumda, sorun yaşayabilecek araçların başka güzergahlara yönlendirilmesi söz konusudur.


(Yansı-1/a) Şekil 5: Yüklü ağırlığı . . . . tondan fazla olan taşıt giremez

Yüklü ağırlığı, belirli bir limitten fazla olan taşıtların girişini yasaklayan bu işaret, yolun ve /veya sanat yapılarının (köprüler, vb.) fiziki özellikleri itibariyle taşıma kapasitelerinin kritik olduğu kesimlerin başlangıcına konulur. Bu durumda da, limiti aşabilecek taşıtların başka güzergahlara, özel yön levhalarıla yönlendirilmeleri söz konusudur.


Şekil 6: Kamyonlar için öndeki taşıtı geçmek yasaktır

Bu işaret, kamyonların öndeki taşıtı geçmelerinin sakıncalı olacağı kesimlerde kullanılmaktadır.



Şekil 7: Kamyonlar için geçme yasağı sonu

Bir önceki işaretle, kamyonlara geçme yasağı konulan kesimlerin sonlarına, yasağın sona erdiğini belirtmek amacıyla kullanılır.


Bunların dışında özellikle, aynı yöne birden fazla şeridin bulunduğu karayolu kesimlerinde (tırmanma şeridi, otoyollar, vb.) kamyonların kullanacağı şeridi belirlemek amacıyla “şerit kullanımı levhaları” uygulanmaktadır.

D


2.

Yansı

iğer Yol Kullanıcılara Yönelik Davranışlarımız




Yönlendirme

Şimdi de, diğer yol kullanıcılara karşı davranışlarımız neler olmalı konusunda tartışacağız.


Güdüleme

Y
Geliştirme


ayalara ve özellikle çocuklara kamyon şoförlerini sevdirmelerinin yolu nedir, acaba?
Trafikteki diğer yol kullanıcılar, sürücü , yaya ve yolculardır. Bunlardan, özellikle yayalar korunmasız yol kullanıcılarıdır.
(Yansı-2) Bunların, bir kamyonla çeşitli nedenlerle kazaya karışmaları sonucu, ölmeleri kaçınılmazdır. Çarpmanın şiddeti, aracın hızı ve ağırlığı ile doğru orantılıdır. Bu nedenle kamyon şoförleri başta şehir içi geçişleri olmak üzere yaya, bisiklet, mobilet ve motosikletlerin yoğunlaştığı kesimlerde hızlarını mutlaka düşürmelidirler.
(Yansı-2/a) Yaya çocuklar, yetişkinlerden çok daha farklı algılama ve muhakeme yeteneğine sahiptir. Onların hız, mesafe gibi kavram ve tehlikeleri doğru algılamaları son derece güçtür. Bu nedenle bir cadde veya sokakta karşıya geçmek niyetinde olduklarında, yaklaşmış araçların güvenle duramayacaklarını kavrayamazlar.
Yol kenarında beklemekte veya taşıt yolu yakınında yürümekte olan çocukların, her an yola fırlayabileceklerini hesaba katmalısınız.
Okul ve yaya geçitlerine yaklaşırken asla önümüzdeki aracı geçmeyin. Hızınızı düşürün.
Kamyon ve otobüs cinsi araçlar, trafikte en büyük ağırlık ve hacme sahiptir. Bu nedenle bazı şoförler, küçük araç sürücülerini riske etmek pahasına hatalı geçme yakmaktadır.
(Yansı-2/b) Otomobil, minibüs gibi araçlarla ağır tonajlı taşıtların bir kazaya karışmaları sonunda, bu küçük araçların sürücüleri ve yolcularının hayatlarını kaybetme olasılıkları yüksektir. Trafikte ortağımız olan diğer sürücülerin kullandıkları taşıtlar küçük olmakla beraber, içindekilerin sizler gibi insan olduklarını hiçbir zaman unutmamalısınız.
Trafik, mopetlere göre motosikletlilerin, motosikletlilere göre otomobil, minibüs sürücülerinin, bunlara göre de kamyon ile otobüs şoförlerinin egemenlikleri üzerine kurulmamıştır. Trafikten yararlanan tüm yol kullanıcıları, Trafik Kanunu ve Yönetmeliğine uygun davranmak zorundadır.
Kamyon ve otobüs şoförleri, diğer taşıt sürücülerine oranla uzun yılları kapsayan sürücülük tecrübesine sahiptir. Buna karşılık özel araç sürücülerinin uzun yol tecrübeleri daha azdır. Deneyimsizlik onlara büyük hatalar yaptırır. Bu hataları bilen, kamyon ve otobüs sürücülerinin bir kısmı da, adeta onların hayatta kalmasını kendileri için bir görev bilmektedir.
Trafik mevzuatına göre haklı olmalarına rağmen, taviz verir, hızlarını yasal limit olan 80 km/h’nın altına sıklıkla indirirler. Böylece özel araç sürücülerinin hatalarını, verdikleri tavizlerle telafi etmeye çalışırlar. Bu taviz, trafikte ortak olmanın bir gereği ve güzel örneğidir.


3.

Yansı

Aşırı Yükleme

Yönlendirme

Ülkemizdeki taşımacılığın en önemli sorunlarından birine yani aşırı yüklemeye ve yol açtığı risklere değineceğiz şimdi de.


Güdüleme

Geliştirme

Birçoğunuz aşırı yükleminin yol açabileceği problemleri biliyor olabilirsiniz. Bunu zorunlu olarak yapıyor da olabilirsiniz. Ancak ortaya çıkabilecek riskleri bir daha gözden geçirmek, bu konuda daha dikkatli olmanızı sağlayabilir.
Eskiden, “istiap haddi” diye adlandırılan, bugün “kapasite” ya da “taşıma sınırı” denen, bir aracın güvenli olarak taşıyabileceği yükün ağırlığı veya yolcu sayısıdır.
Buna paralel bir açıklamayı daha hatırlatmak istiyoruz. Biliyorsunuz, aracınızın ağırlığı ile taşıdığınız yükün toplamına, ‘toplam ağırlık’ diyoruz. “Azami toplam ağırlık” ise, araçların karayolu güzergahlarında güvenle ve karayolunun yapısına zarar vermeden yolculuk yapabilmeleri için belirlenen toplam yüklü ağırlıktır.
(Yansı-3) Tekrar etmeye gerek var mı, kullandığınız aracın taşıma kapasitesi, Motorlu Araç Trafik Belgenizde kayıtlıdır.
Ancak, unutmayın araçlarınızın dingil özelliklerine bağlı olarak taşıyabilecekleri en fazla yük miktarı yasayla da sınırlandırılmıştır.
Peki, yasal olmadığı halde ve hatta taşıma kapasitelerini aştığı halde, fazla yükleme yapan sürücüler, öncelikle hangi riskleri üzerlerine alıyorlar?

Yasal yaptırımlar, cezalar, evet. Daha başka? Biliyorsunuz, her aracın fren donanımı, direksiyon sistemi ve güç aktarma organları emniyetle taşıyacağı toplam yüke, yani taşıma sınırına göre tasarlanmıştır.


Dahası, yükün dağılımı bile son derece önemlidir. Aşırı yükleme, aracın bütün donanımlarında hasarlar meydana getirir. Fren mesafesi uzar, fren donanımı tümüyle devreden çıkabilir.


4.

Yansı

Güvenli Yükleme Nasıl Yapılmalı?

Yönlendirme

Şimdi de; kuralına göre yükleme yapacağımızı öğrendikten sonra, güvenli yüklemenin nasıl yapılacağını tartışalım.


Güdüleme

Geliştirme

Bugüne kadar, Toros dağlarında ya da buna benzer yerlerde üzerinde yükü ile yan yatmış veya uçuruma yuvarlanmış kaç kamyon gördünüz. Elbette ki sizlerde böyle bir durumla karşılaşmak istemezsiniz. O halde, gelin şimdi riskleri irdeleyelim.
Yükleme, aracın direksiyon, manevra ve yol tutuşunda çeşitli riskler yaratması bakımından önemlidir. Bu risklerle karşılaşmamak için, yükün, kasaya kuralına uygun dengeli şekilde konulması, bağlanması ve sıklıkla aynalardan ya da mola verildiğinde kontrol edilmesi gereklidir
(Yansı-4)
Bir yükü iyi yüklemek kadar, bağlamak da çok önemlidir. Virajlarda aracı viraj yönünün tersi istikametine ve yol dışına iten bir güç vardır. Buna merkezkaç kuvveti denilmektedir. İşte doğru yüklenmiş olsa bile, iyi bağlanmamış yükler virajlarda aracınızı yol dışına iterek devrilmenize neden olur.
İyi bağlanan yükler de bazen sürüş sırasında çeşitli etkenlerden yola düşebilmektedir. Bu nedenle yüklerinizi, diğer sürücü ve yayalar için tehlikelere meydan vermemek amacıyla, aynalardan sıklıkla ve her molada kontrol etmelisiniz.


(Yansı-4/a)
Yükleme sırasında yükün ağırlık noktasını aracın ağırlık noktasıyla dengelemek gereklidir. Her aracın ve üzerindeki yükün, ayrı ayrı ağırlık noktası vardır. Farklı ağırlık noktalarının toplamı ise toplam ağırlık noktasını oluşturur. Yükün ağırlık noktası, hatalı yükleme nedeniyle yana verildiğinde, toplam ağırlık noktasının yeri de değişir.
Araçların fabrika üretimlerinde ağırlık merkezlerinin yeri belirlenmiştir. Bu nokta, araç üzerinde karayolundaki dengeli ve güvenli sürüşünü sağlayacak yerdedir. Hatalı yüklemeyle oluşan yük denge merkezindeki farklılık aracın toplam ağırlık merkezini de değiştirmiş olacaktır.
(Yansı-4/b)
Böylesine hatalı toplam ağırlık merkezine sahip olan aracın sürücüsü, dar bir viraja girerken hızını; hava, yol, trafik ve yük durumuna göre ayarlamadığından yol dışına çıkar ve devrilir.
Burada, toplam ağırlık noktası hatalı olan aracın, merkez kaç kuvvetinin de etkisiyle takla attığını söyleyebiliriz. Virajda dönüş sırasında araca etkiyen merkezkaç kuvveti, hızın karesi kadar artar. Yani, hızınızı 2 kat artırırsanız virajdaki merkezkaç kuvveti 4 kat, hızınızı 3 kat artırırsanız, kuvvet 9 katına çıkmaktadır.
(Yansı-4/c) Virajlarda yol dışına çıkarak, takla atmamak için;


  • Yüklemeyi,

  • Yük dağılımını,

  • Yük emniyetin sürekli kontrol edin

Yarı römorklu ve römorklu araçlarla viraj girmek, çok daha risklidir. Çekici aracın ağırlık noktası, römork ya da yarı römorktaki noktadan düşük olabilir.


Tek başına çekici araçla, dar ve keskin bir virajı almak için güvenli hız 40 km/h’dır. Ancak bu araca, bir yarı römork veya römork bağlanması halinde 30 km/h hızla bile devrilme sınırı aşılmış olacaktır.
Şoför genellikle çekici aracının devrilebileceği riskli anı hissetmektedir. Römorklu kamyonlarda ise sürücü devrilme riskini maalesef hissedememektedir. Burada ortaya çıkan zaafı önlemek için;


  • Çekicinin veya römorkun sahip oldukları farklı devrilme sınırı nedeniyle aracınızı güvenli hızda sürün.




  • Yükünüzü aracın seyir güvenliğini etkilemeyecek şekilde emniyete alın ve sıklıkla kontrol edin.


A


5.

Yansı

şırı Yüklemenin Riskleri Nelerdir?




Yönlendirme

Kamyonumuzu güvenli yükleyeceğiz ve aşırı yüklemeyeceğimizi öğrendik. Şimdi de, bunlara uymayıp aşırı yüklediğimizde, meydana gelecek riskleri analiz edeceğiz.


Güdüleme

F


Geliştirme
azla para kazanacağım diye, bütün kuralları ve güvenliği ihmal ederek kamyonu aşırı yükledik. Peki bunun riski var mıdır?
Yükleme, aracın direksiyon, manevra ve yol tutuşunda çeşitli riskler yaratması bakımından önemlidir. Bu risklerle karşılaşmamak için yükün, kasaya kuralına uygun dengeli şekilde konulması, bağlanması ve sıklıkla hem aynalardan, hem de mola verildiğinde kontrol edilmesi gereklidir.
(Yansı-5) Yüklemede ilk dikkat edilmesi gereken alınan yükün, yasal taşıma sınırı üzerinde olmamasıdır. Aşırı yükleme araca, karayolu yapısına ve sürücünün performansına olumsuz etkiler yapar.
Yük taşımak amacıyla üretilmiş, kamyon, kamyonet ve çekici türü araçlar taşıyacağı toplam yüke göre tasarlanmıştır. Bu taşıtların aktarma organları, servis frenleri ve direksiyon sistemleri taşıyacağı azami yüke göre imal edilmiştir. Dolayısıyla aşırı yükleme yapmak, araca büyük zararlar vermektedir.
(Yansı-5/a) Araştırmalar, aşırı yükleme nedeniyle aracın ekonomik ömrünün kısalacağı, daha çok bakım onarım gerektireceğini kanıtlamıştır. Bir kamyona, yasal taşıma sınırının % 10’u oranında fazla yük alınması, yakıt sarfiyatını % 6 oranında artırmaktadır.

(Yansı-5/b) Aşırı yükün, lastikler üzerinde de yıpranmayı hızlandırıcı bir etkisi bulunmaktadır. Fazla yük, uyguladığı basıncın etkisiyle taşıtın makas ve amortisör sistemleri kadar, lastiklerinin de kullanım ömrünü azaltmaktadır.
Aşırı yüklemenin bir diğer olumsuz etkisi ise, fren sisteminedir. Aşırı yük, iniş eğimli yollarda servis freninin sık sık devreye alınmasıyla ısınacak ve işlevini yerine getiremeyecek, fren balatalarının sıkça değiştirilmesi zorunlu hale gelecektir.
Ayrıca durma mesafesi uzayacaktır. Bunun bilincinde olmayan şoförün takip mesafesini uzatmaması ise, arkadan çarpma şeklindeki kazaları artıracaktır. Çarpılan araç küçük bir vasıta ise, çarpışma şiddetinin artması sonucu ölümler olacaktır. Büyük bir vasıtaya arkadan çarpmada ise, siz Çarpışmanın büyük şiddetiyle zarara uğrayacak ve belki de hayatınızı kaybedeceksiniz.
(Yansı-5/c) Aşırı yük karayolu yapısını da olumsuz etkilemektedir. Karayolları genellikle 20 yıllık kullanım ömrü hedeflenerek, inşa edilir. Bir karayolunda aşır yüklü araçların bulunması, o yolun çok kısa sürelerle bakıma alınmasına neden olmaktadır.
Maliyete çok yüksek olan karayolu inşası ve bakım çalışmalarının finansmanını, yine bizler, hepimiz vergilerle sağlamaktayız. Kısaca aşırı yükleme nedeniyle karayollarımız çabuk yıpranmakta, alt yapı bozulmakta, kasisler ve çukurlar oluşmakta, tekerlek izinde oturma olmakta gibi hasarlar meydana gelmektedir.
Böylesine hasarlanmış yollarda araç kullanmak ise, biz sürücülerin sürüş güvenliğini olumsuz şekilde etkilenmektedir. Karayolundaki benzer bozulmaların, bir çok kazanın oluşumunda, doğrudan veya dolaylı etkisi bulunmaktadır.
Aşırı yüklü bir taşıtı kullanan sürücünün, trafiğe sürekli konsantresi son derece zordur. Çıkış eğimli yollarda çok düşük hızlarda araç kullanmak, sürücünün dikkatini dağıtır. Bu düşük hız ve viteste, bir de kendisinden daha yavaş seyretmekte olan bir aracı sollamak için şerit değiştirirse trafiği tamamen durdurabilir.
Kendisini sollamakta olan sürücülere gerekli yardım ve kolaylığı gösteremez. Çift yönlü ve çift şeritli yollarda konvoy halinde giderken, tırmanma şeridine ulaşınca ardındaki diğer taşıtları düşünmez ve sollamaya çıkar. Bunlar hep olumsuz davranışlardır.
İniş eğimli yollarda ise, servis ve motor frenlerini sürekli kullanmak zorunda kalacağından, balataların ısınmasına veya fren hidroliğinin boşalmasına neden olurlar. Halk arasında fren patlaması şeklinde adlandırılan, arızaların nedeni de genellikle aşırı yüktür.

A


6.

Yansı

raçların Ağırlıkları Durma Mesafelerini Etkiler




Yönlendirme

Ağır taşıtlarda frenleme diğer taşıtlardan ne tür farklılıklar göstermektedir. Bu yansıda ele alacağımız konu bu.


Güdüleme

S


Geliştirme
ürekli ağır vasıta kullananlar otomobile bindiklerinde ne tür sorunlar yaşıyorlar? Böyle bir sorunla karşılaştınız mı?
Durma mesafesinin, reaksiyon mesafesi ile frenleme mesafesinin toplamından meydana geldiğini tekrar hatırlatıyoruz. Reaksiyon mesafesinin, hıza ve sürücünün yaş, yorgunluk vb. durum özelliklerine bağlı olarak değiştiğini biliyoruz. Diğer yandan, frenleme mesafesinin başta hız olmak üzere, yolun eğimi, yol yüzey ve lastiklerini durumlarına göre değişkenlik gösterdiğini yeniden söylemek isteriz.
Ancak; bu sunuşta özellikle vurgulamak istediğimiz konu, frenleme mesafesinin hafif araçlarla (binek otoları) ağır taşıtlar arasında farklılıklar göstermesidir.
Şunu üzerine basarak söyleyebiliriz: Ağır taşıtların frenleme mesafesi, aynı şartlar altında hafif araçlara göre daha uzundur.
Bunun nedenlerine gelince: Öncelikle, otomobillerin motor güçleri ve mekanik özelliklerine bağlı olarak yavaşlama ivmeleri 6.5 ila 8.5 metre/saniye² lik yavaşlama ivmeleri söz konusudur. Bu elbette, yolcuların sayısına, bagaj yüklerine ve lastik durumlarına göre değişkenlik göstermektedir. Diğer yandan, yanı değer, ağır taşıtlar için 4-5 metre/saniye² seviyelerinde değişmektedir. Aşırı ve dengesiz yüklemelerde, bu değerlerin hızla azaldığını da biliyoruz.

(Yansı 6/a) O halde; otobüs ve kamyon sürücüleri için yakın takipler çok daha tehlikelidir. Onlar için, frenleme ve durma mesafeleri daha uzun olduğundan, bunun bilincinde, hız limitlerine uymada çok daha titiz olmalılar. Aşırı ve dengesiz yüklemenin, bütün diğer olumsuzluklarının yanında fren mesafesini daha da uzatacağını hiç aklımızdan çıkarmamız gerekir.
İşin teknik açıklamasına çok girmeden, sizlerle konuşmak istediğimiz bir konu daha var. Frenlemede, arka tekerlerin ön tekerlerden önce kilitlenmesini istemiyoruz. Oysa yükle olup, olmamanıza ve yükünüzün durumuna göre aracınızın ağırlık merkezi değiştiğinden bu karşılaştığımız bir durumdur. Çünkü aracınızın mekanik sistemi, farklı durumların hepsini en güvenli biçimde karşılayabilecek çözüme sahip değildir. Özellikle, ABS vb. yeni teknoloji sistemlerin yer aldığı ağır taşıtlar, bu güçlükleri azaltma yönünde bazı avantajlarla donatılmıştır. Ancak, daha az yeni teknolojiyle üretilmiş geniş bir araç grubu için, frenlemede hala belirtilen sorunlar karşımıza çıkmaktadır. Bunların farkında olmak ve güvenli sürüş hızı ve yükleme şartlarını değerlendirmeniz gereklidir.


İ


7.

Yansı

niş ve Yokuşlarda Frenleme Teknikleri




Yönlendirme

Frenleme konusundaki temel bilgileri öğrendikten sonra, özellikle iniş ve yokuşlardaki frenleme teknikleri üzerinde duracağız, şimdi.


Güdüleme

H
Geliştirme


iç yokuş aşağı, frenleriniz patladı mı?
İniş ve çıkış eğimli yollar, kamyon ve çekici sürücüleri için oldukça tehlikeli kesimlerdir. Bu tehlikenin teme nedeni, araca etkiyen yokuş direncidir.
(Yansı-7) Yokuş direnci, çıkış eğimli yollarda taşıta karşı bir direnç olarak belirir. İniş eğimli yollarda ise, taşıtın hareketine yardım edici, hızlandırıcı bir etki gösterir.
Ağır tonajlı taşıt olarak isimlendirdiğimiz, kamyon ve çekici sürücüleri bu dirençleri daha çok hissetmektedir. Bunda araçlarının büyüklüğü ve ağırlığı ile motor performansları etken olmaktadır.
(Yansı-7/a) Taşıtın yokuştaki hareketi sırasında etkiyen kuvvetler sürekli değişir. Sürücü araca etkiyen ve sürekli değişmekte olan dirence karşı koyabilmek için vites küçültmek zorunda kalır.
İniş sırasında ise, taşıtı aşağı doğru hızlandırarak iten kuvvet, aracın ağırlığı ile artar. İşte bu nedenle ağır tonajlı taşıt şoförleri, sürekli motor veya servis frenlerini kullanmak zorundadır. Aşağı doğru etkiyen yardımcı kuvveti azaltabilmek için, yokuşu çıkılan viteste inmek gereklidir.
(Yansı-7/b) İniş eğimi ne kadar büyükse, araca etkiyen hızlandırıcı kuvvete o kadar büyük olur. İşte bu hızlandırıcı kuvvetin, dönen tekerleklerin ve araca karşıdan etkimekte olan rüzgarın direncinden fazla olması halinde, biraz önce açıkladığım fren sistemlerini kullanmanız gereklidir.
Yokuşu çıktığınız vitesle inerken, motor dönüş saati sürekli yükseliyor ve motor freni yaparken zorluk yaşıyorsanız, servis frenlerinden yardım almalısınız. Frenleme yaparken sürekli basmayın, pedala belirli ve kısa aralıklarla dokunun.

D


8.

Yansı

üz Yol Kesimlerinde Frenleme Teknikleri


Yönlendirme

Frenleme ve teknikleri konusundaki tartışmaya devam ediyoruz. Şimdiki konumuz, düz yollardaki frenleme teknikleri.


Güdüleme

T
Geliştirme


onlarca ağırlığındaki kamyonumuzu en güvenli bir şekilde nasıl durdurabilirsiniz?
Ağır tonajlı taşıtları kullanırken fren yapmak ve güvenli durabilmek için dikkatli olmak gerekir. Bu araçların ağırlık ve hacimleri frenleme kapasiteleri üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. Kullanmakta olduğunuz kamyonun fren pedalına bastınız ve ön tekerlekleriniz kilitlendi, bloke oldu. Şimdi size hangi risklerle karşılaşacağınızı ve nasıl kurtulabileceğinizi açıklamaya çalışacağım.
(Yansı-8) Bir kamyonun sadece ön tekerleklerinin kilitlenerek kaymaya başlaması halinde, araç kilitlenmeden önceki istikamete gider. Siz bu arada direksiyonu çevirseniz de, araç kendisinin belirlediği ve bloke olmadan önceki doğrultuya doğru yol alır. Tonlarca ağırlıktaki bir aracın, yalnız direksiyon sisteminden ve 2 ön lastiğin avuç içi kadar yere değen tabanlarından yararlanarak, yolda tutunmasını sağlamak mümkün değildir.
(Yansı-8/a) Bir virajdaki frenleme sonucu ön tekerlek bloke olup, kaymaya başlamış ise, doğrultu sizi yolun dışına atar. Bu durumlarda frenden ayağınızı hafifçe kaldırın ve tekerlekler üzerindeki basıncı azaltın. Basıncın azalması tekerleklerin tekrar dönmesini ve kumandanın direksiyona geçmesini sağlayacaktır. Tekerlerin dönmeye başladığını hissettiğiniz an, direksiyonu güvenli tarafı doğru çevirin. Hızınızı sadece azaltmak değil aynı zamanda durmak istiyorsanız, aracın doğrultusunu istediğiniz kadar değiştirdikten sonra tekrar frenleyin.
Frenleme sırasında, arka tekerlek bloke olmamış ise, aracınız yol üzerinde dengeli bir şekilde durur. Arka tekerleklerin bloke olmaması halinde, yanal güçler araca etkiyemeyeceğinden kayma gerçekleşmez.
(Yansı-8/b) Frenlemede karşılaştığımız bir başka önemli durum ise, yalnız arka tekerleklerin bloke olarak kaymasıdır. Bu durumda araç savrulma tehlikesi gösterir. Ön tekerleklere basınç yapan yanal kuvvetler aracı istem dışı döndürür. Araç tekrar geldiği istikamete dönmeye başlar. Buzlu, karşı, ıslak zeminli yollarda tekerleklerin bloke olması son derece tehlikelidir. Böyle bir risk yaşamaktansa, hızı azaltıp, trafiğe konsantre olmak her zaman daha doğrudur.

T


9.

Yansı

aşıtların Hareket Dirençleri



(Yuvarlanma Direnci)


Yönlendirme

Şimdi, frenleme sisteminden sonra, önemli risk bilgilerinden olan lastiklerden söz etmek istiyorum.


Güdüleme



S
Geliştirme
izce, en kaliteli, en kullanılış ve en ucuz lastik hangisidir?
Tekerlekler, tonlarca ağırlıktaki bir taşıtın karayoluna temas eden tek noktasıdır. Bu nokta iki elin avucundan veya bir orta boy kartpostaldan daha büyük değildir.
Araç lastiklerinin önemi burada ortaya çıkmaktadır. Gereksinim duyduğunuzda, lastiklerinizi aracın kullanma klavuzunda belirtilen ebatlarda almalısınız. Hiçbir zaman aynı aks üzerindeki lastikleri farklı desende kullanmayın. Farklı desenli lastikler, yol tutuşunda değişiklik yaratacağından, çeşitli risklere neden olmaktadır.
Bir taşıtta bulunan lastiğin işlevleri : (Yansı-9/a)

  • Bir yandan aracı ve yükü taşırken, öte yandan duruş ve kalkış sırasında doğacak yük transferine karşı koymak,

  • Frenleme veya viraj alma sırasında motorun gücünü aktarmak,

  • Değişken yol ve hava durumlarına karşın aracı güvenli yönlendirmek,

  • Kötü yol koşullarında aracı ve içindekileri sarsmamak,

  • Her türlü hava yol şartlarında dönmesine rağmen, çabuk yıpranmamak, uzun ömürlü olmaktır.


Lastiklerin işlevlerini yeterince gerçekleştirmeleri için, normal şartlarda haftada 1 kez kontrol edilmelidir. Lastiklerin kontrolü soğukken yapılmalıdır.
(Yansı-9/b) Lastiklerin hava basınçları, durduktan yaklaşık 1 saat sonra veya düşük hızlarda en fazla 3-4 km kullanıldığında kontrol edilmelidir. Araç seyir halindeyken lastiklerin basıncı artar. Yani içindeki hava miktarı artar. Bu nedenle molalarda hiçbir zaman lastiklerin havasını indirmeyin.
Ayrıca uzun yola çıkacağınızda veya yasal sınırları aşmamak kaydıyla ağır yük taşınacaksa, lastiklerdeki hava oranını bir miktar artırmak gereklidir.
Yeni bir lastik alırken üzerindeki yük endeksinin, araç kullanma klavuzundaki değerlerde olmasına dikkat etmeliyiz.
Şimdi, lastiğin aracın hareketi sırasındaki işlevlerinden söz etmek istiyorum. Lastik dönme sırasında üzerindeki yük nedeniyle hem kendi ezilir, hem de yola baskı yapar. Tekerleğin dönerek ilerleyebilmesi yük altında ve dönüş sırasında, üzerine gelen basıncı yenmesiyle mümkün olmaktadır.
Aşırı yükleme, lastiklerin daha fazla yerle temasını artırdığından yakıt sarfiyatını da artırmaktadır. Lastiklerin dönüşü, yani yuvarlanması sırasında yük nedeniyle direnç oluşmaktadır. Bu direnç, her bir tekerleğe gelen yük ve o tekerlekle yol arasındaki sürtünmeyle doğru orantılıdır.
Lastik güvenliği ve lastik ömrü lastik dişlerinin yazın 1.6, kışın 3.00 mm’nin altına düşmemesi ve aşırı yükleme yapmama, lastiklere gelen direncin azaltılmasıyla etkili olacaktır.
(Yansı-9/c) Yansıda, lastiklerdeki doğru hava basıncının, lastik ömrüne olan etkisini görüyorsunuz.
Hava basıncı düşük olan lastiklerde her zaman yanma tehlikesi bulunmaktadır. Bir lastiğe 0.3 Bar eksik hava basmak, lastiğin dönüşü yani yuvarlanması sırasında, 100 derecenin üzerinde ısınmasına neden olacaktır.
Düşük hava basınçlı lastiklerin yarattığı riskleri;


  • Lastiklerin aşırı derecede ısınması

  • Lastik yüzeyinin dağılması

  • Lastiklerin yanması

  • Aracın kontrolünde zorlanma ve savrulmalar

  • Aracın devrilmesi


Şeklinde sıralanabilir.

K


10.

Yansı

amyonların Hareket Dirençleri



(Hava Direnci)


Yönlendirme



Taşıtların hareket dirençlerinden birini oluşturan lastiklerden sonra diğer bir direnç olan hava direncinden bahsetmek istiyorum.


Güdüleme

A
Geliştirme
caba kaçımızın kamyonunda hava spoyleri takılı? Evet, şimdi bu soruyu niçin sorduğumu detaylı bir şekilde açıklayacağım.
Hareket halindeki araca bir çok dirençlerin uygulandığını açıklamıştım. Şimdi sizlere hava direncinden söz etmek istiyorum. Siz bir yandan aracınızı yönlendirmeye çalışırken, öte yandan aracınız kimi zaman yandan genellikle de önden bir dirençle karşılaşır. Buna hava veya rüzgar direnci denir.
(Yansı-10) Bir başka deyişle, hareket halindeki bir araca durgun havanın uygulandığı tepkiye, hava direnci denir.
Taşıtınızı hareket halindeyken etkisi altına alan hava direnci;


  • Aracın aerodinamik yapısına,

  • Aracın boyutlarına (ön yüzeyi, üst ekipmanı, taşınan yükün büyüklüğü),

  • Hızına,


(Yansı-10/a) Bir araca etkiyen hava direnci arttıkça, yakıt sarfiyatı da artar. Taşıtın kaportası üzerinden gelen hava akışı, aerodinamik yapısına bağlı olarak, bir akış hattı oluşturur. Bu hat, şekline ve hızına uygun olarak değişmektedir.
Hava direnci aracı yukarı doğru kaldırmak ister. Diğer taraftan da aracı yandan savuran bir yanal etki gösterir. Aracınızın hızını attırdıkça karşılaşacağınız risklere, bir de hava direnci eklenir.
(Yansı-10/b)
Hava direncini en aza indirmek için;

  • Araca tavan spoyleri monte edilmeli ve doğru ayarlanmalı, (Spoyler kullanmakla, hava akımının direnci, buna bağlı olarak yakıt sarfiyatının ve gürültünün azaltılması sağlanır.)

  • Kasadaki tenteleri, mümkün olan en alçak seviyede kullanmalı,

  • Tenteleri gerdirip iplerini sıkıca bağlamalı,

  • Açık yük üstüne branda konulduğunda da sıkıca bağlanmalıdır.


Bir çoğumuzun süs olduğunu düşündüğü veya bu amaçla taktırdığı spoyler (rüzgarlık) ve ön tampon altına takılan rüzgarlık sayesinde; 100 km’de yaklaşık olarak, 1.5 lt yakıt tasarrufu sağlamaktadır.

A


11.

Yansı

ğır Taşıtların Viraj/Dönüş Riskleri


Yönlendirme

Özellikle, kamyonlar için bazı dönüş riskleri bulunmaktadır. Bu risklerin neler olabileceğini birlikte görelim.



Güdüleme

A
Geliştirme
raçları döndürürken kendileri de koltukta dönen sürücülere dikkat ettiniz mi. Niçin böyle yapıyorlar dersiniz?

Ağır taşıtlar ve özellikle kamyonlar için dönüş hareketlerinin birden fazla nedenle tehlikeli olduğunu söylemeliyiz.


Öncelikle bu tür dönüşlerde, daha yüksek ağırlık merkezleri olduğu için araçların dengelerinde sorunlar yaşanabilmektedir.
Diğer yandan, özellikle keskin dönüşlerde hareketi tamamlamak için gerekli alanı bulamamak ve bazen karşı şeride geçme durumları sıklıkla yaşanmaktadır.
Bir diğer özel nokta, sıvı (örneğin petrol) taşıyan tankerlerin, bu tür dönüşlerde, yükün ağırlık merkezi değişeceğinden, daha sıklıkla denge problemleri yaşayacağıdır. Aynı durum, soğutma tesisatlı et vb. ürünleri taşıyan kamyonlar içinde geçerlidir. Bu tür araç sürücülerinin, dönüşlerde çok daha dikkatli olmaları gerekmektedir.
Nihayet; ağır taşıtlarda, kamyonlarda sürücünün, ön aksa çok yakın oturduğunu hatırlatmak istiyoruz. Bir başka deyişle sürücü arka akslardan uzakta bulunmaktadır. Bu durumda sürücünün, arka tekerlek kaymalarını hissetmesi ve zamanında tedbirlerini alması daha da güçleşmektedir. Lütfen bu hususun varlığını unutmayınız.
A


12.

Yansı

ğır Taşıt Sürücüleri İçin Özel Durumlar




Yönlendirme

Ağır taşıt sürücüleri daha geniş ve uzun mesafeleri görebilme avantajları vardır. Ancak bu avantaj dezavantaja dönüşebilir. Nasıl mı? Hep birlikte görelim.


Güdüleme

Otomobil sürücüleri kamyon şoförlerine zaman zaman kızarlar. Niçin dersiniz?


Geliştirme

(Yansı-12) Ağır taşıt (kamyon, otobüs) sürücülerinin, otomobil sürücülerine oranla daha geniş ve uzun mesafede alanı görme ve algılama avantajları vardır.
Bu avantajınızı mutlaka güvenliğinizi artıracak biçimde kullanmalısınız. Görüşün kısıtlandığı yerlerde, bu küçük avantajınıza güvenerek hatalı sollamalar yapılması hem size hem de diğer sürücülere büyük tehlikeler yaratacaktır.
Sayın sürücüler, aracınızın uzunluğu 12 metreden, 20 metreye kadar değişmektedir.
Özellikle diğer uzun araçları yakın takiplerinizde, sizden daha hızlı seyreden araçların sizleri geçmesini neredeyse olanaksız kılacak uzun katarlar yarattığınızın farkında mısınız? Bunun ortaya çıkaracağı tehlikeleri düşünebiliyor musunuz?
Geçme mesafesinin, özellikle geçen ve geçilen araçlar arasındaki farkla ilişkili olduğunu biliyorsunuz. Bu farkın küçük olması, geçiş mesafesini uzatmaktadır. İki kamyonun birbirini sollamasında, doğaldır ki, hız farkı küçük ve geçiş uzunluğu büyüktür.
Bunun sollamalarınızı, diğer araçlara göre daha tehlikeli hale getirdiğini hiç aklınızdan çıkarmayın.
Özellikle tırmanma şeritlerinde, iki ağır taşıtın birbirini sollaması, tüm araçlar için güvenli sollamalar ve trafiğin rahatlatılması için dizayn edilen tırmanma şeritlerinin tümüyle bloke olması sonucunu doğurmaktadır.
Uzun yolculuğunuz olsa bile, trafikte yalnız olmadığınızı bir kez daha düşünmenizi istiyoruz.

T


13.

Yansı
ehlikeli Madde Taşımacılığı


Yönlendirme



Bu kısımda, siz tehlikeli madde taşıyan sürücülerimize yaptığınız taşımacılık konusunda bazı temel yeterlilikleri kazandırmaya çalışacağız.


Güdüleme

Tehlikeli madde taşımacılığı büyük sorumluluk gerektiren bir iş olup, en küçük ayrıntıların bile gözardı edilmemesi gerekmektedir. Çünkü, en küçük bir hata bile korkunç facialara yol açabilir.


Geliştirme

Ülkemiz karayollarında yoğun bir şekilde tehlikeli madde taşımacılığı yapılmaktadır. Nitekim; İzmit, Kırıkkale, Mersin Aliağa İPRAŞ rafinerilerine bağlanan karayolları üzerinde bir çok tanker aracını görebiliriz.
Ancak, üzülerek söylemek gerekir ki, bu araçların bir kısmı, yönetmelik hükümlerine uygun taşıma yapmamaktadır.
(Yansı-13)
Peki bu konudaki Yönetmelik Hükümleri nedir?


  • Elektrik Donanımları İzole Edilmiş Olmalı

  • Ön, Arka ve Yanlarında Kırmızı Zemin Üzerine Beyaz Harflerle “Tehlikeli Madde” Yazılmalı

  • Dört Köşesinde En Az 30x30 Ebadında Kırmızı Renkli Bez Asılmalı

  • Sarnıçların Üzerine Taşınan Maddenin Adı Yazılmalı

  • 2 Adet Yangın Söndürme Tüpü Olmalı

  • Araca Başka Yük Alınmamalı

  • Mal Sahibi veya Hizmetliden Başka Yolcu Alınmamalı


(Yansı-13/a)

  • Park Etme ve Duraklama Halinde Bir Gözetici Olmalı

  • Şehir Dışı Yollarda Diğer Araçlarla Aralarında En Az 50 m. Mesafe Olmalı

  • Duraklama Halinde Diğer Araçlarla En Az 20 m. Mesafede Bulunmalı (K.T.Y. Md. 132)

Maalesef, bu hükümleri karşılayabilen araç ve sürücü sayısı oldukça azdır.


Bu konuda getirilen şartlar, tamamıyla büyük riskleri önlemek içindir. Unutmayalım ki, ülkemizdeki karayollarının bir çoğu çift yönlü kullanılmaktadır. Tanker araçları ve diğer tehlikeli madde taşıyan araçlar arkalarından ya da karşılarından gelen trafik için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Bu nedenle, biraz önce sıraladığım koşullara, araçlarınızın görünümü de uymak zorundadır. Tanker araçlarımızın görünümünün standartlara uygun olmasıyla;


  • Diğer sürücü ve yayaları tehlikeden haberdar etmek olanaklıdır

  • Arkadan gelmekte olan sürücülerin, takip mesafesini daha uzun tutmaları sağlanacaktır.

  • Kazaya karışma durumunda, tanklarda bulunan ürünün yapısına göre müdahale edilecektir.


Bir düşünelim. Tehlikeli, yanıcı veya yakıcı bir maddeyi taşıyan, ancak üzerinde bu yönde yazı bulunmayan tanker, kazaya karıştığında nasıl müdahale edilecektir. Hangi önlemler nasıl alınacaktır. Çünkü bir yakıcı ecza taşıyan araçla, benzin veya motorin taşıyan araca müdahale yöntem ve teknikleri farklıdır. Bu maksatla, tankerlerin üzerinde mevzuat gereği bulunması gereken ibarelerin yazılması bir çok konuda yarar sağlamaktadır.

T


14.

Yansı
ehlikeli Maddelerin Sarnıçlara Doldurulması ve Boşaltma

T
Yönlendirme


ehlikeli maddeleri yüklerken ve boşaltırken nelere dikkat edilmelidir? Edilmezse ne tür riskler ortaya çıkabilir? Şimdi bu konuyu işleyeceğiz.


Güdüleme

Tanker şoförlerinin elektrikten, kimyadan, fizikten anlaması gerekiyor galiba. Ne dersiniz?


Geliştirme

Tehlikeli maddelerin güvenle taşınması kadar, yüklenmesi sırasında da uyulması gereken zorunluluklar vardır.
Tanklarla taşınmakta olan gaz veya sıvı halindeki maddeler, statik elektrik yüklü olabilirler. Yükleme sırasında olabilecek çok küçük bir iletkenlik bile, statik elektrik yükünü ortaya çıkarabilmektedir. Metalik cisimlerle temas eden yük iletkenlik kazanacağından kıvılcımlar oluşabilmektedir. Bu kıvılcımlar, yanıcı bir hava gaz karışımını patlama noktasına getirebilir.
Benzin, iletkenliği oldukça yüksek bir sıvıdır. Benzin gibi yüksek iletkenliği olan tüm sıvılar, tankerlere doldurulurken statik elektrikle yüklenebilmektedir.
Bu tür sıvıların tankere doldurulması sırasında ince damlacıklar oluşabilmektedir. Statik elektrik yüklenmesi tehlikesini doğuran ince damlacıkların oluşumunu önlemek için, doldurma işlemine düşük hızla pompalama ile başlanmalıdır.
Böylece sıvının dolum borusunun ucunu tamamen örtmesi sağlanarak, statik elektrik riski ortadan kaldırılabilecektir. Dolum işlemi sırasında statik elektriğin oluşmaması için gerekli önlemler ilgililer tarafından alınmalıdır.

(Bu önlemler neler olabilir?)


Tehlikeli maddeleri yüklerken;


  • El frenini çekin

  • Radyo ve teyp dahil olmak üzere tüm elektrik sistemini kapatın

  • Motorun çalışması gerekmiyorsa kapatın

  • Ana elektrik şartellerini kapatın

  • Aracı topraklayın

  • Antistatik ayakkabı giyin

  • Sıvıya uygun eldiven kullanın

  • Kıvılcım meydana getirecek tamir takımlarını kullanmayın

  • Aksine bir uyarıcı yoksa sarnıçları % 80 arasında doldurun

  • Yağmurlu havada dolum işlemini durdurun, üst dolum kapakların kapatın

  • Dolum seviyesini sürekli kontrol ediniz

  • Yağmurlu havada dolum işlemini derhal kesiniz

  • Yola çıkmadan önce elinizdeki listeye göre kalkış kontrolünü yapınız


Böylece güvenli bir yükleme işlemini tamamlamış olursunuz.
Tankerlerin boşaltılması sırasında da uyulması gereken güvenlik kuralları bulunmaktadır.
Bunlar;


  • Aracınızın el frenini çekerek emniyete alınız. Vitese takınız

  • Boşaltma yerini yaya ve araç trafiğine karşı emniyete alınız

  • Resmi yaya yollarının üzerinde kullanılan hortumların çevresini ikaz külahları ile emniyete alınız

  • Esas boşaltma işlemine başlamadan önce, boşaltma emniyetinin işlevini kontrol ediniz

  • Tüm boşaltma tesisinin (bağlantılar) durumunu kontrol ediniz

  • Tank depolarının bulunduğu yerde yağ lekelerinin olmamasına dikkat ediniz

  • Aracınızı topraklayınız

  • Antistatik ayakkabı giyiniz

  • Yüke uygun eldiven kullanınız

  • Kıvılcım meydana getirebilen tamir takımı kullanmayınız

  • Alıcı tankın üzerindeki talimat bunu öngörüyor ise, gaz pompalama işlemini uygulayınız

  • Alıcı tankın, içine daha ne kadar yük alabileceğini kontrol ediniz


Yükleme ve boşaltma sırasında beklenmedik durumlarla da karşılaşılabilmektedir.


  • Tankın aşırı doldurulması / sıvının taşması

  • Sızıntı olması

  • Yangın, bu tehlikelere örnek olarak sayılabilir.

Taşmış veya sızmış yük, her zaman yangın ya da patlama tehlikesi yaratmaktadır. Bu nedenle yanıcı, yakıcı elemanlar, sızıntı bölgesinden uzak tutulmalıdır.


Sızan sıvı veya gazlar toprak, hava veya yüzey suları için büyük riskler taşımaktadır. Bu nedenle uzman personel tarafından önlemler alınması sağlanmalıdır.
Alınan tüm önlemlere karşın, sıvının sarnıç kapaklarından taşması durumunda;


  • Dolum işlemini keserek acil subapları kapatın

  • Üst dolum kapaklarını kapatın

  • Aracın yakınında dolum yapmakta olan başka tanker varsa onunda dolumunu durdurun ve kapaklarını kapatın

  • Yangın veya patlama tehlikesi nedeniyle, motoru kesinlikle çalıştırmayın

Taşan sarnıcın izin verilen azami dolum düzeyine kadar boşaltılması vb. önlemleri uzman kişilerle birlikte almalısınız.



T


15.

Yansı
anker Araçlarının Durma Mesafesi

D
Yönlendirme


urma mesafesi açısından diğer araçlarla tankerler arasında ne fark vardır? Evet, konumuz bu.


Güdüleme

Sizce, bir otomobil sürücüsü daha önce kullanmadığı dolu bir tankeri sürse başına ne tür tehlikeler gelebilir? Tahmin edebilir misiniz?


Geliştirme

Tanker araçlarının durma mesafelerini, aracın toplam ağırlığı ve hızının yanısıra, gidiş doğrultusunda sarnıçlarda oluşan çalkantı da etkilemektedir.
Tankerlerdeki çalkantı etkisini en aza indirmek için, çalkantı duvarları denilen bölümler, yani sarnıçlar yapılmıştır. Buna rağmen tankerin durdurulmasından itibaren bir süre daha, fren pedalına yaptığınız ayak basıncına devam etmelisiniz. Tankta boşaltma işlemi arttıkça, (tank boşaldıkça) çalkantı etkisi de buna paralel artar. Yarı boş bir tankta, çalkantı etkisi daha büyük olur ve aracın frenleme mesafesini uzatır. Dengesiz bir duruşa neden olur.
Bir tankerin duruş mesafesinin çalkantı etkisi ile ne kadar uzadığını görmek için birlikte yansıyı inceleyelim.
Durma mesafelerinin, kuru, düz ve asfalt bir yola ait olduğunu öncelikle hatırlatmak istiyorum.


Aracın Cinsi

Hız Km/h

Reaksiyon (m)

Fren (m)

Durma (m)

Tanker

60

25

35

60

Otomobil

60

13

24

36

Tanker

80

33

62

95

Otomobil

80

17

42

59

Yansıdan da anlaşılacağı üzere, aynı hızlardaki bir otomobil ile, bir tankerin durma mesafeleri arasındaki büyük farkı görülmektedir. Bundan dolayı, durma mesafeleri tablosu tanker sürücülerinin, hızlarını niçin 50 km/h den fazla artırmamaları gerektiği açıklanmaktadır.


Sonuç olarak, hız arttıkça durma mesafesi uzamaktadır. Bu nedenle; hız limitlerine uymanız gerektiği gibi, öndeki araçla aranızdaki takip mesafesi en az 50 m olmalıdır.

Yansı-18/b

16.

Yansı

Tanker Araçlarının Ağırlık Merkezi

Yönlendirme

Tanker araçlarının durma mesafesini inceledikten sonra, şimdi tankerlerde kaç türlü ağırlık merkezi vardır ve ağırlık merkezleri kuralları nelerdir? Bunları, hep birlikte tartışacağız.


Güdüleme

Araçlarınızın ağırlık merkezi ve bu merkezlerin kuralları hakkındaki teknik ayrıntıları bilmeniz sizlerin güvenli taşımacılık yapmanızı sağlayacaktır.


Geliştirme

Karayollarında kullanmak olduğumuz her aracın bir kendisinin bir de yükünün ağırlık merkezi bulunmaktadır. Yük ile araca ait iki farklı ağırlık noktasının toplamı ile yeni bir kavram ortaya çıkar ki, buna da toplam ağırlık noktası ya da merkezi denilmektedir.


Her aracın ağırlık merkezi, tipine, modeline ve cinsine bağlı olarak değişmektedir. Bu nokta, her aracın karayolunda dengeli ve güvenli sürüşünü sağlayacak yerdedir.
Yükün ağırlık merkezi ise, yüklenen maddenin cinsine göre değişmektedir. Katı maddelerin dengeli yüklenmesi nedeniyle, toplam ağırlık merkezinin virajlardaki olumsuz etkisi en aza indirilebilmektedir.
Ancak, sıvı maddeler taşıyan araçlar için yükün ağırlık merkezi, oldukça büyük bir risk olarak görülmektedir. Sarnıçlarda bulunan sıvının, virajlarda ters yöne ve merkez kaç kuvvetine aracı çekmesi, takla atma, savrulma gibi kazalara neden olmaktadır.
Boş bir tanker aracının ağırlık merkezi, ön ve 2 nci aksların ortasında şasi üzerindeki bir noktadır. (2’inci aracı göster) ancak sarnıçların eşit olarak doldurulması halinde toplam ağrılık merkezi 2 nci aksa yaklaşarak biraz daha yüksek bir noktaya çıkacaktır.
Toplam ağrılık merkezi, tüm sıvının arka bölgeye doldurulması halinde ise 2 nci dingilin hemen önünde olacaktır. Noktasal yeri ise eşit yüke oranla, şasinin üzerinde biraz daha yükselecektir. Bu tip bir dolum oldukça hatalıdır. Arka akslara gelen yük artacağından, aracın yük dengesi bozulacaktır. Arka 2 nci aksın karayoluna yaptığı basınç da artacaktır. Tekerleklerdeki basıncın artması; yolun yapısına zarar verecek, lastiklerin ısınmasına neden olacak, durma mesafesini uzatarak kazalar meydana gelecektir.
Gerektiğinde tanker aracınızın yalnız öndeki sarnıcınızın doldurulmasını her zaman tavsiye etmekteyiz. Böylece ön ve arka 2 aksa gelen basınç eşit olmadığından, biraz önce saydığım risklerin tamamını önlemiş olacaksınız.


T
Yönlendirme
anker Araçlarının Viraj Riskleri


17.

Yansı

Viraj riski tüm araçlar için vardır ama tankerler için daha çoktur. Bu risk, niçin fazladır? Şimdi, onu tartışacağız.


Güdüleme

Virajlarda karşılaştığınız tehlikeler konusunda bir örnek verebilir misiniz? Bu tehlikelerin başınıza ne gibi işler açabileceğini tahmin edebilir misiniz?


Geliştirme



(Bu yansıyı anlatmadan önce viraj alma prensiplerini Modül 5’i anlatın)
(Yansı 17’yi koy, 1’inci aracı gösterin)
Tanker aracı şoförleri, virajlarda çok büyük risklerle karşılaşmaktadır. Bu risklerin büyüklüğü ve etkisi, sarnıçlardaki sıvı yükün izin verilen azami doluluk oranıyla ilgilidir. Sarnıçlarda bulunan sıvının az olması, çalkantıyı öne, arkaya ve daha çok yönün tersine yönlendirecektir.
Tüm araçların kendisi ve yükünün toplamından oluşan ağırlığının, lastiklerle karayoluna basınç yaptığını hepimiz bilmekteyiz. Bu basıncın oranı aracın toplam ağırlık merkezine göre değiştiğini açıklamıştık. Ancak, bu viraja girmekle toplam ağırlık merkezi noktası ile birlikte, tekerleklerin karayoluna uyguladığı basınç değişmektedir.
Sola virajda sarnıçlarda bulunan sıvı sağa yönelir. Sağdan aracınızı çekmekte olan merkez kaç kuvveti ile birleşen bu güç aracı viraj dışına atmaya çalışır. Girdiğiniz viraj dar ve hızınız fazla ise kesinlikle yol dışına savrulur ve devrilirisiniz.

Bu durumu önlemek ve virajda riskle karşılaşmamak için,




  • Sarnıçlara sıvıyı önden başlayarak doldurun

  • Çalkantıyı en aza indirmek için izin verilen en üst düzeye kadar doldurun

  • Yasal hız limitlerini aşmayın ve viraja girerken yavaşlayın




Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı




Yüklə 172,92 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə