İpsala halofit özet



Yüklə 42,44 Kb.
tarix12.08.2018
ölçüsü42,44 Kb.

1.Ulusal Toprak ve Su Kaynakları Kongresi 1- 4 Haziran 2010/Eskişehir
YÜZEYALTI AKIŞLI YAPAY SULAK ALANLARDA FARKLI HİDROLİK YÜKLEME SEVİYELERİNİN VE HİDROLİK ALIKONMA SÜRELERİNİN ATIK SUDAKİ BAZI KİRLETİCİ PARAMETRELERİN GİDERİLMESİNE ETKİLERİ
Ali GİDİRİŞLİOĞLU1

Dr. Ulviye ÇEBİ1 Doç. Dr. Recep ÇAKIR 2


1 Atatürk Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü-Kırklareli, gali49@yahoo.com, ulviyecebi@yahoo.com

2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Lapseki Meslek Yüksek Okulu-Çanakkale, crec56@yahoo.com



ÖZET

Edirne İline bağlı Büyükdöllük köyünün evsel ve ahırsal nitelikli atıksuların (YAS) arıtımı amacıyla yapılan araştırma 2005-2009 yılları arasında yürütülmüştür. Bu amaçla 300 m2’lik üç eşit havuz inşa edilmiş ve bu havuzlara 0,2; 0,3 ve 0,5 ‘lik debiler ile su yüklemesi yapılmıştır. Havuz çıkışlarından alınan su örneklerinde bazı arıtım parametreleri irdelenerek giderim oranları tespit edilmiştir. Araştırma sisteminin girişinden alınan su örneklerinde kirletici parametrelerin giriş değerleri yüksek düzeyde olup üç yıllık ortama değerler sırasıyla; BOİ 324.5 mg/l; KOİ 484.0 mg/l; AKM 147.3 mg/l; olarak tespit edilmiştir.


Sistem çıkışından alınan su örneklerinde, deşarj standartlarında belirtilen parametrelerin üç yıllık ortalama giderim oranları sırasıyla; 0,2 lik debi ile yükleme yapılan havuzda giderimler BOİ %65.5, KOİ %62.5, AKM %86,3; 0,3 lük debi ile yükleme yapılan havuzda elde edilen giderim oranları BOİ %58.6, KOİ 55.5, AKM % 81.4 ve 0,5 lik debi ile yükleme yapılan havuzdaki giderim oranları BOİ %50.7, KOİ %47.9 ve AKM %70.9 olarak belirlenmiştir.

Sulama suyu açısından yapılan değerlendirmelerde; sistemden çıkan su alkalilik açısından herhangi bir sorun teşkil etmezken, tuzluluk açısından giderimin yeterli olmadığı ve suların T3 ile T4 sınıfında olduğu saptanmıştır.


Anahtar Kelimeler;Atık sular,doğal arıtıma, hidrolik yükleme, Phragmites australis, kirliliği giderimi
THE EFFECTS OF DIFFERENT OF DIFFERENT HIDROLIC LOADING LEVELS AND HIDROLIC RETENTION TIMES IN UNDERSURFACE FLOW ARTIFICIAL WATERY ARCAD ON THE CLEARANG OF SOME POLLUTANT PARAMTERS IN WASTEWATER

ABSTRACT

The research for the treatment of domestic waste water of Büyükdöllük village in Edirne has been carried out between 2005-2009. In the study, the effect of different hydraulic loading levels and hydraulic retention times on the clearance rates of the pollutants has been studied.


To achieve this goal, 300 m2’three equal pool was constructed and filled with water with a debit of 0,2; 0,3 and 0,5 l/s .Clearance rates were found by studying some treatment parameters in the water samples collected from the pool exits.

According to the results of the study, the entrance levels of the pollutant parameters in the water samples that are taken from the system entrance are high; the three years average values are respectively:; BOİ-324,5 mg/l; KOİ-484,0 mg/l; AKM -147,3 mg/l

In the water samples collected from the system exit, three years average clearance rates of the parameters which are stated in decharging standards are respectively:

Clearance rates in the pool with a 0.2 debit load are found as :BOİ-%65.5, KOİ-%62.5, AKM -%86,3 Clearance rates in the pool with a 0.3 debit load are found as BOİ-%58.6, KOİ-55.5, AKM %-81,4 Clearance rates in the pool with a 0.5 debit load are found as BOİ - %50.7, KOİ - %47.9 and AKM %70.9.

In the assessment due to the irrigation water no problem was detected in the system water with regard to alkalinity , but it was further found that the clearance is not sufficient with regard to salinity and the water can be classified as T3 and T4.
Key words: Natural Treatment,hidrolic loading,, Phragmites australis, water pollution

1.GİRİŞ

Dünya üzerindeki hızlı nüfus artışı ve beraberinde meydana getirdiği hızlı kentleşme ve sanayileşme çeşitli çevre sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu sorunların başında da su kirliliği gelmektedir. Farklı amaçlar için kullanılan su kaynakları gün geçtikçe biraz daha fazla kirlenmektedir. Bu kirlilik hem yeraltı, hem de yerüstü su kaynaklarını etkilemiş durumdadır (Tok, 1997).

Sanayi atıklarının ve kanalizasyon sularının deniz, göl ve nehirlere karışması insan yaşamındaki temel gereksinmelerden biri olan suların kalitesini büyük ölçüde yok ederek, sulardaki canlı hayatın yanı sıra toprağı ve çevreyi de olumsuz yönde etkilemektedir.

Ülkemizde Haliç, İzmir Körfezi gibi dünya güzeli mavilikler kirleninceye, hatta kokudan yanına yaklaşılamaz hale gelinceye kadar bu konuda her hangi bir tedbir düşünülmemiştir. Her iki körfezde temizleme çalışmaları için 1 milyar doların üstünde bir kaynak harcaması ise kirliliğin maddi boyutlarını ortaya koyan önemli bir gösterge olmuştur (KHGM, 2004a).

Trakya Bölgesinde plansız ve kontrolsüz sanayileşmenin en büyük su kirliliğine örnek Ergene Nehridir. Ergenenin yanı sıra Meriç ve Meriç Nehrine katılan Tunca ve Arda Nehirleri de endüstriyel ve evsel kirliliğin yanı sıra, tarımda kullanılan pestisit ve aşırı gübre kullanımından doğan kirlilikten de büyük ölçüde etkilenmektedir (Çebi, 2000).

Tabii akışla ve pompajla dere yatağına bırakılan atık sular önce içinden geçtiği dere ve nehirleri, sızıntı ile yer altı sularını son olarak da mensup olduğu göl ve denizleri kirletmektedir. Kirliliğin büyük boyutlara ulaşması çözüm arayışlarını ve arıtma tesislerini ortaya çıkarmıştır.

Yeryüzünün farklı bölgelerinde atıksular yeniden değerlendirilerek farklı boyutlarda kullanılmaktadır. Örneğin 1983 verilerine göre, İsrail’de yıllık olarak tarımda kullanılan atık su miktarı 50 milyon metreküp düzeyindedir. Aynı şekilde Kıbrıs, Mısır, Fas gibi kurak koşullarda da işlem görmüş atık sular sulamada kullanılmaktadır. Atık suların tarım amaçlı olarak kullanılmasında tek amaç, bitkiye su sağlanması değil, aynı zamanda atık su ortamında bulunan bazı makro (azot, fosfor) ve mikro besin elementlerinden bitki’nin yarar sağlamasıdır (Tok, 1997).

Günümüzde özellikle düşük nüfus yoğunluğuna sahip yerleşim birimlerindeki atık suların arıtımında basit işletim koşullarına duyulan ihtiyaç ve doğal proseslere olan ilginin artmasıyla beraber, yapay sulakalanlar dünyanın bir çok yerinde atıksu yönetiminde ve su kirliliği kontrolünde yaygın ve verimli bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır (Korkusuz ve Ark., 2003).

Yapay sulak alanların, nüfus yoğunluğunun düşük olduğu ve küçük debilerin, yüksek standartlarda arıtılmasının gerektiği yerlerde kullanılması uygun olmuştur (Arceivala, 2002)

Ayrıca, yapay sulakalanlar, kolay uygulanabilirliği, ileri teknoloji ve pahalı ekipman gerektirmemesi, düşük enerji ihtiyacı, düşük maliyet, basit işletim, işletim kararlılığı, flora ve fauna habitatlarını destekleyerek biyoçeşitlilikte artış sağlanması, hasat edilen bitkilerin çeşitli amaçlarla kullanılması gibi avantajlara sahiptir (Korkusuz, 2003).

Bölgemizde yerleşim birimlerinin büyük çoğunluğunda kontrolsüz olarak deniz, nehir, dere veya benzeri boşaltım yerlerine verilen atık su, temiz suların kalitesini yok ederek, sulardaki canlı hayatın yanı sıra çevreyi de olumsuz yönde etkilemektedir.

2006-2009 yılları arasında Edirne’nin Büyükdöllük köyünde yapılan bu araştırma ile bölgemizde küçük ölçekli yerleşim yerlerindeki evsel nitelikli atık suların doğal arıtma sistemlerinin uygulanması ile belli oranlarda arıtılabileceği ve sadece akarsular ile yer altı su kaynaklarının korunmasını sağlamakla kalmayıp, kirlilik unsurları giderilen suyun tekrar geri kazanımı, ayrıca yapılan çalışma neticesinde yatırımcı birimler ile diğer ilgili kurum ve kuruluşların projeleme ve işletme aşamalarında gereksinim duyduğu bilgilerin temini de amaçlanmıştır.



2.MATERYEL VE YÖNTEM

Araştırma, Edirne iline bağlı Büyükdöllük köyünde kurulmuştur. Belirtilen köyün nüfusu 1200 kişi olup, Edirne’ye 14 km uzaklıktadır. Evsel nitelikli atık suların toplandığı ve ilk çöktürmenin yapıldığı yer olan fosseptik dört gözlü olarak inşa edilmiştir. Arıtma tesisine bölgede kolayca yetişen mahalli bitkilerden seçilmiş olan Phrakmites australis bitkisi kullanılmıştır. Phrakmites australis rizomlu ve stolonlu çok yıllık bitkidir.

Arıtma sistemi; 4 gözlü fosseptik, 1 adet konu uygulamaların yapıldığı dağıtım deposu ile yapay sulak alan bileşenlerden biri olan Phagmites bitkisi ile uygulamaların yapıldığı, her birisi 300 m2 alana sahip, üç ayrı arıtma havuzları gibi, ana unsurlarından oluşmaktadır. Yerleşim yeri kanalizasyonu vasıtası ile fosseptiğe iletilen ve 1. aşama arıtımı gerçekleştirilen atık su, daha sonra inşa edilen kapalı şebeke yardımı ile toplama ve dağıtım havuzuna ulaştırılmış, burada konu uygulamalarının gerektirdiği hidrolik yüklemeler yapıldıktan sonra dağıtım havuzunun girişine konulan dağıtım boruları yardımı arıtma sistemine verilmiştir. Sisteme intikal eden atıksu, araştırma konuları aşağıda açıklanması yapıldığı şekilde uygulanmıştır.

A- Toplama ve dağıtım havuzuna ulaşan atık suyun 0.2’lik bölümünün oluşturduğu hidrolik yükleme

B- Toplama ve dağıtım havuzuna ulaşan atık suyun 0.3’lük bölümünün oluşturduğu hidrolik yükleme

C- Toplama ve dağıtım havuzuna ulaşan atık suyun 0.5’lik bölümünün oluşturduğu hidrolik yükleme .

Denemenin kurulduğu köyün nüfusu 1200 kişi olup, sistemin toplam alanı 900 m2 olarak hesaplanmıştır. Deneme konuları gereği havuz, 300 m2 lik üç eşit parçaya beton perdelerle bölünmüştür. Arıtma havuzu, 1 m derinlikte kazılarak, taban yüzeyinin geçirimsizliği sağlanıncaya kadar iyice sıkıştırılmış ve üzerine sırasıyla; alttan üstte doğru 20’şer cm kalınlıkta 20-30 mm’lik A tipi malzeme, üzerine 12-19 mm’lik irilikte B tipi malzeme ve sulak alan bitkisinin dikildiği en üst kısma da 5-8 mm’lik kaba kum malzemesi döşenmiştir. Doğal arıtma havuzunun giriş ve çıkışına 60 cm kalınlığında daha iri (40-80 mm) malzeme yerleştirilmiştir. Doğal arıtma havuzlarından filtre edilerek gelen ve rögarlarda toplanan arıtılmış su sistemin yanından geçen dereye deşarj edilmiştir Deneme havuzların her birine uygulanan farklı hidrolik yükleme seviyelerinden dolayı havuzların her birisinde farklı hidrolik alıkonma (HRT) sürelerinin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Farklı hidrolik yüklemelerin sonucunda sistem içerisinde konu bazındaki uygulamaların gerçek alıkonma sürelerinin belirlemesi, Metcalf ve Eddy (1991) yöntemi kullanılmıştır.

3. BULGULAR VE TARTIŞMA

Yüzey altı yatay akışlı arıtma sisteminin girişinden alınan su örneğinin analiz sonuçları incelendiğinde evsel nitelikli atık suya ahırların da bağlı olması sebebiyle sistem girişindeki kirlilik parametreleri değerleri oldukça yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sisteminin girişinden alınan su örneklerinde kirletici parametrelerin üç yıllık ortama değerler sırasıyla; BOİ 324.5 mg/l; KOİ 484.0 mg/l; AKM 147.3 mg/l; olarak tespit edilmiştir(Şekil 3.1) Belirtilen parametreler ve yıllar bazında yapılan irdelemelerde; 2007 yılında BOİ giderim oranları %81,3 ile 55,2 arasında, 2008 yılında 76,7 ile 37,5 arasında ve 2009 yılında %83 ile 50 arasında olmuştur. En yüksek giderimler yıllar göre sırasıyla Eylül, Temmuz ve Aralık aylarında belirlenmiştir. KOİ giderim oranları 2007 yılında %70,3 ile 45,7, 2008 yılında 77,7 ile 38,0 ve 2009 yılında da % 80,2 ile 44,2 arasında olmuştur. En yüksek giderim oranları Ağustos, Ağustos ve Aralık aylarında gerçekleşmiştir. AKM giderim oranları 2007 yılında %95,8-73,3, 2008 yılında %90,0-83,3 ve 2009 yılında %92,9 ile 75,0 arasında olduğu tespit edilmiştir. Giderimlerin en yüksek olduğu aylar Nisan, Ağustos ve Aralık olmuştur. Oluşan üç alıkonma süresi sonucu en yüksek giderimler debinin 0,2 lik kısmını oluşturan ve süre olarak 5,6 güne tekabül eden alıkonma süresinde belirlenmiştir. Arıtım oranları açısından 5,6 gün alıkonma süresini, 0,3 lük yükleme yapılan ve 3,7 gün süreyle havuzda alıkonan konu takip etmiştir. Giderimlerin en düşük olduğu konu ise debinin 0,5 lik kısmını oluşturan ve havuzda 2,2 gün alıkonan konu olmuştur.

Arıtma sisteminin çıkışından alınan su örneklerinde analiz sonuçları irdelendiğinde; 0,2 lik debi ile yükleme yapılan ve atık suyun 5,6 gün süreyle alıkonduğu havuzda üç yıllık ortalama giderimlerin sırası ile BOİ %65,5, KOİ %62,5, AKM %86.3 (Şekil 3.2).

03 lük debi ile yükleme yapılan ve atık suyun 3,7 gün süreyle alıkonduğu havuzda elde edilen giderim oranlarının BOİ %58.6, KOİ- %55,5, AKM %81,4 belirlenmiştir (Şekil 3.3).

0,5 lik debi ile yükleme yapılan ve atık suyun 2,2 gün süreyle alıkonduğu havuzdaki giderim oranlarının ise, BOİ %50.7, KOİ %47,9 ve AKM %70.9 olduğu tespit edilmiştir. (Şekil 3.4).

Araştırmada üç farklı debi uygulaması ve buna bağlı olarak oluşan üç farklı alıkonma süreleri sonunda irdelenen tüm parametrelerde en yüksek arıtım oranları alıkonma süresi en uzun (5,6 gün) olan konuda belirlenmiştir. Bu durum; Wood (1994) Benzer sonuçlar Schulz ve Ark. (2004) tarafından da belirlenmiştir. Adı geçen araştırmacılar üç farklı havuzda üç farklı alıkonma süreleri oluşturmuşlar ve sistemin arıtım etkinliğinin alıkonma sürelerine bağlı olarak değiştiğini tespit etmişlerdir. Kadlec ve Knight (1996) suyun yapay sulak alan içerisinde kalma süresi olarak tanımlanan bekleme süresi arttıkça kirlilik giderimin de arttığını belirtmişlerdir. Yapay sulak alanlarda atık suyun bekleme süresini Greenway ve Woolley (1999) 7 gün, Crites ve Tchobanoglous (1998) ise 7-14 gün olarak belirlenen araştırmacıların sonuçlarına benzerlik göstermektedir.

Araştırma konularında farklı alıkonma sürelerine ait üç yıllık ortalama BOİ giderim oranları %65,5; %58,6 ve %50,7 olarak belirlenmiştir ve en yüksek giderim alıkonma süresi en fazla olan konuda olmuştur. Gearheart (1986) yaptığı çalışmada benzer sonuçlara ulaşmış ve BOİ temizleme oranının hidrolik yükleme seviyesinin azalması ile arttığını tespit etmiştir.

Sulama suyu açısından yapılan değerlendirmelerde; sistemden çıkan su alkalilik açısından herhangi bir sorun teşkil etmezken, tuzluluk açısından giderimin yeterli olmadığı ve suların T3 ile T4 sınıfında olduğu, sulama suyu yönünden uygun sınıfında olmadığı saptanmıştır.





Şekil 3.1 Arıtım Öncesi Atık Suyun Üç Yıllık Ortalama Kirlilik Parametreleri



Şekil 3.2 0,2’lik Debi Yüklemesinde Üç Yıllık Ortalama (2007-2009) BOİ, KOİ ve AKM Giderimleri



Şekil 3.3 0,3’lük Debi Yüklemesinde Üç Yıllık Ortalama (2007-2009) BOİ, KOİ ve AKM Giderimleri



Şekil 3.4 0,5’lik Debi Yüklemesinde Üç Yıllık Ortalama (2007-2009) BOİ, KOİ ve AKM Giderimleri

4. SONUÇ VE ÖNERİLER

4.1 Sonuç

Yürütülen çalışmada 300 m2’lik 3 eşit havuzdan oluşan toplamda 900 m2’lik yüzey altı akışlı yapay sulak alanın inşası 2006 yılında tamamlanmıştır. Üç havuzda oluşturulan üç farklı hidrolik yükleme ve oluşan üç farklı alıkonma süresi sonucu atık sulardaki giderimler 2007, 2008 ve 2009 yıllarında periyodik olarak aylar bazında incelenmiştir.

Sisteminin girişinden alınan su örneklerinde kirletici parametrelerin giriş değerleri yüksek düzeylerde olduğu ve üç yıllık ortama değerlerinin sırasıyla; BOİ 324,5 mg/l; KOİ 484,0 mg/l; AKM 147,3 mg/l; seviyelerinde bulunduğu belirlenmiştir.

Farklı hidrolik yük uygulamaları yapılan konulardan; 0,2 lik debi ile yükleme yapılan ve atık suyun 5,6 gün süreyle alıkonduğu havuzda ortalama giderimlerin sırası ile BOİ %65.5, KOİ %62.5, AKM %86.3; 0,3 lük debi ile yükleme yapılan ve atık suyun 3,7 gün süreyle alıkonduğu havuzda elde edilen giderim oranlarının BOİ - %58.6, KOİ- 55,5, AKM - %81,4; 0,5 lik debi ile yükleme yapılan ve atık suyun 2,2 gün süreyle alıkonduğu havuzdaki giderim oranlarının ise BOİ - %50.7, KOİ - %47.9 ve AKM %70.9 olduğu tespit edilmiştir.

Oluşan üç alıkonma süresi sonucu en yüksek giderimler debinin 0,2 lik kısmını oluşturan ve süre olarak 5,6 güne tekabül eden alıkonma süresinde belirlenmiştir. Arıtım oranları açısından 5,6 gün alıkonma süresini, 0,3 lük yükleme yapılan ve 3,7 gün süreyle havuzda alıkonan konu takip etmiştir. Giderimlerin en düşük olduğu konu ise debinin 0,5 lik kısmını oluşturan ve havuzda 2,2 gün alıkonan konu olmuştur.

Alıkonma süresi en uzun olan (5,6 gün) konudaki giderim oranları, su kirliliği kontrol yönetmeliğinde yer alan deşarj limitlerine uygunluk gösterirken, 3,7 gün alıkonma süresi söz konusu olan konu kısmi uygunluk, 2,2 gün süreyle alıkonan suların ise BOİ ve KOİ parametrelerinin deşarj kriterlerine uygun olmadığı, AKM ve pH parametrelerinin tüm uygulamalarda deşarj kriterlerine uygun olduğu belirlenmiştir.

Sulama suyu açısından yapılan değerlendirmelerde; sistemden çıkan su alkalilik açısından herhangi bir sorun teşkil etmezken, tuzluluk açısından giderimin yeterli olmadığı ve suların T3 ile T4 sınıfında olduğu, RSC değerlerinin de sulama suyu yönünden uygun sınıfında olmadığı saptanmıştır.

4.2 Öneriler


  • 5,6 gün süre ile arıtım havuzunda alıkonan atık suda giderimlerinin en yüksek olması sebebiyle yüzey altı yapay sulak alan planlamasında alıkonma süresinin 5,6 gün olarak planlanması önerilmektedir

  • Ancak arıtma sistemlerinin yüksek maliyetinin sorun olduğu ve özellikle arazi kısıtının söz konusu olduğu yörelerde, 3,7 günlük alıkonma süresini esas alan planlamaların yapılması da göz ardı edilmemelidir.

  • İnşa edilen sistem, arıtım performansı açısında başarılı olmuştur. Bu nedenle gerek havuz geometrisi ve eğimi, gerek havuzun doldurulmasında kullanılan malzeme irilikleri ve doldurulma derinlikleri bu tür sistemlerin inşasında kullanılması,

  • Yüzey altı akışlı yapay sulak alanda kullanılan Phragmites australis bitkisi yöreye adapte olmuş, kolaylıkla temin edilebilen bir bitki olmasının yanı sıra yürütülen çalışmada da arıtım performansının yüksek olduğu gözlenmiştir. Yöremizde yapılacak olan benzer sistemlerde Phragmites australis bitkisi kullanılması uygulama birimlerine önerilmektedir.

  • Bu önerilerin yanı sıra yüzeyaltı akışlı yapay sulak alanların planlaması ve inşası aşamasında debi belirlenmeli, köylerde atık su kanalizasyonlarına ahırların bağlı olup olmadığı tespit edilmeli, atık sudaki kirlilik parametreleri değerleri bilinmeli ve planlamada dikkate alınmalıdır.

5. KAYNAKLAR

Arceivala, S. J. (2002). Çevre kirliliği kontrolünde Atıksu Arıtımı. Türkçe Tercüme Ed. A. H. Balman.Atılım ofset, Ankara.

Çebi, U. (2000). Su Kirliliği ve Trakya’daki Boyutları. T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü. Toprak Anabilim Dalı Seminer Notu. 16 (S), Edirne.

Gersberg, R.M.; Elkins, B.V., Lyon, S.R. and Goldman, J.R. (1986). Role of aquati plants in wastewater treatments by artificial wetlands. Water Res. 20: 363-368.

.Ibekwe, A. M., Grieve, C.M. and Lyon, S. R. (2003). Characterization of microbial communities and composition in constructed dairy wetland wastewater effluent. Applied and Environmental Microbiology, 69:5060-5069.



Kadlec, R.H. and Knight, R.L. (1996). Tretment Wetlands. Florida, America. CRC Pres

KHGM, (2004a). Doğal Arıtma Projesi, Proje Bilgilendirme Kitapçığı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Köy İçi Daire Başkalığı S. 2-3 Ankara.

KHGM, (2004b). Doğal Arıtma Projesi Hizmet İçi Eğitim Semineri Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Köy İçi inşaat Daire Başkanlığı.112 (S) Ankara.

Metcalf and Eddy (1991). Wastewater engineering. 3d ed. New York, NY: McGraw-Hill, Inc.

Pucci, B. And Giovanelli, L. (1998). The Use of Constructed Watland System for Treating House Holding Wastewater Discharged From a Small Rarm in Tuscany.

Qian Y.L and B. Mecham (2005). Long-Term Effects of Recycled Wastewater Irrigation on Soil Chemical Properties on Golf Course Fairways. Published in Agron J 97:717-721.

Sahmurova, A., Çelik, S. Ö., Öngen, A. (2003). Yüksek Yapılı Bitkilerle Su Kalitesinin İyileştirilmesi ve Su Kalitesinin Bitkiler Üzerine Etkileri. Çevre Mühendisleri Odası, IV. Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi; S 77-82 Ankara.

Schulz, C., Geibrecht, J and Rennert, B. (2004). Constructed, 20(1):64-72).

Shutes, R.B.E. (2001). Artificial wetlands and water quality improvement. Water Research, Environment International, 26:441-447.

Tarım İl Müdürlüğü, (2003). Köy İşleri Bakanlığı Tarım İl Müdürlüğü Proje İstatistik şubesi, Edirne.

Tok H.H, (1997). Çevre Kirliliği. Trakya Üniversitesi Tekirdağ Ziraat Fakültesi, Tekirdağ.

Tüzüner, A. (1990). Toprak ve Su Analiz Laboratuvar El kitabı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yayınları, Ankara.

Urban, B. (1996). Constructed wetlands for the treatment of landfill leachates: the Slove experience. Wetland Ecology and Management, 4 (3) : 189-197.

Van Rijn, J. (1996). The potential for integrated biological treatment system in recirculating fish culture. Aquaculture, 139: 181-201.

Yıldız, C., Korkusuz, C., Arıkan, Y., Demirer, G. N. (2003). Evsel Atık Su Arıtımı İçin Ekilmiş Sulak Alan Tesisi:Viranşehir Örneği Çevre Mühendisleri Odası, IV. Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi; S 622-628 Ankara.

Yüklə 42,44 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə