Namik kemal üzerine deneme hüRRİyet kasidesi



Yüklə 29,6 Kb.
tarix18.12.2017
ölçüsü29,6 Kb.

NAMIK KEMAL ÜZERİNE DENEME

HÜRRİYET KASİDESİ

 1.Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten*


    Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten


Çağın değer yargılarını doğruluktan ve samimiyetten sapmış görerek kendi arzumuz ve saygınlığımız ile devlet  kapısından ayrıldık.
 2.
Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
    Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten


Kendini insan bilenler halka hizmet etmekten usanmaz, mürüvvet sahibi olanlar zavallılara yardım etmekten kaçınmaz.

9.Felekten intikam almak demektir ehl-i idrake
    Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten


Akıllı ve bilinçli olanların, yaptıklarından pişman olup çalışmalarını artırması ve bunlardan ders alması, felekten intikam almak demektir

16.Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
    Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten


Biz o yüce hamiyetli, çalışkan ve güçlü kişileriz ki bir küçük aşiretten dünyaya hükmeden bir devlet meydana getirdik.

20.Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
    Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten


Felek her türlü eziyet yollarını toplasın gelsin, millet yolunda hizmetten dönersem kahpeyim.
25.Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
    Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten


Zulüm ile, işkence ile hürriyeti ortadan kaldırmak ne mümkün; eğer kendinde bir güç görüyorsan insanoğlundan idraki kaldırmaya çalış.

31.Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
    Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten


Ey yaralı kükreyen aslan, senin gezdiğin güzel sahralar zulmün köpeklerine kaldı, artık gaflet uykusundan uyan!


Divan şiirinde kavramlara kaside yazılmaz.Ayrıca mahlasını da kullanmamıştır.Kasidenin bölümleri kullanılmamış.Namık Kemal şiirde böyle bir yeniliğin içinde.Kemal Osmanlı devletinin dağılma döneminde yaşadığı için hürriyet kavramını öğrenir ve şiirlerde ilk kullanan kişidir.Devrin baskıcı yönetimi diğer aydınları bunalttığı gibi Kemal’i de bunaltır.Parlementer sistemini istemesindeki bir sebep de herkesin fikirlerini ifade edebileceği özgürlüğü istemesindendir.

31 beyitlik bu şiirinde 14.beyite kadar yeni bir insan portresi çiziyor.Ona göre insan vatanını sevmeli,milletinin iyiliği için kendi menfaatlerinde bile vazgeçmeli,zalimlere yardımı bırakmalıdır.Akıllı olmalı çalışmaktan bıkmamalıdır.Bu millet içinde de bunu başaracak çok insan vardır.<çünkü biz bir aşiretten cihan devleti çıkarmışız.15-17.beyitlerde de Osmanlıdan bahseder ki çizmek istediği insan tipinin kaynağını gösterir.18.24 de ferdi kahramanlıkları işler.

Diğer kalan beyitlerde de şair hürriyete olan tutkusunu dile getiriyor.Hürriyetin insanların fıtratında olduğunu zulümle bu isteğin yok edilemeyeceğini ifade ediyor.Son beyitte yaralı aslana benzettiği milletinin fertlerini özgürlük için mücadeleye çağırıyor..

Şair bu şiirinde vatanı için ölmeyi göze almış bir kahraman tipi çizer.Bu yönüyle hem devrini hem de devrinden sonrasını etkilemiş “Vatan Şairi” “Hürriyet Şairi” olarak anılmıştır

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Eserleri

TiyatrolarıVatan Yahut Silistre, Zavallı Çocuk, Akif Bey, Celaleddin Harzemşah, Kara Bela, Gülnihal

Romanları: İntibah, Cezmi

Eleştirileri: Tahrib-i Harâbât, Takip, Renan Müdafaanamesi, İrfan Paşa’ya Mektup, Mukaddeme-i Celal

Tarih KitaplarıDevr-i İstila, Barika-i Zafer, Evrak-ı Perişan, Kanije, Silistre Muhasarası, Osmanlı Tarihi, Büyük İslam Tarihi

Şiir: Hürriyet Kasidesi, Vatan Şarkısı, Vatan Mersiyesi, Vaveyla (Çığlık)

Namık Kemal Eser Özetleri

İntibah: Edebiyatımızda ilk edebi romandır. Eserin ilk adı Son Pişmanlık, sonraki adı Sergüzeşt-i Ali Bey’dir. Zengin bir ailenin çocuğu olan Ali Bey, yirmili yaşlarda iyi bir eğitim ve öğrenim görmüş bir gençtir. Bir gün Çamlıca’da dolaşırken Mahpeyker adında çok güzel bir kadınla tanışır. Oysa kadının kirli bir geçmişi vardır. Durumun farkına varan Ali Beyin annesi, oğlunu korumak için Dilaşup adlı bir cariye alır. Terk edileceğini anlayan Mahpeyker, Dilaşup’a iftira atar, Ali Bey’i öldürtmek için batakhaneye getirir. Orada bulunan Dilaşup, Ali Bey’i ölümden kurtarır; ama kendisi ölür. Ali Bey de Mahpeyker’i öldürür. Daha sonra kendisi de vicdan azabından hapiste ölür.
Cezmi: Edebiyatımızda ilk tarihi romandır. XVII. yüzyılda yaşamış şair ve kahraman Sipahi Cezmi, İran’la yapılan bir savaşa katılır. Orada Kırım şehzadesi Adil Giray’la arkadaş olur. Adil Giray bir baskında yakalanır. Şah’ın karısı Şehriyar, Adil Giray’a âşık olur. Adil Giray ise şahın kız kardeşi Perihan’a âşık olmuştur. Şehriyar’ın bir oyunu sonunda Adil Giray ve Perihan ölür, Cezmi ise yaralanır.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------



Tiyatro Hakkındaki Fikirleri:

Halkı eğitmek için önemli bir yol olduğunu düşünür.Celal Mukaddimesinde tiyatro üzerine düşündüklerini açıklar.Tiyatro eğlencedir.Fakat eğlencelerin en faydalısıdır.Vatan ve Celal tarih konulu diğerleri sosyal konuludur.


Vatan yahut Silistre: Türk edebiyatında sahnelenen ilk tiyatro yapıtıdır. Dört perdelik bir dramdır. 1853-1856 yıllarını kapsayan Osmanlı-Rus savaşlarını anlatır. İslam Bey, gönüllü olarak orduya gideceği için uzaktan sevdiği Zekiye ile vedalaşmak üzere onun odasına girer. Zekiye’ye kendisi hakkında beslediği sevgiyi anlatır. Zekiye de ona karşı kayıtsız olmadığı gibi İslam Beyin arkasından erkek elbisesi giyerek gönüllüler takımına karışır, Silistre’ye kadar gider. Silistre’de kuşatma altında kalırlar. Bu arada İslam Bey yaralanır. Yaralı olduğu halde İslam Bey, yanında Abdullah Çavuş ve Zekiye ile düşman cephanesini ateşlemek üzere giderler. Dönüşlerinde düşmanın, kuşatmayı kaldırıp çekilmiş olduklarını görürler. İslam ve Zekiye’nin düğünleri, kazanılan savaşın mutluluğuyla birlikte yapılır.
Celâleddin Harzemşah: On beş perdelik bir dramdır. Okunmak için yazılmıştır. Harzemşah Devleti’nin son hükümdarı Celalettin Harzemşah’ın kahramanlıkları ve yaşamı anlatılır. “İslam düşüncesi” savunulur. Yapıtta Victor Hugo’nun Cromwell adlı yapıtının özellikleri yer alır. Namık Kemal, altmış dokuz sayfadan oluşan bu yapıtının ön sözünde tiyatro, roman, şiir türüyle ilgili görüşlerini açıklamıştır.

Özeti: Celalettin Harzemşah, Moğollar’la savaşa girmiştir; fakat yenilmiştir. Bunun üzerine Hindistan’a kaçmak için yola çıkmıştır. Bu yolculuk sırasında da esir düşmemek için karısını ve oğlunu Sind nehrine atmıştır. Daha sonra Hindistan’a gelerek orada bir ordu toplamış ve Tebriz’e kadar gelmiştir. Burada kalenin hükümdarı Mihrici-han kendisine aşık olur, kaleyi de ona devrederek evlenirler. Daha sonra Moğollarla tekrar savaşa girdiklerinde Celalettin Harzemşah dağa kaçar ve bir taş üzerinde otururken komutanlardan biri kendisini öldürür. Komutan, gömleğini kâğıt ve karısının parmağını da kalem yapa-rak vasiyetini yazdırmıştır. Kocasının öldüğünü gören Mihricihan da kalbine bir hançer saplayarak kendisini orada öldürür.
Akif Bey: Beş perdeden oluşan bu yapıtta, oldukça yiğit bir kocaya’ ihanet eden kadının aile ve toplumdaki yankıları anlatılır. Bir “aile dramı” anlatılmıştır. Bir deniz subayı olan Akif, Dilruba adında ahlak yönü zayıf bir kadınla evlenir. Dilruba kocasının Sinop muharebesinde öldüğünü yalancı tanıklarla kanıtlar ve başka biriyle evlenir. Durumu öğrenen Akif, kadını hemen boşar. Öç almak amacıyla kadının evine gider ve Dilruba’nın yeni kocasıyla çatışır. İkisi de ölür. Akif’in babası da Dilruba’yı öldürür.
Zavallı Çocuk: Namık Kemal’in ilk tiyatro eseridir. Aile zoruyla, görücü usulüyle evlendirilen genç bir kızın trajik yaşamı anlatılır. Oyunda Victor Hugo’nun Hernani piyesinin etkisi vardır.

Not: Recaizade Mahmut Ekrem’in Vuslat, Abdülhak Hamit Tarhan’ın İçli Kız adlı tiyatroları bu oyundan etkilenilerek yazılmıştır.

Özeti: Halil Bey, kardeşinin ölümünden sonra yeğeni Atâ’yı evine almış ve onun Tıbbiye’ye devam etmesini sağlamıştır.  Atâ, on dokuz, Şefika (Halil Bey’in kızı) on dört yaşına gelmiştir. Şefika, Atâ’yı sevmektedir. Bu sevgi karşılıklıdır.

İkinci perde:

Şefika’yı görüp beğenen bir paşa, onunla evlenmek ister. Şefika, bu durumdan rahatsız olmuştur ama Ata’ya duyduğu aşkı söylemekten çekinir. Annesi ise kızın evlenmesinin kurtuluşuna vesile olacağını söyler. Ailesinin kararı karşısında çaresiz kalan Şefika,  evlenme haberinin Atâ’ya geç söylenmesini ister, ne var ki Atâ o gün eve müjdeli bir haber vermek amacıyla aniden gelir ve her şeyi öğrenir.

Üçüncü perde

Zengin paşa ile evlendirilen Şefika vereme yakalanmıştır. Hastalık onu kısa sürede ölümün eşiğine getirmiştir. Şefika, Atâ’nın onu bu halde görmesini istemez, ancak babası Atâ’yı eve çağırır. Atâ, Şefika’nın halini görünce eczaneden zehir alarak içer ve acı çekerek ölür. Şefika da zayıflığından gücü tükenerek ölür.


Kara BelaEserde bir hadım ağası olan Ahşit - aslında hadım değildir - , Hint hükümdarı Şah’ın Behrever Banu adındaki kızının lalasıdır. Behrever Banu Sultan, Mirza Hüsrev’e âşıktır. Ahşit ise Behrever Banu’yu içten içe sevmektedir. Ahşit, Mirza Hüsrev ile Behrever Banu’yu görüştüreceği bir gün Behrever Sultan’a tecavüz eder. Bunun üzerine Behrever Banu Sultan, düğün günü kendisini zehirler. Durumu öğrenen Mirza Hüsrev önce Ahşit’i sonra da kendisini öldürür.
Gülnihal: Çok zalim bir kimse olan Kaplan Paşa, Rumeli’de bir sancak beyidir. Zulümle halkın nefretini toplamıştır amca oğlu Muhtar Bey ise halkın çok sevdiği iyi ve cesur bir gençtir. Muhtar Bey’in sevdiği İsmet adlı akraba kızını Kaplan Paşa da sevmektedir. Bu yüzden araları açılır. Kaplan, Muhtar’ın saraya gelip İsmetle görüşmesini bahane ederek onu zindana attırır. Dadısı Gülnihal, sırf Muhtar’ı kurtarmak için ismet’i Kaplan’la nişanlamaya razı eder. Fakat Muhtar, İsmet’in onunla gerçekten evleneceğini sanarak küser ve zindandan çıkmak istemez. Bu sefer Gülnihal, tüfekçibaşı Zülfikar Ağa’ya kendisiyle evleneceğini vadederek Muhtar’ı hapisten kurtarır çünkü Zülfikar, zaten kardeşini öldürmüş olan Kaplan Paşa’ya düşmandır. Muhtar, Sofya valisine gidip Kaplan’ın çılgınca zulümlerini anlatır. Vali’den Kaplan’ın idam emrini alıp gelir. Yerine de kendi geçecektir. Muhtar, adamlarıyla sarayı bastığı sırada, Kaplan Paşa, Gülnihal ve ismet’i sıkıştırarak nikâhlarının kıyılmasını istemektedir. İkisi de buna razı olmayınca Kaplan, Gülnihal’i hançerler. Bunu gören Zülfikar Ağa Kaplan’ı öldürür. Muhtar, adaletli bir sancak beyi olur ve kendisine bağlı olduğuna inandığı İsmet’le evlenir.
Lisan-ı Osmani’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazat-ı Şamildir: Bu makalesinde dil ile ilgili görüşlerini ortaya koymuştur.

Tahrib-i Harabat: Edebiyatımızdaki ilk eleştiridir. Yazar, bu eserinde Ziya Paşa’yı eleştirmektedir. Ziya Paşa, 1868′de Hürriyet’te yayımladığı ünlü “Şiir ve İnşa” makalesinde, Türk edebiyatının çağdaş bir düzeye erişmesini, gerçek Türk edebiyatı olan halk edebiyatının bu yenileşmede temel alınması gerektiğini savunmuştur. 1874′te çıkardığı Hârâbat adlı divan şiiri antolojisinin ön sözünde ise halk edebiyatını küçümseyerek divan edebiyatını övdüğü görülür. Onun bu çelişkili tutumu yeni bir Türk edebiyatı oluşturmak için birlikte yola çıktıkları Namık Kemal’in tepkisini çeker. Namık Kemal de Ziya Paşa’nın Harabat’ına karşılık Tahrib-i Harabat’ı yazar.

Takip: Ziya Paşa’nın Harabat adlı divan şiiri antolojisinin II. cildine karşılık yazılmıştır.

Renan Müdafaanamesi: Fransız tarihçi Ernest Renan’ın “İslamiyet, ilerlemeye engeldir.” düşüncesini çürütmek için yazmıştır.

Mustafa KANDEMİR

Yüklə 29,6 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə