Olumlu Kelime ve Cümlelerin Gücü



Yüklə 21,15 Kb.
tarix27.10.2017
ölçüsü21,15 Kb.
#16304

Olumlu Kelime ve Cümlelerin Gücü
olumlu kelime ve cümlelerin gücü
İnsan  beyni kelimelerle düşünür. Sonuçta davranışları etkileyen bir düşünce boyutu vardır. Akıl ise bazen insanın kendi kendini başarıya ulaştırırken bazen de insanın kendi kuyusunu kazmasına sebep olabilir. Düşünceler insanın kaderini çizer. Şans, kısmet, kader dediğimiz olayları bazen çevre bazen de insanın kendisi yaratır. Sonuçta çevrenin söylediklerine inanıp bunu kendi kaderi gibi kabul edip etmemek aslında bireyin elindedir.

“Ben üniversite sınavını kazanamam” diyen bir genç üniversiteyi asla kazanamaz. Çünkü genç, ağzından bu sözleri söylediğinde, düşünceleri duygularına yön verecek ve üzülecek, kaygısı artacak bu da stres yaratıp ders çalışmasını iyice engelleyecektir.

Yapılması gereken zincirin zayıf halkasını güçlendirmektir. Bu da sorunun kaynağı olan düşünme biçiminin değiştirilmesi ile olur. Olumsuz cümlenin yerine olumlu kelimelerden oluşan olumlu cümleler kurmak paradoksu kırmak için yeterlidir.

Örnek: “Ben çok çalışırsam üniversiteyi kazanabilirim” cümlesi bir öncekine göre daha güzel olmakla birlikte yeterli değildir. Çünkü cümlede –se  ya da –ise dediğimiz şart eki var ve beyin, daha doğrusu bilinçaltı, şartları sevmez. Yine aynı bilinçaltı içinde ihtimal bulunan yeterlilik ekini de sevmez. Bu söylenilenlerin ışığında  yeni bir et cümle yapalım. Cevabı basit olan bu cümle tabii ki “Ben üniversiteyi kazanabilirim”  yada ''Kazanacağım'' şeklinde olacaktır.

Bilinçaltının bir zaaf noktası da olumsuzlukları sevmediği için olumsuzluklara saplanıp kalmasıdır.

Test: İki grup kelimenin sizde hissettirdikleri nelerdir?



  1. 1. Grup Kelimeler: aşk, hayat, pembe, okyanus, su, sevgi, barış, kardeşlik, ekmek, beyaz, cennet.

  • 2. Grup Kelimeler: savaş, ölüm, azrail, kan, şeytan, vahşet, kin, nefret, ceset, kara.

Birinci grup kelimeleri kullanan da dinleyen de bilinçaltından olumlu şeyler düşünür ya da hissederken, ikinci grup kelimeleri kullanan bireyler de bilinçaltından olumsuz şeyler düşünür ya da hissederler.

İnsan ilişkilerimizde işte bu basit dil kullanma olaylarına dikkat edersek, iletişimlerimiz daha etkili ve başarılı olur.

Bir arkadaşımın anlattığı bir olayı size aktarmak istiyorum. Arkadaşım çok güzel gitar çalıyor ve okulda oluşturulan bir müzik grubunda çalıyor. Bu gruba yeni bir arkadaş katılmak istemiş ama katılmak isteyen çocuk henüz gitarı yeni öğreniyormuş. Bunu bir dinlemek istemişler, çocuk çalarken bazı nota veya akorları eksik basıyormuş. Arkadaşım çocuğa şöyle demiş “Sen asla gitar çalamazsın oğlum, sen en iyisi flüt çal.” Bu arkadaşın kalbi kırılmış, gururu incinmiş ve gitar çalmayı bırakmış ama benim arkadaşımla da arası hiç iyi olmamış. Arkadaşım “Ben ona şakayla karışık bir cümle söyledim o ise artık benimle konuşmuyor ve bana diş biliyor” diyor.

Arkadaşım arkadaşına “Bak koçum, bir iki notayı/akoru eksik basıyorsun ama yine de güzel çalıyorsun, biraz daha fazla çalıştığında eminim ki çok daha güzel çalacaksın” deseydi hem sorunu belirtmiş olur hem de çocuğu rencide etmemiş ve düşman kazanmamış olurdu.

Yeri gelmişken şunu da belirteyim “ama” kelimesi çok tehlikelidir.  Genelde olumsuz bir ifade peşini takip eder ya da mazeretler gelir. Uygun kullanım şekli “olumlu ifade + ama + olumsuz ifade” değil, tersine “olumsuz ifade + ama +olumlu ifade” şeklinde olmalıdır.

Örnek:


Seminerin çok güzeldi ama sesin biraz titriyordu. Yanlış cümle.

Sesin biraz titriyordu ama seminer çok güzeldi. Doğru cümle.

Ama’dan sonra gelen kelimeler her zaman vurgulanmak istenendir. Bunu unutmayalım. Birinci cümlede karşı tarafa, seminerinin güzelliği değil sesinin titremesi benim için önemliydi derken,  ikinci cümlede sesinin titremesi değil seminerinin başarılı oluşu benim için önemliydi, deriz.

Arkadaşım bana şunu söylüyor “Ama bu insanları aldatmaktır”. Hayır değildir, sadece insanları rencide etmeden onlara gerçeği söylemektir. Sağ kulağı sağ elle tutmak arkadaşınızı rencide ediyorsa siz de sol elle tutun.


İNSAN KARŞISINDAKİNDEN NELER BEKLER ?

Karşınızdakinin Yansıttığı Kişiliği Kabul Edin

İnsanlararası ilişkileri bozmak açısından geçerliliği kanıtlanmış olan kesin bir formül vardır. Bu da karşınızdakinin değiştirmeye çalıştırmaktır. Böyle yaparsanız, en sevdiğiniz insanlar bile bir süre sonra sizden uzaklaşmaya başlarlar.



Karşınızdakine Seçim Hakkı Tanıyın

Ne kadar geçerli olursa olsun , insanlar sadece kendilerine gösterilen doğruları uygulamaktan rahatsız olurlar. Unutmayalım ki kimse kimseye hayatı reçete edemez ya da gümüş tepside sunamaz. Hayat tecrübelerimizi ve deneyimlerimizi karşımızdaki istediğinde onunla paylaşmalıyız.



Karşınızdakini Asla Utandırmayın

İnsanlar utandırılmaktan nefret ederler. Bu sebeple de olaya yol açan kendi kusurlarını düşünmek yerine, nkızgınlklarını, kendilerin utandıran kişiye yöneltirler. Hatası ne olursa olsun, başkalarının yanında utandırdığınız, teşhir ettiğiniz kişiyle aranızdaki bütün köprüler atılır. Bu kişi size kin besler, hınç duyar.



İnsanların övgü ve onay bekleme ihtiyacı vardır

Karşımızdakinin olumlu özelliklerini fart etmek ve  bu doğrultuda geri bildirimler vermek onunla iletişimimizi olumlu etkiler. Onların gönlünde ayrı bir yerimiz olur. Günümüzde yanlışları değil doğruları yakalamak  anlayışı geçerlidir.



Karşınızdakine size yardım etme fırsatı verin

Kendisine ihtiyaç duyulduğunu bilmek herkesi mutlu eder.. insanlar güçlerini gösterebilmek ve kendilerini kanıtlayabilmek için çevrelerine ve size bir şeyler verebilmek konusunda büyük bir istek duyarlar. Bu fırsatı arada bir sevdiklerimize vermek bize bir şey kaybettirmez.



Karşınızdakine Doğru Bilgi Verin

Hangi nedenle olursa olsun, karşınızdakine gerçek dışı bilgi vermeyin. “ Nasıl olsa anlamaz”, “Onun iyiliği için söylemiyorum” gibi ifadeler, kendimizi kandırmak veya kendimizi savunmak için kullandığımız mekanizmalardır. Eninde sonunda karşımızdaki gerçekleri öğrenecektir. Bilin bakalım öğrenince siz ne olursunuz. YALANCI. İnsanlar yalancıları sevmezler.



Karşınızdakini iyi dinleyin

Bütün insanlar söyleyeceklerinin önemli ve değerli olduğuna inanırlar. Karşınızdaki kişiye verdiğiniz değerin en önemli göstergesi onu dinlemek için ayırdığınız süre ve dinleme biçiminizdir. Karşınızdakinin konuşmasını sürekli keserseniz o da sürekli olarak daha önce söylediklerini tekrar etmeye başlar. Kelimesi kelimesine bilseniz bile karşınızdakinin söyleyeceklerini dinleyin. Sonra onun söylediklerini özetleyerek ona geri bildirimde bulunun. Bu karşınızdakine inanılmaz bir rahatlık verecektir. Çünkü anlaşılmak güzel şeydir. Kayahan ne diyor: “Beni anlamadın ya, ben ona yanıyorum”. Ne siz yanın ne karşınızdaki yansın.



 

Yüklə 21,15 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə