Yöresel eğİtsel oyun (Yöre : Mersin)



Yüklə 82,52 Kb.
tarix21.08.2018
ölçüsü82,52 Kb.
#74059

EĞİTSEL OYUNLAR

  1. Kitap Kaynaklı Eğitsel Oyun: Tilki Avı

Kaynak: Nurten Aslan, Yargıçoğlu Mat., Oyunla Eğitim II, Sayfa:48

  1. Yöresel Eğitsel Oyun

Mersin Yöresi – Ateş

III. Kendi Ürettiğimiz Eğitsel Oyun: Hentbol Çemberi


KİTAP KAYNAKLI EĞİTSEL OYUN (Nurten Aslan; Yargıçoğlu Mat, Oyunla Eğitim II– sayfa 48)

Oyunun adı: Tilki Avı

Oyunun yeri : Bahçe

Oyundaki araç-gereçler:

Oyun süresi: 3 oyun

Oyunun seviyesi: 9-12 yaş

Oyuncu sayısı: Sınıf mevcudu (38 kişi).

Oyunun amacı: Temel motarik özelliklerden çabukluk ve dayanıklılık faaliyetlerini geliştirmektir.

Oyunun eğitsel değeri: Bu oyun ile öğrenci oyun içinde kurallara uyarak disiplin anlayışı kazanır. Aldığı rolü yerine getirmeyi öğrenir. Galibiyette şımarmama, mağlubiyette kabullenmeyi ve bu iki kavramın hayatın bir parçası olduğunu öğrenir.

Oyunun oynanması: Oyuncular sayılarına göre 4-5 oyuncudan oluşan küçük daireler meydana getirirler. Bu daireler bahçede dağılır. Her daire oyuncuları elele tutuşarak içinde bir tilki barındıracak tarzda oluşturur. Bütün tilkiler yuvalarında gizlenir. Ancak bir tanesinin yuvası yoktur ve aralarda koşuşur. Bunu ise bir avcı kovalamamaktadır.

Kovalanan tilki herhangi bir yuvaya sığındığında, diğer tilkinin derhal yuvayı terk etmesi ve avcıdan kaçması gerekir. Tilkinin yakalanması ile görevler değiştiği gibi ayrıca yönetici tarafından da sık sık yuva oluşturan oyuncularla tilki ve avcı olan oyuncular değiştirilir. Tek veya çift ayak koşularak da oyunda değişiklik sağlanabilir.




YÖRESEL EĞİTSEL OYUN (Yöre : Mersin)

Oyunun adı: ATEŞ

Oyunun yeri : Bahçe

Oyundaki araç-gereçler:

Oyun Süresi: 25 dk.

Oyunun seviyesi: 10-13 yaş

Oyuncu sayısı: En az 5, en fazla 13-14 kişi olabilir.

Oyunun amacı: Öğrencilere temel motarik özelliklerden çabukluk ve dayanıklılık faaliyetlerini geliştirmektir.

Oyunun eğitsel değeri: Temel kuralların oyun içinde öğrenilmesi. Oyun içerisinde diğer kişilere sevgili davranmayı, galibiyetle şımarmamayı, mağlubiyetle kabullenmeyi öğrenir.

Oyunun oynanması: Oyunculardan bir tanesi kura ile ebe olur. Ebe olan kişi oyuna başlanacağı zaman ateş der ve oyun başlar. Diğer öğrenciler bahçenin değişik yerlerine sağılırlar. Ebe bunlardan birini yakalamak zorundadır. Ebe oyunculardan birine yaklaştığı zaman yakalanacak olan öğrenci yakalanmamak için ATEŞ der ve iki kolunu yana açar. Ebe başka öğrencileri kovalarken serbest oyunculardan bir tanesi ataş halinde olan öğrencinin kolları altından geçerse o serbest kalır, yine kaçar. Ebe herhangi birini yakaladığı zaman oyun biter.

Tekrara oyun için kura ile ebe belirlenerek oyuna başlanır.



KENDİ ÜRETTİĞİMİZ EĞİTSEL OYUN
Oyunun adı: Hentbol çemberi

Oyunun yeri: Bahçe

Oyundaki araç gereçler: Sağlık topu, cimnastik minderi, hentbol kalesi, yarış direği ya da dönüş noktası, çember

Oyunun süresi: 20 dk

Oyunun seviyesi: 10-12 yaş

Oyuncu sayısı: sınıf mevcudu (25 kişi)

Oyunun amacı ve eğitsel değeri:

Amaç: Öğrencilerde temel motorik özelliklerden çabukluk, esneklik ve beceri faaliyetlerini geliştirmektir.

Eğitsel değeri: Bu oyun ile öğrenci yardımlaşmayı, başarı sağlamak için işbirliğini, takım ruhunu, grup bilincini ve grup çıkarlarını kendi çıkarları önünde olması gerektiğini öğrenir.

Oyunun oynanması: Sınıf mevcudu sayılar ortak olacak şekilde iki gruba ayrılır. Arka arkaya dizilen öğrencilerden ilk sıradakiler ters bank halini alır. Karın bölgelerine sağlık topu öğretmen tarafından konur. Öğrenciler bu şekilde üç metre ilerledikten sonra karınlarındaki topu yan tarafa bırakıp hemen jimnastik minderinde düz takla atarlar. Daha sonra 3 m. uzaklıktaki hentbol kalesinde takılı olan çemberden geçerek ilerideki dönüş işaretinin arkasından dönerler. Dönüşte giderken bıraktıkları sağlık topunu alıp, bir sonraki ters bank şeklini almış öğrencinin karın bölgesine koyarlar. Hangi grup daha önce bitirirse o takım kazanır.

OYUNUN ÖZELLİKLERİ

  1. Oyunla öğrenmenin faydalarından birisi, dikkati yoğunlaştırma kalitesidir. Oyunlar öğrencileri pasif durumdan aktif duruma getirmeleri sebebiyle dikkati, diğer öğrenme tekniklerine göre daha dazla sağlarlar.

  2. Oyun anında çocuk, diğer zamanlara göre daha serbest hareket etmekte ve iç dünyasını daha gerçekçi olarak yansıtmaktadır. Böylece hataları, zayıf yanları, buluşları, yetenekleri ve eğilimleri ile çocuğun gerçek kişiliğini göstermek mümkündür.

  3. Oyun bir eğitim aracıdır. Hem öğretim metodu, hem de öğretim aracıdır. Oyunları öğretim aracı olarak kullanmanın bir başka yararı da öğretmenin rolünü halim veya jüri üyesi konumunda uzaklaştırmasıdır.

  4. Oyunla eğitim, öğrenciye kazanma ve kaybetme anındaki hareketlerini görmelerini ve değerlendirmelerini kazandırır.

  5. Oyunla eğitim genç bireylerin toplumsal kültürü, iyiyi-kötüyü, meslekleri, sosyal rolleri,kişilik haklarını, saygı ve sevgiyi de öğrendikleri ortamdır.


Oyunla Kazanılan Özellikler

  • Oyunla çocuk yardımlaşması, paylaşma, sorumluluk, oyun içinde kurallara uyarak disiplin anlayışını kazanır.

Liderlik, lidere uyma. Temel kuralların oyun şeklinde öğrenilmesi. Galibiyette şımarmama, malubiyette kabullenme. Bu iki kavramın hayatın bir parçası olduğunun öğrenilmesi, iyi ve kötüyü, rolleri öğrenme aldığı rolü yerine getirmeyi başarma. Takım ruhu, grup içinde faaliyet gösterirken grup liderine itaat, başarı sağlamak için işbirliği, grup bilincini ve grup çıkarlarının kendi çıkarlarının önünde olmasını öğretir.

  • Oyun gerçek karakterlerin ortaya çıkmasında, insanı tanımamızda çok önemlidir. Bir anlamda durum değerlendirme metodudur.

FİZİKSEL GÜÇ UYUMU: Organizmanın günlük yaşamımızdaki işlerimiz için hazırlıklı olması anlamına gelir.

Kuvvet, dayanıklılık, süret, esneklik, beceri gibi özelliklerini tümü fiziksel güç uyumunu meydana getirir.

Bir oyunda bulunması gereken özellikler;

Temel motarik özelliklerdir. Bunlar;



  • Kuvvet: Bir dirençle karşı karşıya kalan kasların kasılabilme ya da bu direnç karşısında belirli bir ölçüde dayanabilme yeteneğidir.

  • Çabukluk: Sinir, kas sisteminin yüksek hızda kasılması ile bir dirence karşı koyabilmesi ve onu yenebilme yeteneğidir.

  • Dayanıklılık: Uzun süre devam eden yüklenmelerde yorgunluğa karşı koyabilme yeteneğidir.

  • Esneklik: Kişilerin hareketlerini eklemlerinin müsaade ettiği oranda geniş bir açıda ve değişik yönlerde uygulayabilme yeteneğidir.

  • Beceri: Hareketin uygulamasına katılan iskelet kasları, esnemeler be merkezi sinir sisteminin uyumlu bir şekilde çalışmasıdır.

BEDEN EĞİTİMİ VE OYUN ÖĞRETİMİ

Beden Eğitimi: bireyim beden sağlığını, ruh sağlığını, beden becerilerini geliştirmeye yönelik, gerektiğinde çevresel koşullara ve katılımcıların özelliklerine göre değiştirilebilen esnek kurallara dayalı oyuna jimnastiğe, spora dönük araştırma ve çalışmaların tümünü kapsayan geniş tabanlı bir etkinliktir.

Beden Eğitimi: İnsanların bedeneni ruhen ve fikren gelişmesini, organizmanın bütünlüğünü zedelemeden dengeli bir insan olarak yetiştiren bilimsel beden faaliyetlerine denir.

BEDEN EĞİTİMİNİ;

Oyun, jimnastik, spor diye üç bölümde inceleyebiliriz.



Spor: Beden eğitimi faaliyetlerini özelleştirerek çeşitli branşlarda somutlaşmış üst düzeyde yapıldığında fizyolojik, psikolojik, estetik, teknik özellikleri gerekli kılan yarışmaya dayalı ve katı kurallarla çevrili bir etkinliktir. Görünürde en çarpıcı amacı yarılmak ve kazanmaktır.

Oyun: Fiziksel ve zihinsel yeteneklerle sosyal uyum ve duygusal olgunluğu geliştirmek amacıyla gerçek hayattan farklı bir ortamda yapılan, sonunda maddi bir çıkar sağlamayan kendine özgü belirli kurallara sahip sınıflandırılmış yer ve zaman içinde süren gönüllü katılım yoluyla toplumsal grup oluşturan ve katılanları tümüyle etkisi altında tutan eğlenceli bir etkinliktir.

Oyun: Dikkat, rastlantı veya maharete dayanan ve insanların hoş vakit geçirmelerine , oyalanmalarına yarayan tamamen çıkarsız eğlence yarış.( Meydan Larousse,cilt 9,s. 723)



OYUN KAVRAMI

Selim sırrı Toroan oyunu şöyle anlatır;

Oyun, sağlık ve Mutluluğun düzenleyicisidir. Oyun ister düşünce ve yorgunluğu gidersin, ister gücün harcanmasında oluşsun; ya da yaşama hazırlıklı sayılsın, küçük – büyük herkes için doğal bir gereksinmedir. (Beden terbiyesi, s. 145)

Organlar oyun yoluyla yorgunluğa uğramadan güçlenir. Oyun, hareket doğurur. Hareket, diyaframı solunum organlarını etkin kılar. Oyun, dikkati, çabuk karar vermeyi, çevikliği, ataklığı ve cesaret arttırır, güçlendirir. Eğitsel oyun aracılığı ile çocuklar kendi kendilerini yönetmeyi öğrenirler. Aralarında başkan seçer, kurallar koyar ve farkında olmadan, sosyal özgürlüğün ilk denemelerini görerek hayatın çıraklık dönemini yaşarlar. Çocuklar oyun içinde kendi çıkarlarını arkadaşları için hiçe saymayı öğrenirler.



EĞİTSEL OYUN

Haz ve neşe yaratan, kişinin bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimini sağlayan, ona iyi davranışlar ve alışkanlıklar kazan­dıran hareketler topluluğudur.

Oyunun bu tanım ve açıklamalarından sonra çocuklarda hangi yaşlarda oluştuğunu inceleyelim:

a)Fonksiyon Oyunları

Çocuk yürümeye başlamadan önce 10-11 aylığa kadar kol ve bacaklarını sallar, kıpırdanır, gövdesini sola - sağa dön­dürür. Bunlar bilinçsiz, çocuk için denetimsiz, hareketler top­luluğudur. Bu başlangıç onu gelecekte birtakım etkinliklere yöneltecektir. Emekleme, yürüme, koşma, tırmanma., vb. gibi doğal hareketlerdir. İşte çocuğun ilk yaşlardaki bu hareketle­rine İlk alıştırmalar ve Fonksiyon Oyunları adı verilir. Bunlar gerçekte oyun niteliğini taşımaz.



b)Hayal Oyunları

Çocuk üç yaşından sonra hayal gücüne dayanan oyun­lardan hoşlanır. Oyuncakları ile konuşur, onlara yemek yedirir, kızlar, -bağırır. Kız ve erkek Oflusuna göre bu oyun çeşit­leri de değişir. Çocuğun hayal gücünden yararlanarak onu yaratıcı hayal gücüne götürebiliriz,



c) Grup Oyunları

5-6 yaş çocukları çoğunlukla grup oyunlarına ilgi duyar. Çevresini yavaş yavaş tanımaya başlar. Komşu ve mahallesin­de, yaşdaşları ile arkadaşlık kurar. Oyun kurallarına saygılı ol­mayı burada öğrenir. 6’lı topluluk oyunlarının yarattığı doğal bir otoritedir. Eşli-eğlenceli oyunlar yine bu yaştaki çocukların ilgi duydukları etkinliklerdir.



d) Yarışmalı Ve Şarkılı Oyunlar

Çocuğun yaşı ilerledikçe hayal ve taklit oyunlarından çok, sonucu belli olan, bir amaca yönelik yarışmalı oyunları seçer. Örneğin, koşu oyunları, isabet yarışları., vb. gibi.

Kız çocukları is© fizik yapılarına uygun, ritim! duygusunu ge­liştiren rantlar, şarkılı oyunlardan hoşlanırlar.

e) İlk gençlik, ergenlik çağının basamaklarında başlar. Psikologlar bu dönemi «Yeniden dünyaya geliş» ya da insan­lığa geçiş diye adlandırırlar, ilk gençlik oyunlarını kız ve er­kek çocukların anatomik ve fizyolojik yapılarına, o çağın psi­kolojik durumlarına göre seçmemiz ve ayırmamız gerekir. Kız­lar oyun etkinliklerini ritimli, müzikli çalışmalara şarkılı oyun­lara ve halk danslarına öncelik tanınarak yürütür. Bu arada iple ve ipten atlamalar yanında, ufak lastik top ve çemberlerle yarışmalı oyunları oynatmakta bir sakınca yoktur. Bütün bu çalışmalar organlar arasındaki işbirliğini, düzeni sağlar.

Erkek çocukların oyunlarında ise gücünü gösterecek becerilerini ortaya koyacak yarışmalı oyunlardan seçmeler yapılmalıdır. Delikanlılık basamağında olan bu çocuklar oyunlarda yenilik ve değişiklik beklerler. Yenmek, geçmek, başarılı olmak tek hedefleri olduğundan, spor oyunlarına ağırlık verilmelidir. Voleybol , el topu, basketbol, savaş topu, ping-pong gibi takım oyunları en elverişli olanlarıdır. (Ruhi Sel, Beden eğitimi, Öğretmen Yayınları, s.12-13).



ÇOCUK VE OYUN

OYUN, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişiminde çok önemli bir role sahiptir. Çocuk için oyundan daha zevkli ve etkili bir öğrenme aracı yoktur. Oyun, çocuğun kas ve sinir sistemini geliştirirken aynı zamanda biriken enerjisini de boşaltarak onu rahatlatır. Koşmasına, zıplamasına, tırmanmasına, tekme ve takla atmasına izin verilmeyen dört duvar arasına sıkışmış bir apartman çocuğu birikmiş enerjisini boşaltamadığı için sinirli (nörotik) ve saldırgan, idare etmesi zor bir yapıya sahip olacaktır.

Oyun çocuğun en ciddi işidir. O sadece eğlenmek için oynamaz, gücünü ve yeteneğini dener, içinde yaşadığı çevreyi ve eşyayı keşfeder, kendisini başkalarından ayıran özelliklerin farkına varır, duygularını açığa vurur, kendisini tanımayı öğrenir.

Çeşitli biçim, boyut, renk ve maddeden oluşan oyun malzemesiyle oynayan çocuk bir eşyayı diğerinden ayıran özellikleri (ağır, hafif, uzun, kısa, büyük, küçük, sarı, kırmızı, vs.) kıyaslama yoluyla görerek öğrenir.

Çocuk oyun yoluyla içinde yaşadığı toplumun ahlâk ve görgü kurallarını öğrenir. Aile ve okul çevresinde neyin doğru neyin yanlış olduğunu belli eden kuralları çocuk ancak arkadaşlarıyla birlikte oynadığı evcilik ve okulculuk oyunlarında kavrayabilir.
Kişiliğin vazgeçilmez özelliği olan bağımsızlığı oyundan daha iyi kazandıran bir araç yoktur. Oyun dünyasının lideri çocuktur, büyüklerden emir almayı sevmez, yaşıtlarından başkasının bu dünyaya girmesini istemez.

Grup oyunlarında çocukları izlerken her çocuğun davranış biçiminden ailesi hakkında bilgi edinmek mümkündür. Zira çocuğun davranışlarında aileden aldığı eğitimin payı büyüktür. Aşırı hoşgörü ve serbesti içinde yetişen, her isteği şartsız yerine getirilen bir çocuk oyunun kurallarına uymakta zorlanır. Böyle çocukların adı kısa zamanda ‘mızıkçı’ ve ‘oyunbozan’a çıkar. Aşırı otoriter aileden gelen, dayak ve baskı ile eğitilen bir çocuk oyunda ya saldırgan davranışlar gösterir, ya da silik ve pasif kalır.

Oyunlar, kuşaktan kuşağa geçen, kuralları önceden konmuş olan sosyal etkinliklerdir. Saklambaç, körebe, seksek, ip atlama ve çember gibi oyunlar hiç değişmeden tarihten günümüze kadar gelen kültür miraslarıdır. Oyunların oluşumunda kültürün, çevrenin, iklimin, yaşın ve cinsiyetin rolü büyüktür. Kızlar ip atlama, istop, yakartop, saklambaç, seksek, evcilik, ebecilik oyunlarını tercih ederken; erkek çocukları misket, futbol, saklambaç, bisiklet, doktorculuk ve savaş oyunlarını tercih etmektedir (Ali Çankırılı, Zafer Dergisi).

OYUNLARIN GRUPLANDIRILMASI

Oyunlar, yerleşme düzenlerine, oyuncuların du­rumuna araç ve amaçlarına göre gruplara ayrılırlar.



YERLEŞME DÜZENİNE GÖRE:

  • Daire oyunları.

  • Hat üzerinde oynananlar.

OYUNCU DURUMUNA GÖRE :

  • Eşli oyunlar.

  • Grup oyunları.

  • Takım oyunları.

ARAÇLARA GÖRE :

  • Araçsız oyunlar.

  • Araçlı oyunlar.

  • Top, ip, lobut veya başka araç ve aletlerle oynanırlar.

AMAÇLARINA GÖRE VE VÜCUT DURUMUNU DİK­KATE ALARAK OYUNDA YAPILAN HAREKETLERİ­NİN ÖZELLİĞİNE GÖRE YAPILAN GRUPLANDIRMA:

Bunlar sırasıyla,



  • Şarkılı oyunlar.

  • Koşu oyunları.

  • Top oyunları.

  • Kuvvet ve beceri oyunları.

  • Dinlendirici oyunlar.

  • Su içinde oyunlar.

  • Kış oyunları.

ŞARKILI OYUNLAR ŞARKILI TAKLİT OYUNLARI:

Değişik yerleşme ve oyun düzenleri içinde, sade bir şarkıyla ve ona uygun taklit hareketleriyle oyna­nır. Taklit edilen, bir hayvan, sanatkâr, doğa veya sevilen bir kişi olabilir.



  • Bekçi baba, postacı, kış v. s.

ŞARKILI DANSLI OYUNLAR:

Şarkı söylenir ve buna uygun sade dans adımları yapılır. Şarkılı taklit oyunlarıyla karşılaştırıldığında adımlar müziğe daha belirgin bağlıdır. Bu bağlılık konudan ziyade müzikle ilgilidir. Danslı oyunlar millî oyunlara hazırlayan ön alıştırma oyunu olarak ta iş­lendiği gibi, okulların özel günlerinde ayrıca önemli yer tutar.



KOŞU OYUNLARI

YARIŞMALAR :

  1. Dağınık vaziyette yapılan, hedefe ulaşma yarışları. Koşu yolunda hedef ve koşu türünde değişiklik yapılabilir. Öğretici pedagojik uyanlarla yarışları heyecanlı ve ilginç hale dönüştürür. Örneğin, kim en iyi yapacak, kim önce duvara gidecek.

  2. Grup yarışmaları, karakter bakımından ayrıdır. Ancak düzenli ve tek kazanan yerine grup birin­cisi seçilir.Grupların yerleşmesi hat, sıra ve daire üzerinde olabilir.

  3. Numaralı grup oyunları: Grup içindeki oyun­cular birer numara alırlar.

STAFET OYUNLARI:

Her oyuncu en kısa süre içinde, belirli mesafeyi gidip geri gelmek veya aynı zamanda belirli işi yap­tıktan sonra görevi kendi takım arkadaşına aktar­makla yarışı sürdürür. Bu arada engeller aşılır, çe­şitli işler yapılır. Oyuncuların gruplaşması ve yerleş­me durumu oyuncu durumu saha ve araçlarla ilgi­lidir.



YER BULMA OYUNLARI:

Bu oyunlar da oyuncular yer değiştirir ve tekrar verilen sinyalle kendilerine yer ararlar. Yerler her defasında azaltıldığından, sona kalan oyunu kazanır. Çabukluk, ani karar verme refleks ve mücadele işle­nir.



KOVALAMA - YAKALAMA OYUNLARI:

  1. Dağınık düzende yakalama oyunları: Oyun­culardan biri veya birkaçı diğerini yakalar. Yakalama ve kaçma şekillerinde değişiklik yapılabilir.

  2. Belirli düzende yakalama oyunları : Aynı ya­kalama oyunları dairelerde veya sıralarda yapılır.

  3. Takım yakalama oyunları: Takımlar halinde kovalama ve yakalama, sonuç takımların kazandığı iyi puanlarla açıklanır. Kırmızı beyaz gibi.



TOP OYUNLARI

ATMA VE TUTMA (PAS ALIP VERME) YETENEĞİNİ GELİŞTİREN TOP OYUNLARI:

  1. Top alışkanlığının kazandırılması: Top oyun­larının temel hareketleri olan top atma ve tutma pas alıp verme» bunların geliştirilmesi, sade düzende önce yerinde sonra hareket halinde ve gruplar içinde çalışılır. Çocuğun seviyesine göre, kim daha güzel pas verecek, iyi pas tutacak şeklinde heyecanı kamçılıyan sözlerle oyun ilginç hale getirilir ve teknik çalışma yapılır.

  2. Grup içinde pas tekniğini geliştiren yarışmalı oyunlar: Devamlı top atıp tutmak ve bunları yarış­ma şeklinde uygulamakla, paslaşma tekniği ilerler garantiye dönüşür. Emniyetli tutuş, isabetli pas verme esas amaçtır.

  3. Karşı gruba yapılan atış oyunları: Rakip ta­kıma yapılan top atışları oyuncunun, isabetli atma, dikkatli ve uyanık olma, bilinçli ve çabuk sahanın her yerinden yararlanmasını gerektirir. Top karşı ta­kıma, erişemeyecekleri ve ya tutamayacakları şekilde atılır.

Yumruk topu, ip üzerinden top gibi.

TUTMALI TOP OYUNLARI :

Bu oyunlarda, oyuncunun bütün kuvvet ve iste­ğini bu iş için harcaması ve oldukça hareketli olup, topun gelebileceği yeri ve oyuncuyu tahmin edebilmesi ve savunma yapabilmesi için hazırlıklı olması gerekir.



Örnek: Daire içinde oynanan top tutma ve savunma oyunları, «Avcı topu, kule topu v. b.» Bu oyunlar serbest düzende oynanan takım savunma ve sa­vunmada çözülmeye hazırlar.

ATMALI TOP OYUNLARI:

  1. Hedefe atışlı top oyunları.: Sade ve ustalıkla yanıltmalar yaparak hedefe atışları konu alan oyun­lar. Bu oyunlar önce savunmasız düzgün şekilde ça­lışılır. Böylece çocuk uzaklığı tahmin eder ve kuv­vetini istendik şekilde aktarmasını öğrenir. Bu amaç­lar için birçok hedef toplan, lobut devirme, top sürme gibi oyunlar oynatılır. Daha sonra hareketli hedefler seçilir, bunu takibende savunmalı top atışları ile ilgili
    oyunlar oynatılır, İsabetli vuruşlar, puanlar verilerek veya savunma oyuncularının yer değiştirmesi ile de­ğerlendirilir. Bütün bunlar oyuncuyu takım hücumuna ve savunmasına hazırlar, örnek: Lobut devir­me oyunları, avcı topu, kale topu v. s.

  2. Rakip oyuncuya yapılan atışlarla ilgili top oyunları.: Bu oyunlarda hedefler tüm sahada veya rakip sahada hareket halindedir. Süratli paslaşma­larla rakip oyuncu sıkıştırılır ve isabetli atışlar yapı­lır. Büyük sportif oyunlara hazırlayıcı özelliği olan bu
    oyunlar avcı topu, yakantop, vurma takım oyunları gibi oyunlardır.

Oyunlarda koşma, yanıltmalar ve vuruşlar ön planda işlenir.

RAKİP TARAFA TOP İADESİ İLE İLGİLİ OYUNLAR :

  1. Oyun sahaları ayrılmış olarak, oynanan bu tür küçük top oyunları, büyük sportif takım oyun­larına çok yaklaşır. Burada oyun sahası, çizgi, cimnastik sırası, ip veya file ile ortadan ikiye ayrılmış­tır. Amaç kendi sahasına gelen topu, oyun kurallarına uygun olarak rakip takıma hata yaptıracak tarzda göndermektir.

Örnek: Yuvarlama topu, savunma topu v. s.

  1. Takımların tüm oyun sahalarında mücadelesi: Bu eğitsel küçük oyunlar, mücadele karakterin­de oluşu nedeniyle sportif oyunlara hazırlayıcı nite­liktedir. Teknik ve taktik yönünden sportif oyunlar için bir ön çalışmadır.

Örnek: Yengeç futbolu, sepet topu yumruk topu sportif oyunlara hazırlayıcı nitelikte oyunlardır.

KUVVET VE MÜCADELE OYUNLARI

ÇEKME, İTME OYUNLARI:

Bu tür oyunların amaçları hemen hemen hep ay­nıdır. İster tekli, ister grupla oynansın, amaç belini bir sınırdan rakibi çekmek, itmek veya dengesini bozup ona hata yaptırmaktır. Üstün kuvvet ve çeviklik gerektirir.

Çekişmeler, itişmeler değişiklik formda oynanır.

DİNLENDİRİCİ — BOŞ ZAMAN DEĞERLENDİRİCİ

OYUNLAR

Adını bu kavramdan alan oyunlar, daha ziyade bedenen fazla yüklenme yapmadan, dinlendirici po­zisyonda, zevk ve heyecanı arttırdığı gibi duyu or­ganlarını geliştirir, refleks ve dikkati uyanık tutar. Dikkatle eşinin veya rakibin izlenmesi, çabuk uyarıl­ma ve karşın davranış temel uygulamalardır. Bu oyunların uygulanması için fazla araç gerekmez. Ay­rıca her ortamda oynanır.

Aktif dinlenme olarakta nitelendirdiğimiz boş za­manı değerlendiren oyunları duyu organlarım geliş­tirirler. Ayrıca bazı oyunlar fikir cimnastiği karakterindedir. Kapalı gözle yön bulma, yalnız dokunma veya koklama duygusu ile cisim tanıma, film bulma, kelimeler türetme, cümleler kurma v. s.

Sepet topu, futbol gibi sportif oyunlar, küçültülüp minyatürleştirilmesiyle, elde taşınan sahacıklar şek line dönüştürülmüştür. Burada yapılan isabetli atış­larla zevk ve heyecanlı anlar yaşanır.


SU İÇİNDE OYNANAN KÜÇÜK EĞİTSEL OYUNLAR

Su içinde oynanan oyunlar, yüzme bilenler ve bilmeyenlerle oynanan oyunlar diye iki gruba ayrılır.



  1. Yüzme bilmeyenlerle sığ sularda su alışkan­lığını kazandırıcı, değişik türde koşu ye stafet oyun­ları, top oyunları, kuvvet ve mücadele oyunları oyna­nır.

  2. Aynı tip oyunlar, derin sularda yüzme bilen­lerle de yapılır. Ayrıca su dibinde oynanan oyunlarda mevcuttur. Tüm oyunlar suya alışkanlık kazandır­ması bakımından çok önemlidir.

KIŞ OYUNLARI

Koşu, top, kuvvet ve mücadele oyunları bu or­tamda oynandığı gibi çevresel faktörler dikkate alına­rak ve de yararlanılarak karda, kartopları ile hedefe atışlar, kartopu savaşı, yakalama oyunları, ferdi ve­ya takım halinde oynanır.

Kayak, paten ve kızakla, denge ve becerileri art­tırma eğlenceli grup oyunları oynanır.

KOŞU OYUNLARI

Vücudu çok yönlü çalıştıran, çocuğu bedenen, ru­hen ve fikren geleceğe hazırlayan fizyolojik, psikolojik ve pedagojik değeri yüksek olan eğitsel oyunlardan koşu, top ve mücadele oyunları bu boyutlar içerisinde incelenmiştir (Nurten Aslan, Oyunla Eğitim II, Yargıçoğlu matbaası, s.24-31.)



OYUNUN ÇOCUK GELİŞİMİNE ETKİLERİ

Çocuk, kavramları, cisimleri, toplumsal kuralları, haklarını ve müca­dele etmeyi oyun içerisinde önce algılar, sonra anlar, sonrada öğrenir ve ge­liştirir. Oyun, genel olarak çocuğu birçok yönden etkiler ve gelişmesine kat­kıda bulunur. Oyunların türlerine göre etkileri farklılık gösterirken genel etkileri şu şekilde sıralanabilir:



  1. Oyunun fiziksel gelişim ve sağlık üzerine etkisi,

  2. Oyunun sosyal gelişim üzerine etkisi,

  3. Oyunun psikolojik ve duygusal gelişim üzerine etkisi,

  4. Oyunun zekâ gelişimi üzerine etkisi,

Çocuğun yukarıda sayılan özelliklerinin doğal gelişimi, oyun aktiviteleriyle etkilenirken, aynı zamanda, beden eğitimi faaliyetleriyle de bir nokta-' da birleşmektedir. Özellikle oyunun fiziksel gelişimi üzerine etkisi, beden eği­timinin amaçlan ile paralellik göstermektedir.

Oyunun Fiziksel Gelişim ve Sağlık Üzerine Etkisi

Oyunun içerisinde, özellikle mücadele oyunları içerisinde, çocuklar sü­rekli olarak koşmak, zıplamak, tırmanmak, çekmek, itmek, boğuşmak, taşı­mak kısaca vücut özellikleriyle mücadele etmek durumundadırlar. Çocuk, sahip olduğu fiziksel yetenekleriyle diğer oyunculara karşı bir yarış halinde­dir. Bu mücadelede çocuğun içerisine girmiş olduğu hareketlilik öncelikle so­lunum, dolaşım ve sindirim sistemini olumlu etkilemektedir, aynca_içsalgı. bezlerinden daha fazla salgılama yapılmasına katkıda bulunarak gelişmesini hızlanmaktadır. Herşeyden önce, hareket ihtiyacını karşıladığı, beslenme yo­luyla aldığı kaloriyi hareketle tükettiği için iştahının açılmasına, dolayısıyla sağlıklı beslenmesine yardımcı olmaktadır. Bilindiği gibi, özellikle kentlerde yaşayan, oyun alanlarından yoksun çocukların en büyük problemlerinden birisi, iştahsızlıktır.

Doğal gelişim süresi içinde iştahı yerinde olan çocuk aldığı besinleri hareketlerle, yâni oyunla birleştirdiği zaman, adalelerinde ve tendonlarında güçlenme meydana gelir. Yâni kuvvet, çabukluk ve dayanıklılık gelişir. Aynı zamanda oyun aktiviteleri, kemik yapısını ve eklem yapılarını da hem güç­lendirir hem de geliştirir. Bu gelişim, oyun aktiviteleri içerisinde zorlanan organizmanın, bu zorlanmayı yenebilmek için, kendini yenilemesi ve adaptasyonu esasına dayanır. .

Fiziksel gelişim ile sağlığı, ayrı ayrı düşünmek yanlıştır. Sağlık ve fi­ziksel gelişim iç içedir. Hareketli oyunlar aynı zamanda duyu organları, sinir sistemi, algılama ve yorumlama üzerine de olumlu etkide bulunurlar.

Çünkü, oyunlarda sürekli değişim ve çeşitlilik söz konusudur. Bu, oyunların çok fonksiyonlu teşvikinden ve çekiciliğinden kaynaklanmaktadır. Oyunlar organizmadaki bir çok sistemi geliştirdiği gibi, bağışıklık sistemine de çok belirgin olacak etki ederler. Bağışıklık, çeşitli hastalıklara karşı koyabilme ve organizmanın fonksiyonlarının bozulmaması, gelişmesi, sağlıklı olması demek­tir. Oyunların çeşitli saat ve iklim şartlarında, değişik araçlarla oynanması bağışıklığı arttırmaktadır. Bağışıklık, organizmanın çeşitli fonksiyonlarının koordineli çalışması anlamına da gelir.

Fizikî gelişim, vücut ölçülerinin gelişmesiyle meydana gelir; bu, aynı zamanda fizikî becerileri hazırlar. Oyunların organizmaya etkisi incelenir­ken unutulmamalıdır ki antropometrik kapasite, fonksiyonel kabiliyet ve sağlık bir bütün olarak etkilenir, ilerlemiş yaşlarda bu bütünlük daha zor sağlandığı için yaşlılarda da sağlığı korumak ve geliştirmek için oyun iyi bir araçtır. Organizmadaki sistemlerin uyumu ve sağlık söz konusu olduğu zaman oyun, çok çeşitli fonksiyonları gereği sadece küçük çocuklar için değil, yaşlılar için de çok yararlıdır.

Hareketli oyunların, fiziksel mücadele özelliği sonucu oyuna katılanlar­da özellikle, gelişme çağındaki çocuklarda şu sistemler gelişir:


  1. Büyük ve küçük kas grupları,

  2. Solunum sistemi,

  3. Dolaşım sistemi,

  4. Kemikler, eklem yapılan ve tendonlar,

  5. Bağışıklık,

  6. Algılama, yorumlama, karar verme ve dikkat, g. Sinir sistemi,

Organizmadaki bu sistemlerin gelişmesi kendini şu şekilde gösterir:

  1. Kuvvet gelişimi,

  2. Çabukluk gelişimi,

  3. Dayanıklılık gelişimi,

  4. Hareketlilik ve esneklik gelişimi,

  5. Koordinasyon ve beceri gelişimi,

Motorik özelliklerde oyunla meydana gelen ve yukarıda sıralanan gelişmeler, "eğitsel oyunların motorik özelliklerin gelişmesi üzerine etkisi" bö­lümünde geniş bir biçimde anlatılmaktadır.

Oyunun Sosyal Gelişim Üzerine Etkisi

Yaklaşık olarak dokuz yüzyıl önce yaşamış Türk bilgini İbni Sina, oyunu çok seven bir insanmış. Çocukluğunda bir gün oynarken yaşlı bir adam, "Sen çok akıllısın, ileride bilim adamı olacaksın, sana oyun yaraşır mı? Derslerine çalış" dediğinde, henüz çocuk olan İbni Sina şu cevabı verir, "Her yaşın bir hali vardır. Çocukluğun yakışığı da oyundur. Her yaşın hakkı verilmelidir".

Oyun, çocukluğun yakışığı olduğu kadar gereğidir de. Çocuk, hayatı oyun içerisinde tanır. Aileden getirmiş olduğu özellikleri oyunda test eder, şekillendirir. Almış olduğu eğitimi oyuna yansıtır. Aile ortamında her istedi­ği yapılan, bir dediği iki edilmeyen çocuk başlangıçta oyun oynamakta zorla­nır. Bencil davranır, paylaşmaya yanaşmaz, çabuk küser, mızıkçılık eder, zora gelince büyüklere şikayete gider. Başlangıçta belli bir seviyeye kadar bu davranışlar normaldir, ama, bazı çocuklarda çok belirgindir. Özellikle de ev dışında az oyun oynayan çocuklarda sıklıkla görülür. Böyle çocuklar uzun süre başkalarının oyunlarını izlerler, oyuna katılmazlar. Sürekli oyun dışında kalan ya da hep yalnız oynayan çocuk, grup oyunlarında ciddi bir uyumsuzluk içinde kalır. Oyun içerisinde bencil ve saldırgan davranışlarda bulunan çocuk, ya ana babasının tutumunu oyuna yansıtıyordun ya da evin­de sindirilen, kısıtlanan bir çocuktur. Oyunda hep silik kalan, başkalarını iz­leyen çocuk da bağımlı yetiştirilmesini yansıtıyordur. Sonuç olarak, kazanı­lan, olumlu-olumsuz nitelikler oyun içerisinde sınanır. Oyun, kazanılan olumlu niteliklerin, pekiştirildiği, olumsuz niteliklerin de değişime uğradığı bir deneme alanıdır.

Oyun, bir grup çalışmasıdır ve kendine özgü kuralları vardır. Bu kurallara uymayanlar oyun dışında kalırlar. Bütün çocuklar kurallara uyma­yanlarla oyun oynamak istemezler ve onları oyun dışı bırakırlar; böylelikle cezalandırmış olurlar. Hiç bir çocuk bu duruma düşmek istemez. Oyunun bu niteliği çocuklara kurallara uymayı öğretir. Birey büyüdüğünde de toplumun kurallarına uyar ve toplumla uyumlu hale gelir. Çocuklar oyun içerisinde başkalarının (karşı oyuncuların) haklarına saygı göstermek, mağlubiyeti .ka­bullenmek zorundadırlar, aksi halde yine oyun dışı kalırlar. Böylelikle isyan etmemeyi, başkalarına saygıyı ve kabullenmeyi öğrenirler, bu da toplum ha­yatında oldukça önemlidir ve oyun içerisinde öğrenilir.

Oyun içerisinde çocuk, farklı kültürlerden ye farklı ortamlardan gelen diğer oyunculara karşı hoşgörülü olmak, onlarla iyi ilişkiler kurmak zorun­dadır. Çünkü, birlikte oyun oynamanın sürekliliği buna bağlıdır.. Çocuk, oyunda uyumlu olmayı öğrenmenin yanında, bireylerin oluşturduğu ve kendisinin de içinde bulunduğu, toplumu da tanır. Toplumun koymuş olduğu iyi ve kötü, doğru ve yanlış kavramlarını öğrenir. Örnek oyununda, hırsızlığın veya başka bir oyunda yalan söylemenin, kötü olduğu­nu öğrenir. Oyunda çocuk sosyal rolleri ve meslekleri de tanır. 'Örneğin ev­cillik oyununda anne-baba rollerini, doktorculuk oyununda bu mesleği tanır ve öğrenir. ,

Grup oyunlarında çocuk, mensup olduğu (taraf olduğu) grubun çıkarla­rım kendi yıkarlarından önde tutmak zorundadır. Böylelikle çocukta mensu­biyet (bir 'millete ait olma) ve fedakârlık (mensup olduğu grup için) duygula­rı gelişir ve pekişir. Oyun içerisinde kazanılan, kendi haklarını koruma, başkalarına saygı, işbirliği ve paylaşma, kurallara uyma, iyi-kötü, doğru-yanlış ayrımını yaparak iyiyi-doğruyu kabullenme ve bunlara uyma, mensu­bu olduğu grubun çıkarlarını koruma ve kollama, toplum kültürünü öğren­mek gibi nitelikler, aslında toplumsal hayatın gerektirdiği şeylerdir, ve ço­cukların ilerideki hayatlarında topluma uyumlu olarak yaşamalarını sağlayan, öğreten sosyal değerlerdir. Bu sebeple oyun belki de eğitimden önce bireyleri sosyalleştiren en önemli olaydır, gelecek hayata hazırlık eg­zersizleridir.



Oyunun Psikolojik (Kişilik) Gelişim Üzerine Etkisi

Birçok bilim adamı kişilik gelişmesinde oyunun çok önemli bir rolü ol­duğunu tesbit etmiştir. Hatta ileriki yaşlarda ortaya konulan kişilik özellikle­rinin, psikolojik yansımaların, çocuklukta oynanan oyunlar içerisinde şekil­lendiği (yapılandığı) ileri sürülmektedir.

Çocuk oynadıkça duyguları keskinleşir, yetenekleri serpilir, becerisi artar. Çünkü, oyun en doğal öğrenme ortamıdır. Duyduklarını, gördüklerini sınayıp denediği, öğrendiklerini pekiştirdiği, yanlışlarını düzelttiği bir deney odasıdır.

Psikolojik gelişim ile sosyal gelişim birbirinden bağımsız değildir. Çocuk, toplumu, kuralları, meslekleri, gelenek ve görenekleri, iyi ve kötüyü, doğruyu-yanlışı öğrenirken, yâni sosyal olarak gelişirken, bu öğrendikleri kendi kişiliğini de şekillendirir. Oyunun kurallarına bağlı olarak oyuncu, ra­kibine saygı duymaya, disiplinli olmaya mecburdur. Fakat bu tür kurallar sadece sınırlamamakta, .aynı zamanda mesafeli özgürlüğü de sağlamaktadır. Bu da, oyuncuya kendi karakterini gerçekleştirme imkanı vermektedir. Sos­yalleşmenin amacı, bireysel kişiliğin kaybolması demek değildir.

Oyun ne kadar basit olursa olsun, oynayanlar üzerinde mutlaka bazı etkileri vardır. Çocuklar başkalarına saygıyı öğrendikleri kadar kendilerine de saygıyı öğrenirler. Başkalarının haklarına saygılı olurken, kendi haklarını korumak için mücadele verirler ve saygıyı gerçekleştirirken, mücadele etmeyi de öğrenmiş olurlar, böylece mücadele azimleri gelişir. Grup oyunların­da yönetmek ve yönetilmek durumları söz konusudur. Bu gibi durumlarda" bazı çocuklar, kendilerini ve fikirlerini kabul ettirmek, "diğerlerini yönetmek isterler ve karşılıklı etki altına alma savaşı başlar; bu, çocuklarda yönetici­lik, liderlik özelliklerini geliştirir. Oyunlar içerisinde çocuklar dürüstlüğün tercih edilmesinden dolayı, kişiye; saygınlık kazandırdığını öğrenerek, dü­rüstlüğü benimserler. Oyunu kazanmak için oyuncular farklı seçenekler de­nemek, farklı teşebbüslerde bulunmak zorundadırlar, Bu özelliği ile oyun, pasifleri aktifleştirir, korkakları cesaretlendirir.30 Kendine güven, kendini denetleme, çabuk karar verme, işbirliği yapma, doğruluk, haklarını koruma ve disiplin gibi kişisel özellikler de oyun içerisinde kazanılır. Yer ve oyun "araç-gereçlerinin paylaşılmasına ek olarak, duygular ve düşüncelerin de paylaşılması, dayanışma içinde çalışma ve iyi geçinme, yine oyun içinde öğ­renilir. Oyun çocuklara görgü kazandırır. Doğa ve insan sevgisi, vatan,sevgi­si, ülkeye bağlılık gibi kavramları çocuklar oyun ortamında kazanırlar.

Oyun oynayan çocuk kendi hayal dünyası içindedir. Ancak, işlediği ko­nular gerçek konulardır. .Kendi hayalleri ile gerçekleri karıştırır, .bu da, çocukta yaratıcılık özelliğini geliştirir. Aslında her yaratıcılığın kaynağında oyun vardır. Resim çizgilerle, müzik notalarla, şiir sözlerle, dans hareketler­le oynanan oyun değil midir?

Schaefer'e göre, ortaokul öğrencileri arasındaki farklılıklar,, akil yeteneğinden çok yaratıcılık yeteneklerindedir. Bu özellikler, ilk çocukluk yılla­rındaki oyun kurabilme ve hayalî oyun arkadaşları yaratabilmeye bağlı­dır.

Çocuk, oyun ortamında özgür olmalıdır, oyundaki bütün problemleri kendi başına çözmelidir. Çözemediği takdirde dışarıdan birinin değil, oyun arkadaşlarının yardımcı olmasını ister. Bu davranışlar çocuğun büyüdüğün­de karşılaştığı güçlükleri kendi kendine çözmesi için hazırlıktır. Çocuğun oyunu, oyun içindeki davranışları büyükler tarafından kısıtlanır ve engelle­nirse büyüdüğünde özgürce davranamayan, pısırık, kararsız bir kişilik orta­ya koyar.



Oyunun Zekâ Gelişimi Üzerine Etkisi

Oyunun; çocuğun doğal_ gelişiminde fiziksel, sosyal ve psikolojik yönler­den etkisi olduğu gibi, zihinsel gelişmede de son derece olumlu etkileri bulu­nur.

Oyunun zihinsel gelişime en başta gelen etkisi, öğrenmedir. Çocuk oyunda her çeşit kavramı ve nesneyi tanıyarak, kullanma özelliklerini, gö­revlerini öğrenir. Bu öğrenme, zihinde bir bilgi birikimi ve çalışma açısından gelişmedir. Ayrıca öğrenilen kavram ve nesnelerin ifade olarak kullanılma-sı, kelime ve dil dağarcığına katılması, ayrı bir özelliktir ve dil gelişimini sağlamaktadır.35 Oyun içerisinde çocuk sürekli olarak-zihinsel faaliyet içeri­sindedir. Yâni oyuna, çocuğun zihinsel antremanı da denilebilir. Çünkü, yeni kavramları ve nesneleri tanıma ve kullanmayı öğrenen çocuk, farkında ol­madan bu kavramları ve nesneleri birbiri ile mukayese ederek özelliklerini kavramaya çalışır. Oyun anında çocuk sürekli olarak düşünme, algılama, kavrama ve simgeleme gibi zihinsel yönden, soyut yetenekler açısından bir fâaliyet içerisindedir. Bu da zihinsel gelişimi etkileyen önemli faktörlerden­dir. Oyun akışı içerisinde çocuklar, diğer çocukların (rakiplerin) durumları ile ilgili de tahminde bulunma ve akıl yürütme durumundadırlar. Bu, birta­kım verilere dayanılarak yapılan akıl yürütme, ileriki hayatta bilimselliğin temelini oluşturmaktadır. Piaget'in çocuklarda değişik zekâların kökleri ve, gelişmeleriyle ilgili çalışmalarının pek çok psikologa rehberlik etmesi, çocuk­larda akıl yürütme ile bilimsel sezgi arasında ilişki ararna çalışmaları yapıl­masını sağlamıştır.

Oyun içerisinde çocuk sürekli olarak oyunun kurallarını, rakip oyun­cuların durumlarını ve kendi yeteneklerini mukayese etme durumundadır. Bu yapmış olduğu kıyaslama sonucu, kendi yeteneklerini de göz önünde bu­lundurarak, oyun kurallarının izin verdiği ölçüde kendine veya grubuna avantaj sağlamaya çakşır, yâni taktik geliştirir. Oyun içerisinde zaman zaman grubu- oluşturan çocukların bir araya geldiği, oyunun oynanış şekli ve uyguladıkları strateji hakkında tartıştıkları, fikir alışverişi yaptıkları gö­rülür. Bunun sebebi, yeni fikirler ve avantajlar yakalanmaktır.



Çocuğun oyunda, içerisine girmiş1 olduğu bu zihinsel çalışma doğru ola­rak; algılama, yorumlama, değerlendirme ve karar verme gibi zihinsel yeteneklerin gelişmesini sağlar. Esasında şurası unutulmamalıdır ki, zihinsel ge­lişim fiziksel, sosyal ve psikolojik gelişimden ayrı olarak düşünülemez, bunların hepsi bir arada gelişir ve birbirini tamamlar. Psikolojik gelişim içe­risinde değinilen yaratıcılık özelliği de, psikolojik olmasına rağmen, oyunda öğrenilen ve geliştirilen zihinsel faaliyetlerden biridir.





Kataloq: upload
upload -> Azərbaycan Respublikası Kənd Təsərrüfatı Nazirliyi Azərbaycan Dövlət Aqrar Universiteti adau-nun 80 illik yubileyinə həsr edilir adau-nun elmi ƏSƏRLƏRİ g əNCƏ 2009, №3
upload -> Mühaziry riyazi mYntiqin elementlYri
upload -> AZƏrbaycan respublikasi təHSİl naziRLİYİ azərbaycan döVLƏT İQTİsad universiteti magistratura məRKƏZİ
upload -> AZƏrbaycan əraziSİNDƏ İBTİDAİ İcma quruluşU
upload -> АзярбайжАН РЕСПУБЛИКАСЫ ТЯЩСИЛ НАЗИРЛИЙИ азярбайжан дювлят игтисад университети
upload -> Mövzu Fənnin məqsədi və vəzifələri
upload -> Marketinq fənni üzrə İŞÇİ TƏDRİs proqrami
upload -> Asm-nin iqtisadiyyatı və idarə edilməsi
upload -> Təqdimatların hazırlanması (Powerpoint, Word, Excel)

Yüklə 82,52 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə